T.C.
ANTALYA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
16. HUKUK DAİRESİ
KARAR TARİHİ : 28/05/2025
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: DENİZLİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
KARAR TARİHİ: 07/12/2021
DAVANIN KONUSU: Alacak
İlk derece mahkemesinin kararı istinaf edilmiş olduğundan dosya içerisinde bulunan belgeler okunup incelendi.
Üye hakimin görüşü değerlendirildi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVACININ İDDİALARININ ÖZETİ:
Davacı vekili, müvekkili şirketin, dava dışı ... A.Ş.’nin Denizli ve ... ilinde ana bayii olarak faaliyet gösterdiğini ve bu şirkete bağlı 400’ü aşkın alt bayi bulunduğunu, davalılardan...’in müvekkili şirkette “...” adı verilen bölümde tek sorumlu olarak çalıştığını, davalının, müvekkili şirketin alt bayilere verdiği POS cihazları ile yapılan web ödemelerinin takibini yapmak, bunlara ilişkin raporları hazırlamak, şirketçe alt bayilere tanınan web limitlerinin aşılıp aşılmadığını kontrol ederek, aşılması halinde alt bayilerin sistemini kapatıp işlem yapmalarını engellemekle sorumlu olduğunu, davalıya görev ve sorumlulukları ile uyması gereken kuralların yazılı olarak bildirildiğini, diğer davalı ...’ın ise şirkette davalı ...’in de amiri ve tüm personelin bağlı olduğu müdür olduğunu, davalı...l’in iş yeri içerisinde çalışan tüm personel ve iş yerindeki bütün birimlerden sorumlu olduğunu, şirkete bağlı alt bayilerin tüm çalışma, ödeme şekilleri ve POS kullanım şartlarının da yine bu davalı tarafından belirlendiğini, davalılardan ...'in 12/12/2012 tarihinden sonra herhangi bir rapor göndermediğini, bu sebeple 18/01/2013 tarihinde yapılan araştırmada, dört alt bayinin ödeme yapmamalarına rağmen ödeme yaptı gibi gösterilerek müvekkili şirketçe bu bayilere tanınan 3.000,00 TL limitin çok üzerinde işlem yapmaları sağlanarak, müvekkili şirketin 95.104,48 TL zarara uğratıldığını, bu dört alt bayinin ödeme yapmamalarına rağmen her hafta ödeme yapmış gibi gösterilerek sistemleri kapatılmadan 8-10 günün sonunda belirtildiği şekilde müvekkili şirketin zararına sebep olunduğunu, davalı ...n tüm bu işlemleri diğer davalı ...'in bilgisi dahilinde ve sözlü talimatı üzerine yaptığını beyan ettiğini, diğer davalının ise sorumluluğundaki denetlemeyi yapmadığını beyan ederek, zararın, şirketi gerek ihmali ve gerekse kasıtlı davranışlarıyla görev ve yetkilerini kötüye kullanan davalı işçiler ve bu zararı emniyeti suistimal sigortası poliçesi kapsamında ödemeyen diğer davalı ...A.Ş.’den tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
DAVALININ SAVUNMALARININ ÖZETİ:
Davalı vekili, müvekkiliyle davacı arasında düzenlenmiş olan iki ayrı emniyeti suistimal sigortası poliçesi bulunduğunu, dava dilekçesinde ileri sürülen 03/02/2012 - 26/01/2013 tarihlerini kapsayan poliçenin, 26/01/2012 tanzim, ... numaralı poliçe olup, bu poliçeyle 26/01/2012 - 26/01/2013 tarihleri arasında meydana gelecek olan zararların teminat altına alındığını; ... numaralı poliçenin ise 04/02/2013 tarihinde... Tic. Ltd. Şti.’nin uğraması muhtemel zararlarının teminatı olarak tanzim edildiğini, bilahare 28/02/2013 tarihli 20219513 Y-2 Z-1 sayılı zeyilname ile sigortalının, davacı ... Ltd. Şti. haline getirildiğini, bu poliçenin yürürlükte bulunduğu tarihin ise 04/02/2013 - 04/02/2014 tarihleri arası bir yıllık zaman dilimi olduğunu, olay tarihini kapsayan sigorta poliçesinde davacı şirket tarafından isimleri tek tek beyan edilen otuz iki kişiye isimlerinin yanında yazılı olan tutarlar kadar teminat sağlandığını, bu kişiler dışındaki diğer çalışanların ise teminat kapsamı dışında olduğunun açık olduğunu, meydana geldiği iddia edilen zarar davacı tarafından ispat edilse bile, davacı ile imzalanmış olan sigorta poliçesi ile müvekkilinin dışındaki diğer davalıların meydana getirecek oldukları zararların poliçe ile teminat altına alınmadığını beyan ederek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ:
İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonunda;"...dava dışı çalışanlar...ve ...in zarara sebep olan işlemlerinin süre bakımından 26/01/2012-2013 tarihli ...poliçe nolu Emniyeti Suistimal Sigorta Poliçesi kapsamında kaldığı, bu sigorta poliçesinde, dava dışı çalışanların isimlerinin yer almadığı gibi meydana gelen olayın da sigorta poliçesinde riziko edilen fiil ve eylemlerden olmadığı, dolayısıyla meydana geldiği iddia olunan zarardan davalı sigorta şirketinin sorumluluğunun bulunmadığı" gerekçesiyle ispatlanamayan davanın reddine karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:
Karara karşı, davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkili şirket lehine vekalet ücretine hükmedilmediğini, müvekkili şirketin davada vekille temsil edildiğini, müvekkili şirket yönünden AAÜT uyarınca vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğini beyan ederek, ilk derece mahkemesi kararının vekalet ücreti yönünden kaldırılmasını talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE:
Dava, Emniyeti Suistimal Sigorta Poliçesi'nden kaynaklı tazminat istemine ilişkindir.
