Yukarıda açık kimliği yazılı sanıklar hakkında Dairemizce yapılan yargılama sonunda aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
İDDİA:
Burdur Cumhuriyet Başsavcılığının 17.01.2017 tarih ve 2017/71 esas sayılı iddianamesi ile sanıkların 3713 sayılı Yasa'nın 5/1 maddesi yollamasıyla 5237 sayılı TCK'nun 314/3 ve 220/6 maddeleri delaletiyle 5237 sayılı TCK'nun 314/2, 53/1-2, 58/9, 63 maddeleri uyarınca cezalandırılmaları istemi ile Burdur Ağır Ceza Mahkemesine kamu davası açıldığı anlaşılmıştır.
Burdur Ağır Ceza Mahkemesinin 12/07/2017 tarih, 2017/18 esas - 2017/191 karar sayılı dosyasında yapılan yargılama sonunda; sanıkların üzerine atılı silahlı terör örgütüne üye olma suçundan 314/2, 3713 sayılı yasanın 5, TCK'nun 62/1, 53, 58, 63. maddeleri uyarınca ayrı ayrı 6 yıl 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmalarına karar verilmiş, bu karara karşı sanıklar müdafi tarafından istinaf talebinde bulunulmuş olduğundan dosya Dairemize gönderilmiştir.
SAVUNMA:
Sanık ...., yerel Mahkemede alınan savunmasında:"...üzerime atılı suçu kesinlikle kabul etmiyorum. Böyle bir örgüt ile kesinlikle ve kesinlikle herhangi bir zamanda üyeliğinde bulunmadım. Üzerime .... kaydı dışında herhangi bir suç teşkil edecek bir suçlama yoktur. Bu .... kadının da nasıl çıktığını bilmiyorum. Bu kayıtla yada bu programı kullanarak suç delili teşkil edecek hiçbir şey yapmadım. Söyleceklerim bu kadar, tahliyemi talep ediyorum. Ben dershanesine 2004 yılında gittim. Daha sonrasında da KYK'da kaldım. Daha sonrasında yurtlarında falan hiçbir yerde kalmadım. Dershaneden sonra hiçbir yerine gitmedim. Dershaneye de 1 yıl gittim. Benimle ilgili bir şekilde bir irtibat sağlama kesinlikle olmadı. Kesinlikle .... kullanmadım. Dediğim gibi bu kaydın telefonumda nasıl çıktığını gerçekten bilmiyorum. Bu kaydın nasıl çıktığını, mesajlar elinizde döküman varsa gerçekten merak ediyorum. Kesinlikle kullanmadım. Suçlamaları kesinlikle kabul etmiyorum. Öncelikle tahliyemi, arkasından beraatimi talep ediyorum..." şeklinde beyanda bulunmuştur.
Sanık ...., yerel Mahkemede alınan savunmasında: "...kendimle alakalı iddianamede bir suç unsuruna rastlamadım. Bu konuda beraatimi talep ediyorum. Bu konuda taktir mahkemenizindir. Ben .... gibi bir program kullanmadım, indirmedim, yazışmadım. Böyle bir programından varlığından bile haberim yoktur. Bu programla ilgili bir çok sorun olduğunu .... bakanımızdan medyadan duyduk. Eşim de ben de bir avea kullanıcısıyız ve biz bunun mağduruyuz. Söyleceklerim bu kadardır..."şeklinde beyanda bulunmuştur.
Sanıkların savunması Dairemizce kayıt altına alınmış olup buna ilişkin çözümleme tutanağı dosya içerisine konulmuştur.
DELİLLER:
1-Yukarıda açıklanan sanık savunmaları,
2-Tanık beyanları
3-.... sorgu sonuçları
4-.... tespit ve değerlendirme tutanağı
5-Sanıklara ait nüfus ve adli sicil kaydı,
6-Burdur Ağır Ceza Mahkemesinin 2017/18 esas sayılı dosyasında yapılan yargılama ve tüm dosya kapsamından ibarettir.
İSTİNAF İSTEMİ:
Sanıklar müdafi, yerel mahkeme kararının usul ve yasaya aykırı olduğundan bahisle istinafta bulunarak yerel mahkeme kararının bozulmasını talep etmiştir.
