T.C.
ANTALYA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
16. HUKUK DAİRESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ:DENİZLİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
KARAR TARİHİ:21/12/2021
DAVANIN KONUSU:İtirazın İptali (Taşıma Sözleşmesi Kaynaklı)
GEREKÇELİ KARAR
YAZIM TARİHİ:24/03/2025
İlk derece mahkemesinin kararı süresi içerisinde istinaf edilmiş olduğundan dosya içerisinde bulunan belgeler okunup incelendi.
Üye hakimin görüşü değerlendirildi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVACININ İDDİALARININ ÖZETİ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili firmanın, dava dışı ... firmasına faaliyet yürüttüğü sektöre ilişkin ürün satışı yaptığını, satılan ürüne ilişkin 10.04.2019 tarihli faturanın bedelinin 24.200 Euro olduğunu, müvekkili ile davalı şirket nakliye anlaşması kapsamında Polonya'da faaliyet sürdüren ... firmasına, çiğ ay çekirdeği cinsi emtianın, Türkiye'den Polonya'ya taşınması için anlaşıldığını, ürünün, taşınması için davalının hazır etmiş olduğu araca 15.04.2019 tarihinde Polonya'ya sevk edilmek üzere teslim edildiğini, müvekkili tarafından ürünün teslimi beklenmekte iken müşteri ... tarafından ürünün kendilerine ulaşmadığının bilgisi verildiğini, bu durumun davalı firmaya sorulduğunu, davalı firmanın ise taraflarına ürünleri taşıyan aracın sürücüsüne ulaşılamadığı ve yasal işlemlere başlanılacağının bildirildiğini, taraflarınca davalıya teslim edilen ürünlerin bedelinin ve müşteri firmaya teslim edilmemesinden kaynaklanan zararların tazmini için Denizli 8. İcra Müdürlüğünün ... E. Sayılı dosyası ile takibe girişildiğini, ancak borçlu davalının haksız itirazıyla takibin durduğunu, somut olayda emtianın, müşteri firmaya teslim edilmemiş olduğundan zayi olduğunu, taşımanın yapıldığı güzergah dikkate alındığında CMR Konvansiyonuna (Karayoluyla Uluslararası Yük Taşıma Anlaşması İle İlgili Uluslararası Anlaşma) tabi olduğunu, taşıma sözleşmesine konu eşya taşımacının muhafazasına ve gözetimine bırakıldığını, taşımacının ayrıca taşımayı yapmak için kullandığı kusurlu taşıttan, bu taşıtı kiraladığı kişinin veya vekilinin yahutta çalışanlarının hata veya ihmallerinden dolayı sorumlu olduğunu, müvekkili firmanın, müşteri firma nezdinde ticari itibar anlamında sıkıntı yaşadığını, müvekkili şirket tarafından davalıya Denizli 1. Noterliğinden 02.05.2019 Tarihli ve ... yevmiye numaralı ihtarname gönderildiğini, arabulucuya müracat edildiğini, fakat anlaşma sağlanamadığını, bu nedenlerle davalı borçlu tarafından Denizli 8. İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasına yapılan itirazın iptali ile takibin devamını, davalının % 20'sinden az olmamak kaydı ile icra inkar tazminatına mahkum edilmesini, yargılama giderli ile vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
DAVALININ SAVUNMALARININ ÖZETİ:
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacının gerçek anlamda bir zararının oluşup oluşmadığının anlaşılmadığını, zira dava dışı gönderilen firma tarafından müvekkili şirkete emtia bedelinin ödenip ödenmediği hususunun belli olmadığını, bilindiği üzere hem CMR hem de TTK hükümleri uyarınca kural olarak emtia üzerinde hak sahibinin gönderilen olduğunu, uygulamada da dava dışı gönderilen firmanın emtia bedelini davacıya ödemiş olması halinde davacı firmanın herhangi bir alacak hakkı bulunmayacağını, öncelikle bu hususun ispatlanması gerektiğini, aksi takdirde davanın aktif husumet yokluğundan reddini talep ettiklerini, müvekkili şirketin