Yukarıda açık kimliği yazılı sanık hakkında Dairemizce yapılan yargılama sonunda aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
İDDİA:
Antalya Cumhuriyet Başsavcılığının 15/03/2018 tarih, 2018/7384 Esas sayılı iddianamesiyle: Sanığın üzerine atılı silahlı terör örgütüne üye olma suçunu işlediği iddiasıyla eylemine uyan suçundan 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanununun 5/1, 7/1 yollamasıyla Türk Ceza Kanununun 314/2, 53, 58/9 ve 63. maddeleri uyarınca cezalandırılması istemiyle Antalya 2. Ağır Ceza Mahkemesi'ne kamu davası açılmıştır.
Antalya 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 28/12/2018 tarih, 2018/140 esas - 2018/532 karar sayılı dosyasında yapılan yargılama sonunda; sanığın üzerine atılı silahlı terör örgütüne üye olma suçundan CMK'nın 223/2-e maddesi uyarınca beraatine karar verilmiş, bu karara karşı o yer Cumhuriyet savcısı tarafından istinaf talebinde bulunulmuş olduğundan dosya Dairemize gönderilmiştir.
Dairemizce sanığın üzerine atılı suçun unsurları itibariyle oluşup oluşmadığı ve diğer eksikliklerin değerlendirilmesi için davanın yeniden görülmesine ve duruşma hazırlığı işlemlerine başlanılmasına karar verilmiştir.
SAVUNMA:
Sanık yerel Mahkemede alınan savunmasında: "Atılı suçlamaları kabul etmem. Ben ilk okulu Sulusaray'daki köyümde, orta okulu Sivas'ta liseyi Adana'da devlet okullarında tamamladıktan sonra Van Yüzüncü Yıl Üniversitesinde iki yıllık bilgisayar bölümünü kazandım burayı okudum. Daha sonrasında da açıköğretim işletme fakültesini bitirdim. Uzman öğretici olarak bilgisayar öğretmeni olarak iddianamede belirtilen kurumlarda çalıştım. Daha sonra lisansım iptal edildi. Eşim ev hanımıdır. Emanetin 2018/2309 sırasında kayıtlı el yazısı belgeyi lisansımın iptal edilmesi, o tarihte kızımı okula götürdüğümde yaşadığım heyecan ile duygusal olarak yazdım. KHK ile kapatılan kurumlarda çalıştığım doğrudur ancak bu kurumların gerekli izin belgeleri vardı. Ayrıca sürekli Milli Eğitim Müfettişleri tarafından denetlenen yerlerdi. Ben çalıştığım süre boyunca müfredat dışına çıkmadım. Belirtilen facebook paylaşımlarım eski tarihlidir. Bank ......... hesabım maaş hesabıdır talimat ile para yatırmam söz konusu değildir. 2012-2015 yılları arasında 4 kez araç satışı yaptım. Araçlarla ilgili Bank ......... krediler kullandım. Ayrıca kredi kartımda vardı. Ayrıca ödemelerimi de bu banka üzerinden yapıyordum. Bylock kullanmadım. Çocuklarımı kendi çalıştığım okula devlet teşviki verilmesi, oğlumun kazandığı Fen lisesinin uzak olması ve yeni açılmış olması nedenleriyle gönderdim kaldı ki bu hususta Yargıtay kararı bulunmaktadır. Suç teşkil etmez. Örgütle ilişkisi dernek, sendika vakıf üyeliğim yoktur. Aleyhime beyanda bulunan tanıklar yalan söylemektedir. Ben sadece öğretmenlik yaptım. Bunun dışında örgütsel bir faaliyetim olmadı. Okulun bağlı bulunduğu şirketin bilgisayarları ile benim bir ilgim yoktur okulun bilgisayarları ile ilgileniyordum. O dönemde okullar toplumda kabul ve takdir görüyordu. Çalıştığım ana kadar işsiz kalmamak için ayrılamadım. 17-25 Aralık sürecinden sonrada mümkün olduğunca uzak kalmaya çalıştım. Katalog evliliği yapmadım eşim teyzemin kızıdır. Herhangi bir kod adı kullanmadım. Darbe girişimini de lanetliyorum. Örgütün gerçek amacını göremedim. Hata hükümlerinden faydalanmak isterim. Beraatimi talep ederim" şeklinde beyanda bulunmuştur.
