T.C.
ANTALYA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
16. HUKUK DAİRESİ
KARAR TARİHİ:03/10/2025
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ:ANTALYA 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
KARAR TARİHİ:06/07/2022
DAVANIN KONUSU:İtirazın İptali
GEREKÇELİ KARAR
YAZIM TARİHİ:03/10/2025
İlk derece mahkemesinin kararı süresi içerisinde istinaf edilmiş olduğundan dosya içerisinde bulunan belgeler okunup incelendi.
Üye hakimin görüşü değerlendirildi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVACININ İDDİALARININ ÖZETİ:
Davacı vekili, müvekkili banka ile kredi borçlusu ... şirketi arasında 08.10.2014 tarihli 1.000.000,00 TL. ve 19.02.2018 tarihli 1.600.000,00 TL. bedelli iki adet genel kredi sözleşmesi imzalandığı, 08.10.2014 tarihli sözleşmeyi ... şirketi, ... ve ...’nın 19.02.2018 tarihli sözleşmeyi ise ...’nın müteselsil kefil olarak imzaladığı ayrıca, borçlu şirketin ... adına kayıtlı mesken niteliğindeki taşınmazlarını borcunun teminatı olarak ipotek gösterdiği, ipotekler hakkında ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla Antalya 8.İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyasından ilamlı takip başlatıldığı, 800.000,00 TL. ipotek bedelinin borçlu şirket ve ... sorumluluğundan düşüleceği, borçlular tarafından sözleşmelerde belirtilen yükümlülüklerin yerine getirilmemesi nedeniyle kredi hesapları kat edilerek 11.02.2019 ve 07.03.2019 tarihli noter ihtarnamelerinin gönderildiği, sözleşmenin 4.1 maddesi gereğince borcun vadesinde ödenmemesi ile birlikte bütün alacağın muaccel hale geldiği ve davalıların temerrüde düştüğü, ihtarnameye konu borçlarını ifa etmeyen borçlulara karşı Antalya 4.İcra Müdürlüğünün ... ve ... sayılı dosyalarından ilamsız takip başlatıldığı, ... sayılı dosyaya tüm davalıların, ... sayılı dosyaya ise sadece ... ve ... şirketinin itiraz ettiği, ... esas sayılı icra takibinde ... ve ... numaralı kredilerden ... şirketi ve ...’nın sorumlu olduğu, (ipotek bedeli düşüldün sonra kalan miktardan) ... numaralı krediden ise tüm davalıların sorumlu bulunduğu, davalıların haksız itirazlarıyla takibin durmasına sebebiyet verdikleri belirtilerek Sayın Mahkemeden:
A) ... esas sayılı takipten; ... şirketi ve ...’dan 800.000,00 TL. düşüldükten sonra kalan 464.618,31 TL. faiz ve masraflar hariç üzerinden takibin devamına ve itirazlarının iptaline, Davalılardan ... Şirketi ve ... için 100.936,07 TL. üzerinden takibin devamına ve itirazlarının iptaline,
B) ... esas sayılı takipten davalılar ... şirketi ve ... için 2.049,24 TL. faiz ve masraflar hariç takibin devamına ve itirazlarının iptaline, Kredi Garanti Fonu tarafından tazmin edilen 202.315,96 TL. tazmin tutarı da dahil olmak üzere takip talebindeki şartlar dahilinde davalılar için takibin devamına,
C) Her bir alacağa takip tarihinden itibaren takip talebindeki oranlar üzerinden faiz işletilmesine,
D) Davalılar aleyhine icra inkar tazminatına karar verilmesi talep edilmiştir.
