T.C.
ANTALYA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
16. HUKUK DAİRESİ
KARAR TARİHİ : 13/01/2025
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: Antalya 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
KARAR TARİHİ: 15/09/2021
DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali
GEREKÇELİ KARAR
YAZIM TARİHİ: 13/01/2025
İlk derece mahkemesinin kararı süresi içerisinde istinaf edilmiş olduğundan dosya içerisinde bulunan belgeler okunup incelendi.
Üye hakimin görüşü değerlendirildi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVACININ İDDİALARININ ÖZETİ:
Davacı vekili, müvekkilinin.../... mevkiinde ... nitelikte bir otel işlettiğini, müvekkili ile davalı arasında 24/12/2013 tarihinde bir takım aydınlatma ürünleri alımı hususunda bir sözleşme imzalandığını, sözleşmedeki ürünlerin gerek teslimi gerekse kullanıma başlanmasından itibaren problemlerin olduğunu, problemlerin giderilemediğini, teklif aşamasında önerilen, kabul gören ürün ile sözleşme sonrası seri imalata geçmeden gönderilen ürünün farklılık arz ettiğini, sözleşme şartlarında onaylatılan folyonun bulunamadığını, onay için gönderilen ürünün çok farklı materyalde, iç aydınlatmayı gösterecek şekilde transparan olması nedeniyle kabul etmediklerini, onaylanan ürünün bulunmasını istediklerini, karşı tarafın iç aydınlatmayı göstermeyecek şekilde şapkanın içine kağıt uygulama önerisinde bulunduğunu, önerilen çözüme istinaden yapılan numuneye göre uygun ürünlerin sipariş edildiğini, ürünlerin teslimatından kısa süre sonra şapkaların alt ve üst kısmına yapıştırılan kağıt biyelerin yapışkan özelliğini kaybederek çıktığını, bu durumun karşı tarafa iletilmesi üzerine kağıt biye yerine metal biye uygulamasının yerinde yapılacağının bildirildiğini ancak metal biye düzenlemesinin bile tamamlanmadığını, metal biyelerde de atma sorunu yaşandığını ve bu durumun da tamiratının yapılmadığını, yaşanan süreç içinde tüm şapka folyolarında açılma ve renk atmalarının gerçekleştiğini, konunun karşı tarafa iletildiğini, şapkaların üzerinde çok oynama ve tadilatların yapıldığını, ürünlerde yapılan tadilatların kendilerinden kaynaklanmadığını, karşı tarafa sözleşme yükümlülüklerini yerine getirmesi için bildirimlerde bulunduklarını, en sonunda ihtarname çekildiğini, cevap vermeyince... D.İş nolu dosyada tespit yaptırıldığını, tespitte belirlenen ayıp ve hataların giderilebilmesi için gerekli 29.146,55 TL + KDV'lik tutar için icra işlemi yapıldığını, karşı tarafın itirazı üzerine davanın açıldığını beyan ederek, haksız itirazın iptaline, takibin devamına, kötü niyetli itiraz nedeniyle davalının % 20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
DAVALININ SAVUNMALARININ ÖZETİ:
Davalı vekili, müvekkilinin 24/12/2013 tarihli sözleşmeye uygun olarak, ürünleri 40 günlük süre içerisinde teslim ettiğini, davacının da banka havalesi yoluyla borcunu ödediğini, davacının ürünleri noksansız ve ayıpsız teslim aldığı için ödemeyi yaptığını, davacının tespit tarihine kadar yazılı olarak müvekkiline ayıp ihbarında bulunmadığını, davacı tarafın ürünlerden memnun kaldığı için 22/06/2015 tarihinde başka ürünlerin siparişini verdiğini ve bu ürünleri de teslim alarak borcunu ödediğini, iddia edildiği gibi 24/12/2013 tarihindeki ürünlerde ayıp olması halinde, ikinci bir ürünün sipariş edilmeyeceğini, davacı tarafın 22/06/2015 tarihli protokol ile 24/12/2013 tarihli sözleşme arasında irtibat varmış gibi bir izlenim yaratarak hem tespit bilirkişisini hem de mahkemeyi yanılttığını, ürünlerin siparişi, üretimi ve teslimi aşamasında yaşanan bir takım sıkıntıların karşılıklı anlaşma ile giderildiğini, teslimden sonra kendilerine ayıp ihbarında bulunulmadığını, davacının ayıp ve hata olarak nitelediği özelliklerin açıkça görülebilen özellikler olduğunu ve gözle yapılan