T.C.
ANTALYA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
16. HUKUK DAİRESİ
KARAR TARİHİ : 23/05/2025
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: DENİZLİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
KARAR TARİHİ: 21/12/2021
DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali (Kefalet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
GEREKÇELİ KARAR
YAZIM TARİHİ: 23/05/2025
İlk derece mahkemesinin kararı süresi içerisinde istinaf edilmiş olduğundan dosya içerisinde bulunan belgeler okunup incelendi.
Üye hakimin görüşü değerlendirildi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVACININ İDDİALARININ ÖZETİ:
Davacı vekili dava dilekçesi ile, müvekkili ... A.Ş.'nin davalı şirketin ... A.Ş.'den kullandığı Genel Kredi Sözleşmesine kefil olduğunu, davalı borçlunun ödemelerini yapmadığını, müvekkili şirketin ise herhangi bir icra takibi ve haciz ile karşı karşıya kalmamak adına kefaleten 28/09/2018 tarihinde 1.600.TL, 01/10/2018 tarihinde 71.155,00 TL, 21/09/2018 tarihinde 57.000,00 TL ödeme yaptığını, her bir ödemeden sonra noter aracılığıyla davalı şirkete ve diğer kefil dava dışı şirket yetkilisi...a bildirimde bulunulduğunu, ihtarnamenin usulüne uygun tebliğ edildiğini, müvekkilince yapılan görüşmeler ve ihtarname semeresiz kalınca müvekkilinin kefil sıfatı ile yaptığı ödemelerin rücuen tahsili amacıyla Denizli 3. İcra Müdürlüğünün...Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, borçlunun 02/03/2020 tarihinde itiraz etmesi üzerine takibin durduğunu, dava şartı gereği arabuluculuk işlemleri için başvuruda bulunulduğunu, arabuluculuk görüşmeleri sonucu anlaşma sağlanamadığını beyanla ihtiyati haciz talebinin kabulüne, borçlunun banka hesaplarına bloke konulmasını, bu talepleri kabul görmediği takdirde davalının mal varlığı üzerine ihtiyati tedbir konulmasını, haksız ve kötü niyetli itirazın iptali ile takibe konu alacağın %20'sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini, dava harç ve masrafları ile vekalet ücretini davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
DAVALININ SAVUNMALARININ ÖZETİ:
Davalı vekili, cevap dilekçesi ile, davalı şirketin borcu bulunmadığını, davalı hakkında icra takibinde işlemiş faiz talep edilemeyeceğini, müvekkili şirketin davacı tarafça temerrüte düşürülmediğini, davacı tarafça icra dosyasına ve mahkemeye sunulan noter ihtarnamelerinin usulüne uygun ve geçerli olarak müvekkili şirkete tebliğ edilmediğini, davacı tarafın alacağının likit olmadığını, davacı ve davalı şirket yetkilileri arasında özel hukuki ilişkileri bulunduğunu belirterek haksız olarak açılan davanın reddine karar verilmesini, kötü niyetli olarak açılan takip nedeniyle davacı aleyhine %20 den aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ:
İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonunda özetle; "...yapılan yargılama, taraf delilleri, alınan bilirkişi raporu, incelenen icra dosyası ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; dava dışı ...Bankası ......Şubesi ile davalı .... A.Ş. Firması arasında 13/11/2014 tarihinde 12.000.000,00 TL limitli Genel Kredi Sözleşmesi imzalandığı ve davacı şirketin bu kredi sözleşmesine 12.000.000,00 TL limit ile müşterek ve müteselsil kefil olduğu, borcun muaccel hale geldiği ve asıl borçlu tarafından ödenmeyen kredinin bilirkişi raporu ile hesaplanan miktarının davacı tarafça ödendiği ve yapılan bu ödemenin davalı şirket ile dava dışı ...'a İzmir 21. Noterliği'nin 11/10/2018 tarih... yevmiye numaralı ihtarname ile ihtar edildiği, ancak icra takibine konu borcun ödenmediği, mahkememizce aldırılan, gerekçeli ve hüküm kurmaya elverişli bilirkişi raporunda hükme esas hesaplanan asıl alacak, faiz ve ferileri tutarında davalının icra takip tarihi itibariyle borçlu olduğu anlaşılmakla hesap edilen alacak kalemleri üzerinden davanın kabulüne karar vermek gerekmiş, alacağın, banka kredi sözleşmesine ilişkin borca kefilin yaptığı ödemenin rücuen tahsili talebinden kaynaklanmakta olduğu gözetildiğinde, sözleşme hükümlerine göre her aşamada hesap edilebilir, likit bir alacak olarak kabulünün gerekmesine ve borçlunun itirazında haksız bulunmasına göre, İİK'nun 67/2 maddesi doğrultusunda itirazın iptaline karar verilen asıl alacak miktarı üzerinden alacaklı yararına icra inkar tazminatına hükmetmek gerektiği kanaatine varılarak..." şeklindeki gerekçe ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:
