Yukarıda açık kimliği yazılı sanık hakkında Dairemizce yapılan yargılama sonunda aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
İDDİA:
Manavgat Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 12/04/2018 tarih ve 2018/3464 soruşturma 2018/1625 Esas ve 2018/1418 numaralı iddianamesi ile, sanığın üzerine atılı Cumhurbaşkanına hakaret suçundan cezalandırılması istemiyle Manavgat 2. Asliye Ceza Mahkemesi'ne kamu davası açıldığı anlaşılmıştır.
Manavgat 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 28/06/2018 tarih, 2018/204 esas - 2018/201 karar sayılı dosyasında yapılan yargılama sonunda; sanığın üzerine atılı Cumhurbaşkanına hakaret suçunu işlediği gerekçesiyle CMK'nun 223/2-b. maddesi uyarınca beraatine karar verilmiş, bu karara karşı o yer Cumhuriyet savcısı tarafından istinaf talebinde bulunulmuş olduğundan dosya Dairemize gönderilmiştir.
SAVUNMA:
Sanık yerel Mahkemede alınan savunmasında: "Daha önce soruşturma aşamasında vermiş olduğum savunmalarımı tekrar ederim, facebook profili üzerinden yapılan paylaşımlar bana aittir, ancak hakaret etme kastım yoktur, eleştiri amacı ile paylaşmıştım, cahilce bir iş yaptım, pişmanım, bu olaydan sonra profiilimi de kapattım, bir daha sosyal meyda sayfasını kullanmadım, ayrıca bunun suç olduğunu bilmiyordum, öncelikle beraatimi, mahkeme aksi kanaatte ise hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilmesini talep ederim, katılma talebi hususunda takdir mahkemenindir" şeklinde beyanda bulunmuştur.
Sanığın savunması Dairemizce kayıt altına alınmış olup buna ilişkin çözümleme tutanağı dosya içerisine konulmuştur.
DELİLLER:
1-Yukarıda açıklanan sanık savunmaları,
2-.... sosyal paylaşım sitesi ekran çıktıları
3-Araştırma tutanağı
4-Sanığa ait nüfus ve adli sicil kaydı,
5-Manavgat 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 2018/204 esas sayılı dosyasında yapılan yargılama ve tüm dosya kapsamından ibarettir.
İSTİNAF İSTEMİ:
O yer Cumhuriyet savcısı, yerel mahkeme kararının usul ve yasaya aykırı olduğundan bahisle istinafta bulunarak yerel mahkeme kararının bozulmasını talep etmiştir.
CUMHURİYET SAVCISI ESAS HAKKINDAKİ GÖRÜŞÜNDE:
Cumhuriyet savcısı Dairemizde yapılan yargılama sırasında alınan esas hakkında mütalaasında; "Manavgat 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 28/06/2018 tarih 2018/204 (E) ve 2018/201 (K) sayılı kararı ile sanık ....hakkında Cumhurbaşkanına Hakaret suçundan netice itibari ile verilen beraat hükmünün o yer Cumhuriyet Savcısı tarafından istinaf edilmesi üzerine açılan duruşmada;
Sanığın facebook adlı sosyal paylaşım sitesinde, 13/10/2017 tarihinde sayın Cumhurbaşkanının FETÖ elebaşının elini öper şekilde fotomontaj tekniği ile oluşturulmuş ve üzerinde "Biz ....'e karşıyız diyen terbiyesiz kendini bilmez hadsiz ucuz" yazılı fotoğrafın bulunduğu görselin altında "BU EL ETEK ÖPENİ TANIYAN VARMI," şeklinde, üstünde ise "Biz ....'e karşıyız diyen terbiyesiz kendini bilmez hadsiz ucuz" şeklindeki yazıyı, 13/10/2017 tarihinde Sayın Cumhurbaşkanının kafa kısmının taht üzerinde bacak bacak üstüne atmış birinin kafa kısmına fotomontaj tekniği ile oluşturulmuş ve üzerinde "...." yazılı görselin üstündü "...." şeklindeki yazıyı, 13/10/2017 tarihinde Sayın Cumhurbaşkanının TBMM kürsüsünde yaptığı bir konuşma sırasında çekilen fotoğrafın bulunduğu videonun yanında "...." yazılı görseli, 2017 yılı içerisinde "....? Ona kim kucak açar?" şeklindeki paylaşımları ile Cumhurbaşkanına Hakaret ettiği anlaşılmakla;
Mahkemenin kararının kaldırılarak, sanığın eylemine uyan TCK 299/1, 2, 43/1, 53/1 maddeleri ile cezalandırılmasına" karar verilmesini kamu adına talep ve mütalaa etmiştir.
