(5237 S. K. m. 43, 52, 53, 158, 237)(5271 S. K. m. 223, 237, 260, 279, 280, 303) (YCGK. 11.04.2000 T. 2000/4-65 E. 2000/69 K.) (YCGK. 04.07.2006 T. 2006/5-127 E. 2006/180 K.) (YCGK. 03.05.2011 T. 2010/4-155 E. 2011/80 K.) (ANY. MAH. 08.10.2015 T. 2014/140 E. 2015/85 K.)
DAVA: Yerel Mahkemece verilen hükümlere karşı istinaf yoluna başvurulmakla, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
KARAR: İstinaf başvurusunun reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
1-Sanıklar hakkında silahlı terör örgütüne üye olmak suçundan kurulan hükümlere yönelik İçişleri Bakanlığı Emniyet Genel Müdürlüğü ve Hazine ve Maliye Bakanlığı vekilleri; Sanık M.E. hakkında resmi belgede sahtecilik ve kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık suçları yönünden içişleri bakanlığı emniyet genel müdürlüğü vekili tarafından yapılan istinaf başvurularının incelenmesinde;
Sanıklar hakkında silahlı terör örgütüne üye olmak suçu yönünden; CMK 237/1 maddesi gereğince, mağdur, suçtan zarar gören gerçek ve tüzel kişiler ile malen sorumlu olanlar, ilk derece mahkemesinde kovuşturma evresinin her aşamasında hüküm verilinceye kadar şikayetçi olduklarını bildirerek kamu davasına katılabilirler. Silahlı terör örgütü kurma veya yönetme, silahlı terör örgütüne üye olma ve terör örgütüne yardım etme suçları kamu barışına karşı işlenen suçlardan olup, bu suçların dolaylı mağduru toplumu oluşturan bütün bireyler olmakla birlikte, Ceza Genel Kurulunun 11.04.2000 gün 65-69, 22.10.2001 gün 234/366, 04.07.2006 gün 127-180, 03.05.2011 gün 155/80 ve 05.06.2012 gün 1/519-224 sayılı kararlarında vurgulandığı üzere; davaya katılabilmek için "suçtan zarar görme"nin gerektiği, bu kavram yasada açıkça tanımlanmamış ise de, yerleşik uygulamaya göre "suçtan doğrudan doğruya zarar görmüş bulunma hali" olarak anlaşılıp uygulanmış, buna bağlı olarak dolaylı veya olası zararların davaya katılma hakkı vermeyeceği kabul edilmekle,
Sanık M.E. hakkında resmi belgede sahtecilik ve kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık suçları yönünden; 26/03/2011 tarihinde yapılan Emniyet Genel Müdürlüğü Komiser Yardımcılığı sınavının Milli Eğitim Bakanlığı ile İç İşleri Bakanlığı arasında yapılan protokol uyarınca Milli Eğitim Bakanlığı tarafından yapıldığı anlaşıldığından,
Suçlardan doğrudan zarar görmeyen ve hükmü istinaf etme yetkisi bulunmayan müşteki Hazine ve Maliye Bakanlığı vekilinin katılma talebi istinaf isteminin CMK'nın 279/1-b maddesi uyarınca bu suçlar yönünden REDDİNE,
2-Sanıklar E.B., M.S., K.A. ve M.E. hakkında silahlı terör örgütüne üye olmak suçundan verilen hükümlere yönelik yapılan istinaf başvurularının incelenmesinde;
Sanık E.B. hakkında silahlı terör örgütüne üye olmak suçundan elde edilen delillerin hükümlülüğe yeter nitelik ve derecede bulunmadığı Mahkemece dosya içeriğine uygun olarak kabul ve takdir kılınmış olduğundan,
Sanıklar M.S., K.A. ve M.E. hakkında silahlı terör örgütüne üye olmak suçundan haklarında yapılan yargılama sonunda; eylemlerinin oluşa, soruşturma ve kovuşturma sonuçlarına uygun şekilde belirlenip suç niteliklerinin tayin edildiği, sanıkların savunmalarının yeterli yasal gerekçe gösterilerek reddedildiği, verilen hükmün usul ve yasaya uygun olduğu, cezaların kanuni sınırlar içinde uygulandığı anlaşılmakla;