YARGITAY İLAMI:
Dairemizce verilen 21/09/2017 tarih, 2017/2290 esas - 2017/2004 karar sayılı ilam, Yargıtay 16. Ceza Dairesinin 01/11/2018 tarih, 2018/1578 esas - 2018/3755 karar sayılı ilamıyla; "Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 26.09.2017 tarih, 2017/16.MD-956 E. 2017/370 sayılı kararı ile onanarak kesinleşen Dairemizin ilk derece mahkemesi sıfatıyla verdiği 24.04.2017 tarih, 2015/3 Esas 2017/3 sayılı kararında; “.... iletişim sisteminin FETÖ/PDY silahlı terör örgütü mensuplarının kullanmaları amacıyla oluşturulan ve münhasıran bu suç örgütünün bir kısım mensupları tarafından kullanılan bir ağ olması nedeniyle örgüt talimatı ile bu ağa dahil olunduğunun ve gizliliği sağlamak için haberleşme amacıyla kullanıldığının her türlü şüpheden uzak, kesin kanaate ulaştıracak teknik verilerle tespiti halinde kişinin örgütle bağlantısını gösteren bir delil” olacağının kabul edildiği gözetilerek;
1-Bylock kullanıcısı olduğunu kabul etmeyen sanık .... hakkında, .... uygulamasını kullandığının kuşkuya yer vermeyecek şekilde teknik verilerle tesbiti halinde, .... kullanıcı olduğuna dair delilin atılı suçun sübutu açısından belirleyici nitelikte olması karşısında; ilgili birimlerden ayrıntılı olarak .... tesbit ve değerlendirme tutanağının getirtilip değerlendirilerek ve yine istinaf aşamasından sonra dosya içerisine geldiği anlaşılan sanık .... hakkında .... kullanıcısı olduğunu bildiren ayrıntılı .... tespit ve değerlendirme tutanağının CMK’nın 217. maddesi uyarınca duruşmada sanık ve müdafiine okunup diyecekleri sorulduktan sonra yargılamaya devamla bir hüküm kurulması gerektiğinin gözetilmemesi,
2- Kabul ve uygulamaya göre de;
Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 tarih, 2014/140 E. 2015/85 sayılı iptal kararı ile TCK'nın 53/1-b. maddesindeki düzenlemelerin iptal edilmiş olması nedeniyle bu karar doğrultusunda hüküm kurulması gerektiğinin gözetilmemesi" usul ve yasaya aykırı olduğu belirtilerek bozulmasına karar verilmiştir.
CUMHURİYET SAVCISI ESAS HAKKINDAKİ GÖRÜŞÜNDE:
Cumhuriyet savcısı Dairemizde yapılan yargılama sırasında alınan esas hakkında mütalaasında; "Burdur Ağır Ceza Mahkemesinin 12/07/2017 tarih 2017/18 (E) ve 2017/191 (K) sayılı kararı ile sanıklar....ve .... hakkında Silahlı Terör Örgütüne Üye Olma suçundan netice itibari ile ayrı ayrı 6 yıl 3 'er ay hapis cezası ile cezalandırılmalarına ilişkin hükmün sanıklar müdafii tarafından istinaf edilmesi üzerine kararı inceleyen Antalya Bölge Adliye mahkemesi 2. Ceza Dairesinin 21.09.2017tarih
2017/2290 Esas - 2017/2004 Karar sayılı istinaf başvurusunun esastan reddine dair hükmünün sanıklar müdafii tarafından temyiz edilmesi üzerine kararı inceleyen Yargıtay 16. Ceza Dairesinin 01/11/2018 tarih 2018/1578 Esas 2018/3755 Karar sayılı ilamında özetle;
"... Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 26.09.2017 tarih, 2017/16.MD-956 E. 2017/370 sayılı kararı ile onanarak kesinleşen Dairemizin ilk derece mahkemesi sıfatıyla verdiği 24.04.2017 tarih, 2015/3 Esas 2017/3 sayılı kararında; “.... iletişim sisteminin FETÖ/PDY silahlı terör örgütü mensuplarının kullanmaları amacıyla oluşturulan ve münhasıran bu suç örgütünün bir kısım mensupları tarafından kullanılan bir ağ olması nedeniyle örgüt talimatı ile bu ağa dahil olunduğunun ve gizliliği sağlamak için haberleşme amacıyla kullanıldığının her türlü şüpheden uzak, kesin kanaate ulaştıracak teknik verilerle tespiti halinde kişinin örgütle bağlantısını gösteren bir delil” olacağının kabul edildiği gözetilerek;
