T.C.
ANTALYA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
16. HUKUK DAİRESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ:DENİZLİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
KARAR TARİHİ:16/03/2022
DAVANIN KONUSU:İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
GEREKÇELİ KARAR
YAZIM TARİHİ:16/05/2025
İlk derece mahkemesinin kararı süresi içerisinde istinaf edilmiş olduğundan dosya içerisinde bulunan belgeler okunup incelendi.
Üye hakimin görüşü değerlendirildi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVACININ İDDİALARININ ÖZETİ:
Davacı vekili, müvekkil şirketin, karşı yana resmi şekil şartına uygun olmayan taşınmaz satış vaadi sözleşmesi gereği ödediği bedel için Denizli 3.İcra Müdürlüğü ... esas sayılı dosyası ile takip başlatıldığını, itiraz nedeni ile takibin durduğunu, davalı şirketin itiraz dilekçesinde borca ve ferilerine ve yetkiye itiraz ettiğini, yetki itirazının usule uygun olmadığını, davalı tarafın yetki itirazında bulunduğunu, yetkili icra dairesini göstermediğini, taraflar arasında hukuki ilişki mevcut olup , para alacağına yönelik takipte müvekkil şirketin adresi icra dairesi olan Denizli İcra Müdürlüğü olduğunu, müvekkilin kira sözleşmesi ile kiracı olarak zilyet ettiği taşınmaz ile ilgili olarak müvekkil ile davalı şirket arasında ,ekte örneği sunulan taşınmaz satış vaadi ve taşınır satış sözleşmesi başlıklı, resmi şekil şartına uygun olmayan sözleşme düzenlendiğini, sözleşme konusu edilen ... Sanayi Bölgesi ... ada ... parsel sayılı taşınmazın davalı adına kayıtlı olmadığı gibi, resmi şekil şartına uygun olmayan sözleşme ile satış vaadi konusu yapıldığını, müvekkil şirket tarafından, sözleşmenin cezai şartlar başlığı altında yazılı olduğu üzere banka havalesi ile 566.635 TL ödeme yapıldığını, sözleşmede 560.000 TL yazsa da ödenen bedelİN 566.635 TL olduğunu, daha sonra yazılı şekil şartına uygun olmayan sözleşmenin müvekkil tarafından haklı olarak feshedildiğini, bu sözleşmeye istinaden müvekkil tarafından davalı şirkete ödenen bedellerin geri ödenmesinin noter yolu ile ihtar edilmesine rağmen ödenmediğini, davalı şirketin, Gaziantep 5.Noterliği 09.12.2020 tarihli ve ... yevmiye sayılı ihtar dilekçesinde ,100.000 USD alınmadığını, 560.000 TL olarak yapılan ödemenin ise sözleşme gereği cezai şart ödemesi olduğuNU bu nedenle iade edilmeyeceğinin beyan edildiğini, maddi gerçekte gönderilen bedelin , anlaşma gereği 100.000 USD karşılığı 566.635 TL ilk ödeme olarak gönderildiğini, resmi şekil şartına uygun olmayan ve bu nedenle geçerli olmayan sözleşmeye istinaden davalı şirketin müvekkilden almış olduğu bu bedeli ödeme yükümlülüğü olmasına rağmen haksız bir nedenle ödemeyeceğini beyan ettiğini, taraflar, ilk ödeme olarak sözlü olarak 100.000 USD olarak kararlaştırmış ve ödeme tarihlerinde 100.000 USD nin TL ye çevrilerek davalıya ödeme yapılmış ise de, sözleşmeye 100.000 USD olarak derc edilmeyip, düz olarak 560.000 TL olarak yazıldığını, bu nedenle ilamsız icra takibinde maddi hata yapılarak, takibin 100.000 USD ve işlemiş faiz üzerinden talep edildiğini, 100.000 USD'nin sözleşmeye derc edilmediği için talebi daraltarak ve fazlaya ilişkin tüm hakları saklı tutarak, davalı tarafa ödenen 566.635 TL nin anaparanın ihtarın tebliğinden itibaren işleyen ticari avans faizi oranı olan %16,25 üzerinden hesaplanan 42. 900 TL işlemiş faizi ile birlikte itirazın iptaline, ticari avans faizi ile birlikte takibin devamına karar verilmesini, davalı şirket tarafından hesaplanabilen ve likit olan bu alacak için icra takibine kötüniyetli olarak ve haksız nedenle itiraz edildiğini, takibin itiraz ile durduğunu, bu nedenlerle fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile davanın kabulü ile, Denizli 3.İcra Müdürlüğü ... esas sayılı dosyasında 609.535 TL üzerinden itirazın iptaline, bu bedele takip tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte takibin devamına %20 icra inkar tazminatı yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalı taraftan alınmasına karar verilmesini talep etmiştir.