O yer C. Savcısı, sanık M.E. ve sanıklar müdafiilerinin ileri sürdüğü istinaf istemleri yerinde görülmediğinden, CMK'nun 280/1-a. maddesi ilk cümlesi uyarınca İSTİNAF BAŞVURULARININ ESASTAN REDDİNE,
3-Sanık M.E. hakkında resmi belgede sahtecilik ve kamu kurum ve kuruluşları hakkında nitelikli dolandırıcılık suçu yönünden İçişleri Bakanlığı Emniyet Genel Müdürlüğü vekili ile sanık müdafiinin istinaf başvurularının incelenmesinde;
Yargılama aşamasında davadan haberdar edilmeyen ancak suçtan zarar gören Emniyet Genel Müdürlüğü ve İç İşleri Bakanlığının, CMK'nun 260/1 maddesi gereğince katılan sıfatını alabilecek suretle suçtan zarar görmüş olduğundan davaya katılma ve hükmü istinaf hakları bulunduğu gözetilerek davaya katılan olarak kabullerine karar verilerek yapılan incelemede;
Yapılan yargılamaya, dosya içeriğine, toplanıp karar yerinde gösterilen ve değerlendirilen delillere, oluşa ve Mahkemenin soruşturma sonucunda oluşan inanç ve takdirine, suçun oluşumuna ve niteliğine uygun kabul ve uygulamasına, hukuka uygun, yasal ve yeterli olarak açıklanan gerekçeye göre yerinde görülmeyen sair istinaf istemlerinin reddine,
Ancak;
A-Resmi Belgede Sahtecilik suçu yönünden;
Sanık hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan kurulan hükümde; FETÖ üyesi komiser yardımcısı olarak amir pozisyonunda etkin bir şekilde Emniyet içerisine yerleşmek amacıyla, sınavdan önce diğer örgüt mensuplarından soru ve cevapları elde ettiği, resmi belge niteliğindeki cevap kağıdına, önceden öğrendiği işaretlemeleri yapıp, gerçekte olmayan bir durumun ortaya çıkmasını sağlayarak, cevap kağıdını içerik itibariyle başkalarını aldatacak şekilde sahte olarak düzenlediği, bu şekilde resmi belgede sahtecilik suçunu işlediği iddia edilmiş ise de; iddianamedeki anlatım itibariyle sanığın sınav sonuç belgesi üzerinde sahtecilik yaptığının iddia edilmediği, iddianın içerik sahteciliğine yönelik olduğu, içerikte sahteciliğinin de ancak belgeyi düzenlemekle görevli memur kişi tarafından işlenebileceği gözetilmeksizin unsurları oluşmayan suçtan sanığın beraati yerine cezalandırılmasına karar verilmesi;
B-Kamu Kurum Ve Kuruluşları Hakkında Nitelikli Dolandırıcılık Suçu Yönünden;
5237 sayılı TCK'nın 158. maddesinin 1. fıkrasının (e), (f), (j) ve (k), (l) bentlerinde sayılan hallerde adli para cezasının tayininde tespit olunacak temel gün, suçtan elde olunan haksız menfaatin iki katından az olmayacak şekilde asgari ve bu miktara yükseltilerek belirlenecek gün sayısı üzerinden arttırma ve eksiltmeler yapıldıktan sonra ortaya çıkacak sonuç gün sayısı ile bir gün karşılığı aynı kanunun 52. maddesi uyarınca, 20-100 TL arasında takdir olunacak miktarın çarpılması neticesinde sonuç adli para cezasının belirlenmesi gerektiği ve buna göre, haksız menfaat miktarının 15.367,55 TL, haksız menfaatin iki katının 30.735,10 TL olduğu dikkate alınarak temel cezanın bu miktardan az olmayacak şekilde belirlenerek sanığın 1537 gün adli para cezasıyla cezalandırılmasına karar verilip buna göre artırım-indirim yapılması gerektiği halde 5 gün adli para cezası üzerinden artırım ve indirim yapıldıktan sonra sonuç para cezasının haksız menfaatin iki katı olan 30.735,10 TL'ye çıkartılmak suretiyle ceza verilmesi,
