T.C.
ANTALYA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
16. HUKUK DAİRESİ
KARAR TARİHİ:15/12/2025
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ:DENİZLİ 1.ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
KARAR TARİHİ:21/02/2023
DAVANIN KONUSU:Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan)
GEREKÇELİ KARAR
YAZIM TARİHİ:15/12/2025
İlk derece mahkemesinin kararı süresi içerisinde istinaf edilmiş olduğundan dosya içerisinde bulunan belgeler okunup incelendi.
Üye hakimin görüşü değerlendirildi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVACININ İDDİALARININ ÖZETİ:
Davacı vekili, davalı tarafından müvekkili hakkında Denizli 5. İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı icra takip dosyası üzerinden düzenleyeni ..., lehtarı ... olan 24.08.2021 düzenleme tarihli, 30.09.2022 vade tarihli, 20.000,00 TL bedelli senet ve Denizli 5. İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı dosyası üzerinden düzenleyeni ..., lehtarı ..., avali ... olan 14.10.2021 düzenleme tarihli, 15.01.2022 vade tarihli, 60.000,00 TL bedelli senet üzerinden 2 ayrı takip başlatıldığını ancak müvekkilinin davalı/alacaklıya hiçbir borcunun bulunmadığını, davalı alacaklının babası ... ile birlikte galericilik yapmakta olduğunu, müvekkilinin Ekim 2021 tarihinde davalının iş yerine ... ile birlikte araç satın almak için gittiğini, müvekkilini ... model ... marka model aracı beğendiğini, vadeli senetle aracı alma konusunda anlaştıklarını, davalının müvekkiline aracı teslim edeceklerini ancak önce senetleri almaları gerektiğini, akabinde ise; noter satışı yapılıp aracı devredeceklerini belirterek dava konusu senetleri müvekkiline imzalattığını, arabanın noter satışı verilmesi gerekirken araçtan kaynaklı sorunlar olduğu gerekçesiyle kısa bir süre sonra aracın noter satışı verileceğinin belirtildiğini, daha sonra aracın 3. kişiye devredildiğini, aracın müvekkiline teslim edilmediğini, müvekkiline aracın devredilmediği gibi senetlerin de müvekkiline iade edilmediğini, müvekkili hakkında başlatılan icra takiplerinden ve kambiyo senetlerinden borçlu olmadığına ilişkin arabulucuya başvuruda bulunulduğunu ancak anlaşma sağlanamadığını belirterek; takibe ilişkin itirazları doğrultusunda haklı davanın kabulü ile takibe dayanak bonolar yüzünden müvekkilinin borçlu olmadığının tespitine, haksız ve kötü niyetli olarak icra takibinde bulunan davalı/alacaklının %20'den az olmamak üzere tazminata mahkum edilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıya tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
DAVALININ SAVUNMALARININ ÖZETİ:
Davalı vekili, davacının davaya konu senetler nedeniyle borcunun bulunduğunu, bu senetlerin tahsili amacıyla takiplerin başlatıldığını, davacının iddiasını ispata yarar senet kuvvetinde delil sunmadığını savunarak; hukuka, yasaya ve hakkaniyete aykırı işbu davanın reddine, tedbir kararının kaldırılmasına, davacı aleyhine alacağın %20'sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine, vekalet ücreti ve yargılama giderlerinin davacıya yükletilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ:
İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonunda; "...Davaya konu senette "malen kaydı" bulunmaktadır. Davacı taraf senedin araç satışı için düzenlendiğini ancak aracın devredilmediğini bu nedenle senedin bedelsiz kaldığını iddia etmiş, davalı ise savcılık soruşturma dosyasındaki imzalı beyanında, davaya konu senedin 75 torba gübre karşılığı düzenlendiğini, davacıya senede konu malın teslim edildiğini ancak davacının senede konu borcunu ödemediğini beyan etmiştir. Bu durumda senedin araç satışı karşılığı düzenlendiğini ve aracın devredilmediğini bu nedenle davalıya borçlu olmadığını ispat yükü davacıya aittir.
