(5237 S. K. m. 53, 54, 61, 63, 220, 314) (3713 S. K. m. 3, 5) (YCGK. 11.11.1991 T. 1991/9-242 E. 1991/305 K.)
Yukarıda açık kimliği yazılı sanık hakkında Dairemizce yapılan yargılama sonunda aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
İDDİA:
Burdur Cumhuriyet Başsavcılığının 21/03/2018 tarih ve 2018/611 esas sayılı iddianamesi ile 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu m. 314/2, 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu 3. maddesi delaletiyle 5. maddesi, TCK m. 63, 58/9, 54/1-4, 53/1 maddeleri uyarınca cezalandırılması istemi ile Burdur Ağır Ceza Mahkemesine kamu davası açılmıştır.
Burdur Ağır Ceza Mahkemesinin 27/11/2018 tarih, 2018/197 - 2018/407 karar sayılı dosyasında yapılan yargılama sonunda; sanığın üzerine atılı örgüte yardım etmek suçunu işlediği gerekçesiyle TCK'nun 314/2, 220/7, 3713 sayılı Yasanın 3, 5/1, TCK'nun 62, 53, 63. maddeleri uyarınca 3 yıl 9 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiş, bu karara karşı o yer Cumhuriyet savcısı ile sanık müdafi tarafından istinaf talebinde bulunulmuş olduğundan dosya Dairemize gönderilmiştir.
SAVUNMA:
Sanık yerel Mahkemede alınan savunmasında: "...Ben bahsedilen örgüte çocuklarımın okul kaydıyla 2002-2003 öğretim yılında tanıştığımı daha önce belirtmiştim. 29 yıl devletine hizmet etmiş TC Vatandaşı olarak herhangi bir illegal örgüt üyeliğim yoktur. Sadece bu okulun spor derneğinde üyeliğim vardı, emekli olduktan sonra da dilekçe vermemekle birlikte herhangi bir genel kurul kararı olmadan üyeliğim devam ettiğini iddianamede öğrendim. 4 kız evladım var, 56 yaşındayım. Tutuklu olduğum sürede babamı ve kayınvalidemi kaybettim. 80 yaşında annem var. Ben terör örgütü üyesi olmadığımı beyan ediyorum. Çocuklarımın eğitimi, onların vatana millete hayırlı bir evlat olmasından başka bir düşüncem yok. O dönemde okula kayıt yaptırmamdaki gerekçe çocuklarım Devlet okulunda okuyordu. Oradaki uygulamalarda yakıt parası şeklinde para istenildiğinden, kolej yeni açıldığından indirimli olarak çocuğumu alabileceklerini söylediler. Okulda okuyan kişilerle de görüştüm, okulun başarısı olduğunu milli eğitimden araştırdım ve bu şekilde tanıştım. Hakkımda ihbarda bulunan kişi ile de 2008-2009 döneminde o dönemde sohbetlere katılırken tanıştım. Emekli olduktan sonra da sohbetlere katılmadım. Emekli olduktan sonra yeğenimle tırla il dışına çıkıyordum. Emekli olduktan sonra kendi çocuklarım dahil parçalanmış aile çocuklarıyla ilgileniyordum. Onlara vakit ayırmaktan kendi ailemle bile ilgilenemez durumdaydım. İl dışına da gidiyordum. Adaylığım süresine gelince daha önceki belediye başkanı olan ........ liseden öğretmenimdi. Belediye başkanlığı döneminde bir kaç tane proje sundum. Nato yolunun üstündeki eski siyasilerin yaptırmış olduğu üst geçitte civatalar sallanıyordu. Bunu bildirdim, bir siyasi tarafından yapıldığından ilgilenilmedi. Sonra göl yol projesini sundum. Yeni garaj inşaatının yan tarafında avm projesi vardı. Bunları dile getirdiğimde hiç birşey görmedi. Bir gün çarşıda gezerken otobüs servis şoförlerinden birisi vardı. Birkaç proje sunmama rağmen kabuğunu kıramayan kasaba konumundayız. Burdur a hem yatırım hem de gelişmişlik anlamında birşeyler yapılması gerektiğini paylaştım. Orada bile tepki ile karşılaştım. Orada kendi kendime bir oy dahi alsam başkanlığa adaylığımı koyacağımı söyledim. Bisikletli belediye başkanı olacağım dedim. Kendi arabam hala yoktur. Durum bundan ibarettir. Burdur göl projesi vardı, bunu daha önceki savunmalarımda yazdım. Eski rektör ........ hocamla paylaştım. Burdur gölünü doyuran kaynak vardı, oranın fotoğraflarını çektim geldim. Eldere gölü vardı. Kışın yağışlardan, Menderes'in taşkınlığından dolayı doyuran kaynak olmadığından dolayı çekilmeler oldu. Bunun gelecek dönemlerde hem iklimsel hem de tarımsal zararlar getireceğini düşünmekteydim. Bunu ........ Lisesinde çocuklarım okuduğu için ........ beyle de paylaştım. Bu projede de kalp kırgınlığım oldu. Bu adaylık süresinde çok kimse ile görüştüm. Hem STK.larda hem dışarıdaki esnaf ziyaretlerinde görüştüğüm kişiler oldu. Bağımsız adayların oy alma sıkıntısı malumunuz. Bir gün ........ bey telefon ettiler. ........ beyin pazar yerindeki bürosunda görüşebileceklerini söylediler. Orada tanıdığım tanımadığım 4-5 kişi daha vardı. Orada daha önceden belediye başkan adayı olan ........ da vardı. Çocuğumun sınıf arkadaşının velisi, ........ bey de okuldan öğrenci velisi. Oradaki bulunanlar kendileri destek olabileceklerini söylemelerine rağmen adaylık sürecinden sonra aldığımız 47 oy onların desteklemediğini düşünüyorum. Bank ........ iddianamede yer alıyor. Benim bisikletim var, bir gün dershaneden telefon geldi. Ben de onlarla beraber gittim. Onlar bana çorba içmeye gideceğiz dediler. Planlanmış bir şey olup olmadığını bilmiyorum. Çorba içtikten sonra bank ........ protestosunun içerisinde yer aldım. Çorba içtikten sonra 15-20 dakika sonra geri döndüm. Orada 200 TL lik bir hesap açtırdım, fakat TMSF ye devredildikten sonra o hesabı kapattırdım" şeklinde beyanda bulunmuştur.
Sanığın savunması Dairemizce kayıt altına alınmış olup buna ilişkin çözümleme tutanağı dosya içerisine konulmuştur.
DELİLLER:
1-Yukarıda açıklanan sanık savunmaları,
2-Dernek kayıtları
3-İnternet veri inceleme tutanakları
4-Emniyet araştırma tutanakları
5-Bank........ kayıtları
6-Tanık beyanları
7-Sanığa ait nüfus ve adli sicil kaydı,
8-Burdur Ağır Ceza Mahkemesinin dosyasında yapılan yargılama ve tüm dosya kapsamından ibarettir.
İSTİNAF İSTEMİ:
Sanık müdafi ile o yer Cumhuriyet savcısı, yerel mahkeme kararının usul ve yasaya aykırı olduğundan bahisle istinafta bulunarak yerel mahkeme kararının bozulmasını talep etmişlerdir.