Sanığın örgütsel faaliyet kapsamında sınavdan önce elde ettiği komiser yardımcılığı sınav sorularından istifade etmek suretiyle hileli davranışlarla komiser yardımcısı olup kamu kurum ve kuruluşlarını araç olarak kullanmak suretiyle nitelikli dolandırıcılık suçunu gerçekleştirmesi, hileli davranışını kamu görevine girerken icra edip her bir maaş alma dönemimde hileli davranışlarını tekrar etmemesine nazaran eylemlerinin bütün halinde tek bir nitelikli dolandırıcılık suçunu oluşturduğu halde koşulları oluşmayan 5237 sayılı TCK'nın 43/1. Maddesinin uygulanmasına karar verilmesi;
C-5271 sayılı CMK'nın 237/1. maddesinde yer alan "Mağdur, suçtan zarar gören gerçek ve tüzel kişiler ile malen sorumlu olanlar, ilk derece mahkemesindeki kovuşturma evresinin her aşamasında hüküm verilinceye kadar şikâyetçi olduklarını bildirerek kamu davasına katılabilirler" şeklindeki yasal düzenlemeye nazaran suçtan zarar gören İçişleri Bakanlığının katılan sıfatıyla kovuşturmaya dahil edilmemesi,
Usul ve yasaya aykırı, sanık ve müdafii ile İçişleri bakanlığı vekilinin istinaf istemi bu nedenle yerinde ise de; yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu aykırılık, 5271 sayılı CMK'nun 280/1-a ve 303. maddesinin 1. fıkrasının (f) bendi uyarınca düzeltilebilir nitelikte bir yanılgı olduğundan,
a-Hükmün "4" numaralı bendinin "B" fıkrasının tamamıyla hükümden çıkartılarak yerine:
"Sanık M.E.'ın, resmi evrakta sahtecilik suçunu işlediği gerekçesiyle cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmış ise de, sanığın üzerine atılı suçun unsurları itibariyle oluşmaması nedeniyle 5271 sayılı CMK'nın 223/2-a. maddesi uyarınca BERAATİNE,
b-Hükmün "4" numaralı bendinin "C" fıkrasının tamamıyla hükümden çıkartılarak yerine:
Sanık M. E.'ın kamu kurumu aleyhine dolandırıcılık suçunu işlediği anlaşıldığından, eylemine uyan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 158/1-e-son maddesi gereğince suçun işleniş biçimi göz önüne alınarak takdiren 4 yıl hapis ve suçtan elde edilen menfaatin iki katından (15.367,55 x 2 = 30.735,10 / 20 = 1536 günden az olmamak suretiyle 1537 gün) 1537 gün karşılığı adli para cezası ile cezalandırılmasına,
Atılı suçun silahlı terör örgütünün faaliyeti çerçevesinde işlenmiş olması nedeniyle 5237 sayılı TCK'nın 158/3. maddesi gereğince hükmolunan cezanın bir kat artırılarak 8 yıl hapis ve 3074 gün karşılığı adli para cezası ile cezalandırılmasına,
Sanığa verilen cezanın sanığın geleceği üzerindeki olası etkileri dikkate alınarak sanığa verilen cezanın 5237 sayılı TCK'nın 62/1 maddesi gereğince takdiren 1/6 oranında indirilerek neticeten 6 YIL 8 AY HAPİS VE 2561 GÜN KARŞILIĞI ADLİ PARA CEZASI İLE CEZALANDIRILMASINA,
Hükmolunan 2561 gün adli para cezasının, 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 52/2. maddesi gereğince, sanığın sosyal ve ekonomik durumu nazara alınarak takdiren bir günü 20,00 TL'den hesap edilmek üzere 51.220,00 TL ADLİ PARA CEZASIYLA CEZALANDIRILMASINA,