bir muayene ile fark edilebileceğini, bu nedenle teslim tarihinden itibaren 7 gün içerisinde ayıp ihbarında bulunma zorunluluğunun bulunduğunu ancak davacı tarafın 2 yıl gibi bir süre ürünleri kullandıklarını ve sonrasında ayıplı oldukları hususunda ihtar çektiklerini, dava konusu ürünlerin sık sık değiştirilmesi ve yenilenmesi gereken ürünler olduğunu, davacının 2 yılı aşkın bir süre kullandığı ürünleri kötü niyetli olarak müvekkiline yeniletmeye çalıştığını beyan ederek, hukuki dayanaktan yoksun davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİNİN 15/03/2019 TARİH ... ESAS - ...KARAR SAYILI KARARININ ÖZETİ:
İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonunda;"...satılanın ayıplı olduğunun 22/06/2015 tarihli protokolden önce öğrenildiği, davacı alıcının bu ayıbı hemen satıcıya bildirmediği, TTK'nın 18/3. maddesine uygun ihbarın 04/04/2016 tarihinde yani Yasa'da belirtilen süreden sonra yapıldığı, 22/06/2015 tarihli protokole konu mallara ilişkin ise herhangi bir talebin söz konusu olmadığı, tacirler arasındaki satışlarda ayıp ihbarının 6102 sayılı TTK'nın 18/3. maddesindeki usullerle yapılmadığı, davacının davasını ispat edemediği" gerekçesiyle davacının davasının reddine, davalının kötü niyet tazminatı talebinin de koşulları bulunmadığından reddine karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:
Karara karşı, davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
DAİREMİZİN 06/03/2020 TARİH... ESAS - ... KARAR SAYILI İLAMI İLE:"...TTK 23/c maddesi uyarınca ticari satışlarda malın ayıplı olduğu teslim sırasında açıkça belli ise alıcı 2 gün içinde durumu satıcıya ihbar etmelidir, açıkça belli değilse alıcı malı teslim aldıktan sonra 8 gün içinde incelemek ve incelettirmekle ve bu inceleme sonucunda malın ayıplı olduğu ortaya çıkarsa durumu bu süre içerisinde satıcıya ihbarla yükümlüdür. Gizli ayıp basit bir muayeneyle anlaşılamayacak durumda ise bu tür bir ayıbın ortaya çıkması halinde TBK'nın 223-2. fıkrası uyarınca ayıbın derhal satıcıya bildirilmesi gerekmektedir. Davalı tarafça sunulan mail yazışmalarının incelenmesinde; ürünlerin teslim tarihi anlaşılmamakla birlikte en eski tarihli 14/02/2014 tarihli mailde "numuneye ilişkin değişiklik" talebi olduğu görülmüştür. Devam eden 07/04/2014 tarihinde "aplik değişim" konulu mailde özetle tesiste davalı tarafça yapılan işlemler ve kalan eksikler hakkında bilgi verildiği, tespit edilen hatalı ve eksikler ile gelmesi gereken malzemelerin bildirildiği görülmüştür. Devam eden süreçte de taraflar eksik işlemler ile ilgili mailleştiği bu sürecin 07/03/2016 tarihine kadar devam ettiği görülmüştür. Davalı tarafça sunulan mail yazışmaları ve davalı tarafın bu bildirimlere istinaden yaptığı tadilatlar göz önüne alındığında, ayıp ihbarının süresinde ve usulüne uygun yapılmadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiştir. Yine davacı tarafın talebinin ayıpların giderilmesi amacıyla yapılması gerekli masraflara yönelik eksik işlemler bedeli olduğu ancak dosya kapsamında bu hususta bir rapor olmadığı, dava dilekçesinde delil olarak bildirilen Kemer 1. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin ... D.İş sayılı dosyasında alınan rapora davalı tarafça itiraz edilmiş olması sebebiyle bu eksikliğin de tamamlanması gerektiği anlaşılmıştır. Sonuç olarak, davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-a-6 maddesince kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, ilk derece mahkemesince davacının davanın esasıyla ilgili gösterdiği deliller hiç toplanmadan karar verildiği anlaşıldığından Dairemiz kararı doğrultusunda 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince davanın yeniden görülmesi için dosyanın Antalya 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'ne gönderilmesine karar verilmiştir.
