(5237 S. K. m. 53, 62, 220, 314) (3713 S. K. m. 3, 5) (5271 S. K. m. 280) (YCGK. 11.11.1991 T. 1991/9-242 E. 1991/305 K.)
GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Yukarıda açık kimliği yazılı sanık hakkında Dairemizce yapılan yargılama sonunda aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
İDDİA:
Burdur Cumhuriyet Başsavcılığının 21.03.2018 tarih ve 2018/623 esas sayılı iddianamesi ile sanığın 5237 Sayılı TCK'nun 314/2, 3713 Sayılı TMK'nun 3.maddesi delaletiyle 5.maddesi, 5237 Sayılı TCK'nun 63, 58/9, 54/1-4, 53/1 maddeleri uyarınca cezalandırılması istemiyle Burdur Ağır Ceza Mahkemesi'ne kamu davası açılmıştır.
Burdur Ağır Ceza Mahkemesi'nin 13/06/2018 tarih, 2018/198 esas - 2018/180 karar sayılı dosyasında yapılan yargılama sonunda; sanığın üzerine atılı silahlı terör örgütüne üye olmamakla birlikte örgüte bilerek ve isteyerek yardım etmek suçunu işlediği gerekçesiyle eylemine uyan TCK'nun 220/7 maddesi yollamasıyla 314/2, 220/7 maddesinin 2.cümlesi, 3713 Sayılı Kanun'un 5/1, TCK'nun 62/1, 53/1, 63 maddeleri uyarınca 2 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiş, bu karara karşı o yer Cumhuriyet savcısı ve sanık müdafii tarafından istinaf talebinde bulunulmuş olduğundan dosya Dairemize gönderilmiştir.
Dairemizce sanığın üzerine atılı suçun unsurları itibariyle oluşup oluşmadığı ve diğer eksikliklerin değerlendirilmesi için CMK'nun 280/1-g maddesi uyarınca davanın yeniden görülmesine ve duruşma hazırlığı işlemlerine başlanılmasına karar verilerek yargılamaya başlanmıştır.
SAVUNMA:
Sanık yerel Mahkemede alınan savunmasında: "...13.12.2016 tarihinde Antalya Alanya ilçesinde kendi memleketimde gözaltına alındım. Sabah 06.30-07.00 gibi karakola götürüldüm. Alanya'dan yola çıktık, doblo aracın arkasında kafesli bölgede 9-10 saat sonra Burdur'a gelebildik. Ertesi gün sabaha kadar yemek falan hiç birşey verilmedi. 2 kişilik nezarette 5 kişi kaldık. Aralık ayıydı, aşırı soğuktu, bir tane altımıza ve üzerimize battaniye verdiler. Bunları ifadelerimin iyi anlaşılabilmesi için anlatıyorum. Nezaretteki 7 gün boyunca böyle geçti. Orada ifademiz alındı, ifadeden sonra memur arkadaşlar burayı imzalayacaksın dediler. Ben ifademi okumak istiyorum dedim, onlar de ne söylediysen onları yazdık dediler ve imzaladım. Arkasından da bir fotokopisi verin yazılanları okuyayım dedim, dosya gizli dediler. İfadelerimi bana vermediler. Oraya yazılan hiç birşeyi göremedim. Yargılandığım şeydeki ilk cümle benim söylemediğim bir cümle. Bana nerede çalışıyorsunuz dediler o zamanlar cemaat olan özel A... A. Can kolejinde çalışıyorum dedim. Ama oraya fetö pdy ye bağlı özel A... A. Can kolejinde çalışıyorum diye yazılmış. Cezaevinde başka kişiler de bizim hakkımızda böyle böyle demişsin dediler. Hiç söylemediğim şeyler yazılmış, dedi. Sanık savunmasına devamla; 20.12.2016 da tutuklandım. 18 aydır cezaevinde bulunmaktayım. Savcımız 7 madde ile iddialarını söylemişler. Öncelikle şunu ifade etmek isterim ki çalışmış olduğum kolej KHK ile kapatılmış bir kolej değildir. Okul yönetimi ile mülk sahibi arasında kira sözleşmesinden dolayı anlaşmazlık vardı. Mahkeme 30 Haziran 2016 da okulun kapatılmasına karar verildi. Biz de işten çıkartıldık. Zaten kapalıydı bu okul, KHK ile kapatıldığını öğrenmiş olduk. 2011-2016 yılları arasında oğuz eğitimde SGK hizmetim olduğu tespit edilmiş. Ne kadar güzel en azından devlete primlerini ödeyen kurumda çalışmışım. Bu kurum darbe girişiminden sonra KHK ile kapatılan bir şirket. Ben bunun o zamanlar terör örgütü ile alakalı olduğunu bilsem zaten çalışmazdım. Yine aynı başlık altında Burdur eğitim gönüllüleri derneği ve aktif eğitim senin birlikte organize ettiği iki tane programda sunuculuk yaptığım tespit edilmiş, bundan terör örgütü prgramı olarak ifade edilmiş. Bu iki dernek de hem BEKDER hem aktif eğitim sen devletimizin izni dahilinde faaliyet gösteren dernek ve sendika. Bu programların sunuculuğunu ben yaptım. Bunların iznini Burdur valiliği verdi. Yer tahsisini Burdur Belediyesi yaptı. Güvenliğini de Burdur emniyet müdürlüğü sağladı. Hepsini de kameraya aldılar. Halka açık yasal programdır. Bu programlarda sunuculuk yaptım. İki saatlik programda 5 dakikalık konuşmam ya vardır ya yoktur. Bütün bu izinleri verenler suçsuz, bir terör örgütü üyesi olmaktan yargılanıyoruz. Teklif