CUMHURİYET SAVCISI ESAS HAKKINDAKİ GÖRÜŞÜNDE:
Cumhuriyet savcısı Dairemizde yapılan yargılama sırasında alınan esas hakkında mütalaasında; "Burdur Ağır Ceza Mahkemesinin 27/11/2018 tarih 2018/197 (E) ve 2018/407 (K) sayılı kararı ile sanık ........ hakkında Silahlı Terör Örgütüne Bilerek ve İsteyerek Yardım Etme suçundan Cumhuriyet Savcısının mütalaasına aykırı olarak netice itibari ile verilen 3 yıl 9 ay hapis cezasına ilişkin hükmün sanık müdafii ve sanık aleyhine sanığın eyleminin Silahlı Terör Örgütüne Üyelik suçunu unsurlarını oluşturduğu gerekçesiyle Cumhuriyet Savcısı tarafından istinaf edilmesi üzerine, sanığın üzerine atılı suçun unsurlarının oluşup oluşmadığı, suç vasfının değişip değişmeyeceği hususlarının değerlendirilmesi için Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesince açılan duruşmada,
Sanığın FETÖ/PDY nin sohbet adı altında düzenlediği örgütsel toplantılara katıldığının anlaşıldığı,
Sanık ........'ın FETÖ/PDY Silahlı Terör Örgütü'ne müzahir olan ........ Derneği'ne üye olduğu, "........" linki üzerinden burdur yerel gazetesinin internet sayfası incelendiğinde sanık ........'ın, Burdur Cumhuriyet Başsavcılığının 2016/1010 soruşturma numaralı dosyası kapsamında "FETÖ/PDY Silahlı Terör Örgütüne Üye Olmak" suçundan dolayı hakkında adli işlem yapılan ........ isimli kişi ile birlikte Burdur Ağır Ceza Mahkemesi'nin 2017/469 Esas sayılı dava dosyası kapsamında "sanık" sıfatıyla yer alan ........ isimli kişinin 17/25 Aralık 2013 tarihli hükümete darbe teşebbüsünü övücü basın açıklamasında yer aldığının anlaşıldığı,
Sanık ........'ın 03/02/2015 günü BDDK tarafından BANK ........'nın yönetim kurulunu belirleyen imtiyazlı payın % 63'lük bölümünün TMSF tarafından kullanılmasına karar verilmesini protesto etmek amacıyla 04-05-06/02/2015 tarihlerinde ........ Caddesi üzerinde faaliyet gösteren BANK ........ Isparta Şubesi önünde gerçekleştirilen basın açıklaması/protesto gösterisine katıldığının anlaşıldığı,
Sanığın FETÖ/PDY Silahlı Terör Örgütü'ne müzahir olan ........ Derneği ile ........ Sendikası Burdur İl Temsilciliği organizesinde 26/03/2015 tarihinde Burdur Belediyesi Kültür ve Konferans Salonu'nda gerçekleştirilmekle birlikte ........ isimli kişinin katıldığı "........" isimli programa katıldığının tespit edildiği,
Sanığın FETÖ/PDY Silahlı Terör Örgütü'ne müzahir olan ........ Derneği ile ........ Sendikası Burdur İl Temsilciliği organizesinde 17/04/2015 tarihinde Burdur Belediyesi Kültür ve Konferans Salonu'nda gerçekleştirilen "........" etkinliği ile "........" isimli kitap okuma yarışmasına katıldığının tespit edildiği,
Sanık ........'ın FETÖ/PDY Silahlı Terör Örgütü'ne müzahir olan BANK ........ nezdindeki hesap hareketlerine ilişkin olarak düzenlenen 04/03/2018 tarihli "Bilirkişi Raporu" kapsamında yapılan incelemede; sanığın FETÖ/PDY Silahlı Terör Örgütü’ne müzahir olan BANK ........ ile çalışmalarına 04/02/2015 tarihinde (........) müşteri numarası altında başladığı, İncelemeye konu dönemde (Aralık 2013-Temmuz 2016) sanığın BANK ........ bünyesinde 2 adet hesap açtığı, Sanığın BANK ........ ile çalışmaya 17-25 Aralık 2013 darbe girişimi sonrasında başladığı, işlemlerin tamamı incelemeye konu dönemde gerçekleştirildiği, yapılan işlemlerin tamamen ilgili bankanın müşteri ve hesap adetini artırmaya yönelik efektif işlemler olduğunun anlaşıldığı,
........ isimli ihbarcının alınan beyanlarında özetle; "...sanığın örgütün toplantılarını organize ettiğini ve katıldığı, örgüt adına bu toplantılarda ....... isimli kişi ile birlikte para toplama işini yaparlardı, bu toplantılarda ........'in video kasetleri izlenirdi, sanık ........ ........'in resmini görür görmez ağlamaya başlardı, yerel seçimlerde iktidardaki partinin adayının kazanmaması için sanığın bağımsız belediye başkanı adayı olduğunu..." belirttiği, sanığın silahlı terör örgütü FETÖ/PDY'nin aldığı karar üzerine bağımsız belediye başkan adayı olmasının örgüt hiyerarşisine dahil olduğunu gösterdiği,
Sanığın eylemlerindeki süreklilik, çeşitlilik ve yoğunluk unsurlarına göre, sanığın örgüt hiyerarşisi içerisinde bulunduğu, örgüt üyeliği suçunun unsurları oluştuğu anlaşılmakla;
Burdur Ağır Ceza Mahkemesinin sanık hakkında verdiği mahkumiyet kararı kaldırılarak sanığın eylemine uyan TCK 314/2, 3713 sayılı yasanın 5/1, TCK 53/1, 58/9, 63 maddeleri ile cezalandırılmasına" karar verilmesini kamu adına talep ve mütalaa etmiştir.