DAİREMİZİN KALDIRMA KARARI SONRASINDA YAPILAN YARGILAMA NETİCESİNDE İLK DERECE MAHKEMESİNİN 15/09/2021 TARİH... ESAS - ... KARAR SAYILI KARARININ ÖZETİ:
İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonunda;"...aldırılan kök ve ek raporlar ile sözleşme konusu ürünlerin biye yerlerinde bozulmalar olduğu, bu durumun ortam veya ampul ısısı kaynaklı olduğu tespitleri yapılmıştır. Yine yerinde yapılan inceleme ve tespitler gereği; bu ayıpların giderilmesi için tüm aydınlatma ürünlerinin şapkalarındaki folyoların değiştirilmesi gerektiği, bunun da bir nevi şapkaların tamamının değişmesi anlamına geleceği; ayıpların giderilmesi amacıyla yapılması gerekli masraflara yönelik eksik işlemler bedelinin 25.122,00 TL olduğu tespit edilmiş ve aldırılan raporların ayrıntılı, gerekçeli, bir biri ile uyumlu ve denetime elverişli oluşları gözetilerek rapora itibar edilmiş, takibin 25.122,00 TL asıl alacak 4.521.96 TL KDV ve 932,30 TL tespit gideri üzerinden devamına, alacağın likit olmaması sebebiyle koşulları oluşmayan icra inkar tazminatı isteminin reddine" gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile, itirazın kısmen iptali ile, takibin 25.122,00 TL asıl alacak, 4521,96 TL KDV ve 932,30 TL tespit gideri olmak üzere toplam 30.576,26 TL alacak üzerinden devamına, asıl alacağa takip tarihinden itibaren avans faizinin uygulanmasına, fazlaya ilişkin talebin reddine, alacak likit olmadığından davacının icra inkar tazminat talebinin reddine karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:
Karara karşı, davacı vekili ve davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; imalatlarda fark edilen gizli ayıpların ivedilikle davalı tarafa bildirildiğini, bu hususun maillerden ve cevap dilekçesinden de anlaşıldığını, karşı tarafın sözleşme kapsamında yükümlülüklerini yerine getirmekten kaçındığı için bir çok kez davalıya bildirimde bulunulduğunu ancak en sonunda Antalya 15. Noterliği’nin 04/04/2016 tarih, .... yevmiye nolu ihtarnamesi gönderildiğini, davalı taraf bu ihtarnameye cevap vermeyince, Kemer 1. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin ... D.İş nolu dosyası ile tespit istendiğini, tespitte; ayıp ve hataların satıcıdan kaynaklandığı, ürünlerin eksikliklerinin giderilmesi için 29.146,55 TL + KDV tutarın gerektiği görüş ve kanaatinin bildirildiğini, ürünlerin eksikliklerinin giderilmesi için tespit edilen tutarın gerçek zarar olduğunu, mahkemece bu rakam dikkate alınarak hüküm kurulması gerektiğini, kısmen kabul oranında icra inkar tazminatına hükmedilmesi gerektiğini beyan ederek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; mahkemece ne ilk rapora ne de son rapora karşı yaptıkları itirazlar dikkate alınmadan karar verildiğini, maillerin tarihleri dikkate alındığında ilk yazışmaların ürünlerin teslim aşamasında yapıldığını ve sorunların giderildiğini, ürünlerin sözleşmeye göre 1 ay içerisinde tesliminin yapıldığını ve bedelin ödendiğini, teslimden yaklaşık 2 yıl geçtikten sonra 15/02/2016 tarihli mailde noksanlıkların sınırlandığını, başkaca bir ayıp ihbarının söz konusu olmadığını, bilirkişinin mahallinde malzemeleri görerek, mail yazışmaları da dikkate alınarak tespit yapması gerekirken, davacının tüm malzemeleri ayıplıymış gibi işlem yapmasının