DAVALININ SAVUNMALARININ ÖZETİ:
Davalı vekili, Davacı taraf müvekkil aleyhine Denizli 3. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası ile dayanağı Denizli 2. Noterliği 06/03/2020 tarih ve ... Yevmiye nolu ihtarname olan ve asıl alacağı 100.000 Amerikan Doları olan ilamsız bir icra takibi başlatıldığını söz konusu borca süresinde itiraz edildiğini, takip talebi ve ödeme emri incelendiğinde takip çıkışı miktarın 100.000 USD olduğu dayanak belgenin de Denizli 2. Noterliği 06/03/2020 tarih ve ... Yevmiye nolu ihtarname olduğunun açıkça belirtildiğini, davacının dava dilekçesi incelendiğinde her ne kadar takip talebinde 100.000 USD talep edilmişse de müvekkile 100.000 USD'nin TL değeri olan 560.000 TL gönderildiği ve bu gönderilere ilişkin makbuzların sunulduğunu, davacı tarafın takip talebinde müvekkilin davacı tarafa 100.000 USD borcu olduğunu belirtmişken dava dilekçesinde takip dayanağı olarak gösterilmeyen belgelerle bu alacağın 560.000 TL olduğununun belirtildiğini, davacı tarafın davaya konu icra takibi ile uzaktan yakından ilgisi olmayan ve taraflarınca da borç olduğu kesinlikle kabul edilmeyen başka bir para alışverişini davaya konu etmeye çalıştığını, bu bilgi ve belgeleri de kabul etmediklerini, müvekkilin davacı şirkete hiçbir borcunun olmadığını, davacının takibe dayanak olarak göstermediği başka bir para alışverişini veya borcu söz konusu davada talep edemeyeceğini, bu nedenlerle müvekkil aleyhine haksız ve mesnetsiz olarak açılan davanın reddine, takibinde haksız ve kötü niyetli olan alacaklı hakkında takip konusu alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere tazminata hükmedilmesine; yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ:
İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonunda; " Davacı tarafça Denizli 3. İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı dosyasında 103.794,52 USD taşınmaz bedeli alacağının tahsili amacıyla başlatılan ilamsız icra takibine davalı tarafça itiraz edilmiştir.Davacı tarafça süresi içerisinde açılan itirazın iptali davasında ise Denizli 3. İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı takip dosyasında 609.535,00 TL üzerinden itirazın iptaline karar verilmesi talep edilmiştir. İtirazın iptali davası, itirazın hükümden düşürülmesi ana başlığı altında düzenlenmekle takip hukuku içinde ve takip talebiyle sıkı sıkıya bağlantılı ele alınması gereken, sonucuyla takibin devamına etkili bir dava türü olarak karşımıza çıkmaktadır ve takip talepnamesinde dayanılan borç ve borcun sebebi ile bağlılık asıldır. İtirazın iptali davalarında alacaklı, takipte dayanmadığı belgeler dışındaki başka belgelere dayanamaz. Davanın takibe bağlılığı alacağın miktarı bakımından söz konusu olduğu gibi alacağın kaynağı bakımından da geçerli olmakla davacı tarafından başlatılan icra takibinde alacak 103.794,52 USD olarak gösterilmesine karşın işbu itirazın iptali davasında 609.535,00 TL üzerinden itirazın iptaline karar verilmesinin talep edilmesi karşısında davacının icra takibinde talep edilmeyen alacak yönünden açılan itirazın iptali talebinin ve davalının şartları oluşmayan kötüniyet tazminatı talebinin reddi" şeklinde karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:
Karara karşı, davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkilinin taşınmaz satış vaadi sözleşmesi uyarınca ödediği bedelin iadesi için takip başlattığını, sözleşmenin ceza şartları başlığı altında yazılı olduğu üzere banka havalesi ile müvekkilinin 5.666.635,00 TL ödediğini, davalı hakkında USD üzerinden takip başlattıklarını, ancak sözleşmede USD yazılmadığını fark ettiklerini, bu nedenle talebi daralttıklarını, taraflar arasında USD cinsinden bir sözleşme olmadığından seçimlik hakkı değiştirmenin de söz konusu olmadığını beyan ederek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE:
Dava, itirazın iptali istemine ilişkindir
Dairemizce istinaf incelemesi, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
İtirazın iptali davası, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu’nun (İİK) 67 ve devamı maddelerinde düzenlenmiştir. Buna göre;
i) İlamsız takip yapılmış olması,
ii) Borçlunun bu takibe itiraz etmesi,
iii) İtirazın alacaklıya (davacıya) tebliğinden itibaren alacaklının, bir yıl içinde mahkemeye başvurmuş olması yasal koşullarının gerçekleşmesi gerekir.
