T.C.
ANTALYA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
16. HUKUK DAİRESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ:ALANYA ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
KARAR TARİHİ:12/09/2022
DAVANIN KONUSU:Genel Kurul Kararının İptali
GEREKÇELİ KARAR
YAZIM TARİHİ:11/12/2025
İlk derece mahkemesinin kararı süresi içerisinde istinaf edilmiş olduğundan dosya içerisinde bulunan belgeler okunup incelendi.
Üye hakimin görüşü değerlendirildi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVACININ İDDİALARININ ÖZETİ:
Davacı vekili, müvekkilinin, davalı şirketin ortağı olduğunu, 2092 hisseye (1.046.000,00TL) sahip olduğunu, davalı şirket müdürü olan ... tarafından 15/05/2011 tarihli genel kurul kararı ile ve sonrasında gerçekleştirilen işlemlerle, sermaye koyma borcu olduğundan bahisle şirket adına ortaklıktan çıkarma kararı alındığını, alınan bu karara karşı Antalya 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas - ... Karar 03/02/2015 tarihli sayılı ilamına konu edilen ortaklıktan çıkarma kararının iptali davası açıldığını, mahkemenin anılan ilam ile "davanın kabulü ile davalı ... Hizmetleri Tur. İnşaat Tic. Limited Şirketi'nin 15/05/2011 tarihli davacı ...'ın ortaklıktan ihracına ilişkin genel kurul kararının iptaline" karar verildiğini, kararın Yargıtay denetiminden geçerek 19/10/2017 tarihinde kesinleştiğini, aynı şekilde bir diğer şirket ortağı ... hakkında da aynı olaylar gerçekleştiğini, ... da şirketin 72 payına sahip 360.000,00 TL değerinde hisseye sahip olduğunu, ... tarafından açılmış bulunan Antalya 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyasından şirkete yönetim kayyımı olarak en son görev yapan Av. ... ve SMMM ... atandığını, Antalya 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyasının kesinleşmesi üzerine kayyım heyetince 22/01/2022 tarihinde olağanüstü genel kurul toplantısı kararı alındığını ve bu karar doğrultusunda 22/01/2022 tarihinde genel kurul toplantısı yapıldığını, yapılan toplantıda, kayyımların görevinin sona erdirildiği, ...'ın müdür olarak seçildiği bilgisine, ticaret sicil gazetesi bilgisinden ve toplantıya davet edilen ve katılan diğer ortaklardan öğrenildiğini, 22/01/2022 tarihli genel kurul toplantısı ve genel kurulda alınan kararların mutlak butlanla batıl olduğunu, yok hükmünde olduğunu, müvekkili ve dava dışı ortak ...'ın şirket ortağı olmasına rağmen, genel kurul toplantısına davet mektubu veya çağrı kağıdı tebliğ edilmediğini, hatta bırakın usule, yasaya aykırı olarak şirket ortağı sıfatlarının göz ardı edildiğini, genel kuruldan haberdar edilmeyerek, müvekkili ve dava dışı ...'ın oy kullanmalarının önlendiğini, genel kurul toplantısında, kendi oyuyla şirket müdürü olarak kendini seçen ...'ın şirket müdürü olarak belirlenmesinin ve bu hususun tescil ve ilan edilmesinin açıkça usule, yasaya ve kesinleşmiş yargısal hükümlere aykırılık teşkil ettiğini, müvekkili ... tarafından ... aleyhine açtığı hisse devrinin iptali ve tescili davasının görüldüğü Manavgat 3. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyasından verilen tedbir kararı ile ...'ın hisseleri üzerine tedbir uygulandığını, dava sonuna kadar devir ve temlik yasağı konulduğunu, bu davanın özelliği gereği bu davada verilecek hisse devrinin iptaline dair hüküm ile ...'ın hakim ortak sıfatını kaybedeceğini, şirket hisse çoğunluğunun diğer ortaklara geçeceğini, bu davanın sonucu beklenmeden ve tedbir kararı ortada iken, ...'ın tüm hisselerin mutlak sahibi gibi oy kullanıp, kendini şirket müdürü olarak seçmesinin usule ve yasaya aykırı olduğunu, Antalya 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas - ... Karar 05/02/2015 tarihli sayılı ilamı ile ...'ın şirket müdürlüğünden azline karar verildiğini ve bu karar Yargıtay ilamı ile kesinleştiğini, şirket müdürlüğünden azline dair kesinleşmiş yargısal hüküm bulunan ...'ın şirket müdürü olarak kendisini seçmesi ve bu seçime kayyım heyetinin göz yummasının açıkça usule ve yasaya aykırılık teşkil ettiğini belirterek 22/01/2022 tarihinde yapılan olağanüstü genel kurul toplantısının ve toplantıda alınan genel kurul kararlarının mutlak butlanla malul olduğunun tespiti ile butlanına hükmedilmesine, yok hükmünde sayılmasına, bu kabul olmazsa iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
