T.C.
ANTALYA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
16. HUKUK DAİRESİ
KARAR TARİHİ : 26/05/2025
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: Antalya 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
KARAR TARİHİ: 24/12/2021
DAVANIN KONUSU: Menfi Tespit
YAZIM TARİHİ: 26/05/2025
İlk derece mahkemesinin kararı süresi içerisinde istinaf edilmiş olduğundan dosya içerisinde bulunan belgeler okunup incelendi.
Üye hakimin görüşü değerlendirildi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVACININ İDDİALARININ ÖZETİ:
Davacı vekili, müvekkili ...'ın, kendisine ait inşaatın yapımında kullanmak için davalı... şirketinden, faturalarda belirtilen tutarda geçmeli bims satın alındığını, faturaların toplam miktarının 110.689.00 TL olduğunu, bu tutarın 20.000,00 TL'sinin 25/07/2018 tarihinde davalı şirketin ... ...Antalya Şubesi'ne ödendiğini, yine kalan borca ilişkin olarak ve ileride alınacak mallar için davacı ...'ın keşidecisi olduğu ... ... seri nolu 216.000,00 TL bedelli çekin, davalı ... şirketine verildiğini, davalı...Ltd. Şti.'nin, müvekkilinin 90.689.00 TL'lik borcuna ve ileride alınacak mallara karşılık vermiş olduğu çeki, diğer davalı y....'ye ciroladığını, daha sonra davacının ekonomik olarak zor bir dönemden geçtiği için kalan borcunu zamanında ödeyemediğini, ancak ... şirketinden başka hiçbir mal almadığını, müvekkilinin borcu 90.689,00 TL olmasına rağmen, davalı ... şirketi çeki ciro etmesi nedeni ile davalı ...A.Ş. tarafından, Nevşehir. 3. İcra Dairesi'nin... Esas sayılı icra dosyası ile takibe geçildiğini, alacak miktarı olarak 136.750,00 TL üzerinden takibe geçildiyse de müvekkilinin borç miktarının 90.689,00 TL olduğunu, borcun geri kalan 46.061,00 TL'lik kısmının kabulünün mümkün olmadığını, davalı şirketler arasında fabrika acente ilişkisinin olduğunu, davalılar arasında organik bağ bulunduğunu, bu nedenle ...şirketinin kötüniyetinin,.....A.Ş. tarafından bilinmemesinin mümkün olmadığını, her iki davalının da kötüniyetli olduklarını, gerek faiz gerek çek tazminatı yönünden müvekkilinden haksız talepte bulunduklarını beyan ederek, icraya konu senedin 46.061,00 TL'lik kısmından borçlu olmadığının tespitine, dava tutarının %20'sinden aşağı olmamak üzere kötüniyet tazminatına mahkum edilmesini talep ve dava etmiştir.
DAVALILARIN SAVUNMALARININ ÖZETİ:
Davalı .....A.Ş. vekili, davanın yetkisiz mahkemede açıldığını, yetkili mahkemenin Nevşehir Asliye Hukuk Mahkemesi olduğunu, icra takibinin Nevşehir İcra Müdürlüğü'nde başlatıldığını, menfi tespit davasının, takibi yapan icra dairesinin bulunduğu yer mahkemesinde açılması gerektiğini, müvekkili yönünden davanın husumet yokluğundan reddi gerektiğini, davaya konu olayın, davacı ... ile ... arasında yapılan bir alışverişe ilişkin olduğunu, ticari ilişki sonrası çekin, müvekkili şirkete alacağın tahsili amacıyla ciro edildiğini, müvekkili şirketin diğer iki tarafın arasında gerçekleşen alışverişten haberinin olmasının mümkün olmadığı gibi kötüniyetli olarak takip başlatılması yahut diğer davalının kötüniyetinden haberdar olmasının söz konusu olmadığını, işbu davaya konu talebin zamanaşımına uğradığını, icra takibinin başlatılması üzerine davacı tarafın takibe itiraz etmediği gibi kesinleşme sonrası kanuni süresinde de davayı ikame etmediğini, davacı ile diğer davalı şirket arasında yapılan ticari alışveriş sonrası, alacağın tahsili amacıyla davacı tarafından çek verildiğini, sonrasında ilgili çekin, borca karşılık olmak üzere müvekkili şirkete ciro edildiğini, çekin zamanında tahsil edilememesi üzerine müvekkili şirketin, keşideci aleyhine kendi asıl alacak miktarı üzerinden icra takibi başlattığını, somut olayda müvekkilinin hiçbir art niyetinin ve kötüniyetinin bulunmadığını, çekin artık bağımsız bir varlık kazandığını, davacının bu nedenlerle haksız taleplerinin reddi gerektiğini beyan ederek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı .... ve Tic. Ltd. Şti. davaya cevap vermemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ:
İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonunda;"...Taraflar arasındaki satım akdinin peşin alışveriş olarak kabul edildiği ve çekin mal teslimi karşılığı verilmiş olup, malların teslim edilmediğini ispat yükü davacıda olup, davacı tarafça bu olgu kesin delillerle ispat edilemediğinden davanın reddine, tedbir kararı uygulanmadığından, davalı lehine icra tazminatı verilmesine yer olmadığına" gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:
Karara karşı, davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davalı şirketler arasında organik bağ bulunduğunu, davalıların fabrika - acente usulü ile çalıştıklarını, avans mahiyetinde alınan çeklerin, doğrudan cirolanarak davalı...şirketine mal akışına bakılmaksızın gittiğini, bu durumun tanık beyanlarıyla ispat edildiğini, davalı... şirketinin, müvekkili tarafından keşide edilen bahse konu çeki, usulsüz olarak acentesi ....Ltd. Şti.'ye ciro ettirdiğini, iyiniyetli 3. kişi konumuna geçerek icra baskısı altında, kötüniyetli olarak çek bedelini tahsil ettiğini, müvekkilinin icraya konu edilen 136.750,00 TL değerindeki bononun, 46.061,00 TL'lik kısmından borçlu ve sorumlu olmadığını, müvekkilinin almış olduğu malların değerinde borcundan sorumlu olduğunu, mahkemece, ticari defterler üzerinde hiçbir inceleme yapılmadığını ve müvekkilinin somut delil sunmadığının belirtildiğini, ilgili ticari defterlerin somut delil niteliği taşıdığını, bilirkişi raporu alınmadığını, dava dilekçesinde yemin deliline başvurmalarına rağmen bu haklarının dahi hatırlatılmadığını, müvekkilinin borcu icra baskısı altında ödemesi nedeniyle, davaya istirdat davası olarak devam edilmesi zorunluluğunun doğduğunu beyan ederek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını ve davaya istirdat davası olarak devam edilmesine karar verilmesi talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE:
Dava, takip konusu çeke dayalı menfi tespit istemine ilişkindir.
Dairemizce istinaf incelemesi, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
Mahkemece, yukarıda yazılı gerekçeyle davanın reddine karar verilmiştir.
Takip konusu 26/12/2018 tarihli, 216.000,00 TL bedelli çekin keşidecisinin davacı, lehtarının davalı.... San. Tic. Ltd. Şti. olup, lehtarın cirosu ile çekin diğer davalı ...A.Ş.'ye geçtiği, çekin bankaya ibrazında karşılıksız çıktığının anlaşılması üzerine, yasal yükümlülük tutarı ödenerek buna ilişkin şerhin çekin arkasına yazıldığı, takibin hamil davalı .... tarafından, davacı keşideciye karşı başlatıldığı, asıl alacak 136.750,00 TL olmak üzere ferileriyle birlikte toplam 157.057,37 TL talep edildiği, davacının sadece asıl alacak miktarından borçlu olmadığını iddia ettiği 46.061,00 TL değer üzerinden davasını harçlandırarak, netice-i talepte, çekten ötürü bu tutar kadar borçlu bulunmadığının tespitini istediği, istinaf dilekçesinde, 46.061,00 TL'yi ferileriyle birlikte ödediğini belirterek, 46.061,00 TL ile ferileri olarak ödenen 6.788,00 TL'nin istirdadına karar verilmesini talep ettiği görülmektedir.
Davacı dava dilekçesinde; davalı ...şirketinden toplam 110.689,00 TL tutarlı mal satın aldığını, bunun 20.000,00 TL'lik kısmının peşin olarak ödendiğini, kalan 90.689,00 TL'lik borç için ileride alınacak malların bedeli de düşünülerek, takip konusu 216.000,00 TL bedelli çeki davalı ...şirketine teslim ettiğini, çekin avans olarak düzenlenen kısmı için mal gelmediğini, bu kısım yönünden borcunun bulunmadığını, borcunun sadece 90.689,00 TL olduğunu belirterek, takip konusu 136.750,00 TL asıl alacaktan bu borcun mahsubu ile kalan 46.061,00 TL tutar yönünden borcunun bulunmadığını, hamil şirket ile davalı lehtar ... şirketinin fabrika-acente ilişkisi içerisinde olmaları sebebiyle hamilin de iyi niyetli 3. kişi sayılamayacağını iddia etmiştir.
