T.C.
ANTALYA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
16. HUKUK DAİRESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ:ANTALYA 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
KARAR TARİHİ:29/06/2021
DAVANIN KONUSU:İtirazın İptali
GEREKÇELİ KARAR
YAZIM TARİHİ:17/03/2025
İlk derece mahkemesinin kararı süresi içerisinde istinaf edilmiş olduğundan dosya içerisinde bulunan belgeler okunup incelendi.
Üye hakimin görüşü değerlendirildi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVACININ İDDİALARININ ÖZETİ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: Müvekkil banka ile davalılar arasında imzalanan 08.01.2014 tarihli Genel Kredi Sözleşmesine istinaden krediler kullandırıldığını, kredilerin ödenmemesi üzerine 12.04.2017 tarih ... yevmiye numaralı ihtarname gönderildiğini, ihtara ilişkin itirazda bulunmadıklarını, sonrasında Antalya 11. İcra Müdürlüğü’nün ... Esas sayılı dosyası ile takip başlatıldığını, davalıların itirazı üzerine takibin durduğunu, arabuluculuk görüşmelerinde anlaşma sağlanamadığını, davalıların haksız ve hukuki dayanağı bulunmayan itirazlarının iptaline, takibin devamına, icra inkâr tazminatına ve davalıların menkul ve gayrimenkul malları ile 3. şahıslardaki hak ve alacaklarının ihtiyati haczine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
DAVALININ SAVUNMALARININ ÖZETİ:
Davalılar vekili cevap dilekçesinde özetle: Arabuluculuk görüşmesine ait son görüşme tutanağının davacı tarafından dosyaya eklenmediğini, müvekkillere ait kefaletin şekil şartlarına uygun olmadığını, müvekkillerin davacı bankaya borcu bulunmadığını, davanın usulden ve esastan reddine, verilen ihtiyati haciz kararının hali hazırda borcun rehin ile teminat altına alındığı gözetilerek kaldırılmasına ve kötü niyet tazminat tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ:
İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonunda özetle; "..Davacı bankanın 12.04.2017 tarihli ihtarnamesini takiben kredi hesabı kat ihtarına uygun olarak kredinin tamamına muacceliyet verilmek suretiyle kredi bakiyesinin hiçbir şekilde takip hesabına aktarılmadığı gibi 06.04.2018 tarihine kadar taksit ödemeleri mahsubu normal hesap üzerinden akdi ilişkiyle oluşturulan ödeme planına uygun olarak devam ettirilmiştir. Davacı bankanın talep ettiği asıl alacak tutarının ihtarname ve eki hesap özetiyle hiçbir ilişkisi bulunmadığı, davacı bankanın kendi keşide ettiği ihtarname gereğini yerine getirmesi halinde, kredi hesabını tüm vadesi geçen ve vadesi gelmeyen kredi taksitlerine muacceliyet vermek suretiyle akdi ilişkiyi sonlandırması, kat tutarını akdi normal hesabından çıkararak davacının 06.04.2018 tarihine kadar yaptığı ödemeleri kısmi ödeme olarak yeni aktardığı takip hesabından mahsup etmesi ve buna göre takibe geçmesi gerektiği, kredilere usulüne uygun muaceliyet verilemediğinden takip tarihine kadar akdi faiz işletilmesi gerektiği, taksitli ticari kredi için takip sonrası işleyecek temerrüt faizi oranının sözleşmenin 7.8.3 maddesi ve HGK ... E-... K sayılı emsal kararı doğrultusunda %27,75 olması gerektiği, sigorta bedeli ve nakde dönüşen çekler (BMA alacağı) için davacının faiz talebinin bulunmadığı anlaşılmakla, bu belirlemeler doğrultusunda hesaplama yapılarak hazırlanan bankacı bilirkişi raporuna itibar edilerek nakdi alacakları yönünden davanın kısmen kabulüne, hüküm altına alınan likit alacak yönünden davacı lehine %20 icra inkar tazminatı verilmesine, gayri nakdi depo talebi yönünden açılan davada genel kredi sözleşmesi içeriğinde bankanın çek depo talebinde bulunabileceğine dair hüküm bulanmadığından davanın bu kısmının reddine.." şeklindeki gerekçe ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:
Karara karşı, davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; alacağa işletilen faiz oranının %27,75 olmasının mümkün olmadığını, davalı şirket ve yetkilileri ile müvekkili banka arasında imzalanan Genel Kredi Sözleşmesinin faiz oranını belirlenmesi başlıklı 7.5 maddesinin açıkça "müşteri ile ayrıca mutabakata varılmamış ise faiz oranın Bankanın fiili kullandırım/işlem tarihinde tüm krediler ve hesaplar için cari olan en yüksek oranları geçmemek kaydıyla bankaca belirlenecektir... Müşteri TC Merkez Bankası'nın veya diğer yetkili mercilerin bu kredilerin faiz ve komisyonları ile tahakkuk devreleri için alacakları yeni kararların da yürürlük tarihinden itibaren uygulanacağını kabul ve taahhüt eder." şeklinde olduğunu, Genel Kredi Sözleşmelerinin -Temerrüt Halleri ve Takip Hükümleri- başlıklı IV. 31. 2 maddesinde “Borçlular ve müteselsil kefiller; işbu Sözleşme’ de belirtilen herhangi bir madde veya maddelere aykırı hareket edildiğinin Banka’ca tespit edilmesi durumunda; kredinin muaccel hale gelip temerrüt hali oluşacağını ve buna göre Sözleşme’nin feshi ile kredinin kat edilmesine Banka’ nın yetkili olduğunu kabul eder. Banka bu maddeye atıfla haklarını kullanmaya karar vermesi halinde, temerrüt faizine dair hükümler mahfuz kalmak kaydıyla, ortaya çıkan yukarda sayılan haller sebebiyle Banka’ nın uğradığı zararları, masrafları, primleri ve cezaların tazminini, teminat mektuplarının iadesini ve gayrinakdi risk tutarlarının depo edilmesini talep edebilir. Ayrıca yukarıda sayılı hallerden birinin varlığı durumunda Banka Sözleşme’yi feshetme yetkilisine sahiptir” düzenlemesi bulunduğunu, her tacirin basiretli iş adamı gibi hareket etmesi gerektiğini, davalı şirket yetkilisinin kullanılan kredilere uygulanacak faiz oranlarının bilerek ve doğuracağı sonuçları kestirerek kredi kullanımına gitmesi gerekirken davalının bu hususu dikkate dahi almadığını, davalının faize itirazı bulunmamakta iken yerel mahkemenin faiz uygulaması hakkında usul ve yasaya aykırı karar verdiğini beyan ederek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE:
Dava, itirazın iptali istemine ilişkindir.
Dairemizce istinaf incelemesi, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
HMK'nın 359/3 maddesi uyarınca; dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, yasaya uygun gerektirici nedenlere, ilk derece mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 13/12/2023 tarih ... Esas ... Karar sayılı emsal içtihadı ve diğer emsal içtihatları gereğince davacı bankanın alacağına uygulanacak temerrüt faiz oranının davacı bankaca fiilen uygulanan faiz dikkate alınmak suretiyle hesaplanmasının gerekmesine, dosyada aldırılan bilirkişi raporunun da bu doğrultuda hazırlanması ve denetime elverişli olmasına, HMK'nın 355/1 maddesi gereği incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, re'sen gözetilmesi gereken, kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmamasına, kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğunun anlaşılmasına göre; davacı vekilinin istinaf itirazları yerinde görülmediğinden HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davacı vekilinin ilk derece mahkemesi kararına ilişkin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,
2-492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli 615,40 TL istinaf karar harcından peşin olarak yatırılan 59,30 TL harcın mahsubu ile bakiye 556,10 TL istinaf karar harcının davacı taraftan tahsili ile Hazine'ye GELİR KAYDINA, harç tahsil müzekkeresinin ilk derece mahkemesince YAZILMASINA,
3-Davacının istinaf başvurusu nedeniyle yaptığı yargılama masraflarının kendi üzerinde BIRAKILMASINA,
4-Kullanılmayan istinaf gider avansının 6100 sayılı HMK'nın 333. maddesi uyarınca ilk derece mahkemesince ilgilisine İADESİNE,
5-İstinaf incelemesi dosya üzerinden yapıldığından davalılar lehine vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,
6-Kararın ilk derece mahkemesi tarafından taraflara TEBLİĞİNE,
Dair, 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliğiyle ve 6100 sayılı HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince dava değerinin 544.000,00 TL'nin altında olması nedeniyle kesin olarak karar verildi.
...