hukuka aykırı olduğunu, ürünlerin 6-7 yıldır kullanılmakta olduğu da dikkate alınarak 15/02/2016 tarihli mail yazışmasındaki noksanlık veya ayıpların ürünün değerini ne kadar düşürdüğünün tespiti gerekirken, tüm ürünlerin ayıplı ve kullanılmaz derecede olduğu yönünde rapor hazırlanmasının yanlış olduğunu, bilirkişi raporlarında depoda kullanılmamış yedek malzemelerde de ayıp tespit edildiğine gere davacının ürünleri teslimden itibaren 8 gün içerisinde inceleyip varsa ayıpları satıcıya bildirme görevini yerine getirmediğini beyan ederek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
Davalı vekili, istinaf süresi içerisinde sunduğu 13/10/2021 tarihli ek beyan dilekçesinde; davacının ayıplı olduğunu iddia ettiği ürünleri 8 yıldır kullandığını, dolayısıyla kullanımda sakınca olmadığı takdirde satış bedelinden indirim yapılmasının hakkaniyet gereği olduğunu, satış bedellerinin aynen iade edilmemesinin gerektiğini, satış bedelinin faiziyle iadesine karar verirken ürünlerin satıcıya da iadesinin gerektiğini, davacı 8 yıldır kullandığı için faiz talep etmemesi gerektiğini, ayıplı malın iadesinin zorunlu olduğunu belirterek, kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE:
Dava, ticari satımdan kaynaklı ayıp sebebiyle onarım bedelinin tahsili amaçlı başlatılan ilamsız takipte vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.
Dairemizce istinaf incelemesi, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
Toplam takip tutarı ve dava değeri 35.325,23 TL olup, davanın toplam 30.576,26 TL yönünden kısmen kabul edildiği, reddedilen 4.748,97 TL'nin miktar itibariyle karar tarihi olan 2021 yılı itibariyle kesinlik sınırında kaldığı, bu sebeple davacı vekilinin reddedilen kısma ilişkin istinaf sebeplerinin usulen yerinde olmadığı anlaşılmıştır.
Davacı vekilinin kabul edilen tutar yönünden icra inkar tazminatına hükmedilmesine ilişkin istinaf sebebinin değerlendirilmesinde; davanın ayıptan kaynaklı onarım bedeline ilişkin olması, davadaki haklılık durumunun ve alacağın miktarının yargılamaya ihtiyaç duyması sebebiyle alacağın belirlenebilir nitelikte olmaması gözetilerek, icra inkar tazminatı koşullarının oluşmadığı, ilk derece mahkemesinin aynı yöndeki kabulünün isabetli olup, davacı vekilinin istinaf sebebinin yerinde olmadığı kabul edilmiştir.
Davalı vekilinin istinaf sebeplerinin incelenmesinde; mahkemenin hükme esas aldığı ve Dairemizce de denetime açık ve hüküm kurmaya elverişli bulunan son bilirkişi raporuna göre, ayıpların giderilmesi için tüm aydınlatma ürünlerinin şapkalarındaki folyoların değiştirilmesi gerekeceğinden bunun da bir nevi şapkaların tamamının değişmesi anlamına geleceğinden, sözleşmede belirtilen ürünlerin toplam 25.122,00 TL olan bedeline hükmedilmesinde usul ve yasaya aykırı bir durumun bulunmadığı ancak bu şekilde ki bir kabulün sözleşmeden dönme niteliğinde olup, davacının elindeki ayıplı ürünlerin de davalıya iadesinin gerektiği, davalının bu yöndeki istinaf sebebinin yerinde olduğu, faiz konusunda takipte zaten işlemiş faiz talebinin bulunmadığı, davalının buna ilişen istinaf sebebinin ise yerinde olmadığı değerlendirilmiş, mevcut eksiklik yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, karar kaldırılarak Dairemizce yeniden hüküm kurulmuştur.