Sanık Dairemizde alınan savunmasında:
"Başkan: ......... senin hakkında Antalya 2. Ağır Ceza Mahkemesine açılan silahlı terör örgütüne üye suçundan dolayı yapılan yargılama neticesinde delil yetersizliği nedeniyle beraatine karar verildi, Cumhuriyet savcısı aleyhe istinaf ederek delillerin yeniden değerlendirilmesi gerektiğini ifade etti, biz de inceleme raporu çerçevesinde yeniden duruşma açılmasına delillerin değerlendirilmesi için karar verdik, duruşma açtık, hakkındaki iddiaları biliyorsun ........., daha önce Antalya 2. Ağır Ceza Mahkemesinde iddialara cevap vermişsin, bu örgütle iltisaklı ve irtibatlı olduğun iddia ediliyor, kurumlarında öğretmenlik yapmışsın, sözde örgütün , örgütün sözde sohbet adı altındaki toplantılarına da katıldığın iddiaları var, ne diyeceksin bu iddialara ilişkin, eklemek istediğin bir husus var mı
Sanık: Efendim ben o kapatılan kurumlarda usta öğretici, yani uzman öğretici, öğretmen olarak çalıştım, katıldığım toplantılar, katıldığım toplantılar eğitimle alakalı, okulun öğrencilerine öğrenci velilerine yönelik sosyal faaliyetlerle alakalı toplantılardı. Başka örgütsel bir herhangi bir memleketime milletime aykırı bir toplantıda bulunmadım. İddiaları reddediyorum
Başkan: ........., Cumhuriyet savcısı görüşünü sundu, görüşe karşı savunmalarına eklemek istediğin bir husus var mı son savunmaların nelerdir
Sanık: Efendim Bank ......... alakalı benim çok uzun süredir Bank ......... hesabım vardı, eski tarihlerden açılma, faizsiz bir bankacılık olduğundan tercih ediyordum hatta ........., .........'te de hesaplarım vardı. Bankacılık işlemlerinde normalde oradan yaptım işlemlerimi çünkü tamamen maaşım oraya yatıyordu, oradan yapılıyordu işlemlerim yani, gelirim orasıydı sadece ve herhangi bir talimatla para yatırdığım yoktur, para yatırmadım herhangi bir talimatla zaten Bank ......... olan borcum uzun süreli devam etmiş ve 2017'nin sonuna kadar devam etmiştir. Bu yani, dekontlarda mevcut efendim yani Bank ......... yardım etme hususunda kesinlikle öyle bir işlem yapmadım ben, işlemlerimi o bankadan yapıyordum, ayrıyeten diğer okulda çalışan personelin söyledikleri alakalı da, ben okulda sigortalı olarak çalışan, yani süreklilik arz eden de değil, o kurumlarda çıktığım da olmuştur, ayrılmak istediğim de olmuştur, kurumun normal kendi yönetiminde okul idaresinde bir personel olarak yani görevim, görevim neyse onu yaptım, okuldaki görevimde öğrencilerime karşı, velilerime karşı mesuliyetim ne ise onu yerine getirdim başka herhangi bir örgütsel bir faaliyette bulunmadım, çalışanların da söyledikleri tamamen ihtimal üzeredir, yani bu konuda ben kendi, yani vatanıma milletime, bayrağıma saygısızlık yapacak herhangi bir şey yapmadım, öğrencilerime bilgisayar derslerinde ilk öğrettiğim şey özellikle birinci sınıflara bayrak çizmek olmuştur, o yönüyle örgütsel faaliyette herhangi bir şekilde bulunmadığımı beyan etmek istiyorum efendim
Başkan: Peki teşekkür ederiz, ........., son sözün nedir, karar vereceğiz
Sanık: Efendim, karar yüce mahkemenin, beraatimi talep ediyoruz, saygılarımı sunuyorum" şeklinde beyanda bulunmuştur.