DELİLLERİN TARTIŞILMASI VE DAİREMİZİN KABULÜ:
Yukarıda belirtilen tüm deliller, yapılan yargılama ve dosya kapsamına göre;
Manavgat 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 28/06/2018 tarih, 2018/204 esas - 2018/201 karar sayılı hükmü ile; "sanığın, cumhurbaşkanına hakaret suçunun unsurları oluşmadığından, suçu işlemediğinin sabit olması nedeniyle 5271 sayılı CMK'un 223/2-b maddesi gereğince sanığın beraatine" karar verilmiş,
Dairemizce sanığın paylaşımlarının Cumhurbaşkanına hakaret suçunun yasal unsurları itibariyle oluşup oluşmadığının tartışılarak değerlendirilmesi bakımından 5271 Sayılı Kanunun 280/1-c maddesi uyarınca davanın yeniden görülmesine ve duruşma hazırlığı işlemlerine başlanmasına karar verilmiştir.
Cumhurbaşkanına hakaret suçunun düzenlendiği, TCK'nın 299. maddesinde;
“(1) Cumhurbaşkanına hakaret eden kişi, bir yıldan dört yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.
(2) Suçun alenen işlenmesi halinde, verilecek ceza altıda biri oranında artırılır.
(3) Bu suçtan dolayı kovuşturma yapılması, Adalet Bakanlığı'nın iznine bağlıdır.” hükmü düzenlenmiştir.
Cumhurbaşkanına hakaret suçuna ilişkin Yargıtay 16. Ceza Dairesi'nin 22.06.2016 tarih ve 2016/1480 Esas, 2016/4444 Karar sayılı ilamında;
"T.C. Anayasasının 104/1 maddesine göre, Cumhurbaşkanı devletin başıdır ve bu sıfatla Türkiye Cumhuriyetini ve Türk Milletinin birliğini temsil eder. Bu nedenledir ki Cumhurbaşkanına hakaret suçu, kişilere ve şerefe karşı suçlar içerisinde değil Devlete karşı işlenmiş suçlar bölümünde düzenlenerek Devleti temsil eden Cumhurbaşkanlığı makamının saygınlığının korunması amaçlanmıştır. Devlete karşı işlenen suçlardan bir kısmının gerçek mağdurunun makamı temsil eden gerçek kişi olmakla birlikte, devlete ilişkin hukuki yararın korunması, kişiye nazaran daha üstün tutulmuştur.
Suç doğrudan doğruya Cumhurbaşkanı olan kişiye karşı işlenmekte ise de, suçla korunan ve bu nedenle ihlal edilen hukuki değer devletin siyasal iktidar yapısıdır. (Özek, Siyasi İktidar Düzeni ve Fonksiyonları Aleyhine Cürümler, İst 1967 s. 10)
Ceza himayesinin konusu Devlet kuvvetlerinin korunmasıdır. (Faruk Erem, Türkiye Barolar Birliği Dergisi 1991/1, Manzini V trattato di diritto penale İtaliano, IV (Torino,1926 s. 198)
Suçun faili herkes olabilir. Cumhurbaşkanlığı sıfatı seçimle değil andiçmeyle başlar. Suçun görevin devamı sırasında işlenmesi gereklidir. (CGK 02.04.1990 tarih 84/106 sy karar)
Hakaret, bir kişiye onur, şeref ve saygınlığını rencide edebilecek şekilde bir fiil veya olgu isnat etmek veya sövmek suretiyle; onur, şeref ve saygınlığa saldırılmasıdır.