edildiği müddetçe sunuculukları ben yaparım. Halka açık programda da teklif edildiği için kabul ettim. Ben okullar kapanmadan önce Antalya da bulunan familya reklam ajansına sunuculuk ve manken ajansına başvuru yaptım. Tek hatam bu kurumlarda çalışmak. Terör örgütüne üye olduklarını bilsem zaten çalışmazdım. Yine okulan facebook adresinden yayınlanan fotoğraf var. Bunu da ben kendim selfie yaparak yayınladım. Bu fotoğraf Afyon Sandıklı ilçesindeki Safran termal otelde çekilmiştir. Emniyette banabunu gizli bir toplantı gibi lans edildi. Bu normal bir okul etkinliğiydi. Gizli toplantı olsaydı selfi ile okulun internet adresinde yayınlar mıydım. Normal bir okul etkinliği olduğunu anlattım. Fotoğraftaki kişiler dahil herkes ya öğrence yada velimizdir. Sadece bir tane aile için iletişim semineri oldu, onun dışında bütün vakit havuzlarda geçti. İddianamede başka bir fotoğraf daha var. Burada da velilerle düzenlemiş olduğumuz masa tenisinin ödül törenidir. Bu da suçmuş gibi gösterilmiş. Ben sınıf öğretmeniyim ve özel bir okulda çalışıyorum. Farkını ortaya koymak zorundayım. Yaptığım bütün resmi işler suçmuş gibi karşımda. Bu işten dolayı da terör örgütü üyeliği ile suçlanıyorum. İddianamede yer alan 3.başlık bank asya. Bank asya’daki hesap hareketim yeni değildir. 2007 yılında kredi kartı aldığım için açılmış bir hesaptır. Bu bilirkişi raporu incelendiğinde aleyhime değil lehime olarak kullanılması lazım, dedi. Sanığa F. E.'ün ifadesi okundu, soruldu; bana iddianamede belirtilen F. E.'ün beyanları okundu. Böyle bir tartışmanın yaşandığı doğrudur. Fakat bu tartışma bank asya’ya para yatırılması olayı ile ilgili değildir. Konuyu hatırlamıyorum, başka bir arkadaş Z.. beye soru sormuştu, verilen cevap benim duygu ve düşüncelerime uygun değildi, ben de karşı gelmiştim. Ağız dalaşı şeklinde geçen tartışmayı hatırlamadım. Fakat bir tartışma yaşandığı doğrudur, dedi. Sanık savunmasına devamla; iddianamede yer alan paraları ben hayatımda görmedim. Ben 50 bin TL parayı bile yan yana hayatımda görmedim. İddianamedeki paralar neye göre hesaplandı bilmiyorum. Bank asya ile bütün çalışmalarım normal bankacılık işlemleri. Talimatla alakalı hiçbir şey yok. İddianamenin 5.maddesinde zaman gazetesi abonesi olduğum iddia edilmiş. Bu husus doğrudur, zaman gazetesi deneme sınavları veriyordu o yüzden abone olmuştum, devam eden süreçte de iptal ettirdim. 6.maddede evimde bulunan flash, cd gibi şeylerin fotoğrafları çekilmiş ve iddianameye konulmuş. Evimde bulunan şeyler okuma bayramı, 12-13 yıllık milli eğitim müfredatı. Ben bir sınıf öğretmeniyim. Bunların hiçbirisi suç unsuru değil. 7.maddede tanık ifadeleri var. Tanık ifadelerinde F. E.'ü az önce söyledim. Diğer kişilerin ifadeleri beni sınıf öğretmeni olarak söylemişler ve bazıları da sunuculuk yaptığımı söylemişler..." şeklinde beyanda bulunmuştur.
Sanık Dairemizde alınan savunmasında:
"BAŞKAN: K. S. geçen celse mazeret dilekçesi vardı, dolayısıyla bir işlem yapamamıştık, Burdur Ağır Ceza Mahkemesi tarafından yapılan yargılama neticesinde silahlı terör örgütüne üye olmamakla birlikte yardım suçundan cezalandırılmana karar verildi, lehe ve aleyhe istinaf olması nedeniyle savcı beyin ve avukat beyin istinafları nedeniyle inceleme raporu çerçevesinde bizde dosyayı yeniden duruşma açmak üzere ele aldık, ne diyeceksin bu iddialara ilişkin olarak daha önce Burdur Ağır Ceza Mahkemesinde ayrıntılı savunmalarını yapmışsın, bu geçen zaman dilimi içerisinde bu savunmalarına eklemek veya çıkarmak istediğin bir husus varmıdır
SANIK: Efendim dediğiniz gibi yardımdan dolayı ceza aldım ama orada yardım ile alakalı hiçbir alakam yok yani açıkça söylemek gerekirse, o kurumda çalıştım doğru çalıştığım sürece de ve isnat edilen suçların tamamı da mesleğim ile alakalı şeyler, işte sunuculuk yapmalarım olsun
BAŞKAN: Aynaya yansımalar isimli programda sunuculuk yaptığın
SANIK: Aynen tamamı öğretmenlik mesleğimle alakalı şeyler, evimden el konulan malzemelerin içerisinde çıkan dokümanlar yıllık planlar, okuma bayramı CD'leri tamamen öğretmenlikle alakalı şeyler, hani zaten o yapıyla bir ilgim yoktu ama buna rağmen böyle bir sonuç çıktı, iddianamenin içinde de yazıyor herhangi bir yardıma rastlanmadığı görülmüştür ibareside var tutanakların içerisinde inceleme sonucunda ama böyle bir sonuç oldu.