Sanığın savunması Dairemizce kayıt altına alınmış olup buna ilişkin çözümleme tutanağı dosya içerisine konulmuştur.
DELİLLER:
1-Yukarıda açıklanan sanık savunmaları,
2-Tanık beyanları
3-SGK'nın 24/11/2017 tarihli Hizmet Kaydı Tespiti,
4-Kumluca İlçe Milli Eğitim Müdürlüğünün 05/08/2016 tarihli yazısı,
5-......... Müdürlüğünün 10/11/2016 tarihli yazısı,
6-Antalya İl Dernekler Müdürlüğünün 26/10/2016 tarihli yazısı,
7-Kumluca İlçe Emniyet Müdürlüğünün 28/11/2017 tarihli tutanağı,
8-25/10/2016 tarihli Tutanak,
9-Bilirkişi .........'ın 12/12/2016 tarihli raporu,
10-28/02/2018 tarihli CD/DVD İnceleme Tutanağı,
11-13/12/2017 tarihli Araştırma Tutanağı,
12-Tokat İl Emniyet Müdürlüğünün 23/07/2018 tarihli yazısı,
13-Bilirkişi .........'ın 24/10/2018 tarihli raporu,
14-Antalya İl Emniyet Müdürlüğünün 03/12/2018 tarihli yazısı ve İnceleme Raporu,
15-Kumluca İlçe Emniyet Müdürlüğünün 10/12/2018 tarihli yazısı ve Dijital Veri İnceleme Raporu,
16-Antalya İl Emniyet Müdürlüğünün 30/10/2018 tarihli yazısı,
17-Sanığa ait nüfus ve adli sicil kaydı,
18-Antalya 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 2018/140 esas sayılı dosyasında yapılan yargılama ve tüm dosya kapsamından ibarettir.
İSTİNAF İSTEMİ:
O yer Cumhuriyet savcısı, yerel mahkeme kararının usul ve yasaya aykırı olduğundan bahisle istinafta bulunarak yerel mahkeme kararının bozulmasını talep etmiştir.
CUMHURİYET SAVCISI ESAS HAKKINDAKİ GÖRÜŞÜNDE:
Cumhuriyet savcısı Dairemizde yapılan yargılama sırasında alınan esas hakkında mütalaasında;"...
Sanığın eylemlerinde süreklilik, çeşitlilik ve yoğunluk unsurlarının bulunduğu, sanığın örgüt hiyerarşisine dahil olduğu, silahlı terör örgütüne üye olma suçunun unsurlarının oluştuğu anlaşılmakla;
Antalya 2. Ağır Ceza Mahkemesinin sanık hakkında verdiği beraat kararının kaldırılarak sanığın eylemine uyan TCK 314/2, 3713 sayılı yasanın 5/1, TCK 53/1, 58/9, 63 maddeleri ile cezalandırılmasına" karar verilmesini kamu adına talep ve mütalaa etmiştir.
DELİLLERİN TARTIŞILMASI VE DAİREMİZİN KABULÜ:
Yukarıda belirtilen tüm deliller, yapılan yargılama ve dosya kapsamına göre;
Ayrıntıları Yargıtay 16. Ceza Dairesinin 2015/3 E. sayılı kararında ve Dairemizce de benimsenen, istikrar kazanmış yargısal kararlarda açıklandığı üzere;
Örgüt üyesi, örgüt amacını benimseyen, örgütün hiyerarşik yapısına dahil olan ve bu suretle verilecek görevleri yerine getirmeye hazır olmak üzere kendi iradesini örgüt iradesine terk eden kişidir. Örgüt üyeliği, örgüte katılmayı, bağlanmayı, örgüte hakim olan hiyerarşik gücün emrine girmeyi ifade etmektedir. Örgüt üyesi örgütle organik bağ kurup faaliyetlerine katılmalıdır. Organik bağ, canlı, geçişken, etkin, faili emir ve talimat almaya açık tutan ve hiyerarşik konumunu tespit eden bağ olup, üyeliğin en önemli unsurudur. Örgüte yardımda veya örgüt adına suç işlemede de, örgüt yöneticileri veya diğer mensuplarının emir ya da talimatları vardır. Ancak örgüt üyeliğini belirlemede ayırt edici fark, örgüt üyesinin örgüt hiyerarşisi dahilinde verilen her türlü emir ve talimatı sorgulamaksızın tamamen teslimiyet duygusuyla yerine getirmeye hazır olması ve öylece ifa etmesidir.