Takip alacaklısı tarafından ödeme emrine süresi içinde itiraz etmiş olan takip borçlusuna karşı açılan itirazın iptali davasının konusu, icra takibine konu edilen alacaklar olup, davanın amacı itirazla duran takibin devamını sağlamaktır. Bu dava, yargılama usulü bakımından genel hükümlere tabidir. Davalı borçlunun icra dosyasında ileri sürdüğü itirazlar dışındaki itirazlarını da bu dava içinde ancak cevap süresi içinde ileri sürmesi olanaklıdır. Eğer cevap süresi içinde davalı/borçlu diğer itirazlarını ileri sürmezse mahkeme bunları kendiliğinden göz önüne alamaz, takibe itiraz edilirken bildirilen sebeplerle sınırlı araştırma yapmak durumunda kalır. Nitekim aynı hususlara Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 17.09.2019 tarihli ve ... E., ... K. sayılı kararında da değinilmiştir.
Dava yargılama usulü bakımından genel hükümlere tabi olduğundan; ispat külfeti normal bir alacak davasındaki ile aynıdır. Ancak her iki dava ispat yöntemleri ve hukuki sonuçları bakımından farklılıklar göstermektedir. Bu bağlamda belirtmek gerekirse; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (HMK) 190. maddesi gereğince ispat yükü, kanunda özel düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir. Bu genel kuralın dışında bazı hâllerde ispat yükü yer değiştirerek davalı tarafa geçer. Bu hâllerden birisi davalının ödeme savunmasında bulunmasıdır. Davacı ya da davalı iddiasını ya da savunmasını HMK’da belirtilen hükümlere göre ispat etmelidir. Buna göre yapılacak yargılama sonunda mahkemece verilecek karar ya davanın kabulü ya da reddine yönelik olacak; ancak takibin iptali ya da devamı hükmünü de içerecektir.
Bu açıklamalar göstermektedir ki; itirazın iptali davası, icra takibine sıkı sıkıya bağlı; itiraz üzerine duran icra takibinin devam edebilmesini sağlayan ve takip hukuku içinde olmakla birlikte, taraflar arasındaki maddi hukuk ilişkisi incelenerek uyuşmazlığı kesin hükümle sonuçlandıran bir davadır. Davanın takibe bağlılığı alacağın miktarı bakımından söz konusu olduğu gibi alacağın kaynağı bakımından da geçerlidir.
Tüm bu açıklamalar ışığında somut olay değerlendirildiğinde; eldeki davada, davacılar vekili Denizli 2. Noterliğinin 06/03/2020 tarihi ... yevmiye nolu ihtarı ile belirtilen taşınmaz bedeli olan alacağın tahsili amacıyla, USD üzerinden, harca esas değeri 813.463,79 TL , hesaplama kurunu 1 USD üzerinden 7,8373 TL göstererek 100.000,00 USD asıl alacak , 3.794,52 USD işlemiş faiz üzerinden toplam 103.794,52 USD olmak üzere davalı aleyhine takip başlatmıştır.
