T.C.
ANTALYA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
16. HUKUK DAİRESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ:ANTALYA 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
KARAR TARİHİ:14/12/2021
DAVANIN KONUSU:Menfi Tespit
GEREKÇELİ KARAR
YAZIM TARİHİ:25/04/2025
İlk derece mahkemesinin kararı süresi içerisinde istinaf edilmiş olduğundan dosya içerisinde bulunan belgeler okunup incelendi.
Üye hakimin görüşü değerlendirildi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVACININ İDDİALARININ ÖZETİ:
Davacı vekili, müvekkilinin dava konusu senet ile ilgili herhangi bir borcu olmadığını, dava konusu senet ile ilgili davalının Antalya 11. İcra Müdürlüğü’nün ... esas sayılı dosyası ile müvekkili aleyhine icra takibi başlattığını, müvekkilinin alacaklıyı tanımadığını, senette ciranta olarak yer alan diğer iki borçlu ... ve ...’ı tanıdığını, bu şahıslarla araç alışverişi sırasında tanıştığını, müvekkilinin cirantalarla başkaca hiçbir alışverişi olmadığını bu sebeple takip dayanağı senedi vermesi için bir sebebi bulunmadığını, müvekkilin ... plakalı aracı ...’den satın aldığını ve aracı alırken noterde parayı ödediğini, daha sonra müvekkilinin Ankara’da ikamet ettiği için aracın plakasını ... sayılı plakaya çevirdiğini, müvekkilinin aracı alırken bedelini peşin ödediğini ve kesinlikle bir senet imzalamadığını, senetteki imzanın müvekkiline ait olmadığını, davalının icra takibine karşı takibin durdurulması için ihtiyati tedbir taleplerinin kabulü ile, .... tanzim tarihli, ... ödeme tarihli ve 205.000,00 TL bedelli senet ile ilgili müvekkilinin borçlu olmadığının tespitine, dava değerinin %20’sinden aşağı olmamak üzere müvekkil lehine inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir
DAVALININ SAVUNMALARININ ÖZETİ:
Davalı vekili, davacının iddialarının tamamen gerçek dışı ve hukuki dayanaktan yoksun olup davanın reddi gerektiğini, Müvekkilinin ... düzenleme ve ... ödeme tarihli 205.000,00 TL bedelli senedin ciro silsilesi içerisinde meşru hamili olduğunu, Senetten doğan alacak zamanında ödenmeyince müvekkil adına, düzenleyen ve diğer cirantalar aleyhine Antalya 11. İcra Müdürlüğü’nün ... Esas sayılı dosyası ile icra takibine geçildiğini, davacının borçlu alacaklılarından mal kaçırmak amacıyla üzerinde kayıtlı ... Plakalı aracı halası olan ...'a devrettiğini, bu hususta müvekkil tarafından Antalya 8. Asliye Hukuk Mahkemesinde derdest olan tasarrufun iptali davası açıldığını, davacının köyüniyetli olarak menfi tespit davası açtığını, ayrıca, Kambiyo senedi olan takibe konu bononun illetten mücerret olduğunu, yani esas itibariyle kıymetli evrak niteliği taşıyan bir senette mündemiç olan hakkın temel ilişkiden bağımsız olduğunu (Poroy, R./Tekinalp, Ü.: Kıymetli Evrak Hukuku Esaslar, İstanbul 2010, s.29). Kambiyo senetleri devredildikten sonra mücerretlik ilkesinin ortaya çıktığını ve senedin yaratılması nedeni olan “sebep” donduğunu, Kıymetli evrakın tedavül ettiği sürece bu sebepten bağımsız olduğunu, bunun yanında senet borçlusunun, senet hamiline karşı temel ilişkiden doğan def'ileri ileri süremeyeceğini, Bu kapsamda, davacının iddialarının müvekkili yönünden bir öneminin olmadığını aynı zamanda, müvekkilinin iyiniyetli hamil ve üçüncü kişi olduğunu, davacının işbu davada bonodaki imzaya da itiraz ettiğini, ancak, davacının aynı icra takibine konu aynı senetteki imzaya yönelik Antalya 4. İcra Hukuk Mahkemesinin ... esas numarası üzerinden açtığı imzaya itiraz davasının da mevcut olduğunu, O davada icra hukuk mahkemesince imza incelemesi yaptırıldığını, takibe konu senet üzerinde atılı borçlu imzalarının ... elinden çıktığının açıkça ifade edildiğini, davanın reddine karar verildiğini, bu nedenle, davacının imzaya itirazı yönünden derdestlik itirazında