T.C.
ANTALYA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
16. HUKUK DAİRESİ
KARAR TARİHİ : 02/06/2025
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: Antalya 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
KARAR TARİHİ: 14/09/2021
DAVANIN KONUSU: Menfi Tespit
GEREKÇELİ KARAR
YAZIM TARİHİ: 02/06/2025
İlk derece mahkemesinin kararı süresi içerisinde istinaf edilmiş olduğundan dosya içerisinde bulunan belgeler okunup incelendi.
Üye hakimin görüşü değerlendirildi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVACININ İDDİALARININ ÖZETİ:
Davacı vekili, davalı tarafından, müvekkili aleyhine 9.000,00 TL bedelli, 30/04/2013 vade tarihli senede dayalı olarak Antalya 10. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasından icra takibine geçildiğini ancak müvekkilinin böyle bir borcunun bulunmadığını, davacının abisi ...'ın , müvekkilinin kimliğini kullanarak ve imzasını taklit ederek dava konusu bonoya imza attığını, benzer şekilde birçok bono bulunduğunu ancak bunların davacı ile bir ilgisinin bulunmadığını beyan ederek, takibe konu dosya sebebiyle borçlu olmadığının tespitini, % 20 oranında icra inkar tazminatına hükmedilmesini, yargılama gideri ile ücreti vekaletin karşı tarafa yükletilmesini talep ve dava etmiştir.
DAVALININ SAVUNMALARININ ÖZETİ:
Davalıya dava dilekçesinin usulüne uygun olarak tebliğ edildiği, davalının davaya cevap vermediği bu sebeple HMK'nın 128. maddesi uyarınca davacının dava dilekçesinde ileri sürdüğü vakıaların tamamını inkar etmiş sayılacağı kabul edilmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ:
İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonunda;"...kambiyo takibine konu bono altındaki imzanın davacı borçluya ait olmadığı icra hukuk mahkemesince ve Mahkememizce alınan bilirkişi raporları ile sübuta ermiş olup, icra hukuk mahkemesi tarafından verilen kararın maddi anlamda kesin hüküm etkisi bulunmadığından, davacının iş bu menfi tespit davasını açmakta hukuk menfaatinin bulunduğu kabul edilerek, davanın kabulü ile, davacının Antalya 10. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası nedeniyle davalıya borçlu olmadığının tespitine, davacı lehine daha önce Antalya 4. İcra Hukuk Mahkemesi'nin...Esas - ... Karar sayılı imzaya itiraz davasında kötü niyet tazminatı verilmiş ve karar kesinleşmiş olmakla, aynı icra takibi nedeniyle davacı lehine tekrar kötüniyet tazminatına hükmedilmesine yer olmadığına" gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:
Karara karşı, davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacının elinde aynı amaca hizmet eden karar varken yeniden dava açmasının kötü niyetinden kaynaklandığını, davacının icra hukuk mahkemesinden almış olduğu ve kendi yönünden iptal sonucu doğuran mahkeme kararının, kendi basiretsiz ve kusurlu davranışları ile takip dosyasına sunulmadığını, sehven yapılan işlemlerden taraflarının kusurlu gösterilmeye çalışıldığını, müvekkilinin kötüniyetli olmadığını, imza itirazından haberdar olunca icra dosyasında davacı hakkında herhangi bir işlem yapmadığını ve dava sonucunu beklediğini, açılan menfi tespit davasında hukuki yarar bulunmadığından davanın reddine karar verilmesi gerektiğini beyan ederek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE:
Dava, takip konusu bono sebebiyle açılmış menfi tespit istemine ilişkindir.
Dairemizce istinaf incelemesi, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
HMK'nın 359/3 maddesi uyarınca; dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, yasaya uygun gerektirici nedenlere, ilk derece mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, HMK'nın 355/1 maddesi gereği incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, re'sen gözetilmesi gereken, kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmamasına, İcra Hukuk Mahkemesi dosyasında davalının taraf olup, takibin iptaline yönelik verilen karardan haberdar olmasına rağmen takip dosyasında davacı hakkında haciz işlemlerine devam etmesi sebebiyle, haciz baskısı ile karşılaşan davacının iş bu davayı açmakta hukuki yararının bulunduğunun kabul edilmesinin gerekmesine, kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğunun anlaşılmasına göre; davalı vekilinin istinaf itirazları yerinde görülmediğinden HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davalı vekilinin ilk derece mahkemesi kararına ilişkin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,
2-492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli 615,40 TL istinaf karar harcından peşin olarak yatırılan 153,70 (80,70 + 73,00) TL harcın mahsubu ile bakiye 461,70 TL istinaf karar harcının davalı taraftan tahsili ile Hazine'ye GELİR KAYDINA, harç tahsil müzekkeresinin ilk derece mahkemesince YAZILMASINA,
3-Davalının istinaf başvurusu nedeniyle yaptığı yargılama masraflarının kendi üzerinde BIRAKILMASINA,
4-Kullanılmayan istinaf gider avansının 6100 sayılı HMK'nın 333. maddesi uyarınca ilk derece mahkemesince ilgilisine İADESİNE,
5-İstinaf incelemesi dosya üzerinden yapıldığından vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,
6-Kararın ilk derece mahkemesi tarafından taraflara TEBLİĞİNE,
Dair, 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliğiyle ve 6100 sayılı HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince dava değerinin 544.000,00 TL'nin altında olması nedeniyle kesin olarak karar verildi.
...