T.C.
ANTALYA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
16. HUKUK DAİRESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: DENİZLİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
KARAR TARİHİ: 01/03/2022
DAVANIN KONUSU: Tazminat (Trafik Sigorta Sözleşmesi Kaynaklı Rücuen)
GEREKÇELİ KARAR
YAZIM TARİHİ: 16/05/2025
İlk derece mahkemesinin kararı süresi içerisinde istinaf edilmiş olduğundan dosya içerisinde bulunan belgeler okunup incelendi.
Üye hakimin görüşü değerlendirildi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVACININ İDDİALARININ ÖZETİ:
Davacı vekili, Müvekkilinin maliki olduğu .... Plakalı 2015 model Honda CR-V RE 1.6 dizel,160 4x4 Executive+ OV marka aracın 24.10.2017 tarihinde Denizli ili .... ilçesi ... Mahallesi ... câddesinde park halindeyken maliki ... ve sürücüsü ... olan ... Plakalı aracın müvekkilinin aracına çarparak maddi hasarlı trafik kazasına sebebiyet verdiğini, kaza nedeniyle müvekkilinin aracının kullanılamaz hale geldiğini, müvekkilinin maliki olduğu aracın .... A.Ş'nin .... nolu kasko poliçesi ile teminat altına alındığını, oluşan kaza sonucunda müvekkilinin aracının ciddi anlamda hasar gördüğünü ve ileride açılacak davanın delilini oluşturmak maksadı ile 13.11.2017 tarihli hasar istemli dilekçeleri ile Denizli 1. Sulh Hukuk Mahkemesinin .... Değişik iş dosyasıyla yaptırdıkları hasar tespitinde hasar bilirkişisi ... târihli raporunda araçta KDV dahil 78.181,50TL tutarında tamir gideri, 31,60 TL hurda değeri ve kaza nedeni ile 20.000,00 TL değer kaybı olduğunu, kazalı halde değerinin 80.000,00 TL olduğunu, oluşan riziko kazanın hemen akabinde davalı sigortacı şirkete ihbar edildiğini, ancak ihbara rağmen davalının yasal yükümlülüğünü halen yerine getirmediğini, müvekkilinin zararını karşılamadığını, bu nedenlerle davalı tarafça ödenmesi gereken pert total bedelinin tahsili için iş bu davayı açmak zorunda kaldıklarını, fazlaya ilişkin talep ve dava hakları saklı kalmak kaydıyla, davalı şirket tarafından ödenmeyen şimdilik 20.000, TL pert total bedelinin, temerrüt tarihinden itibaren işleyecek avans faizinin davalı şirketten tahsiline, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı yana bırakılmasına karar verilmesi talep ve dava etmiştir.
DAVALININ SAVUNMALARININ ÖZETİ:
Davalı vekili, açılan bu dava hukuki dayanaktan yoksun olup reddinin gerektiğini, davanın görevsiz mahkemede açıldığını bu nedenle reddinin gerektiğini, davacı .... San, ve Tic. A.Ş. tüzel kişi tacir olduğunu, müvekkili sigorta şirketinin de TTK 16/2. Maddesi anlamında tacir sayılan tüzel kişi olduğunu bu durum karşısında TTK'nın 3, 4, 5, 16/2 maddeleri uyarınca iş bu davanın Asliye Ticaret Mahkemeleri'nde görülmesinin gerektiğini, rizikonun gerçekleşmesi sonucunda oluşan maddi zararın müvekkili .... A.Ş.'ye ihbar edildiğini, ancak müvekkili şirketin yasal yükümlülüğünü yerine getirmediğini iddia ettiğini, söz konusu iddianın kabulünün mümkün olmadığını, kazanın meydana geldiği 24.10.2017 tarihinden sonra, 25.10.2017 tarihinde aracın hasar durumunu ve onarım bedelini belirleyen ekspertiz raporu hazırladığını, aracın hasar durumu ve onarım bedelinin belirlenmesine karşın davacı tarafın bizatihi onarıma yanaşmadığını, bu nedenlerle davanın reddine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı üzerine bırakılmasına dair karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ:
İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonunda; "Davalı sigorta şirketi tarafından ....plakalı aracın ... nolu kasko poliçesi ile teminat altına alındığı, kazanın 28/06/2018 tarihinde poliçe tarihleri arasında gerçekleştiği, davacının davadan önce KTK 97. Madde gereğince davalı sigorta şirketine başvurduğu, sigorta şirketince ödeme yapılmadığı görülmüştür.
Dosyada mevcut tek sigorta eksperi bilirkişi raporlarında talebe konu aracın pert olup olmadığı, pert bedeli hususlarında çelişki oluştuğundan ve raporlar hükme esas almaya elverişli olmadığından, Mahkememizce başka üç kişilik sigorta eksperi bilirkişi heyetinden rapor aldırıldığı ve bilirkişi heyeti tarafından düzenlenen ... tarihli raporunda özetle; ... plakalı aracın ... tarihli kazadan önceki ikinci el piyasa rayiç değerinin 155.000,00TL olduğu, KDV Dahil 78.181,60TL hasar onarım maliyetinin yerinde olduğu, araç üzerindeki hasar boyutu dikkate alındığında, hasarlı olarak 90.000,00TL SOVTAJ bedeli ile satılabileceği, tüm bu veriler dikkate alındığında, onarım işleminin ekonomik olmadığı, hasar bedelinin 65.000,00TL olduğu görüş ve mütalaa edildiği anlaşılmıştır.