TTK'nın 687. maddesi uyarınca; poliçeden dolayı kendisine başvurulan kişi, düzenleyen veya önceki hamillerden biriyle kendi arasında doğrudan doğruya var olan ilişkilere dayanan def'ileri başvuran hamile karşı ileri süremez; meğerki, hamil, poliçeyi iktisap ederken bile bile borçlunun zararına hareket etmiş olsun.
Çek bir ödeme vasıtası olup, peşin satış karinesi gereğince çek karşılığı olan malın teslim edilmediğini veya işin yapılmadığını ispat yükü davacı borçluya aittir.
Diğer taraftan, dava konusu çek, unsurları tam olduğundan kambiyo senedi vasfında olup, TTK'nın 818/1-e. maddesi uyarınca çeklerde de uygulama alanı bulunan 687. madde hükmü dikkate alındığında, davacının, lehtar ... şirketi ile aralarındaki temel ilişkiden kaynaklı ileri sürdüğü bedelsizlik def'ini, davalı 3. kişi hamil ... A.Ş.'ye karşı ileri sürebilmesi için, bu şirketin, çeki iktisap ederken lehtar ile keşideci olan davacı arasındaki bu temel ilişkiyi ve çekin bedelsiz olduğunu bilmesi ve bile bile davacı borçlu zararına hareket etmiş olması gerekmektedir.
Davacının temel ilişkinden kaynaklı bedelsizlik def'i ile 3. kişi hamilin temel ilişkiyi bildiği ve iyi niyetli olmadığı iddialarını senede karşı senetle ispat kuralı gereği yazılı delillerle ispatlaması gerekir.
Eldeki davada, mahkemece, hamilin kötüniyetli olduğuna ilişkin iddia yönünden tanık dinlenmesi usule aykırı olduğu gibi bunun dışında temel ilişkideki def'inin ispatı konusunda herhangi bir delil toplanmaksızın, davacının çekin avans verildiği hususunu ispatlayamadığı kabul edilerek davanın reddine karar verilmesi isabetsiz bulunmuş, davacı vekilinin istinaf başvurusu kabul edilmiştir.
Mahkemece yapılacak iş, tarafların ticari defterleri üzerinde inceleme yaptırılarak, çekin defterlerde ne şekilde kayıtlı olduğu, avans olarak kayıtlı olup olmadığı, gerek taraflar gerekse davalılar arasındaki ticari ilişki, cari hesap, ödemeler konularında rapor alınması, bir sonuca varılamaması halinde, davacıya yemin hakkının hatırlatılması, bunun sonucunda temel ilişkiden kaynaklı def'inin ispatlanmış sayılması halinde, faturayı ve çekin teslimine dair makbuzu düzenleyen şirketin davalılardan ...şirketi olmasına rağmen, çek teslim makbuzunda, çeki teslim alan olarak davalılardan...şirketinin bölge müdürü olduğunu iddia eden Kemal İpek'in isim ve imzasının bulunması karşısında, ...n SGK kaydının celp edilmesi ve isticvaben celbi sağlanarak, makbuz ve imzası konusunda bilgisinin alınması, neticeten davalı şirketler arasındaki ilişkinin incelenip, hamilin temel ilişkiden kaynaklı def'iyi bilip bilmediği veya bilmesinin gerekip gerekmediği konusunda değerlendirme yapılarak, oluşacak sonuç dahilinde karar verilmesidir.
Ayrıca kabule göre, dava açılırken feriler yönünden herhangi bir dava değeri gösterilip, harcın yatırılmadığı, netice-i talepte de sadece çekten ötürü menfi tespit talebinde bulunulduğu görülmekle, dava edilmeyen feriler yönünden istirdat talebinde bulunulamayacağı dikkate alınarak karar verilmesi gerekir.
Sonuç olarak, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince kaldırılmasına karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davacı vekilinin ilk derece mahkemesinin kararına ilişkin istinaf başvurusunun ESASTAN KABULÜNE,
2-6100 sayılı HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince Antalya 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 24/12/2021 tarih ve ...Esas - ... Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA,
3-6100 sayılı HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince davanın yeniden görülmesi için dosyanın ilk derece mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,
4-492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince peşin olarak yatırılan istinaf karar harcının ilk derece mahkemesince talebi halinde davacıya İADESİNE,
5-Davacı tarafından yapılan istinaf yargılama giderinin ilk derece mahkemesinde yapılacak yargılama sonunda dikkate ALINMASINA,
6-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,
7-6100 sayılı HMK'nın 333. maddesi gereğince peşin alınan ve harcanmayan istinaf gider avansının ilk derece mahkemesince ilgiliye İADESİNE,
8-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara TEBLİĞİNE,
Dair, 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliğiyle ve HMK'nın 353/1-a maddesince kesin olarak karar verildi.
...