(5237 S. K. m. 53, 58, 62, 63, 220, 314) (3713 S. K. m. 5) (5271 S. K. m. 141, 223)
DAVA: Yukarıda açık kimliği yazılı sanık hakkında Dairemizce yapılan yargılama sonunda aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
İDDİA:
Isparta C. Başsavcılığı'nın 22/12/2017 tarih ve 2017/4955 esas sayılı iddianamesi ile; Sanık T. H. Ç.'ın silahlı terör örgütüne üye olma suçundan Türk Ceza Kanunu 314/2, 53/1, 58/9, 63, 3713 Sayılı Terörle Mücadele Kanunu 5/1 maddeleri uyarınca cezalandırılması istemiyle Isparta 2. Ağır Ceza Mahkemesi'ne kamu davası açılmıştır.
Isparta 2. Ağır Ceza Mahkemesi'nin 12/09/2018 Tarih, 2018/9 Esas, 2018/295 Karar sayılı dosyasında yapılan yargılama sonunda; sanığın üzerine atılı örgüte bilerek ve isteyerek yardım etme suçunu işlediği gerekçesiyle eylemine uyan TCK 314/3, 220/7 maddesinin 1. Cümlesi delaletiyle 314/2, 220/7, 3713 Sayılı Kanun'un 5/1, TCK'nun 62/1, 53/1, 63 maddeleri uyarınca 1 yıl 13 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiş, bu karara karşı o yer Cumhuriyet savcısı ve sanık müdafi tarafından istinaf talebinde bulunulmuş olduğundan dosya Dairemize gönderilmiştir.
Dairemizce sanığın üzerine atılı suçun unsurları itibariyle oluşup oluşmadığı ve diğer eksikliklerin değerlendirilmesi için CMK'nun 280/1-g maddesi uyarınca davanın yeniden görülmesine ve duruşma hazırlığı işlemlerine başlanılmasına karar verilerek yargılamaya başlanmıştır.
SAVUNMA:
Sanık yerel Mahkemede alınan savunmasında: "Ben celse öncesinde yazılı olarak savunma gönderdim, tekrar ederim, Cemre Eğitimciler derneğine kızımın sınıf arkadaşının evleisi A. Ş. katılmamı istedi, ben de olumsuz bir durum o zaman olmadığı için arkadaşımı kırmamak için üye oldum, kahvaltı gibi bir kaç programına katıldıktan sonra başka bir programına katılamadım, bir süre gittikten sonra hiç gitmemeye başladım ancak kapatılmadan bir kaç ay önce dernekten arayıp imzalarımın eksik olduğunu söylediler, ben de gelmeyeceğimi söyledim, Aktif-Sen'e de 2013 yılında katıldım, bu sendikanın da hiç bir faaliyetine katılmışlığım yoktur, Cemre'den herhangi bir görevim olup olmadığını bilmiyordum, bunu emniyette öğrenmiştim, 2002 yılın mezun oldum, o dönemde başörtüsü sıkıntısı vardı, bunun üzerine mezun olduğumda Isparta'ya ailemin yanına döndüm, o dönem Isparta'da T. ve A. dışında özel okul yoktu, A.'a iş için başvurdum, hemen beni işe kabul ettiler, daha sonra başörtüsü konusunda yumuşamalar olunca KPSS'ye girmeye başladım, 2 kez girdim ancak ikisinden de başarısız oldum, daha sonra hem çalışıp hem KPSS'yi kazanmam mümkün olmadığı için işten ayrıldım ve KPSS'ye hazırlandım, ilk yıl sonunda yine kazanamadım ancak daha sonraki yıl kazandım ve Bitlis'e atandım, Bankasya kayıtlarım da bu kurumlarda çalıştığım dönemlere aittir, ayrıca babamla Bankasya'da ortak bir hesabımız vardır, bu hesaptaki tasarruflar tamamen babamın tasarrufundadır, ayrıca bu hesaplarda talimat üzerine yatırılmış bir para yoktur, sadece para çekme vardır, Bitlis'te çocuğumu devlet okuluna gönderecektim ancak o dönem ilkokul başlama yaşı değişti ve okul nüfusları çok arttı, ayrıca farklı yaş grupları olacaktı, bu sebeple çocuğumuzu özel okula verdik, Cumhurbaşkanımızın talimatı üzerine okuldan almak istedik ancak yaşı küçük olduğu için alamadık, daha sonra ortaokulda Ülkü Ortaokulu'na kaydettirdik, ben örgütün okullarından ayrıldım ancak eşim ayrılamadı, zira borcumuz çoktu, çalışmak zorundaydı, ayrıca yaşı da 39'a gelmişti, annemi de bu dönemde kaybetmiştik, bu dönemde eşimin milli eğitime geçip başka ile tayin olmamızı göze alamazdık, ancak buna rağmen eşim daha sonra işten ayrıldı ve başka bir işte çalışmaya başladı, Dil Eğitimi için Yurt dışı çıkışım vardır, ancak aynı tarihlerde başka kişilerle de yurt dışı çıkışım gözükmektedir, ancak bu kişilerle bir alakamız yoktur, biz örgütün kurumlarında çalıştık ancak çalıştığımız zamanda anladık ki eğer örgütün asıl üyesiyseniz memleketinizde çalışamazsınız ve sık sık tayin olursunuz, eşim ve ben de Isparta'lıyız ve sözleşmeli olarak bu örgütün okullarında geçici olarak çalıştık, sosyal medya hesaplarım açıktır, bu örgüt lehine hiç bir paylaşımım veya söylemim yoktur." şeklinde beyanda bulunmuştur.
Sanık Dairemizde alınan savunmasında:
"BAŞKAN : T. H. Ç. mı
SANIK : Evet, Ç.
