T.C.
ANTALYA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
16. HUKUK DAİRESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ:ANTALYA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
KARAR TARİHİ:07/10/2021
DAVANIN KONUSU:Tazminat
GEREKÇELİ KARAR
YAZIM TARİHİ:21/04/2025
İlk derece mahkemesinin kararı süresi içerisinde istinaf edilmiş olduğundan dosya içerisinde bulunan belgeler okunup incelendi.
Üye hakimin görüşü değerlendirildi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVACININ İDDİALARININ ÖZETİ:
Davacı vekili, müvekkilinin davalı şirket bünyesinde ... poliçe nolu sözleşme ile poliçe süreleri 18/10/2019 – 18/10/2020 tarihleri arasını kapsayan iş yeri sigorta ile güvence altına alındığını, poliçeye konu iş yerinin 27/03/2020 tarihinde oluşan hasar nedeniyle gerekli hasar ihbarları yapılmak suretiyle ... nosu ile hasar dosyası oluşturulduğunu, davalı tarafından uzman incelemesi raporu oluşturulduğunu, raporda, hasar gören emtia toplamı KDV hariç olmak üzere 159.656,76 TL sovtajı 35.593,22 TL dekorasyon 3.479,28 TL olarak hesaplandığını, buna rağmen davalı tarafın sovtaj bedeli dışında 49.654,36 TL teklifinde bulunduğunu, müvekkilinin Antalya 16. Noterliği'nin 20/05/2020 tarih ve ... yevmiye nolu ihtarı ile zararının giderilmesini istediğini beyan ederek, ilerde arttırılmak üzere şimdilik 77.888,00 TL'nin olay tarihi olan 27/03/2020 tarihinden itibaren işleyecek ticari faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıya yüklenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
DAVALININ SAVUNMALARININ ÖZETİ:
Davalı vekili, davacı tarafa ait klima servisinin zemin kat giderinden su sirayeti sebebi ile hasar meydana geldiğinin bildirildiğini, ihbar üzerine müvekkili şirket tarafından hasar dosyası açılarak, hasar tespiti için bağımsız eksper görevlendirildiğini, ekspertiz incelemesinde, tavanda su damlacıklarının tespit edildiğini, işletme bodrum katının depo bölümünde muhtelif çeşitteki toplam 53 adet klimanın kutularında ıslanma sonucu hasar meydana geldiğinin görüldüğünü, kutuların açılmış olması sebebi ile suyun sirayet ettiği ambalaj içerisinde cihazlara su teması olduğunun tespit edildiğini, sigortalı tarafça iletilen alım bedelleri ile güncel alım bedelleri arasındaki farkın çok fazla olması nedeni ile sigortalıdan bilgi istenildiğini, yapılan görüşmelerde, ürünlerin, ... firmasının general klima firması ile olan distribütörlük sözleşmesinin bitmesi nedeniyle depolarında kalan ürünlerin tasfiyesi amacıyla bayilerine ihale yoluyla yüksek oranda iskontolu satış işlemi yapıldığının öğrenildiğini, fiyat farkının bu iskonto nedeniyle yüksek olduğunu ve yeni cihazın ...'dan temin edilemediğini, müvekkili şirket tarafından sigortalı ile sovtaj değerlendirilmesi yapıldığını, davacının sigortalı ürünlerin kendisinde kalmasını istemediği için sovtaj alıcısı işletmeye yönlendirildiğini, firmaların sovtaj fiyat teklifleri değerlendirilerek en yüksek teklif veren ... firmasına (KDV dahil toplam bedel 42.000,00 TL) ürünlerin terk edildiğini, bunun dışında, sigortalı işletmede oluşan dekorasyon hasarı içinse sigorta sözleşmesi gereği %20 oranında amortisman tenzili uygulandığını, ekspertiz incelemesinde hasar icmali çalışması yapılarak emtea hasarı yönünden sigortalının talebi, alım bedeli, uygun görülen alım bedeli, ayrı ayrı değerlendirmek sureti ile sovtaj bedeli düşüldüğünde toplam emtea hasarı bedelinin hesaplandığını, dekorasyon bedeli yönünden ayrı ayrı hasar çalışması yapıldığını toplam bedelin 49.654,36 TL olarak belirlenerek, davacı sigortalıya ödendiğini, ancak hasar tespiti yönünden sigortalı ile mutabık kalınamadığını, müvekkilinin sigorta poliçesi teminatı