Silahlı örgüte üyelik suçunun oluşabilmesi için örgütle organik bağ kurulması ve kural olarak süreklilik, çeşitlilik ve yoğunluk gerektiren eylem ve faaliyetlerin bulunması aranmaktadır. Ancak niteliği, işleniş biçimi, meydana gelen zarar ve tehlikenin ağırlığı, örgütün amacı ve menfaatlerine katkısı itibariyle süreklilik, çeşitlilik ve yoğunluk özelliği olmasa da ancak örgüt üyeleri tarafından işlenebilen suçların faillerinin de örgüt üyesi olduğunun kabulü gerekir. Örgüte sadece sempati duymak ya da örgütün amaçlarını, değerlerini, ideolojisini benimsemek, buna ilişkin yayınları okumak, bulundurmak, örgüt liderine saygı duymak gibi eylemler örgüt üyeliği için yeterli değildir (Evik, Cürüm işlemek için örgütlenme, Syf 383 vd.).
Örgüt üyesinin, örgüte bilerek ve isteyerek katılması, katıldığı örgütün niteliğini ve amaçlarını bilmesi, onun bir parçası olmayı istemesi, katılma iradesinin devamlılık arz etmesi gerekir. Örgüte üye olan kimse, bir örgüte girerken örgütün kanunun suç saydığı fiilleri işlemek amacıyla kurulan bir örgüt olduğunu bilerek üye olmak kastı ve iradesiyle hareket etmelidir. Suç işlemek amacıyla kurulmuş örgüte üye olmak suçu için de saikin "suç işlemek amacı" olması aranır (Toroslu özel kısım syf.263-266, Alacakaptan Cürüm İşlemek İçin Örgüt syf. 28, Özgenç Genel Hükümler syf.280).
Suç örgütünün tanımlanıp yaptırıma bağlandığı 5237 sayılı TCK’nın 220. maddesinin 7. fıkrasında yardım fiiline yer verilmiştir. “Örgüt içindeki hiyerarşik yapıya dahil olmamakla birlikte, örgüte bilerek ve isteyerek yardım eden kişinin, örgüt üyesi olarak” cezalandırılacağı belirtilmiş, anılan normun konuluş amacı, gerekçesinde; “örgüte hakim olan hiyerarşik ilişki içinde olmamakla beraber, örgütün amacına bilerek ve isteyerek hizmet eden kişi, örgüt üyesi olarak kabul edilerek cezalandırılır.” şeklinde açıklanmış, 765 sayılı TCK’nın sistematiğinden tamamen farklı bir anlayışla düzenlenen maddede yardım etme fiilleri de örgüt üyeliği kapsamında değerlendirilerek, bağımsız bir şekilde örgüte yardım suçuna yer verilmemiştir.
Yardım fiilini işleyen failin örgütün hiyerarşik yapısına dahil olmaması, yardımda bulunduğu örgütün TCK’nın 314. maddesi kapsamında silahlı terör örgütü olduğunu bilmesi, yardımın örgütün amacına hizmet eder nitelikte bulunması yardım ettiği kişinin örgüt yöneticisi ya da üyesi olması gereklidir. Yardımdan fiilen yararlanmak zorunlu değildir. Örgütün istifadesine sunulmuş olması ve üzerinde tasarruf imkanının bulunması suçun tamamlanması için yeterlidir.
Yardım fiilleri örgüte silah sağlama ve terörün finansmanı dışında tahdidi olarak sayılmamıştır. Her ne surette olursa olsun örgütün hareketlerini kolaylaştıran ve yaşantısını sürdürmeye yönelik eylemler yardım kapsamında görülebilir (Yargıtay Ceza Genel Kurulu 11.11.1991 tarih, Esas 9-242, Karar 305). Yardım teşkil eden hareketin başlı başına suç teşkil etmesi gerekmez. Yardım bir kez olabileceği gibi birden çok şekilde de gerçekleşebilir. Ancak yardım teşkil eden faaliyetlerde devamlılık, çeşitlilik veya yoğunluk var ise örgüt üyesi olarak da kabul edilebilecektir.