DAVALININ SAVUNMALARININ ÖZETİ:
Davalı ... şirketinin cevap dilekçesinde özetle; İcra dosyasına belirtildiği üzere ... şirketinin 08.01.2015 tarihinde tüm aktif ve pasifleriyle ... şirketine devir edildiği, takip tarihinde hükmi şahsiyeti olmayan ... şirketi adına takip ve dava açılamayacağı,
03.10.2019 tarihli takip talebindeki üç adet kredinin 21.03.2019 tarihli taksitli kredi olduğu, yasa gereği temerrüde düşürülme tarihinin 21.09.2019 olup, 11.02.2019 ve 07.03.2019 tarihli ihtarnamelerin takibe dayanak gösterilmesinin hukuki yönünün olmadığı, ihtarnamelerin
tarihinde temerrüde düşen borç olmadığı, şirket hesabına üç adet kullandırılan 21.03.2019 tarihli kredilerden sonra kefil tarafından yatırılan tutarlar olduğu gibi bankaya verilen müşteri çekleri olduğu, bu tahsilatların hangi kredilerden düşüldüğünün belirsiz olduğu, Yerleşik
Yargıtay kararlarında temerrüdün oluşması ise borcun muaccel olmasının tek başına yeterli olmadığı, borcun ifası konusunda borçluya bildirimde bulunulması zorunluluğunun bulunduğu, mevcut borcun muaccel olmaması nedeniyle icra takibinin başlatılamayacağı, üç kredinin ... kefaletinde kullandırıldığı harca esas değer olarak bildirilen rakamın ...’nin %80 oranındaki kefaletine tekabül eden 202.315,96 TL: sinin tazmin edildiği, tazmin edilen tutara takip yapıldığı, takipten sonra tahsil edilen 202.315,96 TL’nin icra dosyasına bildirilmediği, dosya borcunun haksız ve fahiş miktarda işlemeye devam ettiği, ...’nin takibe konu edilen kefaletinin TBK 586 madde uyarınca müteselsil kefalet hükümlerine tabi olduğu, bankanın ... AŞ hesabından krediye mahsuben tahsilat yapması ve aynı tutarı bu defa icra dosyasından tahsil etmeye çalışmasının sebepsiz zenginleşmeye yol açtığı, teminat verenlerinde aynı tutar için hem icra müdürlüğüne hem de ... ye karşı borçlu durumuna geldiği, davalı bankadan kredi kullanım evrakı ve protokoller istendiğinde davalı banka iddiasının gerçek olmadığının anlaşılacağı, 08.10.2014 tarihli 1.000.000,00 TL. bedelli kredi sözleşmesinden kaynaklanan borç olmadığı, davalı bankanın 21.03.2019 tarihinde ... 13,17,19 risk numaralı kredileri 19.03.2018 tarihinde imzalanan sözleşme kapsamında yapılandırdığı, davacı tarafından dava dilekçesinde belirtilen krediler için kat ihtarı yapılmadığı ve hesaplarına yatan kredilerinden düşülen tutarları icra dosyasına bildirmediği hususları açıklanarak davanın reddinin gerektiği belirtilmektedir.
Davalı ... cevap dilekçesinde özetle; davacı yanın mahkemeye sunduğu 08.10.2014 tarihli kredi sözleşmesinin ticaret sicilinden kaydı silinmiş ... ltd şirketi adına ve kullandırılan kredilerin ... AŞ adına olduğu, 08.10.2014 tarihli kredi sözleşmesinden doğan sorumlu olduğu borç ve kefaletinin olmadığı, 19.02.2018 tarihli 1.600.000,00 TLbedelli sözleşmede rakam yazılar kefil beyanının bazı bölümlerinin boşluk doldurularak yazıldığı gibi kendi el yazısı olmadığı, bankanın resmi evrakta oynadığı, kefalet sözleşmesi şartlarının yerine
gelmediği el yazı incelemesinden anlaşılacak olup, iddia edilen hususlar hukuka uygun değilse yok hükmünde olduğu, takibe konu kredi sözleşmesinde kefil imzasının olmadığı, davacı tarafın 21.03.2019 tarih öncesi yapılandırılan kredilerin hangi krediler olduğunu dosyaya sunmadığı, bu kredilerde kefil imzasının bulunmadığı belirtilerek davanın reddine ve tazminata karar verilmesi talep edilmiştir.