Eylemin yüze karşı ya da yoklukta işlenmesi arasında fark yoktur. Gıyapta hakarettin varlığı için belirli sayıda kişiyle ihtilat ögesi aranmadığından, failin bir kişinin duyabileceği şekilde yoklukta hakaret etmesi halinde suç oluşur. (Yaşar-Gökçan-Artuç, TCK.6.cilt, 2.baskı s. 8628)
Serbest hareketli suç olup, sözler, imalı şarkılar, yazı, çizim, resim, nefreti gösteren hareketler ve bunun gibi davranışlarla işlenebilir. Aynı şekilde, telefonla, mektupla, basın yayın araçları veya medya yoluyla diğer iletişim araçlarıyla gerçekleştirilmesi de olanaklıdır. ( CGK. 13.4.1999, 9-50/61 sayılı karar)
Manevi unsur genel kastır. Mağdurun sıfatı bilinerek hareket edilmelidir. Saikin siyasi olması şart değildir. Cumhurbaşkanlığı sıfat veya vazifesiyle alakalı saike de lüzum yoktur. (Erem, Adı geçen makale)
Hakaret suçları ifade özgürlüğünü sınırlayan hallerden bir tanesidir. Doğal haklardan kabul edilen ifade hürriyeti, çoğulcu demokrasilerde vazgeçilmez ve devredilmez bir niteliğe sahiptir. İfade hürriyeti insanın özgürce fikirler edinebilme, edindiği fikir ve kanaatlerinden dolayı kınanmama, bunları meşru yöntemlerle dışa vurabilme imkan ve özgürlüğüdür. Temel hak ve özgürlüklerden olan bu hak birçok uluslararası belgeye anayasa ve yasalara konu oluşturmuştur.
Avrupa İnsan Hakları Evrensel Bildirgesinin 19. maddesinde, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin 10/1. maddesinde, T.C. Anayasasının 25 ve 26. maddelerinde ifade özgürlüğüne yer verilmiş olup, birbirlerine benzer şekilde; “Herkes görüşlerini açıklama ve anlatım özgürlüğüne sahiptir. Bu hak, kanaat özgürlüğü ile kamu otoritelerinin müdahalesi ve ülke sınırları söz konusu olmaksızın haber veya fikir almak ve verme özgürlüğünü de içerir.” biçiminde ifade edilmiştir.
Ancak; ifade hürriyetinin sonsuz ve sınırsız olmadığı kısıtlıda olsa sınırlandırılmasının gerekeceği uluslararası ve ulusal alanda normlara konu edilmiştir.
Bu cümleden olarak uluslararası alanda İnsan Hakları Avrupa Sözleşmesinin 10/2. maddesinde; “kullanılması görev ve sorumluluk yükleyen bu özgürlükler, demokratik bir toplumda, gerekli tedbirler niteliğinde olarak ... başkalarının şöhret ve haklarının korunması ... için yasayla öngörülen bazı merasime, koşullara sınırlamalar veya yaptırımlara bağlanabilir.”
Anayasanın 26/2. maddesinde “Bu hürriyetlerin kullanılması ... başkalarının şöhret veya haklarının ... korunması amaçlarıyla sınırlanabilir.” denilmiştir.
Özet olarak sınırlama veya müdahale için; yasal bir düzenleme, sınırlamanın meşru bir amacı ve nedenlerinin bulunması, sınırlamanın meşru amaçla orantılı ve önlemin demokratik toplum bakımından zorunlu olması gerekmektedir.