Kuruluş, amaç, örgüt yapılanması ve faaliyet yöntemleri Yargıtay 16. Ceza Dairesinin 2015/3 E. sy. kararında anlatılan ve nihai amacı, Devletin Anayasal nizamını cebir ve şiddet kullanarak değiştirmek olduğu anlaşılan FETÖ/PDY terör örgütünün başlangıçta bir ahlak ve eğitim hareketi olarak ortaya çıkması ve toplumun her katmanının büyük bir kesimince de böyle algılanması, amaca ulaşmak için her yolu mübah gören fakat sözde meşruiyetini sivil alanda dinden, kamusal alanda ise hukuktan aldığı izlenimi vermek için yeterli güce ulaşıncaya kadar alenen kriminalize olmamaya özen göstermesi gerçeği nazara alındığında; örgütün kurucusu, yöneticileri ve örgüt hiyerarşisinde üçüncü veya daha yukarı katlarda yer alan mensuplarının zaman sınırlaması olmaksızın nihai amacından haberdar oldukları yönünden kuşku bulunmamakta ise de bir ve ikinci katmanlarda yer alanlar açısından; Devlete sızan mensupları vasıtasıyla kişi ve kurumlara yönelik örgütün gerçek yüzünü ortaya koyan operasyonlara başlanması, bu yapının kamuoyu veya medya tarafından tartışılır hale gelmesi üst düzey hükümet yetkilileri ve kamu görevlileri tarafından yapılan açıklamalarda “paralel yapı” veya “terör örgütü” olduğuna ilişkin tespitler yapılması ve Milli Güvenlik Kurulu tarafından da aynı değerlendirmelerin paylaşıldığı süreçten önce icra edilen faaliyetlerin nitelik, içerik ve mahiyeti itibariyle silahlı terör örgütünün amacına hizmet ettiğinin somut delil ve olgularla ortaya konulmadıkça örgütsel faaliyet kapsamında kabul edilemeyeceği belirtilmiştir.
Tüm bu hususlar ışığında somut olay değerlendirildiğinde;
Sanık ......... hakkında kolluk tarafından yapılan mahalli araştırmada; FETÖ/PDY terör örgütü kapsamında bulunup kapatılan ......... A.Ş.nin tüm bilgisayar işlerini takip ettiği, cemaat içerisinde aktif olarak bulunduğu, sohbet adı altındaki toplantılarına katıldığı, kurban ve deri bağışı, gazete, dergi aboneliği konularında aktif olduğunun tespit edildiği.
Sanığın 667 Sayılı KHK ile kapatılan ......... Nak. Turiz A.Ş de 1997-2003 yılları arası sigorta kaydının bulunduğu,
Kumluca SGK Merkez Müdürlüğünden alınan döküme göre ......... Özel Eğitim Hizmetleri Anonim Şirketi bünyesinde faaliyet gösteren ......... Ortaokulunda (işyeri kodu .........) işe başladığı, bu iş yerinde Kasım 2012 ile Mayıs 2016 dönemlerinde sigortalı olarak çalıştığı,
Sanığın FETÖ/PDY nin Finans Kurumu Bank ......... da örgütün sözde liderinin Bank .........'ya destek olunması talimatından önce açılmış hesapları olmasına rağmen talimattan sonra adı geçen bankada 13/03/2014 tarihinde 3 TL'lik, 22/08/2014 tarihinde 450 TL'lik katılım hesapları açarak ve bu dönemde hesabını aktif olarak kullanıp örgüte maddi destekte bulunduğu,
Hakkında FETÖ/PDY üyeliğinden soruşturma yapılan ......... beyanında: ".........'i tanıyorum. Kendisi Antalya ili Kumluca İlçesi ......... Kolejinde bilgisayar öğretmeni idi. Ben de 2015-2016 yıllarında ......... yurdunda belletmen olarak çalışıyordum. Asgari ücret alıyordum. Ben belletmen olarak lise öğrencilerinin etütlerini kontrol ediyordum. Sanık bilgisayar öğretmeni olduğu için kendisini bilgisayar tamiri için yurda çağırdık. Yurdun bilgisayarlarını tamir etmesini istedik. Bu vesileyle tanışmış olduk. Sanığın örgüt kapsamındaki görevini bilmiyorum. Fakat sanık örgüte müzahir kolejde öğretmen olarak çalıştığı için örgütle