Davalı ... vekilinin cevap dilekçesinde özetle; müvekkilinin sorumluluğu iddia edilen 08.10.2014 tarihli kredi sözleşmesi davacı banka ile ... Ltd şirketi arasında akdedilmiş olup, müvekkilinin bankaya keşide ettiği ... tarihli ihtarnamesi ile bu kredi sözleşmesi kapsamında ... AŞ adlı firmaya kefaletinin olmadığı, bu firmaya kullandırılan kredilerden sorumlu olmayacağının bankaya ihtar edildiği, müvekkilinin 19.02.2018 tarihli sözleşme kapsamında kullandırılan ve takibe konu edilen ... numaralı krediden hiçbir şekilde sorumluluğunun söz konusu olmadığı belirtilerek devanın reddine ve tazminata karar verilmesi talep olunmuştur.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ:
İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonunda; "...Antalya 4. İcra müdürlüğünün ... esas sayılı icra dosyasının; ... numaralı taksitli kredi bakımından, 89.185,85 ₺ (TL) asıl alacak, 10.739,46 ₺ (TL) işlemiş faiz, 429,27 ₺ (TL) gider vergisi olmak üzere toplam 100.354,58 ₺ (TL) ;... numaralı taksitli kredi bakımından 240.701,34 ₺ (TL) asıl alacak, 36.995,80 ₺ (TL) işlemiş faiz, 1.483,95 ₺ (TL) gider vergisi olmak üzere toplam 279.181,09 ₺ (TL) ;... numaralı taksitli kredi bakımından 697.687,41 ₺ (TL) asıl alacak, 162.805,36 ₺ (TL) işlemiş faiz, 6.067,34 ₺ (TL) gider vergisi, 439,16 ₺ (TL) ihtar gideri olmak üzere toplam 866.999,27 ₺ (TL) olarak, genel toplamda 1.246,534,94 ₺ (TL) üzerinden olması gerektiği hükme esas alınan dosya arasında mevcut 09/01/2021 tarihli bilirkişi raporunda belirtilmekle;
Antalya 4. İcra müdürlüğünün ... esas sayılı icra dosyasının;1600,00 ₺ (TL) asıl alacak, 18,77 ₺ (TL) işlemiş faiz, 0,94 ₺ (TL) gider vergisi, 421,06 ₺ (TL) ihtar masrafı olmak üzere, toplamda 2.041,06 ₺ (TL) üzerinden olması gerektiği hükme esas alınan dosya arasında mevcut 15/05/2022 tarihli ek bilirkişi raporunda belirtilmekle; Antalya 4. icra müdürlüğünün ... esas sayılı icra dosyasına davalılar tarafından yapılan itirazların kısmen iptali ile; itirazın, davalılar ... Ve ... İnşaat Sanayi Ve Ticaret Anonim Şirketi yönünden 446.534,94 ₺ (TL) üzerinden, davalılar ... ve ... Sanayi Ve Ticaret Anonim Şirketi yönünden 100.354,58 ₺ (TL) üzerinden iptali ile, takibin devamına,
Antalya 4. İcra müdürlüğünün ... esas sayılı icra dosyasına davalılar ... Ve ... İnşaat Sanayi Ve Ticaret Anonim Şirketi tarafından yapılan itirazların kısmen İptali ile; itirazın, davalılar ... Ve ... İnşaat Sanayi Ve Ticaret Anonim Şirketi yönünden 2.041,06 ₺ (TL) üzerinden iptali ile, takibin devamına, hükmolunan alacağın %20'si üzerinden hesaplanan 89.715,20 ₺ (TL)'nin davalılar ... Ve ... Sanayi Ve Ticaret Anonim Şirketi'nin 20.069,00 ₺ (TL)'sinden sınırlı ve ayrıca kendi aralarından müteselsil sorumlu olmaları kaydıyla, davalılardan müteselsilen alınarak davacıya verilmesine ..." şeklinde karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:
Karara karşı, davalı ..., davalı ... ve davalı ... İnşaat Sanayi Ve Ticaret Anonim Şirketi vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
Davalı ... vekili istinaf dilekçesinde özetle; İlk derece mahkemesi kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu, davacı banka ile kredi asıl borçlusu ... Yapı Elemanları A.Ş arasında, 08/10/2014 tarih 1.000.000,00 TL bedelli ve 19/02/2018 tarih 1.600.000,00 TL bedelli 2 adet Genel Kredi Sözleşmesi imzalandığını ve 08/10/2014 tarihli sözleşmede, müvekkilinin müşterek borçlu ve müteselsil kefil olarak sorumlu bulunduğu iddiasının yer aldığını, müvekkilinin sorumluluğu iddia olunan 08.10.2014 tarihli genel kredi sözleşmesinin, davacı banka ile asıl borçlu ... Yapı Elemanları Ltd. Şti. ile akdedildiğini, davalı vekil edenin, muhatap bankaya keşide ettiği Antalya 18. Noterliği' nin 13.12.2018 tarih ve ... nolu ihtarnamesi ile işbu gks kapsamında ... Yapı Elemanları A.Ş adlı firmaya herhangi bir kefaletinin söz konusu olmadığını ve hiç bir şekilde bu firmaya kullandırılan kredilerden sorumluluğunun olmadığını bildirdiğini, müvekkilinin kefil olarak imzası bulunmayan bir gks kapsamında kullandırılan bir krediden sorumluluğunun bulunmasının hukuken söz konusu olmadığını istinaf nedenleri olarak ileri sürmüştür.
