T.C.
ANTALYA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
16. HUKUK DAİRESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ:ANTALYA 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
KARAR TARİHİ:23/02/2021
DAVANIN KONUSU:Banka Dışındaki Diğer Kredi Kuruluşlarına İlişkin Düzenlemelerden Kaynaklanan (İtirazın İptali)
GEREKÇELİ KARAR
YAZIM TARİHİ:07/03/2025
İlk derece mahkemesinin kararı süresi içerisinde istinaf edilmiş olduğundan dosya içerisinde bulunan belgeler okunup incelendi.
Üye hakimin görüşü değerlendirildi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVACININ İDDİALARININ ÖZETİ:
Davacı vekili, müvekkili banka ile dava dışı ... Ltd. Şti firması arasında 27/03/2017 tarihli 2.500.000,00 TL tutarlı kredi sözleşmesi imzalandığını, davalıların söz konusu krediyi müşterek borçlu ve müteselsil kefil olarak imzaladığını, imzalamış olduğu kredi sözleşmelerinden dolayı kendi temerrütleri kapsamında borç ve ferilerinden sorumlu olduklarını, davalılara kredi sözleşmelerinden dolayı ödenmeyen borcun ödenmesi için Beyoğlu 47. Noterliğinin 29/11/2018 tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile hesap özetinin tebliğ edildiğini, fakat alacağın ödenmediğini, alacağın tahsili amacıyla Antalya 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin ... D. iş sayılı dosyasından ihtiyati haciz kararı alındığını, ihtiyati haciz kararı sonrasında Antalya 1. İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasından icra takibine geçildiğini, davalıların haksız ve yersiz olarak yapılan takibe itiraz ettiğini, alacağın ihtarname kapsamında ödenmediğini, davalıların temerrüt faiz oran ve miktarına ilişkin itirazının haksız olduğunu, bu nedenlerle yapılan itirazın iptaline, takibin devamına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ:
İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonunda; "Davaya konu Antalya 1. İcra Müdürlüğü’nün ... sayılı takip dosyasının tetkikinden; 16.01.2019 tarihinde, Davacı bankaca davalı kefiller aleyhine 911.673,15 TL asıl alacak, 58.379,69 TL işlemiş faiz ve 485,00 TL ihtiyati haciz vekalet masrafı olmak üzere toplam 970.537,84 TL’nin tahsili, takip tarihinden tamamen tahsil edilinceye kadar asıl alacak üzerinden %57,00 temerrüt faizi ve gider vergisi işletilmesi ve kısmi ödemelerde TBK 100. Madde hükümlerinin uygulanması talebiyle takibe geçildiği, davalıların itirazı üzerine takibin durdurulmasına karar verildiği, anlaşılmıştır.
Davacı banka ile dava dışı asıl borçlu ... Şirketi arasında 27.03.2017 tarihli 2.500.000,00 TL limitli Kredi Çerçeve Sözleşmesi imzalandığı, davalılar ...’nın sözleşme limiti dahilinde müşterek borçlu ve müteselsil kefil sıfatıyla sözleşmeyi imzaladığı, dosyaya müzekkere ile getirtilen sözleşme suretinden anlaşılmaktadır.
Davacı bankaca dava dışı asıl borçlu şirket ile davalı kefillere Beyoğlu 47. Noterliğinin 29.11.2018 tarih ... yevmiye numaralı ihtarnamesi keşide edilerek, asıl borçlu ... Şirketinin 27.11.2018 kat tarihi itibariyle ... ve ... numaralı kredilerden kaynaklanan toplam 902.305,03 TL nakit alacakları bulunduğu ve ihtarnamenin tebliğini izleyen 1 gün içinde ödenmesi aksi halde yasal yollara başvurularak tahsili yoluna gidileceği, bildirilmiştir. 29.11.2018 tarihli ihtarnamenin davalı ...’ya 04.12.2018 tarihinde tebliğ edildiği, dosyaya eklenen noter tebligat mazbatasından anlaşılmaktadır. İhtarnamede yazılı 1 günlük ihtar süresi dikkate alındığında 06.12.2018 tarihinde temerrüt halinin oluştuğu anlaşılmaktadır.
Dava ve takip konusu kredilerin incelenmesi ile, ... numaralı taksitli ticari kredinin 25.04.2017 tarihinde 1.000.000,00 TL limitli aylık %1,29 yıllık %15,48 akdi faizli 60 ay vadeli 25.05.2017-25.04.2022 tarihleri arasında aylık 24.042,63 TL eşit taksit ödemeli olarak açıldığı ve kullandırıldığı, krediye en son 27.08.2018 vadeli 16. taksit ödemesinin 24.09.2018 tarihinde yapıldığı, bu son geri ödemeden sonra 803.385,76 TL anapara bakiyesi kaldığı, 27.12.2018 tarihinde bu asıl alacak tutarı üzerinden takip hesaplarına alındığı, dosyaya getirtilen hesap özetlerinden anlaşılmaktadır. Yüksek mahkemenin emsal kararlarına göre son taksit ödemesinden sonra kalan anapara tutarına kat tarihine kadar işletilen akdi faiz ve gider vergisinin ilavesiyle kat tarihi itibariyle asıl alacak tutarı belirlenmektedir.