BAŞKAN : Evet, Isparta 2. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından yapılan yargılama neticesinde silahlı terör örgütüne üye olmamakla birlikte yardım etme suçundan dolayı 1 yıl 13 ay hapis cezası ile cezalandırılmana karar verildi istinaf edilmesi üzerine dosya dairemize geldi lehe ve aleyhe olmak üzere, inceleme raporuna göre yeniden duruşma açılmasına karar verdik delillerin yeniden değerlendirilmesi için, evet T. H. Ç. iddiaları biliyorsun Isparta 2. Ağır Ceza Mahkemesi'nde bu iddialara ilişkin detaylı da savunmalarını yapmışsın, bu iddialara ilişkin bu zaman çercevesinde eklemek veya çıkarmak istediğin bir husus var mı, örgütle, iltisatlı dernek üyeliği var , örgüte müzayir kapıtalan Bankasya'ya para yatırdığına iddiaları var, yine HTS kayıdına göre FETÖ üyesi olduğu iddia edilen kişilerle iletişim kurduğun iddiası var, dernek ve sendika üyeliği neler söyliyeceksin bu savunmalarına eklemek istediğin bir husus var mı
SANIK : Şöyle savunmalarıma ek olarak söyliyebileceğim birşey yok ama tekrar isterseniz sizlere de hani anlatabilirim
BAŞKAN : Aynı şeyleri zaten tekrar söylemene gerek yok kısaca özetle söylemek istersen dinleriz, aynı şeyleri aynı dosyamızda zaten mevcut
SANIK : Anladım ben o zaman şöyle söyleyeyim Isparta'daki mahkememde de dosya ya geçmemişti ama ben orda söylemiştim size de söyleyeyim; bu okulla yani bu örgüte ilk söyleyeyim tanışmam, tanışmam dediğim tanışma olarak değil de hani ben üniversiteden mezun olduktan sonra baş örtüsü sebebiyle bu kurumdan gittim baş vurdum kendim 1998 yılında liseden mezun oldum üniversiteye o dönemde girdim. Mezun olduğum dönemde üniversite puanım Orta Doğu Teknik Üniversite'sine yetmesine rağmen ben Marmara Üniversitesini tercih edip gitmiştim çünkü başörtüsü konusunda bir sıkıntı yaşamak istemiyordum bir arkadaşımın ablası orada okuduğu için rahat okuduğunu söylemişti ama ülkemizde o dönemde yaşanan ciddi sorunlar sebebiyle ben İstanbul'da zor bir üniversite hayatı geçirdim ve kendim 2002 yılında mezun olduğum dönemde devlet okulunda bu zorlukları tekrar bu manevi yükü zorluğu yaşamak istemediğim için memleketime döndüm ama çalışmam gerekiyordu Isparta da iki tane özel okul vardı TED Koleji ve Altınbaşak Koleji bu kolejinde dindar bir kolej olduğu daha dini konularda hassas davrandığı söyleniyordu ben bu şekilde bu koleje başvurdum yani bundan sonraki tüm bu Bankasya ve tüm diğer şeyler aslında benim bu kolejde çalışmamla başladı yalnız hiçbir zaman ben bu örgütün yani o zaman ki örgüt olduğunu da zaten bilmiyoruk ama bu örgütün hiçbir zaman bir üyesi olmadım yani KPSS sınavım sizlere sunduğumuz yani bu iptal edilen soruların çalındığı dönem en düşük aldığım dönemdir sonrasında ben işten ayrılıp çalıştım. Dernek, sendika konusuna gelince de detaylı bahsettiğim gibi kızım arkadaşının annesidir A. Ş. onu kıramadığım için ben bu derneğe üye oldum, dernekte de hani ne sıfatla üye olduğumu gerçekten bilmiyordum sadece bir imza attırmışlardı meğerse kurucu üye imişim ben bu emniyette öğrendim ama hani bir yöneticiye bu dernekte aktif faaliyette hiçbir şekilde hiçbir zaman göstermedim A. Ş.'in ifadeleri de beyan diye geçiyor benim Isparta'da yazılan iddianamede de A. Ş.'in beyanı demiş orda küçük bir yanlışlık var A. Ş.'in benim hakkımdaki tek beyanı kızımın sınıf arkadaşının annesidir G. Anadolu İmam Hatip Lisesi'nde ingilizce öğretmenidir şeklinde. Diğerlerini zaten bunlar ben kendi beyanım yani derneğin şu faaliyetlerine katıldım gibisinden A. Ş. hani ben şöyle söyleyeyim ben size ne kadar desem bu dernekte yönetici değildim desem de sonuçta ben burda savunma makamındayım ama A. Ş. detaylı bilgilendirme yapmış orda benim hakkımda zaten bir faaliyetim olsaydı söylerdi diye düşünüyorum böyle bir faaliyetim yok söyleyemez yani ben bu dernekte dediğim gibi hatır gönül için üye oldum ve 17-25 Aralıktan öncesinde açılmıştı bu dernek sonrasında ben birkaç ay daha gittikten sonra o da yani ara ara sonra hiç bu derneğin faaliyetine katılmadım sendikayada yine aynı şekilde o zaman başörtülü olarak okullara girebilmenin tek yolu sendika ile eylem kapsamında o yüzden de sendikalı olmanız gerekiyor diyorlardı tüm sendikalar bu şekilde üye toplamaya çalışıyorlardı bende o zaman işte aynı şekilde
BAŞKAN : Evet toparla savunmanı
SANIK : Evet bu şekilde yani söyliyeceklerim bunlar çok uzatmıyayım o zaman beraatimi talep ediyorum ekstra şuan aklıma gelmiyor, bir babamın Bankasya için avukat bey söyliyecek herhalde ben beraatimi istiyorum talep ediyorum
BAŞKAN : Evet avukat bey buyrun
Sanık Müdafi : Efendim teşekkür ediyoruz öncelikle müvekkilin beyanlarına iştirak ediyoruz kendisini çok iyi ifade etti. Dediği gibi bütün herşey üniversiteden mezun olduktan sonra ve dini inançları gereği başörtüsü ile çalışabileceği
BAŞKAN : Onları ifade etti diğer hususlarda var