Demokratik bir toplumun zorunlu temellerinden birini ve toplumun ilerlemesi ve bireyin özgüveni için gerekli temel şartlardan birini teşkil eden ifade hürriyeti sadece kabul gören veya zararsız veya kayıtsızlık içeren bilgiler veya fikirler için değil aynı zamanda kırıcı, şok edici veya rahatsız edici olanlar içinde geçerlidir. Bunlar demokratik bir toplumun olmazsa olmaz tolerans ve hoşgörüsünün gerekleridir. (Tezcan, Erdem Sancaktar, Türkiyenin İnsan Hakları sorunu 2. baskı s. 462)
Ne var ki; iftira, küfür, onur, şeref ve saygınlığı zedeleyici söz ve beyanlar, müstehcen içerikli söz, yazı, resim ve açıklamalar, savaş kışkırtıcılığı, hukuk düzenini cebir yoluyla değiştirmeye yönelen, nefret, ayrımcılık, düşmanlık ve şiddet yaratmaya yönelik bulunan ifadeler ise düşünce özgürlüğü bağlamında hukuki koruma görmemekte, suç sayılmak suretiyle ceza yaptırımlarına bağlanmaktadır.
Bu doğrultuda Cumhurbaşkanına hakaret suçları da 5237 sy. TCK 299. maddesinde yaptırıma bağlanmıştır. Suçun koruduğu hukuki yarar yukarıda da izah edildiği üzere Cumhurbaşkanının şeref ve saygınlığıdır. Bu suçun oluşumu için “Onun sosyal değeri konusunda kendisinin veya toplumun düşünce veya duyguları sarsıcı fiil veya sıfatlar isnat veya izafe edilmelidir. Ne tür hareketlerin şeref ve itibari ihlal edici olduğu, toplumda hakim olan ortalama düşünüş ve anlayışa göre belirlenmelidir, bunun tayininde ölçü bireyin özel duyarlılığı değildir. Bu itibarla basit bir saygısızlık hakaret ve sövme olarak nitelendirilemez” (Erman, hakaret ve sövme suçları s. 80 vd)
Bir eylemin hukuk düzeni tarafından cezalandırılması ancak onu hukuka uygun kılan diğer bir anlatımla hukuka aykırılığı ortadan kaldıran bir nedenin bulunmamasına bağlıdır. İfade hürriyeti, basın özgürlüğü gibi bir hakkın kullanmasına ilişkin hukuka uygunluk nedenleri mevcut ise, hukuk düzeni tarafından kişi cezalandırılmayacaktır. Ancak, eleştiri hak ve görevi kötüye kullanmamalı, yazıda küçültücü, incitici, abartılı sözlerden kaçınılmalıdır. Sayılan öğelerden birinin olması halinde haber verme ve eleştiri hakkından söz edilmeyecek, eylem hukuka aykırı olacaktır.
Siyasiler, üst düzey bürokratlar ile kamuya mal olmuş kişiler, diğer insanlara nazaran ağır eleştirilere daha fazla katlanmak zorunda oldukları demokratik toplumlarda geniş bir kabul görmüştür. Ancak eleştiri kırıcı, şok edici ya da rahatsız edici olsa bile hakarete varmamalıdır, zira hiçbir kimse hakarete katlanmak zorunda değildir. İfade hürriyeti bakımından eleştiri ile hakaret arasındaki ince çizgi toplumda hakim olan ortalama düşünüş ve anlayışa göre, kişilerin ifade hürriyeti ile mağdurun birey olarak onur ve şerefi arasındaki dengede gözetilmek suretiyle hakim tarafından belirlenmelidir. Kaba sövme hiçbir koşulda eleştiri olarak kabul edilmemelidir. Türk toplumunun önemli bir kesiminin kendilerini siyasi liderlerle özdeşleştirdiği bu kişiler yapılan ve kamuya yansıyan hakaretlerin kendilerine yapılmış gibi tepkilere sebebiyet verip toplumdaki kutuplaşmayı artırdığı, adi olaylarda dahi birçok öldürme ve nitelikli yaralama ile sona eren eylemlerin başlangıcında hakaret ve sövme fiillerinin olduğu gözetildiğinde, bu fiillerin yaptırımsız bırakılmasının demokratik toplum düzenini bozacağı gözden uzak tutulmamalıdır..." denilmiştir.