taşıyıcı sıfatı bulunmadığını, dava konusu taşıma işinin bizzat müvekkili şirket tarafından üstlenilmemiş olup yalnızca organize edildiğini, hiçbir şekilde müvekkili şirketin sorumluluğunu kabul anlamına gelmemek kaydıyla, emtia zayi olmadığı gibi emtiada herhangi bir hasar oluşup oluşmadığının tespitinin de yapılmadığını, davacıya ait emtianın içinde olduğu ... plakalı araç taşımanın başlamasından bir süre sonra kaybolduğu ve araç şoföründen haber alınamadığını, 23.08.2019 tarihinde müvekkili şirket emtianın kaçakçılık suçu kapsamında Bulgaristan-Romanya sınırında araç ile birlikte alıkonulduğunu ve dahası davacının bu durumdan aylardır haberdar olduğunu öğrendiğini, müvekkili şirketi davacıya hem e-mail hem de noter aracılığı ile bildirimde bulunduğunu, davacı şirketin, Bulgaristan Savcılığınca verilen karar uyarınca Bulgaristan gümrüğüne depo edilen malı teslim almaya-emtianın sahibi olması nedeniyle- yetkisi bulunan tek taraf olduğunu, müvekkili şirketin emtianın bu durumundan haberdar olunca derhal davacıyı bilgilendirdiği ve emtianın teslim alınması için başvurulmasını talep ettiğini, davacı tarafın 07.05.2019 tarihinden itibaren sessizliğini koruduğu gibi müvekkili şirket talebiyle de emtiayı teslim almayı reddettiğini, müvekkili şirketin, davacı tarafından yetki verilmesi halinde kendisinin de emtiayı teslim alabileceğini bildirdiğini ve bu konuda destek istemişse de davacı taraf hiçbir şekilde çözüm önerilerini kabul etmediğini, dava konusu taşımaya ilişkin müvekkili şirket taşıma işleri komisyonculuğu hizmeti kapsamında ... Lojistik Ulus. Taşımacılık ve Acentalık Hiz. ... ile 15.04.2019 tarihli taşıma anlaşması kapsamında anlaşıldığını, ... Lojistik Ulus. Taşımacılık ve Acentalık Hiz. ... ise taşımayı fiilen gerçekleştirmek üzere, CMR belgesi üzerinde de kaşesi bulunan ... adlı firma ile anlaştığını, huzurdaki dava konusu emtia taşımanın başlamasının ardından emtia ile ilgisi bulunmayan nedenlerle Bulgaristan devleti makamlarınca alıkonulduğunu, bu durumun emtianın taşınmasını imkansız kıldığını ve CMR Madde 14 uyarınca taşıma engeli oluşturduğunu, bu nedenlerle dava şartı yokluğu nedeniyle davanın usulden reddini, davanın esastan reddini, davanın ... Lojistik Ulus.Taşıma.ve Acent.hiz. ... firmasına ve ... Sigorta A.Ş.firmasına ihbar edilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ:
İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonunda; "...Somut olayda, dava dışı ... firmasına satılan emtianın fiili taşıyıcı tarafından taşınırken araç ve eşyalara 07/05/2019 tarihinde Bulgaristan-Romanya sınırında el konulduğu, bu durumun fiili taşıyan durumundaki firmanın insan kaçakçılığı yapmasından kaynaklandığı, davalı taşıyıcının somut olayda asıl taşıyıcı sıfatıyla TTK.nun 879. Maddesi uyarınca fiili taşıyıcının fiil ve ihmalinden kendi fiil ve ihmali gibi sorumlu olduğu, ayrıca davalının fiili taşıyıcı ile birlikte müteselsilen sorumluluğunun bulunduğu kanaatine varıldığından davacı şirketin ziyaa uğrayan emtianın fatura bedeli olan 24.200 Euro'dan sorumlu olduğu, davacının davalıdan mal bedelini talep edebileceği anlaşılmakla davacı şirketin gönderdiği ihtarname ile davalıyı takip tarihinden önce temerrüte düşürdüğü göz önüne alınarak..." şeklindeki gerekçe ile takip tarihine kadar işlemiş faiz miktarı olan 12,92 Euro'nun bu miktar üzerine eklenmesi ile bulunan 24.212,92 Euro üzerinden davanın kısmen kabulüne karar vermiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:
Karara karşı, davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Uygulanması gereken hükümlerin CMR konvansiyonu olduğunu, müvekkili şirketin yasa dışı eylemler ile ilgili olarak herhangi bir bağı bulunmamakta olduğunu, söz konusu taşımayı gerçekleştirmesi için yükü teslim ettiği alt taşıyanın tamamen müvekkil şirketten habersiz olarak yükü 3. bir kişiye vermesi nedeniyle ortaya çıkan bu durum sebebiyle uygun illiyet bağı kesildiğini, meydana gelen hasardan ötürü CMR Konvansiyonu m.17/2 gereği taşıyıcının önlemesine imkan bulunmayan sebeplerden ötürü ileri geldiğinin kabulü gerektiğini, söz konusu eşyanın taşındığı kamyona 7.5.2019 tarihinde Bulgaristan makamlarınca el konulması üzerine araç üzerinde yüke eşlik eden evrakların araç sürücüsünden talep edildiğini ve buna istinaden yük sahibi olarak görülen davacı firmanın yetkililerine evraklar üzerinde yer alan e-posta adresleri üzerinden bizzat Bulgaristan makamları tarafından bilgi verildiğini, müvekkili şirketin söz konusu hadiseden haberdar olduğu tarihin olaydan 3 ay sonra 23.8.2019 tarihinde mümkün olabildiğini ve akabinde hemen bu konuyla ilgili olarak CMR Konvansiyonu m.15 gereği emtia sahibi davacı firmaya bilgi verildiğini ve talimatlarının istendiğini, Bulgaristan savcılığınca verilen karar uyarınca Bulgaristan gümrüğüne depo edilen malı teslim almaya -emtianın sahibi olması nedeniyle- yetkisi bulunan tek tarafın davacı olduğunu, savcılıkça davacı firmaya bilgi verildiğinin söylendiğini, eksik araştırma yapıldığını, inkar tazminatına hükmedilmesinin doğru olmadığını beyan ederek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE:
Dava, taşıma sözleşmesi kaynaklı yapılan icra takibine itirazın iptali istemine ilişkindir.
Dairemizce istinaf incelemesi, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
TTK m. 876'da taşıyıcının eşyanın zıyaı, hasarı ve teslimindeki gecikmesine dair genel sorumluluktan kurtulma sebebi düzenleyerek sorumluluk konusunda geçerli olan özen yükümlülüğünün derecesini "en yüksek özen" olarak tespit etmiştir. Keza CMR m. 17 Il'de yer alan taşıyıcının önleyemeyeceği veya kaçınamayacağı sebepler somut olayın özelliklerine göre mümkün olan en yüksek özenin gösterilmesine rağmen zararın ortaya çıkması hali olup, buna göre CMR m, 18'e göre ispat edilmesi gerekeceği anlaşılmıştır. Makul özeni göstermek taşıyıcının sorumluluktan kurtulması için yeterli değildir ve CMR m. 17 ll'de yer alan "kaçınamayacağı" ifadesinin "en yüksek özenin gösterilmesine rağmen kaçınamayacağı" şeklinde anlaşılması gerektiği kabul edilmiştir. Yargıtay 11'inci Hukuk Dairesi, öteden beri CMR m. 17 Il'nin uygulanmasında "basiretli (ve tedbirli) taşıyıcının özeni"ni ([e]TTK m. 20II, TTK m. 18 II) objektif özen derecesi olarak dikkate almış ve birçok kararında buna yer vermiştir.
Yargıtay. 11. Hukuk Dairesinin, 01.02.2008, E. 2006/13351, K. 2008/930) sayılı kararda CMR 17/2. maddesine göre, taşıyıcı kayıp, hasar ve gecikmenin kaçınmayacağı durumlardan ve önleyemeyeceği sonuçlardan kaynaklandığını kanıtlayarak sorumluluktan kurtulabilir. Taşıyıcının basiretli bir taşıyıcının göstermesi gereken özeni göstermesi gerekir' denilmiştir. Kayıp, hasar veya gecikme taşıyıcının kaçınamayacağı ve sonuçlarına engel olamayacağı bir olaydan doğmuş ise sorumluluğu söz konusu olmayacaktır. Bu sorumsuzluğu tespitte ölçü, deneyimli ve basiretli bir taşımacının göstermesi gerekli özendir. Başka bir anlatımla, gerekli özene ve tedbire rağmen bu sonuç ortaya çıkacaksa o halde taşıyıcının sorumlu olmadığı kabul edilecektir.