DAVALININ SAVUNMALARININ ÖZETİ:
Davalı vekili, davacının 15/05/2011 tarihli ortaklar kurul kararı ile ortaklıktan çıkarıldığını, davacının bunun üzerine dava açtığını, Antalya 2. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin ... Esas - ... Karar ve 03/02/2015 tarihli kararı ile mezkur ortaklar kurulu kararının iptaline karar verildiğini ve kararın 19/10/2017 tarihinde kesinleştiğini, 2014-2022 yılları arasında devam eden kayyımların kötü yönetimi sebebi ile oluşan şirketin yüksek rakamlı kamu borçlarından şahsi olarak korunma maksadı ile davacı lehine verilen ve kesinleşen mahkeme kararı gereği Ticaret Sicil Müdürlüğü nezdinde ortak olarak tescil ve ilanı talebinde bulunmadığını, 2018 yılında ana parası yaklaşık 20 milyon TL olan ceza kesildiğini, bu işleme yapılan itiraz üzerine Antalya 9. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin ... Esas - ... Karar ve 20/10/2020 tarihli kararı ile SGK’nu haklı gördüğünü, davacının kendini ortak olarak tescil ve ilan ettirmemesindeki bu saik kötüniyetinin sadece bir yönü olduğunu, 22/01/2022 tarihli ortaklar kurulu toplantısı için ortaklara davetiye gönderilirken Ticaret Sicil Müdürlüğü’nün yönlendirmesi ile davacıya davetiye gönderilmediğini, Manavgat Ticaret Sicil Müdürlüğü Türk Ticaret Kanunu'nun 414. maddesini gerekçe göstererek davacıya davetiyesi gönderilmemesi gerektiği şeklinde yönlendirdiğini, sicil memurluğu kendi kayıtlarında ortak gözükmeyen kişilere davetiye gönderilmesi halinde davet ilanını sicil gazetesinde ilan etmeyeceğini ve kayıtlarda ortak gözükmeyen kişilerin katılımı ile düzenlenen ortaklar kurulu toplantısında alınan kararı da tescil ve ilan etmeyeceğini bildirdiğini, iptal talebine konu 22/01/2022 tarihli ortaklar kurulu kararı ile şirket ortaklarından biri müdür seçilince, davacının şirket ortaklığından çıkarılmasına dair 15/05/2011 tarihli kararın iptaline karar veren Antalya 2. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin ... Esas sayılı dosyasından 26/01/2022 tarihinde “davacının şirket ortağı olarak Ticaret Sicil kayıtlarına tescil ve ilanı için Ticaret Sicil Müdürlüğü’ne gerekli yazının yazılması” talebinde bulunulduğunu “talep konusunun idari bir işlem olması” gerekçesi ile talebin 04/02/2022 tarihinde reddedildiğini ve akabinde Ticaret Sicil Müdürlüğü nezdinde davacının ortak olarak tescil ve ilanı işlemleri yine davalı şirket tarafından tamamlandığını, şirket kamu borçları sebebi ile şahsi sorumluluktan kaçma düşüncesi ile -kesinleşmiş mahkeme kararına rağmen- kendini ticaret sicil müdürlüğü nezdinde ortak olarak tescil ve ilan ettirmeyen davacı, ortaklığa bağlı yükümlülüklerde “ortak değilmiş gibi” davranmayı tercih ederken ortaklık sıfatına bağlı hakları kullanırken “ortak gibi” davrandığını, bu açıkça dürüstlük kuralına aykırı şekilde hakkın kötüye kullanılması olduğunu, davacının dava ehliyeti bulunmadığını, Türk Ticaret Kanunu'nun 446/1-b. maddesindeki dava şartı oluşmadığını, davacı husumetli olduğu bir kişinin şirket müdürü olmasını kabul edemiyorsa bu durumun onun kişisel sorunu olduğunu, fakat bu kişisel sorun sebebi ile ...’ın şirket müdürü seçilmesinin iptalini gerektiren yasal bir sebebin söz konusu olmadığını, Manavgat 3. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin ... Esas - ... Karar ve 11/12/2018 tarihli kararı ile davanın reddedildiğini, davacının istinaf talebinin de reddedildiğini, dosyanın temyiz incelemesi için Yargıtay'da olduğunu, Antalya 2. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin ... Esas - ... Karar sayılı dava dosyasında ...'ın azline karar verildiğini fakat bir daha seçilemeyeceğine dair karar vermediğini, Antalya 2. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin ... Esas (... Karar) sayılı dosyasında tedbiren şirketin temsil ve idaresi kayyımlara devredildiğini, bu karar kesinleştikten sonra HMK gereği verilen tedbir kararı sona erdiğini; bu sebeple son kayyımlar ... ve ... tarafından mahkemeden “genel kurul toplantısı düzenlemek ve şirket müdürü seçmek” için mahkeme ek karar ile kayyım heyetine yetki verildiğini, kayyım heyeti mahkemenin verdiği bu yetkiye istinaden şirket genel kurul hazırlıklarını yaptığını, gerekli kararı aldığını, Ticaret Sicil Müdürlüğü'nde kayıtlı ortakları toplantıya davet ettiğini ve 22/01/2022 tarihinde ortaklar kurulu toplantısı düzenlendiğini, bu toplantıda %51 hissedar ..., şirket kurucu ortağı ...’un da desteği ile şirket müdürü seçildiğini, toplantıda ... dışında müdür adayı da çıkmadığını, Manavgat 3. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin ... Esas - ... Karar sayılı 08/06/2021 tarihli ile ...’ın şirketten alacaklarının gerçek olduğunun mahkeme tarafından tespit edildiğini, genel kurul kararının iptali ile müdürlükten azil talepleri birlikte ileri sürüleyeceğini belirterek, davacıdan teminat alınmasına ve davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ:
İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonunda;"...6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 450. maddesi gereğince genel kurul kararının iptaline ilişkin mahkeme kararı kesinleştikten sonra bütün pay sahipleri hakkında hüküm ifade edeceğinden ve davacının davalı şirket ortalığından ihracına ilişkin genel kurul kararın iptaline ilişkin Antalya 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 03/02/2015 tarih ... Esas - ... Karar sayılı kararının 19/10/2017 tarihinde kesinleştiğinden, davacının pay sahibi olduğu ve bu sebeple de iptali istenen olağanüstü genel kurula çağrılması gerekmekte ise de sicil dosyasından davacının ve ...'ın olağanüstü genel kurul toplantısına davet edildiğine ilişkin bir belgeye rastlanılmamıştır. Çağrıda usulsüzlük halinde bunun müeyyidesi yokluk olarak kabul edilemeyeceğinden, çağrı usulsüzlüğü, genel kurul kararlarının tek başına yok hükmünde sayılmasını gerektirmez. Toplantı nisabına uyulması halinde genel kurul yok hükmünde sayılmaz. Dava konusu olağanüstü genel kurul toplantısı da mahkeme kararı ile yetkilendirilmiş kayyım heyetinin çağrısı ile toplantının yapılmış, genel kurul toplantısına çağrılması gereken ortaklardan davacı ve ... çağrılmamış ve toplantıya gelmemiş iseler de, bu durumdan toplantı ve karar nisabını etkilememiş, olağanüstü genel kurulda alınan kararın niteliği gereğin karar için yeterli sayıya ulaşılmıştır. Her ne kadar davacı taraf ...'ın pay oranın Manavgat 3. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dava dosyasın temyiz incelemesi sonucu değişeceğini ileri sürmüş ise de, ilk derece mahkemesince ve Bölge Adliye Mahkemesi'nce davacının iddialarının reddine karar verilmiş olması ve ...'ın şirketteki pay oranını değiştiren kesinleşmiş bir mahkeme kararı da olmaması nedenleri ile davacının bu iddiaları yerinde bulunmamıştır. Bunun gibi dava konusu genel kurul kararında 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 622. maddesi yollaması ile aynı Kanun'un 447. maddesinde belirtilen ve/veya bu nitelikle batıl olan bir genel kurul kararı da bulunmamaktadır. Başka bir ifade ile; genel kararları "kurucu unsurları içermemesi" nedeniyle yok sayılması gereken veya kurucu unsurları içermekle birlikte "kanunda öngörülen geçerlilik unsurlarını içermemesinden" dolayı ölü doğmuş sayılması gereken bir karar da bulunmadığından dava konusu genel kurul kararının yoklukla malûl olduğundan söz etmek mümkün değildir.6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 446. maddesi genel kurul kararlarının iptalinin şartlarını ve usulünü düzenlemiş olup, anılan maddede toplantıda hazır bulunup karara muhalif kalarak keyfiyeti zapta geçirten pay sahibinin iptal davası açabileceği belirtilmiştir; bu husus dava şartıdır. Çağrıdaki usulsüzlüğün müeyyidesi, genel kurula katılmayan ortağa kararlara muhalefet şerhi yazdırmadan süresinde dava açma hakkı vermesidir. Davacıya da toplantı çağrısı yapılmadığından davacının dava açma hakkının bulunmaktadır. Antalya 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 07/07/2017 tarih ... Esas - ... Karar sayılı kararı ile şirket müdürü ...'ın azline karar verilmiş ve karar kesinleşmiş ise de, limited şirket müdürünü seçme yetkisinin genel kurulda olması, bir şirketin ilelebet kayyım marifetiyle yönetilmesinin talep edilmesi ve bu talebin kabulünün hukuken mümkün olmaması, mahkemenin şirket yönetiminde “yerindelik” denetimi yapamayacak olması, azline karar verilen şirket müdürünün yeniden seçilmesine engel bir hal olmaması, dava konusu olağanüstü genel kurulunda sair butlan sebeplerinin de bulunmaması nedenleri ile davanın reddine" karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:
Karara karşı, davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; 22/01/2022 tarihli genel kurul toplantısının ve genel kurulda alınan kararların mutlak butlanla batıl olduğunu ve yok hükmünde olduğunu, müvekkilinin ve dava dışı ortak ...'ın şirket ortağı olmasına rağmen genel kurul toplantısına davet mektubunun veya çağrı kağıdının tebliğ edilmediğini, usul ve yasaya aykırı olarak şirket ortağı sıfatlarının göz ardı edildiğini, genel kuruldan haberdar edilmeyerek, müvekkilinin ve dava dışı ...'ın oy kullanmalarının önlendiğini, katılmış olsa da alınan kararları etkileyecek oy oranına sahip olmadığı için önemsiz olarak atfedilmesinin ve gerekçelendirilmesinin hakların kullanımında keyfiliğe ve ortaklık haklarının kullanımının açıkça ve pervasızca ihlal edilmesine yol açacağını, bazı kararların 2/3 oranı ile alındığı düşünüldüğünde, her ortağın toplantıya çağrılma hakkının bulunduğunu, oy oranı ne olursa olsun yasal düzenlemelerde ayrıntılı prosedüre bağlanmış genel kurul toplantılarına tüm ortakların davet edilmesinin yasal zorunluluk olduğunu, bu zorunluluğa uyulmamasının ise yapılan genel kurul toplantısının mutlak butlanla malul olma sonucunu doğurduğunu, genel kurul toplantısında, şirket müdürlüğünden azline dair iki ayrı kesinleşmiş yargısal hüküm bulunan ...'ın kendi oyuyla şirket müdürü olarak kendini belirlenmesinin ve bu seçime kayyım heyetinin göz yummasının usul ve yasaya aykırı olduğunu, aynı derecedeki mahkemelerden birinin kararını başka mahkemenin ortadan kaldıracak şekilde veya fiilen işlevsiz bırakacak şekilde karar veremeyeceğini, kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu beyan ederek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE:
Dava, genel kurul kararının iptali istemine ilişkindir.
Mahkemece, yukarıda yazılı gerekçeyle davanın reddine karar verilmiştir.
Dairemizce istinaf incelemesi, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
HMK'nın 359/3 maddesi uyarınca; dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, yasaya uygun gerektirici nedenlere, ilk derece mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, HMK'nın 355/1 maddesi gereği incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, re'sen gözetilmesi gereken, kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmamasına, toplantı nisabına uyulması halinde çağrıda usulsüzlüğün, genel kurul kararlarının tek başına iptalini gerektirmemesine (Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 2021/6233 Esas - 2023/1329 Karar sayılı ilamı), somut olayda, toplantı nisabının sağlandığının sabit olmasına, şirket müdürü seçimine yönelik genel kurul kararının iptali talebinin mahkemece yerindelik denetimi yapılamayacağı gerekçesiyle reddinde bir isabetsizlik bulunmamasına, kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğunun anlaşılmasına göre; davacı vekilinin istinaf itirazları yerinde görülmediğinden HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davacı vekilinin ilk derece mahkemesi kararına ilişkin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,
2-492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli 615,40 TL maktu istinaf karar harcından peşin olarak yatırılan 80,70 TL harcın mahsubu ile bakiye 534,70 TL istinaf karar harcının davacı taraftan tahsili ile Hazine'ye GELİR KAYDINA,
3-Davacının istinaf başvurusu nedeniyle yaptığı yargılama masraflarının kendi üzerinde BIRAKILMASINA,
4-Kullanılmayan istinaf gider avansının 6100 sayılı HMK'nın 333. maddesi uyarınca ilk derece mahkemesince ilgilisine İADESİNE,
5-İstinaf incelemesi dosya üzerinden yapıldığından vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,
6-Kararın Dairemiz tarafından taraflara TEBLİĞİNE,
Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliğiyle 6100 sayılı HMK’nın 353/1-b-1 bendi gereğince aynı kanunun 361/1 maddesi gereğince Dairemiz kararının tebliğinden itibaren İKİ HAFTALIK süre içinde Yargıtay nezdinde temyiz kanun yolu açık olmak üzere karar verildi.
...