6100 sayılı HMK'nin 201/1. maddesi hükmü gereğince, "Senede bağlı her çeşit iddiaya karşı ileri sürülen ve senedin hüküm ve kuvvetini ortadan kaldıracak veya azaltacak nitelikte bulunan hukuki işlemler ikibinbeşyüz Türk Lirasından az bir miktara ait olsa bile tanıkla ispat olunamaz. " Usul hukukumuzda senede karşı senetle ispat zorunluluğu ilkesi kabul edilmiştir. Senede bağlı olan her çeşit iddiaya karşı def'i (savunma) olarak ileri sürülen ve senedin hüküm ve kuvvetini ortadan kaldıracak veya azaltacak nitelikte bulunan hukuki işlemler, m.201'daki meblağdan az bir miktara ilişkin olsa bile tanıkla ispat olunamaz; ancak senet (kesin delil) ile ispat edilebilir. Davacı senedin araç karşılığı düzenlendiğine ilişkin senede eş değer delil ibraz etmediği gibi, Mahkememizce yemin delili hatırlatıldığı halde davalı tarafa yemin teklif edilmemiştir. Davacı taraf her ne kadar davalının defterleri üzerinde inceleme yaptırılmasını talep etmiş ise de, senedin defterlere kaydedilmemiş olması herhangi bir fark yaratmayacağından, senet illetten mücerret olduğundan, usul ekonomisi ilkesi gereğince bu talebinin reddi gerektiği kanaatine varılarak, buna göre davacı davasını ispat edemediğinden davasının reddine karar verilmiştir. 2004 sayılı İİK'nun 72/5. maddesinde; " Dava alacaklı lehine neticelenirse ihtiyati tedbir kararı kalkar. Buna dair hükmün kesinleşmesi halinde alacaklı ihtiyati tedbir dolayısıyla alacağını geç almış bulunmaktan doğan zararlarını gösterilen teminattan alır. Alacaklının uğradığı zarar aynı davada takdir olunarak karara bağlanır. Bu zarar herhalde yüzde yirmiden aşağı tayin edilemez. ve aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur. " şeklinde tazminat düzenlenmiş olup, davacının ihtiyati tedbir talep ettiği, mahkememizce tedbir kabul edilerek teminat karşılığında takibe konu dosyada icra veznesine ödenecek olan paranın alacaklıya ödenmemesine yönelik tedbir kararı verildiği, davalı tarafın cevap dilekçesi ile tazminat talebinde bulunduğu anlaşıldığından şartları oluşan kötü niyet tazminatının davacıdan tahsiline ..." şeklinde karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:
Karara karşı, davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; ilk derece mahkemesi kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu, bu nedenle kaldırılmasını ve davanın esasına girilerek davanın kabulüne karar verilmesini talep ettiklerini, zira dava konusu senetlere ilişkin Çivril Cumhuriyet Başsavcılığı'nın ... Sor. Sayılı dosyasında derdest olan soruşturmanın sonucunun beklenilmesi gerektiğini, müvekkilinin dava konusu senetler ile ilgili davalı alacaklı ...'a herhangi bir borcu bulunmadığını, davalının babası ... ile galericilik yaptığını, müvekkilinin Ekim 2021'de davalının iş yerine ... ile birlikte araç satın almak için gittiğini, müvekkilinin ... model ... marka aracı beğenip vadeli olarak senetle alma konusunda anlaştığını, davalının aracı teslim edeceklerini ancak önce senetleri almaları ve noter satışı yapıp aracı devredeceklerini belirterek dava konusu senetleri müvekkiline imzalattığını, senetlerden birine ...'un da kefil olması gerektiğini belirterek senetleri aldıklarını, senetlerin müvekkiline imzalatıldıktan sonra aracın noter satışının verilmesi gerekirken araçtan kaynaklı sorunlar olduğu gerekçesiyle kısa süre sonra verileceği belirtilip akabinde aracın 3. kişiye devredildiği söylenerek noter satışının yapılmadığını ve aracın müvekkiline teslim edilmediğini, müvekkiline araç devredilmediği gibi senetlerin de teslim edilmediğini, müvekkilinin takip ve dava konusu senetleri araç bedeline karşılık verdiğini ve davalının haksız ve hukuka aykırı eylemleri sebebiyle araç müvekkiline devredilmediği için müvekkilinin senetlerden kaynaklı hiçbir borcu bulunmadığını, dosya kapsamında yer alan Noterler Birliği cevap yazısında davalı alacaklı tarafından davacı-borçlu müvekkile hiçbir araç devri yapılmadığının açıkça görüldüğünü, savcılık dosyasında davalı 75 torba gübre karşılığında bu senetleri aldığını belirtmişse de, tanık ...'un beyanları ile senetlerin araç için teslim edildiği ve aracın müvekkile değil de 3. bir kişiye devredildiğinin sabit olduğunu, davalının hiçbir şekilde müvekkiline gübre satmadığı gibi müvekkilinin çiftçilik ile de uğraşmadığını, davalının da tarım ve ziraat ilaçları ve gübre alım-satımı ile