DELİLLERİN TARTIŞILMASI VE DAİREMİZİN KABULÜ:
Yukarıda belirtilen tüm deliller, yapılan yargılama ve dosya kapsamına göre;
Ayrıntıları Yargıtay 16. Ceza Dairesinin 2015/3 E. sayılı kararında ve Dairemizce de benimsenen, istikrar kazanmış yargısal kararlarda açıklandığı üzere;
Örgüt üyesi, örgüt amacını benimseyen, örgütün hiyerarşik yapısına dahil olan ve bu suretle verilecek görevleri yerine getirmeye hazır olmak üzere kendi iradesini örgüt iradesine terk eden kişidir. Örgüt üyeliği, örgüte katılmayı, bağlanmayı, örgüte hakim olan hiyerarşik gücün emrine girmeyi ifade etmektedir. Örgüt üyesi örgütle organik bağ kurup faaliyetlerine katılmalıdır. Organik bağ, canlı, geçişken, etkin, faili emir ve talimat almaya açık tutan ve hiyerarşik konumunu tespit eden bağ olup, üyeliğin en önemli unsurudur. Örgüte yardımda veya örgüt adına suç işlemede de, örgüt yöneticileri veya diğer mensuplarının emir ya da talimatları vardır. Ancak örgüt üyeliğini belirlemede ayırt edici fark, örgüt üyesinin örgüt hiyerarşisi dahilinde verilen her türlü emir ve talimatı sorgulamaksızın tamamen teslimiyet duygusuyla yerine getirmeye hazır olması ve öylece ifa etmesidir.
Silahlı örgüte üyelik suçunun oluşabilmesi için örgütle organik bağ kurulması ve kural olarak süreklilik, çeşitlilik ve yoğunluk gerektiren eylem ve faaliyetlerin bulunması aranmaktadır. Ancak niteliği, işleniş biçimi, meydana gelen zarar ve tehlikenin ağırlığı, örgütün amacı ve menfaatlerine katkısı itibariyle süreklilik, çeşitlilik ve yoğunluk özelliği olmasa da ancak örgüt üyeleri tarafından işlenebilen suçların faillerinin de örgüt üyesi olduğunun kabulü gerekir. Örgüte sadece sempati duymak ya da örgütün amaçlarını, değerlerini, ideolojisini benimsemek, buna ilişkin yayınları okumak, bulundurmak, örgüt liderine saygı duymak gibi eylemler örgüt üyeliği için yeterli değildir (Evik, Cürüm işlemek için örgütlenme, Syf 383 vd.).
Örgüt üyesinin, örgüte bilerek ve isteyerek katılması, katıldığı örgütün niteliğini ve amaçlarını bilmesi, onun bir parçası olmayı istemesi, katılma iradesinin devamlılık arz etmesi gerekir. Örgüte üye olan kimse, bir örgüte girerken örgütün kanunun suç saydığı fiilleri işlemek amacıyla kurulan bir örgüt olduğunu bilerek üye olmak kastı ve iradesiyle hareket etmelidir. Suç işlemek amacıyla kurulmuş örgüte üye olmak suçu için de saikin "suç işlemek amacı" olması aranır (Toroslu özel kısım syf.263-266, Alacakaptan Cürüm İşlemek İçin Örgüt syf. 28, Özgenç Genel Hükümler syf.280).
