T.C.
ANTALYA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
16. HUKUK DAİRESİ
KARAR TARİHİ : 16/12/2024
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: DENİZLİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
KARAR TARİHİ: 10/03/2021
DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali
GEREKÇELİ KARAR
YAZIM TARİHİ: 16/12/2024
İlk derece mahkemesinin kararı süresi içerisinde istinaf edilmiş olduğundan dosya içerisinde bulunan belgeler okunup incelendi.
Üye hakimin görüşü değerlendirildi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVACININ İDDİALARININ ÖZETİ:
Davacı vekili, müvekkili bankanın ... Caddesi/.. Şubesi ile ... San. Tic. Ltd. Şti arasında kredi sözleşmesi imzalandığını, karşı tarafın ise bu sözleşmeye müteselsil ve müşterek kefil olarak imza attığını, borçlularca ödenmesi gerekirken borç bakiyesinin müvekkili bankaya ödenmediğini, borcun ödenmemesi sebebi ile Denizli 2. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası ile genel haciz yolu ile ilamsız icra takibi başlatıldığını, davalıya 7 örnek ödeme emri gönderildiğini, borçlu tarafından icra takibine itiraz edildiğini, takibin durduğunu ve itiraz dilekçesinin taraflarınca tebellüğ edildiğini, borçlu davalıların itirazlarının haksız ve hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, borçlu davalının kötü niyetle icra takibine itiraz ettiğini, müvekkili bankanın ... Şubesi kayıtları üzerinde, bankacılık işlerinde ve hukukunda uzman bir bilirkişi veya bilirkişi heyetince yaptırılacak bilirkişi incelemesi ile davanın haklılığının ortaya çıkacağını beyan ederek, davanın kabulü ile, Denizli 2. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasında başlatılan takibe vaki itirazın iptaline, takibin itiraz eden davalı yönünden devamına, borçluların takip konusu alacağın %20'sinden az olmamak üzere tazminata mahkum edilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı cevap dilekçesi sunmamış, aşamalardaki yazılı ve sözlü beyanlarında mükerrer takip sebebiyle davanın usulden reddedilmesi gerektiğini, sözleşmede imzasının bulunmadığını, takip konusu borcun hangi krediden kaynaklandığının belli olmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ:
İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonunda;"...dava dışı ... San. Tic. Ltd. Şti. ile davacı banka arasında 04/01/2017 tarihinde 1.144.200,00 TL limitli Genel Nakdi ve Gayrinakdi Kredi Sözleşmesi imzalandığı, sözleşmeyi davalı ... müteselsil kefil olarak imzaladığı, davacı tarafından sözleşmelere dayalı kredilerin kullandırıldığı, davacı banka tarafından hesap kat edilerek Denizli 7. Noterliği aracılığıyla ihtarname keşide edildiği, ancak icra takibine konu kredi borçlarının ödenmediği, icra takibi ile dava konusu olan bakiye kredi borcunun kefalet limiti içerisinde kaldığı, aldırılan 26/01/2021 tarihli ek bilirkişi raporunda hükme esas hesaplanan asıl alacak, faiz ve ferileri tutarında davalının icra takip tarihi itibariyle borçlu olduğu anlaşılmakla hesap edilen alacak kalemleri üzerinden tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla davanın kabulüne, alacak taraflarca bilinebilir hesaplanabilir nitelikte olduğundan yasal koşulları oluşmakla icra inkar tazminatına hükmedilmesine" gerekçesiyle davanın kabulü ile, davalı borçluların itirazlarının iptali ile takibin 802.008,61 TL nakit alacak, 1.410,00 TL gayri nakit depo talebi üzerinden devamına, nakit asıl alacağa %66 oranında temerrüt faizi işletilmesine" karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:
Karara karşı, davalı istinaf başvurusunda bulunmuştur.