1-Bylock kullanıcısı olduğunu kabul etmeyen sanık .... hakkında, .... uygulamasını kullandığının kuşkuya yer vermeyecek şekilde teknik verilerle tesbiti halinde, .... kullanıcı olduğuna dair delilin atılı suçun subutu açısından belirleyici nitelikte olması karşısında; ilgili birimlerden ayrıntılı olarak .... tesbit ve değerlendirme tutanağının getirtilip değerlendirilerek ve yine istinaf aşamasından sonra dosya içerisine geldiği anlaşılan sanık .... hakkında .... kullanıcısı olduğunu bildiren ayrıntılı .... tespit ve değerlendirme tutanağının CMK’nın 217. maddesi uyarınca duruşmada sanık ve müdafiine okunup diyecekleri sorulduktan sonra yargılamaya devamla bir hüküm kurulması gerektiğinin gözetilmemesi,
2- Kabul ve uygulamaya göre de;
Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 tarih, 2014/140 E. 2015/85 sayılı iptal kararı ile TCK'nın 53/1-b. maddesindeki düzenlemelerin iptal edilmiş olması nedeniyle bu karar doğrultusunda hüküm kurulması gerektiğinin gözetilmemesi..."noktalarından bozulması üzerine açılan duruşmada;
Sanık ....'in soruşturmadan önce MAKÜ'de öğretim görevlisi olduğu, sanık ....'in .... nolu hattı ile 12/10/2014 tarihinden itibaren .... IMEI nolu telefonu ile .... programını kullandığı, tanık .... sanığın "herkesçe bilinen bir paralelcidir, açıktan kendini göstermez, toplantılara katıldığını duymadım, cemaatçi olduğu gözüken birisidir " diye beyanda bulunduğu,
Sanık ....'in .... nolu hattı ile .... USER ID'yi kullanarak .... programını kullandığı, eğitim hayatının başında aidiyeti ve iltisakı bilinen " .... Dershanesi" ne gittiğinin anlaşıldığı,
Sanıkların eylemlerinde örgüt üyeliği suçunun unsurları oluştuğu anlaşılmakla süreklilik ve yoğunluğa göre örgüt üyeliği suçunun unsurlarının oluştuğu anlaşılmakla,
Yargıtay 16. Ceza Dairesinin bozma gerekçesi de gözetilerek sanıkların eylemine uyan TCK 314/2, 3713 sayılı Yasanın 5/1, TCK 62, 53/1, 58/9, 63 maddeleri uyarınca cezalandırılmasına, sanık ....'in tutukluluk halinin devamına" karar verilmesini kamu adına talep ve mütalaa etmiştir.
DELİLLERİN TARTIŞILMASI VE DAİREMİZİN KABULÜ:
Yukarıda belirtilen tüm deliller, yapılan yargılama ve dosya kapsamına göre;
Sanık ....'in soruşturmadan önce Burdur Mehmet Akif Ersoy Üniversitesinde öğretim görevlisi olduğu, dosyada mevcut .... sorgu tutanağına göre sanık ....'in .... GSM numaralı hattı ile ilk tespit tarihi 12/10/2014 tarihi olacak şekilde .... IMEI nolu telefon ile örgütün gizli haberleşme programı olan .... yazılımını kullandığının tespit edildiği, sanığın .... tespit ve değerlendirme tutanağının getirtilmesi hususunda Emniyet Müdürlüğüne yazılan yazıya; .... içerik tespitinin yapılamadığı yönünde cevap verildiği, dosya kapsamında beyanı alınan tanık ....'in; sanık .... için "toplantılara katıldığını duymadım, cemaatçi olduğu bilinen birisidir" şeklinde beyanda bulunduğu,
Sanık ....'in Burdur Mehmet Akif Ersoy Üniversitesinde öğretim görevlisi olduğu, dosyada mevcut .... tespit ve değerlendirme tutanağına göre; sanığın, adına kayıtlı .... nolu hattı ile ID numarası ...., kullanıcı adı "....", adı "....", ilk log tarihi 08/11/2014, son online tarihi 29/12/2014 olacak şekilde örgütün gizli haberleşme programı olan .... yazılımına bağlantı sağladığı, sanığın ID numarasını ekleyen diğer .... kullanıcılarının sanığa, "...." şeklinde isim verdikleri tespit edilmiştir.