Tüm bu açıklamalar karşısında somut olay değerlendirildiğinde;
Sanığın, kullanımında olan .... isimli sosyal paylaşım sitesi üzerinden kendisine ait profilinde 13.10.2017 tarihinde Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı ....'ın, FETÖ Terör Örgütü Liderinin elini öper şeklindeki fotoğrafı paylaşıp "Biz ....'e karşıyız diyen terbiyesiz kendini bilmez hadsiz ucuz" şeklinde paylaşım yaptığının ve bu görsel paylaşımın altında "BU EL ETEK ÖPENİ TANIYAN VAR MI" şeklinde paylaşım yaptığının, 13.10.2017 tarihinde Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı ....'a ait fotoğraf üzerine "...."yazarak paylaşım yaptığının, 13.10.2017 tarihinde Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı ....'ın, TBMM kürsüsünde yaptığı konuşmaya ilişkin "Tayyip ve .... Benzerliği" başlıklı videoyu paylaştığının tespit edildiği, sanığın alınan savunmasında bahse konu sosyal medya paylaşımını kendisinin yaptığını açıkça ikrar ettiği;
Sanığın paylaşımlarında Cumhurbaşkanına yönelik aşağılayıcı onur, şeref ve saygınlığı zedeleyici şekilde eylemlerde bulunmak suretiyle hakaret ettiği yönünde Dairemizde tam bir vicdani kanı oluşmuş olup, yerel Mahkemece sanığın üzerine atılı suçtan cezalandırılması yerine beraatine dair yazılı şekilde hüküm kurulması;
Usul ve yasaya aykırı görülerek, Cumhuriyet savcısının istinaf isteminin kabulü ile; Manavgat 2. Asliye Ceza Mahkemesinin sanık .... hakkındaki Cumhurbaşkanına hakaret suçundan verilen 28/06/2018 tarih, 2018/204 esas - 2018/201 karar sayılı ilamının 5271 sayılı CMK'nın 280/2-2. cümlesi uyarınca kaldırılmasına, sanığın üzerine atılı Cumhurbaşkanına hakaret suçunu işlediği sübuta erdiğinden eylemine uyan TCK'nın 299/1. maddesi uyarınca, aynı kanunun 3/1. ve 61. maddelerinde belirtilen; fiilin ağırlığı, suçun işleniş biçimi, suçun işlendiği yer ve zaman, failin kasta dayalı kusurunun ağırlığı dikkate alınarak takdiren 1 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, sanığın eylemini alenen işlediği anlaşıldığından TCK'nun 299/2 maddesi uyarınca hakkında verilen cezada 1/6 oranında arttırım yapılarak sanığın 1 yıl 2 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, sanığın aynı kişiye karşı birden fazla suç işlemesine karşın zincirleme suç hükümleri uyarınca hepsinin tek suç sayılmasına ancak hükmedilen cezanın TCK.nun 43/1. maddesi uyarınca 1/4 oranında artırılarak 1 yıl 5 ay 15 gün hapis cezasıyla cezalandırılmasına, sanığın fiilden sonraki ve yargılama sürecindeki davranışları, verilen cezanın sanığın geleceği üzerindeki olası etkileri dikkate alınarak TCK'nın 62/1. maddesi gereğince verilen cezadan takdiren 1/6 oranında indirim yapılarak 1 yıl 2 ay 17 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, sanığın daha önce kasıtlı bir suçtan mahkûmiyetinin bulunmaması, Dairemizce sanığın kişilik özellikleri ile duruşmadaki tutum ve davranışları göz önünde bulundurularak yeniden suç işlemeyeceği hususunda kanaate varılması, hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasını kabul etmesi ve suç nedeniyle maddi bir zararın bulunmaması nedeniyle 5271 sayılı Yasanın 231/5. maddesi uyarınca hakkındaki hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar vermek gerekmiş aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi Yukarıda İzah Edildiği Üzere:
1-Manavgat 2. Asliye Ceza Mahkemesinin sanık .... hakkındaki Cumhurbaşkanına hakaret suçundan verilen28/06/2018 tarih, 2018/204 esas - 2018/201 karar sayılı ilamının 5271 sayılı CMK'nın 280/2-2. cümlesi uyarınca KALDIRILMASINA,
2-Sanık ....'un üzerine atılı Cumhurbaşkanına hakaret suçunu işlediği sübuta erdiğinden eylemine uyan TCK'nın 299/1. maddesi uyarınca, aynı kanunun 3/1. ve 61. maddelerinde belirtilen; fiilin ağırlığı, suçun işleniş biçimi, suçun işlendiği yer ve zaman, failin kasta dayalı kusurunun ağırlığı dikkate alınarak takdiren 1 YIL HAPİS CEZASI İLE CEZALANDIRILMASINA,
3-Sanığın eylemini alenen işlediği anlaşıldığından TCK'nun 299/2 maddesi uyarınca hakkında verilen cezada 1/6 oranında arttırım yapılarak sanığın 1 YIL 2 AY HAPİS CEZASI İLE CEZALANDIRILMASINA,
4-Sanığın aynı kişiye karşı birden fazla suç işlemesine karşın zincirleme suç hükümleri uyarınca hepsinin tek suç sayılmasına ancak hükmedilen cezanın TCK.nun 43/1. maddesi uyarınca 1/4 oranında artırılarak 1 YIL 5 AY 15 GÜN HAPİS CEZASIYLA CEZALANDIRILMASINA,
5-Sanığın fiilden sonraki ve yargılama sürecindeki davranışları, verilen cezanın sanığın geleceği üzerindeki olası etkileri dikkate alınarak TCK'nın 62/1. maddesi gereğince verilen cezadan takdiren 1/6 oranında indirim yapılara.... YIL 2 AY 17 GÜN HAPİS CEZASI İLE CEZALANDIRILMASINA,
6-Kasıtlı suçtan hapis cezasıyla mahkumiyetine hükmedilen sanığın, 5237 sayılı TCK'nın 53. maddenin 1. fıkrasında belirtilen haklardan, aynı maddenin 2. fıkrası ile 3. fıkranın ilk cümlesi gözetilmek suretiyle yoksun bırakılmasına,
7-Sanığın daha önce kasıtlı bir suçtan mahkûmiyetinin bulunmaması, Dairemizce sanığın kişilik özellikleri ile duruşmadaki tutum ve davranışları göz önünde bulundurularak yeniden suç işlemeyeceği hususunda kanaate varılması, hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasını kabul etmesi ve suç nedeniyle maddi bir zararın bulunmaması nedeniyle 5271 sayılı Yasanın 231/5. maddesi uyarınca hakkındaki HÜKMÜN AÇIKLANMASININ GERİ BIRAKILMASINA,
8-Sanığın, CMK'nun 231/8 maddesi uyarınca BEŞ YIL SÜRE İLE DENETİME TABİ TUTULMASINA, sanığın şahsi ve sosyal durumu göz önüne alınarak hakkında takdiren DENETİMLİ SERBESTLİK TEDBİRİ UYGULANMASINA YER OLMADIĞINA, CMK'nun 231/10-11 maddeleri uyarınca denetim süresi içerisinde kasıtlı bir suç işlemediği ve denetimli serbestlik tedbirlerine uygun davrandığı takdirde açıklanması geri bırakılan hükmün ortadan kaldırılarak davanın düşmesine karar verileceği, aksi halde mahkemenin hükmü açıklayacağı hususunun sanığa ihtar edilmesine (edildi)
9-Katılan kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT gereğince 1980 TL ücreti vekalet ile sanıktan alınarak katılana verilmesine,
10-Aşağıda dökümü yapılan ...........-TL yargılama giderinin sanıktan tahsili ile hazineye gelir kaydına,
5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunun 268 inci maddesi uyarınca kararın tebliğ tarihinden itibaren 7 gün içerisinde, Dairemize verilecek dilekçe veya tutanağa geçirilmek üzere zabıt kâtibine beyanda bulunmak veyahut da bir başka İlk Derece Ceza Mahkemesi veya Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesi aracılığıyla dilekçe gönderilmek suretiyle Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesi tarafından incelenmek üzere İTİRAZ kanun yolu açık olmak üzere iddia makamının talebine uygun, sanık, sanık müdafii ve katılan vekilinin yüzlerine karşı iddia makamında Cumhuriyet savcısı ….. (….)'ün yüzüne karşı oybirliğiyle karar verildi.05/02/2019 (¤¤)