T.C.
ANTALYA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
16. HUKUK DAİRESİ
KARAR TARİHİ : 17/03/2025
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : DENİZLİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
KARAR TARİHİ: 09/11/2021
DAVANIN KONUSU: Haksız Rekabetin Tespiti
GEREKÇELİ KARAR
YAZIM TARİHİ: 17/03/2025
İlk derece mahkemesinin kararı süresi içerisinde istinaf edilmiş olduğundan dosya içerisinde bulunan belgeler okunup incelendi.
Üye hakimin görüşü değerlendirildi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVACININ İDDİALARININ ÖZETİ:
Davacı vekili, davacı şirketin 1983 yılında fabrika düzeyinde dekoratif demir imalatını gerçekleştirmek amacıyla kurulan, uzun yıllardır dünya standartlarında ürünler üreten bir şirket olduğunu, yaklaşık 250 bayisiyle Türkiye'nin dört bir yanında hizmet verdiğini ve dünyanın 45'den fazla ülkesine ihracat yaptığını, gerçekleştirilen araştırmalar neticesinde davacı şirket tarafından gerçekleştirilen ve dünyada ilk kez davacı şirket tarafından kamuya sunulan ürünlerin davalı şirket tarafından taklit edilerek kopyalandığını, söz konusu ürünler satışa sunulurken davacı şirketin kodlama sisteminin taklit edildiğini ve bununla kalınmayıp davacı şirketin kataloglarında yer alan ürün fotoğraflarının ve katalog dizaynlarının davalı şirket tarafından aynen kullanıldığını, davalı şirket tarafından gerçekleştirilen fiillerin TTK'nın 54. maddesi ve devamı maddeleri uyarınca haksız rekabet kapsamına girdiğini, bu hususta davalı şirkete taraflarınca ihtarname gönderilerek söz konusu ihlallere derhal son verilmesi konusunda ihtarat yapıldığını, ancak davalı şirketçe, davacı şirketin haklarını ihlal eden eylemlere devam edildiğini belirterek, davalı şirketin davacı şirketin iş ürünleri ile iltibas yaratan dava konusu ürünlerini pazarlamak, satmak ve bu amaçla faaliyetlerde bulunmak suretiyle gerçekleştirdiği haksız rekabetin tespitine, tespit edilecek haksız rekabet durumunun önlenmesine (men'ine) sonuçlarının ortadan kaldırılmasına (def'ine) ve bu cümleden olmak üzere, davalı şirketin iltibas yaratan ve haksız rekabet teşkil eden ürünlerinin üretiminin satışının, pazarlamasının ve dağıtımının yapılmasının, ithalinin ve ihracının, yurtiçinde ve yurtdışında satışa sunulmasının veya herhangi bir şekilde tanıtımının yapılmasının önlenmesine, davalı şirketin imal edilmiş, depolanmış veya dağıtılmış bulunan ürünlerinin bulundukları yerlerden toplanmasına ve dava sonunda verilecek hüküm kesinleşince imhasına, davalı şirketin dava konusu ürünlerin üretiminde kullanılan araçlara el konularak dava sonunda verilecek hüküm kesinleşince imhasına, davalı şirketin dava konusu ürünler ile bu ürünlere ilişkin her türlü tasarım, teknik çizim gibi ayrıntıların yer aldığı ilan, reklam ve tanıtım yapılmasının engellenmesine, yazılı ve görsel medya üzerinden yapılan yayınların durdurulmasına ve bu şekilde bastırılmış olan materyalin dahi bulundukları yerlerden toplanarak dava sonunda verilecek hüküm kesinleşince imhasına, davalı şirket aleyhine maddi ve manevi tazminat talebinde bulunma haklarının saklı tutulmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
DAVALININ SAVUNMALARININ ÖZETİ:
Davalı vekili, zamanaşımı itirazında bulunduklarını, ayrıca davalı şirketin 2006 yılından bu yana kalite standardı ve sürekliliği ile sektörde yer alıp, çalışanları ve müşterileri ile ticaret hayatında yer aldığını, davacının dava dilekçesinde belirttiği tasarımların hiçbirisinin kendi tasarımı olmayıp, piyasada tezgah üstü tabir edilen harcıalem tasarımlar olduğunu, davacının 12046 ve 12047 kodu ile kataloglarında yer alan ürünlerin 2003 yılında tescil edildiğini ancak yenileme yapılmadığından SMK uyarınca taleplerinin bulunmadığını, kendilerinin bunu kabul ederek haksız rekabet hükümlerince talepte bulunduğunu beyan ettiğini, bu tasarımlarda Türk Marka ve Patent Kurumu'nun patent sistemi kullanılarak itiraz olmaması sebebiyle hak iddia edilen tasarımlardan olduğunu, Türk Marka ve Patent Kurumu sicilinde ... başvuru numarası ile 2003 yılında tescil edilen bu tasarımların 2008 yılında yenilenmediği için kanun korumasından çıkartıldığını, 11 yıldır yenilenmediği için SMK kapsamında korunmayan ve hiç bir yenilik özelliği bulunmayan bu tasarımların halka mal olduğunu, bu tasarımların yıllardır başka firmalarca da kullanıldığını belirterek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ:
İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonunda;"...davacının iddia ettiği gibi davalı tarafın ürettiği davaya konu ürünlerin haksız rekabet oluşturup oluşturmadığı yönünde alanında uzman bilirkişilerden rapor alınmış, 11/05/2020 havale tarihli bilirkişi raporunda; ürünleri, kodlama sistemi, katalog, internet sitesi vb. tanıtım evrakında sergilenme biçimi arasında tesadüfi olamayacak ölçüde benzerlik bulunduğu, bu benzerlik nedeniyle her iki tarafın malları, iş ürünleri, faaliyetleri veya işleri arasında karıştırılmaya yok açabilecek bir kullanım hali bulunduğunun tespit edildiği, davalı tarafın itirazları doğrultusunda farklı bilirkişilerden alınan 05/08/2021 tarihli bilirkişi raporunda da benzer şekilde; davaya konu ürünlerin, tüketiciler nezdinde iltibasa neden olacak şekilde haksız rekabete sebebiyet verdiğini, davacının ürünlerinin harcı alem ürün olarak değerlendirilemeyeceğini tespit ettikleri anlaşılmış, buna göre alanında uzman bilirkişilerce tespit edildiği üzere, davacının ürünlerinin davalı tarafça taklit edildiği ve bu eylemin TTK'nın 55/1-a bendinde sayılan haksız rekabet hallerinden "Başkasının malları, iş ürünleri, faaliyetleri veya işleri ile karıştırılmaya yol açan önlemler almak" şeklinde sayılan haksız rekabet halini oluşturduğu davacının davasının kabulüne karar vermek gerektiği kanaatine varılmıştır. Haksız rekabet halinde hukuki sorumluluğu düzenleyen TTK'nın 56. maddesinde; (1) Haksız rekabet sebebiyle müşterileri, kredisi, meslekî itibarı, ticari faaliyetleri veya diğer ekonomik menfaatleri zarar gören veya böyle bir tehlikeyle karşılaşabilecek olan kimse; a) Fiilin haksız olup olmadığının tespitini, b) Haksız rekabetin men’ini, c) Haksız rekabetin sonucu olan maddi durumun ortadan kaldırılmasını, haksız rekabet yanlış veya yanıltıcı beyanlarla yapılmışsa bu beyanların düzeltilmesini ve tecavüzün önlenmesi için kaçınılmaz ise, haksız rekabetin işlenmesinde etkili olan araçların ve malların imhasını, d) Kusur varsa zarar ve zıyanın tazminini talep edebileceğinin hüküm altına alındığı ve davacı tarafın bu yöndeki talepleri de gözetilerek, haksız rekabet oluştuğunun tespitine, davalının haksız rekabetinin mennine, hüküm kesinleştiğinde davalının uhdesinde bulunan ve haksız rekabet oluşturan davaya konu ürünlerin, ürünlerin üretiminde kullanılan araçların, ürünlere ilişkin tasarım, teknik çizim, reklam ve tanıtıma ilişkin materyallerin toplanmasına ve imhasına karar verilmiş, davacının zararının karşılanması yönündeki taleplerini saklı tuttuğu anlaşıldığından talebi olmadığı için bu yönde bir karar verilmeyerek aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur. Davalı taraf her ne kadar davacı tarafın taleplerinin zamanaşımına uğradığına yönelik itirazda bulunmuş ise de; haksız fiilin bir türü olan haksız rekabet davalarında eylem devam ettiği sürece zamanaşımının işlemeyeceği de gözetilerek davalının zamanaşımı itirazına itibar edilmediği" gerekçesiyle davanın kabulü ile, TTK'nın 55/1-a maddesi gereğince haksız rekabet oluştuğunun tespitine, davalının haksız rekabetinin mennine, hüküm kesinleştiğinde davalının uhdesinde bulunan ve haksız rekabet oluşturan davaya konu ürünlerin, ürünlerin üretiminde kullanılan araçların, ürünlere ilişkin tasarım, teknik çizim, reklam ve tanıtıma ilişkin materyallerin toplanmasına ve imhasına karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:
Karara karşı, davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; mahkemece davacının iddiası somutlaştırılmadan, davacının hangi ürünlerine ilişkin talepte bulunduğu tespit edilmeden davaya devam edildiğini, davacı tarafından usule aykırı olarak süresinden sonra keşif aşamasında sunulan deliller dikkate alınarak karar verildiğini, davacının davasını ispatlayamadığını, davacı tarafından sunulan ürünlerin kendileri tarafından tasarlandığına dair herhangi bir delil sunulmadığını, patent kurumuna başvurusu yapılan tasarımların zamanaşımına uğradığını, keşif sonrasında delil sunma aşamasından sonra, davacı tarafından 10-15 tasarımın çizimi veya faturası sunulduğunu, bunlar dışında hiçbir ürünü kendilerinin tasarlandığına ilişkin delil sunulmadığı halde tüm ürünlerin davacının tasarımı kabul edildiğini, sunulan ürünlerin davacıdan çok daha önce birçok firma tarafından kullanıldığını, tasarımların davacıya ait olmadığına dair birçok katalog, kitap vs delil sunulduğunu ancak bunların hiçbirinin bilirkişilerce incelenmediğini, davacının sunduğu tasarımların hiçbirisinin kendi tasarımı olmayıp, piyasada tezgah üstü tabir edilen harcıalem tasarımlar olduğunu, harcıalem olmuş tasarımların kullanılmasının haksız rekabet oluşturmayacağını, müvekkili şirket bakımından davacının kodlama sisteminin katalogdan alınarak kullanılmasının söz konusu olmadığını, müvekkili şirketin halka mal olmuş harcıalem tasarımları kullanırken veya bu tasarımların geliştirilerek kullanımını sağlamak amacıyla kendi kodlama sistemini geliştirdiğini beyan ederek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE:
Dava, haksız rekabetin önlenmesi, haksız rekabete konu ürünlerin ve üretim araçlarının ortadan kaldırılması istemine ilişkindir.
Dairemizce istinaf incelemesi, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
Mahkemece, yukarıda yazılı gerekçeyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
HMK'nın 359/3 maddesi uyarınca; dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, yasaya uygun gerektirici nedenlere, ilk derece mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, HMK'nın 355/1 maddesi gereği incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, re'sen gözetilmesi gereken, kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmamasına, davacının 25/02/2020 tarihli beyan dilekçesi ile talebini somutlaştırarak, davalının 2018 yılında Web sitesinde yayınladığı ürün kataloğunun, katalogda yer alan ürün kodlarının, ürün fotoğraflarının, ürünlere ait tasarım ve teknik çizimlerin dava konusunu oluşturduğunun belirtmesine, birbirini teyit eden tespitler içeren bilirkişi raporlarının gerekçelerinin tatminkar olup, somut olaya uygun ve denetime elverişli bulunmasına, davanın haksız rekabet hükümlerine göre açılmış olmasına, haksız rekabet devam ettiği sürece davanın zamanaşımına uğramadığı yönündeki mahkeme kabulünün isabetli olmasına, kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğunun anlaşılmasına göre; davalı vekilinin istinaf itirazları yerinde görülmediğinden HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davalı vekilinin ilk derece mahkemesi kararına ilişkin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,
2-492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli 615,40 TL maktu istinaf karar harcından peşin olarak yatırılan 59,30 TL harcın mahsubu ile bakiye 556,10 TL istinaf karar harcının davalı taraftan tahsili ile Hazine'ye GELİR KAYDINA,
3-Davalının istinaf başvurusu nedeniyle yaptığı yargılama masraflarının kendi üzerinde BIRAKILMASINA,
4-Kullanılmayan istinaf gider avansının 6100 sayılı HMK'nın 333. maddesi uyarınca ilk derece mahkemesince ilgilisine İADESİNE,
5-İstinaf incelemesi dosya üzerinden yapıldığından davacı lehine vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,
6-Kararın Dairemiz tarafından taraflara TEBLİĞİNE,
Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliğiyle 6100 sayılı HMK’nın 353/1-b-1 bendi gereğince aynı kanunun 361/1 maddesi gereğince Dairemiz kararının tebliğinden itibaren İKİ HAFTALIK süre içinde Yargıtay nezdinde temyiz kanun yolu açık olmak üzere karar verildi.
...
...