Sanık Müdafi : Diğer hususlar sadece söylediklerinin şu kısmının altını çizmek istiyoruz 2010 yılında soruların çalındığı herkesin 90-100 aldığı dönemde 50 gibi bir puan alarak KPSS yi kazanamamıştır sonrasında bu okuldan ayrılmış ve KPSS ye tekrar çalışmıştır yani şimdi bu örgüte üye olanların yada yardım etme sıfatında olanların tipikliğine baktığımız zaman müvekkilin dosyadaki aleyhine yada lehine delilleri onlardan çok çok ayrıldığını ortaya koyuyor. 1.cisi okuldan 2011 yılında ayrılmıştır henüz daha yani darbeye 5 yıl 17-25 Aralığa iki yıl varken okuldan ayrılma iradesi göstermiştir ki bu dönem aslında onların ekonomik durumu da dikkate alındığında çok cesurca bir hamleydi çünkü borçları da vardı eşinin de okuldaki maaşı tam olarak yatmıyordu yani bu cesareti göstererek burdan ayrılma iradesi aslında o dönemde ortaya koymuştur neyin ne olduğu bile anlaşılmadığı dönemdi bu bizce çok önemlidir sanıkların müvekkil durumunda olanların müvekkilden ayrıldığı nokta budur bizce. Dernekle yada sendika ile alakalıda bilindiği üzere Yargıtay 16. Ceza Dairesi'nin derneğin sendikanın örgütsel faaliyet olarak artık tanımlandıramıyacağı açıkça söyleniyor, müvekkilin kendisini derneğe üye yapan A. Ş. isimli şahsın verdiği ifadelerde neredeyse herkesin bütün seceresini saymış, vazifesini saymış şu şurdan gelirdi bu buydu ama müvekkil hakkında üç tane cümlesi var şunun annesidir şunun eşidir şeklinde gerçekten örgütsel faaliyetlerde yer alsaydı yada müvekkilin anlattığından farklı birşey olsaydı dosyada A. Ş. zaten bunu etkin pişmanlık hükümlerinden yararlanmak sebebiyle bütün detayları anlatırdı ama dosyada müvekkil hakkında üç cümlesini görüyoruz yani buda müvekkilin derneğe veya sendikaya örgütsel amaçla üye olmadığını bizce çok net bir biçimde ortaya koyuyor. Efendim baktığınız zaman müvekkilin çocuğunun okuduğu okulun
BAŞKAN : Avukat bey
Sanık Müdafi : Toparlayayım ben hemen
BAŞKAN : Toparlayın daha savcı beye soracağız ondan sonrada eklemek istediğiniz birşey varsa
Sanık Müdafi : Müvekkilin beyanlarına iştirak, şu aşamada o zaman biz savcı beyin beyanlarından sonrada savunmalarımıza devam edelim ama
BAŞKAN : Zaten esasa ilişkin savunmalarınızı bildirdiniz son cümleniz kaldı
Sanık Müdafi : HTS analizine de 80 kişi müvekkilin 10 yıldır, 10 yıla yakın zannedersem 8 yıl o okulda görev yaptığı dikkate alındığında 80 kişi zaten bunların çoğu öğretmendir o okulda yada okulda okuyan çocukların velileridir bunlar göz önüne alındığında hayatın olağan akışına uygun görüşmelerdir yani dosyayı kümülatif olarak değerlendirdiğinizde bu suçun hatta banka kayıtlarına baktığınız zaman 31.12.2013 tarihi diye hatırlıyorum 15.000 tl para çekildiği görülüyor herkesin talimat üzerine akın akın para yatırdığı dönemde müvekkilin bu hesabından bu denli paranın çekilmesi aslında onlardan ayrıldığını ortaya koyuyor biz müvekkilin bu suçu işlemediğini düşünüyoruz o yüzden müvekkilin beraata karar verilmesini talep ediyoruz
BAŞKAN : Banka dökümü var mı sizde avukat bey
Sanık Müdafi : Şuan yanımda vardır mutlaka ama dosya arasına bakmam lazım
BAŞKAN : Cd den mi çıkardınız onu
Sanık Müdafi : Efendim aşamada yapmıştık onu ama
SANIK : Ben birşey sorabilir miyim, Bankasyadaki hareketler bu haraketlilik babamın benim ortak hesabıdır eğer dinlemek isterseniz babında dışarda onun da şahitliğine başvurulabilir
BAŞKAN : Babanda şuanda dışarda değil arkanda oturuyor dolayısıyla dinlememize gerek kalmadı
Sanık Müdafi : Zaten aşamada ifadesi var efendim babasının
BAŞKAN : Sizde var mı Bankasya raporu
Sanık Müdafi : Şuan dosyada göremedim ama
BAŞKAN : Peki Cumhuriyet savcısından soruldu, savcı bey
BAŞKAN : T. H. Ç., Cumhuriyet savcısı görüşünü sundu var mı eklemek istediğin
SANIK : Yani ben çok bu ifadeleri ben tam anlıyamıyorum ama
BAŞKAN : Silahlı terör örgütü olma suçundan savcı bey cezalandırılmanı talep etti
SANIK : Evet ama hani bankasya falan geçti bunlar dediğim gibi benim sadece o dönem maaş aldığımdır diğer hareketlilikler ise babamın ortak hesabındaki hareketliliklerdir bunlarda altın hesabıymış artıp yükseldiği içinmiş o hareketliliklerde ki 17-25 döneminde de talimat dönemi varmış o dönemde para yatırma değil de babam o dönemde parasını çekmiş yani ben kusura bakmayın yani ne diyeceğimi bilemiyorum beraatimi talep ediyorum başka bir diyeceğim yoktur
Sanık Müdafi : Şöyle birşey bulduk efendim, makbuz mesela ortak hesapta hareketlilik müvekkilin değil de M. B. tarafından yapılmış, yani savcı beyin mütalaasına katılmıyoruz dediğimiz gibi müvekkil bankasız işlem yapmamıştır bir altın hesabımdaki kur hesabıyla artışlar müvekkilin aleyhine değerlendirilemez yine banka sendika ile söylediklerimizi tekrar ediyoruz bunlar Yargıtay iştihatleri ile örgütsel faaliyetler olarak değerlendirilemez yine müvekkilin gittiği okul, çocuklarını gönderdiği okul bunlar bütün olarak değerlendirildiği zaman suç unsurlarının oluşmadığını düşünüyoruz yani Bankasyada işlemi yapan müvekkil değil babasıdır haliyle diğer bütün suçlar bankanın etrafında şekillendiğini görüyoruz yardım etmeyle alakalı o yüzden savcının mütalasına iştirak etmiyoruz biz müvekkilin masum olduğuna inanıyoruz beraatini talep ediyoruz efendim
BAŞKAN : Peki, son sözün T.