Suç örgütünün tanımlanıp yaptırıma bağlandığı 5237 sayılı TCK’nın 220. maddesinin 7. fıkrasında yardım fiiline yer verilmiştir. “Örgüt içindeki hiyerarşik yapıya dahil olmamakla birlikte, örgüte bilerek ve isteyerek yardım eden kişinin, örgüt üyesi olarak” cezalandırılacağı belirtilmiş, anılan normun konuluş amacı, gerekçesinde; “örgüte hakim olan hiyerarşik ilişki içinde olmamakla beraber, örgütün amacına bilerek ve isteyerek hizmet eden kişi, örgüt üyesi olarak kabul edilerek cezalandırılır.” şeklinde açıklanmış, 765 sayılı TCK’nın sistematiğinden tamamen farklı bir anlayışla düzenlenen maddede yardım etme fiilleri de örgüt üyeliği kapsamında değerlendirilerek, bağımsız bir şekilde örgüte yardım suçuna yer verilmemiştir.
Yardım fiilini işleyen failin örgütün hiyerarşik yapısına dahil olmaması, yardımda bulunduğu örgütün TCK’nın 314. maddesi kapsamında silahlı terör örgütü olduğunu bilmesi, yardımın örgütün amacına hizmet eder nitelikte bulunması yardım ettiği kişinin örgüt yöneticisi ya da üyesi olması gereklidir. Yardımdan fiilen yararlanmak zorunlu değildir. Örgütün istifadesine sunulmuş olması ve üzerinde tasarruf imkanının bulunması suçun tamamlanması için yeterlidir.
Yardım fiilleri örgüte silah sağlama ve terörün finansmanı dışında tahdidi olarak sayılmamıştır. Her ne surette olursa olsun örgütün hareketlerini kolaylaştıran ve yaşantısını sürdürmeye yönelik eylemler yardım kapsamında görülebilir (Yargıtay Ceza Genel Kurulu 11.11.1991 tarih, Esas 9-242, Karar 305). Yardım teşkil eden hareketin başlı başına suç teşkil etmesi gerekmez. Yardım bir kez olabileceği gibi birden çok şekilde de gerçekleşebilir. Ancak yardım teşkil eden faaliyetlerde devamlılık, çeşitlilik veya yoğunluk var ise örgüt üyesi olarak da kabul edilebilecektir.
Kuruluş, amaç, örgüt yapılanması ve faaliyet yöntemleri Yargıtay 16. Ceza Dairesinin 2015/3 E. sy. kararında anlatılan ve nihai amacı, Devletin Anayasal nizamını cebir ve şiddet kullanarak değiştirmek olduğu anlaşılan FETÖ/PDY terör örgütünün başlangıçta bir ahlak ve eğitim hareketi olarak ortaya çıkması ve toplumun her katmanının büyük bir kesimince de böyle algılanması, amaca ulaşmak için her yolu mübah gören fakat sözde meşruiyetini sivil alanda dinden, kamusal alanda ise hukuktan aldığı izlenimi vermek için yeterli güce ulaşıncaya kadar alenen kriminalize olmamaya özen göstermesi gerçeği nazara alındığında; örgütün kurucusu, yöneticileri ve örgüt hiyerarşisinde üçüncü veya daha yukarı katlarda yer alan mensuplarının zaman sınırlaması olmaksızın nihai amacından haberdar oldukları yönünden kuşku bulunmamakta ise de bir ve ikinci katmanlarda yer alanlar açısından; Devlete sızan mensupları vasıtasıyla kişi ve kurumlara yönelik örgütün gerçek yüzünü ortaya koyan operasyonlara başlanması, bu yapının kamuoyu veya medya tarafından tartışılır hale gelmesi üst düzey hükümet yetkilileri ve kamu görevlileri tarafından yapılan açıklamalarda “paralel yapı” veya “terör örgütü” olduğuna ilişkin tespitler yapılması ve Milli Güvenlik Kurulu tarafından da aynı değerlendirmelerin paylaşıldığı süreçten önce icra edilen faaliyetlerin nitelik, içerik ve mahiyeti itibariyle silahlı terör örgütünün amacına hizmet ettiğinin somut delil ve olgularla ortaya konulmadıkça örgütsel faaliyet kapsamında kabul edilemeyeceği belirtilmiştir.