BAŞKAN: Kabul etmiyosun
SANIK: Etmiyorum, suçsuzum
BAŞKAN: Avukat bey
Sanık müdafii : Şimdi efendim Burdur Ağır Ceza Mahkemesinde de ayrıntılı müvekkil beyanları
BAŞKAN: O savunmalar var zaten ben eklemek istediğiniz bir
Sanık müdafii : Şöyle efendim yardımla ilgili dosyaya yansıyan bir husus yoktur, Bank Asya ile ilgili bir soru hazırlık safahatında yapılan incelemeler var, Bank Asya'ya da yatan para araç satımıyla ilgili müvekkile sorulursa ayrıntılı bilgi verebilir, o dönemde bir hafta sonra yanlış hatırlamıyorsam bir iki hafta içerisinde parayı çekiyor ve yeni araba alıyorlar, aynı dönemde Şekerbank, Garanti Bankasında yatan para hareketleri çok daha fazla, mesela Bank Asya’ya yatan 20.000 TL ise bir hafta sonras çektiği para Garanti Bankasında Şekenbank'ta 50.000 TL ve borsa hareketleri borsaya yatan paralar var, yani müvekkilin bağış verdiği para nakti ya da kurban verdiği ile ilgili bir dosyaya yansımış bir net delil yoktur, sadece akla gelebilecek olan Bank Asya dır, Bank Asya’da da para bir hafta belki 10 gün bile durmadan araba aldıktan sonra çekmişlerdir, aynı tarihlerde başka bankalarda çok daha fazla para hareketleri vardır, bu manada müvekkilin terör örgütü üyesi olmamakla birlikte yardım ettiğini gösteren dosyaya yansımış net bir delil yoktur, müvekkil bu yapı ile irtibatlı okulda öğretmen olarak çalışmış, ancak iş bulmak için ailesini geçindirmek için çalışmıştır, burada çalışırken birçok yere hâla hatta kariyer nette iş başvurusu talebi hâla durmaktadır, birçok yere iş müracaatı vardır, eğer o müracaatlardan birisinden dönüş olsaydı müvekkil başka bir işte çalışmış ve ne bu suçlarla yargılanmış nede uzun süre tutuklu kalmış olacaktı, müvekkilin üzerine atılı suçun oluştuğu yönünde şüpheden uzak net bir delil bizce yoktur, biz sayın mahkemeden beraatini talep ediyoruz
BAŞKAN: Peki avukat bey, Cumhuriyet savcısından soruldu
Cumhuriyet Savcısı: Okunan belgelere, sanık ve müdafiinin beyanlarına bir dileceğimiz yoktur, görüşümüzü bildirelim
( Cumhuriyet savcısı esas hakkındaki mütalaasını sunuyor )
BAŞKAN: K.. savcı bey görüşünü sundu, senin cezalandırılman yönünde görüş beyan ediyor, buna ilaveten bu örgüte müzahir kurumlarda kaç yıldır çalışıyorsun
SANIK : 2002 de çalıştım
BAŞKAN : Nerde çalıştın ilk
SANIK : 2002 de öğretmenlik mesleğine başladım
BAŞKAN : Nerde başladın
SANIK : 2002 de Finike’de çalıştım
BAŞKAN :
SANIK : Sonra da Finike’den ayrıldım, Burdur'da, o dönemde iş başvurularım olmuştu ama Burdurla anlaştım sonra, Finike'den Burdur'a gittim
BAŞKAN : Hangi yıl başladın Burdur’da
SANIK : 2011 olması lazım
BAŞKAN : 2002 den 2011 e kadar Finike
SANIK : Evet 9 yıl Finike’de çalıştım
BAŞKAN : Hangi okul
SANIK : Finike Koleji, Finike’deki Finike Koleji
BAŞKAN : Örgüte müzahir bir kolej
SANIK : E
BAŞKAN : Sonra 2011 yılında Burdur
SANIK : A. A.'la anlaştım
BAŞKAN : A... A... Koleji'ne gittin
SANIK : 2011 den beri de 2016'ya kadar oradaydım, oradan da darbeden önce kendim ayrıldım, zaten biz ayrıldıktan sonra da okul kapatıldı, okulun zaten bina filan onlara ait değildi, mahkemelikti zaten durumları
BAŞKAN : Peki Finike'den Burdur'a nasıl geçiş yaptın
SANIK : Finike'de sıkıntılı bir şekilde ayrıldık, hani istemediler çalışmamızı
BAŞKAN : Biliyorsun bu örgüte ait okullarda bir yerde sıkıntı yaşadıysa diğer okulda almazlar aslında seni
SANIK : Kesinlikle ama başvurular yapmıştım o dönemde bu okul döndü, gittik bizzat Burdur'a gittim, Burdur’daki o dönemki müdür beyle görüştüm, karşılıklı hani CV vermek gibi olmadı bizzat müdür beyle görüştük, Finike’deki yaşadığım durumu anlattım, orada kendimce haksızlığa uğradığımı falan da söyledim, oraya başvuru yaptım hani kabul edildi
BAŞKAN : Böyle kabul oldu öyle mi
SANIK : Normalde dediğiniz gibi eğer zaten almazlar yani normal şartlarda ama öğretmenliğimde bir sıkıntı olmadığını da düşünüyorum
BAŞKAN : Peki savcı bey silahlı terör örgütüne üye olma suçundan cezalandırılman yönünde görüş beyan etti, buna eklemek istediğin savunmalara, bir husus var mı