Dairemizce istinaf incelemesi, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
Mahkemece, yukarıda gerekçeyle davanın reddine karar verilmiştir.
Dosyanın incelenmesinde; davanın ilk görüldüğü Denizli 3. İş Mahkemesi'nin... Esas -... Karar sayılı dosyasında, davalı ....'nin (Eski Ünvan ... A.Ş.) kendisini vekil marifetiyle temsil ettirdiği, cevap dilekçesinin sunulduğu, davalı vekillerinin kararın verilmesinden evvel 02/01/2018 tarihinde vekillikten istifa ettikleri, vekillikten çekilme dilekçesinin, duruşma gününü bildirir davetiye ile davalı şirket adresine 10/01/2018 tarihinde tebliğ edildiği, davalı adına daha sonradan sunulan herhangi bir vekaletin bulunmadığı, işbu eldeki davada da davalının kendisini vekille temsil ettirmediği, istinaf eden davalı vekilinin vekaletinin kararın verilmesinden ve kararın asile tebliğ edilmesinden sonra 26/01/2022 tarihinde Uyap'tan gönderildiği görülmektedir.
Gerekçeli kararın, davacı vekiline ve davalı asile iki kez tebliğe çıkartıldığı görülmüş ise de, taraflara çıkartılan ve tebliğ edilen ilk tebligatlar usulüne uygun olup, ikinci kez yapılan tebligatlara değer atfedilmeksizin, sürelerin ilk tebligatlara göre hesaplanması gerekir. Davalı asile çıkartılan ilk tebligatın 26/01/2022 tarihinde tebliğ edildiği, bu tarihe göre yasal iki haftalık istinaf sürenin 09/02/2022 tarihi itibariyle sona erdiği, davalı vekilinin istinaf başvurusunun bu tarihten sonra 14/02/2022 tarihinde yapıldığı anlaşılmaktadır.
HMK'nın 352. maddesinde; ''(1) Bölge adliye mahkemesi hukuk dairesince dosya üzerinde yapılacak ön inceleme sonunda aşağıdaki durumlardan birinin tespiti halinde öncelikle gerekli karar verilir:
a) İncelemenin başka bir dairece veya bölge adliye mahkemesince yapılmasının gerekli olması
b) Kararın kesin olması
c) Başvurunun süresi içinde yapılmaması
ç) Başvuru şartlarının yerine getirilmemesi
d) Başvuru sebeplerinin veya gerekçesinin hiç gösterilmemesi
(2) Ön inceleme heyetçe veya görevlendirilecek bir üye tarafından yapılır ve ön inceleme sonunda karar heyetçe verilir.
(3) Eksiklik bulunmadığı anlaşılan dosya incelemeye alınır.'' hükmü düzenlenmiştir.
HMK'nın 345. maddesinde ''(1) İstinaf yoluna başvuru süresi iki haftadır. Bu süre, ilamın usulen taraflardan her birine tebliğiyle işlemeye başlar. İstinaf yoluna başvuru süresine ilişkin özel kanun hükümleri saklıdır'' hükmü düzenlenmiştir.
Davalı vekilinin istinaf başvurusu yasada öngörülen 2 haftalık süreden sonra yapıldığından istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 352/1-c maddesince usulden reddi gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davalı vekilinin ilk derece mahkemesi kararına ilişkin istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 352/1-c maddesince USULDEN REDDİNE,
2-492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli 615,40 TL maktu istinaf karar harcından peşin olarak yatırılan 80,70 TL harcın mahsubu ile bakiye 534,70 TL istinaf karar harcının davalı taraftan tahsili ile Hazine'ye GELİR KAYDINA, harç tahsil müzekkeresinin ilk derece mahkemesince YAZILMASINA,
3-Davalının istinaf başvurusu nedeniyle yaptığı yargılama masraflarının kendi üzerinde BIRAKILMASINA,
4-Kullanılmayan istinaf gider avansının 6100 sayılı HMK'nın 333. maddesi uyarınca ilk derece mahkemesince ilgilisine İADESİNE,
5-İstinaf incelemesi dosya üzerinden yapıldığından vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,
6-Kararın ilk derece mahkemesi tarafından taraflara TEBLİĞİNE,
Dair, 6100 sayılı HMK'nın 352/1-c maddesi gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliğiyle ve 6100 sayılı HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince dava değerinin 544.000,00 TL'nin altında olması nedeniyle kesin olarak karar verildi.
...