T.C.
ANTALYA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
16. HUKUK DAİRESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ:ANTALYA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
KARAR TARİHİ:23/03/2022
DAVANIN KONUSU:Genel Kurul Kararının İptali
GEREKÇELİ KARAR
YAZIM TARİHİ:09/07/2025
İlk derece mahkemesinin kararı süresi içerisinde istinaf edilmiş olduğundan dosya içerisinde bulunan belgeler okunup incelendi.
Üye hakimin görüşü değerlendirildi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVACININ İDDİALARININ ÖZETİ:
Davacı vekili, davalı kooperatifin 06/01/2021 tarihinde yönetim kurulunun toplandığını ve ... K. Numaralı yönetm kurulu kararı ile müvekkilinin aidat borcunu ödemediği gerekçesi ile ortaklıktan çıkarılmasına karar verildiğini, söz konusu kararının aynı gün Antalya 21. Noterinin ... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile müvekkiline tebliğe çıkarıldığını, 08/01/2021 tarihinde de müvekkili tarafından tebliğ alındığını, müvekkiline gönderilen 1. ve 2. ihtarnamelere, ihtarname ile cevap verilerek borcunun bulunmadığını, alacağının bulunduğunu ve alacağının kendisine ödenmesini talep ettiğini, ancak 06.01.2021 tarihli Yönetim Kurulunda hiç bunlara değinilmeyerek ... K sayılı Yönetim Kurulu kararı ile '...'ın Genel Kurullarca kararlaştırılan aylık aidat ödemelerini yapmaması nedeni ile 31.07.2020 tarihi itibari ile 9.600TL'ye ulaşan borcunu ödemesi için ihtarnamelerin gönderildiğini ve verilen 1 aylık süre içerisinde herhangi bir ödeme yapılmadığının tespit edildiği ifade edilerek ortaklıktan çıkarıldığını, kanuna göre ortaklıktan çıkarmaya genel kurulun yetkili olduğunu, müvekkilinin 1997 yılında kurulan ... Konut Yapı Kooperatifine 10.03.2000 tarihinde katılarak aidat ödemeye başladığını, 2018 yılına kadar ödeme yaptığını, 2018 yılında ... ada ... parsel ... no'lu bağımsız bölüm müvekkile teslim edildiğini, sigorta borcu olması nedeniyle iskan alınamadığından ortaklar kendi payına düşen 19.207,50 TL'sını Kooperatif ...'ın şahsi banka hesabına yatırmış, ...'ın da bu parayla sigorta borcunu yatırdığını, 31.10.2018 tarihine kadar aidat ödemeye devam ettiğini, yapılan ödemeler ... hesap hareketleri ile ortada olduğunu, hali hazırda hiç bir aidat borcu bulunmaması ve fazladan alacağı olmasına rağmen 9.600,00 TL aidat borcu çıkarıldığını, Kooperatifin resmi üye defterlerinde de görüldüğü üzere 58.695 TL fazla yatırılan para olmasına rağmen davalı kooperatifin bu fazlalığı kabul etmediğini, dava dilekçesi sunulan SGK bilgilendirme yazısından da anlaşılacağı üzere Kooperatifin sigorta borcu için müvekkilin maaşından 3.961,22 TL icra yolu ile mahsup edildiğini, diğer yandan kooperatife üye başka şahısların (..., ..., ... vs.) aidat borcu bulunmasına rağmen bu kişilere hiç bir işlem yapılmadığını, kooperatif tarafından ayrımcılık yapıldığını, müvekkilin ... hesapları, Başkan'ın şahsi hesabı, kooperatif kayıtları ve SGK tarafından yapılan kesinti incelendiği zaman müvekkilin borcu bulunmadığı anlaşılacağını belirterek sonuç olarak, üyelikten çıkarılma kararının iptalini yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
DAVALININ SAVUNMALARININ ÖZETİ:
Davalı vekili, davacının beyanlarını kabul etmediklerini, son beş yıla ait olağan genel kurullar yapılmadığı için 31.10.20.13 tarihinde res'en terkin edildiğini, davacının başvurusu ile Antalya 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin kararıyla ihya ve 25.12.2015 günü sicile yeniden kayıt edildiğini, davacının kuruluştan beri 2 numaralı kooperatif üyesi olduğunu dolaysıyla 10.03.2000 tarihinde katılarak aidat ödemeye başlamış olduğu beyanı doğru olmadığını, çıkarma kararına dayanak hesabın 31.07.2020 tarihi itibariyle çıkarıldığını, kooperatif kayıtlarına göre davacı 31.07.2020 itibariyle 9.600,00 TL borçlu bulunmakta olduğunu, 06.08.2017 tarihli genel kurul tutanağının 4. Maddesinde '...'ın kooperatife olan borçları karşılığında vermiş olduğu 100.000 TL'lık senedin kooperatif adına tahsili için işleme konulmasına ayrıca yine ...'ın yönetim kurulu başkanlığı sırasında kooperatife kapıcı ve bekçi olarak atadığı kooperatif adına gerekli şartları getirmediği için 27.311,08 TL tazminat kazanan (...) için yukarıda yazılı olan miktarın ...'dan tahsili için yönetim kuruluna ...'ın red oyuna karşılık oy çokluğuyla yetki verildiğini, davacının üye kayıt defteri dediği bir karalama defteri gibi olduğunu, 2008 yılında kullanıma açıldığını, gerek defter kayıtları gerekse kendi ortaklığına ilişkin kayıtlara dayanak tutulan makbuzlar sadece kendi imzasını taşıdığını, bilançolarda ise davacının alacaklı olduğuna ilişkin herhangi bir kayıt olmadığını, davacı aynı iddiaları Antalya 4. Asliye Ticaret Mahkemesinin ... esasında kayıtlı davada da ileri sürmüş, ancak ciddiye alınmadığını, 26.06.2016 yılında yapılan toplantıda yönetim kurulu yenilenmiş, mevcut yönetim kurulundan kooperatifin defter ve belgeleri istenmiş, verilmeyince durum 30.06.2016 günü bir tutanakla tespit edilerek resmi makamlardan elde edilen kayıt ve belgelerle göreve devam edildiğini, ... tarafından, ...'