SANIK : Şöyle söyleyebilirim sayın hakimim, şu anda sınıf öğretmeniyim ben yine sınıf öğretmeniyim, öğretmenlik mesleğimi yapıyorum şuanda, Alanya da başka bir özel okulda çalışıyorum ve o özel okulda da herhangi bir turnuva olursa en önde olmaya çalışıyorum ama bunun sonra bir mahkemeye yansıyacağını düşünmedim çünkü özel okuldaysanız ve öğretmenseniz kendinizi kanıtlamak zorundasınız, hani gösterilen öğretmen olmak zorundasınız, aranan öğretmen olmak zorundasınız, şimdi çalıştığım kurumda da aslında aynı şeyleri yapıyorum ben, açıkça söylemek gerekirse hani mesela hatırladım savcı bey söyleyince hatırladım, Afyondaki program terör örgütü programıymış gibi söyleniyor, halbuki sadece bir hafta sonu etkinliğiydi ve katılan herkes öğrenci velisi hani örgüte ait kişiler yok, hani okul dışında kişiler yok Afyondaki programda
BAŞKAN : Örgüt jargonunda bunu şöyle ifade ediyorlar, ısındırma
SANIK : Yani ısındırma ama bilmiyorum yani o nasıl oluyor
BAŞKAN : Isındırma işte yani bu ifadelerden etkin pişmanlıklardan alınan çerçevede işte bu etkinlikler yapılması dosyadan bağımsız söylüyorum, hani etkinlik diyorsun ya işte örgüt bunu ısındırma amacıyla yapıyor
SANIK : Haklısınız ama şimdi de yapıyoruz işte biz bunu onu söylemek istiyorum, şimdiki özel okullarda aynı şeyleri yapıyoruz, uçurtma şenliği yapıyoruz mesela bahar gelince uçurtma şenliği yapıyoruz veya doğa yürüyüşleri düzenliyoruz, bütün özel okullar bunu yapar, eğer öğretmenseniz eğer bir özel okulda idareciyseniz bunları yapmak zorundasınız, eğitimle alakalı faaliyetler olduğu için hani ama ben hiç öyle düşünmemiştim açıkça söylemek gerekirse
BAŞKAN : Avukat bey
Sanık müdafii: Sayın başkanım müvekkil öğretmenlik yapmıştır. Öğretmenlik faaliyeti çerçevesinde davranışlarda bulunmuştur. Zaten bir örgüt mantığı ya da terör örgütü olduğunu anlamış olsa ya da böyle bir şey hissetmiş olsa orada çalışmaz yani şimdi hani bazı şeyleri burada söylemek istemiyorum ama bütün hâla mecliste olan yada devletin belli yerinde olan insanlar olimpiyatlara katılmış işte övmüş etmiş filan, bir öğretmendir sıradan bir öğretmen ailesinin geçimini sağlamaya çalışan işte düşük bir maaşla hayatını idame ettirmeye çalışan, ne o safhada çalıştığı süre içerisinde örgüt olduklarının bilincinde, ne de o niyetle orada, yani hâla kariyer nette biz gelmeden baktık hâla iş başvuruları duruyor, orada çalışırken de başka yerlere iş müracaatları var, bir gönül bağı, bir beraber yürüme arzusu yok, yani örgüt üyeliği ile itham edilmesi bizce çok hukuki değil, adil de olmayacaktır, yani Bank Asya ile ilgili durumda müvekkil daha ayrıntılı anlatabilir araç alımı ile ilgili, bir hafta sonra Bank Asya'dan parayı çekiyor araç almak için
BAŞKAN : Zaten daha önce Burdur'daki beyanlarda var zaten, dosyada mevcut o beyanlar
Sanık müdafii: Şimdi yani müvekkilin şöyle söyleyelim yani bir sürü insan gibi bu okullarda çalışmış ya da bunların kurumlarında çalışmış bilmeden çalışmış bir sürü insandan birisidir, zaten müvekkilin vatan sevgisi, duruşu, ailesinin içinde bulundukları psikolojik durum, vatana bağlılıkları yani bunların bir vatan hainlikleri ile ilgili bir durumunu sezmiş olsa ben müvekkilin bir saniye bile bu okullarda duracağını düşünmem, yani müvekkilin eğer hukuken bir karar verilecek olursa müvekkilin örgüt üyeliği ile ilgili ya da üye olmamakla birlikte bu örgüte yardım ettiği ile ilgili cezalandırılmasına yetecek net şüpheden uzak deliller yoktur, biz beraatini talep ediyoruz efendim
BAŞKAN : Peki avukat bey, son sözün K.. karar vereceğiz
SANIK: Beraatimi talep ediyorum efendim" şeklinde beyanda bulunmuştur.
Sanığın savunması Dairemizce kayıt altına alınmış olup buna ilişkin çözümleme tutanağı dosya içerisine konulmuştur.
DELİLLER:
1- )Yukarıda açıklanan sanık savunmaları,
2- )Tanık beyanları
3- )Bank Asya kayıtları
4- )SGK kayıtları
5- )Sanığa ait nüfus ve adli sicil kaydı,
6- )Burdur Ağır Ceza Mahkemesi'nin dosyasında yapılan yargılama ve tüm dosya kapsamından ibarettir.
