T.C.
ANTALYA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
16. HUKUK DAİRESİ
KARAR TARİHİ : 20/05/2025
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ:DENİZLİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
KARAR TARİHİ:28/12/2021
DAVANIN KONUSU:İtirazın İptali
GEREKÇELİ KARAR
YAZIM TARİHİ:20/05/2025
İlk derece mahkemesinin kararı süresi içerisinde istinaf edilmiş olduğundan dosya içerisinde bulunan belgeler okunup incelendi.
Üye hakimin görüşü değerlendirildi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVACININ İDDİALARININ ÖZETİ:
Davacı vekili, tarafların tacir olup, asliye ticaret mahkemelerinin görevli olduğunu, ... Taşıma, ...'ın kendi şahıs şirketinin yetkilisi olduğunu, müvekkili ile ...'ın birbiriyle ticari ilişki içinde bulunan iki firma olduğunu, çeşitli tarihlerde birbirlerinden alışverişlerinin olduğunu, yapılmış olan ticari faaliyet karşılığında faturaların tanzim edildiğini, düzenlenen faturaya karşı davalı tarafın ödeme gerçekleştirmediğini, müvekkilinin hak kaybının önüne geçmek için faturaya bağlı cari hesap ekstresinden icra takibi başlatıldığını, davalının icra takibine haksız ve kötüniyetli olarak itirazda bulunduğunu, icra takibinin durdurulduğunu, davalı şirket borca itirazını içeren 03/07/2020 havale tarihli itirazında, aralarındaki ticari ilişkiyi inkar etmediğini, yalnızca borca itiraz ettiğini, ödemeye ilişkin herhangi bir belge de itiraz dilekçesinin ekinde yer almadığını, borcu ödediğini senetle ispat kuralları gereği, yazılı delille ispatla mükellef olduğunun açık olduğunu, davalının itirazının haksız ve kötü niyetli olduğunu, dava açmadan önce arabuluculuk müessesine başvurulduğunu, görüşme sonucunda herhangi bir anlaşmaya varılamadığını beyan ederek, davanın kabulü ile, itirazın iptali ile takibin devamına, borcun asgari %20’sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
DAVALININ SAVUNMALARININ ÖZETİ:
Davalıya usulüne uygun tebligat yapılmasına rağmen davaya cevap vermediği anlaşılmıştır.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ:
İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonunda;"...her ne kadar davacı tarafça, davalıya 23 adet toplam 89.857,00 TL tutarlı fatura düzenlenmiş ise de; irsaliyeli faturaların bir kısım imzalı olduğu, bir kısmında ise teslim alan imzası bulunmadığı, hüküm kurmaya elverişli gerekçeli bilirkişi raporuna göre, davacının delil olarak dayanmış olduğu faturalardan toplam 48.144,00 TL kısmının, teslim alan kısmı imzalı olarak düzenlendiği, buna göre davalı tarafça davaya cevap verilmediğinden ve borca itiraz edildiği halde taraflar arasındaki ticari ilişkiye açıkça itiraz edilmediği, buna göre davacının 48.144,00 TL'lik malı teslim ettiği ve davalının bu miktarda ödeme yaptığını ispat edememesi karşısında, davacının davasını kısmen ispat ettiği, takibe yapılan itirazın bu miktar yönünden reddine, davanın kabul edilen kısım yönünden yasanın aradığı bütün koşulların mevcut olması nedeniyle kabul edilen asıl alacak üzerinden icra inkar tazminatına hükmedilmesine" gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile, Denizli 5. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasında takibe yapılan itirazın iptali ile, takibin 48.144,00 TL asıl alacak olmak üzere devamına, fazlaya ilişkin talebin reddine, asıl alacak miktarı 48.144,00 TL'nin %20'si oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:
Karara karşı, davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; taraflar arasında bulunan cari hesaba dayalı ticari ilişki konusunda anlaşmazlığın bulunmadığını, davalı itirazında, ''cari hesap ekstresi ve ekstreye dayalı faturalar adı altında iddia edilen alacak kalemine ilişkin borcum yoktur.'' dediğini, cevap dilekçesi ya da ödemeye ilişkin dekont vb. sunmadığını, sadece müvekkilinin ticari defterleri incelenerek karar verildiğini, davalının ticari defter ve kayıtlarının yerini bildirmediğini, bilirkişi raporunda, düzenlenen faturalara davalının itiraz etmediğinin belirtildiğini, davalı tarafından itiraz edilmeyen, ticari defterlerinde kayıtlı olup olmadığı bilinmeyen, kayıtlı ise müvekkili lehine delil olabilecek ve alacağına kavuşmasını sağlayacak bu hususun araştırılmadan karar verilmesinin hukuka aykırı olduğunu, müvekkilinin üzerine düşen yükümlülüklerini yerine getirerek, davalıya hizmet sağladığını, ancak hizmetinin bedelini alamadığını, davalının haksız ve kötüniyetli olarak itiraz ettiğini beyan ederek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE:
Dava, açık hesap alacağının tahsili amacıyla başlatılan ilamsız takipte vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.
Dairemizce istinaf incelemesi, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
Mahkemece, yukarıda yazılı gerekçeyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Dosyanın incelenmesinde; mahkemece taraf defterlerinin incelenmesine karar verildiği, buna ilişkin davalıya usulüne uygun yapılan ihtaratlı davetiye tebliğine rağmen, davalının defterlerini sunmadığı, incelemenin sadece davacı defterleri üzerinde yapıldığı anlaşılmaktadır.