irtibatlıdır. Şöyle ki; örgüt kapsamında alınacak burs, gazete aboneliği kapsamında verilecek yıllık abonelik ücreti gibi kalemler sanığın maaşından otomatik olarak kesildikten sonra kalan kısım sanığa maaş olarak verilirdi. Genel itibariyle örgüt kapsamında uygulama bu şekilde olduğu için bu husus hakkında bilgi sahibiyim. Gözümle görüp bizzat şahit olduğum bir durum söz konusu değildir. Sanığın bylock kullandığını bilmiyorum. Ancak ben bylock programını kullanıyordum" şeklinde beyanda bulunduğu, soruşturma aşamasında ise ".........'i tanıyorum, ismini verdiğim kişilerin dergi ve gazete abonelikleri vardı. Kurban ayında kurban bağış hedefi kendilerine görev olarak verilirdi. Sohbet grubu oluşturma, sohbet verme adı altında toplantılar yaparlardı. İlçe abisinin yaptığı toplantılara katılırlardı" şeklinde beyanda bulunduğu,
Ankara Cumhuriyet Başsavcılığının 2016/115506 soruşturma sayılı dosyasında şüpheli sıfatıyla ifadesi alınan idari hakim olarak görev yapan sanığın kardeşi ......... 17/08/2016 tarihli ifadesinde ise; Manisa'da ağabeyinin yardımıyla FETÖ/PDY örgütüne ait ait yurtlarda kaldığını ve dershanelere gittiğini beyan ettiği,
Tanık ......... Beyanlarında özetle; "...bana sorulan .........'i ......... bilgisayar öğretmeni olmasından dolayı tanırım, her salı günleri öğretmenler toplantısı olurdu saat 15.00 da okulda anons yapılırdı ya kurucu odasında ya da kütüphanede toplantı yapılırdı, biz 17:00-17:30'a kadar temizlik için kolejde çalışırdık, erkek öğretmenler okulda kalırdı 3. katta dinlenme odası vardı oraya çıkarlardı, bayan öğretmenler evlerine giderdi, dinlenme salonuna sinevizyon kurmak için laptop isterlerdi, bir kaç defa dışarıyı temizlerken .........'in sesini duydum, ses koridora geliyordu, aynı zamanda yanlarında .........'e ait kitaplar, Kuranı Kerim ve dini kitaplar olurdu ......... de bu toplantılara sohbetlere katılırdı. ......... ile ilgili hatırladığım 2013-2014 yılları arasında yarım dönem servis şoförlerine dinlenme odasında sabah kahvaltısı düzenledi, kahvaltı öncesi dini sohbet yapardı. 3. kattan ben sorumlu olduğum için bunlara şahit olmuştum, ancak bu etkinlik yarım dönem sürdü. .........'in çocukları ......... okuyorlardı..." şeklinde beyanda bulunduğu,
Tanık ......... beyanında özetle; Öğretmenlerin sohbet grupları vardı, cemaatin içerisinde yetişmiş kişilerdir. Kurban-deri toplama, gazete abone etme gibi görevleri vardı. Sanık cemaatin içerisinde yetişmiş biridir, ne derece bağlı olduğunu bilmem şeklinde beyanda bulunduğu,
Tanık .........) soruşturma aşamasında alınan beyanında özetle; "2014-2015 öğretim yılında bir sene boyunca Kumluca ......... çalıştım. .........'i öğretmen olarak bilirim. Bana "......... dergimiz var, abone olun hocam" demişti. Ben olmak istemiyorum dedim. "Olun hocam" dedi, oldum şeklinde beyanda bulunduğu,
Tanık ......... beyanında özetle: Kolejde ......... hariç diğer öğretmenlerin tayine tabii olduklarını biliyorum, okulda toplantılar olurdu şeklinde beyanda bulunduğu,
Tanık ......... 13/12/2016 tarihinde Kumluca Emniyet Müdürlüğünde alınan beyanında özetle; "...çalıştığı ......... öğretmenlik yapan ... .........'i tanırım, bu kişiler cemaatin içerisinde yetişmiştir, haftada bir kez akşam yemeğinden sonra bazen sinema salonunda bazende kurucu odasında toplantılar düzenlerlerdi" şeklinde beyanda bulunduğu anlaşılmıştır.