Tanık A. Ö. yerel mahkemede alınan beyanında; "...K. S. ile birlikte özel A... A. Can kolejinde çalışmamız münasebetiyle kendisini tanırım. O dönem bu okulun cemaat olarak nitelendirilen yapıya ait olduğunu herkes ben de dahil bilirdik, dedi. Tanıktan soruldu; sohbet adı verilen toplantılara katılıp katılmadığımız hususunda herhangi bir şey söylemek istemiyorum şeklinde beyanda bulunmuş,
Tanığın soruşturma aşamasındaki ifadeleri ile çelişki nedeniyle sorulduğunda; "Ben soruşturma aşamasında her ne kadar sanığın kolejde gerçekleştirilen dini sohbet ve toplantılara katıldığını beyan etmiş isem de benim buradaki kastım kendi aramızda yaptığımız öğretmenler toplantısını kastettim. Bu toplantıda sohbet yapılmazdı. Sadece eğitimle ilgili konular konuşulurdu. Ben soruşturma aşamasında normal öğrenciler dışında kalan öğrencilere karaca öğrenci yurdunda askeri liselere ve polis kolejlerine yönelik ders çalışma kampları yapıldığı, K. S. isimli sanığın da evlerini ders çalışma kampları yapmakta kullandığını yönündeki beyanlarımı daha sonra savcılık ifademde düzelttim. Bu beyanlarım doğru değildir. Sanık K. S.'ün evinde böyle bir faaliyette bulunduğunu söylemedim. Darbe girişimi sonrasında okulda N. Y., C. G. ve ben bir araya geldik. K. S.'ün burada olduğunu hatırlamıyorum. Burada N. Y. bize işimiz zor, herkes kendi işine baksın şeklinde sözler söyledi. Fakat bu sözleri okulun kapanması sebebiyle söylediğini düşündüm. Benim olaya ilişkin bilgim ve görgüm bundan ibarettir. Başkaca söyleyeceğim herhangi bir husus yoktur..." şeklinde beyanda bulunmuştur.
Tanık F. E. yerel Mahkemede talimatla alınan beyanında; "...Ben 2013-2016 yılları arasında Burdur Özel A... A. Can Lisesinde öğretmen olarak görev yaptım. Sanık K. S. de burada sınıf öğretmeniydi. Ben lise bölümünde öğretmen olduğum için kendisi ile fazla bir irtibatım yoktu. Yalnızca okulun haftalık toplantılarında kendisini görüyordum. Bu toplantılar okulda oluyordu. Bu toplantılarda idari hususlarda konuşulurdu. Bu toplantılardan birine hatırlamadığım bir tarihte FETÖ PDY Burdur İl sorumlusu olduğunu duyduğum ismini hatırlamadığım bir kişi katıldı. Burada seçimlerde Ak Partiye oy verilmemesi gerektiği hususunda söylemlerde bulundu. Sanık da buna karşı çıktı ve aralarında tartışma yaşandı. Sanıkla ilgili bilgim ve görgüm bundan ibarettir. Sözü edilen kurumda öğretmen olarak görev yapıyorduk. Başkaca hususlarda bilgi sahibi olma olanağımız yoktu. Sanığın örgütsel herhangi bir faaliyetini görmedim ya da duymadım, K. S. de okulda yapılan toplantılara katılıyordu. Bu toplantılarda siyasi konuların konuşulması durumunda sanık buna karşı çıkıyordu..." şeklinde beyanda bulunmuştur.
İSTİNAF İSTEMİ:
Sanık müdafi; Yerel mahkeme kararının usul ve yasaya aykırı olduğundan bahisle istinafta bulunarak yerel mahkeme kararının bozulmasını talep etmişlerdir.
O yer C. Savcısı; Sanığın silahlı terör örgütüne üye olma suçundan cezalandırılmasına karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulmasının usul ve yasaya aykırı olduğundan bahisle istinafta bulunarak yerel mahkeme kararının bozulmasını talep etmişlerdir.
CUMHURİYET SAVCISI ESAS HAKKINDAKİ GÖRÜŞÜNDE:
Cumhuriyet savcısı Dairemizde yapılan yargılama sırasında alınan esas hakkında mütalaasında; "... Sanığın eylemlerinde süreklilik, çeşitlilik ve yoğunluk unsurlarının bulunduğu, sanığın örgüt hiyerarşisine dahil olduğunun anlaşıldığı, bu şekilde örgüt üyeliğinin suçunun unsurlarının oluştuğu anlaşılmakla;
İlk derece mahkemesinin kararının kaldırılarak sanığın eylemine uyan TCK 314/2, 3713 Sayılı yasanın 5/1, TCK 53,58/9, 63 Maddeleri uygulanarak cezalandırılmasına" karar verilmesini kamu adına talep ve mütalaa etmiştir.
DELİLLERİN TARTIŞILMASI VE DAİREMİZİN KABULÜ:
Yukarıda belirtilen tüm deliller, yapılan yargılama ve dosya kapsamına göre;
Ayrıntıları Yargıtay 16. Ceza Dairesinin 2015/3 E. sayılı kararında ve Dairemizce de benimsenen, istikrar kazanmış yargısal kararlarda açıklandığı üzere;
Örgüt üyesi, örgüt amacını benimseyen, örgütün hiyerarşik yapısına dahil olan ve bu suretle verilecek görevleri yerine getirmeye hazır olmak üzere kendi iradesini örgüt iradesine terk eden kişidir. Örgüt üyeliği, örgüte katılmayı, bağlanmayı, örgüte hakim olan hiyerarşik gücün emrine girmeyi ifade etmektedir. Örgüt üyesi örgütle organik bağ kurup faaliyetlerine katılmalıdır. Organik bağ, canlı, geçişken, etkin, faili emir ve talimat almaya açık tutan ve hiyerarşik konumunu tespit eden bağ olup, üyeliğin en önemli unsurudur. Örgüte yardımda veya örgüt adına suç işlemede de, örgüt yöneticileri veya diğer mensuplarının emir ya da talimatları vardır. Ancak örgüt üyeliğini belirlemede ayırt edici fark, örgüt üyesinin örgüt hiyerarşisi dahilinde verilen her türlü emir ve talimatı sorgulamaksızın tamamen teslimiyet duygusuyla yerine getirmeye hazır olması ve öylece ifa etmesidir.
