T.C.
ANTALYA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
16. HUKUK DAİRESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ:DENİZLİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
KARAR TARİHİ:17/11/2021
DAVANIN KONUSU:Menfi Tespit
GEREKÇELİ KARAR
YAZIM TARİHİ:21/03/2025
İlk derece mahkemesinin kararı süresi içerisinde istinaf edilmiş olduğundan dosya içerisinde bulunan belgeler okunup incelendi.
Üye hakimin görüşü değerlendirildi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVACININ İDDİALARININ ÖZETİ:
Davacı vekili, davalı alacaklı tarafından davacı şirket aleyhine Denizli 5. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosya ile kambiyo takibi başlatıldığını, gönderilen ödeme emrine karşı süresinde Denizli İcra Hukuk Mahkemesine itiraz edildiğini, davanın devam ettiğini, borca itiraz edilmesinin takibi durdurmadığından alacaklı taraf müvekkili şirketin malvarlığı üzerine haciz tatbik ettiğini, tüm banka şubelerinde hak ve alacakları üzerine haciz koyduğunu, davalı tarafa gerçek bir borç olmadığından ötürü mağduriyetin giderilmesi bakımından menfi tespit davası açmak gereği doğduğunu, müvekkili şirketin davalı alacaklıya hiçbir borcunun bulunmadığını, alacaklı ile herhangi bir mal alışverişi olmadığı gibi nakit borç ilişkisinin de olmadığını, şirket kayıtlarında böyle bir işlem olmadığını, senedin tamamen bedelsiz olduğunu, alacaklı tarafa şirket adına böyle bir senet verilmediğini, davalı hakkında Denizli Cumhuriyet Başsavcılığına ... nolu soruşturma dosyası ile şikayette de bulunulduğunu, takip konusu bonodaki imzaya da itiraz ettiklerini, imzanın şirket yetkililerine ait olmadığını, senedin ne şekilde, kim tarafından doldurulduğu ve hangi hukuki sebebe yönelik olarak düzenlendiğinin bilinmediğini, ayrıca davacı şirketin çift imza ile temsil edildiğini, şirketin borçlanması ve tasarrufta bulunmasının ortaklardan herhangi ikisinin birlikte imzası ile mümkün olduğunu, takip konusu senedin tek imzalı olarak düzenlendiğini, kambiyo senedi düzenlemek bakımından da aynı durumun geçerli olduğunu, senetteki imzanın bir an için gerçek olduğunu kabul etsek bile bu durumda çift imza olmaması nedeniyle senedin şirket açısından bağlayıcı olmadığını, 14 Eylül 2011 tarihli 7899 sayılı ... gazetesi ve 26.08.2011 tarihli 86 saylı yönetim kurulu kararı ile çift imza ile temsil ve ilzam yetkisinin tescil ve ilan edildiğini, bu durumun üçüncü kişi durumundaki davalı alacaklıyı da bağlayacağını, bu sebeplerle ihtiyati tedbir talebinin kabulü ile Denizli 5. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı takip dosyasının durdurulmasına, davalı alacaklıya borçlu olunmadığının tespitine, bononun ve takibin iptaline, haksız ve kötü niyetli takip nedeniyle davalının % 20'den az olmamak üzere kötüniyet tazminatına mahkumiyetine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
DAVALININ SAVUNMALARININ ÖZETİ:
Davalı vekili, davacı tarafın iddialarını kabul etmediklerini, davalı şirketin ortağı olan ...'nun şirketin ortağı ve temsilcisi gibi davranarak müvekkilinden senetler karşılığı nakit para aldığını, muhtalif zamanlarda aldığı bu paraları ödediğini, son 100.000 dolar karşılığı vermiş olduğu senedin vadesinde 10.000 dolarını ödediğini, fakat kalan kısmını ödemediğini ve oyaladığını, müvekkilinin muhatap olduğu şirket ortağı ...'nun daha önceki davranışları ile müvekkiline şirketin ortağı sahibi ve yetkilisi gibi davrandığını, senetteki imzanın şirket ortağı ...'na ait olduğunu, müvekkilinin şirketin çift imza ile temsil edildiğini bilmesinin mümkün olmadığını, davacı şirket ortağı ... ile müvekkilinin