Tüm bu hususlar ışığında somut olay değerlendirildiğinde;
Dosya kapsamında ihbarda bulunan ........ isimli şahıs; "...sanığın örgütün toplantılarını organize ettiğini ve katıldığı, örgüt adına bu toplantılarda ........ isimli kişi ile birlikte para toplama işini yaparlardı, bu toplantılarda ........'in video kasetleri izlenirdi, sanık ........ ........'in resmini görür görmez ağlamaya başlardı, yerel seçimlerde iktidardaki partinin adayının kazanmaması için sanığın bağımsız belediye başkanı adayı olduğunu..." şeklinde beyanda bulundu,
Sanık ........'ın FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile iltisaklı olan ........ Derneği'ne üye olduğu,
Araştırma raporuna göre; "........" linkli burdur yerel gazetesinin internet sayfası incelendiğinde; sanık ........'ın, Burdur Cumhuriyet Başsavcılığının 2016/1010 soruşturma numaralı dosyası kapsamında "FETÖ/PDY silahlı terör örgütüne üye olmak" suçundan dolayı hakkında işlem yapılan ........ isimli kişi ile birlikte Burdur Ağır Ceza Mahkemesi'nin 2017/469 Esas sayılı dava dosyası kapsamında "sanık" sıfatıyla yer alan ........ isimli kişinin 17/25 Aralık 2013 tarihli hükümete darbe teşebbüsünü övücü basın açıklamasında yer aldığının anlaşıldığı,
Dosya içerisinde mevcut ........'un beyanına göre; sanığın 2014 yerel seçimlerinde Burdur ilinde belediye başkanlığı adayı olduğunu, örgütün kendisini destekleyeceği yönünde beyanı bulunduğunu, bu amaçla ........ isimli şahsın iş yerinde toplandıklarını, o toplantıda sanık ile birlikte ........, ........ ve vaizlik yapan ........ isimli şahısların bulunduğunu, bu toplantıda yer alan kişilerin öncelikle adaylık konusunda kendisine teklifte bulunduklarını, kabul etmeyince sanığın belediye başkan adaylığını, ........ ise belediye meclis üyesi olmasını kararlaştırdıkları, kendisi için ise bağımsız il genel meclisi üyesi olmasını istediklerini belirttiği,
Dosya içerisinde mevcut ........ beyanına göre; sanığın öğrenci velisi olduğunu, kendisinin de örgüte ait kolejde öğretmenlik yaptığını, kolej müdürünün örgüte yönelik operasyonlar nedeniyle bu operasyonları protesto etmek amacıyla toplanmalarını istediği, bunun için Isparta iline gittiklerini, protesto esnasında sanığı da orada gördüğünü belirttiği,
Dosya içerisinde mevcut ........'nın beyanına göre; sanığın bağımsız belediye başkanı adayı olup iyi bir cemaatçi olduğunu, cemaatin adayı olarak yola çıktığını, yapıdan olduğu için yapıdan bağımsız tek başına aday olup hareket edemeyeceğini beyan ettiği,
Sanık ........'ın 03/02/2015 günü BDDK tarafından Bank........ yönetim kurulunu belirleyen imtiyazlı payın % 63'lük bölümünün TMSF tarafından kullanılmasına karar verilmesini protesto etmek amacıyla 04-05-06/02/2015 tarihlerinde ........ Caddesi üzerinde faaliyet gösteren bankanın Isparta Şubesi önünde gerçekleştirilen basın açıklaması/protesto gösterisine katıldığının tespit edildiği,