Davalı istinaf dilekçesinde özetle; Denizli Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas - ... Karar sayılı dosyasının işbu dava konusu alacakla aynı alacağa ilişkin olduğunu, davanın mükerrer ilamsız icra takibine ilişkin olması nedeniyle reddi gerekirken bu yöndeki itirazının dikkate alınmadığını, ilk icra takibinin hangi borçtan ve hangi sözleşmeden kaynaklandığının, o borca itiraz üzerine açılan dava açıklığa kavuşmamış iken ikinci bir icra takibi ve ikinci bir davanın açıldığını, davanın ilk aşamasından itibaren bu iki icra takibinin de aynı alacağa ilişkin olduğu yönünde itirazlarının olmasına rağmen bu itirazlarının kabul edilmeyerek davanın karara bağlandığını, davaya esas sözleşmelerin birer suretinin mahkemeye tam olarak sunulmadığını, sunulan sözleşmelerin eksik olduğunu, Denizli Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyasındaki sözleşmelerin bir kısmının bu dosyaya sunulduğunu ancak her iki davanın da aynı ödeme planındaki borca, aynı sözleşmeye atıfta bulunarak açıldığını, her iki mahkemedeki sözleşme nüshaları arasında farklılıklar bulunduğunu, bu haliyle tamam kabul edilse bile sözleşmenin tamamında borçlu alacaklı imzalarının bulunmadığını, hiçbir bankanın dava dosyasında görülen bu sözleşme nüshasına istinaden milyonluk kredi vermeyeceğini, kredi verilmiş ise mutlaka başka sözleşme ve evrakların mevcut olduğunu, bu sözleşme nüshası üzerinden karar verildiğini, başkaca bir delil istenmediğini, birden fazla sözleşme olduğuna göre borcun hangisinden kaynaklandığına karar verilmesi gerektiğini, evraklardaki tutarların farklı olduğunu, ilgili sözleşme kısımları ve sözleşmelerin birbiriyle ilgili kısımlarının boş ve tarihsiz olduğunu, tamamının farklı işlemlere ilişkin olduğunu, gayrinakit depo talebi yönünden sözleşmede açık hüküm bulunmadığını, esas alınan temerrüt faizinin doğru olmadığını, temerrüte düşüş sayılma halinin hukuka ve sunulan sözleşmeye aykırı olduğunu, yapılan işlemlerin kefil imzası sayfasındaki sözleşme maddeleri hükümlerine aykırılık teşkil ettiğini, yapılan icra takibi ile dosyadaki hesaplamalar arasında çelişki olduğunu, bilirkişi raporunun karar vermeye yeterli açıklıkta ve objektiflikte olmadığını, bu çelişkiler giderilmeden ve bu bilirkişi raporuna istinaden karar verildiğini beyan ederek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE:
Dava, dava dışı ... San. Tic. Ltd. Şti. ile davacı arasında imzalanan genel kredi sözleşmesinde davalının kefil sıfatıyla yer alması nedeniyle doğan alacağın tahsili amacıyla Denizli 2. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası ile yapılan takibe vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.
Dairemizce istinaf incelemesi, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
Denizli 2. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasının incelenmesinde; davacı tarafça aralarında davalının da bulunduğu birden fazla kişi aleyhine ferileriyle birlikte toplam 1.276.943,30 TL toplam nakit alacağın şimdilik 802.168,52 TL'lik kısmının tahsili ile 36.015,00 TL gayri nakit depo talebi için ilamsız takip yapıldığı, ödeme emrinin davalı borçluya tebliğ edildiği, borçlunun süresinde itiraz ederek, 37.186,60 TL'lik tutar dışında kalan miktardan borçlu olmadığını belirterek borca ve ferilerine itiraz ettiği, takibin durduğu, eldeki davanın süresinde açıldığı anlaşılmıştır.
Davacı vekili, harca esas değeri 802.168,52 TL olarak göstermiş, mahkemece yukarıda yazılı gerekçeyle davanın tam kabulü ile takibin toplam 802.008,61 TL nakit alacak, 1.410,00 TL gayri nakit depo talebi üzerinden devamına karar vermiştir.
