T.C.
ANTALYA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
16. HUKUK DAİRESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ:ANTALYA 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
KARAR TARİHİ: 13/10/2021
DAVANIN KONUSU:Alacak
GEREKÇELİ KARAR
YAZIM TARİHİ:13/03/2025
İlk derece mahkemesinin kararı süresi içerisinde istinaf edilmiş olduğundan dosya içerisinde bulunan belgeler okunup incelendi.
Üye hakimin görüşü değerlendirildi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVACININ İDDİALARININ ÖZETİ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Genel Kredi Sözleşmesi nedeniyle ödenmeyen kredi borcundan dolayı Antalya 1. İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasında davalı borçlular aleyhine takip yapıldığını, davalıların borca itirazı üzerine takibin durduğunu, itirazın iptali ile takibin devamına, %20 oranındaki icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.
Davacı vekili ıslah dilekçesi ile davayı alacak davası olarak ıslah ettiklerini, ticari kredilere ilişkin borcun 18.01.2016 tarihinde muaccel hale geldiğini, 20.01.2016 tarihli ... yevmiye sayılı ihtarname ile hesabın kat edildiğini, davalıların müşterek borçlu müteselsil kefil olduklarını, 37.794,00 TL asıl alacağın temerrüt tarihinden itibaren işlemiş olan faiz, gecikme tazminatı ve temerrüt faizinin davalılardan tahsilini talep etmiştir.
DAVALININ SAVUNMALARININ ÖZETİ:
Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; İtirazın iptali davasının süresi içerisinde açılmadığını, Mahkemenin yetkisiz olduğunu, yetkili Mahkemenin Korkuteli Mahkemesi olduğunu, ödemelerin dikkate alınmadığını savunarak davanın reddini talep etmiştir.
Davalı ... , davaya ilişkin cevabında ve ıslaha ilişkin beyanında; Alacaklı tarafından Antalya 1. İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyasında rehinin paraya çevrilmesi yoluyla takip başlatıldığını, ıslah ile dava değerinin düşürülemeyeceğini, davanın reddini talep etmiştir.
Davalı ... vekili ıslaha karşı vermiş olduğu cevap dilekçesinde özetle; Mahkememizin yetkisiz olduğunu, yetkili Mahkemenin Korkuteli Mahkemeleri olduğunu, ıslah ile dava değerinin azaltılamayacağını, müvekkilinin 61.000,00 TL lik limit ile 03.09.2014 tarihli sözleşmeye kefil olduğunu, başkaca bir sözleşmede kefaletinin bulunmadığını, davacı bankaya ise kefalet tutarını aşan ödeme yapıldığını, davanın reddini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ:
İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonunda; "...Hükme esas alınan bilirkişi raporuna göre davalı ...' in taksitli kredi nedeniyle 1.995,82 TL asıl alacak 67,06 TL işlemiş faiz, 3,35 TL gider vergisi olmak üzere 2.066,23 TL kredili mevduat hesabı kredisi nedeniyle ise 1.201,76 TL asıl alacak, 33,75 TL işlemiş faiz, 1,69 TL gider vergisi olmak üzere 1.237,20 TL borcunun bulunduğu, bunların toplamı ile davalının davacı bankaya toplam 3.303,43 TL borcunun kaldığı anlaşıldığından asıl alacak tutarı olan 1.995,82 TL lik kısmına dava tarihinden itibaren %33,60 oranında, 1.201,76 TL lik kısmına ise dava tarihinden itibaren TCMB' nin belirlediği değişen oranlarda temerrüt faizi uygulanarak davalı ...' den alınarak davacıya verilmesine, davacının davalı ...'a karşı açmış olduğu davanın ise reddine karar verilmiştir..." şeklindeki gerekçe; davacının davalı ...' a karşı açmış olduğu davanın, davalı ...' ın kefaletten kaynaklı borcunun kalmadığı anlaşıldığından reddine, davacının, davalı ...'e karşı açmış olduğu davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:
Karara karşı, davacı vekili ve davalı ... vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; kararın kanuna aykırı olduğunu, davalıların, müvekkili banka ile asıl borçlu ... arasındaki genel kredi ve gayri nakdi kredi sözleşmesinden doğan borçlar konusunda borçluya kefil olduklarını, bahsi geçen sözleşme kapsamında davalıların asıl borçlu ...'ın kullandığı ve kullanacağı kredilerden doğan tüm borçlardan dolayı kefil olduklarının açık olduğunu, davalıların kefil sıfatı ile müvekkil bankaya borçlandıkları için asıl borçlu borcunu ödemediğinden davalıların sorumluluğuna başvurulduğunu, mahkeme tarafından dosyaya kazandırılan üç farklı bilirkişiden rapor alındığını, üç kök ve üç ek raporun mevcut olduğunu, bu raporların her birinin farklı görüş bildirdiğini, bu nedenle her bir raporun muhtelif itirazlarla karşılaştığını, üç raporun da bankacı bilirkişiler tarafından hazırlanmasına rağmen aynı konu hakkında farklı sonuçlara varıldığını, raporlar incelendiğinde görüleceği üzere tüm raporlarda davalıların asıl borçlu ...'ın borçlarından dolayı sorumlu olduğu yönünde görüş birliği bulunduğunu, asıl borçlu ...'ın müvekkili bankaya olan borcunun devam ettiğini, davanın, ıslah edilmesinin sebebinin de bu olduğunu beyan ederek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
Davalı ... vekili istinaf dilekçesinde özetle; bilirkişi raporlarının çelişkili olduğunu, davalı müvekkilinin, kefalet limitinden kaynaklı ödenmeyen herhangi bir taksit borcu kalmadığını, bilirkişi tarafından hatalı olarak sadece banka kayıtlarının incelendiğini beyan ederek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE:
Dava, itirazın iptali istemine ilişkindir.
Dairemizce istinaf incelemesi, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
HMK'nın 359/3 maddesi uyarınca; dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, yasaya uygun gerektirici nedenlere, ilk derece mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, hükme esas alınan bilirkişi raporunun, denetime elverişli ve dosya kapsamına uygun olmasına, çelişki iddiasının bilirkişi tarafından karşılanmasına, farklılıkların sebebinin açıklanmasına, HMK'nın 355/1 maddesi gereği incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, re'sen gözetilmesi gereken, kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmamasına, kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğunun anlaşılmasına göre; davacı vekilinin ve davalı ... vekilinin istinaf itirazları yerinde görülmediğinden HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davacı vekilinin ve davalı ... vekilinin ilk derece mahkemesi kararına ilişkin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,
2-Davacı taraf yönüyle; 492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli 615,40 TL istinaf karar harcından peşin olarak yatırılan 59,30 TL harcın mahsubu ile bakiye 556,10 TL istinaf karar harcının davacı taraftan tahsili ile Hazine'ye GELİR KAYDINA, harç tahsil müzekkeresinin ilk derece mahkemesince YAZILMASINA,
3-Davalı ... yönüyle; 492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli 615,40 TL istinaf karar harcından peşin olarak yatırılan 59,30 TL harcın mahsubu ile bakiye 556,10 TL istinaf karar harcının davalı ...'tan tahsili ile Hazine'ye GELİR KAYDINA, harç tahsil müzekkeresinin ilk derece mahkemesince YAZILMASINA,
4-Tarafların istinaf başvuruları nedeniyle yaptıkları yargılama masraflarının kendi üzerilerinde BIRAKILMASINA,
5-Kullanılmayan istinaf gider avansının 6100 sayılı HMK'nın 333. maddesi uyarınca ilk derece mahkemesince ilgililerine İADESİNE,
6-İstinaf incelemesi dosya üzerinden yapıldığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,
7-Kararın ilk derece mahkemesi tarafından taraflara TEBLİĞİNE,
Dair, 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliğiyle ve 6100 sayılı HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince dava değerinin 544.000,00 TL'nin altında olması nedeniyle kesin olarak karar verildi
...