T.C.
ANTALYA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
16. HUKUK DAİRESİ
KARAR TARİHİ : 05/12/2024
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : ALANYA ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
KARAR TARİHİ: 03/07/2024
DAVANIN KONUSU: Menfi Tespit
GEREKÇELİ KARAR
YAZIM TARİHİ: 05/12/2024
İlk derece mahkemesinin kararı süresi içerisinde istinaf edilmiş olduğundan dosya içerisinde bulunan belgeler okunup incelendi.
Üye hakimin görüşü değerlendirildi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVACININ İDDİALARININ ÖZETİ:
Davacı vekili, ithalat ve ihracat yaparken ticaret yaptıkları şirketle aralarında 520 USD hesap mutabakatsızlığı, ödenmeyen depozitodan kalan 520 USD alacak bakiyesinin olduğunu, her türlü hesap kontrollerinin yapılmasına rağmen alacaklarının olmadığını iddia ederek depozito bedelinden arta kalan 520 USD alacak bakiyelerini talep etmelerine rağmen ödeme yapmadıklarını,, depozitodan arta kalan 520 USD'nin neden iade edilmediğini bildirmediklerini belirterek, depozito iade bedeli olan 520 USD ve yasal faizlerinin bilirkişi tarafından tespit edilerek tarafına iade edilmesini, yargılama giderlerinin ve vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesini talep etmiştir.
DAVALININ SAVUNMALARININ ÖZETİ:
Davalı vekili, müvekkilinin ... merkezinin ...- .... bulunan yabancı bir şirket olduğunu, merkez ya da şube olarak Türkiye'de herhangi bir fiili ve hukuki mevcudiyetinin olmadığını, mersis ya da ticaret sicil kaydının da bulunmadığını, dava konusu yüklerin yabancı yaşıyan ... tarafından düzenlenmiş ...numaralı konişmento tahtında taşındığını, bu sebepten dolayı davanın taşıyıcı ... tarafından düzenlenen konişmentonun şart ve koşullarına tabi olduğunu, konişmento tahtındaki taşımalardan kaynaklanacak tüm uyuşmazlıklarda uygulanması gereken yasaların İngiliz Yasaları olduğu ve yetkili mahkemenin ise Londra İngiliz Yüksek Adalet Mahkemesi olduğunun taraflarca kabul edildiğini ve diğer tüm mahkemelerin yetkisinin ortadan kaldırıldığını, yabancılık unsuru taşıyan taşımalarda konişmentolarda yer alan yetki sözleşmeleri Möhuk gereğince de taraflar için bağlayıcı olduğunu, taşımanın yapıldığı geminin yabancı bayraklı gemi olduğunu, davacının yan yüklerini yurt dışından Türkiye'ye taşıttığını, dolayısıyla dava konusu taşımada yabancılık unsurunun mevcut olduğunu, bu nedenle 5718 s. Möhuk gereğince yabancılık unsuru taşıyan taşımada konişmento hükümlerinde yer alan yetki anlaşmasının uygulanması gerektiğini, taşımaya ilişkin konişmentonun Çin Halk Cumhuriyeti'nin Chengdu kentinde düzenlendiğini, ...'in Türkiye'deki acentesinin herhangi bir aracılıkta bulunmadığını, davacının ithalatçısı ve yük alıcısı olduğu ...numaralı konişmento tahtında taşınan ...numaralı 1 adet 20'lik standart konteyner, 27/09/2023 tarihinde Mersin limanında gemiden tahliye edildiğini, davacının ise ...numaralı konişmentoyu 27/09/2023 tarihinde müvekkili taşıyana ibraz ettiğini, yükün kendisine teslimini talep ettiğini, müvekkiline konteynerin süresinde boş olarak iade edileceğine dair taahhütname verildiğini ve bunun karşılığında müvekkilinden teslim ordinosu aldığını, ibraz edilen taahhütnameye göre demuraj ücretinden davacı tarafın sorumlu olacağının kabul edildiğini, konteyner demurajının fuzuli işgal edilmesinden kaynaklanan bir bedel olduğunu, her ne kadar davacının yan yükler için 27/09/2023 tarihinde müvekkilinden teslim ordinosu almış olsa da taşımaya konu 1 adet 20'lik konteyneri bu konteynere verilen 7 günlük serbest ve ücretsiz süre içinde boş olarak teslim etmediğini, bu süre zarfında müvekkili konteynerinin fuzuli olarak işgal edildiğini ve müvekkilinin bu konteyneri ticarette kullanmasına mani olduğunu, davacıya verilen serbest ve ücretsiz sürenin sonu olan 04/10/2023 tarihi ile bu konteynerin boş olarak müvekkiline iade edildiği 06/10/2023 tarihleri arasında davacı tarafından fuzuli işgal edildiğini, bu tarihler