Davalı ... vekili istinaf dilekçesinde özetle; cevap dilekçelerinde belirttikleri 1.600.000,00 TL bedelli GKS Sözleşmesi Kefalet bölümünde kefalet şartlarının yerine getirilmediğini, GKS sözleşmesi kefalet bölümünde bazı bölümlerin boşluk doldurularak yazıldığını ve kendi el yazısının olmadığını bunun tespiti için el yazı örneklerinin alınması gerektiğini, yürürlükte bulunan 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 583. maddesinin 1. fıkra 2. cümlesinde; kefilin, sorumlu olduğu azami miktarı, kefalet tarihini ve müteselsil kefil olması durumunda, bu sıfatla veya bu anlama gelen herhangi bir ifadeyle yükümlülük altına girdiğini kefalet sözleşmesinde kendi el yazısıyla belirtmesinin şart olduğu hükmünün olduğunu, ilk derece mahkemesince davacı tarafa mehil verilen sürede kendilerine düşen yükümlülüklerinin açık ve net bir şekilde belirtilmesine rağmen aynı şekilde bilirkişi 01.11.2022 ön rapora bu eksiklikleri açık bir şekilde belirttiklerini ve davacı taraf bu yükümlülüklerini yerine getirmediğini, ... tarafından yapılan ödemelerin mahsup edilmediğini, davaya ilişkin borcun tespiti yönüyle Antalya Antalya Genel İcra Dairesi'nin ... E.sayılı takip dosyası, Antalya 4. İcra Dairesi ... Esas icra Dosyası ve Antalya Genel İcra Dairesi'nin ... -Esas sayılı dosyaların öncelikle incelenmesini talep ettiklerini ancak bu icra dosyaları incelemeden hüküm kurulmasının hatalı olduğunu, borcun yapılandırıldığını ve bu şekilde yenilendiğini yenilenen borca kefil olmadıklarından sorumlu tutulamayacaklarını, istinaf nedenleri olarak ileri sürmüştür.
Davalı ... İnşaat Sanayi Ve Ticaret Anonim Şirketi vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacı bankaya ilk derece mahkemesince 10/11/2021 tarihli celse, 09/03/2021 tarihli celselerde iki kez süre verildiğini ve davacı tarafa mehil verilen sürede kendilerine düşen yükümlülüklerinin açık bir şekilde belirtilmesine rağmen bu yükümlülüklerini yerine getirmediğini, hükme esas alınan bilirkişi raporunun eksik ve hatalı olduğunu, bilirkişi raporuna karşı yaptıkları itirazlarının dikkate alınmadığını, ...'ye yazı yazılarak sözleşmeler ile yapılan ödeme dökümlerinin, kredi ile ilgili tüm evrakların ... AŞ.'den istenmesini talep etmelerine rağmen bu taleplerinin yerinde getirilmeden karar verilmesinin hatalı olduğunu, ... tarafından yapılan ödemelerin mahsup edilmediğini, ipotek bedelinin mahsup edilmediği, tüm belgeler yapılandırma üzerine yürütülmüş olduğunu ve davacı tarafın borcun yapılandırılmadığının ve yenilenmediğinin gibi iddialarının kabul edilemez açık bir şekilde aldatma, yanıltma ve hile yoluna gidildiğini istinaf nedenleri olarak ileri sürmüştür.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE:
Dava, genel kredi sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili için başlatılan ilamsız takipte vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.
Dairemizce istinaf incelemesi, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
Davacı banka ile davalı ... ltd Şirketi arasında 18.10.2014 tarihli 1.000.000,00 TL. limitli Genel Kredi Sözleşmesi imzalandığı, sözleşmeyi şirket kaşesi üzerinde şirketi temsilen davalı ...’nın imzaladığı, çerçeve kredi sözleşmenin devamı niteliğindeki kefalet sözleşmesine davalı E. ... ve ...’nın asaleten kendi adlarına ve ...’nın ayrıca ... geliştirme AŞ’nin kaşesi üzerine şirketi temsilen müteselsil kefil sıfatıyla imzalarının atılı olduğu görülmektedir.