6100 sayılı HMK'nın 294 -297. maddeleri hükmün tefhimi, nasıl tesis edileceği ve sonrasında kararın nasıl yazılacağını etraflıca düzenlemiştir. HMK'nın 297/2. maddesi; hüküm sonucu kısmında, gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin, istek sonuçlarından her biri hakkında verilen hükümle taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, mümkünse sıra numarası altında birer birer, açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesinin zorunlu olduğunu açıklamıştır. Başka bir anlatımla, tesis edilen hüküm, infazı kabil ve uygulanabilir olmalıdır.
6100 sayılı HMK'nın 26/1.maddesinde ise; "Hakim, tarafların talep sonuçlarıyla bağlıdır; ondan fazlasına veya başka bir şeye karar veremez. Duruma göre, talep sonucundan daha azına karar verebilir." hükmü düzenlenmiştir. Buna göre hakim tarafların talep sonuçlarıyla bağlı olduğundan talebi aşar şekilde hüküm kurulması yasaya aykırılık teşkil edecektir. HMK'nın 26. maddesi uyarınca talep aşımının re'sen gözetilmesi gerekecektir.
Eldeki davada, davacı vekilinin netice-i talebinde takibe yapılan tüm itirazın iptalinin istenmesine rağmen, harca esas değerin sadece nakit alacaktan ibaret olan 802.168,52 TL olarak gösterilmesi sonucu oluşan çelişkinin giderilmesine yönelik olarak davacı vekilinden takipte istediği 36.015,00 TL gayri nakit depo talebi yönünden davasının bulunup bulunmadığı sorularak, buna göre talebin somutlaştırılması, depo talebi mevcut ise; gayri nakit depo talebinin maktu harca tabi olduğu gözetilerek gerekli maktu harcın yatırtılması, sonrasında ise, davalı borçlunun kısmi itirazı dikkate alınarak, HMK'nın 26/1.maddesi uyarınca talebi aşmayacak şekilde karar verilmesi gerekir. Bu usule uyulmadan talebi aşar şekilde verilen karar hatalı olmuştur.
Davalının aşamalarda sunduğu yazılı ve sözlü beyanlar ile istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü savunmaya göre; takip konusu alacağın daha evvel başka bir takibe konu edilmesi sebebiyle bu takibe itiraz üzerine Denizli Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyasında itirazın iptali davası açıldığı, mükerrer takip olduğu, mahkemece ilgili dosyanın dosya arasına celbi sağlanmadığı gibi davalının bu savunması ile ilgili gerekçeli kararda herhangi bir değerlendirme yapılmaksızın dosyanın karara bağlandığı, bilirkişi ek raporunda mükerrer takip iddiasıyla ilgili herhangi bir somutlaştırma ve net bir açıklamanın bulunmayıp, ek rapor ve kök raporda yer alan farklı tespitlerin sebebinin denetime elverişli şekilde açıklanmadığı, kök ve ek rapor arasında sözleşmeye binaen kullandırılan kredinin tarih ve miktarı farklı olmasına rağmen borcun aynı hesaplandığı, takip konusu sözleşmenin 04/01/2017 tarihli olduğu, kök raporda bu sözleşmeye binaen 19/09/2019 tarihinde kullandırılan 1.050.000,00 TL taksitli ticari krediden söz edilmesine rağmen, ek raporda 05/01/2017 tarihinde 1.080.500,00 TL taksitli ticari kredi kullandırılması sebebiyle ... numaralı kredi sözleşmesinin (... numaralı kredi sözleşmesi olarak tabloda 04/01/2017 tarihli sözleşmenin yer aldığı) esas alındığının belirtildiği, taraflar arasında kaç adet genel kredi sözleşmesi bulunduğu ve kullandırılan kredilerin neler olduğu konusunda aydınlatıcı bir bilginin bulunmadığı, yine sözleşmeye göre temerrüt halinde, en yüksek akdi faiz oranının 2 katı oranında temerrüt faizi uygulanacağı, bankanın takip talebinde %66 oranında temerrüt faizi istediği, bilirkişinin temerrüt faiz oranını hesaplarken öncelikle bankanın sözleşmede yazılı şekilde cari kısa vadeli mevduata fiilen uyguladığı en yüksek ticari kredi akdi faiz oranını bulup, bunun 2 katına tekabül eden orana göre temerrüt faizini hesaplaması