T.C.
ANTALYA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
16. HUKUK DAİRESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ:Antalya 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
KARAR TARİHİ:19/01/2022
DAVANIN KONUSU:İtirazın İptali
GEREKÇELİ KARAR
YAZIM TARİHİ:28/04/2025
İlk derece mahkemesinin kararı süresi içerisinde istinaf edilmiş olduğundan dosya içerisinde bulunan belgeler okunup incelendi.
Üye hakimin görüşü değerlendirildi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVACININ İDDİALARININ ÖZETİ:
Davacı vekili, ... İnş. San. ve Tic. A.Ş.'ye ait ... Otel'in, müvekkili şirket bünyesinde ... numaralı 01/04/2017 başlangıç tarihli "Otel ve Tatil Köyü Sigorta Poliçesi ile sigortalandığını, 10/07/2017 başlama tarihli Otel ve Tatil Köyü Sigortası Bedel Artış Zeyilnamesi düzenlendiğini, sigorta teminatı devam etmekte iken, sigortalanan otelde, 22/10/2017 tarihinde saat 05:30 sıralarında su seviye flatörünün arızalanması sonucunda ilk belirlemelere göre otelin kongre merkezi fuaye alanı, toplantı salonlarının su dolduğunu, bunun sonucunda toplantı salonu, fuaye alanı ve toplantı salonunda bulunan kapılar, süpürgelikler, halılar (1700m²), servantlar (20 adet) duvar ahşap sövelerin hasar gördüğünü ve hasarın 24/10/2017 tarihinde müvekkiline bildirildiğini, yapılan bildirim üzerine müvekkili sigorta şirketi bünyesinde ... numaralı hasar dosyası açıldığını ve sigortalı otele eksper gönderildiğini, gönderilen eksper tarafından 01/12/2017 tarihli ekspertiz raporu düzenlendiğini, düzenlenen rapor ile, belirtilen hasar sebebinin su seviye flatörünün arızalanmasından kaynaklandığı, arızalanarak hasara sebebiyet veren su seviye flatörünün ... tarafından otele satıldığı, su seviye flatörünü yurt dışından ithal eden firmanın ise ... Elektrik A.Ş. olduğu, ortaya çıkan hasarın 63.020,00 TL olduğu ve hasarın sigorta kapsamında olduğunun belirtildiğini, su basan alanlarda yer alan halının satıcısı ... Halı tarafından sunulan raporda, halının bazı kesimlerinde deformasyon olduğu ve bu nedenle değişmesi gerektiği belirtildiğinden, ek ekspertiz raporu düzenlendiğini ve 67.521,67 TL halı değişim ücreti olacağını, bunun da sigorta kapsamında olduğunun belirtildiğini, hasar bedelinin ödenmesi için davalı ... ve ithalatçı firma olan ...'ya 08/03/2018 tarihli mektupların iadeli taahhütlü olarak gönderilerek, sigortalıya ödenen hasar miktarını ödemeleri hususunda ihtarda bulunulmuş ise de, davalı ve ithalatçı firma tarafından herhangi bir ödeme yapılmadığını, bunun üzerine davalı ve ithalatçı firma hakkında öncelikle İstanbul 35. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, ithalatçı firma ... tarafından yapılan yetki itirazının taraflarınca kabul edilerek, dosyanın Bakırköy İcra Müdürlüğü'ne gönderildiğini, Bakırköy 6. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası olarak kaydedildiğini ve bu dosyadan gönderilen ödeme emirlerine de her iki borçlu tarafından itiraz edilmesi üzerinde takibin durduğunu belirterek, haksız itirazın iptaline, takibin devamına, itirazında haksız ve kötüniyetli olan davalının takip konusu tutarın %20'sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatı ödemeye mahkum edilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
DAVALININ SAVUNMALARININ ÖZETİ:
Davalı vekili, davacı tarafça ilk olarak yetkisiz icra dairesinde takip başlatıldığını, takibe itiraz sonrasında arabuluculuk yoluna başvurulduğunu ve 09/12/2019 tarihli arabuluculuk son tutanağı düzenlendiğini, akabinde Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas, ... Karar sayılı dosyası nezdinde dava açıldığını, müvekkili açısından yetkisizlik kararı verildiğini, bunun üzerine davacı tarafça Antalya Genel İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı dosyası ile takip başlatıldığını, taraflarınca takibe itiraz edildiğini ve huzurdaki davanın açıldığını, dava açılmadan önce zorunlu arabuluculuk yoluna başvurulmadığını, yetkisiz icra takibi dayanak olarak gösterilerek yapılan arabuluculuk son tutanağının, işbu dava dosyasında da kullanıldığını, ortada yeni bir icra takibi olduğunu, Antalya Genel İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı dosyasının dayanak gösterilmesi sureti ile yapılan bir arabuluculuk başvurusu bulunmadığını, bu nedenle davanın usulüne uygun bir arabuluculuk başvurusu bulunmaması sebebi ile öncelikle dava şartı yokluğundan usulden reddedilmesi gerektiğini, arızalı olduğundan bahisle zarara sebep olduğu iddia olunan emniyet ventilinin müvekkili tarafından satıldığına dair herhangi bir delil olmadığını, müvekkilinin üretim, montaj ya da kurulum yapan bir firma olmadığını, davacı tarafça hazırlatılan taraflı ve hukuki gerçeklikten uzak ekspertiz raporlarının çelişkili olduğunu, davacının talebinin zaman,aşımına, hak düşürücü süreye uğradığını, davacı tarafın iddia etiği zararı ve miktarını kabul etmediklerini, davacı tarafça aynı konuda ...A.Ş. aleyhine dava açıldığını, bu davanın varlığı karşısında işbu davanın mükerrer olduğunu, önce açılan davanın sonucunun beklenilmesi gerektiğini belirterek, davanın husumet, zamanaşımı, hak düşürücü süre ve dava şartı yokluğundan öncelikle usulden, mahkeme aksi kanaatte ise esas yönünden reddine karar verilmesini, takibin %20'den az olmamak üzere de kötüniyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ:
İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonunda;"...Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dava dosyasının incelenmesinde; taraflarının ve uyuşmazlığa konu alacağın mahkememiz dosyasının konusu ile aynı olduğu ve davacı vekilinin birleştirme konusunda talebi bulunması dikkate alınarak birlikte görülmesinde usul ekonomisi açısından da uygun olacağı kanaatine varıldığı" gerekçesiyle açılan bu dava ile Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esasında kayıtlı dava dosya ile HMK'nın 166. maddesi uyarınca davaların birleştirilmesine karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:
Karara karşı, davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; yetki hususunda verilmiş kesin bir hüküm bulunduğunu, bu hususun gözardı edilerek verilen birleştirme kararının kaldırılması gerektiğini, Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nce müvekkili açısından yetkisizlik kararı verildiğini ve diğer davalı hakkındaki dava tefrik edilerek, yargılamaya birleştirme kararı verilen mahkemede devam edildiğini, Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nce verilen yetkisizlik kararının kesinleştiğini, mahkemece verilen karar ile müvekkili açısından usul ve yasaya aykırı olarak yetkisizliği kesinleşen mahkemede birleştirme kararı verildiğini, kaldı ki birleştirme kararı verilen dosyanın taraflarının aynı olmadığı gibi müvekkilinin o davada taraf da olmadığını, Bakırköy Adliyesi'nin müvekkili bakımından yetkisiz olduğunu, beyan ederek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE:
Dava, davacı tarafça sigortalanan otelde, meydana gelen hasar sebebiyle yapılan ödemenin, davalıdan rücuen tahsili amaçlı başlatılan ilamsız takipte vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.
Dairemizce istinaf incelemesi, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
HMK'nın 359/3 maddesi uyarınca; dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, yasaya uygun gerektirici nedenlere, ilk derece mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, HMK'nın 355/1 maddesi gereği incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, re'sen gözetilmesi gereken, kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmamasına, davanın ilk olarak görüldüğü Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyasında verilen yetkisizlik kararının, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi'nin 21/01/2021 tarih, ... Esas - ... Karar sayılı ilamı ile kaldırılarak, takibin yetkili icra dairesinde başlatılmadığı gerekçesiyle dava şartı yokluğu nedeniyle davanın usulden reddine karar verilmiş olmasına, bu karar sonrası davacı tarafça Antalya'da yeniden davalı aleyhine takip başlatılıp, takibe itiraz üzerine işbu itirazın iptali davasının açılmış olmasına, dolayısıyla kesin yetki ile ilgili verilmiş bir kararın bulunmamasına, hasara sebebiyet verdiği iddia olunan su seviye flatörünün satıcısı olduğu iddiasıyla davalıya husumet yöneltilmesine, birleştirme kararı verilen dosyanın davacısının ve konusunun işbu dosya ile aynı olup, o davada husumet yönetilen kişinin de hasara sebebiyet verdiği iddia olunan su seviye flatörünün ithalatçısı olmasına, dolayısıyla bu dosyalardan biri hakkında verilecek hükmün diğer dosyayı etkileyecek olması sebebiyle, aralarında bağlantı bulunduğuna ve birleştirilmeleri gerektiğine yönelik verilen kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğunun anlaşılmasına göre; davalı vekilinin istinaf itirazları yerinde görülmediğinden HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davalı vekilinin ilk derece mahkemesi kararına ilişkin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,
2-492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli 615,40 TL maktu istinaf karar harcından peşin olarak yatırılan 80,70 TL harcın mahsubu ile bakiye 534,70 TL istinaf karar harcının davalı taraftan tahsili ile Hazine'ye GELİR KAYDINA, harç tahsil müzekkeresinin ilk derece mahkemesince YAZILMASINA,
3-Davalının istinaf başvurusu nedeniyle yaptığı yargılama masraflarının kendi üzerinde BIRAKILMASINA,
4-Kullanılmayan istinaf gider avansının 6100 sayılı HMK'nın 333. maddesi uyarınca ilk derece mahkemesince ilgilisine İADESİNE,
5-İstinaf incelemesi dosya üzerinden yapıldığından vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,
6-Kararın ilk derece mahkemesi tarafından taraflara TEBLİĞİNE,
Dair, 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliğiyle ve 6100 sayılı HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince dava değerinin 544.000,00 TL'nin altında olması nedeniyle kesin olarak karar verildi.
...