SANIK : Beraatimi talep ediyorum" şeklinde beyanda bulunmuştur.
Sanığın savunması Dairemizce kayıt altına alınmış olup buna ilişkin çözümleme tutanağı dosya içerisine konulmuştur.
DELİLLER:
1- )Yukarıda açıklanan sanık savunmaları,
2- )Sanığın ikametinde yapılan aramaya ilişkin 27/07/2016 tarihli arama ve el koyma tutanağı,
3- )Isparta Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 19/03/2018 tarihli yazısı ekindeki aynı suç kapsamında şüpheli sıfatıyla beyanı alınan A. Ş. ifadesi ve teşhisi,
4- )Isparta Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 17/04/2018 tarihli yazısı ve ekindeki H. A.'ın ihbarına ilişkin evraklar,
5- )Sanıktan ele geçirilen dijital materyaller üzerinde yapılan inceleme sonucu düzenlenen 27/04/2018 tarihli analiz raporu,
6- )Sanık hakkında FETÖ/PDY terör örgütü kapsamında paylaşımı olup olmadığı ile ilgili açık kaynak sosyal medya araştırmasında sanığa ait herhangi bir sosyal medya hesabının tespit edilemediğine dair 17/03/2018 tarihli araştırma ve tespit raporu,
7- )Sanığın kullandığı GSM hattına ilişkin HTS dökümlerinin incelenerek terör örgütü ile bağlantısı olan kişilerle irtibatının olup olmadığı hususunda düzenlenen 27/02/2018 tarihli analiz raporu,
8- )Sanığın Aktif Eğitimciler sendikasına kayıtlı olduğunu gösterir memur sendika aidat tevkifat listesi,
9- )Asya Katılım Bankası A.Ş'nin sanığın hesap bilgilerine ilişkin 16/12/2016 tarihli yazı cevabı ile ekli veri çıktısı,
10-Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı'nın 20 Temmuz 2017 tarihli yazısı ekindeki sanığın SGK kayıt bilgilerini gösterir hizmet dökümü,
11-Sanığın otel sorgulamasında kalmış olduğu yurt içi otel kayıtlarında Fetö/PDY şüphelileriyle aynı tarihlerde aynı konaklamaya rastlanılmadığına ilişkin Isparta İl Emniyet Müdürlüğünün 14/12/2017 tarihli tespit tutanağı ve 20/07/2017 tarihli otel kayıt bilgilerini bildirir yazı cevabı,
12-Sanığın yurt dışı giriş çıkış bilgilerinin sorgulamasında Fetö/PDY şüphelileriyle aynı tarihlerde giriş çıkış bilgilerini bildirir 14/12/2017 tarihli tespit tutanağı ve 24/07/2017 tarihli yurda giriş çıkış kayıt bilgilerini bildirir yazı cevabı,
13-Isparta İl Milli Eğitim Müdürlüğünün sanığın çocuklarının okul bilgilerine ilişkin 31/07/2017 tarihli yazı cevabı ile ekli liste,
14-Isparta İl Dernekler Müdürlüğünün sanığın dernek kayıt bilgilerine ilişkin 25/07/2017 tarihli yazısı ve ekindeki tablo,
15-İl Emniyet Müdürlüğü'nün sanığın TC kimlik numarası ile uyumlu Bylock ile ilgili herhangi bir veri elde edilemediğini bildirir 26/07/2017 tarihli araştırma tutanağı,
16-Sanığın Bank Asya ve Zaman Gazetesine yönelik operasyonları protesto amacıyla Isparta ilinde yapılan gösterilere katılan şahıslardan kimlik tespiti yapılanlar arasında olmadığına dair Isparta İl Emniyet Müdürlüğünün 14/12/2017 tarihli tutanağı,
17-Sanığa ait nüfus ve adli sicil kaydı,
18-Isparta 2. Ağır Ceza Mahkemesi'nin esas sayılı dosyasında yapılan yargılama ve tüm dosya kapsamından ibarettir.
İSTİNAF İSTEMİ:
Sanık müdafi; yerel mahkeme kararının usul ve yasaya aykırı olduğundan bahisle istinafta bulunarak yerel mahkeme kararının bozulmasını talep etmiştir.
O yer C. Savcısı; "Sanık T. H. Ç. hakkında Cumhuriyet Başsavcılığımızın 2017/8233 sırasında yürütülen soruşturmada 22/12/2017 tarih ve 2017/4955 Esas sayılı iddianame ile sanığın silahlı terör örgütüne üye olma suçunu işlediğinden bahisle 3713 Sayılı Kanun'un 5. Maddesi delaletiyle TCK'nın 314/2, 58/9, 53/1, 63 maddeleri gereğince cezalandırılması için kamu davası açılmış ve Isparta 2. Ağır Ceza Mahkemesi'nin 2018/9 Esas sayılı dosyasında yargılamaya başlanmıştır. Esas hakkındaki mütalaada; sanığın sendika üyeliği, dernek üyeliği, okul kayıtları, Bank Asya hesap hareketleri, HTS analiz raporu, hakkındaki beyan, dijital materyal incelemesine ilişkin SİBER raporu ile diğer deliller birlikte değerlendirildiğinde sanığın FETÖ/PDY üyesi olduğu anlaşılmakla; 3713 Sayılı Kanun'un 7. Maddesi, TCK'nın 314/2, 3713 Sayılı Kanun madde 5, TCK 53, 58/9, 63 maddeleri gereğince cezalandırılması talep edilmiştir.