Eldeki davada ise; Denizli 3.İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasında 609.535,00 TL üzerinden itirazın iptalini talep etmiştir.
Taraflar arasındaki sözleşmenin incelenmesinde; satış tutarının alıcı tarafından taahhüt edildiği şekilde ödenmemesi sebebi ile satıcının sözleşmeyi fesh etmesi halinde taşınmaz ve taşınırlar için 560.000,00 TL'lik ödemenin iadesinden vazgeçildiğinin kararlaştırıldığı anlaşılmıştır.
Dosyada alınan bilirkişi raporunda, davacı- alıcının davalıya taşınmaz ve taşırlar için toplam 566.635,00 TL ödediği tespit edilmiştir. Davacı dava dilekçesinde, sözleşmenin geçersiz olması nedeni ile sözleşmenin cezai şart bölümünde 560.000,00 TL olarak belirttiğini ancak alıcı tarafından 566.635,00 TL olarak taşınmaz ve taşınırlar için ödenen bedelin iadesi için takip başlattığını belirterek eldeki itirazın iptali davasını açmıştır.
Dolayısıyla; somut olayda, dayanılan alacak miktarı ve alacak sebebi yönünden takipte dayanılmayan hukuki sebebe dayalı olarak yine takipte USD üzerinden talepte bulunulmasına rağmen davada alacak miktarının TL olarak gösterilerek açılan davada takibe sıkı sıkıya bağlılık ilkesine aykırı davranıldığından, davanın usulden reddine karar verilmesi gerekirken esastan reddine karar verilmesi hatalı olmuştur.
Sonuç olarak, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüyle; ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-2 maddesi gereğince yeniden hüküm kurulmak suretiyle davanın usulden reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜYLE; yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç görülmediğinden HMK'nın 353/1-b-2 maddesi gereğince düzelterek esas hakkında yeniden karar verilmek üzere DENİZLİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'nin 16/03/2022 tarih ve ... Esas, ... Karar sayılı KARARININ KALDIRILMASINA,
2-Davanın USULDEN REDDİNE ;
a-492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli 615,40 TL maktu istinaf karar harcının peşin yatırılan 6.353,62TL harçtan mahsubu ile fazladan yatırılan 5.738,22 TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacı tarafa İADESİNE,
b-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlenin davacı üzerinde BIRAKILMASINA,
c-Arabuluculuk aşamasında sarf edilen 1.320,00 TL'nin yargılama gideri olarak 6183 sayılı Kanun'a göre tahsil edilmek üzere davacıdan alınarak Hazine'ye GELİR KAYDINA,( bu hususta ilk derece mahkemesince harç tahsil müzekkeresi yazıldığından yeniden yazılmasına yer olmadığına)
d-Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca hesaplanan 30.000,00 TL maktu vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya VERİLMESİNE,
e-Taraflarca yatırılan gider avansından kullanılmayan kısmın 6100 sayılı HMK'nın 333. maddesi gereğince ilk derece mahkemesince karar kesinleştiğinde ilgiliye İADESİNE,
3-İstinaf incelemesi yönünden;
a-Davacının istinaf başvurusu kabul edildiğinden 492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince peşin olarak yatırılan 80,70 TL maktu istinaf karar harcının talebi halinde davacıya İADESİNE,
b-Davacı tarafından istinaf incelemesi için yapılan 220,70 TL istinaf kanun yoluna başvurma harcı, 79,10 TL posta masrafı ve tebligat gideri olmak üzere toplam 299,80 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,
c-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından davacı lehine vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,
d-İstinaf gider avansından kullanılmayan kısmın 6100 sayılı HMK'nın 333. maddesi uyarınca ilk derece mahkemesince ilgilisine İADESİNE,
4-Kararın Dairemizce taraflara TEBLİĞİNE,
Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliğiyle 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-2 maddesi gereğince aynı Kanun'un 361/1 maddesi gereğince Dairemiz kararının tebliğinden itibaren İKİ HAFTALIK süre içinde Yargıtay nezdinde temyiz kanun yolu açık olmak üzere karar verildi.
...