Yerel Mahkemece verilen hükümlere karşı istinaf yoluna başvurulmakla, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
İstinaf başvurusunun reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
Ayrıntıları Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 26/09/2017 tarih, 2017/16.MD-956 esas, 2017/370 sayılı kararı ile onanarak kesinleşen Yargıtay 16. Ceza Dairesinin ilk derece Mahkemesi sıfatıyla verdiği 24/04/2017 tarih, 2015/3 esas, 2017/3 sayılı kararlarında da açıklandığı üzere ByLock iletişim sistemi FETÖ/PDY silahlı terör örgütü mensuplarının kullanmaları amacıyla oluşturulan ve münhasıran bu suç örgütünün bir kısım mensupları tarafından kullanılan bir ağ sistemi olduğu, örgüt talimatı ile bu ağa dahil olunduğunun ve gizliliği sağlamak için haberleşme amacıyla kullanıldığının şüpheden uzak, kesin kanaate ulaştıracak teknik verilerle tespit edilmesi halinde silahlı terör örgütüne üye olmak suçunun sübut bulacağı,
Yine ayrıntıları Yargıtay 16. Ceza Dairesinin 27/06/2018 tarih, 2018/1438 esas, 2018/2131 karar sayılı ilamı ve benzer ilamlarında da açıklandığı üzere; ByLock iletişim sisteminde bağlantı tarihi, bağlantıyı yapan IP adresi, hangi tarihler arasında kaç kez bağlantı yapıldığı, haberleşmelerin kimlerle gerçekleştirildiği ve içeriğinin ne olduğu tespit edilebilmesi halinde kişinin özel iletişim sisteminin bir parçası olacağı, ByLock kullanıcılarının tespitleri açısından operatörler tarafından tutulan CGNAT (HIS) kayıtları bir çeşit üst veri olması nedeniyle bir iz ve emare niteliği taşıdığı, tek başına kişinin gerçek Bylock kullanıcısı olduğuna işaret etmediği, bu nedenle kişinin örgütsel gizliliği sağlamak ve haberleşmek amacıyla bylock sistemine girdiğinin ve bu sistemi kullandığını USER-ID şifre ve grup elamanlarını içerir bylock tespit ve değerlendirme tutanağı ve CGNAT kayıtlarını içeren belgeler ile kesin olarak kanıtlanmasının zorunluğu olduğu, ancak ByLock iletişim sisteminin kullanılmasıyla birlikte suçun sübutu için yeterli olacak başkaca delillerin mevcut olması halinde Bylock tespit ve değerlendirme tutanağının bulunmamasının sonuca etkili olmayacağının belirlenmesine nazaran,
Somut olayda;
Tanık …….'ın 27/08/2016 tarihinde müdafii katılımı ile şüpheli sıfatıyla alınıp kovuşturma aşamasında ret ettiği ifadesinde; "...Afyonkarahisar'da öğretmen olarak görev yapan ve Fettullah Gülen yapılanmasında olduğunu bildiğim ….. isimli bir şahıs vardır. Ben bu şahsın diyalog imamı olduğunu biliyordum. Diyalog imamının yapılanmadaki görevi diğer cemaatlerle ve diyanetle olan ilişkileri düzenlemek, onların cemaate iyi gözle bakmasını sağlamak, tüm cemaatlerin birbirleriyle uyumlu bir şekilde faaliyet yürütmesini sağlamaktı. Bu şahıstan duyduğum kadarıyla kendisi diğer cemaatlerin önde gelenleriyle ve Müftülük yetkilileriyle haftada bir kahvaltılarda buluşurlarmış. …… isimli şahsın oğlu polis kolejini kazandığından bu görevi bırakmak istiyordu. Bu şahıs yanıma gelerek benim bu görev için uygun olduğumu İl İmamı olan ........ (K) isimli şahısla görüşmemi söyledi. Ben ........'e hitaben ''benim başıma iş açıp durma'' dedim ama bu görevi ne olduğunu öğrenme amacıyla ........ (K) isimli şahısla görüştüm. Bana diyolog imamının cemaatler arasında birlikteliği sağlayacağını, müslümanlık için hayırlı olacağını söyleyince bende iyi duygularla bu teklifi kabul ettim. Ben zaman zaman ........ isimli şahsın hafta da bir gün Afyonkarahisar ilinde FETÖ yapılanmasına müzahir faaliyet gösteren din görevlileri derneğinde yaptığı sohbetlere katılırdım. Burada Kuran-ı Kerim ve hadis tevsiri yapardık. Bu sohbetlere Diyanette çalışan ........ isimli şahıs, Diyanette görev yapan ........ isimli şahıslar katılırdı. Birkaç kez de Vayiz olan ........ ile ........ isimli şahıslarda gelmişti. Bu toplantılarda yapılan dini konuşmaların ağır olması sebebiyle ben gitmekten vazgeçtim. ........, ........, ........ isimli şahıslar yapılanma içerisinde sohbet hocalarına verilen eğitimlere katılan sohbet hocalarıdır. Buralara birkaç kez de ........ isimli şahıs benim gibi ders vermeye gelirdi...” şeklinde beyanlarda bulunarak sanığın FETÖ/PDY silahlı terör örgütünün Afyonkarahisar İli yapılanması içerisinde diyanet ve diğer cemaatlerle ilişkileri düzenleyen diyolog imamı konumunda olduğunu belirtmesi,