ın imzasıyla ... lehine düzenlenmiş makbuzların kooperatif için hiç bir bağlayıcılığı olmadığını, kooperatif defterlerine işlenmedikçe, banka hesaplarına yatırılmadıkça kayıt dışı tahsilat hükümlerine tabi olacağını, ...'ın alacak iddiasına karşı zaman aşımı def'inde bulunduklarını, SGK prim borçlarının yapılandırma imkanı doğması ile 8 ortağın tamamının katılımı ile bir sözleşme yapıldığını, bu para koopertif hesabının bloke olması nedeniyle ...'ın hesabında toplanmış ve SGK'ya yatırılmış odluğunu, oy saki davacı 30.06.2013 günlü yazılı taahhütnamesi ile SGK borçlarını ödemeyi üstlendiğini, davacının kooperatif tüzel kişiliği ve kooperatif ortaklarına karşı tutumunun değerlendirilmesi gerektiği düşünülmekte olduğunu, davanın reddi gerektiğini, yargılama giderlerinin davacıya yükletilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ:
İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonunda; "... Neticeten, davacı, Antalya 21. Noterliğinin 06/07/2018 tarih ve ... yevmiye nolu ihtarnamede belirtilen borcu kabul ederek davalı kooperatife ödeme yaptığı dolayısıyla da 17/07/2018 tarihi itibari ile tarafların birbirinden talep edebileceği bir alacağın kalmadığı; 17/07/2018 - 31.07.2020 tarihleri arasındaki aidat yükümlülüklerinden dolayı 10.200,00 TL borcunun bulunduğu anlaşıldığından davanın reddine karar verilmesi gerektiği kanaatine varılmış ve davanın reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur ..." şeklinde karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:
Karara karşı, davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Müvekkilinin kooperatif üyesi Kooperatifinde başkanı olduğu dönemde kooperatif borcu ve ödemeleri için yeri geldiğinde kendi cebinden ödemeler yaptığını, kooperatifin SSK prim borçları için müvekkilinin emekli maaşından 3.961,22 TL kesinti yapıldığını ve müvekkilin kooperaritife borçlu değil esasında alacaklı olduğunu, bu nedenle ihraç kararının iptali gerektiğini, ihtarnamelerin usulüne uygun olmadığını ve bir çok ve daha fazla miktarda üye aidat borçlarını ödemeyen olduğu halde bunlara da çıkarma iştemi yapılmayarak eşitlik ilkesine aykırı davranıldığını, davalı kooperatife ait üyelik kayıt defteri ve aidat kayıt defteri getirtilmeden bilirkişiden rapor alındığını, hükme esas alınan bilirkişi raporunun eksik ve hatalı olduğunu, bilirkişi raporuna yaptıkları itirazlarının dikkate alınmadığını istinaf nedenleri olarak ileri sürmüştür.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE:
Dava, kooperatiften ihraca ilişkin kooperatif yönetim kurulu kararının iptali istemine ilişkindir.
Dairemizce istinaf incelemesi, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
Mahkemece bilirkişi raporu esas alınarak yazılı gerekçeyle davanın reddine karar verilmiş ise de; hükme esas alınan bilirkişi raporu, davalı kooperatifin tüm defter ve kayıtları incelenmeden sadece 2018-2019-2020 yıllarına ait kayıtlar incelenerek hazırlandığı gibi rapor hüküm kurmaya ve denetime elverişli değildir. Bu sebeple eksik inceleme ve araştırmaya dayalı olarak karar verilmesi hatalı olmuştur.
Mahkemece yapılacak iş; kesinleşen Antalya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... E. ... K. Sayılı dosyası ile birlikte davalı kooperatife ait üyelik kayıt defteri ve aidat kayıt defteri de dahil olmak üzere tüm defter ve kayıtların celbi ile kooperatifler konusunda uzman yeni bir bilirkişiden ayrıntılı, gerekçeli, denetime elverişli rapor alınarak sonucuna göre karar verilmesinden ibarettir.
Sonuç olarak, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince kaldırılmasına karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davacı vekilinin ilk derece mahkemesinin kararına ilişkin istinaf başvurusunun ESASTAN KABULÜNE,
2-6100 sayılı HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince ANTALYA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'nin 23/03/2022 tarih ve ... Esas ... Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA,
3-6100 sayılı HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince davanın yeniden görülmesi için dosyanın ilk derece mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,
4-492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince peşin olarak yatırılan istinaf karar harcının ilk derece mahkemesince talebi halinde davacıya İADESİNE,
5-Davacı tarafından yapılan istinaf yargılama giderinin ilk derece mahkemesinde yapılacak yargılama sonunda dikkate ALINMASINA,
6-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,
7-6100 sayılı HMK'nın 333. maddesi gereğince peşin alınan ve harcanmayan istinaf gider avansının ilk derece mahkemesince ilgiliye İADESİNE,
8-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara TEBLİĞİNE,
Dair, 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliğiyle ve HMK'nın 353/1-a maddesince kesin olarak karar verildi.
...