Davacının defterlerine yönelik olarak düzenlenen bilirkişi raporunda, defterlerin açılış ve kapanış tasdiklerinin yapıldığının belirtilmesi sebebiyle, defterlerin usulüne uygun tutulduğu anlaşılmıştır. Raporda özetle; defterlere göre, davacı tarafça, davalı adına nakliye hizmetine ilişkin düzenlenen 23 adet faturaya dayalı olarak davalı adına 89.857,00 TL borç kaydı yapıldığı, bunun dışında taraflar arasında düzenlenen harici araç satış sözleşmesi ile davalı tarafça, davacıya 100.000,00 TL bedel ile satılmasına karar verilen araç için, davacının "araç peşinat bedeli ve taksit ödemesi" olarak 100.000,00 TL ödeme yaptığı gerekçesiyle bu tutarı da davalı adına borç kaydettiği, toplam 189.857,00 TL olan borç tutarından, davalının yaptığı toplam 4.990,00 TL ödemenin mahsubu ile takip tarihi itibariyle davacının, davalıdan 184.867,00 TL alacaklı olduğunun görüldüğü, sunulan dekontlara göre, davacının araç bedeli olarak "araç kapora bedeli" açıklamasıyla sadece 24.000,00 TL ödeme yaptığı, bunun dışında kalan 76.000,00 TL tutarındaki ödeme ile ilgili davacı tarafça tevsik edici bir belgenin ibraz edilmediği, bu nedenle bu tutarın mahsup edilmesi gereğinden hareketle, takip tarihi itibariyle davacının, davalıdan 108.867,00 TL açık hesap alacağının bulunduğu belirtilmiştir.
Davacının takipte asıl alacak olarak 91.867,00 TL talep ettiği görülmektedir.
HMK'nın 7251 S.K./23. maddesi ile değişik 222. maddesine göre;
(1) Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir.
(2) Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır.
(3) İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. Diğer tarafın ikinci fıkrada yazılan şartlara uygun olarak tutulan ticari defterlerinin, ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi hâlinde ticari defterler, sahibi lehine delil olarak kullanılamaz (Ek cümle: 22/07/2020 - 7251 S.K./23. md). Bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamaz.
Mahkemece, yukarıda yazılı yeni değişiklikle getirilen HMK'nın 222/3. maddesi dikkate alınıp, davalının meşruhatlı davetiyeye rağmen defterlerini sunmayarak, davacının usulüne uygun tuttuğu defterlerdeki kayıtları kabul etmiş sayıldığından hareketle, kök bilirkişi raporuna göre, takip tarihi itibariyle davacının alacağının, takipte istenenden daha fazla olduğu anlaşılmakla, davacının davasının tam kabulüne karar verilmesi gerekirken, yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsiz bulunmuş, davacı vekilinin istinaf başvurusu kabul edilmiştir.
Sonuç olarak, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüyle; ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-2 maddesi gereğince yeniden hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜYLE; yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç görülmediğinden HMK'nın 353/1-b-2 maddesi gereğince düzelterek esas hakkında yeniden karar verilmek üzere Denizli 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 28/12/2021 tarih ve ... Esas, ... Karar sayılı KARARININ KALDIRILMASINA,
2-Davanın KABULÜYLE;
a-Denizli 5. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı takip dosyasında davalının itirazının İPTALİNE, takibin 91.867,00 TL asıl alacak üzerinden aynen DEVAMINA,
b-Asıl alacağın takdiren %20'si oranında belirlenecek olan icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,
c-492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli 6.275,44 TL harçtan peşin olarak yatırılan 1.109,18 TL harcın mahsubuyla bakiye 5.166,26 TL harcın davalıdan tahsili ile Hazine'ye GELİR KAYDINA, harç tahsil müzekkeresinin ilk derece mahkemesince YAZILMASINA,
d-Denizli 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 14/04/2022 tarih ve ... Esas, ... Karar sayılı, ... ve ... Harç sayılı harç tahsil müzekkerelerinin ilk derece mahkemesince İPTALİNE,
e-Davacı tarafından yatırılan 54,40 TL başvurma harcı ile 1.109,18 TL peşin harç toplamı 1.163,58 TL'nin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,
f-Davacı tarafından ilk derece mahkemesinde yapılan davetiye gideri, posta masrafı, bilirkişi masrafından oluşan toplam 624,50 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,
g-Arabuluculuk aşamasında sarf edilen 1.320,00 TL'nin yargılama gideri olarak 6183 sayılı Kanun'a göre tahsil edilmek üzere davalıdan alınarak Hazine'ye GELİR KAYDINA,
h-Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca hesaplanan 30.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,
ı-Taraflarca yatırılan gider avansından kullanılmayan kısmın 6100 sayılı HMK'nın 333. maddesi gereğince ilk derece mahkemesince karar kesinleştiğinde ilgiliye İADESİNE,
3-İstinaf incelemesi yönünden;
a-Davacının istinaf başvurusu kabul edildiğinden 492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince peşin olarak yatırılan 80,70 TL maktu istinaf karar harcının talebi halinde davacıya İADESİNE,
b-Davacı tarafından istinaf incelemesi için yapılan 220,70 TL istinaf kanun yoluna başvurma harcı, 78,60 TL posta masrafı, 129,50 TL tebligat gideri olmak üzere toplam 428,80 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,
c-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,
d-İstinaf gider avansından kullanılmayan kısmın 6100 sayılı HMK'nın 333. maddesi uyarınca ilk derece mahkemesince ilgilisine İADESİNE,
4-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara TEBLİĞİNE,
Dair, 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-2 maddesi gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliğiyle, 6100 sayılı HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince dava değerinin karar tarihi itibariyle temyiz kesinlik sınırı olan 544.000,00 TL'nin altında kalması nedeniyle kesin olarak karar verildi.
...