İlk derece mahkeme tarafından tanıklığına başvurulmak istenip bulunamaması nedeniyle tanıklığına başvurulamayan ........'in 23/09/2016 tarihinde müdafii katılımı ile şüpheli sıfatıyla alınan ifadesinde; "...Yapılanma içerisinde diyalog imamı olarak tabir edilen bir yapı mevcuttur. Bu imamın görevi diğer cemaatlerle ve gruplarla ilişkileri düzenlemektir. Afyonkarahisar İli yapılanmasında diyalog imamı..........." şeklinde beyanlarda bulunarak tanık ........'ın inkar ettiği kolluk ifadesindeki beyanlarını teyit eder şekilde sanığın Afyonkarahisar İli yapılanması içerisinde diğer cemaatler ve gruplarla ilişkileri düzenleyen diyolog imamı olduğunu belirtmesi,
Tanık ........'ın 07/09/2016 ve 29/11/2016 tarihlerinde müdafii katılımı ile şüpheli sıfatıyla alınan ve ilk derece mahkemede doğruladığı ifadesinde; ''...2014 yılına kadar birkaç kez Afyonkarahisar ilinde düzenlenen sohbet toplantılarına katılmıştım.... Bu sohbetlerde daha önce hastam olması vesilesiyle tanıdığım ........ isimli şahsıda birkaç kez görmüştüm. 2011-2013 17/25 Aralık sürecine kadar ........ isimli şahsın sohbet hocalığında benimle birlikte ........ (Park Hastanesinde Doktor), ........ (Fuar Hastanesinde Doktor) isimli arkadaşlarımla birlikte 1-2 ayda bir kez bir araya geldiğimiz olurdu. Başka arkadaşlarım da katıldı, ancak şu an isimlerini hatırlamıyorum. Ancak fotoğraf gösterilmesi halinde belki teşhis edebilirim. Sohbetlerimiz esnasında sohbet hocası olan ........ ve ........ isimli şahıslar Kuran-ı Kerim, meali ve Risale okunur, yemek yenerek çay içilirdi. Bu sohbetlerimiz kapatılan ........ Dershanesinde olurdu. ........ isimli şahsı ise hastam olması sebebiyle sık sık yanıma gelmesi ile tanırım” şeklinde beyanda bulunarak kendisinin de aralarında bulunduğu bir grup hekiminin sohbet toplantısı adı altında yapılan örgütsel toplantılarında sohbet hocalığını sanığın yaptığını belirtmesi,
Tanık ........nın 15/03/2016 tarihinde Afyonkarahisar Cumhuriyet Başsavcılığında alınan ifadesinde sanığın ........'ın her pazartesi yapılan toplantılarında sohbet hocalığı yaptığı ve ........ ile birlikte kendisini mütevelli yaptığı yönünde beyanlarda bulunması,
Tanık ........'in tanık sıfatıyla Afyonkarahisar Cumhuriyet Başsavcılığında alınan 02/03/2016 tarihli, ........'in ise Afyonkarahisar KOM Şube Müdürlüğünde bilgi sahibi sıfatıyla alınan 04/03/2016 tarihli ifadelerinde; Sanığın, ........ okulunda herhangi bir görevi olmamasına rağmen pazartesi günleri yapılan toplantılara konuşmacı olarak katıldığı, Afyonkarahisar'ın ileri gelenlerine Fetullah Gülen ve hizmet hareketi ile ilgili vaaz verip video gösterimi yaptığı yönünde beyanlarda bulunmaları,
........ Ç.'nin 08/11/2016 tarihinde müdafii katılımı ile şüpheli sıfatıyla alınan ifadesinde; “17/25 Aralık sürecinden önce zaman zaman dini konularda sohbet etmek amacıyla müsait olan evlerde ve İmam Hatip'de konferans salonunda toplanırdık. Burada kuran, risale ve mevlit okunur, bazen de Fetullah Gülen'in kitaplarından bölümler okunarak CD'leri izlenirdi. Sadece Fetullah Gülen ile ilgili değildi. Başka din adamlarının da kitapları ya da onlarla ilgili sohbetler de olurdu. Benimle birlikte sohbetlere katılanlar hatırladığım kadarıyla; ..., ........ (sohbetlerde dua ederdi),.... Gurubumuzun belli bir sohbet hocası yoktu...” şeklinde beyanda bulunarak sanıkla birlikte sohbetlere katıldığını belirtmesi,