Yapılan yargılama sonucunda sanık hakkında12/09/2018 tarihinde sanığın eyleminin örgüt içerisindeki hiyerarşik yapıya dahil olmamakla birlikte örgüte bilerek ve isteyerek yardım etme şeklinde sübuta erdiğinden TCK'nın 314/3, 220/7 maddesinin 1. Cümlesi delaletiyle TCK'nın 314/2, 220/7 maddesi 2. Cümlesi, 3713 Sayılı Kanun'un 3. Maddesi, 3713 Sayılı Kanun'un 5. Maddesi, TCK'nın 62, 53, 63/1 maddeleri gereğince cezalandırılmasına karar verilmiştir.
Sanığın hakkındaki beyan, çocuklarının FETÖ iltisaklı olan Özel A. Okulunda eğitim görmeleri, FETÖ iltisaklı olan Cemre Eğitimciler Derneğine 2013 yılında üye olması ve yönetim kurulu yedek üyesi olarak görev alması, Aktif Eğitimciler Sendikasına üye olması, Bank Asya'da hesabının bulunması, SİBER raporu, FETÖ bağlantılı kişilerle irtibatlı olduğunu gösteren HTS analiz raporu ile diğer deliller birlikte değerlendirildiğinde sanığın eylemleri silahlı terör örgütüne üye olma suçunu oluşturmakta iken Mahkemenin suçun hukuki nitelendirmesini yaparken sanığın eylemlerini örgüte bilerek ve isteyerek yardım etme şeklinde değerlendirmesi hukuka aykırı" olduğu gerekçesiyle yerel mahkeme kararının bozulmasını talep etmiştir.
CUMHURİYET SAVCISI ESAS HAKKINDAKİ GÖRÜŞÜNDE:
Cumhuriyet savcısı Dairemizde yapılan yargılama sırasında alınan esas hakkında mütalaasında; "Isparta 2. Ağır Ceza Mahkemesi'nin 12/09/2018 tarih 2018/9 ( E ) ve 2018/295 (K) sayılı kararı ile sanık T. H. Ç. hakkında Örgüte Bilerek ve İsteyerek Yardım Etme suçundan netice itibari ile verilen 1 yıl 13 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ilişkin hükmün sanık müdafii ve sanık aleyhine O yer C. Savcısı tarafından istinaf edilmesi üzerine açılan duruşmada;
Sanık T. H. Ç.'ın Isparta İli Merkez İlçesinde G. Anadolu İmam Hatip Lisesinde İngilizce öğretmeni olarak görev yaptığı,
Sanığın FETÖ/PDY 'nin finans kurumu Bank Asya'da örgütün sözde liderinin talimatından önce 25.02.2009 tarihinde TL, USD ve EVRO hesapları açtığı, 07/06/2011 tarihinde AVRO ve USD hesaplarını kapattığı, sanığın yine 25/02/2009 tarihinde iki ayrı ortak hesap açtığı, 21/02/2011 ortak TL hesabı açtığı, 28/06/2011 ortak XAU hesabı açtığı, 31/08/2010 tarihinde TL hesabı açtığı, bu hesabı 17/01/2011 tarihinde kapatıp aynı tarihte yeni ortak TL hesabı açtığı, 20/04/2011 tarihinde TL hesabını kapatarak aynı tarihte XAU ortak hesabını açtığı, sanığın kendi adına olan hesaptan kayıtlı aktif kredi kartı bulunduğu, hesabında 2013 Aralık ayı ile 2015 yılı aralık ayında 3.000 TL ile 3640TL arasında bir paranın bulundurulduğu, sanığın kredi kartını da aktif olarak kullanarak FETÖ/PDY örgütüne maddi destekte bulunduğu,
Sanığın örgüte müzahir olduğu için 23 Temmuz 2016 tarihinde 667 Sayılı KHK ile kapatılan Aktif Eğitimciler Sendikası ( Aktif Eğitim Sen ) üyesi olduğu, incelenen kayıtlara göre; 2014 yılı Şubat Ayında üyelik aidatının kesilmeye başlanıldığı ve 2016 yılı Temmuz ayında da üyelik aidatının sona erdiği,
Sanığın örgüte müzahir olduğu değerlendirilen 28.08.2013 tarihinde kurulan, 18.11.2015 tarihinde feshedilen Cemre Eğitimciler Derneğine 14.11.2013 tarihinde kurucu üye, 15.12.2013 tarihinde ise yönetim kurulu yedek üyesi olduğu,
Sanığın FETÖ/PDY ile irtibatlı iltisaklı kurumlardan SGK kayıtlarının incelenmesi neticesinde Özel A. Eğitim Yayın Turizm Gıda Sanayi ve Ticaret A.Ş.'nde 2002 ve 2010 yılları arasında çalışma kaydının bulunduğu,
Sanığının kullandığı 0 505 378 38 76 numaralı hatta ilişkin HTS analiz raporunda hakkında FETÖ/PDY silahlı terör örgütü üyesi olmaktan dolayı soruşturma ve kovuşturma bulunan 85 kişi ile irtibatının bulunduğunun anlaşıldığı,
Tanık A. Ş. beyanında özetle;"... sanığı ingilizce öğretmeni olarak bildiğini, çocuklarının aynı sınıfta olduğunu, sanığın da Aktif Eğitimciler Sendikası'na üye olduğunu, bu sendikanın düzenlediği kahvaltı ve yemek programlarına katıldığını..." beyan ettiği,
Sanığın eylemlerinde süreklilik çeşitlilik ve yoğunluk unsurlarının oluştuğu bu şekilde örgüt üyeliği suçunun tamamlandığı anlaşılmakla,
İlk derece mahkemesinin kararı kaldırılarak sanığın eylemine uyan TCK 314/2, 3713 Sayılı Kanun'un 5/1, TCK'nun 62/1, 58/9, 53/1, 63 maddeleri ile cezalandırılmasına" karar verilmesini kamu adına talep ve mütalaa etmiştir.
