T.C.
ANTALYA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
16. HUKUK DAİRESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: ANTALYA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
KARAR TARİHİ: 19/10/2021
DAVANIN KONUSU: Menfi Tespit
GEREKÇELİ KARAR
YAZIM TARİHİ: 04/06/2025
İlk derece mahkemesinin kararı süresi içerisinde istinaf edilmiş olduğundan dosya içerisinde bulunan belgeler okunup incelendi.
Üye hakimin görüşü değerlendirildi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVACININ İDDİALARININ ÖZETİ:
Davacı vekili, müvekkili şirket ile dava konusu senedin lehtarı ...Ltd Şti arasında müvekkili şirketin sözleşme tanzim tarihi olan 2017 yılında işletmekte olduğu ... ili ... ilçesi...beldesinde yer alan.... adlı otel için tek yetkili otel kontenjan, fiyat ve tanıtım sözleşmesi imzalanarak yürürlüğe konulduğunu, İşbu sözleşme kapsamında dava dışı borçlu ...i'den toplam 1.900,000,00 TL bedelli 10 adet çekin ön ödeme olarak alındığını, müvekkili şirket tarafından ise söz konusu sözleşme ve verilen çeklerin teminatı olarak 13.09.2018 düzenleme tarihli, 30.10.2018 vade tarihli ve 1.900.000,00TL bedelli bir adet senedin, lehtar kısmı boş bırakılmak suretiyle davalı...Ltd Şti'ye teslim edildiğini ancak sözleşmedeki ödeme şartının yerine getirilmemesi, verilen çeklerin karşılıksız çıkması nedeniyle Antalya 10. Noterliği 01.08.2018 tarih ve ... vevmiye sayılı ihtarnamesi ile sözleşmenin tek taraflı olarak feshedildiğini, akabinde Antalya 10. Noterliğinin 11.10.2018 tarihli ... yevmiye sayılı ihtarnamesi ile de dava konusu senedin, taraflar arasındaki sözleşmenin fesholunması sebebiyle bedelsiz kaldığı ve senet aslının müvekkili şirkete iadesi hususunun ihtar olunduğunu, ancak davalı ...Şti. tarafından senedin iade edilmediği gibi senedin danışıklı olarak diğer davalı ...'a ciro edilerek teslim edildiğini, davalı ... tarafından Antalya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi... D.İş sayılı dosyası ile müvekkili şirket aleyhine senet bedeli üzerinden kısmi ihtiyati haciz talep edildiğini ve ihtiyati haciz kararı alındığını, ihtiyati haciz kararı ya da senedin henüz takibe konulmamışsa da müvekkili şirketin işbu muvazaalı ve hukuka aykırı işlemler nedeniyle her an haciz baskısı altında bulunduğunu, davalıların fikir ve eylem birliği içinde olduklarını, dava konusu senedin bedelsiz olmasına karşın muvazaalı olarak diğer davalıya ciro yoluyla teslim edildiğini, davalı şirketin Nevşehir 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin...Esas sayılı dosyası ile iflas talep ettiğini, ancak davalı ... tarafından bu denli yüksek meblağlı alacak tutarının iflas dosyasına bildirilmediğini belirterek, müvekkili şirketin söz konusu senet yönünden davalılara borçlu olmadığının tespitine, senedin müvekkiline iadesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
DAVALININ SAVUNMALARININ ÖZETİ:
Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkilinin iyi niyetli 3.kişi olduğunu, davacı şirket ile davalı şirket arasındaki ilişkiyi bilme imkanı bulunmadığını, muvazaa iddiasını ortaya atan tarafın iddiasını ispat etmekle yükümlü olduğunu, davacı şirketin dosyaya sunmuş olduğu sözleşmede teminata ilişkin herhangi bir hüküm bulunmadığını belirterek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ..Şti adına usulüne uygun tebligat yapılmasına rağmen cevap vermediği gibi duruşmalara da katılmamıştır.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ:
İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonunda; "...Davalılardan ... ise söz konusu senedi ciro yoluyla devralan 3.kişi konumundadır. Her ne kadar bu davalının kötü niyetli olarak senedi iktisap ettiği iddia edilmiş ve buna dayanak olarak davalı ... vekili Av. ...'a vekalet verdiği, bu nedenle kötü niyetli olduğu iddia edilmiş ise de, aynı vekile yetki vermenin kötü niyetli davranışın bir yansıması olarak kabul edilemeyeceği gibi bunun dışında davalının kötü niyetli hareket ettiği dosya kapsamında ispat edilemediğinden bu davalı yönünden davanın reddine karar vermek gerekmiştir.Kural olarak kambiyo senetleri yapılan alışveriş karşılığı ödeme aracı olduğundan, bunun dışında bir nedene dayanan tarafın ispatla yükümlü olduğu Yargıtay içtihatları ile de sabittir. Davaya konu olan bono teminat senedi olduğu iddia edilmiş olup, bu durumun aksinin kesin delillerle ispatı gerekmektedir. Dosya kapsamında sunulan ve taraflar arasında imzalanan sözleşmede her ne kadar bononun teminat olarak verildiği yazılmamış ise de, dosyaya sunulan 30/10/2018 tarihli adi yazılı belgede davalı ... tarafından senedin teminat karşılığı alındığına dair imzalı beyanı bulunduğundan, söz konusu imzanın davalı şirket temsilcisine ait olup olmadığı yönünde Manavgat Nöbetçi Asliye Hukuk Mahkemesi aracılığıyla çıkarılan isticvaba usulüne uygun tebliğe rağmen gelinmediğinden söz konusu imzanın davalı şirket temsilcisi eli ürünü olduğu kabul edilmiş, dava konusu bononun bu şekilde teminat senedi olduğu ve sözleşmenin de feshedilmiş olması nedeniyle bedelsiz kaldığı anlaşıldığından davalı ... yönünden davanın kabulüne karar verilmiş, davalı tarafından söz konusu senet icra takibine konulmamış olmakla davacının kötü niyet tazminatı talebinin de reddine ..." şeklinde karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:
Karara karşı, davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; ilk derece mahkemesince davalı ... yönünden davanın reddine karar verilmesinin yasaya ve hukuka aykırı olduğunu, davalı ... şirketinin diğer davalı ... vasıtasıyla şirketin içini boşalttıklarını, davalı tarafından açıkça davalıların birlikte iş yaptıkları zikredilmişse de her iki davalı arasında davalı ...'ın iddia ettiği gibi alacak-borç ilişkisi dahil olmak üzere bir ticari iş ilişkisi bulunmadığını, açıkça davalı...şirketi diğer davalı üzerinden senedi tahsil yoluna başvurduğunu, taraflarınca dosyaya sundukları haber içeriklerinde de görüldüğü üzere davalı... şirketi ticari iş ilişkilerinin sağlıklı bir şekilde yürütemediğini ve iflasını talep ettiklerini, davalılar arasında hileli iflas için gerekli koşul ve işlemleri birlikte gerçekleştirerek bu amaçta fikir ve eylem birliği içerisinde olduklarını, İlk derece mahkemesinin delil toplamaması, toplanan delillerin ise yeterince değerlendirmemesinin, davalıların danışıklı ve kanunu dolaşmak suretiyle işlemler yaparak kötüniyetle müvekkili şirketin zararına hareket etmelerinin, davalı ...'ın diğer davalı şirketle işbirliği içerisinde hareket etmesinin ve yargılamaya konu senedi kötü niyetle iktisap etmiş olması nedeniyle kararın usulden bozulması gerektiğini istinaf nedenleri olarak ileri sürmüştür.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE:
Dava, menfi tespit istemine ilişkindir.
Dairemizce istinaf incelemesi, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
Mahkemece yukarıda yazılı gerekçeyle ...Şirketi yönünden davanın kabulüne, davalı ... yönünden ise davanın reddine karar verilmiş, davacı vekili ise davalı ... yönünden davanın reddine yönelik kararı istinaf etmiştir.
6100 sayılı Yasa’nın 184. maddesine göre, hakim tarafların iddia ve savunmalarıyla toplanan delilleri inceledikten sonra, duruşmada hazır bulunan taraflara tahkikatın tümü hakkında açıklama yapabilmeleri için söz verir. Mahkeme tarafların tahkikatın tümü hakkındaki açıklamalarından sonra, tahkikatı gerektiren bir husus kalmadığını görürse, tahkikatın bittiğini taraflara tefhim eder. Tahkikatın bittiğinin tefhiminden sonra, sözlü yargılama aşamasına geçilir.
Somut uyuşmazlıkta, tahkikatın bittiği ihtar edilip, sözlü yargılamaya geçilmeden karar verildiği anlaşılmıştır. Tahkikata etki etmeyen usul hataları bozma sebebi yapılamaz ise de, yukarıda açıklanan yasal düzenlemeye uyulmadan hüküm kurulması savunma hakkının kısıtlanması niteliğinde olduğundan, adil yargılanma hakkı ile HMK’nın 27. maddesi uyarınca hukuki dinlenilme hakkına aykırıdır. Mahkemece, bu hususlar nazara alınmadan yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamıştır (bknz. Yargıtay 11 Hukuk Dairesinin 15.10.2020 Tarihli 2019/964 Esas 2020/4130 Karar sayılı emsal ilamı).
Bunun yanında davacı taraf davalı ...'ın kötüniyetli hamil olduğunu ispat etmek amacıyla Antalya 8. Sulh Hukuk Mahkemesi'nin ... E. dosyasının celp edilerek incelenmesini talep etmiş , mahkemece 7.celse 3. nolu ara kararla dosyanın celbine karar verilmiş, 8. Celse dosyanın gelmemesi üzerine mahkemece dosyanın celbine yönelik ara karardan esasa etkili olmadığı gerekçesiyle dönülmüştür. Mahkemece davacının delillerinde dayandığı Antalya 8. Sulh Hukuk Mahkemesi'nin ... E. Sayılı dosyası celp edilip incelenerek, incelenen dosyanın iş bu dava dosyasının esasına etki edip etmediği hususu değerlendirilmeden eksik inceleme ve araştırmaya dayalı olarak karar verilmesi hatalı olmuştur.
Sonuç olarak, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince kaldırılmasına karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davacı vekilinin ilk derece mahkemesinin kararına ilişkin istinaf başvurusunun ESASTAN KABULÜNE,
2-6100 sayılı HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince ANTALYA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'nin 19/10/2021 tarih ve ... Esas ... Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA,
3-6100 sayılı HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince davanın yeniden görülmesi için dosyanın ilk derece mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,
4-492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince peşin olarak yatırılan istinaf karar harcının ilk derece mahkemesince talebi halinde davacıya İADESİNE,
5-Davacı tarafından yapılan istinaf yargılama giderinin ilk derece mahkemesinde yapılacak yargılama sonunda dikkate ALINMASINA,
6-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,
7-6100 sayılı HMK'nın 333. maddesi gereğince peşin alınan ve harcanmayan istinaf gider avansının ilk derece mahkemesince ilgiliye İADESİNE,
8-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara TEBLİĞİNE,
Dair, 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliğiyle ve HMK'nın 353/1-a maddesince kesin olarak karar verildi.
...