T.C.
ANTALYA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
16. HUKUK DAİRESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: ANTALYA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
KARAR TARİHİ:18/11/2020
DAVANIN KONUSU:Banka Dışındaki Diğer Kredi Kuruluşlarına İlişkin Düzenlemelerden Kaynaklanan (İtirazın İptali)
GEREKÇELİ KARAR
YAZIM TARİHİ:14/03/2025
İlk derece mahkemesinin kararı süresi içerisinde istinaf edilmiş olduğundan dosya içerisinde bulunan belgeler okunup incelendi.
Üye hakimin görüşü değerlendirildi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVACININ İDDİALARININ ÖZETİ:
Davacı vekili, Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Dava dışı ... Tarım Turizm Otomotiv Sanayi Ve Ticaret Limited Şirketi ile müvekkili banka arasında ... karton numaralı borçlu cari hesap ve ... karton numaralı ticari kredi kartı sözleşmesi bulunduğunu, davalı ...'ın borçlu şirketin yetkilisi ve bahsedilen borcun müteselsil kefili olduğunu, dava dışı şırketin konkardato ilan etmesi nedeniyle kefil davalı ... adına alacağın tahsili amacıyla Antalya 3. İcra Müdürlüğünün ... sayılı icra dosyası üzerinden icra takibi başlattıklarını, takibe itiraz edildiğini, yapılan haksız itirazın iptaline, icra takibinin devamına, müvekkili bankayı zarara uğratmak amacıyla kötü niyetli olarak itirazda bulunulduğundan dolayı ve alacağın likit olması nedeniyle davalı borçlunun alacak miktarının %20’sinden az olmamak kaydıyla icra inkar tazminatı ödemesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
DAVALININ SAVUNMALARININ ÖZETİ:
Davalı vekili, Müvekkiline kat ihtarı tebliğ edilmediğini, temerrüdün gerçekleşmediğini, takipte talep edilen tutarda borcunun olmadığını, bankalarca uygulanabilir en yüksek faiz oranının, yasal faiz oranının %50 fazlasını geçemeyeceğini, bu oranın ise yıllık %13,5’a tekabül ettiğini, uygulanan faiz oranının reddi gerektiğini, kefalet sözleşmesinin de usulüne uygun düzenlenmediğini, kefil olunan miktarın açıkça yazılmadığını, sorumlu olunan miktar ve sürenin açıkça belirtilmediğini, müvekkili davalının gerçek kişi ve evli olduğunu, eşinin rızasının alınmadığını belirterek davanın reddi ile % 20'den az olmamak üzere tazminata mahkum edilmesini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ:
İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonunda; "Davacı banka ile dava dışı asıl borçlu ... Tarım ...Ltd. Şti. arasında 16.07.2014 tarihli 200.000,00 TL limitli genel nakdi ve gayri nakdi kredi sözleşmesi imzalandığı, davalı ...’ın sözleşme limiti dahilinde müşterek borçlu ve müteselsil kefil sıfatıyla söz konusu sözleşmeyi imzaladığı, Yine davacı banka ile dava dışı asıl borçlu ... Tarım ...Ltd. Şti. arasında 21.07.2014 tarihli business card üyelik sözleşmesi imzalandığı, davalı ...’ın sözleşmede 22.000,00 TL limitle müşterek borçlu ve müteselsil kefil imzasının bulunduğu, sözleşmelere bağlı kefalet ilişkinin 01.07.2012 tarihinde yürürlüğe giren 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunun 582 ve 583. maddelerine uygun olarak düzenlendiği anlaşıldığından davalı vekilinin bu husustaki itirazları yerinde görülmemiştir.Davacı banka tarafından dışı asıl borçlu şirket ile davalı kefile Antalya 1. Noterliğinin 11.03.2019 tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesi keşide edilerek, 10.03.2019 kat tarihi itibariyle muaccel hale gelen ... numaralı borçlu cari hesabının 93.110,75 TL’si anapara olmak üzere 93.786,64 TL ve ... numaralı kredi kartının 21.150,48 TL’si anapara olmak üzere 21.191,20 TL toplam 114.977,84 TL olan borcunun 7 gün içinde ödenmesi, aksi halde yasal yollara başvurularak tahsili yoluna gidileceği bildirilmiştir. Davalıya ihtarnamenin 14.03.2019 tarihinde tebliğ edildiği, dosya içinde yer alan noter tebligat mazbatasından anlaşılmıştır. İhtarnamede yazılı 7 günlük ihtar süresi dikkate alındığında davalının 22.03.2019 tarihi itibariyle temerrüde düştüğü kabul edilmiştir. Dava ve takip konusu kredilerin incelenmesinde ise: borcuk kaynağının kredi kartı ve Genel Kredi Sözleşmesine dayalı olarak 29.06.2018 tarihinde 150.000,00 TL limitle açılan borçlu cari hesap kredisinden kaynaklandığı anlaşılmaktadır. Dava dışı asıl borçlu şirkete 20.000,00 TL limitli şirket kredi kartı (... numaralı ticari kredi kartı) tahsis edildiği, kartın davalı kefil tarafından kullanıldığı, 10.03.2019 tarihinde 21.150,48 TL anapara, 37,78 TL işlemiş faiz ve 1,94 TL gider vergisinin ilavesiyle 21.191,20 TL üzerinden hesabın kat edildiği bankanın 19.606,76 TL anapara üzerinden takip hesaplarına aktardığı, 21.03.2019 tarihinde 13.937,00 TL ve 22.03.2019 tarihinde 5.669,76 TL çek tahsilatları ile takip hesabına geri ödeme yapıldığı, anlaşılmıştır. Yine dava dışı asıl kredi borçlu şirkete Genel Kredi Sözleşmesine dayalı olarak 29.06.2018 tarihinde 150.000,00 TL limitle açılan borçlu cari hesap (... numaralı) kredisinden aynı tarihte 135.049,43 TL kullandırıldığı, 10.03.2019 tarihinde 93.110,75 TL anapara 304,16 TL işlemiş akdi faiz ve 371,73 TL gider vergisi ilavesiyle toplam 93.786,64 TL anapara bakiyesi üzerinden hesabın kat edildiği, bankanın 85.980,28 TL anapara üzerinden takip hesaplarına aktardığı, 22.03.2019 tarihinde 30.030,24 TL ve 26.04.2019 tarihinde 23.000,00 TL çek tahsilatları ile takip hesabına geri ödeme yapıldığı, anlaşılmıştır.
Bilirkişi tarafından yapılan hesaplama sonunda davacı bankanın davalıdan1-Ticari Kredi Kartı nedeniyle 1.584,44.-TL asıl alacak, 305,08.-TL işlemiş faiz, 15,25.-TL gider vergisi olmak üzere toplam 1.904,77.-TL alacaklı olduğu tespit edilmiştir. Bu rapora itibar etmemek için bir neden görülmemiştir. Bu durumda davacı bankanın talep edebileceği alacağının; asıl alacak 40.756,40.-TL, işlemiş faiz 5.562,38.-TL, gider vergisinin 278,12.-TL olmak üzere toplam 46.596,90.-TL olduğu kabul edilerek, davanın kabulüne" şeklinde karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:
Karara karşı, davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Bilirkişi raporuna itirazlarının dikkate alınmadığını, kat ihtarnamesinin müvekkiline bizzat tebliğ edilmediğini, temerrüt faiz oranının yasal faiz oranının %50 sini geçemeyeceğini, kefalet sözleşmesinde, kefalet limitinin ve kefalet ile ne kadar süre ile bağlı olunduğunun belirtilmediğini beyan ederek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE:
Dava, genel kredi sözleşmesine bağlı alacağın tahsili amacıyla kefile karşı başlatılan icra takibine itirazın iptali istemine ilişkindir.
Dairemizce istinaf incelemesi, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
HMK'nın 359/3 maddesi uyarınca; dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, yasaya uygun gerektirici nedenlere, ilk derece mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, HMK'nın 355/1 maddesi gereği incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, re'sen gözetilmesi gereken, kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmamasına, kefalet sözleşmesinde kefalet limitinin 200.000,00 TL olarak belirlenmesine, kat ihtarnamesinin davalının kefalet sözleşmesinde belirtilen adresine tebliğ edilmiş olmasına, temerrüt faizi oranının bankanın fiilen uyguladığı akdi faiz oranına %100 ilave edilerek %58,80 olarak belirlenmesine, kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğunun anlaşılmasına göre; davalı vekilinin istinaf itirazları yerinde görülmediğinden HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davalı vekilinin ilk derece mahkemesi kararına ilişkin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,
2-492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli 3.407,60TL nispi istinaf karar harcından peşin olarak yatırılan 829,59TL harcın mahsubu ile bakiye 2.578,01 TL istinaf karar harcının davalı taraftan tahsili ile Hazine'ye GELİR KAYDINA, harç tahsil müzekkeresinin ilk derece mahkemesince YAZILMASINA,
3-Davalının istinaf başvurusu nedeniyle yaptığı yargılama masraflarının kendi üzerinde BIRAKILMASINA,
4-Kullanılmayan istinaf gider avansının 6100 sayılı HMK'nın 333. maddesi uyarınca ilk derece mahkemesince ilgilisine İADESİNE,
5-İstinaf incelemesi dosya üzerinden yapıldığından davacı lehine vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,
6-Kararın ilk derece mahkemesi tarafından taraflara TEBLİĞİNE,
Dair, 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliğiyle ve 6100 sayılı HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince dava değerinin 544.000,00 TL'nin altında olması nedeniyle kesin olarak karar verildi. 14/03/2025
...