Davacı banka ile davalı ... AŞ arasında 19.02.2018 tarihli 1.600.000,00 TL. limitli genel kredi sözleşmesinde ise davalı ...’nın şirketi temsilen şirket kaşesi üzerinde ve ayrıca sözleşmenin devamı kefalet sözleşmesinde kendi adına asaleten müteselsil kefil imzasının bulunduğu, kefalet sözleşmesinin el yazısıyla düzenlendiği görülmektedir.
Davaya esas Antalya 4. İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı takip dosyasının üç ayrı ticari kredi borcuna ilişkin olarak başlatıldığı, bir kredi borcunda tüm davalıların borçlu olarak gösterildiği, diğer ikisinin sadece ... şirketi ile ... aleyhine başlatıldığı; Antalya 4. İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı takip dosyasının nakde dönüşen çek yaprağı alacağından kaynaklı olarak tüm davalılara karşı başlatıldığı görülmektedir.
1-Taraf ehliyeti, davada taraf olabilme yeteneğidir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 50. ve 51. maddelerinde düzenlenen taraf ve dava ehliyeti aynı Kanun’un “Dava şartları” başlıklı 114/1-d maddesinde, dava şartı olarak kabul edilmiş, 115/1. maddesinde ise dava şartlarının kamu düzeninden olduğu, mahkemece davanın her aşamasında ve kendiliğinden gözetilmesi gerektiği, tarafların da dava şartı noksanlığını her zaman ileri sürebileceği düzenlemesine yer verilmiştir.
Eldeki davada Antalya Ticaret Sicili Müdürlüğünden gelen 01/07/2021 tarihli yazı cevabına göre, davalı ... Geliştirme şirketi 30.09.2015 tarihinde tüm aktif ve pasifiyle davalı asıl borçlu ... şirketine devredilerek sicilden terkin edilmiş, bu haliyle takip ve dava tarihinde taraf ehliyetinin bulunmadığı anlaşılmıştır. Mahkemenin adı geçen şirket yönünden dava şartı yokluğu sebebiyle davayı reddetmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurması isabetsiz görülmüş davalılar vekilinin istinaf başvuruları resen nedenlerle kabul edilmiştir.
2- Davalı ... 19.02.2018 tarihli kredi sözleşmesinde adına atılı müteselsil kefalet ile ilgili yazı ve imza konusunda, yazıların kendi elinden çıkmadığını belirtmiştir. Sözleşme tarihinde yürürlükte bulunan 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 583. maddesinin 1. fıkrasında, kefilin, sorumlu olduğu azami miktarı, kefalet tarihini ve müteselsil kefil olması durumunda, bu sıfatla veya bu anlama gelen herhangi bir ifadeyle yükümlülük altına girdiğini kefalet sözleşmesinde kendi el yazısıyla belirtmesi geçerlilik koşulu olarak düzenlenmiştir. Mahkemece davalının mukayeseye esas yazı örnekleri ile ilgili olarak tarafların bildireceği yerlerden bilgi belge toplanması, davalıdan bizzat yazı örnekleri alınması ve Adli Tıp Kurumundan sözleşmedeki yazıların davalıya ait olup olmadığı konusunda rapor alınması gerekirken bu yönde herhangi bir araştırma ve inceleme yapılmaması hatalı bulunmuş, davalı ... vekilinin bu yöndeki istinaf başvurusu haklı görülmüştür.
