T.C.
ANTALYA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
16. HUKUK DAİRESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: ANTALYA 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
KARAR TARİHİ: 01/11/2024
DAVANIN KONUSU: İhtiyati Haciz
GEREKÇELİ KARAR
YAZIM TARİHİ: 30/01/2025
İlk derece mahkemesinin kararı süresi içerisinde istinaf edilmiş olduğundan dosya içerisinde bulunan belgeler okunup incelendi.
Üye hakimin görüşü değerlendirildi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
İHTİYATİ HACİZ TALEP EDEN VEKİLİ 25/11/2024 TARİHLİ DİLEKÇESİNDE ÖZETLE: Davalı yanın itiraz dilekçesinde 13/09/2024 tarihinde 112.000,00 TL cari hesaba mahsuben ödeme ve 350.000,00 TL cari hesaba mahsuben bir adet çek teslim alındığını, yani toplamda 462.000,00TL cari hesaba ilişkin ödeme yaptığını iddia ettiğini, ancak taraflar arasında mevcut sözleşmeler gereği devam eden hizmet ilişkisi uyarınca Eylül ve E kim aylarında da verilen hizmete ilişkin faturalar kesildiğini, dolayısıyla cari hesap ilişkisinin devam ettiğini ve müvekkilinin alacaklarının doğmaya devam ettiğini, anılan ödemelerin devam eden iş ilişkisinden kaynaklı olarak cari hesap mutabakatnamesinden sonra müvekkili tarafından verilmeye devam eden hizmet karşılığı yapıldığını, davalı tarafın ihtiyati hacze itiraz dilekçesinde eylül ayında yapmış oldukları 350.000,00 TL çek teslimi ve 112.000,00 TL nakit olmak üzere toplam 462.000,00 TL ödeme yaptıklarını ve yalnızca mutabakattan bu ödemenin düşülmesi neticesinde 273.000,00 TL kısmında sorumlu olacaklarını beyan etmişler ise de; davalı yanın taraflarınca yapılan ihtiyati haciz takibine karşı da icra dairesi nezdinde borca itiraz etmiş bulunduklarını, ayrıca da müvekkili tarafından 30.09.2024 ve 08.10.2024 tarihli faturalara karşı da keşide edildikleri tarihten çok sonra taraflarınca işbu ihtiyati haciz işlemleri yapıldıktan sonra haksız ve kötü niyetle iade faturası kesildiğini, bu meyanda davalı tarafın, taraflarınca alınan ihtiyati haciz kararından sonra müvekkili tarafından araç kiralama hizmetine yönelik keşide edilen ... sayılı ve 30.09.2024 tarihli faturanın 158.400,00 TL tutarındaki içeriğine karşılık olarak ... sayılı 12.11.2024 tarihli iade faturası ve yine müvekkil tarafından keşide edilen ... sayılı ve 30.09.2024 tarihli faturanın 198.000,00 TL tutarındaki içeriğine karşılık olarak ... sayılı 12.11.2024 tarihli iade faturası ve yine müvekkil tarafından keşide edilen ... sayılı ve 08.10.2024 tarihli faturanın 573.217,50 TL tutarındaki içeriğine karşılık olarak ... sayılı 08.11.2024 tarihli iade faturası keşide edildiğini, davalı yanın ihtiyati hacizden sonra ve dayanak faturalarının üzerinden 1-1,5 ay sonra iade faturası kesmiş olmasının itirazlarının borçtan kurtulmaya yönelik ve haksız nitelikte olduğunu açıkça gösterdiğini, ihtiyati haciz kararına yapılan itirazın reddine karar verilmesini talep etmiş, duruşmada dilekçesini tekrar etmiştir.
İHTİYATİ HACZE İTİRAZ EDEN KARŞI TARAF VEKİLİ 12/11/2024 TARİHLİ DİLEKÇESİNDE ÖZETLE: Öncelikle, davacının 31/08/2024 tarihindeki imzalı cari hesap mutabakatnamesine dayanarak 735.103,00TL müvekkili şirketten alacaklı olduğunu iddia etmekteyse de davacı şirketin müvekkil şirketin 31/08/2024 tarihinden sonra yaptığı ödemelerden bahsetmeyerek tamamen kötü niyetle ihtiyati haciz talebinde bulunduğunu, davalı müvekkili firmanın dilekçe ekinde de görüleceği üzere 13/09/2024 tarihinde 112.000,00TL cari hesaba mahsuben ödeme ve 350.000,00TL cari hesaba mahsuben bir adet çek teslim aldığını, yani müvekkili şirketin toplamda 462.000,00TL cari hesaba ilişkin ödemeyi davacı tarafa zaten yaptığını, bununla birlikte müvekkili şirketin davacı şirket sahibinin hesabına da aralarında yapılan sözlü görüşmeye binaen cari hesap ödemesi olarak belirtilmese de bugüne kadar toplamda 420.000,00-TL banka aracılığı ile para gönderdiğini, cari hesaba ilişkin yapılan 462.000,0-TL ödeme ve davacı şirket sahibinin hesabına gönderilen 420.000,00-TL toplamı dikkate alındığında alacaklı olduğunu iddia eden davacı tarafın aslında müvekkili şirkete borcu bile bulunduğunu, itirazın kabulü ile, ihtiyati haciz kararının kaldırılmasını,
kabul anlamına gelmemekle 31/08/2024 tarihli cari hesap mutabakatnamesi dikkate alınarak karar verilmesi halinde cari hesaptan kalan 273.103,00TLnin ödenmesi ya da teminat göstermek için taraflarına süre verilmesini talep etmiş, duruşmada dilekçesini tekrar etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ:
İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonunda; "...İhtiyati haciz talep eden ve aleyhine ihtiyati haciz verilen tarafından sunulan belgelerin incelenmesinde, mutabakat sözleşmesi ve tüm dosyanın tetkikinden; davalı tarafça itiraz dilekçesinde ihtiyati hacze konu 31/08/2024 tarihli 735.103,00TL bedelli mutabakat metninden sonra davalı tarafça 13/09/2024 tarihinde 112.00,00TL cari hesaba mahsuben davacıya ödeme yapıldığı, ödemeye dair imzalı evrakın sunulduğu ayrıca davacıya cari hesaba mahsuben 350.000,00TL bedelli davacıya çek teslim edildiğine dair evrak sunulduğu ,taraflar arasında ticari ilişki bulunduğu ayrıca davalının çek vermek ve para makbuzundaki ödemelerini mutabakat metninde kararlaştırılan alacağa mahsuben yapıldığı iddiası bulunduğundan toplamda 462.000,00TL alacağın varlığının yargılamayı gerektirdiği anlaşılmakla ihtiyati haciz talebinin reddine ..." şeklinde karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:
Karara karşı, ihtiyati haciz talep vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
İhtiyati haciz talep eden vekili istinaf dilekçesinde özetle; ilk derece mahkemesince aleyhine ihtiyati haciz kararı verilen tarafın ihtiyati hacze itiraza yönelik gerçeğe aykırı iddialarına itibar edilip taraflarınca sunulan delillerin incelenmemesinin açıkça hukuka aykırılık teşkil ettiğini, taraflar arasındaki ticari ilişkiye istinaden 31/08/2024 tarihli 735.103,00 TL tutarında cari hesap mutabakatnamesi akdedildiğini, taraflar arasında yürütülen kiralama ve cari hesap ilişkisinin imzalanan mutabakatname sonrasında da devam ettiğini, ihtiyati hacze itiraz eden tarafın dilekçesinde 13/09/2024 tarihinde cari hesaba mahsuben 112.000,00 TL ödeme ve 350.000,00 TL bedelli çek teslim edildiğini yani toplamda 462.000,00 TL ödeme yaptığını belirtmiş ise de, taraflar arasında mevcut sözleşmeler gereği devam eden hizmet ilişkisi uyarınca Eylül ve Ekim aylarında verilen hizmete ilişkin faturaların kesildiğini, bu yüzden müvekkilinin alacaklarının doğmaya devam ettiğini, yapılan ödemelerin de devam eden iş ilişkisinden kaynaklı olarak cari hesap mutabakatnamesinden sonra müvekkili tarafından verilmeye devam eden hizmete karşılık olduğunu, müvekkili tarafından 30/09/2024 ve 08/10/2024 tarihli faturalara karşıda keşide edildikten çok sonra ve taraflarınca ihtiyati haciz işlemleri yapıldıktan sonra aleyhine ihtiyati haciz kararı verilen tarafın haksız ve kötü niyetli iade faturası düzenlediğini, müvekkili tarafından iade faturalarına karşıda yasal süresi içerisinde itiraz edildiğini, müvekkiliyle karşı taraf arasında akdedilen muhtelif sayıda sözleşmeler uyarınca 2024 Nisan ve 2024 Kasım arasında geçerli olmak üzere yine sözleşmeler içeriğinde sabit birden fazla sayıda araç için geçerli olmak üzere oto kiralama hizmeti verildiğini, cari hesap mutabakatnameleri bulunduğunu, karşı tarafın borcu ödememesi ve cari hesap ilişkisi devam ederken yaptığı kısmi ödeme gerekçe gösterilerek tüm borcun ödendiği iddiasıyla ihtiyati hacze ve icra takibine itiraz etmesi ile kesilen faturaları iade etmesinin taraflarınca kabul edilmediğini, sonuç olarak müvekkilinin vermiş olduğu hizmetin sabit olup karşı tarafın bu durumu inkarıyla iade faturaları düzenlemesinin haksız ve müvekkilini zarara uğratma amacı taşıdığını istinaf nedenleri olarak ileri sürmüştür.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE:
İstinafa konu karar, ihtiyati hacze itirazın kısmen kabulüne ilişkindir.
Dairemizce istinaf incelemesi, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
HMK'nın 359/3 maddesi uyarınca; dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, yasaya uygun gerektirici nedenlere, ilk derece mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, HMK'nın 355/1 maddesi gereği incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, re'sen gözetilmesi gereken, kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmamasına, kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğunun anlaşılmasına göre; ihtiyati haciz talep vekilinin istinaf itirazları yerinde görülmediğinden HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-İhtiyati haciz talep eden vekilinin ilk derece mahkemesi kararına ilişkin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,
2-492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli 615,40 TL maktu istinaf karar harcından peşin olarak yatırılan 427,60 TL harcın mahsubu ile bakiye 187,80 TL istinaf karar harcının ihtiyati haciz talep eden taraftan tahsili ile Hazine'ye GELİR KAYDINA, harç tahsil müzekkeresinin ilk derece mahkemesince YAZILMASINA,
3-İhtiyati haciz talep edenin istinaf başvurusu nedeniyle yaptığı yargılama masraflarının kendi üzerinde BIRAKILMASINA,
4-Kullanılmayan istinaf gider avansının 6100 sayılı HMK'nın 333. maddesi uyarınca ilk derece mahkemesince ilgilisine İADESİNE,
5-İstinaf incelemesi dosya üzerinden yapıldığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,
6-Kararın ilk derece mahkemesi tarafından taraflara TEBLİĞİNE,
Dair, 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliğiyle, 6100 sayılı HMK'nın 362/1-f maddesi gereğince kesin olarak karar verildi.
...