T.C.
ANTALYA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
16. HUKUK DAİRESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: DENİZLİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
KARAR TARİHİ: 22/06/2021
DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Taşınır Kira Sözleşmesinden Kaynaklanan)
GEREKÇELİ KARAR
YAZIM TARİHİ: 01/11/2024
İlk derece mahkemesinin kararı süresi içerisinde istinaf edilmiş olduğundan dosya içerisinde bulunan belgeler okunup incelendi.
Üye hakimin görüşü değerlendirildi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVACININ İDDİALARININ ÖZETİ:
Davacı vekili,davalı ,... A.Ş.'in davacı ile 03.10.2019 tarihinde iş makinesi kiralama sözleşmesi yaptığını, bu sözleşme uyarınca davacının davalı şirkete 12 ay boyunca iş makinesi kiralama yükümlülüğü altına girdiğini, söz konusu iş karşılığında davacı tarafından edimlerin yerine getirildiğini, bu edimler karşılığında davalı firma tarafından, gerekli ödemelerin sürekli olarak geç ve eksik yapıldığını, bunun üzerine tarafların sözleşmeyi karşılıklı olarak feshettiğini, davacı firma tarafından;
01.11.2019 tarihinde 126.299,87 TL tutarında
01.12.2019 tarihinde 120.182,33 TL tutarında
10.01.2020 tarihinde 126.409,74 TL tutarında
17.02.2020 tarihinde 112.870,82 TL tutarında faturalar düzenlendiğini, davalı firmanın da bu faturalara istinaden
09.12.2019 tarihinde 50.000,00 TL
20.12.2019 tarihinde 65.000,00 TL
09.01.2020 tarihinde 50.000,00 TL
22.01.2020 tarihinde 50.000,00 TL ödeme yaptığını,
bunun üzerine davalı hakkında Denizli 9. İcra Müdürlüğü’nün ... sayılı dosyasıyla faturaya dayalı olarak 01.11.2019, 01.12.2019, 10.01.2020 tarihli faturalardan bakiye kalan 157.891,94 TL'nin tahsili amacıyla genel haciz yoluyla takip yapıldığını, bu takibin hemen sonrasında pandemi nedeniyle icra müdürlüklerinin çalışmasının Bakanlar Kurulu kararıyla durdurulduğunu, bu nedenle de borçlu şirkete ödeme emri tebliğe çıkarılamadığını, bu tarihten sonra davalı firma tarafından 18.03.2020 tarihinde 50.000,00 TL, 20.04.2020 tarihinde 30.000,00 TL ödeme yapıldığını, bu tarihten sonra icra dairelerinin yeniden faaliyete geçmesi sonrasında borçlu şirkete ödeme emri tebliğe çıkarıldığını, ödeme emrinin borçlu şirket yetkilisi tarafından 26.06.2020 tarihinde tebellüğ edildiğini, davalı firmanın 01.07.2020 tarihinde ilgili borca itiraz ettiğini ve takibin durduğunu belirterek davalının icra takibine yaptığı itirazının iptali ile takibin devamına, her ne kadar icra takibini başlattığı tutarın 157.891,94 TL ise de borçlu firma tarafından icra dosyasının açılmasından sonra yapılan 80.000,00 TL ödemenin düşülerek 77.891,94 TL üzerinden takip dosyasında belirtilen faiziyle ödemeye ve takip konusu alacağın %20 sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir
DAVALININ SAVUNMALARININ ÖZETİ:
Davalı vekili, davalı şirket ile davacı arasında akdedilen İş Makinesi Kiralama Sözleşmesi uyarınca davalı şirket tarafından davacı yana ödenmesi gereken tüm tutarların eksiksiz ve zamanında ödendiğini, sözleşmede kararlaştırılan hak edişler ile davacı yanın iddiaları arasında çelişki bulunduğunu, ayrıca davacı yanın sözleşmenin sona ereceği tarih olarak kararlaştırılan 01.11.2020 tarihinden evvel sözleşme ile yüklendiği sorumluluklarını yerine getirmeyerek davalı şirketi zarara uğrattığını, davaya konu olay kapsamında davalı şirketin davacı yana herhangi bir miktarda borcu bulunmadığını, ayrıca borcu kabul anlamına gelmemekle birlikte fahiş nitelikteki faiz oranı hukuka ve hakkaniyete aykırılık teşkil ettiğinden kabul etmediklerini beyanla davanın reddini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ:
İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonunda; "... davaya konu faturaların her iki tarafın ticari defterlerinde de kayıtlı olduğu, davalı tarafça takipten sonra kısmi ödemeler yapıldığının her iki tarafın kabulünde olduğu, davacı tarafça iddia edilen bakiye alacağın davalı tarafın defterlerinde kayıtlı olduğu, buna göre davacının davasının kabulüne karar vermek gerektiği kanaatine varılmış, hüküm kurmaya elverişle denetime açık bilirkişi raporu ile tespit edildiği gibi takibe konu alacağa takipten sonra yıllık %13,75 avans faizi uygulanmak gerektiği belirtilerek takibin devamına, alacak faturadan kaynaklanmakta olup her aşamada bilinebilir ve hesaplanabilir nitelikte likit olduğu anlaşıldığından davalının icra inkar tazminatına mahkum edilmesi" şeklinde karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:
Karara karşı, davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Mahkemece alınan ikinci bilirkişi raporunun taraflarına tebliğ edildiğini ancak yasal beyanda bulunma süresi dolmadan mahkemece karar verildiğini, davacının 01/11/2020 tarihinden evvel sözleşme ile yüklendiği sorumluluklarını yerine getirmediğini, müvekkilinin zarara uğratıldığını beyan ederek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE:
Dava, iş makinesi kiralama sözleşmesinden kaynaklanan fatura alacağına ilişkin alacağın tahsili amacıyla başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.
Dairemizce istinaf incelemesi, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
HMK'nın 359/3 maddesi uyarınca; dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, yasaya uygun gerektirici nedenlere, ilk derece mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, HMK'nın 355/1 maddesi gereği incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, re'sen gözetilmesi gereken, kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmamasına, davalının cevap dilekçesinde takas definde bulunmamış olmasına, faturanın her iki tarafın defterlerinde kayıtlı olmasına, kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğunun anlaşılmasına göre; davalı vekilinin istinaf itirazları yerinde görülmediğinden HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davalı vekilinin ilk derece mahkemesi kararına ilişkin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,
2-492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli 5.320,80 TL nispi istinaf karar harcından peşin olarak yatırılan 1.331,00 TL harçtan mahsubu ile bakiye 3.989,80TL istinaf karar harcının davalı taraftan tahsili ile Hazine'ye GELİR KAYDINA, harç tahsil müzekkeresinin ilk derece mahkemesince YAZILMASINA,
3-Davalının istinaf başvurusu nedeniyle yaptığı yargılama masraflarının kendi üzerinde BIRAKILMASINA,
4-Kullanılmayan istinaf gider avansının 6100 sayılı HMK'nın 333. maddesi uyarınca ilk derece mahkemesince ilgilisine İADESİNE,
5-İstinaf incelemesi dosya üzerinden yapıldığından davacı lehine vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,
6-Kararın ilk derece mahkemesi tarafından taraflara TEBLİĞİNE,
Dair, 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliğiyle ve 6100 sayılı HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince dava değerinin 378.290,00 TL'nin altında olması nedeniyle kesin olarak karar verildi.
...