kapsamında kur farkı vb bedelden sorumluluğunun bulunmadığını, sadece gerçek hasar bedelinden sorumlu olduğunu ayrıca müvekkili şirketin hasar tarihinden itibaren temerrüde düşmediğini, bu tarihten itibaren ticari faiz talep edilmesinin hukuki dayanağının bulunmadığını, dava konusu olay sonucu oluşan gerçek hasar bedelinin sigorta poliçesi teminatından ödenmiş olduğundan müvekkili şirketin poliçe teminatı kapsamında ödeyeceği başkaca bir bedel bulunmadığını beyan ederek, haksız ve hukuka aykırı davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ:
İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonunda;"...Taraflar arasında 11/10/2019 tarihinde, 18/10/2019 başlangıç, 18/10/2020 bitiş tarihli İş Yerim Paket Sigortası Poliçesi düzenlendiği, riziko adresinde 27/03/2020 tarihinde meydana gelen su basması olayı sonucunda oluşan hasarın sigorta teminatı kapsamında kaldığı ve davalı sigorta şirketi tarafından dava tarihinden önce davacıya 49.654,36 TL ödeme yapıldığı hususunda ihtilaf bulunmamaktadır. Uyuşmazlık, hasar bedeli noktasında toplanmaktadır. Taraflarca ibraz edilen bilgi ve belgeler dosyamız arasına konulmuş, davalı sigorta şirketinden hasar dosyası celp edilerek, sigortacı bilirkişiden rapor ve ek rapor aldırılmıştır. Bilirkişi ... tarihli raporunda; riziko tarihi itibariyle toplam hasar bedelinin 72.426,37 TL, sovtaj bedelinin net 35.593,22 TL olduğunu, sovtaj bedelinin mahsubu sonucunda hasar bedelinin 36.833,15 TL olduğunu belirtmiştir. Davacıya KDV dahil 42.000,00 TL sovtaj bedelinin ayrıca ödendiği, yine davalı sigorta şirketi tarafından ihtilaf konusu olmayan dekorasyon hasarı için 3.479,28 TL, uyuşmazlık konusu olan emtiaların hasar bedeli için 46.175,08 TL olmak üzere toplam 49.654,36 TL ödeme yapıldığı, davacının belirlenen hasar bedelinin dava tarihinden önce davalı sigorta şirketi tarafından karşılandığının anlaşıldığı" gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:
Karara karşı, davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davalının hasar anında oluşan zararların hasar tarihindeki rayiç bedeller ile ödeneceğini belirtmesine rağmen, hasar gören ürünlerin bedelinin çok çok altında bir rakamın teklif edildiğini, müvekkilinin klima takım ve teçhizatlarını Euro üzerinden aldığını, davalının teklif ettiği tutarın çok düşük olduğunu, müvekkiline gönderilen ibra yazısının imzalanmamasına rağmen müvekkilinin onayı alınmadan, müvekkilinin kabul etmediği 49.654,36 TL'nin hesabına yatırıldığını, ekspertiz raporunda hasar bedeli olarak KDV hariç 159.656,70 TL belirlendiğini, sovtaj tutarı olan 35.593,22 TL'nin mahsubu ile dekorasyon hasar bedeli olarak 3.479,28 TL'nin eklenmesiyle hesaplama yapılmasına rağmen bu hesabın sonucunun çok aşağısında teklif yapıldığını, sözleşmenin tazminatlar kapsamıyla ilgili 2. maddesi ve devamında belirtildiği üzere, sigorta değerinin, rizikonun gerçekleştiği anda sigortalı kıymetin rayiç değeri olduğunu, rayiç bedeller ile ilgili olarak taraflarınca sunulan tekliflerin dikkate alınmadığını, bilirkişi raporuna itiraz dilekçesi ekinde sundukları teklifler konusunda değerlendirme yapılmadığını, hükme esas alınan raporda, teknik verilerden uzak olarak matematik hesabı yapıldığını, rayiç değerlerle ilgisinin olmadığını, davalı arabuluculuk faaliyetine katılmadığı için yargılama giderlerine mahkum edilmesi gerekirken, bir de lehine vekalet ücretine hükmedilmesinin hatalı olduğunu beyan ederek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE:
Dava, iş yerim paket sigorta poliçesi kapsamında davacıya ait iş yerinde meydana gelen su basması olayı sonucunda oluşan hasar bedelinin davalı sigorta şirketinden tahsili istemine ilişkindir.
