T.C.
ANTALYA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
16. HUKUK DAİRESİ
KARAR TARİHİ : 16/12/2024
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: DENİZLİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
KARAR TARİHİ: 15/04/2021
DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali
GEREKÇELİ KARAR
YAZIM TARİHİ: 16/12/2024
İlk derece mahkemesinin kararı süresi içerisinde istinaf edilmiş olduğundan dosya içerisinde bulunan belgeler okunup incelendi.
Üye hakimin görüşü değerlendirildi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVACININ İDDİALARININ ÖZETİ:
Davacı vekili, davalı ...'nin, davacı banka borçlusu ... San. ve Tic. Ltd. Şti.'nin kullandığı genel ticari kredi sözleşmesinin müşterek borçlu müteselsil kefili olduğunu, banka borçlusunun kredi borcunu ödememesi üzerine borçlulara Denizli 1. Noterliği'nden 31/05/2012 tarihinde ... yevmiye no ile hesap kat ihtarnamesi gönderildiğini, bu ihtarnameye borçluların itiraz etmediğini, borçlular aleyhine Denizli 5. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası ile takibine başlandığını, borçlu davalı ...'nin yaptığı kısmi itiraz ile takibin 3.500,00 TL'lik kısmı hariç durdurulduğunu, davalının itirazının haksız ve hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, davalının kötü niyetli olarak zaman kazanmak için itiraz ettiğini, davalının itiraz etmekteki amacının malları kaçırmak olduğunu beyan ederek, borçluların taşınır taşınmaz malları ile üçüncü şahıslardaki alacakları ile bankalardaki hesaplarına ihtiyati haciz konulmasını, borçlunun itirazının iptalini, alacak likit olduğundan %40 icra inkar tazminatına mahkum edilmesini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalılara hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir
DAVALININ SAVUNMALARININ ÖZETİ:
Davalı, davacı bankanın talebi üzerine Denizli 1. Noterliği tarafından gönderilen ihtarnameye kefalet miktarının 3.500,00 TL olması nedeniyle itiraz etmediğini, kredi sözleşmesinde tahrifat yapıldığını ve sözleşmeye meblağın yazıyla ve rakamla sonradan yazıldığını, tarihin ise o ana kadar halen boş olduğuna dair Denizli Cumhuriyet Savcılığı'na ... nolu hazırlık evrakı ile suç duyurusunda bulunduğunu, emekli ve malvarlığı olmayan bir kişinin böylesine yüksek bir kredi kefil yapılmaması gerektiğini, özkaynağınrı 1/4'ünden fazla kredi açmaması gereken bankanın hangi malvarlığıma dayanarak kendisini 190.000,00 TL'ye kefil ettiğinin de anlaşılmadığını, borcun tamamına itiraz etmediği dikkate alınırsa, %40 tazminat isteminin de yersiz ve haksız olduğunu, mahkeme tarafından delillerin toplanmasını, asıl borçlu ... ve müşteri temsilcisi ... ifadelerinin alınmasını, davacı vekilinin iddialarının asılsız olduğunu, davanın reddini, bankanın talep ettiği tazminat, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacı tarafa hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİNİN 15/04/2021 TARİH ... ESAS - ... KARAR SAYILI KARARININ ÖZETİ:
İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonunda;"...davacı banka ve dava dışı ... San. ve Tic. Ltd. Şti. arasında genel kredi sözleşmesi imzalandığı, davalı ...'nin kefil sıfatıyla imzalarının yer aldığı ve taahhütnameden doğan borcun ödenmediği, ödenmeyen borçtan davalının sorumluluğunun bulunduğu, davacı bankanın takip tarihi itibariyle bu taahhütnameden kaynaklı alacağının bilirkişi raporu ile tespit edildiği, davalının temerrüde düşürüldüğüne ilişkin tespitinin yerinde olduğu" gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile; Denizli 5. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasına yapılan itirazın iptali ile takibin 132.328,00 TL asıl alacak, 3.121,36 TL işlemiş faiz ve 156,06 TL BSMV olmak üzere toplam 135.605,42 TL üzerinden devamına, asıl alacağa takip tarihinden itibaren yıllık %26 oranında faiz ve faizin %5'i oranında vergisi uygulanmasına, icra inkar tazminatı için yasal koşulların oluştuğu ve ayrıca kötüniyet aranmayacağından asıl alacağın %20'si oranında icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:
Karara karşı, davacı ve davalı vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davalı aleyhine Denizli 5. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasından talep ettikleri işlemiş faiz miktarının 4.618,79 TL, BSMV miktarının 230,94 TL olmasına rağmen mahkemece, bilirkişi raporu doğrultusunda 3.121,36 TL işlemiş faize ve 156,06 TL BSMV'ye hükmedildiğini, talep ettikleri miktar ile bilirkişinin bulduğu miktar arasındaki farkın bilirkişinin hesaplamayı değişken faiz oranı ile yapmamasından dolayı olduğunu, ... A.Ş.'nin faiz oranlarının değişken olduğunu, banka sisteminde yapılan hesaplama ile bulunan faiz oranında bir yanlışlık olmadığını beyan ederek, ilk derece mahkemesi kararının işlemiş faiz ve BSMV yönünden kaldırılmasını talep etmiştir.