uğraşmadığını, bu sebeple davalının savcılık dosyasında beyan ettiği gübre torbalarını müvekkile teslim ettiğini ispat etmesi gerektiğini zira iddia edenin iddiasını ispat etmekle yükümlü olduğunu ancak davalı tarafça bu iddiasını ispat edecek herhangi bir delil veya belge dosyaya ibraz etmediğini, davalı tarafın cevap dilekçesindeki beyanları ile savcılık dosyasındaki beyanlarının birbiri ile çelişki içinde olduğunu, davalı tarafın ticari defterlerinin celbi talep edilmişse de yerel mahkeme tarafından bu delil de toplanılmadan karar verildiğini, %20 oranında icra inkar tazminatına hükmedilmiş ise de bu hususun da hukuka aykırı olduğunu, zira müvekkil tarafından icra dosyasına teminat mektubu sunulduğunu, ayrıca inkar tazminatına hükmedilmesi için davalının zararının bulunduğunun da ispat edilmesi gerektiğini, ancak davalı tarafça bu hususta ispata yarar hiçbir delil sunulmadığını kararın usul ve yasaya aykırı olduğu istinaf nedenleri olarak ileri sürmüştür.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE:
Dava, takip konusu bononun araç alımı karşılığında avans verildiği, araç teslim edilmediğinden bononun da bedelsiz kaldığı iddialarına dayalı menfi tespit istemine ilişkindir.
Mahkemece yukarıda yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmiştir.
Dairemizce istinaf incelemesi, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
Dava konusu bono şekli açıdan unsurları tam olup kambiyo senedi vasfındadır. Kambiyo senetleri temel hukuki ilişkiden bağımsız bir nitelik taşır ve soyut bir borç ikrarı içerir. Somut olayda, davacı borçlu emre yazılı bu senetten kaynaklanan borcu ödediğini savunmamış; aksine senedin araç alımı karşılığı avans olarak düzenlendiğini, aracın teslim edilmediğini ileri sürmüştür. Senet üzerinde malen teslim alındığı yazılıdır. Senet sebepten mücerret olup, davalının da bu senedin gübre satımı sebebiyle borca karşılık alındığı savunmasına karşın, aksini iddia eden yani bononun araç alımı karşılığında avans olarak düzenlendiğini ve aracın teslim edilmediğini iddia eden davacı taraf bu hususu ispatla yükümlüdür. Dairemizce inceleme talebi üzerine gönderilen olaya ilişkin Çivril Cumhuriyet Başsavcılığının ... soruşturma sayılı dosyasının incelenmesinde, davalı hakkında bedelsiz senedi kullanma ve dolandırıcılık suçlarından dolayı kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildiği, karara yapılan itirazın Denizli 2. Sulh Ceza Hakimliğinin 22/08/2023 tarih ... D.İş sayılı kararı ile reddedilmesiyle takipsizlik kararının kesinleştiği anlaşılmıştır. Davacı taraf senede karşı senetle ispat kuralı gereği iddiasını aynı kuvvette kesin bir delille ispatlayamamış olup, mahkemenin bu kabulden hareketle verdiği ret kararı doğru bulunmuştur.
HMK'nın 359/3 maddesi uyarınca; dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, yasaya uygun gerektirici nedenlere, ilk derece mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, HMK'nın 355/1 maddesi gereği incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, re'sen gözetilmesi gereken, kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmamasına, bu nedenle kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğunun anlaşılmasına göre; davacı vekilinin istinaf itirazları yerinde görülmediğinden HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davacı vekilinin ilk derece mahkemesi kararına ilişkin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,
2-492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli 615,40 TL maktu istinaf karar harcından peşin olarak yatırılan 179,90 TL harcın mahsubu ile bakiye 435,50 TL istinaf karar harcının davacı taraftan tahsili ile Hazine'ye GELİR KAYDINA,
3-Davacının istinaf başvurusu nedeniyle yaptığı yargılama masraflarının kendi üzerinde BIRAKILMASINA,
4-Kullanılmayan istinaf gider avansının 6100 sayılı HMK'nın 333. maddesi uyarınca ilk derece mahkemesince ilgilisine İADESİNE,
5-İstinaf incelemesi dosya üzerinden yapıldığından vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,
6-Kararın ilk derece mahkemesi tarafından taraflara TEBLİĞİNE,
Dair, 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliğiyle ve 6100 sayılı HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince dava değerinin ilk derece mahkemesi karar tarihi itibariyle temyiz kesinlik sınırının altında olması nedeniyle kesin olarak karar verildi.
...