gerekirken, raporda bunun tam tersi şekilde bankanın uyguladığı %66 temerrüt faizi oranına göre akdi faiz oranının %33 şeklinde hesaplandığı, davalının temerrüt faiz oranına itirazı sebebiyle, bankanın takipte istediği bu oranın yerinde olup olmadığının tespiti için öncelikle fiilen uygulanan akdi faizin bulunmasının gerektiği (ek raporda uygulanan akdi faizin yıllık %13.80 oranında olduğunun belirtildiği), itiraz edilen temerrüt faizi oranı üzerinden akdi faize gidilemeyeceği, gayri nakit depo talebi yönünden sözleşmede kefillerden istenebileceğine dair açık hüküm olması gereğinden hareketle, sözleşmede bununla ilgili hüküm bulunup bulunmadığı yönünde herhangi bir değerlendirmenin raporda yer almadığı, raporun bu yönlerden denetime elverişsiz olup, hükme esas alınamayacağı gözetilmeksizin yukarıda yazılı şekilde karar verilmesinin isabetsiz olduğu anlaşılmakla, davalının bu yönlere ilişen istinaf başvurusu haklı bulunmuştur.
O halde mahkemece yapılacak iş, öncelikle dava değerinin somutlaştırılarak, varsa eksik maktu harcın tamamlatılması, mükerrer takip iddiasına konu Denizli Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyasının dosya arasına celbinin sağlanması, daha sonra dosyanın konusunda uzman başka bankacı bilirkişiye tevdi edilerek, banka kayıtları üzerinde yerinde inceleme yapma yetkisi de verilmek suretiyle, taraflar arasında imzalanan tüm kredi sözleşmeleri ile kullandırılan krediler dikkate alınarak, takip konusu kredi borcunun hangi sözleşmeden kaynaklandığı, alacağın takibe dayanak yapılan kredi sözleşmesinden kaynaklanıp kaynaklanmadığı, sözleşmenin kefil yönünden bağlayıcı olup olmadığı, mükerrer takip bulunup bulunmadığı konularında inceleme yaptırılıp, akdi faiz ve temerrüt faizi oranları ile gayri nakit depo talebi yönünden yukarıda belirtilen hususlar da göz önüne alınarak, takip tarihi itibariyle bankanın talep edebileceği nakit ve gayri nakit depo alacaklarının tespiti hususunda denetime elverişli bilirkişi raporu alınmasıdır.
Kabule göre de, icra inkar tazminatına hükmedilirken gayrinakit alacak yönünden icra inkar tazminatı verilemeyeceği gözetilip, İİK'nın 67/2. maddesi uyarınca hüküm altına alınan bölüm dikkate alınarak tazminat hesabı yapılmalıdır.
Sonuç olarak, davalının istinaf başvurusunun esastan kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince kaldırılmasına karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davalının ilk derece mahkemesinin kararına ilişkin istinaf başvurusunun ESASTAN KABULÜNE,
2-6100 sayılı HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince Denizli Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 10/03/2021 tarih ve ... Esas - ... Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA,
3-6100 sayılı HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince davanın yeniden görülmesi için dosyanın ilk derece mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,
4-492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince peşin olarak yatırılan istinaf karar harcının ilk derece mahkemesince talebi halinde davalıya İADESİNE,
5-Davalı tarafından yapılan istinaf yargılama giderinin ilk derece mahkemesinde yapılacak yargılama sonunda dikkate ALINMASINA,
6-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından davalı lehine vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,
7-6100 sayılı HMK'nın 333. maddesi gereğince peşin alınan ve harcanmayan istinaf gider avansının ilk derece mahkemesince ilgiliye İADESİNE,
8-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara TEBLİĞİNE,
Dair, 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliğiyle ve HMK'nın 353/1-a maddesince kesin olarak karar verildi.
...