T.C.
ANTALYA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
16. HUKUK DAİRESİ
KARAR TARİHİ : 29/05/2025
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: ANTALYA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
KARAR TARİHİ: 10/02/2022
DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali
GEREKÇELİ KARAR
YAZIM TARİHİ: 29/05/2025
İlk derece mahkemesinin kararı süresi içerisinde istinaf edilmiş olduğundan dosya içerisinde bulunan belgeler okunup incelendi.
Üye hakimin görüşü değerlendirildi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVACININ İDDİALARININ ÖZETİ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin davalı nezdinde 13.10.2020 tarihli ... sıra nolu 70.000,00 TL bedelli faturadan kaynaklı faizi ile birlikte 10.716,37.-TL tutarında davalı şirketten alacağının olduğunu, takibe konu faturanın ve faturaya konu malların davalı şirkete teslim edildiğini ve davalı tarafın imzasının alındığını, bakiye alacağın ödenmemesi üzerine davalı hakkında Antalya Genel İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasında icra takibi başlatıldığını, davalının itirazı üzerine takibin durduğunu, müvekkilin ticaret adresinin Antalya olmasından dolayı icra takibinin, işbu davanın yetkili yerde açıldığını, davaya konuya faturaya ilişkin sevk irsaliyesinde de karşı yan tarafın faturaya konu malların teslim alındığına dair imzasının bulunduğunu, davalının menkul ve gayrimenkul malları ile üçüncü kişilerdeki hak ve alacaklarını kapsar şekilde ihtiyati haciz kararı verilmesini, davanını kabulü ile davalı tarafından Antalya Genel İcra Müdürlüğü ... Esas sayılı icra takibine yapılan itirazın iptaline, %20'den az olmamak kaydıyla icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri, arabuluculuk ve dava vekalet ücretinin fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
DAVALININ SAVUNMALARININ ÖZETİ:
Davalı cevap dilekçesi sunmamıştır.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ:
İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonunda özetle; "...Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; davacının davalıdan 10.000,00.-TL asıl alacak ve 716,37.-TL işlemiş faiz alacağı olduğundan bahisle Antalya Genel İcra Dairesinin... Esas sayılı dosyası ile ilamsız icra takibi başlattığı, davalının süresinde ibraz ettiği itiraz dilekçesi ile borca ve icra dairesinin yetkisine itiraz etmesi üzerine takibin durduğu, davacı vekilinin takibin devamı için 10.716,37.-TL alacak üzerinden eldeki itirazın iptali davasını ikame ettiği, davalı vekilinin cevap dilekçesi sunmadığı, beyan dilekçesinde taraflar arasında akdi ilişkinin olmadığını ve faturaya konu malların müvekkiline teslim edilmediğini belirterek davanın reddini talep ettiği, davalının takip ve dava konusu edilen faturanın BA formlarını ibraz ettiği, dolayısıyla taraflar arasında akdi ilişkinin olduğu, TBK'nın 89/1. Maddesi uyarınca para borçlarında alacaklının yerleşim yerinin yetkili olduğu anlaşılmakla icra dairesinin yetkisine yönelik itirazının reddine karar verilerek itirazın esastan incelenmesine geçilmiştir.
Davacının ticari defterleri üzerinde yaptırılan bilirkişi incelemesi sonucunda mali müşavir bilirkişi ...tarafından düzenlenen 15/10/2021 tarihli raporda, davacının ibraz edilen 2020 ve 2021 yıllarına ait ticari defterlerinin usulüne uygun tutulduğu, davacının ticari defterlerine göre davalıdan takip tarihi itibariyle 10.000,00.-TL alacaklı olduğu, dava tarihinden sonra 24/08/2021 tarihinde davalı tarafından yapılan 8.000,00.-TL ödeme sonucunda davacının 2.000,00.-TL tutarında alacağının kaldığının belirtildiği, davalı taraf, takibe itiraz ve beyan dilekçelerinde, akdi ilişkiyi ve mal teslimini kabul etmese de takip dayanağı faturayı form BA belgeleriyle vergi dairesine bildirildiği, bu nedenle söz konusu akdi ilişkinin ve fatura içeriği malzemenin teslim edildiğinin kabulü gerektiği, ödeme defiinde bulunmadığından dolayı usul ekonomisi gereği davalının ticari defterleri üzerinde inceleme yapılmasına ilişkin ara karardan vazgeçilmiş, davacının alacağını ispat etmesine rağmen davalının borcu olmadığını yahut ödendiğini ispat edemediği, her ne kadar davacı taraf takibe kadar işlemiş faiz talebinde bulunmuş ise de davacının takipten önce davalıyı usulüne uygun şekilde temerrüde düşürdüğü sabit olmadığından..." şeklindeki gerekçe ile, davanın asıl alacak üzerinden kabulüne karar verilmesi gerektiği kanaatine varılmış ve davanın kısmen kabulüne, likit olan asıl alacağın %20’si oranında tazminatın davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:
Karara karşı, davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; faturanın tek başına alacağı ispat edemeyeceğini, teslimin hukuki işlem olup yazılı delil ile ispat edilebileceğini, mahkemece hatalı karar verildiğini beyan ederek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE:
Dava, itirazın iptali istemine ilişkindir.
Dairemizce istinaf incelemesi, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
HMK'nın 359/3 maddesi uyarınca; dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, yasaya uygun gerektirici nedenlere, ilk derece mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, fatura tek başına alacağın varlığını göstermez ise de davalı tarafın resmi bir kuruma dava konusu malları teslim aldığına yönelik beyanının kendisini bağlayacak olmasına (Yargıtay 19.Hukuk Dairesi'nin 2016/4326 Esas, 2016/14860 Karar sayılı ilamı), e-fatura hususu bakımından düşünüldüğünde de bilirkişi raporunda da belirtildiği üzere davalı tarafça süresinde iade faturasının kesilmemiş olmasına, bilirkişi raporunun hükme ve denetime elverişli, dosya kapsamına uygun bulunmasına, HMK'nın 355/1 maddesi gereği incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, re'sen gözetilmesi gereken, kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmamasına, kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğunun anlaşılmasına göre; davalı vekilinin istinaf itirazları yerinde görülmediğinden HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davalı vekilinin ilk derece mahkemesi kararına ilişkin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,
2-492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli 683,10 TL istinaf karar harcından peşin olarak yatırılan 170,77 TL harcın mahsubu ile bakiye 512,33 TL istinaf karar harcının davalı taraftan tahsili ile Hazine'ye GELİR KAYDINA, harç tahsil müzekkeresinin ilk derece mahkemesince YAZILMASINA,
3-Davalının istinaf başvurusu nedeniyle yaptığı yargılama masraflarının kendi üzerinde BIRAKILMASINA,
4-Kullanılmayan istinaf gider avansının 6100 sayılı HMK'nın 333. maddesi uyarınca ilk derece mahkemesince ilgilisine İADESİNE,
5-İstinaf incelemesi dosya üzerinden yapıldığından vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,
6-Kararın ilk derece mahkemesi tarafından taraflara TEBLİĞİNE,
Dair, 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliğiyle ve 6100 sayılı HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince dava değerinin 544.000,00 TL'nin altında olması nedeniyle kesin olarak karar verildi.
...