T.C.
ANTALYA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
16. HUKUK DAİRESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: DENİZLİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
KARAR TARİHİ: 11/03/2021
DAVANIN KONUSU: Menfi Tespit
GEREKÇELİ KARAR
YAZIM TARİHİ: 27/12/2024
İlk derece mahkemesinin kararı süresi içerisinde istinaf edilmiş olduğundan dosya içerisinde bulunan belgeler okunup incelendi.
Üye hakimin görüşü değerlendirildi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVACININ İDDİALARININ ÖZETİ:
Davacı vekili, müvekkilinin ... isimli pastane işletmesi açacak olduğundan dolayı davalı ile anlaşma yapıldığını, toplamda 61.600,TL ve 8.278,00 TL vergi olmak üzere 69.278,00 TL meblağın ödenmesi hususunda taraflarca mutabakat yapıldığını, .... tarihinde kesilen irsaliye faturası ile anlaşmada yazılı mallar karşılığı olarak 70.000,00 TL 12.08.2016 tarihinde ilgili şirkete gönderildiğini, gönderilen para teslimine rağmen müvekkiline mal teslimi yapılamadığı halde sözleşmeye aykırı olarak boş olarak tanzim edilen bono senedini de kötü niyetle Denizli 2. İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyası ile icra takibine koyulduğunu, müvekkili davalının dondurmalarını satmasından bahisle davalının sezonluk vermiş olduğu dolapları da davalı geriye almış olup başkaca müvekkile herhangi bir malzeme ya da mal teslim etmediğini, malları teslim aldığına ilişkin kamera kayıtlarının mevcut olduğunu, senet üzerinde ''bedeli malen ahzolunmuştur'' ibaresi belirtildiğine göre davalı mal teslim ettiğini ve alacaklı olduğunu ispat etmesi gerektiğini, kötü niyetle ve herhangi bir mal teslimi yapılmadığı halde boş olan senedi rakam ve tarihlerini doldurarak müvekkilin borçlu duruma düşürülmesi nedeniyle dava açma zorunluluğu doğduğunu bu nedenlerle davalarının kabulü ile müvekkilinin Denizli 2. İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasında ihtiyati haciz işlemi ile takibe konulan 23.11.2016 keşide tarihli senet ve ilgili borç sebebiyle borçlu olmadığının tespitine ve takibin iptalini, kötü niyetli açılan takip sebebiyle kötüniyet tazminatına hükmedilmesini ve her türlü yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı taraf üzerinde bırakılmasını talep ve dava etmiştir.
DAVALININ SAVUNMALARININ ÖZETİ:
Davalı, davaya cevap vermemiş olup davacı beyanlarını inkar ettiği var sayılmıştır.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ:
İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonunda; "... gönderenin davacı alıcının ise davalı olduğu ancak dava konusu bonoya dair değil'' 10.08.2016 ... FT istinaden düzenlenmiş olduğu'' görülmektedir. Her ne kadar davalı tarafından bir takım mal teslimine ait fişler sunulamamış olmakla ispat yükü davacıda olduğundan ve bonoya dair ödeme ispat olunamadığından davanın reddine yönelik hüküm kuruldu. (Antalya Bam 11.H.D. 2017/133 E. 2017/114 K. 17.02.2017) Menfi tespit davasının reddi halinde tazminat kararı verilmesi için ihtiyati tedbir kararı verilmesi ve fiilen uygulanması gerekmekle olayda tazminat şartları gerçekleşmediğinden tazminata hükmolunmadı. (19.H.D. 19.09.2017 2016/12033;6001) ..." şeklinde karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:
Karara karşı, davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; İlk derece mahkemesi kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu, bilirkişi raporunun eksik ve hatalı olduğunu, davalının hesabına EFT yoluyla gönderilen 70.000 TL'nin resmi defter hesabında gösterilmediğini istinaf nedenleri olarak ileri sürmüştür.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE:
Dava, menfi tespit istemine ilişkindir.
Dairemizce istinaf incelemesi, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
HMK'nın 359/3 maddesi uyarınca; dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, yasaya uygun gerektirici nedenlere, ilk derece mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, HMK'nın 355/1 maddesi gereği incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, re'sen gözetilmesi gereken, kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmamasına, senedin anlaşmaya aykırı doldurulduğu ve ödeme iddiasının davacı tarafından kesin delillerle ispat edilememesine, kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğunun anlaşılmasına göre; davacı vekilinin istinaf itirazları yerinde görülmediğinden HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davacı vekilinin ilk derece mahkemesi kararına ilişkin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,
2-492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli 427,60 TL maktu istinaf karar harcından peşin olarak yatırılan 179,90 TL harcın mahsubu ile bakiye 247,70 TL istinaf karar harcının davacı taraftan tahsili ile Hazine'ye GELİR KAYDINA, harç tahsil müzekkeresinin ilk derece mahkemesince YAZILMASINA,
3-Davacının istinaf başvurusu nedeniyle yaptığı yargılama masraflarının kendi üzerinde BIRAKILMASINA,
4-Kullanılmayan istinaf gider avansının 6100 sayılı HMK'nın 333. maddesi uyarınca ilk derece mahkemesince ilgilisine İADESİNE,
5-İstinaf incelemesi dosya üzerinden yapıldığından davalı lehine vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,
6-Kararın ilk derece mahkemesi tarafından taraflara TEBLİĞİNE,
Dair, 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliğiyle ve 6100 sayılı HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince dava değerinin 378.290,00 TL'nin altında olması nedeniyle kesin olarak karar verildi.
...