daha önceki ilişkilerinden dolayı da herhangi bir kuşku ve şüphe duymadığını, müvekkilinin sahtecilik yapacak biri olmadığını, böyle bir davranışa da ihtiyacı olan biri olmadığını, senedi imzalayan kişinin şirket ortağı ... olduğunu, müvekkilinin bu nedenle herhangi bir kusuru ve kastı olmadığını, şirket çift imza ile temsil ediliyor ise; şirketin sorumlu olmadığı kabul edilse bile şirket ortağının şirket yetkilisi olmadığı halde imzaladığı için söz konusu senetten dolayı şahsen yani kişisel sorumluluğunun mevcut olduğunu, senetteki imzanın şirket ortağına ait olduğu için de müvekkilinin bu durum da dava açılmasına sebebiyet veren kişi olmadığından bu dava nedeni ile de herhangi bir sorumluluğunun olmaması gerektiğini, aksine müvekkilinin şirket ortağının kasti tutumu nedeni ile mağduriyetinin mevcut olduğunu, bu nedenlerden dolayı haksız yere açılan bu davanın yargılama sonucu reddine, davacının haksız yere açtığı bu davadan dolayı %20'den az olmamak kaydı ile icra inkar tazminatı ödemesine karar verilmesini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ:
İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonunda;"...dosya içinde bulunan Denizli ... Müdürlüğü'nün 01.11.2021 tarihli müzekkere cevabından davacı şirketin Denizli Şubesini temsilen 19.12.2014 tarihinden itibaren ...'nun münferiden yetkili olduğu , borçlusu ... San. ve Tic. Ltd. Şti., alacaklısı ... olan 15/07/2015 düzeleme, 16.04.2018 ödeme tarihli miktar bilgisi olarak yalnızca yazı ile "* Yüz bin Amerikan Doları " yazan senet üzerinde yapılan inceleme neticesinde Adli Tıp Kurumu Fizik İhtisas Dairesi'nin 11.10.2019 tarihli raporda; senette yer alan borçlu imzasının ...'nun eli ürünü olduğu tespit edilmekle ,davacı şirket Denizli şube yetkisilisi tarafından imzalanan bono nedeniyle borçlu olmadığını davacı yan yazılı delille ispat edemediğinden davacının davasının reddine karar verilmiştir. İİK'nın 72/4 maddesi hükmü "Dava alacaklı lehine neticelenirse ihtiyati tedbir talebi kalkar. Buna dair hükmün kesinleşmesi halinde alacaklı ihtiyati tedbir dolayısıyla alacağını geç almış bulunmaktan doğan zararlarını gösterilen teminattan alır. Alacaklının uğradığı zarar aynı davada takdir olunarak karara bağlanır. Bu zarar herhalde % 20'den aşağı tayin edilemez." düzenlemesini içerir. Somut olayda, tedbir yolu ile takip durdurulmuş olduğundan yasal koşulları oluşmakla davacı aleyhine tazminata da hükmedilmiştir..." şeklinde karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:
Karara karşı, davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; şube müdürünün şirketi borçlandırma yetkisinin olmadığını, İcra Hukuk Mahkemesince aldırılan Adli Tıp Raporunun hükme esas alınamayacağını, denetime elverişiz raporun hükme esas alınarak eksik inceleme sonucunda karar verildiğini, Yargıtay içtihatlarının da bu yönde olduğunu, ilk derece mahkemesince adli tıp kurumundan yeniden bilirkişi rapor alınması gerektiğini, ilk derece mahkemesine yaptıkları itirazlarının dikkate alınmadığını istinaf nedenleri olarak ileri sürmüştür.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE:
Dava, menfi tespit istemine ilişkindir.
Dairemizce istinaf incelemesi, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
Her ne kadar mahkemece Denizli ... Müdürlüğü'nün 01.11.2021 tarihli müzekkere cevabından davacı şirketin Denizli Şubesini temsilen 19.12.2014 tarihinden itibaren ...'nun münferiden yetkili olduğu ve senetteki imzanın ...'na ait olduğundan bahisle davanın reddine karar verilmiş ise de mahkemece yeterli araştırma ve inceleme yapılmadan karar verildiği açıktır.