Sonuç olarak, davacı vekilinin istinaf itirazları yerinde görülmediğinden HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine, davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüyle; ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-2 maddesi gereğince yeniden hüküm kurulmak suretiyle davanın kısmen kabulüne karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davacı vekilinin ilk derece mahkemesi kararına ilişkin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,
2-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜYLE; yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç görülmediğinden HMK'nın 353/1-b-2 maddesi gereğince düzelterek esas hakkında yeniden karar verilmek üzere Antalya 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 15/09/2021 tarih ve .. Esas, ...Karar sayılı KARARININ KALDIRILMASINA,
3-Davanın KISMEN KABULÜYLE;
a-Davalının Antalya 9. İcra Müdürlüğü'nün... Esas sayılı dosyasına yapmış olduğu itirazın kısmen iptali ile, takibin 25.122,00 TL asıl alacak, 4.521,96 TL KDV ve 932,30 TL tespit gideri olmak üzere toplam 30.576,26 TL alacak üzerinden aynen DEVAMINA, fazlaya ilişkin talebin REDDİNE,
b-Alacak likit olmadığından davacının icra inkar tazminatı talebinin REDDİNE,
c-Davacının elinde bulunan 24/12/2013 tarihli sözleşmede belirtilen 25.122,00 TL tutarındaki ayıplı ürünlerin davalıya İADESİNE,
d-492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli 2.088,66 TL harçtan peşin olarak yatırılan 426,64 TL harcın mahsubuyla bakiye 1.662,02 TL harcın davalıdan tahsili ile Hazine'ye GELİR KAYDINA, harç tahsil müzekkeresinin ilk derece mahkemesince YAZILMASINA,
Antalya 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 10/11/2021 tarih ve... Esas - ... Karar sayılı, ... Harç sayılı harç tahsil müzekkeresinin ilk derece mahkemesince İPTALİNE,
e-Davacı tarafından yatırılan 29,20 TL başvurma harcı ile 426,64 TL peşin harç toplamı 455,84 TL'nin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,
f-Davacı tarafından yapılan davetiye gideri, posta masrafı, bilirkişi masrafı, talimat masrafı, taksi ücreti masrafından oluşan toplam 1.282,05 TL yargılama giderinin, kabul ret oranına göre hesaplanan 1.109,69 TL'nin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE, bakiye masrafın davacı üzerine BIRAKILMASINA,
g-Davalı tarafından yapılan davetiye gideri, posta masrafı, bilirkişi masrafı, talimat masrafı, taksi ücreti masrafından oluşan toplam 1.552,40 TL yargılama giderinin, kabul ret oranına göre hesaplanan 208,69 TL'nin davacıdan alınarak davalıya VERİLMESİNE, bakiye masrafın davalı üzerine BIRAKILMASINA,
h-Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca, kabul edilen kısım üzerinden hesaplanan 30.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,
ı-Davalı kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca, reddedilen kısım üzerinden hesaplanan 4.748,97 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya VERİLMESİNE,
i-Taraflarca yatırılan gider avansından kullanılmayan kısmın 6100 sayılı HMK'nın 333. maddesi gereğince ilk derece mahkemesince karar kesinleştiğinde ilgiliye İADESİNE,
4-İstinaf incelemesi yönünden;
a-Davacının istinaf başvurusu reddedildiğinden, 492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli 615,40 TL maktu istinaf karar harcından peşin olarak yatırılan 59,30 TL harcın mahsubu ile bakiye 556,10 TL istinaf karar harcının davacı taraftan tahsili ile Hazine'ye GELİR KAYDINA, harç tahsil müzekkeresinin ilk derece mahkemesince YAZILMASINA,
b-Davalının istinaf başvurusu kabul edildiğinden 492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince peşin olarak yatırılan 522,00 TL nispi istinaf karar harcının talebi halinde davalıya İADESİNE,
c-Davacının istinaf başvurusu nedeniyle yaptığı yargılama masraflarının kendi üzerinde BIRAKILMASINA,
d-Davalı tarafından istinaf incelemesi için yapılan 162,10 TL istinaf kanun yoluna başvurma harcı yargılama giderinin davacıdan alınarak davalıya VERİLMESİNE,
e-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından davalı lehine vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,
f-İstinaf gider avansından kullanılmayan kısmın 6100 sayılı HMK'nın 333. maddesi uyarınca ilk derece mahkemesince ilgilisine İADESİNE,
5-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara TEBLİĞİNE,
Dair, 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-2 maddesi gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliğiyle, 6100 sayılı HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince dava değerinin karar tarihi itibariyle temyiz kesinlik sınırı olan 544.000,00 TL'nin altında kalması nedeniyle kesin olarak karar verildi.
...