Sanığın FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile ilitisaklı ........ Derneği ile ........ Sendikası Burdur İl Temsilciliği organizesinde 26/03/2015 tarihinde Burdur Belediyesi Kültür ve Konferans salonunda gerçekleştirilen ve ........ isimli kişinin katıldığı "........" isimli programa katıldığının tespit edildiği,
Sanığın FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile iltisaklı ........ Derneği ile ........ Sendikası Burdur İl Temsilciliği organizesinde 17/04/2015 tarihinde Burdur Belediyesi Kültür ve Konferans salonunda gerçekleştirilen "........" etkinliği ile "........" isimli kitap okuma yarışmasına katıldığının tespit edildiği,
Sanığın, FETÖ/PDY silahlı terör örgütü iltisaklı Bank........ nezdindeki hesap hareketlerine ilişkin olarak düzenlenen 04/03/2018 tarihli "Bilirkişi Raporu" kapsamında yapılan incelemede; sanığın finans kurumu Bank........'da 04/02/2015 tarihinde (........ müşteri numarası altında hesap açtırdığı, incelemeye konu dönemde (Aralık 2013-Temmuz 2016) sanığın banka bünyesinde 2 adet hesap açtığı, banka ile çalışmaya 17-25 Aralık 2013 darbe girişimi sonrasında başladığı, işlemlerin tamamı incelemeye konu dönemde gerçekleştirildiği, yapılan işlemlerin tamamen ilgili bankanın müşteri ve hesap adetini artırmaya yönelik efektif işlemler olduğunun belirtilmesi ve tüm dosya içeriğine göre sanığın eylemlerindeki yoğunluk, çeşitlilik ve süreklilik halinin mevcut olması, bu örgütle irtibatı ve iltisakının bu delillerle ispat edilmesi karşısında üzerine atılı silahlı terör örgütü üyeliği suçunun sübuta erdiği hususunda Dairemizde tam bir vicdani kanı hasıl olmuştur.
Açıklanan nedenlerle örgüt içerisinde hiyerarşik yapıya dahil olmamakla birlikte örgüte bilerek ve isteyerek yardım etme suçundan sanık ........ hakkında verilen Burdur Ağır Ceza Mahkemesi'nin 27/11/2018 Tarih, 2018/197 Esas, 2018/407 Karar sayılı ilamının 5271 sayılı CMK'nın 280/2-2. cümlesi uyarınca kaldırılmasına, sanığın üzerine atılı suçtan Anayasanın 138/1. maddesi hükmü ile TCK’nun 61. maddesinde belirtilen ölçütler ve aynı Kanunun 3. maddesinde yazılı orantılılık ilkesi ile hak ve nesafet kuralları da gözetilerek uygun bir cezaya hükmedilmesi gerektiği cihetle, hakkında ceza hükmü tesis edilirken temel cezanın belirlenmesinde alt sınırdan ceza verilmiş, duruşma tutanaklarına yansıyan olumsuz bir davranış ve kişilik özelliği bulunmayan sanık hakkında; fiilden sonraki ve yargılama sürecindeki davranışları ile cezanın failin geleceği üzerindeki olası etkiler gözönünde bulundurularak takdiri indirim hükümleri uygulanarak silahlı terör örgütü üyeliği suçundan 5237 sayılı TCK'nun 314/2, 3713 sayılı Kanunun 3, 5/1, TCK'nun 62/1, 58/9 maddeleri uyarınca cezalandırılmasına dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi Yukarıda İzah Edildiği Üzere:
1-Örgüt içerisinde hiyerarşik yapıya dahil olmamakla birlikte örgüte bilerek ve isteyerek yardım etme suçundan sanık ........ hakkında verilen Burdur Ağır Ceza Mahkemesi'nin 27/11/2018 Tarih, 2018/197 Esas, 2018/407 Karar sayılı ilamının 5271 sayılı CMK'nın 280/2-2. cümlesi uyarınca KALDIRILMASINA,