CMR Konvansiyonu'nun 17/2'nci maddesinde, kayıp, hasar ve gecikme taşıyıcının kaçınamayacağı ve sonuçlarına engel olamayacağı bir olaydan doğmuş ise taşıyıcının sorumluluktan kurtulacağı öngörülmüştür. Deneyimli ve basiretli bir taşımacının göstermesi gereken özen ve tedbire rağmen bu sonuç ortaya çıkacak ise taşıyıcının sorumlu olmadığı kabul edilebilecektir.
Ayrıca, Taşımalarda ihtiyaç duyulması halinde makul sürenin hesaplanması hususunda Yargıtay 11. HD.'nin 12.12.2006 E. ..., K. ... sayılı kararında "Makul taşıma süresinin hesabı ise her olayın şartlarına göre ayrı ayrı değerlendirilmelidir. Süre hesaplanırken eşyanın ve taşımada kullanılması, verilen talimatlar, gümrükteki olağan bekleme süresi, gidilen yolun koşullan, izin verilen sürüş saatleri gibi pek çok faktör dikkate alınmalıdır," denilmektedir. Söz konusu emsal içtihattan taşımada belirli bir sürenin kararlaştırılmamış olması ve olaya uygulanacak ticari örf-adet kuralının mevcut olmaması durumunda, hakimin her somut özelliklerini takdir ederek karar verilmesi gerektiği belirtilmiştir.
Yukarıdaki açıklamalar ve Yargıtay kararları dikkate alınarak, somut olayda, davalının fiili taşımacıyı seçerken basiretli bir tacirden beklenen özeni göstermediği, denetim ve işi takip yükümlülüğünü yerine getirmediği anlaşılmaktadır. Dosyada mevcut, hükme esas alınan bilirkişi raporunda da; makul sürede yükün teslim edilmediği, bu nedenle kayıptan bahsedilebileceği, davalının taşıma için anlaşma yaparak kuralları belirlediği ve eşyayı taşıttığı için üst taşıyan konumunda olduğu, gönderenin fiili taşıyıcının fiili nedeniyle eşyanın teslim edilmemesinde kusuru olmadığı, aradan uzun zaman geçmesi nedeniyle eşyayı almak zorunda bulunmadığı, ağır kusurdan dolayı eşyanın kaybolduğu, davalının sorumluluğunun olduğu hususları belirtilmiştir. Bilirkişi raporu hükme ve denetime elverişlidir.
HMK'nın 359/3 maddesi uyarınca; dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, yasaya uygun gerektirici nedenlere, ilk derece mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, hükme ve denetime elverişli bulunan bilirkişi raporuna göre, davalı üst taşıyanın sorumluluğunun olduğunun anlaşılmasına, davacının kusurunun olmamasına, aradan geçen zaman dikkate alınarak davacının eşyayı almak zorunda olmamasına, inkar tazminatına hükmedilmesinin yerinde bulunmasına, HMK'nın 355/1 maddesi gereği incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, re'sen gözetilmesi gereken, kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmamasına, kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğunun anlaşılmasına, istinaf edenin sıfatına göre; davalı vekilinin istinaf itirazları yerinde görülmediğinden HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davalı vekilinin ilk derece mahkemesi kararına ilişkin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,
2-492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli 10.436,64 TL nispi istinaf karar harcından peşin olarak yatırılan 2.609,16 TL harcın mahsubu ile bakiye 7.827,48 TL istinaf karar harcının davalı taraftan tahsili ile Hazine'ye GELİR KAYDINA, harç tahsil müzekkeresinin ilk derece mahkemesince YAZILMASINA,
3-Davalının istinaf başvurusu nedeniyle yaptığı yargılama masraflarının kendi üzerinde BIRAKILMASINA,
4-Kullanılmayan istinaf gider avansının 6100 sayılı HMK'nın 333. maddesi uyarınca ilk derece mahkemesince ilgilisine İADESİNE,
5-İstinaf incelemesi dosya üzerinden yapıldığından davacı lehine vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,
6-Kararın ilk derece mahkemesi tarafından taraflara TEBLİĞİNE,
Dair, 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliğiyle ve 6100 sayılı HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince dava değerinin 544.000,00 TL'nin altında olması nedeniyle kesin olarak karar verildi.
...