T.C.
ANTALYA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
16. HUKUK DAİRESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ:ANTALYA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
KARAR TARİHİ:14/01/2022
DAVANIN KONUSU:Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
GEREKÇELİ KARAR
YAZIM TARİHİ:25/04/2025
İlk derece mahkemesinin kararı süresi içerisinde istinaf edilmiş olduğundan dosya içerisinde bulunan belgeler okunup incelendi.
Üye hakimin görüşü değerlendirildi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVACININ İDDİALARININ ÖZETİ:
Davacı vekili, müvekkili ... ad ve namına işletilmekte olduğu ... Ticaret ile davalı şirket arasında ticari ilişki bulunduğunu, davalı şirket tarafından ... Ticarete un satıldığını, satılan mal nedeniyle de ... Ticaret adına fatura tanzim edildiğini, ... ticaret tarafından alınan mallara ve faturalara karşılık ise 60.000,00.-TL miktarlı 15/03/2009 tanzim tarihli 15/04/2009 vade tarihli teminat senedi verildiğini, senet borçlusu, ...’nın annesi olan... ve kefil ise ...’nın babası ... olduğunu, senet üzerine ... Ticaret kaşesi bulunmadığını, bu husus da teminat senedinin ...’nın işletmekte olduğu ... Ticaret adına ve ... Ticaretin davalı şirketten almış olduğu mallara ve faturalara ilişkin olduğunu gösterdiğini, fatura kaynaklı borçlar için davacı tarafça davalı şirkete kendi müşteri senetlerinin verildiğini, teminat senedinin kaynağı olan fatura bedellerinin ... Ticaret tarafından davalı şirkete ödendiğini, müşteri senetleri de davalı şirketçe tahsil edildiğini, davalı şirkete verilen müşteri senetleri davacı müşterilerince davalı şirkete ödendiğini, ödenmeyen müşteri senetleri için ise davalı şirket icra takibine başvurduğunu, icra takibi neticesinde müşteri senetleri davacının müşterilerince ödendiğini, davalı şirkete ödenmeyen müşteri senetleri ise bizzat müvekkilce ödendiğini, ... Ticaret’in davalı şirkete 41.000,00.-TL borcu kaldığını, davalı şirket söz konusu teminat senedini icraya koyduğunu ve davacının annesi... adına kayıtlı bulunan Denizli ili ... Köyü ... Mah. ... mevkii ... ada ... parsel deki ... m2'lik ev üzerine haciz konulduğunu, davacının evin icra yoluyla satılmasını önlemek için davalı şirketle anlaşma yoluna gittiğini, anlaşmaya göre davacının evin tapusunu davalı şirketin sahibi ... adına geçirecek kalan borç ödendikten sonra ev tekrar davacıya iade edileceğini, davacının annesi adına kayıtlı ev ... Ticaretin kalan 41.000,00.-TL'lik borcun teminatı olarak davalı şirket sahibi ... adına tapuda devredildiğini, tapudaki devrin gerçekleşmesinden sonra, davacının babası bankadan kredi çekerek kalan borcu da fazlasıyla ödediğini, davalı şirkete borçlu olunmadığına ilişkin Denizli Asliye Ticaret Mahkemesinin ... esas sayılı dosyası ile menfi tespit davası bulunduğunu, davacı tarafından tüm borç fazlasıyla davalı şirkete ödenmiş olmasına rağmen, borca teminat olarak verilen evin üçüncü şahıslara satıldığını, borcun ödenmesine rağmen teminat olarak verilen evin ... tarafından 3. şahıslara satılması nedeniyle davalı ...'a evin değeri oranında fazladan ödeme yapıldığını, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla evin değerini 500,00.-TL olarak belirttiğini, taşınmazda yapılacak keşif ve aldırılacak bilirkişi raporu neticesinde, evin değerinin çok daha yüksek olduğu görüleceğini belirterek davalı şirkete yapılan fazla senet ödemeleri için 100,00.-TL’nin işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline, davalı şirket yetkilisi ...’a teminat olarak verilen Denizli İli ... Köyü, ... Mah. ... mevkii ... ada ... parsel deki ... m2 lik taşınmazın değeri olarak 500,00.-TL’nin işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