2-Sanık ........'ın üzerine atılı silahlı terör örgütü üyesi olmak suçunu işlediği sübuta erdiğinden sabit görülen eyleminde TCK'nın 61. maddesi dikkate alınarak, suçun işleniş biçimi, suçun işlenmesinde kullanılan araç, suçun işlendiği zaman ve yer, suç konusunun önem ve değeri, meydana gelen zarar ve tehlikenin ağırlığı, sanığın kastının ağırlığı, amaç ve saiki gözönüne alınarak 3713 sayılı kanunun 3/1. maddesi yollamasıyla eylemine uyan TCK'nın 314/2. maddesi gereğince takdiren 5 YIL HAPİS CEZASI İLE CEZALANDIRILMASINA,
3-Sanığa verilen cezanın, müsnet suçun 3713 s. Kanunun 3. maddesinde sayılan mutlak terör suçu olması nedeniyle aynı Kanunun 5/1 maddesi gereğince 1/2 oranında artırılarak 7 YIL 6 AY HAPİS CEZASI İLE CEZALANDIRILMASINA,
4-Sanığın duruşmada gözlemlenen tutum ve davranışları/duruşma tutanaklarına yansıyan olumsuz davranışının bulunmaması, geçmişi, verilen cezanın geleceği üzerindeki etkileri dikkate alındığında cezasından indirim yapılması gerektiği kanaatine varıldığından, hükmedilen cezasından 5237 sayılı TCK’nun 62/1 maddesi gereğince 1/6 oranında indirim yapılarak 6 YIL 3 AY HAPİS CEZASI İLE CEZALANDIRILMASINA,
5-Kasıtlı suçtan hapis cezasıyla mahkumiyetine hükmedilen sanığın, 5237 sayılı TCK'nın 53. maddenin 1. fıkrasında belirtilen haklardan, aynı maddenin 2. fıkrası ile 3. fıkranın ilk cümlesi gözetilmek suretiyle yoksun bırakılmasına,
6-Sanığa verilen cezanın TCK’nın 58/9 maddesi gereğince mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine ve cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbirinin uygulanmasına,
7-TCK'nın 63. maddesi uyarınca sanığın hükmün kesinleşmesinden önce gözaltında ve tutuklulukta geçen sürelerin cezasından mahsubuna,
8-Sanığın karar kesinleşinceye kadar 5271 Sayılı CMK'nın 109/3-a-b maddeleri uyarınca verilen adli kontrol tedbirlerinin AYNEN DEVAMINA,
9-Sanığın mal varlığı üzerindeki tedbirlerin kaldırılmasına,
10-İlk derece Mahkemesince ve Dairemizce yapılan toplam 193,00 TL yargılama giderlerinin sanıktan tahsili ile hazineye gelir kaydına,
Yüze karşı verilen kararlarda verildiği tarihten, tarafların yokluğunda verilen kararlarda gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren on beş gün içerisinde Dairemize verilecek dilekçe ya da tutanağa geçirilmek üzere Dairemiz zabıt katibine beyanda bulunularak, yasa yoluna başvuracak kişi yargı sınırları dışında bulunuyor ise Dairemize ulaştırılmak üzere bulunduğu yerdeki nöbetçi ceza mahkemesine dilekçe verilerek ya da tutanağa geçirilmek üzere bulunduğu yer nöbetçi ceza mahkemesi zabıt katibine beyanda bulunularak, taraf ceza evinde bulunuyor ise Dairemize iletilmek üzere bulunduğu yer cezaevi müdürlüğüne bir dilekçe verilerek ya da tutanağa geçirilmek üzere tutuklu bulunduğu ceza infaz kurumu ve tutukevi müdürüne beyanda bulunarak Dairemiz kararına karşı Yargıtay TEMYİZ yasa yoluna müracaat edilebileceği hatırlatılarak oy birliği ile verilen karar, Cumhuriyet savcısının görüşüne uygun olarak Cumhuriyet savcısı ........) ile sanık ve müdafinin yüzüne karşı tefhim edilerek açıkça okunup usulen anlatıldı. 29/09/2020 (¤¤)