İçtihatlara uygun denetime ve hüküm kurmaya elverişli heyet bilirkişi raporuna göre tespit edilen piyasa rayiç değer üzerinden sovtaj bedeli düşülmek suretiyle hesaplanan 65.000,00 TL pert total tazminatının, davacı tarafça temerrüt tarihinden itibaren avans faizi talep edildiğinden, davalıya başvuru yapılan 25/10/2017 tarihinden itibaren 8 iş günü sonra temerrüde düşeceği kabul edilerek temerrüt tarihi 07/11/2017 tahinden itibaren işleyecek, taraflar tacir olduğundan, avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar vermek gerekmiştir.
Kasko sigorta sözleşmesinden kaynaklanan maddi tazminat talepleri sigorta ettiren ile sigortacının tarafı olduğu sözleşmeye dayanmakta olup, bu davalar 6762 Sayılı TTK’nın 1268. maddesi (6102 Sayılı TTK’nın 1420. maddesi) gereğince 2 yıllık zamanaşımı süresine tabidir. Bu düzenleme Kara Taşıtları Kasko Sigortası Genel Şartlarının C.9. maddesinde de açıkça ve aynen yer almaktadır. 6762 Sayılı TTK’nın 1292. ve 1299. maddeleri hükmü uyarınca zamanaşımı süresinin başlangıcı alacağın muaccel olduğu gün, yani sigortalının rizikonun gerçekleştiğini öğrendiği günden itibaren başlayan 5 günlük ihbar tarihinin son günüdür. Davaya konu kaza tarihi 24.10.2017, dava tarihi 11/12/2017'dir.
Ayrıca davacı dava dilekçesinin netice-i talep kısmında “fazlaya ilişkin haklar saklı tutulmak kaydıyla” açıklamasıyla dava açmıştır. Bedel artırım dilekçesi ile "6100 sayılı HMK madde 107 gereğince, açtığımız belirsiz alacak niteliğindeki davamızda, bilirkişi tarafından yapılan hesaplamalar sonucu alacağımızın miktarı veya değeri belirlendiğinden işbu dilekçe ile dava değerimizin arttırılması gereği doğmuştur." şeklinde beyanda bulunulmuştur. Davacı vekilinin bu açıklamaları karşısında davanın belirsiz alacak davasının bir türü olan kısmi eda külli tespit talepli alacak davası olup, belirsiz alacak davasında talep artırımına karşı yapılacak zamanaşımı definin hukuki sonucu yoktur, çünkü dava açılmakla tüm alacak yönünden dava zamanaşımı kesilmiştir. Bu nedenlerle mahkemece davalı vekilinin talep artırımına karşı yaptığı zamanaşımı define mahkememizce itibar edilmemiş olup, davanın kabulü" şeklinde karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:
Karara karşı, davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacının hasar bedelini istemediğini, pert total bedelini istediğini, pert totel için başvuru yaptığını, bu nedenle onarım yapılmadığını, kusuru olmadığını, mahkemenin hükme esas aldığı bilirkişi raporunun daha önce alınan raporlarla çeliştiğini, sovtaj bedeli yönünden tek firmadan bilgi alınarak rapor tanzim edildiğini, müvekkiline geçerli bir ihbar yapılmadığı için avans faizine hükmedilemeyeceğini beyan ederek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE:
Dava, sigorta sözleşmesinden kaynaklı tazminat talebine istemine ilişkindir.
Dairemizce istinaf incelemesi, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
HMK'nın 359/3 maddesi uyarınca; dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, yasaya uygun gerektirici nedenlere, ilk derece mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, HMK'nın 355/1 maddesi gereği incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, re'sen gözetilmesi gereken, kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmamasına, mahkemece hükme esas alınan ... tarihli bilirkişi heyet raporunun hükme elverişli, bilimsel yöntem ve verilere uygun düzenlenmiş olmasına, davacının davalı sigorta şirketine usulüne uygun davadan önce başvuru yapmış olmasına, davacının ve davalının tacir olduğu uyuşmazlıkta davacının davalıdan avans faizi talep edebilecek olmasına, kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğunun anlaşılmasına göre; davalı vekilinin istinaf itirazları yerinde görülmediğinden HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davalı vekilinin ilk derece mahkemesi kararına ilişkin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,
2-492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli 4.440,15 TL maktu istinaf karar harcından peşin olarak yatırılan 1.110,03 TL harcın mahsubu ile bakiye 3.330,12 TL istinaf karar harcının davalı taraftan tahsili ile Hazine'ye GELİR KAYDINA, harç tahsil müzekkeresinin ilk derece mahkemesince YAZILMASINA,
3-Davalının istinaf başvurusu nedeniyle yaptığı yargılama masraflarının kendi üzerinde BIRAKILMASINA,
4-Kullanılmayan istinaf gider avansının 6100 sayılı HMK'nın 333. maddesi uyarınca ilk derece mahkemesince ilgilisine İADESİNE,
5-İstinaf incelemesi dosya üzerinden yapıldığından davacı lehine vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,
6-Kararın ilk derece mahkemesi tarafından taraflara TEBLİĞİNE,
Dair, 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliğiyle ve 6100 sayılı HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince dava değerinin 544.000,00 TL'nin altında olması nedeniyle kesin olarak karar verildi.
...