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkilinin takibe konu krediye kefil olduğunda kredi miktarının çok düşük olduğunu, daha sonra kullanılan kredi ve ödenmeyen çekler yüzünden dava dışı şirketin borçlarının arttığını, bu durumda artık müvekkili için önceki döneme göre fahiş ve ödemesi imkansız bir borç meydana geldiğini, aşamalarda kullanılan kredi miktarının, bunun ne kadarının ödendiğinin, ne kadarının anapara borcuna mahsup edildiğinin, ne kadarının temerrüt faizi olduğunun belli olmadığını, buna göre TBK'nın 138. ve 120. maddelerine göre temerrüt faizi ve fahiş artan kredi yükü anlamında detaylı bir bilirkişi raporu alınması gerektiğini, müvekkilinin 3.500,00 TL'ye kefil olduğunu, bununla ilgili sözleşmede bulunan yazı ve rakamların başkasının eli ürünü olduğuyla ilgili rapor bulunduğunu, bu anlamda rakamların sonradan doldurulduğuna ilişkin iddianın taraflarınca kanıtlanması gerektiği düşünülse dahi, bu konudaki tek delillerinin Denizli 9. Asliye Ceza Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyası olduğunu, bu dosyanın kesinleşmesinin beklenilmesini ve karar sonucuna göre yeniden rapor aldırılarak alacağın ortaya konulması gerektiğini, müvekkilinin bankaya olan borcunun ortaya konulması gerektiğini, kat ihtarnamesinin ne zaman tebliğ edildiğinin ve temerrüt tarihinin de belli olmadığı için yapılan hesaplamanın eksik veriler üzerinden yapıldığını, müvekkilinin takibe kısmi olarak itiraz ettiğini, müvekkilinin borcunun belirlenmesinin yargılamayı gerektirdiğini, bu durumda icra inkar tazminatına hükmedilemeyeceğini, müvekkilinin takibin 3.500,00 TL'lik kısmına itiraz etmediğini, buna rağmen bu kısım için bile müvekkili aleyhine inkar tazminatına hükmedilmesinin haksız olduğunu beyan ederek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİNİN 01/07/2021 TARİH ... ESAS - ... KARAR SAYILI EK KARARININ ÖZETİ:
İlk derece mahkemesince istinaf başvurusu değerlendirme kararı ile;"...Karar tarihi itibariyle istinaf sınırının 5.880,00 TL olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 341/(2). ve 341/(4). maddelerine göre, davacı vekili tarafından istinafa konu yapılan miktarın değer itibarıyla kesinlik sınırında kaldığının anlaşıldığı" gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf dilekçesinin reddine karar verilmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE:
Dava, dava dışı ... San. ve Tic. Ltd. Şti. ile davacı arasında imzalanan genel kredi sözleşmesinde davalının kefil sıfatıyla yer alması nedeniyle doğan alacağın tahsili amacıyla Denizli 5. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası ile yapılan takibe vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.