TCK'nın 314. maddesi bakımından; bir oluşumun, bir yapılanmanın silahlı terör örgütü sayılabilmesi için, TCK'nın 220. maddesinde düzenlenen suç işlemek için örgüt kurma suçunda örgütün varlığı için gerekli koşullar yanında, Türk Ceza Kanununun ikinci kitap, dördüncü kısım, dördüncü ve beşinci bölümlerinde yer alan suçları "amaç suç" olarak işlemek üzere kurulmuş ve amaca matuf bir eylem gerçekleştirmeye yeterli derecede silahlı olması ya da bu silahları kullanabilme imkanına sahip bulunması gerekir. Bu suçu, TCK'nın 220. maddesinde düzenlenen suçtan ayıran en önemli ölçüt budur.
3713 sayılı Terörle Mücadele Kanununun 7/1. maddesinde; terör örgütlerini kurma, yönetme ve üye olma suçları düzenlenmektedir. Maddede; "TCK 314. maddesi hükümlerine göre cezalandırılacağı" hükmüne yer verilerek 314. maddenin ceza hükümlerine atıf yapmıştır.
Buna göre Türk Ceza Hukukunda silahlı terör örgütünün unsurları şu şekilde kabul edilmektedir;
Üye saysı; en az 3 kişiden oluşur. (TMK 7/1, TCK 220-314 maddeleri.)
Amaç ve saik; terör örgütü siyasi maksatla faaliyet gösterir. Bu doğrultuda, “Terör; cebir ve şiddet kullanarak; baskı, korkutma, yıldırma, sindirme ve tehdit yöntemlerinden biriyle, Anayasada belirtilen Cumhuriyetin niteliklerini, siyasi, hukuki, sosyal, laik, ekonomik düzeni değiştirmek, Devletin ülkesi ve milletiyle bölünmez bütünlüğünü bozmak, Türk Devletinin ve Cumhuriyetinin varlığını tehlikeye düşürmek, Devlet otoritesini zaafa uğratmak veya yıkmak veya ele geçirmek, temel hak ve hürriyetlerini yok etmek, Devletin iç ve dış güvenliğini kamu düzenini veya genel sağlığı bozmak” amacıyla faaliyet gösterir. (TMK m.1)
Yöntem; terör örgütü cebir ve şiddet kullanarak baskı, korkutma, yıldırma, sindirme veya tehdit yöntemlerinden biriyle hareket eder. (TMK 1-7.md.)
Elverişlilik; terör örgütünün yapısı, sahip bulunduğu üye sayısı ile araç ve gereç bakımından amaç suçları işlemeye elverişli olması gerekir. (TCK 220.md.)
Araç gereç; terör örgütü silahlı bir örgüt türüdür. (TCK 314. madde) Silah suçun unsurudur. Üyelerinin tamamının silahlı olması gerekmez, nitelik ve nicelik bakımından amaç suçu işlemeye yetecek kadar elemanında silah bulunması yeterlidir. Örgütün silahlı olup olmaması sahip olunan silahların cins, nitelik ve miktarı somut tehlikenin belirlenmesinde dikkate alınmalıdır. Örgütün, silahlı örgüt vasfını kazanması için mensuplarının silah sahibi olmaları gerekmez. Silahlar üzerinde gerektiğinde tasarruf imkanının olması gerekli ve yeterlidir. Elverişlilik somut olaya göre hakim tarafından takdir edilecektir.
Terörle Mücadele Kanunu ve Türk Ceza Kanunu kapsamında, bir oluşumun, örgüt niteliğinde bulunup bulunmadığı ve niteliğinin belirlenmesi hususunda özel bir düzenlemeye yer verilmemiştir. Yargılama safahatında, dava ya da soruşturmaya konu oluşumun nerede, ne zaman, kimler tarafından, ne amaçla kurulduğu, ülke genelinde amaca elverişli eylem ve faaliyetlerine ilişkin bilgiler ilgili Devlet kurumlarından dosyaya getirtilmek suretiyle dosyada mevcut olay ve deliller doğrultusunda yargılama makamlarınca belirlenmekte ve yargı kararının kesinleşmesi ile oluşumun suç, terör ya da silahlı terör örgütü niteliğinde bulunup bulunmadığı kesin olarak tespit edilmektedir.