Silahlı örgüte üyelik suçunun oluşabilmesi için örgütle organik bağ kurulması ve kural olarak süreklilik, çeşitlilik ve yoğunluk gerektiren eylem ve faaliyetlerin bulunması aranmaktadır. Ancak niteliği, işleniş biçimi, meydana gelen zarar ve tehlikenin ağırlığı, örgütün amacı ve menfaatlerine katkısı itibariyle süreklilik, çeşitlilik ve yoğunluk özelliği olmasa da ancak örgüt üyeleri tarafından işlenebilen suçların faillerinin de örgüt üyesi olduğunun kabulü gerekir. Örgüte sadece sempati duymak ya da örgütün amaçlarını, değerlerini, ideolojisini benimsemek, buna ilişkin yayınları okumak, bulundurmak, örgüt liderine saygı duymak gibi eylemler örgüt üyeliği için yeterli değildir ( Evik, Cürüm işlemek için örgütlenme, Syf 383 vd. ).
Örgüt üyesinin, örgüte bilerek ve isteyerek katılması, katıldığı örgütün niteliğini ve amaçlarını bilmesi, onun bir parçası olmayı istemesi, katılma iradesinin devamlılık arz etmesi gerekir. Örgüte üye olan kimse, bir örgüte girerken örgütün kanunun suç saydığı fiilleri işlemek amacıyla kurulan bir örgüt olduğunu bilerek üye olmak kastı ve iradesiyle hareket etmelidir. Suç işlemek amacıyla kurulmuş örgüte üye olmak suçu için de saikin "suç işlemek amacı" olması aranır ( Toroslu özel kısım syf.263-266, Alacakaptan Cürüm İşlemek İçin Örgüt syf. 28, Özgenç Genel Hükümler syf.280 ).
Suç örgütünün tanımlanıp yaptırıma bağlandığı 5237 Sayılı TCK'nın 220. maddesinin 7. fıkrasında yardım fiiline yer verilmiştir. “Örgüt içindeki hiyerarşik yapıya dahil olmamakla birlikte, örgüte bilerek ve isteyerek yardım eden kişinin, örgüt üyesi olarak” cezalandırılacağı belirtilmiş, anılan normun konuluş amacı, gerekçesinde; “örgüte hakim olan hiyerarşik ilişki içinde olmamakla beraber, örgütün amacına bilerek ve isteyerek hizmet eden kişi, örgüt üyesi olarak kabul edilerek cezalandırılır.” şeklinde açıklanmış, 765 Sayılı TCK'nın sistematiğinden tamamen farklı bir anlayışla düzenlenen maddede yardım etme fiilleri de örgüt üyeliği kapsamında değerlendirilerek, bağımsız bir şekilde örgüte yardım suçuna yer verilmemiştir.
Yardım fiilini işleyen failin örgütün hiyerarşik yapısına dahil olmaması, yardımda bulunduğu örgütün TCK'nın 314. maddesi kapsamında silahlı terör örgütü olduğunu bilmesi, yardımın örgütün amacına hizmet eder nitelikte bulunması yardım ettiği kişinin örgüt yöneticisi ya da üyesi olması gereklidir. Yardımdan fiilen yararlanmak zorunlu değildir. Örgütün istifadesine sunulmuş olması ve üzerinde tasarruf imkanının bulunması suçun tamamlanması için yeterlidir.
Yardım fiilleri örgüte silah sağlama ve terörün finansmanı dışında tahdidi olarak sayılmamıştır. Her ne surette olursa olsun örgütün hareketlerini kolaylaştıran ve yaşantısını sürdürmeye yönelik eylemler yardım kapsamında görülebilir ( Yargıtay Ceza Genel Kurulu 11.11.1991 tarih, Esas 9-242, Karar 305 ). Yardım teşkil eden hareketin başlı başına suç teşkil etmesi gerekmez. Yardım bir kez olabileceği gibi birden çok şekilde de gerçekleşebilir. Ancak yardım teşkil eden faaliyetlerde devamlılık, çeşitlilik veya yoğunluk var ise örgüt üyesi olarak da kabul edilebilecektir.