bulunduklarını, yine, İİK'nun 168/4 ve 170 maddesindeki düzenleme uyarınca, kambiyo senedine özgü takiplerde imzaya itiraz süresinin 5 gün olduğunu, borçlu davacının bu dava yönünden 5 günlük süre içinde imzaya itiraz etmediğini, süre nedeniyle de imzaya itirazın reddi gerektiğini, imzaya itiraz yönünden davanın derdestlik nedeniyle usulden reddine, haksız davanın reddine, davacının dava konusu alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere inkar tazminatına mahkum edilmesine, yargılama gideri ve vekalet ücretin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ:
İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonunda; "... davalı alacaklının davacı borçlu hakkında kambiyo senetlerine özgü haciz yoluyla Antalya 11. İcra Müdürlüğünün ... E. sayılı dosyasında .... tanzim, .... ödeme tarihli, 205.000,00-TL bedelli bononun takibin dayanağını oluşturduğu anlaşılmaktadır. Davacı icra takibine konu edilen bono üzerindeki yazı, rakam ve imzaların davacıya ait olmadığını ileri sürerek sahtecilik iddiasında bulunmuştur. Dosya içerisine kazandırılan bilirkişi raporları ile; takibe dayanak bono üzerindeki imzanın davacının eli ürünü olmadığı anlaşılmıştır. Her ne kadar davalı vekili icra hukuk mahkemesinde alınan raporu gerekçe göstererek itiraz etmiş ise de, mahkememizce iki rapor arasındaki çelişkiyi gidermek üzere Aydın Jandarma Kriminal Labratuvarı'ndan ... tarihli rapor alınmıştır. Senet üzerindeki imza alınan bilirkişi raporları ile davacının eli ürünü olmadığı anlaşıldığından davacının davasının kabulü ile, Antalya 11.İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı takip dosyasında takibe dayanak bono nedeniyle borçlu olunmadığının tespitine karar vermek gerekmiştir. İİK.72/5. Maddesindeki "Dava borçlu lehine hükme bağlanırsa derhal takip durur. İlamın kesinleşmesi üzerine münderecatına göre ve ayrıca hükme hacet kalmadan icra kısmen veya tamamen eski hale iade edilir. Borçluyu menfi tespit davası açmaya zorlayan takibin haksız ve kötü niyetli olduğu anlaşılırsa, talebi üzerine, borçlunun dava sebebi ile uğradığı zararın da alacaklıdan tahsiline karar verilir. Takdir edilecek zarar, haksızlığı anlaşılan takip konusu alacağın yüzde yirmisinden aşağı olamaz" düzenlemesi gereği kötüniyet tazminatına ilişkin yasal koşulların oluştuğunun kabulü ile takibe dayanak .... tanzim, ... ödeme tarihli, 205.000,00-TL bedelli senet bedelinin %20' si oranında hesaplanan 41.000,00- TL kötüniyet tazminatının davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine karar vermek gerekmiş ..." şeklinde karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:
Karara karşı, davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; ilk derece mahkemesince verilen kararın hatalı olduğunu, davacının aynı icra takibine konu aynı senetteki imzaya yönelik olarak itirazda bulunduğunu ve Antalya 4. İcra Hukuk Mahkemesinin ... esas numarası üzerinden imzaya itiraz davası açıldığını, bu davada icra hukuk mahkemesince imza incelemesinin yaptırıldığını, takibe konu senet üzerindeki imzalarının ... elinden çıktığının açıkça ifade edildiğini, davanın reddine karar verildiğini, bu davada aldırılan rapor ile Antalya 4.İcra Hukuk Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyasından aldırılan bilirkişi raporlarının çelişkili olduğunu, bilirkişi raporuna karşı yaptıkları itirazların dikkate alınmadığını, kambiyo senedine özgü takiplerde imzaya itiraz süresinin 5 günde yapılması gerektiğini, davacı bu dava yönünden 5 günlük süre içinde imzaya itiraz etmediğini, süre nedeniyle de imzaya itirazın reddi gerektiğini, aynı zamanda, müvekkilinin iyiniyetli hamil ve üçüncü kişi olduğunu istinaf nedenleri olarak ileri sürmüştür.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE:
Dava, menfi tespit istemine ilişkindir.