Dosya içerisindeki sosyal güvenlik kayıtları, Bank ......... hesap özetleri, tanık beyanları, araştırma tutanağı, savunma ve tüm deliller birlikte değerlendirildiğinde; FETÖ/PDY örgütünün cemaat olarak adlandırıldığı dönemden beri sanığın örgüt içerisinde yer aldığı, örgüt ile bağlantılı kurumlarda çalıştığı, örgüt içi tayine tabii olduğu, en son Kumluca ......... çalışır iken erkek personele sohbet toplantıları düzenlediği, toplantıda .........'in kitaplarını okuduğu, ilçe imamı tarafından düzenlenen toplantılara katıldığı, okulda çalışan öğretmenleri sızıntı dergisine abone yaptığı, kurban ayında kurban bağışıyla ilgili çalışmalar yaptığı, örgütün finans kurumu olan Bank .........'da talimat dönemlerinden önce hesabı bulunmasına rağmen talimata uyarak 13.03.2014 tarihinde 3.00 TL 28.08.2014 tarihinde 450.00 TL katılım hesabı açtığı böylelikle eylemlerinde süreklilik, çeşitlilik ve yoğunluk unsurlarının bulunduğu, örgüt hiyerarşisine dahil olduğu, silahlı terör örgütüne üye olma suçunun unsurlarının oluştuğu anlaşılmakla sanığın mahkumiyetine yerine yazılı şekilde beraatine karar verilmesi;
Usul ve yasaya aykırı görülerek silahlı terör örgütüne üye olma suçundan sanık ......... hakkında verilen Antalya 2. Ağır Ceza Mahkemesi'nin 28/12/2018 Tarih, 2018/140 Esas, 2018/532 Karar sayılı ilamının 5271 sayılı CMK'nın 280/2-2. cümlesi uyarınca kaldırılmasına, Anayasanın 138/1. maddesi hükmü ile TCK’nun 61. maddesinde belirtilen ölçütler ve aynı Kanunun 3. maddesinde yazılı orantılılık ilkesi ile hak ve nesafet kuralları da gözetilerek uygun bir cezaya hükmedilmesi gerektiği cihetle, sanık hakkında ceza hükmü tesis edilirken temel cezanın belirlenirken alt sınırdan uzaklaşılmaksızın ceza tayin edilmiş, sanığın duruşma tutanaklarına yansıyan olumsuz bir davranış ve kişilik özelliği bulunmamakla sanık hakkında fiilden sonraki ve yargılama sürecindeki davranışları ile cezanın failin geleceği üzerindeki olası etkiler gözönünde bulundurularak takdiri indirim hükümleri uygulanmış ve silahlı terör örgütü üyeliği suçundan 5237 sayılı TCK'nun 314/2, 3713 sayılı Kanunun 3, 5/1, TCK'nun 62/1, 58/9 maddeleri uyarınca cezalandırılmasına dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi Yukarıda İzah Edildiği Üzere:
1-Silahlı terör örgütüne üye olma suçundan sanık ......... hakkında verilen Antalya 2. Ağır Ceza Mahkemesi'nin 28/12/2018 Tarih, 2018/140 Esas, 2018/532 Karar sayılı ilamının 5271 sayılı CMK'nın 280/2-2. cümlesi uyarınca KALDIRILMASINA,
2-Sanık .........'in üzerine atılı silahlı terör örgütü üyesi olmak suçunu işlediği sübuta erdiğinden sabit görülen eyleminde TCK'nın 61. maddesi dikkate alınarak, suçun işleniş biçimi, suçun işlenmesinde kullanılan araç, suçun işlendiği zaman ve yer, suç konusunun önem ve değeri, meydana gelen zarar ve tehlikenin ağırlığı, sanığın kastının ağırlığı, amaç ve saiki gözönüne alınarak 3713 sayılı kanunun 3/1. maddesi yollamasıyla eylemine uyan TCK'nın 314/2. maddesi gereğince takdiren 5 YIL HAPİS CEZASI İLE CEZALANDIRILMASINA,