Dairemizce istinaf incelemesi, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
Denizli İcra Dairesinin ... Esas sayılı (Eski Esas Denizli 5. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası) dosyasının incelenmesinde; davacı tarafça aralarında davalının da bulunduğu birden fazla kişi aleyhine ferileriyle birlikte toplam 137.177,73 TL alacağın tahsili için ilamsız takip yapıldığı, ödeme emrinin davalı borçluya tebliğ edildiği, borçlunun süresinde itiraz ederek, 3.500,00 TL'ye kefil olduğunu, kredi sözlemesinde yazılı 190.000,00 TL tutarın sonradan doldurulduğunu, 3.500,00 TL dışında kalan tutardan borçlu olmadığını belirterek borca ve ferilerine itiraz ettiği, takibin durduğu, eldeki davanın süresinde açıldığı anlaşılmıştır.
Davacı vekili, harca esas değeri 3.500,00 TL olarak göstermiş, mahkemece yukarıda yazılı gerekçeyle davanın kısmen kabulü ile takibin 135.605,42 TL üzerinden devamına karar vermiştir.
6100 Sayılı HMK'nın 294-297.maddeleri hükmün tefhimi, nasıl tesis edileceği ve sonrasında kararın nasıl yazılacağını etraflıca düzenlemiştir. HMK'nın 297/2. maddesi; hüküm sonucu kısmında, gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin, istek sonuçlarından her biri hakkında verilen hükümle taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, mümkünse sıra numarası altında birer birer, açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesinin zorunlu olduğunu açıklamıştır. Başka bir anlatımla, tesis edilen hüküm, infazı kabil ve uygulanabilir olmalıdır.
6100 sayılı HMK'nın 26/1.maddesinde ise; "Hakim, tarafların talep sonuçlarıyla bağlıdır; ondan fazlasına veya başka bir şeye karar veremez. Duruma göre, talep sonucundan daha azına karar verebilir." hükmü düzenlenmiştir. Buna göre hakim tarafların talep sonuçlarıyla bağlı olduğundan talebi aşar şekilde hüküm kurulması yasaya aykırılık teşkil edecektir. HMK'nın 26. maddesi uyarınca talep aşımının re'sen gözetilmesi gerekecektir.
Eldeki davada, davacı vekilinin netice-i talebinde takibe yapılan tüm itirazın iptalinin istenmesine rağmen, harca esas değerin 3.500,00 TL olarak gösterilmesi sonucu oluşan çelişkinin giderilmesine yönelik olarak davacı vekilinden davasını hangi tutar üzerinden açtığı sorulup, buna göre talebin somutlaştırılması, (5230 Sayılı ... Anonim Şirketi'nin, ... Anonim Şirketi'ne Devri Ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına İlişkin Kanun'un 11.maddesi uyarınca davacının harçtan muaf olduğu gözetilerek harç tamamlatılmaksızın) sonrasında ise, davalı borçlunun kısmi itirazı dikkate alınarak, HMK'nın 26/1.maddesi uyarınca talebi aşmayacak şekilde karar verilmesi gerekir. Aynı şekilde icra inkar tazminatına hükmedilirken de, borçlunun kısmi itirazına göre itiraz edilip haksız bulunan kısım dikkate alınarak tazminat hesabı yapılmalıdır. Bu usule uyulmadan talebi aşar şekilde ve kısmi itiraz dikkate alınmaksızın verilen karar hatalı olmuştur.
Dairemizce yazılan müzekkereye istinaden Denizli İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı dosyasından verilen 02/12/2024 tarihli cevaba göre, alacaklı vekilinin 18/08/2023 tarihli beyanına binaen dosyanın haricen tahsil sebebiyle kapatıldığı anlaşılmıştır.
İlk derece mahkemesi kararından sonra takip borcu haricen tahsil yoluyla ödenerek takip infaz edildiğinden, eldeki davanın konusu kalmamıştır. Ancak icra inkar tazminatı ve yargılama giderleri yönünden dava açılış tarihi itibariyle haklılık durumuna göre karar verilmesi gerekir.