Dairemizce istinaf incelemesi, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
Taraflar arasında 11/10/2019 tarihinde, 18/10/2019 başlangıç, 18/10/2020 bitiş tarihli İş Yerim Paket Sigorta Poliçesi düzenlendiği, riziko adresinde 27/03/2020 tarihinde meydana gelen su basması olayı sonucunda, iş yerinde hiç kullanılmamış vaziyette kutusunda bulunan 53 adet klimanın ve dekorasyon malzemesinin zarar gördüğü, ekspertiz incelemesi sonucu, klimaların hasar bedelinin 81.768,30 TL olarak belirlendiği, 35.593,22 TL sovtaj değeri düşüldükten sonra klimalar için ödenecek tutarın 46.175,08 TL, dekorasyon hasarı için 3.479,28 TL olmak üzere ödenecek toplam hasar bedelinin 49.654,36 TL belirlendiği, bu tutarın davadan önce davacıya ödendiği anlaşılmaktadır.
Uyuşmazlık, klimaların hasar bedeli noktasında toplanmaktadır.
Taraflar arasındaki sigorta poliçesinin "Tazminat" başlıklı e bendinin 2. maddesinde; tazminat ödemesinin söz konusu olduğu hallerde, sigorta değerinin rizikonun gerçekleştiği anda belirleneceği, bu durumda sigorta değerinin rizikonun gerçekleştiği andaki sigortalı kıymetin rayiç değeri olduğu düzenlenmiştir.
Gerek davalı şirketin ödemeye esas ekspertiz raporunda, gerekse hükme esas alınan bilirkişi raporunda, hasar gören klimaların, rayiç değerinin dikkate alınmadığı; ekspertiz raporunda buna gerekçe olarak, davacı klima servisinin ilgili klimaları çok düşük tutarda satın alması, mevcut rayiç değerlerin yüksek olması, Euro'daki artış da dikkate alındığında, aradaki farkın çok yüksek oluşunun gösterildiği, hükme esas alınan sigortacılık ve makine mühendisliği konusunda uzman bilirkişi tarafından hazırlanan raporda, ekspertiz raporundaki bu görüşe katılınmadığı ve rayiç değerlerin esas alınması gerektiğine işaret edilse de, haricen yapılan araştırmada hasar klima modellerinin bugün için kullanımda olmayan üretimden kalkmış ürünler olduğu, ... firmasından alınan fiyatların da çok afaki olması sebebiyle dikkate alınmadığı belirtilerek, davacının alım faturaları üzerinden davacıya yapılması muhtemel iskonto oranı tespit edilerek, indirimsiz fiyatlar bulunup, buna göre hesaplama yapıldığı anlaşılmıştır.
Davacı rapora itirazında, rayiç değerlerle ilgili çeşitli firmalardan alınan fiyat tekliflerinden söz etmiş ve buna ilişkin belgeleri sunmuştur. Mahkemece, bu konuda ek rapor alınmasına karar verilmiş ise de, alınan ek raporda, bilirkişinin klima ya da iklimlendirme konusunda uzmanlığının olmadığını ve şahsen yaptığı araştırma sonucu rapor hazırladığını belirterek, kök rapordaki görüşlerini aynen yinelediği görülmüştür.
Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 266/1. maddesinde bilirkişiye başvurulmasını gerektiren haller;
"Mahkeme, çözümü hukuk dışında, özel veya teknik bilgiyi gerektiren hallerde, taraflardan birinin talebi üzerine yahut kendiliğinden, bilirkişinin oy ve görüşünün alınmasına karar verir. Ancak genel bilgi veya tecrübeyle ya da hakimlik mesleğinin gerektirdiği hukuki bilgiyle çözümlenmesi mümkün olan konularda bilirkişiye başvurulamaz. Hukuk öğrenimi görmüş kişiler, hukuk alanı dışında ayrı bir uzmanlığa sahip olduğunu belgelendirmedikçe, bilirkişi olarak görevlendirilemez” şeklinde düzenlenmiştir.