... numaralı borçlu cari hesap kredinin, dava dışı asıl kredi borçlusu ... Şirketine 14.08.2017 tarihinde 63.000,00 TL limitli borçlu cari hesap kredisi kullandırıldığı, ihtarname eki hesap özetinde hesaplana faize göre uygulana akdi faiz oranın %12 olduğunun anlaşıldığı, krediye geri ödeme olmaması üzerine 27.12.2018 tarihinde 63.000,00 TL anapara, 3.125,50 TL işlemiş faiz ve 276,50 TL komisyon tutarının ilavesiyle toplam 66.402,00 TL asıl alacak üzerinden kat edildiği ve asıl alacağı oluşturduğu, anlaşılmaktadır. Bankalar, Bankalar Yasası uyarınca Bakanlar Kurulu kararı ile TC Merkez Bankasına bildirilmek kaydıyla, kredili mevduat hesabı ve ticari kredi kart hesapları dışında kredilere uygulayacakları azami faiz oranları ve faiz dışında sağlayacakları menfaatleri serbestçe belirleyebilmektedirler. Sözleşmenin 4.2. maddesinde “Banka alacağına, muacceliyet tarihinden temerrüt tarihine kadar aynı tür TL krediler için TCMB’ye bildirilen cari akdi faiz oranı, temerrütten itibaren ise bu oranın %100 fazlası oranında temerrüt faizi uygulanacaktır." yazılı bulunmaktadır. Bankanın 05.11.2018 tarihinde yayınladığı GM-3095 numaralı Genel Mektubun 6. ve 7. maddelerinde “T.C. Merkez Bankası’na, bankamızda TL kredilere fiilen uygulanabilecek en yüksek faiz oranları; TL krediler için %38,… olarak bildirilmektedir. Temerrüt faiz oranı tüm TL krediler için T.C. Merkez Bankasına bildirilen en yüksek cari faiz oranının %50 fazlasıyla uygulanır.’’ Denilmektedir.
Yüksek Mahkeme Hukuk Genel Kurulunun ... esas, ... karar sayılı 02.05.2019 tarihli kararında; “Yargıtay uygulamasında bankaların TC Merkez Bankasına bildirdikleri ancak müşterilerine uygulamadıkları akdi faizlerin temerrüt faizinin tespitinde esas alınmayacağı kabul edilmekte olup, sözleşmede ayrıca bir temerrüt faizi oranı da belirlenmemiştir. O halde, davacı bankanın kayıtları üzerinde konusunda uzman bilirkişi aracılığıyla inceleme yapılarak hesabın kapatıldığı tarih itibariyle davalının kullandığı ticari krediye uygulanan akdi faiz belirlendikten sonra temerrüt tarihine kadar bulunan alacağa akdi faiz işletilip, temerrüt tarihinden icra takip tarihine kadar sözleşmenin 45. maddesindeki anlaşma uyarınca akdi faizin %50 fazlası temerrüt faizi olarak uygulanıp takip tarihi itibariyle alacak tespit edilmeli ve takipten sonra da belirlenen temerrüt faizinin asıl alacağa uygulanmasını sağlanacak şekilde takibin devamına imkân sağlanması gerekmektedir.” Denilmektedir. Hukuk Genel Kurulunca verilen kararda, ticari işlerde TBK 88. ve 120. maddelerin uygulanmayacağına oy çokluğuyla karar verilirken bankaların genel işlem koşullu temerrüt faiz oranı uygulamalarına yer verilmiş ve ayrıca beş üye hâkimin ortak karşı oy gerekçelerinde temerrüt faiz oranı uygulamalarında genel işlem koşullu temerrüt faizi başlıklı sözleşme maddelerine dayanarak bankaların haksız ve yersiz uygulamalar yaptığı, açıklanmıştır.
Bu durumda, kredilere fiilen uygulanan en yüksek akdi faiz esas alınarak, sözleşme uyarınca akdi faizin %100 fazlası üzerinden temerrüt faizi işletilecektir. Bankanın fiilen uyguladığı %15,48 en yüksek akdi faiz oranına %100 ilave edilerek bulunacak %30,96 temerrüt faiz oranı üzerinden hesap yapılması gerekmektedir.
Mahkememizce bu ilkeler ve Yargıtay emsal kararları doğrultusunda hesaplama yapılarak hazırlanan bankacı bilirkişi raporuna itibar edilerek davalı ... aleyhine açılan davanın kısmen kabulüne, alacak likit ve belirlenebilir olduğundan davacı lehine hüküm altına alınan alacak üzerinden %20 oranında icra inkar tazminatı verilmesine, davalı ... aleyhine açılan davanın feragat nedeniyle reddine" şeklinde karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:
Karara karşı, davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; temerrüt faiz oranının hatalı belirlendiğini, kat tarihinden temerrüt tarihine kadar işleyen faizin ana paraya eklenilerek hesap yapılması gerektiğini beyan ederek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE:
Dava; genel kredi sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili için başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.