Davalının istinaf sebeplerinin değerlendirilmesi sonucu; sözleşmede davalının 190.000,00 TL limit üzerinden kefaletinin bulunduğu, aksi yöndeki 3.500,00 TL tutar için kefaletinin olduğu iddiasının davalı tarafça ispatlanmasının gerektiği, davalının banka görevlisi hakkındaki şikayeti üzerine, açığa imzanın kötüye kullanılması suçundan banka görevlisi ... hakkında açılan Denizli 9. Asliye Ceza Mahkemesi'nin ... Esas - ... Karar sayılı dosyasında alınan Adli Tıp Kurumu raporu ve tanık beyanlarına istinaden delil yetersizliği sebebiyle sanığın beraatine hükmedildiği, kararın temyizde bozularak, zamanaşımı nedeniyle düşme sonucu 18/01/2022 tarihinde kesinleştiği, ATK raporuna göre, yazılar arasında zaman farkı bulunup bulunmadığı hususunda bir tespit yapılamayacağı, diğer taraftan davalının kefil olduğu şirketin tacir olup, sözleşmenin de ticari nitelikteki genel kredi sözleşmesi olduğu, genel kredi sözleşmeleri limitinin 50.000,00 TL'den başladığı dikkate alındığında, davalının sadece 3.500,00 TL için kefil olduğu iddiasının işleyişe uygun olmadığı, neticeten davalının kefil olduğu miktar ile ilgili iddialarını ispatlayamadığından buna yönelik istinaf sebeplerinin yerinde olmadığı anlaşılmıştır.
Davalının rapora yönelik istinaf sebeplerinin incelenmesinde; dosyada mevcut raporda ödemelerin nereden ve ne şekilde tespit edildiğiyle ilgili denetime elverişli bir açıklamanın bulunmadığı, sözleşmeye göre temerrüt halinde, ticari kredi akdi faiz oranının %50 fazlası oranında temerrüt faizi uygulanacağı, bankanın takip talebinde %26 oranında temerrüt faizi istediği, bilirkişinin temerrüt faiz oranını hesaplarken öncelikle bankanın sözleşmede yazılı şekilde cari kısa vadeli mevduata uyguladığı ticari kredi akdi faiz oranını bulup, bunun %50 fazlasına tekabül eden orana göre temerrüt faizini hesaplaması gerekirken, raporda bunun tam tersi şekilde bankanın uyguladığı %26 temerrüt faizi oranına göre akdi faiz oranının %17.33 şeklinde hesaplandığı, davalının temerrüt faiz oranına itirazı sebebiyle, bankanın takipte istediği bu oranın yerinde olup olmadığının tespiti için öncelikle fiilen uygulanan akdi faizin bulunmasının gerektiği, itiraz edilen temerrüt faizi oranı üzerinden akdi faize gidilemeyeceği, raporun bu yönlerden denetime elverişsiz olup, hükme esas alınamayacağı gözetilmeksizin yukarıda yazılı şekilde karar verilmesinin isabetsiz olduğu anlaşılmakla, davalı vekilinin bu yönlere ilişen istinaf başvurusu haklı bulunmuştur.
O halde mahkemece yapılacak iş; öncelikle dava değerinin somutlaştırılması, daha sonra denetime elverişli bilirkişi raporu alınarak, yargılama giderleri ve icra inkar tazminatı yönünden haklılık durumuna göre karar vermekten ibarettir.
Sonuç olarak, davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince kaldırılmasına karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davalı vekilinin ilk derece mahkemesinin kararına ilişkin istinaf başvurusunun ESASTAN KABULÜNE,
2-6100 sayılı HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince Denizli Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 15/04/2021 tarih ve ... Esas - ... Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA,
3-6100 sayılı HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince davanın yeniden görülmesi için dosyanın ilk derece mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,
4-492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince peşin olarak yatırılan istinaf karar harcının ilk derece mahkemesince talebi halinde davalıya İADESİNE,
5-Davalı tarafından yapılan istinaf yargılama giderinin ilk derece mahkemesinde yapılacak yargılama sonunda dikkate ALINMASINA,
6-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından davalı lehine vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,
7-6100 sayılı HMK'nın 333. maddesi gereğince peşin alınan ve harcanmayan istinaf gider avansının ilk derece mahkemesince ilgiliye İADESİNE,
8-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara TEBLİĞİNE,
Dair, 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliğiyle ve HMK'nın 353/1-a maddesince kesin olarak karar verildi.
...