DAVALININ SAVUNMALARININ ÖZETİ:
Davalı vekili, davalılar vekilinin ibraz ettiği cevap dilekçesinde özetle; davacının tacir olduğunu, fazla ödeme iddiasının yerinde olmadığını, fazla ödemeye ilişkin bedelin tespitinin mümkün olduğunu, öncelikle dava değerinin belirlenip harcın ikmal edilmesi gerektiğini, evin icrai satış yolu ile satılmak istenmesi üzerine davacılarca müvekkiline gelinerek KDV ve icra masrafları ödememek için müvekkiline direk satış yapmak istediklerini, müvekkilinin de icra yoluyla alacağın bir kısmını tahsil edebilecekken davacılara iyi niyetli yaklaşıp evi satın almayı kabul ettiğini, borcun ödenmediğini, böyle bir anlaşma olmadığını, evin satışı gerçekleşerek icra takibinin takipsizlikten düşürüldüğünü, evin bedeli borca mahsup edilerek satış yoluyla müvekkiline geçtiğini, davalı şirket yetkilisinin iyi niyetli olarak icra takibi nedeniyle satılmaması için taşınmazı satın aldığını, senede karşı senetle ispat yükümlülüğü gereği tapuda devir edilen taşınmazın borca karşılık olduğunu, teminat için verilmediğini, davacının belirttiği gibi müşteri senetleri de icra takibine konu edildiğini ancak tahsilat yapılamadığını, davaya konu taşınmazın davalı şirket yetkilisi ...'a satılmış olup, dava 2016 yılında açıldığını, satış üzerinden 7 yıl geçtiğini, davacıların kötü niyetli olarak işbu davayı açtıklarını, belirterek haksız ve kötü niyetli açılan davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ:
İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonunda; "Mahkememizce yapılan yargılama, toplanan deliller, ticari defter ve kayıtlar, tapu kayıtları, BAM kaldırma kararı, bilirkişi raporları birlikte değerlendirildiğinde davacı ile davalı şirket arasında eskiye dayalı ticari ilişki olduğu, şirket tarafından davacıya un satışı yapıldığı, karşılıklı mal teslimi ve ödemeler şeklinde işleyen ticari ilişki sonunda davacının işi bıraktığı, ticareti terk ettiği, davalı şirkete bir miktar borcunun kaldığı, borç kapsamında Denizli Asliye Ticaret Mahkemesinin ... esas sayılı dosyasına konu icra takibine dayanak yapılan 60.000,00.-TL bedelli bononun davacının anne babası tarafından şirkete verildiği, şirket tarafından icra takibi başlatıldığı, takip sonrasında kısmi ödemeler yapıldığı ve yine borca karşılık Denizli ili, ... köyü, ... mahallesi, ...Adaları mevkii, ... ada, ... parseldeki taşınmazın davalı şirket yetkilisi olan diğer davalı ...'a tapu da borca karşılık devredildiği, borç ödendiği halde taşınmazın iade edilmediği, devir tarihi olan 17/02/2012 tarihi itibariyle taşınmazın rayiç değerinin ....-TL olduğu, evin rayiç değeri ve davacının bütün ödemeleri mahsup edildiğinde dava tarihi itibariyle davacının 383.607,88.-TL fazla ödemesinin bulunduğu, davalıların herhangi bir temerrüdü bulunmadığından işlemiş faiz talep edilemeyeceği, yine davada iki kez ıslah mümkün olmadığından ikinci ıslahın göz önüne alınmaması gerektiği, yapılmamış sayılacağı, buna göre de davanın ilk ıslah edilmiş hali ile kabulü ile toplam 372.959,30.-TL'nin 600,00.-TL'sinin dava tarihinden, 372.359,30.-TL'sinin de ıslah tarihi olan 01/11/2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan alınarak davacıya verilmesi" şeklinde karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:
Karara karşı, davalılar vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
Davalılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacının dava dilekçesinde müvekkili şirkete 41.000,00 TL borcu bulunduğunu ikrar ettiğini, tapu devrinin satış sureti ile gerçekleştiğini, davacının inançlı işleme ilişkin iddiasını yazılı delil ile ispatlayamadığını, sözleşme serbestisinin hiçe sayıldığını, taşınmazın dava dışı... tarafından ...'a satıldığını, taşınmazın değerinden kaynaklı alacak davasında dosya taraflarının ... ve ... A.Ş olamayacağını, davanın husumet yokluğundan reddi gerektiğini, davacının Denizli Asliye Ticaret Mahkemesinin ... Esas sayılı dosyasında aynı dava konusu ve aynı icra dosyasına ilişkin dava açtığını, bu davanın reddedildiğini, bu nedenle iş bu davanın açılmasında da davacının hukuki yararının bulunmadığını, hükme esas alınan bilirkişi raporunda mükerrer mahsup yapıldığını, ticari defterlerde yer almayan ödemelerin düşüldüğünü, icra takibindeki kesinleşen miktar üzerinden değil cari hesap üzerinden hesaplama yapıldığını, evin dava tarihi itibari ile satış bedelinin düşürüldüğünü, mahkemenin ikinci kez yapılan ıslahı geçersiz saymasına rağmen müvekkili lehine vekalet ücretine hükmetmemesinin hatalı olduğunu beyan ederek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE:
Dava, alacak istemine ilişkindir.
Dairemizce istinaf incelemesi, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
HMK'nın 359/3 maddesi uyarınca; dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, yasaya uygun gerektirici nedenlere, ilk derece mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, HMK'nın 355/1 maddesi gereği incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, re'sen gözetilmesi gereken, kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmamasına, davalıların cevap dilekçesinde söz konusu taşınmazın borca mahsuben satın alındığını ikrar etmesine, taşınmazın 17/02/2012 tarihindeki değerinin ... TL olmasına, hükme esas alınan raporda da bu değerin hesaplamada dikkate alınmış olmasına, yine takipte kesinleşen alacağın 46.662,70 TL tespitinin davalının ticari defter ve kayıtlarının dikkate alınarak yapılmış olmasına, davalılara yapılan satış ve ödemelerin davacı ad ve hesabına yapılması nedeni ile dosyada tarafların husumet ehliyetlerinin bulunmasına, HMK'nın 176/2. maddesine göre islahın bir kez yapılabilecek olmasına, mahkemenin bu nedenle geçersiz ikinci ıslah talebini harca esas değerde dikkate almayarak vekalet ücreti belirlemesinin yerinde olmasına, kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğunun anlaşılmasına göre; davalılar vekilinin istinaf itirazları yerinde görülmediğinden HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davalılar vekilinin ilk derece mahkemesi kararına ilişkin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,
2-492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli 14.644,20 TL nispi istinaf karar harcından peşin olarak yatırılan 6.389,91 TL harcın mahsubu ile bakiye 8.254,29 TL istinaf karar harcının davalı taraftan tahsili ile Hazine'ye GELİR KAYDINA, harç tahsil müzekkeresinin ilk derece mahkemesince YAZILMASINA,
3-Davalıların istinaf başvurusu nedeniyle yaptığı yargılama masraflarının kendi üzerinde BIRAKILMASINA,
4-Kullanılmayan istinaf gider avansının 6100 sayılı HMK'nın 333. maddesi uyarınca ilk derece mahkemesince ilgilisine İADESİNE,
5-İstinaf incelemesi dosya üzerinden yapıldığından davacı lehine vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,
6-Kararın ilk derece mahkemesi tarafından taraflara TEBLİĞİNE,
Dair, 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliğiyle ve 6100 sayılı HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince dava değerinin 544.000,00 TL'nin altında olması nedeniyle kesin olarak karar verildi.
...