3-Sanığa verilen cezanın, müsnet suçun 3713 s. Kanunun 3. maddesinde sayılan mutlak terör suçu olması nedeniyle aynı Kanunun 5/1 maddesi gereğince 1/2 oranında artırılarak 7 YIL 6 AY HAPİS CEZASI İLE CEZALANDIRILMASINA,
4-Sanığın duruşmada gözlemlenen tutum ve davranışları/duruşma tutanaklarına yansıyan olumsuz davranışının bulunmaması, geçmişi, verilen cezanın geleceği üzerindeki etkileri dikkate alındığında cezasından indirim yapılması gerektiği kanaatine varıldığından, hükmedilen cezasından 5237 sayılı TCK’nun 62/1 maddesi gereğince 1/6 oranında indirim yapılara......... YIL 3 AY HAPİS CEZASI İLE CEZALANDIRILMASINA,
5-Kasıtlı suçtan hapis cezasıyla mahkumiyetine hükmedilen sanığın, 5237 sayılı TCK'nın 53. maddenin 1. fıkrasında belirtilen haklardan, aynı maddenin 2. fıkrası ile 3. fıkranın ilk cümlesi gözetilmek suretiyle yoksun bırakılmasına,
6-Sanığa verilen cezanın TCK’nın 58/9 maddesi gereğince mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine ve cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbirinin uygulanmasına,
7-TCK'nın 63. maddesi uyarınca sanığın hükmün kesinleşmesinden önce gözaltında ve tutuklulukta geçen sürelerin cezasından mahsubuna,
8-Adli Emanetin 2018/11233 sırasında kayıtlı DVD'ler ile Adli Emanetin 2018/2309 sırasında kayıtlı CD ve DVD'ler ile A4 kağıda yazılı belgenin dosyada delil olarak saklanmasına,
9-Sanığın karar kesinleşinceye kadar 5271 Sayılı CMK'nın 109/3-a. maddesi gereğince YURT DIŞINA ÇIKIŞININ YASAKLANMASINA,
10-İlk derece Mahkemesince ve Dairemizce yapılan toplam 174,40 TL yargılama giderlerinin sanıktan tahsili ile hazineye gelir kaydına,
Yüze karşı verilen kararlarda verildiği tarihten, tarafların yokluğunda verilen kararlarda gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren on beş gün içerisinde Dairemize verilecek dilekçe ya da tutanağa geçirilmek üzere Dairemiz zabıt katibine beyanda bulunularak, yasa yoluna başvuracak kişi yargı sınırları dışında bulunuyor ise Dairemize ulaştırılmak üzere bulunduğu yerdeki nöbetçi ceza mahkemesine dilekçe verilerek ya da tutanağa geçirilmek üzere bulunduğu yer nöbetçi ceza mahkemesi zabıt katibine beyanda bulunularak, taraf ceza evinde bulunuyor ise Dairemize iletilmek üzere bulunduğu yer cezaevi müdürlüğüne bir dilekçe verilerek ya da tutanağa geçirilmek üzere tutuklu bulunduğu ceza infaz kurumu ve tutukevi müdürüne beyanda bulunarak Dairemiz kararına karşı Yargıtay TEMYİZ yasa yoluna müracaat edilebileceği hatırlatılarak oy birliği ile verilen karar, Cumhuriyet savcısının görüşüne uygun olarak Cumhuriyet savcısı (.........) ile sanık ve müdafinin yüzüne karşı tefhim edilerek açıkça okunup usulen anlatıldı. 29.09.2020 (¤¤)