Dairemizce istinaf incelemesi, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
Uyuşmazlık, takip tarihi itibarıyla davacının davalıdan talep edebileceği herhangi bir alacak bulunup bulunmadığı, alacak var ise miktarı, davalının icra takibine itirazlarının haksız olup olmadığı, uygulanması gereken temerrüt faiz oranı hususlarından kaynaklanmaktadır.
Davacı vekilinin temerrüt faiz oranına yönelik istinaf itirazına gelindiğinde, yerleşik yargı kararları uyarınca bankanın temerrüt tarihinde aynı nitelikteki kredilere uyguladığı cari faiz oranı belirlenip, bu oran üzerinden temerrüt faiz oranının tespit edilmesi gerekir. Bir başka anlatımla, temerrüt faizi hesabında davacının TCMB'ye bildirdiği faiz oranları esas alınamayacaktır.
Davacı banka ile dava dışı şirket arasında imzalanan Genel Kredi Sözleşmesi'nin 4.2. maddesinde " banka alacağına, muacceliyet tarihinden temerrüt tarihine kadar aynı tür TL krediler için TCMB'ye bildirilen cari akdi faiz oranı, temerrütten itibaren ise bu oranın %100 fazlası oranında temerrüt faizi uygulanır'' hükmünün bulunduğu, ancak hükme esas alınan bilirkişi raporunda davacı bankanın krediye %15,48 oranında akdi faiz uyguladığı, buna göre bu oranın %100 fazlası ile temerrüt faiz oranının %30,96 olarak tespit edildiği anlaşılmıştır. Bu nedenle davacı vekilinin temerrüt faiz oranına yönelik istinaf sebebi yerinde değildir.
Davacı banka tarafından kredi hesabının kat edilmesiyle birlikte davalı kefile bir ihtar yapılmasa bile borç muaccel hale gelir ise de; davacı banka gönderdiği ihtarnameyle borçlulara ihtarnamenin tebliğine kadar ve tebliğinden sonraki bir gün için atıfet süresi tanıyarak alacağını imhal etmiş, diğer bir söyleyişle muacceliyeti atıfet süresinin sonuna kadar ertelemiştir. Bu nedenle davalının temerrüt tarihinin 06.12.2018 tarihi olarak belirlenmesi yerindedir.
Ancak davacı banka davalının temerrüt tarihi olan 06.12.2018 tarihine kadar işleyen akdi faizi asıl alacak ile kapitalize ederek, kapitalize edilen toplam miktarı asıl alacak olarak nitelendirilip temerrüt tarihinden itibaren bu şekilde tespit edilen asıl alacağa temerrüt faizi işletilmesini talep edebilecektir.
Bilirkişi tarafından yapılan hesaplamada ise, temerrüt tarihine kadar işleyen akdi faizin asıl alacak ile kapitelize edilmeden sonuca varıldığı görülmektedir. Bu nedenle bu hususta bilirkişiden ek rapor alınarak bankanın icra takibini davalının temerrüt tarihi olan 06/12/2018 tarihine kadar işleyen akdi faize asıl alacak ile, kapitelize ederek başlatıp başlatmadığı tespit ettirilip, şayet banka tarafından temerrüt tarihine kadar işleyen faiz kapitelize edilip talepte bulunuldu ise, buna göre yapılacak hesaba göre karar verilmesi, aksi durumda ise, talep ile bağlılık ilkesi ve takibe sıkı sıkıya bağlılık ilkesi değerlendirilerek sonuca göre bir karar verilmesi gerekmektedir.
Sonuç olarak, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince kaldırılmasına karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davacı vekilinin ilk derece mahkemesinin kararına ilişkin istinaf başvurusunun ESASTAN KABULÜNE,
2-6100 sayılı HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince ANTALYA 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'nin 23/02/2021 tarih ve ... Esas ... Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA,
3-6100 sayılı HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince davanın yeniden görülmesi için dosyanın ilk derece mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,
4-492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince peşin olarak yatırılan istinaf karar harcının ilk derece mahkemesince talebi halinde davacıya İADESİNE,
5-Davacı tarafından yapılan istinaf yargılama giderinin ilk derece mahkemesinde yapılacak yargılama sonunda dikkate ALINMASINA,
6-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından davacı lehine vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,
7-6100 sayılı HMK'nın 333. maddesi gereğince peşin alınan ve harcanmayan istinaf gider avansının ilk derece mahkemesince ilgiliye İADESİNE,
8-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara TEBLİĞİNE,
Dair, 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliğiyle ve HMK'nın 353/1-a maddesince kesin olarak karar verildi.
...