Bir oluşumun örgüt olarak kabulü için uygulanacak kriterler yukarıda açıklanmıştır. Bu oluşum çıkar amaçlı suç örgütü olabileceği gibi, terör örgütü ya da silahlı terör örgütü olarak da yapılanmış olabilir. Örgütün niteliklerinin mahkemece belirlenmesi bir tespit kararıdır. Önceden var olan ancak hakkında karar verilmediği için kamuoyu tarafından bilinmeyen örgütün hukuki varlık kazanması mahkemeler tarafından verilecek karara bağlı ise de, örgütün kurucusu, yöneticileri ya da üyeleri açısından, kuruluş tarihinden veya meşru amaçlarla kurulup daha sonra suç örgütüne dönüştüğü andan itibaren ceza hukuku bakımından işledikleri fiile göre sorumlu olacaklardır.
Bu açıklamalar ışığında; 5237 sayılı TCK'nun 314. maddesinde düzenlenen silahlı örgüt üyeliği suçu; silahlı bir örgütün kuruluş amaçlarını, faaliyet ve eylemlerini benimseyerek gönüllü olarak örgüt hiyerarşisine dahil olmayı tercih etmek suretiyle işlenmektedir. Bu bakımdan eylemin iradi olması ve örgüte iştirak bilinç ve iradesiyle hareket edilmiş olması gerekir. Suç, örgüte üye olma fiilinin gerçekleştiği anda tamamlanmakla birlikte, üyelik süresince eylem temadi etmektedir. Örgüte üye olmak fiili bir katılma olup örgüte üye olmak için örgüt yöneticilerinin rızasının varlığına gerek yoktur. Tek taraflı irade ile bile örgüte katılmak mümkündür. Silahlı örgüte üye olmak; örgüte katılmayı, bağlanmayı, örgüte hakim olan hiyerarşik gücün emrine girmeyi ifade etmektedir. Suçun oluşabilmesi için örgütle organik bağ kurulması, süreklilik, çeşitlilik ve yoğunluk gerektiren eylem ve faaliyetlerin bulunması aranmaktadır.
Kuruluş, amaç, örgüt yapılanması ve faaliyet yöntemleri Yargıtay 16. Ceza Dairesinin 2015/3 esas sayılı kararında anlatılan ve nihai amacı, devletin anayasal nizamını; cebir ve şiddet kullanarak değiştirmek olduğu anlaşılan FETÖ/PDY örgütü silahlı bir terör örgütüdür.
Bu açıklamalar ışığında somut olay değerlendirildiğinde;
Dairemizce, Yargıtay 16. Ceza Dairesinin 01/11/2018 tarih, 2018/1578 esas - 2018/3755 karar sayılı bozma ilamına uyularak ve ilamda belirtilen eksikliklerin giderilmesinin ardından yapılan yargılama neticesinde;
Sanıklar, her ne kadar FETÖ/PDY silahlı terör örgütü üyesi olmadıklarını ve üzerlerine atılı suçlamaları kabul etmediklerini beyan etmişler ise de; .... iletişim programının FETÖ/PDY silahlı terör örgütü mensuplarının kullanmaları amacıyla oluşturulan ve münhasıran bu suç örgütünün bir kısım mensupları tarafından kullanılan bir ağ olduğu, örgüt talimatı ile sanıkların bu ağa dahil olduğu ve gizliliği sağlamak için haberleşme amacıyla kullandığının teknik verilerle tespit edildiği, bu kapsamda sanıkların .... programlarını kullandıklarının tespit edildiği, yine dosya içerisinde mevcut tanık beyanına göre göre sanık ....'ın örgüt içerisinde yer aldığının bilindiği hususları, .... tespit ve değerlendirme tutanağı, tanık beyanı ve tüm dosya kapsamı ile bir bütün halinde değerlendirildiğinde, sanıkların FETÖ/PDY silahlı terör örgütünün hiyerarşisine dahil olarak, eylemlerinde çeşitlilik ve yoğunluk göstererek örgüt lideri ve üst yöneticilerinin emir ve talimatları kapsamında hareket ederek 5237 sayılı TCK'nun 314. maddesinde düzenlenen silahlı terör örgütüne üye olmak suçunu işledikleri yönünde Dairemizde tam bir vicdani kanı hasıl olmuş ve silahlı terör örgütüne üye olma suçundan sanıklar .... ve .... hakkında verilen Burdur Ağır Ceza Mahkemesi'nin 12/07/2017 tarih, 2017/18 esas, 2017/191 