Kuruluş, amaç, örgüt yapılanması ve faaliyet yöntemleri Yargıtay 16. Ceza Dairesinin 2015/3 E. sy. kararında anlatılan ve nihai amacı, Devletin Anayasal nizamını cebir ve şiddet kullanarak değiştirmek olduğu anlaşılan FETÖ/PDY terör örgütünün başlangıçta bir ahlak ve eğitim hareketi olarak ortaya çıkması ve toplumun her katmanının büyük bir kesimince de böyle algılanması, amaca ulaşmak için her yolu mübah gören fakat sözde meşruiyetini sivil alanda dinden, kamusal alanda ise hukuktan aldığı izlenimi vermek için yeterli güce ulaşıncaya kadar alenen kriminalize olmamaya özen göstermesi gerçeği nazara alındığında; örgütün kurucusu, yöneticileri ve örgüt hiyerarşisinde üçüncü veya daha yukarı katlarda yer alan mensuplarının zaman sınırlaması olmaksızın nihai amacından haberdar oldukları yönünden kuşku bulunmamakta ise de bir ve ikinci katmanlarda yer alanlar açısından; Devlete sızan mensupları vasıtasıyla kişi ve kurumlara yönelik örgütün gerçek yüzünü ortaya koyan operasyonlara başlanması, bu yapının kamuoyu veya medya tarafından tartışılır hale gelmesi üst düzey hükümet yetkilileri ve kamu görevlileri tarafından yapılan açıklamalarda “paralel yapı” veya “terör örgütü” olduğuna ilişkin tespitler yapılması ve Milli Güvenlik Kurulu tarafından da aynı değerlendirmelerin paylaşıldığı süreçten önce icra edilen faaliyetlerin nitelik, içerik ve mahiyeti itibariyle silahlı terör örgütünün amacına hizmet ettiğinin somut delil ve olgularla ortaya konulmadıkça örgütsel faaliyet kapsamında kabul edilemeyeceği değerlendirilerek somut olay gözetildiğinde;
Sanık K. S.'ün üniversite okurken örgüt evlerinde kaldığı, mezun olduktan sonra 2002 yılından beri örgüte ait eğitim kurumlarında öğretmen olarak çalıştığı, bu kapsamda FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile iltisakı olan B... A.Ş. nezdinde 2010-2011 yılları arasında, O... Ltd. Şti. nezdinde 2011-2016 yılları arasında SGK hizmet kaydının bulunduğu,
FETÖ/PDY Silahlı Terör Örgütü'ne müzahir olan Burdur Eğitim Gönüllüleri Derneği ile Aktif Eğitim Sendikası Burdur İl Temsilciliği organizesinde 26/03/2015 tarihinde Burdur Belediyesi Kültür ve Konferans Salonu'nda gerçekleştirilen S. O.'ın da katıldığı "A... Y..." isimli program ile yine aynı dernek ve sendika tarafından aynı yerde 17/04/2015 tarihinde gerçekleştirilen "Alternatif Kutlu Doğum Haftası" etkinliği ile "Herkes O'nu Okuyor" isimli kitap okuma yarışmasında sunuculuk yaptığı,
26/02/2016-28/02/2016 tarihleri arasında Afyonkarahisar ili Sandıklı ilçesinde bulunan S... Termal Otel'de FETÖ/PDY Silahlı Terör Örgütü soruşturmaları kapsamında adli işlem yapılan bir takım şahıslarla birlikte sanığın otele giriş kaydının bulunduğu,
Örgütün finans kaynağı olan Bank Asya'da 2013 Aralık ayında hesap bakiyesi 2.220,61 TL seviyesinde iken Ocak 2014 döneminde bakiyesinin yaklaşık 10 kat artış göstererek 21.865,85 TL seviyesine çıktığı, talimat dönemlerine gelecek şekilde birçok hesap açılmasıyla birlikte farklı kişilerle arasında bir çok para giriş ve çıkış kaydının bulunduğu, yapılan işlemlerin normal bankacılık işlemleri dışında işlemler olduğu, bu durumun "Mali Analiz Raporu" ile de tespit edildiği, sanığın Türk Ekonomi Bankası A.Ş.'den 15/01/2014 tarihinde 20.000,00 TL kredi çektiği, Bank Asya'daki hesabına yatırdığı,
Sanığın soruşturma aşamasında müdafii huzurunda vermiş olduğu ifadesinde etkin pişmanlık hükümleri kapsamında değerlendirilebilecek bilgiler verdiği, buna göre Burdur il imamları organizesinde çalışmış olduğu A. Can Kolejinde düzenlenen toplantılara katıldığı, imamlardan almış olduğu talimat doğrultusunda okulda gezi, tenis turnuvası gibi etkinlikler düzenlendiği,
Burdur Cumhuriyet Başsavcılığının 2016/1010 numaralı dosyası kapsamında şüpheli sıfatıyla ifade veren A. Ö. sanık K. S. ile ilgili olarak "...normal öğrenci dışında kalan öğrencilere Karaca Öğrenci yurdunda askeri liseler ve polis kolejlerine ders çalışma kampları yapılıyordu, ders çalışma kampları okul dönemi dışında yaz döneminde gerçekleştiriliyordu, Ş. P. isimli kişi, özel A. A. Can Kolejinde müdür yardımcısı olarak görev yapan C. G. ile öğretmen olarak görev yapan K. S.'