DELİLLERİN TARTIŞILMASI VE DAİREMİZİN KABULÜ:
Yukarıda belirtilen tüm deliller, yapılan yargılama ve dosya kapsamına göre;
Ayrıntıları Yargıtay 16. Ceza Dairesinin 2015/3 E. sayılı kararında ve Dairemizce de benimsenen, istikrar kazanmış yargısal kararlarda açıklandığı üzere;
Örgüt üyesi, örgüt amacını benimseyen, örgütün hiyerarşik yapısına dahil olan ve bu suretle verilecek görevleri yerine getirmeye hazır olmak üzere kendi iradesini örgüt iradesine terk eden kişidir. Örgüt üyeliği, örgüte katılmayı, bağlanmayı, örgüte hakim olan hiyerarşik gücün emrine girmeyi ifade etmektedir. Örgüt üyesi örgütle organik bağ kurup faaliyetlerine katılmalıdır. Organik bağ, canlı, geçişken, etkin, faili emir ve talimat almaya açık tutan ve hiyerarşik konumunu tespit eden bağ olup, üyeliğin en önemli unsurudur. Örgüte yardımda veya örgüt adına suç işlemede de, örgüt yöneticileri veya diğer mensuplarının emir ya da talimatları vardır. Ancak örgüt üyeliğini belirlemede ayırt edici fark, örgüt üyesinin örgüt hiyerarşisi dahilinde verilen her türlü emir ve talimatı sorgulamaksızın tamamen teslimiyet duygusuyla yerine getirmeye hazır olması ve öylece ifa etmesidir.
Silahlı örgüte üyelik suçunun oluşabilmesi için örgütle organik bağ kurulması ve kural olarak süreklilik, çeşitlilik ve yoğunluk gerektiren eylem ve faaliyetlerin bulunması aranmaktadır. Ancak niteliği, işleniş biçimi, meydana gelen zarar ve tehlikenin ağırlığı, örgütün amacı ve menfaatlerine katkısı itibariyle süreklilik, çeşitlilik ve yoğunluk özelliği olmasa da ancak örgüt üyeleri tarafından işlenebilen suçların faillerinin de örgüt üyesi olduğunun kabulü gerekir. Örgüte sadece sempati duymak ya da örgütün amaçlarını, değerlerini, ideolojisini benimsemek, buna ilişkin yayınları okumak, bulundurmak, örgüt liderine saygı duymak gibi eylemler örgüt üyeliği için yeterli değildir ( Evik, Cürüm işlemek için örgütlenme, Syf 383 vd. ).
Örgüt üyesinin, örgüte bilerek ve isteyerek katılması, katıldığı örgütün niteliğini ve amaçlarını bilmesi, onun bir parçası olmayı istemesi, katılma iradesinin devamlılık arz etmesi gerekir. Örgüte üye olan kimse, bir örgüte girerken örgütün kanunun suç saydığı fiilleri işlemek amacıyla kurulan bir örgüt olduğunu bilerek üye olmak kastı ve iradesiyle hareket etmelidir. Suç işlemek amacıyla kurulmuş örgüte üye olmak suçu için de saikin "suç işlemek amacı" olması aranır ( Toroslu özel kısım syf.263-266, Alacakaptan Cürüm İşlemek İçin Örgüt syf. 28, Özgenç Genel Hükümler syf.280 ).
Suç örgütünün tanımlanıp yaptırıma bağlandığı 5237 Sayılı TCK'nın 220. maddesinin 7. fıkrasında yardım fiiline yer verilmiştir. “Örgüt içindeki hiyerarşik yapıya dahil olmamakla birlikte, örgüte bilerek ve isteyerek yardım eden kişinin, örgüt üyesi olarak” cezalandırılacağı belirtilmiş, anılan normun konuluş amacı, gerekçesinde; “örgüte hakim olan hiyerarşik ilişki içinde olmamakla beraber, örgütün amacına bilerek ve isteyerek hizmet eden kişi, örgüt üyesi olarak kabul edilerek cezalandırılır.” şeklinde açıklanmış, 765 Sayılı TCK'nın sistematiğinden tamamen farklı bir anlayışla düzenlenen maddede yardım etme fiilleri de örgüt üyeliği kapsamında değerlendirilerek, bağımsız bir şekilde örgüte yardım suçuna yer verilmemiştir.
Yardım fiilini işleyen failin örgütün hiyerarşik yapısına dahil olmaması, yardımda bulunduğu örgütün TCK'nın 314. maddesi kapsamında silahlı terör örgütü olduğunu bilmesi, yardımın örgütün amacına hizmet eder nitelikte bulunması yardım ettiği kişinin örgüt yöneticisi ya da üyesi olması gereklidir. Yardımdan fiilen yararlanmak zorunlu değildir. Örgütün istifadesine sunulmuş olması ve üzerinde tasarruf imkanının bulunması suçun tamamlanması için yeterlidir.
Yardım fiilleri örgüte silah sağlama ve terörün finansmanı dışında tahdidi olarak sayılmamıştır. Her ne surette olursa olsun örgütün hareketlerini kolaylaştıran ve yaşantısını sürdürmeye yönelik eylemler yardım kapsamında görülebilir ( Yargıtay Ceza Genel Kurulu 11.11.1991 tarih, Esas 9-242, Karar 305 ). Yardım teşkil eden hareketin başlı başına suç teşkil etmesi gerekmez. Yardım bir kez olabileceği gibi birden çok şekilde de gerçekleşebilir. Ancak yardım teşkil eden faaliyetlerde devamlılık, çeşitlilik veya yoğunluk var ise örgüt üyesi olarak da kabul edilebilecektir.
