T.C.
ANTALYA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
16. HUKUK DAİRESİ
KARAR TARİHİ:15/12/2025
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ:ANTALYA 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
KARAR TARİHİ:31/03/2022
DAVANIN KONUSU:Menfi Tespit
GEREKÇELİ KARAR
YAZIM TARİHİ:15/12/2025
İlk derece mahkemesinin kararı süresi içerisinde istinaf edilmiş olduğundan dosya içerisinde bulunan belgeler okunup incelendi.
Üye hakimin görüşü değerlendirildi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVACININ İDDİALARININ ÖZETİ:
Davacı vekili, müvekkilinin işletmek üzere devir almak için cafe restaurant tarzı bir yer aradığını ve ... isimli kişiyle tanıştığını, ... " ..." isimli meyhanesini devredeceğini ve 57.642,33 TL borcu olduğunu, borcun ödenmesi koşuluyla meyhaneyi 262.357,67 TL karşılığında davacı ile anlaştığını ve 2019 yılında devir işleminin gerçekleştiğini, müvekkilinin devir bedelinin 140.000,00 TL si için çek verdiğini, kalan kısımlarını da elden ödediğini, ancak devir alınan işletmenin söylenenden fazla borcu çıkması üzerine, müvekkilinin söylenenden fazlasına ilişkin borcu ödemeyeceğini ve bu miktarın ...' ın ödemesini istediğini, ...' ın müvekkilini tehdit etmeye başladığını, ...' ın müvekkiline işletmenin yarısına ortak olacağını beyan etmesi üzerine, müvekkilinin işletmenin tamamını ...'a devretmek istediğini, sonuç olarak ...' ın işletmenin yarısına ortak olması yönünde anlaşmaya vardıklarını, müvekkilinin devir bedelinin 140.000,00 TL'si için çek verdiğini, ...'ın da müvekkile 2 adet 192.000,00 TL bedelli çek verdiğini, ancak işletmenin yarısının devri hususunda 300.000,00 TL'ye anlaştıklarından ...'ın verdiği çeklerden fazla olan 84.000,00 TL'nin nakit olarak iadesini istediğini, müvekkilinin nakit olmadığını beyan ederek davacı şirkete ait 85.000,00 TL bedelli dava konusu çeki keşide ederek ...'a verdiğini, ...'ın müvekkile verdiği çeklerin sahte olduğunu anlamaları üzerine Antalya CBS suç duyurusunda bulunduklarını, Antalya Genel İcra Müdürlüğü' nün ... esas sayılı dosyasına konu çekin davalı tarafından 25/02/2020 tarihinde bankaya ibraz edildiğini, karşılıksız ibaresi yazıldığını ancak hamil çekin karşılıksız çıkması üzerine çekin ibrazından vazgeçtiğini ve bankaya bunu iptal ettirdiğini, çekin meşru hamil olan davalı şirkette kalması gerekirken ciro yada devir işlemi yapılmadan ...' a verildiğini, bu nedenle davalı şirket tarafından söz konusu çekin takip konusu edilemeyeceğini, çekin icra takibi öncesinde davalı şirket tarafından bankaya ibraz edildiğini, bu ibraz yazısının iptal edildiğini, tekrar ... tarafından ciro edilerek bankaya ibraz edildiğin ive çek teminat bedelinin ... tarafından tahsil edildiğini, müvekkilinin söz konusu çeki şirket yetkilisi sıfatıyla imzaladığını, ancak icra takibinin borçlunun müvekkiliymiş gibi başlatıldığını, icra dosyasından müvekkiline yapılan tebligatın usulsüz olduğunu beyanla müvekkili ... adına çek üzerine atılmış imza bulunmadığından ve aval için gerekli şartlar bulunmadığından ve davalıya 25/02/2020 günlü ... Seri No lu (85.000 TL) çekten dolayı borçlu olmadığının tespitine; ... yönünden ise, davalıya 25/02/2020 günlü ... Seri No lu (85.000 TL) çekten dolayı borçlu olmadığının tespitine; davalı kötü niyetli olduğundan alacağın %20 sinde aşağı olmamak üzere kötüniyet tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir
DAVALININ SAVUNMALARININ ÖZETİ:
Davalı vekili, müvekkil şirketin, dava konusu çekte ciranta olarak bulunduğunu, müracaat borçlularından olan müvekkil şirketin, yapmış olduğu ödeme karşılığında çeki iade aldığını, geriye ciro söz konusu olduğunu ve bu nedenle müvekkilinin yetkili hamil olduğunu, çekin ön sayfasında ...’e ait üç adet imza olduğunu, bunlardan birisinin şirket yetkilisi olarak, diğerinin tarihe ilişkin olarak atıldığı iddia olunsa dahi üçüncü imzanın aval olduğunu, dolayısıyla aval veren ..., keşideci gibi borçtan sorumlu olduğunu, davacıların borç ilişkisine ilişkin iddialarını kabul etmediklerini, iddia edilenlerin müvekkil şirketle bir ilgisi olmadığını, bahsi geçen dosyalarda müvekkil şirketir taraf olmadığını, çekin illetten mücerret olduğunu, üçüncü kişilere ilişkin kişisel def’ilerin müvekkil şirkete karşı ileri sürülmesi de mümkün olmadığını beyanla ispat edilememiş olması nedeniyle davanın reddine, davacı borçlular aleyhine alacağın %20’sinden az olmamak üzere tazminata hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ:
İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonunda; "Davacılar ... ve ...'in borçtan sorumlu olmamalarına dair hukuki sebepleri farklı olup ... yönünden açılan davada şekli olarak inceleme yapılacağı, diğer davacının iddialarının ise esasa ilişkin inceleme ile birlikte savcılık dosyasının beklenmesi gerekebileceği anlaşılmakla tefrik kararı verilerek eldeki dosyaya ... yönünden devam edilmiştir.