karar sayılı ilamının 5271 sayılı CMK'nın 280/2-2. cümlesi uyarınca kaldırılmasına, sanıklar .... ve ....'in üzerine atılı silahlı terör örgütü üyesi olmak suçunu işledikleri sübuta erdiğinden sabit görülen eylemlerinde TCK'nın 61. maddesi dikkate alınarak, suçun işleniş biçimi, suçun işlenmesinde kullanılan araç, suçun işlendiği zaman ve yer, suç konusunun önem ve değeri, meydana gelen zarar ve tehlikenin ağırlığı, sanığın kastının ağırlığı, amaç ve saiki gözönüne alınarak 3713 sayılı kanunun 3/1. maddesi yollamasıyla eylemine uyan TCK'nın 314/2. maddesi gereğince takdiren 5 yıl hapis cezası ile cezalandırılmalarına, sanıklara verilen cezanın, müsnet suçun 3713 s. Kanunun 3. maddesinde sayılan mutlak terör suçu olması nedeniyle aynı Kanunun 5/1 maddesi gereğince 1/2 oranında artırılarak 7 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmalarına, koşulları oluşmadığından sanık hakkında TCK 221/4 maddesinin uygulanmasına yer olmadığına, sanıkların duruşmada gözlemlenen tutum ve davranışları/duruşma tutanaklarına yansıyan olumsuz davranışlarının bulunmaması, geçmişleri, verilen cezanın gelecekleri üzerindeki etkileri dikkate alındığında cezalarından indirim yapılması gerektiği kanaatine varıldığından, hükmedilen cezalarından 5237 sayılı TCK’nun 62/1 maddesi gereğince 1/6 oranında indirim yapılarak6 yıl 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmalarına karar vermek gerekmiş aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi Yukarıda İzah Edildiği Üzere:
1-Silahlı terör örgütüne üye olma suçundan sanıklar .... ve .... hakkında verilen Burdur Ağır Ceza Mahkemesi'nin 12/07/2017 Tarih, 2017/18 Esas, 2017/191 Karar sayılı ilamının 5271 sayılı CMK'nın 280/2-2. cümlesi uyarınca KALDIRILMASINA,
2-Sanık ....'in üzerine atılı silahlı terör örgütü üyesi olmak suçunu işlediği sübuta erdiğinden sabit görülen eyleminde TCK'nın 61. maddesi dikkate alınarak, suçun işleniş biçimi, suçun işlenmesinde kullanılan araç, suçun işlendiği zaman ve yer, suç konusunun önem ve değeri, meydana gelen zarar ve tehlikenin ağırlığı, sanığın kastının ağırlığı, amaç ve saiki gözönüne alınarak 3713 sayılı kanunun 3/1. maddesi yollamasıyla eylemine uyan TCK'nın 314/2. maddesi gereğince takdiren 5 YIL HAPİS CEZASI İLE CEZALANDIRILMASINA,
3-Sanığa verilen cezanın, müsnet suçun 3713 s. Kanunun 3. maddesinde sayılan mutlak terör suçu olması nedeniyle aynı Kanunun 5/1 maddesi gereğince 1/2 oranında artırılarak 7 YIL 6 AY HAPİS CEZASI İLE CEZALANDIRILMASINA,
4-Koşulları oluşmadığından sanık hakkında TCK 221/4 maddesinin uygulanmasına yer olmadığına,
5-Sanığın duruşmada gözlemlenen tutum ve davranışları/duruşma tutanaklarına yansıyan olumsuz davranışının bulunmaması, geçmişi, verilen cezanın geleceği üzerindeki etkileri dikkate alındığında cezasından indirim yapılması gerektiği kanaatine varıldığından, hükmedilen cezasından 5237 sayılı TCK’nun 62/1 maddesi gereğince 1/6 oranında indirim yapılarak6 YIL 3 AY HAPİS CEZASI İLE CEZALANDIRILMASINA,
6-Kasıtlı suçtan hapis cezasıyla mahkumiyetine hükmedilen sanığın, 5237 sayılı TCK'nın 53. maddenin 1. fıkrasında belirtilen haklardan, aynı maddenin 2. fıkrası ile 3. fıkranın ilk cümlesi gözetilmek suretiyle yoksun bırakılmasına,
7-Sanığa verilen cezanın TCK’nın 58/9 maddesi gereğince mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine ve cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbirinin uygulanmasına,