ün evini ders çalışma kampları yapmak amacıyla kullanıyordu " şeklinde beyanda bulunduğu, sanığın da Cumhuriyet Savcılığında 20.12.2016 tarihinde vermiş olduğu ifadesinde "... Özel A... A. Can Kolejinde Fen Bilgisi öğretmeni olarak görev yapan Ş. P. en sonu geçen yıl olmak üzere 2-3 kere bana "Hocam misafirlerimiz gelecek evinizi günü birlik kullanabilir miyiz" şeklinde sözler söyledi " diyerek kısmen tanığın beyanını doğruladığı, her ne kadar tanık ve sanık kovuşturma aşamasında beyanlarından dönmüşler ise de; her ikisinin beyanının müdafii huzurunda alındığı buna göre sanığın evinin askeri okullara ve polis kolejine hazırlanan öğrenciler için yaz ayında kamp olarak kullanıldığı, tüm bu hususlar birlikte değerlendirildiğinde sanığın FETÖ/PDY silahlı terör örgütünün ideolojisini benimsediği, silahlı terör örgütü olduğu kesinleşmiş yargı kararıyla da tespit edilen Fetullahçı terör örgütüne üye olduğu ve silahlı terör örgütüne üye olma suçundan cezalandırılmasına karar verilmesi gerekirken suç vasfında yanılgıya düşülerek yazılı şekilde hüküm kurulması;
Usul ve yasaya aykırı görülerek örgüte bilerek isteyerek yardım etme suçundan sanık K. S. hakkında verilen Burdur Ağır Ceza Mahkemesi'nin 13/06/2018 Tarih, 2018/198 Esas, 2018/180 Karar sayılı ilamının 5271 Sayılı CMK'nın 280/2-2. cümlesi uyarınca kaldırılmasına, sanığın silahlı terör örgütü üyeliği suçundan 5237 Sayılı TCK'nun 314/2, 3713 Sayılı Kanun'un 3, 5/1, TCK'nun 62/1, 58/9 maddeleri uyarınca alt sınırdan cezalandırılmasına dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
SONUÇ: Gerekçesi Yukarıda İzah Edildiği Üzere:
1- )Örgüte bilerek isteyerek yardım etme suçundan sanık K. S. hakkında verilen Burdur Ağır Ceza Mahkemesi'nin 13/06/2018 Tarih, 2018/198 Esas, 2018/180 Karar sayılı ilamının 5271 Sayılı CMK'nın 280/2-2. cümlesi uyarınca KALDIRILMASINA,
2- )Sanık K. S.'ün sabit görülen silahlı terör örgütüne üye olma eyleminde TCK'nın 61. maddesi dikkate alınarak, suçun işleniş biçimi, suçun işlenmesinde kullanılan araç, suçun işlendiği zaman ve yer, suç konusunun önem ve değeri, meydana gelen zarar ve tehlikenin ağırlığı, sanığın kastının ağırlığı, amaç ve saiki gözönüne alınarak 3713 Sayılı Kanun'un 3/1. maddesi yollamasıyla eylemine uyan TCK'nun 314/2. maddesi gereğince takdiren 5 YIL HAPİS CEZASI İLE CEZALANDIRILMASINA,
3- )3713 Sayılı Kanun'un suç tarihinde yürürlükte bulunan 5/1. maddesi uyarınca sanık hakkında verilen cezada 1/2 oranında arttırım yapılarak sanığın 7 YIL 6 AY HAPİS CEZASI İLE CEZALANDIRILMASINA,
4- )Sanığın duruşmada gözlemlenen tutum ve davranışları/duruşma tutanaklarına yansıyan olumsuz davranışının bulunmaması, geçmişi, verilen cezanın geleceği üzerindeki etkileri dikkate alındığında cezasından indirim yapılması gerektiği kanaatine varıldığından, hükmedilen cezasından 5237 Sayılı TCK'nun 62/1 maddesi gereğince 1/6 oranında indirim yapılarak 6 YIL 3 AY HAPİS CEZASI İLE CEZALANDIRILMASINA,
5- )Sanık hakkında Anayasa Mahkemesi'nin 24.11.2015 tarih ve 29542 Sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 tarih, 2014/140 esas, 2015/85 karar sayılı iptal kararı doğrultusunda yürürlükte bulunan TCK'nın 53/1. maddesinin UYGULANMASINA,
6- )Sanık hakkında TCK'nın 58/9. maddesi uyarınca sanığa hükmolunan hapis cezasının mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine, sanık hakkında cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbirinin UYGULANMASINA,
7- )TCK'nın 63. maddesi uyarınca, sanığın hüküm kesinleşmeden önce gerçekleşen ve şahsi hürriyeti sınırlama sonucunu doğuran gözaltı süresi ile tutuklulukta geçirdiği sürelerin verilen cezadan indirilmesine,
8- )İlk derece mahkemesince ve Dairemizce yapılan toplam 220,00-TL yargılama giderlerinin sanıktan tahsili ile hazineye gelir kaydına,
9- )SEGBİS kayıtlarının tutanağa geçirilerek dosya içerisine alınmasına,
Yüze karşı verilen kararlarda verildiği tarihten, tarafların yokluğunda verilen kararlarda gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren on beş gün içerisinde Dairemize verilecek dilekçe ya da tutanağa geçirilmek üzere Dairemiz zabıt katibine beyanda bulunularak, yasa yoluna başvuracak kişi yargı sınırları dışında bulunuyor ise Dairemize ulaştırılmak üzere bulunduğu yerdeki nöbetçi ağır ceza mahkemesine dilekçe verilerek ya da tutanağa geçirilmek üzere bulunduğu yer nöbetçi ağır ceza mahkemesi zabıt katibine beyanda bulunularak, taraf ceza evinde bulunuyor ise Dairemize iletilmek üzere bulunduğu yer cezaevi müdürlüğüne bir dilekçe verilerek ya da tutanağa geçirilmek üzere tutuklu bulunduğu ceza infaz kurumu ve tutukevi müdürüne beyanda bulunarak Dairemiz kararına karşı Yargıtay TEMYİZ yasa yoluna müracaat edilebileceği hatırlatılarak oybirliği ile verilen karar, Cumhuriyet savcısının görüşüne uygun olarak Cumhuriyet savcısı A. S. (34816) ile sanık ve müdafinin yüzlerine karşı tefhim edilerek açıkça okunup usulen anlatıldı.18.02.2020 (¤¤)