Davalı dava konusu çekin ön sayfasında ...’e ait üç adet imza bulunduğunu, bunlardan birisinin şirket yetkilisi olarak, diğerinin tarihe ilişkin olarak atıldığı iddia olunsa dahi üçüncü imzanın aval olduğunu, dolayısıyla aval veren ...' ün keşideci gibi borçtan sorumlu olduğunu savunmuştur. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 629. maddesi atfıyla limited şirketlere de uygulanması gereken “imza şekli” başlıklı 372/1. maddesi uyarınca şirket adına imza yetkisini haiz kişiler şirketin unvanı altında imza atarlar. İcra takibine konu çekte şirket unvanı altına şirket yetkilisi ismini yazmak ve imzalamak suretiyle düzenlenmiştir.. İsimde, imzada şirket unvanının altındadır. Tarih paraflarının aval hükmünde olduğunu savunmak kıymetli evrakın düzenlenmesi, devri, sıkı şekil şartlarına tabi olması nedeniyle yine mümkün değildir. Açıklanan nedenlerle ...'ün şirket ünvanı altına şirket adına yetkili sıfatıyla imza attığı parafların da tarih değişikliğine ilişkin olduğu sabittir. Öyle ise ... senetten şahsen borçlu olmadığı kabulüne göre davanın kabulü"şeklinde karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:
Karara karşı, davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; senedin yetkili hamili olduğunu, davacının ise senedin ön yüzünde bulunan üç imzasından birinin avalist olduğunu gösterdiğini beyan ederek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE:
Dava, menfi tespit istemine ilişkindir.
Dairemizce istinaf incelemesi, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
HMK'nın 359/3 maddesi uyarınca; dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, yasaya uygun gerektirici nedenlere, ilk derece mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, HMK'nın 355/1 maddesi gereği incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, re'sen gözetilmesi gereken, kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmamasına, çekin tarih kısmının iki kez paraflanmasına, davacının tarih kısmındaki iki adet parafının avalist olarak değil, tarihin iki kez değiştirilmesine yönelik olmasına, diğer imzanın ise şirket kaşesi üzerinde olmasına, davacının aval olarak imza attığının kabul edilemeyecek olmasına, kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğunun anlaşılmasına göre; davalı vekilinin istinaf itirazları yerinde görülmediğinden HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davalı vekilinin ilk derece mahkemesi kararına ilişkin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,
2-492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli 6.236,75 TL nispi istinaf karar harcından peşin olarak yatırılan 1.559,20 TL harcın mahsubu ile bakiye 4.677,55 TL istinaf karar harcının davalı taraftan tahsili ile Hazine'ye GELİR KAYDINA,
3-Davalının istinaf başvurusu nedeniyle yaptığı yargılama masraflarının kendi üzerinde BIRAKILMASINA,
4-Kullanılmayan istinaf gider avansının 6100 sayılı HMK'nın 333. maddesi uyarınca ilk derece mahkemesince ilgilisine İADESİNE,
5-İstinaf incelemesi dosya üzerinden yapıldığından davacı lehine vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,
6-Kararın ilk derece mahkemesi tarafından taraflara TEBLİĞİNE,
Dair, 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-2 maddesi gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliğiyle ve 6100 sayılı HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince dava değerinin temyiz kesinlik sınırının altında olması nedeniyle kesin olarak karar verildi.
...