Sonuç olarak sanığın kamu kurumu aleyhine dolandırıcılık suçundan 6 YIL 8 AY HAPİS VE 51.220,00 TL ADLİ PARA CEZASIYLA CEZALANDIRILMASINA,
5237 sayılı TCK'nın 52/4. maddesi gereğince sanık hakkında hükmolunan adli para cezasının, ekonomik ve şahsi hali göz önünde bulundurularak birer aylık taksitler halinde 24 eşit taksitte alınmasına,
Sanığın, kasten işlemiş olduğu suçtan dolayı hapis cezasına mahkûmiyetin kanuni sonucu olarak, hakkında Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 tarih ve 2014/140 esas, 2015/85 karar sayılı iptal kararı gözetilerek, TCK'nın 53/1-2-3. maddesinin uygulanmasına,"
c-Hükme "8-A" bent olarak; "5271 sayılı CMK'nın 237/1. maddesi uyarınca suçtan zarar gören İçişleri Bakanlığının katılan, İçişleri Bakanlığını temsilen Emniyet Genel Müdürlüğüne katılan Av. Hülya Ünal'a katılan vekili sıfatı verilmesine"
"8-B" bent olarak; Katılan İçişleri Bakanlığını temsilen Emniyet Genel Müdürlüğü kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan 5.450,00 TL vekalet ücretinin sanık Mehmet Erarslan'dan alınarak katılana verilmesine," cümleleri yazılmak suretiyle İSTİNAF BAŞVURULARININ DÜZELTİLEREK ESASTAN REDDİNE,
Kararın bir örneğinin Antalya Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet Başsavcılığına gönderilmesine, bir örneğinin de istinaf başvurusunda bulunanlardan sanıklar müdafii ile T.C. İçişleri Bakanlığı Emniyet Genel Müdürlüğü ve Hazine ve Maliye Bakanlığı vekillerine tebliğine,
SONUÇ: Sanıklar hakkında silahlı terör örgütüne üye olmak suçundan kurulan hükümlere yönelik İçişleri Bakanlığı Emniyet Genel Müdürlüğü ve Hazine ve Maliye Bakanlığı vekilleri, sanık M.E. hakkında resmi belgede sahtecilik ve kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık suçları yönünden Hazine ve Maliye Bakanlığı vekilinin istinaf başvurularının reddi kararları yönünden; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunun 268 inci maddesi uyarınca kararın tebliğ tarihinden itibaren 7 gün içerisinde, Dairemize verilecek dilekçe veya tutanağa geçirilmek üzere zabıt kâtibine beyanda bulunmak veyahut da bir başka İlk Derece Ceza Mahkemesi veya Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesi aracılığıyla dilekçe gönderilmek suretiyle Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesi tarafından incelenmek üzere İTİRAZ kanun yolu açık olmak üzere;
Diğer kararlar yönünden ise; Cumhuriyet Başsavcılığı yönünden kararın geliş tarihinden, istinaf başvurusunda bulunan sanıklar K.A., Mehmet Erarslan ve M.S. müdafiileri ile T.C. İçişleri Bakanlığı Emniyet Genel Müdürlüğü vekili yönünden ise tebliğ tarihinden itibaren on beş gün içerisinde hükmü veren Dairemize bir dilekçe verilmesi ya da zabıt kâtibine beyanda bulunup tutanak tutturup hâkime onaylatmak veya bir başka ilk derece ceza mahkemesi ya da bölge adliye mahkemesi ceza dairesi aracılığıyla dilekçe gönderilmek, ilgilinin cezaevinde bulunması halinde ceza infaz kurumu ve tutukevi müdürüne beyanda bulunmak veya bu hususta bir dilekçe vermek suretiyle, 5271 sayılı CMK'nun 286. maddesi uyarınca TEMYİZ kanun yolu açık olmak üzere, 01.07.2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi. (¤¤)