3-Mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunun bilimsel yöntemlere ve somut olaya uygun hüküm kurmaya elverişli olduğu, raporda davalıların imzaladıkları çerçeve kredi sözleşmelerine dayanılarak kullandırılan kredi borçlarıyla sınırlı şekilde sorumlu tutuldukları, Antalya 4.İcra Dairesinin ... esas sayılı icra takibiyle talep edilen üç ayrı taksitli kredi borcu için 21.03.2019 tarihinde “Borç ikrarı ve Ödeme taahhütleri kapsamında ayrı ayrı %23 akdi faiz üzerinden yapılandırma amaçlı ödeme planı oluşturulduğu, bu planda "ödeme yapılmaması halinde ödeme planına uygulanan faiz oranının geçerli olmayacağı, sözleşme ile belirlenen temerrüt faizinin uygulanacağı, takip işlemlerinin imzaladığı sözleşme şartlarıyla devam edeceği, bu ödeme planını tecdit ve temdit anlamına gelmeyeceği” hususlarının açıkça yazılı olduğu, taahhüdüne rağmen davalı ... şirketinin herhangi bir ödemede bulunmaması üzerine davacının bankanın sözleşme şartlarına göre talepte bulunmasında usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı, yapılandırma ödeme planının borcun yenilendiği anlamına gelmediği, diğer taraftan başlatılan takiplerde asıl borçlu şirket lehine verilen ipotek bedelinin tenzili yapılmak suretiyle takibin başlatıldığı, kredi garanti fonu (...) krediye müteselsil kefil sıfatıyla ifada bulunduğu ölçüde kredi verenin haklarına halef olduğu, kredi garanti fonu tarafından yürütülen hazine desteğine ilişkin yapılan kamu düzenlemelerine göre temerrüt durumunda kanuni takip işlemlerinin kredi veren tarafından yürütüleceği, takip neticesinde yapılacak tahsilatın tazmin edilen kefalet oranında kuruma aktarılacağı dikkate alındığında ... tarafından yapılan ödemenin bu fon ile banka arasında borç alacak ilişkisine konu olabileceği, herhangi bir ödeme yaptığı iddiasında bulunmayan davalıları ilgilendiren bir yönünün olmadığı, hükme esas alınan raporda yapılan tespitlerin doğru olup anlatılan hususlara ilişkin olarak davalılarca yapılan istinaf başvurularının yerinde olmadığı anlaşılmıştır.
4- Ancak; Antalya 4. İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı takip dosyasının nakde dönüşen çek yaprağı alacağından kaynaklı olarak raporda ve Mahkeme kararında bu borcun 19.02.2018 tarihli kredi sözleşmesinden doğması sebebiyle borçtan sorumluluğun da sadece asıl borçlu ... şirketi ile müşterek borçlu müteselsil kefil ...'ya ait olduğu belirtilerek bu iki dava yönünden takibin devamına denilmiş ise de, aynı gerekçeyle takipte borçlu olarak gösterilen diğer davalılar yönünden davanın reddine şeklinde ayrıca hüküm kurulması gerekirken bu yönde herhangi bir karar verilmemesi hükümde eksiklik oluşturmuştur. Yine bilirkişi raporunda bu takip borcunun nakde dönüşen çek kredisi alacağı olup kredili mevduat hesabı niteliğinde olmasından mütevellit, takip talebinde istenenin aksine TCMB tarafından yayınlanan temerrüt faizine tabi olduğu belirtilmesine ve Mahkeme kararında da buna dayalı hesaba itibar edilmesine rağmen, hüküm fıkrasında takip tarihinden itibaren borcun tabi olduğu temerrüt faiz oranına yer verilmemesi davalı borçlular aleyhine sonuç doğurarak hükmü hatalı kılmıştır.
O halde Mahkemece yapılacak iş, yukarıda 2 numaralı bentte belirtilen şekilde Adli Tıp Kurumundan rapor alınarak oluşacak sonuç dairesinde yukarıda belirtilen diğer hususlara da dikkat edilerek karar vermekten ibarettir.
Sonuç olarak, davalı ..., davalı ... ve davalı ... İnşaat Sanayi Ve Ticaret Anonim Şirketi vekilini istinaf başvurusunun esastan kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince kaldırılmasına karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davalı ..., davalı ... ve davalı ... İnşaat Sanayi Ve Ticaret Anonim Şirketi vekilinin ilk derece mahkemesinin kararına ilişkin istinaf başvurusunun ESASTAN KABULÜNE,
2-6100 sayılı HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince ANTALYA 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'nin 06/07/2022 tarih ve ... Esas ... Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA,
3-6100 ayılı HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince davanın yeniden görülmesi için dosyanın ilk derece mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,
4-492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince peşin olarak yatırılan istinaf karar harcının ilk derece mahkemesince talebi halinde taraflara İADESİNE,
5-İstinafa gelen taraflar tarafından yapılan istinaf yargılama giderinin ilk derece mahkemesinde yapılacak yargılama sonunda dikkate ALINMASINA,
6-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,
7-6100 sayılı HMK'nın 333. maddesi gereğince peşin alınan ve harcanmayan istinaf gider avansının ilk derece mahkemesince ilgiliye İADESİNE,
8-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara TEBLİĞİNE,
Dair, 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliğiyle ve HMK'nın 353/1-a maddesince kesin olarak karar verildi.
...