8-TCK'nın 63. maddesi uyarınca sanığın hükmün kesinleşmesinden önce gözaltında ve tutuklulukta geçen sürelerin cezasından mahsubuna,
9-Sanığa verilen ceza miktarı ve tutuklulukta geçirdiği süre gözetilerek sanık hakkındaki tutukluluk kararının kaldırılarak TAHLİYESİNE, başka suçtan tutuklu ya da hükümlü değil ise serbest bırakılmasına,
Sanığın karar kesinleşinceye kadar 5271 Sayılı CMK'nın 109/3-a. maddesi gereğince YURT DIŞINA ÇIKIŞININ YASAKLANMASINA,
10-Sanık ....'in üzerine atılı silahlı terör örgütü üyesi olmak suçunu işlediği sübuta erdiğinden sabit görülen eyleminde TCK'nın 61. maddesi dikkate alınarak, suçun işleniş biçimi, suçun işlenmesinde kullanılan araç, suçun işlendiği zaman ve yer, suç konusunun önem ve değeri, meydana gelen zarar ve tehlikenin ağırlığı, sanığın kastının ağırlığı, amaç ve saiki gözönüne alınarak 3713 sayılı kanunun 3/1. maddesi yollamasıyla eylemine uyan TCK'nın 314/2. maddesi gereğince takdiren 5 YIL HAPİS CEZASI İLE CEZALANDIRILMASINA,
11-Sanığa verilen cezanın, müsnet suçun 3713 s. Kanunun 3. maddesinde sayılan mutlak terör suçu olması nedeniyle aynı Kanunun 5/1 maddesi gereğince 1/2 oranında artırılarak 7 YIL 6 AY HAPİS CEZASI İLE CEZALANDIRILMASINA,
12-Koşulları oluşmadığından sanık hakkında TCK 221/4 maddesinin uygulanmasına yer olmadığına,
13-Sanığın duruşmada gözlemlenen tutum ve davranışları/duruşma tutanaklarına yansıyan olumsuz davranışının bulunmaması, geçmişi, verilen cezanın geleceği üzerindeki etkileri dikkate alındığında cezasından indirim yapılması gerektiği kanaatine varıldığından, hükmedilen cezasından 5237 sayılı TCK’nun 62/1 maddesi gereğince 1/6 oranında indirim yapılarak6 YIL 3 AY HAPİS CEZASI İLE CEZALANDIRILMASINA,
14-Kasıtlı suçtan hapis cezasıyla mahkumiyetine hükmedilen sanığın, 5237 sayılı TCK'nın 53. maddenin 1. fıkrasında belirtilen haklardan, aynı maddenin 2. fıkrası ile 3. fıkranın ilk cümlesi gözetilmek suretiyle yoksun bırakılmasına,
15-Sanığa verilen cezanın TCK’nın 58/9 maddesi gereğince mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine ve cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbirinin uygulanmasına,
16-TCK'nın 63. maddesi uyarınca sanığın hükmün kesinleşmesinden önce gözaltında ve tutuklulukta geçen sürelerin cezasından mahsubuna,
17-Aşağıda dökümü yapılan ........................... TL yargılama giderlerinin sanıklardan mütesilsilen tahsili ile hazineye gelir kaydına,
Yüze karşı verilen kararlarda verildiği tarihten, tarafların yokluğunda verilen kararlarda gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren on beş gün içerisinde Dairemize verilecek dilekçe ya da tutanağa geçirilmek üzere Dairemiz zabıt katibine beyanda bulunularak, yasa yoluna başvuracak kişi yargı sınırları dışında bulunuyor ise Dairemize ulaştırılmak üzere bulunduğu yerdeki nöbetçi ceza mahkemesine dilekçe verilerek ya da tutanağa geçirilmek üzere bulunduğu yer nöbetçi ceza mahkemesi zabıt katibine beyanda bulunularak, taraf ceza evinde bulunuyor ise Dairemize iletilmek üzere bulunduğu yer cezaevi müdürlüğüne bir dilekçe verilerek ya da tutanağa geçirilmek üzere tutuklu bulunduğu ceza infaz kurumu ve tutukevi müdürüne beyanda bulunarak Dairemiz kararına karşı Yargıtay TEMYİZ yasa yoluna müracaat edilebileceği hatırlatılarak oy birliği ile verilen karar, Cumhuriyet savcısının görüşüne uygun olarak Cumhuriyet savcısı …. (…..) ile sanıklar ve sanıklar müdafinin yüzüne karşı tefhim edilerek açıkça okunup usulen anlatıldı.02/04/2019 (¤¤)