arasında davacı aleyhine demuraj ücreti işletildiğini, bu nedenle tahliye limanında oluşan demuraj ücretinin tahsili için 07/10/2023 tarihli ....numaralı ve 80,00 USD tutarlı demuraj faturası düzenlenerek gönderildiğini, davacının müvekkiline ödediği depozito ücretinden bu demuraj bedelinin mahsup edildiğini, depozitodan bakiye kalan 520 USD bakiye depozito ücretinin davacıya iade edildiğini, müvekkilinin davacıya herhangi bir borcunun bulunmadığını belirterek, konişmentoda bulunan Milletlerarası Yetki Şartı uyarınca davanın Yetki yönünden reddine, davanın esas yönünden reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ:
İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonunda; "...Mahkememizce verilen 03/07/2024 tarihli hüküm miktar itibariyle (davaya ve istinafa konu miktarın 2024 yılı için öngörülen miktar yönünden kesinlik sınırının altında olması nedeni ile) KESİN olup karara karşı İstinaf yolu açık olmadığından davacının istinaf talebinin reddine karar vermek gerekmiştir. ..." şeklinde karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:
Karara karşı, davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; ilk derece mahkemesince işin esasına girilmeden usul yönünden inceleme yapılarak davanın reddine karar verildiğini, bu nedenle sadece usul yönünden verilen kararın dava değerine bakılmaksızın istinaf kanun yoluna açık olması gerektiğini, istinaf taleplerinin reddi kararının hatalı olduğunu, yetki konusunda hatalı değerlendirme yapan ilk derece mahkemesi kararın kesin olduğu konusunda da hataya düştüğünü istinaf nedenleri olarak ileri sürmüştür.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE:
Dava, alacak istemine ilişkindir.
Dairemizce istinaf incelemesi, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
İstinafa konu kararda; davacının talebine konu harca esas değer 16.120,00 TL olup, mahkemece reddedilen miktar budur.
Davacı reddedilen 16.120,00 TL yönünden istinaf başvurusunda bulunmuştur.
02 Aralık 2016 gün ve 29906 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan ve aynı tarihte yürürlüğe giren 6763 sayılı Yasa'nın 41. maddesi ile yapılan değişiklik sonucu 6100 sayılı HMK'nın 341/2. maddesinde öngörülen kesinlik sınırı 3.000,00 TL'ye çıkarılmıştır. Bu miktar 2018 yılı için 3.560,00 TL, 2019 yılı için 4.400,00 TL'dir, 2020 yılı için 5.390,00 TL, 2021 yılı için 5.880,00 TL, 2022 yılı için 8.000,00 TL, 2023 yılı için 17.830,00, 2024 yılı 28.250,00 TL'dir.
İstinafa konu karar anılan yasanın yürürlüğünden sonra 03/07/2024 tarihinde verildiğinden miktar itibariyle kesin nitelikte olup, ilk derece mahkemesince kesin nitelikteki kararın istinaf talebinin reddine ilişkin 18/09/2024 tarihli ek kararının usule ve yasaya uygun olduğu anlaşılmıştır. Bu nedenle mahkemece kararın kesin olduğu gerekçesiyle istinaf talebinin reddine ilişkin ek karar usul ve yasaya uygun olduğundan davacı vekilinin ek karara ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiştir
HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davacı vekilinin ilk derece mahkemesi ek kararına ilişkin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,
2-492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli 427,60 TL maktu istinaf karar harcı peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına,
3-Davacının istinaf başvurusu nedeniyle yaptığı yargılama masraflarının kendi üzerinde BIRAKILMASINA,
4-Kullanılmayan istinaf gider avansının 6100 sayılı HMK'nın 333. maddesi uyarınca ilk derece mahkemesince ilgilisine İADESİNE,
5-İstinaf incelemesi dosya üzerinden yapıldığından davalı lehine vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,
6-Kararın ilk derece mahkemesi tarafından taraflara TEBLİĞİNE,
Dair, 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliğiyle ve 6100 sayılı HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince dava değerinin 378.290,00 TL'nin altında olması nedeniyle kesin olarak karar verildi.
...