Eldeki davada, poliçede, riziko anındaki rayiç değere göre hasar ödemesinin yapılacağı düzenlenmesine rağmen, hükme esas alınan bilirkişi raporunun bu doğrultuda hesaplama içermemesi, bilirkişinin klima ve iklimlendirme konusunda uzman olmadığını da bizzat belirtmesi karşısında, mahkemece, konusunda uzman bir sektör bilirkişisi ve bir de sigorta uzmanından oluşan farklı bir heyetten davacının rapora itirazlarını da karşılayacak şekilde, hasar gören klimaların riziko anındaki rayiç değerinin ne olduğunun tespiti ile davacıya ödenmesi gereken tazminat konusunda rapor alınarak, oluşacak sonuç dairesinde karar verilmesi gerekirken, eksik incelemeyle konusunda uzman olmayan bilirkişiden alınan rapora göre karar verilmesi isabetsiz bulunmuş, davacı vekilinin istinaf başvurusu kabul edilmiştir.
Kabule göre de, Anayasa Mahkemesi'nin 14/03/2024 tarih ... Esas, ... Karar sayılı ilamı ile; 07/06/2012 tarihli ve 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu’nun 18/A maddesinin (11) numaralı fıkrasının birinci cümlesinde geçen; “...bu taraf davada kısmen veya tamamen haklı çıksa bile yargılama giderinin tamamından sorumlu tutulur.” ifadesinin iptaline karar verildiği ve bu kararın 18/04/2024 tarihinde yürürlüğe girdiği anlaşılmıştır. Bununla birlikte, kanun koyucu tarafından 07/11/2024 tarihli 7531 sayılı kanunun 25. Maddesi ile, 6325 sayılı Kanunun 18/A maddesinin onbirinci fıkrasının birinci cümlesinde yer alan “bu taraf davada kısmen veya tamamen haklı çıksa bile yargılama giderinin tamamından sorumlu tutulur.” ibaresinin “bu taraf davada kısmen veya tamamen haklı çıksa bile karşı tarafın ödemekle yükümlü olduğu yargılama giderlerinin yarısından sorumlu tutulur.” şeklinde; ikinci cümlesinin de “Ayrıca bu taraf lehine Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre belirlenen vekâlet ücretinin yarısına hükmedilir.” şeklinde değiştirildiği kabul edilmiştir. Bu değişiklik, kanunun yayımlandığı 14/11/2024 tarihi itibariyle yürürlüğe girmiştir.
Kanun koyucu tarafından yapılan bu değişiklik sonrasında, 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu’nun 18/A-11 maddesi uyarınca, taraflardan birinin geçerli bir mazeret göstermeksizin ilk toplantıya katılmaması sebebiyle arabuluculuk faaliyetinin sona ermesi durumunda toplantıya katılmayan taraf, davada kısmen veya tamamen haklı çıksa bile karşı tarafın ödemekle yükümlü olduğu yargılama giderlerinin yarısından sorumlu tutulacak, ayrıca bu taraf lehine Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre belirlenen vekâlet ücretinin yarısına hükmedilecektir.
Mahkemece yargılama sonunda kurulacak hükmün niteliği de gözetilerek davalının arabuluculuk toplantısına katılmadığının tespit edilmesi halinde yukarıda belirlenen yasa hükmüne göre değerlendirme yapılması gerektiğinden, davacı vekilinin bu yöndeki istinaf başvurusu haklı bulunmuştur.
Sonuç olarak, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince kaldırılmasına karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davacı vekilinin ilk derece mahkemesinin kararına ilişkin istinaf başvurusunun ESASTAN KABULÜNE,
2-6100 sayılı HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince Antalya 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 07/10/2021 tarih ve ... Esas ... Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA,
3-6100 sayılı HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince davanın yeniden görülmesi için dosyanın ilk derece mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,
4-492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince peşin olarak yatırılan istinaf karar harcının ilk derece mahkemesince talebi halinde davacıya İADESİNE,
5-Davacı tarafından yapılan istinaf yargılama giderinin ilk derece mahkemesinde yapılacak yargılama sonunda dikkate ALINMASINA,
6-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,
7-6100 sayılı HMK'nın 333. maddesi gereğince peşin alınan ve harcanmayan istinaf gider avansının ilk derece mahkemesince ilgiliye İADESİNE,
8-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara TEBLİĞİNE,
Dair, 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliğiyle ve HMK'nın 353/1-a maddesince kesin olarak karar verildi.
...