Karara karşı, davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkilinin borcunun bulunmadığını, bu nedenle davacı tarafın kefaleten ödeme yaptığı iddiasının gerçeği yansıtmadığını, takibe başlanabilmesi için davacının ve...A.Ş.'nin müvekkili şirkete kanununa uygun bir ihtarı bulunmadığını, müvekkili şirkete yapılan tüm tebligatların usulsüz olduğunu, müvekkil hakkında icra takibinde işlemiş faiz talep edilemeyeceğini, davacının alacağının likit olmadığını, davacı ve davalı şirket yetilileri arasında özel hukuki ilişkiler bulunduğunu, yerel mahkemece bekletici mesele yapılması taleplerinin kabul edilmediğini, usulüne uygun bilirkişi incelemesi yapılmadığını beyan ederek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE:
Dava, itirazın iptali istemine ilişkindir.
Dairemizce istinaf incelemesi, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
HMK'nın 359/3 maddesi uyarınca; dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, yasaya uygun gerektirici nedenlere, ilk derece mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, bekletici mesele yapılması gerektiği öne sürülen Bakırköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin ... Esas sayılı dosyasının ilk derece mahkemesince incelenmesine, Bakırköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin... Esas sayılı dosyasının davacısının ..., davalıların ... A.Ş., ... , ... olduğu, dava konusu uyuşmazlığın sonuç olarak taraflar arasında inançlı işlem bulunup bulunmadığı, bulunması halinde şirket hisselerinin davacı tarafa iadesi gerekip gerekmediği ve kar payı ile cezai şartın davacıya ödenmesi talebi konularında olmasına göre, bekletici mesele yapılmasının yargılamaya katkı sağlamayacağından ilk derece mahkemesinin bekletici mesele yapılmaması yolundaki kabulünün yerinde olmasına, kefilin, alacaklıya ifada bulunduğu ölçüde, onun haklarına halef olmasına (TBK m. 596) ve borcu tamamen veya kısmen ödeyen kefilin, durumu borçluya bildirmek zorunda olmasına, kefilin, bu bildirimde bulunmazsa ve ödemeyi bilmeyen veya bilmesi gerekmeyen borçlunun da alacaklıya ifada bulunursa, rücu hakkını kaybedecek olmasına (TBK m. 597), somut uyuşmazlıkta davacının davalıya usulüne uygun ihtarla bildirimde bulunduğunun dosya kapsamından ve bilirkişi raporundan belirlenmesine, hükme esas alınan bilirkişi raporunun hükme ve denetime elverişli, dosya kapsamına uygun olduğunun anlaşılmasına, HMK'nın 355/1 maddesi gereği incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, re'sen gözetilmesi gereken, kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmamasına, kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğunun anlaşılmasına göre; davalı vekilinin istinaf itirazları yerinde görülmediğinden HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davalı vekilinin ilk derece mahkemesi kararına ilişkin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,
2-492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli 10.523,05 TL istinaf karar harcından peşin olarak yatırılan 2.631,00 TL harcın mahsubu ile bakiye 7.892,05 TL istinaf karar harcının davalı taraftan tahsili ile Hazine'ye GELİR KAYDINA, harç tahsil müzekkeresinin ilk derece mahkemesince YAZILMASINA,
3-Davalının istinaf başvurusu nedeniyle yaptığı yargılama masraflarının kendi üzerinde BIRAKILMASINA,
4-Kullanılmayan istinaf gider avansının 6100 sayılı HMK'nın 333. maddesi uyarınca ilk derece mahkemesince ilgilisine İADESİNE,
5-İstinaf incelemesi dosya üzerinden yapıldığından vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,
6-Kararın ilk derece mahkemesi tarafından taraflara TEBLİĞİNE,
Dair, 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliğiyle ve 6100 sayılı HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince dava değerinin 544.000,00 TL'nin altında olması nedeniyle kesin olarak karar verildi.
...