Mahkemece ...'nun davacı şirket adına tek başına kambiyo senedi düzenleme yetkisi olup olmadığı araştırılmadan ...'nun davacı şirketin Denizli Şubesini temsilen 19.12.2014 tarihinden itibaren münferiden yetkili olduğu yönündeki Denizli ... Müdürlüğü'nün müzekkere cevabına göre karar verilmesi hatalı olmuştur.
Ayrıca; icra hakiminin inceleme ve araştırma yetkilerinin dar, taraflarca ileri sürülebilen delillerin sınırlı olması nedeniyle, itirazın kaldırılması ve şikayet talepleri hakkında verdiği kararlar maddi anlamda kesin hüküm oluşturmaz (Prof. Dr. Baki Kuru, Hukuk Muhakemeleri Usulü Altıncı Baskı - 2001 Cilt VI Sf: 5737 vd). İcra hakimliği dar yetkili yargı yerleridir. Yönetsel ve yargısal bir takım görevleri vardır. İcra Mahkemeleri münhasıran takip hukukuna ilişkin sorunları çözümler. Buna karşılık işin esası ile ilgili sorunların çözüm yeri genel mahkemelerdir. (Talih Uyar. İcra İflas Kanunu Şerhi - 1974 Sf. 15 vd.) İcra mahkemesince bir konu hakkında bilirkişi incelemesi yaptırılmış ise, mahkemenin sınırlı yetkili olan icra mahkemesinden alınan raporla yetinmesi ve buna göre hüküm kurması doğru değildir. (Yargıtay 19. Hukuk Dairesi'nin 2007/10369 E. ve 2008/4051 K. sayılı ilamı, Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 2020/6794 Esas ve 2022/4036 Karar sayılı ilamı, Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 2007/13126 Esas ve 2007/15768 Karar sayılı ilamı)
Mahkemece yapılacak iş; davacı şirket merkezine ve Denizli şubesine ait ticari sicil kayıtları getirtilerek ...'nun davacı şirket adına tek başına kambiyo senedi düzenleme yetkisi olup olmadığı hususlarının araştırılması, davacı şirketin Denizli şubesine ait ticari defterler üzerinde mali müşavir bilirkişi marifetiyle inceleme yaptırılarak dava konusu bononun davacı şirketin Denizli şubesine ait defter kayıtlarına yansıyıp yansımadığı bu bononun şube tarafından benimsenip benimsenmediği hususlarında rapor aldırılması, yapılacak değerlendirme sonucu dava dışı ...'nun davacı şirket adına kambiyo senedi düzenleme yetkisinin olduğu kanaatine varılması halinde icra hukuk mahkemesinden alınan raporla yetinilmeyip imza incelemesine ilişkin yeni bir rapor alınarak sonucuna karar verilmesinden ibarettir.
Sonuç olarak, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince kaldırılmasına karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davacı vekilinin ilk derece mahkemesinin kararına ilişkin istinaf başvurusunun ESASTAN KABULÜNE,
2-6100 sayılı HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince DENİZLİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'nin 17/11/2021 tarih ve ... Esas ... Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA,
3-6100 sayılı HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince davanın yeniden görülmesi için dosyanın ilk derece mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,
4-492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince peşin olarak yatırılan istinaf karar harcının ilk derece mahkemesince talebi halinde davacıya İADESİNE,
5-Davacı tarafından yapılan istinaf yargılama giderinin ilk derece mahkemesinde yapılacak yargılama sonunda dikkate ALINMASINA,
6-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,
7-6100 sayılı HMK'nın 333. maddesi gereğince peşin alınan ve harcanmayan istinaf gider avansının ilk derece mahkemesince ilgiliye İADESİNE,
8-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara TEBLİĞİNE,
Dair, 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliğiyle ve HMK'nın 353/1-a maddesince kesin olarak karar verildi.
...