Kuruluş, amaç, örgüt yapılanması ve faaliyet yöntemleri Yargıtay 16. Ceza Dairesinin 2015/3 E. sy. kararında anlatılan ve nihai amacı, Devletin Anayasal nizamını cebir ve şiddet kullanarak değiştirmek olduğu anlaşılan FETÖ/PDY terör örgütünün başlangıçta bir ahlak ve eğitim hareketi olarak ortaya çıkması ve toplumun her katmanının büyük bir kesimince de böyle algılanması, amaca ulaşmak için her yolu mübah gören fakat sözde meşruiyetini sivil alanda dinden, kamusal alanda ise hukuktan aldığı izlenimi vermek için yeterli güce ulaşıncaya kadar alenen kriminalize olmamaya özen göstermesi gerçeği nazara alındığında; örgütün kurucusu, yöneticileri ve örgüt hiyerarşisinde üçüncü veya daha yukarı katlarda yer alan mensuplarının zaman sınırlaması olmaksızın nihai amacından haberdar oldukları yönünden kuşku bulunmamakta ise de bir ve ikinci katmanlarda yer alanlar açısından; Devlete sızan mensupları vasıtasıyla kişi ve kurumlara yönelik örgütün gerçek yüzünü ortaya koyan operasyonlara başlanması, bu yapının kamuoyu veya medya tarafından tartışılır hale gelmesi üst düzey hükümet yetkilileri ve kamu görevlileri tarafından yapılan açıklamalarda “paralel yapı” veya “terör örgütü” olduğuna ilişkin tespitler yapılması ve Milli Güvenlik Kurulu tarafından da aynı değerlendirmelerin paylaşıldığı süreçten önce icra edilen faaliyetlerin nitelik, içerik ve mahiyeti itibariyle silahlı terör örgütünün amacına hizmet ettiğinin somut delil ve olgularla ortaya konulmadıkça örgütsel faaliyet kapsamında kabul edilemeyeceği değerlendirilerek somut olay gözetildiğinde;
İlk derece Mahkemesi tarafından sanığın örgüte hakim olan hiyerarşik yapı ile ilişki içinde olmamakla birlikte örgütün amacına bilerek ve isteyerek çok sayıda örgüt üyeliğinden cezalandırılan kişi ile irtibatlı olması, örgüte müzahir dernek ( kurucu üye ) ve sendika üye olması, sendikanın faaliyetlerine katılarak son güne kadar çocuklarını örgüte müzahir okula göndermesi gerekçeleriyle sanığın örgüt içerisindeki hiyerarşik yapıya dahil olmamakla birlikte bilerek ve isteyerek örgütün amacına hizmet ettiği nedeniyle cezalandırılmasına karar verilmiştir.
Sanığın Bankasya hesap dökümlerinin getirtildiği, gelen hesap dökümlerinin incelenmesi neticesinde, 25.02.2009 tarihinde hesap açtığı, hesabında aylık yaklaşık 2013 Aralık ayı ile 2015 Aralık ayı arasında düzenli olarak ortalama 3.000,00 TL ile 3640,00 TL'nin hesabında olduğu,
Örgüte müzahir olduğu için 23 Temmuz 2016 tarihinde 667 Sayılı KHK ile kapatılan Aktif Eğitimciler Sendikası ( Aktif Eğitim Sen ) üyesi olduğu, incelenen kayıtlara göre; 2014 yılı Şubat Ayında üyelik aidatının kesilmeye başlanıldığı ve 2016 yılı Temmuz ayında da üyelik aidatının sona erdiği,
Örgüte müzahir olduğu değerlendirilen 28.08.2013 tarihinde kurulan, 18.11.2015 tarihinde feshedilen Cemre Eğitimciler Derneğine 14.11.2013 tarihinde kurucu üye, 15.12.2013 tarihinde ise yönetim kurulu yedek üyesi olduğu,
Çocuklarının okul bilgisine ilişkin yapılan araştırmada; kızı C. Ç.'ın örgüte müzahir olduğu için KHK ile kapatılan Bitlis Özel R. K. İlkokulunda 1. Sınıf 2012-2013 yılı 1. dönem kaydı, örgüte müzahir olduğu için KHK ile kapatılan Isparta'da Özel A. Bedri A. İlköğretim Okulunda 2012-2013 yılı 2.döneminden başlayarak, 2015-2016 eğitim dönemi sonuna kadar bu okulda ilk öğrenimini tamamladığı, oğlu Yahya Çağan Ç.'ın Özel Altınbaşak Bedri A. İlköğretim Okulunda Anasınıfında 2015-2016 eğitim döneminde eğitim gördüğü,
Örgüt faaliyeti kapsamında değerlendirilebilecek yurda giriş çıkış bilgilerinin incelenmesi neticesinde, FETÖ/PDY şüphelilerinden Ş. T. ve B. I. adlı kişilerle 09.08.2009 tarihinde birlikte yurda giriş yaptığının tespit edildiği, sanığın savunmasında ingilizce öğretmenliği bölümü mezunu olduğu için dil eğitimini tamamlamak amacıyla İngiltere'de Londra'ya gittiğini beyan ettiği,
FETÖ/PDY ile irtibatlı iltisaklı kurumlardan SGK kayıtlarının incelenmesi neticesinde Özel A. Eğitim Yayın Turizm Gıda Sanayi ve Ticaret A.Ş.'nde 2002 ve 2010 yılları arasında çalışma kaydının bulunduğu,
Isparta İl Emniyet Müdürlüğü Terörle Mücadele Şube Müdürlüğünün 27.04.2018 tarihli dijital analiz raporunda, incelenen dijital materyaller içerisindeki verilerin 26.07.2016 - 29.07.2016 tarihleri arasında olduğu, bu verilere göre bankasya.com.tr sitesinin takip edildiği, 15 Temmuz Hain Darbe Girişimine ilişkin herhangi bir suç unsuruna rastlanılmadığı,
Isparta Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından gönderilen H. A.'ın ihbar dilekçesi kapsamında yapılan araştırma neticesinde; sanığın eşi Y. C.'ın ihraç edildiği, örgüte müzahir kurumlarda çalıştığına dair SGK kaydının bulunduğu, örgüte müzahir sendika üyesi olduğunun tespit edildiği,
26/07/2017 tarihli araştırma tutanağına göre sanığın bylock adlı programı kullanmadığı, örgüt faaliyeti kapsamında değerlendirilebilecek yurt içi organizasyonlara katıldığına ilişkin bir tespit yapılamadığı, Bankasya'nın TMSF'ye devri ile Zaman Gazetesi yazarlarının gözaltına alınmasına yönelik protestolara katıldığına ilişkin bir tespitin bulunmadığı, sosyal medya hesabının olmadığı,
Haklarında FETÖ/PDY silahlı terör örgütü üyeliğinden işlem yapılan şüpheli ve sanıklarla dosyamız sanığının irtibatı bulunup bulunmadığına dair kullandığı 0 505 378 .. .. numaralı hatta ilişkin HTS analiz raporunun alındığı, alınan bilirkişi raporuna göre sanığın, hakkında FETÖ/PDY silahlı terör örgütü üyesi olmaktan dolayı soruşturma ve kovuşturma bulunan 85 kişi ile irtibatının bulunduğu anlaşılmıştır.