Dairemizce istinaf incelemesi, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
Mahkemece, yapılan yargılama ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, dava konusu bono üzerindeki imzanın davacıya ait olmadığı, bu bono nedeni ile davacının davalıya karşı herhangi bir sorumluluğunun olmadığı gerekçesiyle davanın kabulü ile davalının takibe geçmekte kötüniyetli olduğundan %20 kötüniyet tazminatına karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından istinaf edilmiştir.
Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına, hükme esas alınan bilirkişi raporunun bilimsel yöntemlere ve oluşa uygun denetime ve hüküm kurmaya elverişli olmasına, bonodaki imzanın davacıya ait olmadığının ispatlanmasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair istinaf itirazlarının reddi gerekmiştir.
Davaya konu bonoda davacı keşideci, davalı ise lehtardan sonraki ciranta hamil konumunda olup, bonodaki imzanın keşideciye ait olup olmadığını bilebilecek durumda olmadığından kötüniyetli sayılmaz (Aynı yönde içtihat için bakınız: Yargıtay 19. Hukuk Dairesinin 29/05/2018 T. 2017/890 E. 2017/3056 K. sayılı ilamı). Bu nedenle davalı aleyhine kötüniyet tazminatına hükmedilmesi doğru olmamıştır.
Sonuç olarak, davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüyle; ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-2 maddesi gereğince yeniden hüküm kurulmak suretiyle karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜYLE; yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç görülmediğinden HMK'nın 353/1-b-2 maddesi gereğince düzelterek esas hakkında yeniden karar verilmek üzere ANTALYA 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'nin 14/12/2021 tarih ve ... Esas, ... Karar sayılı KARARININ KALDIRILMASINA,
2-Davanın KABULÜYLE ; Antalya 11. İcra Müdürlüğü’nün ... Esas sayılı takip dosyasında takibe dayanak ... tanzim .... vade tarihli 205.000,00-TL bedelli senet yönünden davacı ...’nın BORÇLU OLMADIĞININ TESPİTİNE,
3-Davacının şartları oluşmayan kötüniyet tazminatı talebinin REDDİNE,
4-Davalı tarafın kötü niyet tazminatı talebinin REDDİNE,
5-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gerekli 14.003,55 TL harçtan peşin olarak alınan 35,90.- TL harcın mahsubu ile bakiye 13.967,65.-TL harcın davalıdan tahsili ile HAZİNEYE GELİR KAYDINA,
6-Davacı kendini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesap edilen 22.800,00.-.TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya VERİLMESİNE,
7-Davacı tarafından yapılan. 960,00.-TL ATK fatura bedeli 433,58.-TL .tebligat, 77,00.- TL ilk dava masraf toplamı olan 1.470,58.-TL yargılama giderinin davalıdan tahsili ile davacıya VERİLMESİNE,
8- Davalı tarafça yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
9-Taraflarca yatırılan gider avansından kullanılmayan bakiye kısmın HMK 333. maddesi gereğince karar kesinleştikten sonra masrafı kendisine ait olmak üzere gösterecekleri bir IBAN/hesap numarasına yatırılmasına ancak hesap numarası bildirilmemiş veya bildirilmez ise masrafı avanstan karşılanmak suretiyle PTT merkez ve işyerleri vasıtasıyla adreste ödemeli olarak gönderilmesine veya taraflara iadesine,
10-İstinaf incelemesi yönünden;
a-Davalının istinaf başvurusu kabul edildiğinden 492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince peşin olarak yatırılan 3.500,88 TL nispi istinaf karar harcının talebi halinde davalıya İADESİNE,
b-Davalı tarafından istinaf incelemesi için yapılan 220,70 TL istinaf kanun yoluna başvurma harcı, 78,60 TL posta masrafı olmak üzere toplam 299,30 TL yargılama giderinin davacıdan alınarak davalıya VERİLMESİNE,
c-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,
d-İstinaf gider avansından kullanılmayan kısmın 6100 sayılı HMK'nın 333. maddesi uyarınca ilk derece mahkemesince ilgilisine İADESİNE,
11-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara TEBLİĞİNE, ( kesin karar )
Dair, 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-2 maddesi gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliğiyle, 6100 sayılı HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince dava değerinin karar tarihi itibariyle temyiz kesinlik sınırı olan 544.000,00 TL'nin altında kalması nedeniyle kesin olarak karar verildi.
...