........'ün 15/11/2017 tarihinde Bolvadin Cumhuriyet Başsavcılığında müdafii katılımı ile şüpheli sıfatıyla alınan ifadesinde; 2009 yılında ........'nın daveti ile Suriye gezisinde katıldığını, ........, ........ ve ........ isimli kişileri bu gezide tanıdığını, bu kişilerin FETÖ ile bağlantılarını gezide örendiğini, geziye gittikleri minibüste Fetullah Gülen'i öven konuşmaların yapıldığını, sohbetleri ........ isimli öğretmenin yaptığını, kendi izlenimine göre ........'nın Afyon'dan gelen ekibin lideri konumunda olduğunu beyan etmesi,
Sanığın, ev aramasında FETÖ/PDY silahlı terör örgütü yöneticisi Fetullah Gülen'e ait 2 adet teyp kasetinin ele geçirilmesi,
Sanığın, terör örgütüne müzahir Tacikistan'da faaliyet yürüten okulda 1993-2000 yılları arasında öğretmenlik yapıp, örgüte müzahir şirketlerde sosyal güvenlik kaydının bulunması,
Sanığın, terör örgütü ile iltisaklı sendikal faaliyet yürüten ........ Sen üyesi olması,
Sanığın, 30/10/2019 ve 24/01/2013 tarihlerinde FETÖ/PDY silahlı terör örgütünün Afyonkarahisar İli yapılanmasında faaliyet yürüten şahıslarla yurt dışı gezilerine gitmesi,
Sanığın, FETÖ/PDY silahlı terör örgütü yöneticisi Fetullah Gülen'in talimatı sonrasında, terör örgütünün finansal ayağını oluşturan Bank ........ nezdinde 03/01/2014 tarihinde 11.000,00 TL, 13/01/2014 tarihinde 2.700,00 TL, 24/01/2014 tarihinde 7.000,TL, 30/01/2014 tarihinde 6.000,00 TL, 20/03/2014 tarihinde 12.000,00 TL, 15/04/2014 tarihinde 2.500,00 TL, 11/02/2015 tarihinde 65.000,00 TL katılım hesapları açtırıp hesap hareketlerinin öğretmen olan sanığın sosyal ve ekonomik konumuna nazaran mutad bankacılık işlemleri vasfında olmaması,
HIS (CGNAT) sorgu sonuçlarına göre sanığın adına kayıtlı ........ numaralı GSM hattı ve ........ imei numaralı cep telefonu ile ........ hedef IP, 443 hedef port üzerinden 22/12/2015, 23/12/2015 ve 01/01/2016 tarihleri arasında Afyonkarahisar İli merkezinde bulunan baz istasyonları kullanılarak 1017 kez FETÖ/PDY silahlı terör örgütü mensuplarının kullanmaları amacıyla oluşturulan ve münhasıran bu suç örgütünün bir kısım mensupları tarafından kullanılan ByLock iletişim sistemine erişim sağlandığının tespit edilmesi,
ByLock iletişim sistemine erişim sağlandığı sırada kullanılan ........ imei numaralı cep telefonun sanığın ev aramasında ele geçirilmesi,
26/02/2018 tarihli bilirkişi raporu kapsamında sanık adına kayıtlı ........ numaralı GSM hattıyla 22/12/2015 ve 23/12/2015 tarihlerinde ByLock serverlarına bağlanırken kullanılan baz istasyonları ile aynı hatla HTS kayıtları kapsamında kurulan iletişim sırasında kullanılan baz istasyonlarının örtüştüğünün tespit edilmesi hep birlikte değerlendirildiğinde sanık üzerine atılı suçun sabit olup Bylock tespit ve değerlendirme tutanağının bulunmamasının suçun sübutu bakımından sonuca etkili olmadığı değerlendirildiğinden davanın yeniden görülmesi nedeni yapılmamıştır.
Sanık hakkında yapılan yargılama sonunda; eyleminin oluşa, soruşturma ve kovuşturma sonuçlarına uygun şekilde belirlenip suç niteliğinin tayin edildiği, sanığın savunmalarının yeterli yasal gerekçe gösterilerek reddedildiği, verilen hükmün usul ve yasaya uygun olduğu, cezanın kanuni sınırlar içinde uygulandığı anlaşılmakla;
Sanık ve müdafiinin ileri sürdüğü istinaf istemi yerinde görülmediğinden, CMK'nun 280/1-a. maddesi ilk cümlesi uyarınca İSTİNAF BAŞVURUSUNUN ESASTAN REDDİNE,
Kararın bir örneğinin Antalya Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet Başsavcılığına gönderilmesine, bir örneğinin de istinaf başvurusunda bulunana tebliğine,
Cumhuriyet Başsavcılığı yönünden kararın geliş tarihinden, istinaf başvurusunda bulunan yönünden ise tebliğ tarihinden itibaren on beş gün içerisinde hükmü veren Dairemize bir dilekçe verilmesi ya da zabıt kâtibine beyanda bulunup tutanak tutturup hâkime onaylatmak veya bir başka ilk derece ceza mahkemesi ya da bölge adliye mahkemesi ceza dairesi aracılığıyla dilekçe gönderilmek, ilgilinin cezaevinde bulunması halinde ceza infaz kurumu ve tutukevi müdürüne beyanda bulunmak veya bu hususta bir dilekçe vermek suretiyle, 5271 sayılı CMK'nun 286. maddesi uyarınca TEMYİZ kanun yolu açık olmak üzere 03/01/2019 tarihinde oybirliğiyle karar verildi. (¤¤)