Tüm bu açıklanan hususlar gözönüne alındığında sanığın eyleminin silahlı terör örgütüne üye olmak suçunu oluşturmadığı gibi sanığın Milli Güvenlik Kurulunca Devletin Milli Güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum ve gruplara aidiyeti, iltisakı ve bunlarda irtibatı tespit edilerek 667 Sayılı KHK ile kapatılmasına karar verilen örgüte müzahir A. Eğitim Sen isimli sendikaya, FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile iltisaklı olduğu değerlendirilen Isparta Eğitim Gönüllüleri derneğine üyeliğinin bulunması ve haklarında FETÖ/PDY silahlı terör örgütü üyesi olmaktan dolayı soruşturma ve kovuşturma bulunan kişilerle irtibatı bulunması gerekçesiyle örgüt içerisindeki hiyerarşik yapıya dahil olmamakla birlikte bilerek ve isteyerek yardım etme suçundan da cezalandırılamayacağı değerlendirilerek sanığın üzerine atılı suçtan beraatine yerine mahkumiyetine karar verilmesi;
Usul ve yasaya aykırı görülerek sanık silahlı terör örgütüne yardım etme suçundan sanık T. H. Ç. hakkında verilen Isparta 2. Ağır Ceza Mahkemesi'nin 12/09/2018 tarih 2018/9 esas 2018/295 karar sayılı ilamının 5271 Sayılı CMK'nın 280/2-2. cümlesi uyarınca kaldırılmasına, sanığın üzerine atılı suçu işlediğine dair cezalandırılmasına yeter, her türlü şüpheden uzak, hukuka uygun kesin, somut ve inandırıcı delil elde edilemediğinden yüklenen suçun sanık tarafından işlendiğinin sabit olmaması nedeniyle 5271 Sayılı CMK'nun 223/2-e. maddesi uyarınca beraatine dair aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Gerekçesi Yukarıda İzah Edildiği Üzere:
1- )Silahlı terör örgütüne yardım etme suçundan sanık T. H. Ç. hakkında verilen Isparta 2. Ağır Ceza Mahkemesi'nin 12/09/2018 tarih 2018/9 esas 2018/295 karar sayılı ilamının 5271 Sayılı CMK'nın 280/2-2. cümlesi uyarınca KALDIRILMASINA,
2- )Sanığın üzerine atılı suçu işlediğine dair cezalandırılmasına yeter, her türlü şüpheden uzak, hukuka uygun kesin, somut ve inandırıcı delil elde edilemediğinden yüklenen suçun sanık tarafından işlendiğinin sabit olmaması nedeniyle 5271 Sayılı CMK'nun 223/2-e. maddesi uyarınca BERAATİNE,
3- )Sanığın CMK'nın 141. maddesi uyarınca gözaltı ve tutuklulukta geçirdiği günler için tazminat isteyebileceğinin bildirilmesine, ( bildirildi )
4- )Sanık, kendini vekill temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan 2.725,00.-TL vekalet ücretinin hazineden alınarak sanığa verilmesine,
5- )Yapılan yargılama giderlerinin kamu üzerinde bırakılmasına,
Yüze karşı verilen kararlarda verildiği tarihten, tarafların yokluğunda verilen kararlarda gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren on beş gün içerisinde Dairemize verilecek dilekçe ya da tutanağa geçirilmek üzere Dairemiz zabıt katibine beyanda bulunularak, yasa yoluna başvuracak kişi yargı sınırları dışında bulunuyor ise Dairemize ulaştırılmak üzere bulunduğu yerdeki nöbetçi ağır ceza mahkemesine dilekçe verilerek ya da tutanağa geçirilmek üzere bulunduğu yer nöbetçi ağır ceza mahkemesi zabıt katibine beyanda bulunularak, taraf ceza evinde bulunuyor ise Dairemize iletilmek üzere bulunduğu yer cezaevi müdürlüğüne bir dilekçe verilerek ya da tutanağa geçirilmek üzere tutuklu bulunduğu ceza infaz kurumu ve tutukevi müdürüne beyanda bulunarak Dairemiz kararına karşı Yargıtay TEMYİZ yasa yoluna müracaat edilebileceği hatırlatılarak oybirliği ile verilen karar, Cumhuriyet savcısının görüşüne aykırı olarak Cumhuriyet savcısı A. Soytürk ( 34816 ) ile sanık ve müdafiinin yüzüne karşı, tefhim edilerek açıkça okunup usulen anlatıldı.18.02.2020 (¤¤)