Yukarıda açık kimliği yazılı sanık hakkında Dairemizce yapılan yargılama sonunda aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
İDDİA:
Isparta Cumhuriyet Başsavcılığının 24/01/2018 tarih, 2018/434 esas sayılı iddianamesi ile sanık ........ hakkında "Silahlı Terör Örgütüne Üye Olma" suçundan 3713 Sayılı Kanunun 7. Maddesi delaletiyle TCK'nın 314/2, 3713 Sayılı Kanun'un 5/1 ve TCK'nın 53, 58/9 ve 63. Maddeleri uyarınca cezalandırılması istemiyle Isparta 3. Ağır Ceza Mahkemesine kamu davası açıldığı anlaşılmıştır.
Isparta 3. Ağır Ceza Mahkemesi'nin 11/10/2018 Tarih, 2018/63 Esas, 2018/403 Karar sayılı dosyasında yapılan yargılama sonunda; sanığın üzerine atılı silahlı terör örgütüne üye olmamakla birlikte örgüte bilerek isteyerek yardım etme suçunu işlediği gerekçesiyle eylemine uyan TCK'nun 314/3 ve 220/7 maddesinin 1. cümlesi delaletiyle 314/2, 220/7 maddesi 2. Cümlesi, 3713 sayılı Yasanın 5/1, TCK'nun 62/1, 53/1, 63 maddeleri uyarınca 2 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiş, bu karara karşı sanık müdafii tarafından istinaf talebinde bulunulmuş olduğundan dosya Dairemize gönderilmiştir.
Dairemizce "Mahkemece, sanığın FETÖ/PDY silahlı terör örgütüyle bağlantılı olduğu kabul edilen .... Derneğine üye olduğu ve dernek yararına yardım topladığı gerekçesiyle silahlı terör örgütüne cezalandırılmasına karar verilmiş ise de; sanığın istinaf aşamasında dosyaya sunmuş oludğu OHAL Komisyonun 18/07/2019 tarih 2019/31317 sayılı kararı uyarınca derneğin açılmasına karar verildiği anlaşılmakla, sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesi için 5271 sayılı Yasanın 280/1-g maddesi uyarınca davanın yeniden görülmesine ve duruşma hazırlığı işlemlerine başlanılmasına" karar verilmiştir.
SAVUNMA:
Sanık ........ yerel Mahkemede alınan savunmasında:
"Üzerime atılı suçlamayı kesinlikle kabul etmiyorum. FETÖ/PDY terör örgütü üyesi değilim. Talimat üzerine derneğe üye olmadım. Ben .... Camiinde imam olarak görev yaptım. Bu dernek ben gelmeden önce kurulmuştu. Aleyhime olan ifadeleri kabul etmiyorum. Suçsuzum, beraatimi talep ederim. İhbar içeriğini kabul etmiyorum. Ayrıca ben darbe teşebbüsü sabahında değil sekiz gün sonra emekli oldum. İhbar içeriğini kabul etmiyorum. İhbarda bulunan ........'ün bana husumeti vardır. Benim müezzinliğimi yaptı. Mesleki nedenlerle kendisi ile geçmişte tartıştık ve aramızda husumet meydana geldi. Hacca ve Umre'ye görevli gittim, yurt dışı giriş çıkışlarım görevim gereğidir, gezi olayları ile ilgim ve alakam yoktur. ........'in dernekle bir ilgisi yoktur. Bu nedenle ifadesini kabul etmiyorum. Ben ........'ın ifadesini kabul etmiyorum. İfadesinde ismi geçen soyadı KURUL olan deri tüccarını tanımıyorum. Ben bu camiide 1990-2015 arası 25 yıl çalıştım. Daha sonra rotasyondan başka bir yere tayin oldum. Tayin olduktan sonra dernekle ilgim kalmadı, Rapor içeriğini kabul etmiyorum. FETÖ ile irtibatım yoktur, Ben sadece ........'nu tanıyorum. Oğluma edebiyat dersi aldırmıştım. Bu nedenle onunla görüştüm. Diğerlerini tanımıyorum.... Derneği başkanı olduğu için bu şahsı tanıyorum. Aynı zamanda müftülük tarafından .... Camii'de vaaz için görevlendirilmişti. Biz ilk zamanlarda bunu müftülükte vaiz olarak tanıyorduk. Milli Eğitimde Din Bilgisi Öğretmeni olduğunu sonradan öğrendik. Kendisi ile bu nedenle görüşmüşümdür. Ben derneğe üyeydim ancak basın açıklamasına katılmadım, orada değildim. Ben ........ ile ilgili daha önce beyanda bulunmuştum Bu beyanlarımı terkar ederim, Din Gönüllüleri Derneğine üye olduğum doğrudur. Sair hususlara bir diyeceğim yoktur." şeklinde savunmada bulunmuştur.
Sanık Dairemizde alınan savunmasında:
"Başkan : ........, Isparta 3. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından silahlı terör örgütü üyesi olmamakla birlikte yardım eden kabul edilerek yardım etmek eyleminden dolayı 2 yıl 6 ay hapsi cezasıyla cezalandırılmana karar verildi. Dosya istinaf edilmesi üzerine Dairemize geldi. İnceleme raporu çerçevesinde delillerin yeniden değerlendirilmesi için duruşma açılmasına karar verdik. Celse arasında bu dernekle ilgili OHAL komisyonunun kararı geldi. Yeniden açılması iltisaklı olmadığına dair. OHAL komisyonu da itirazın kabulüne karar verdi. Derneğin açılmasına karar vermiş.
Sanık: Evet.
Başkan : Daha önceki Isparta’da yapmış olduğun savunmalarına eklemek istediğin bir husus var mı .........
Sanık: Eski savunmalarımı aynen kabul ediyorum.
Başkan: O savunmalarına eklemek veya çıkarmak istediğin bir şey var mı?
Sanık: Sanıkla benim hakkımda yapılan iddiaların hepsi de iftiradan ve yapmıştım, görmüştüm, zannederim şeklinde muğlak ifadelerdir. Bunları kabul etmiyorum.
Başkan: Kabul etmiyorsun, peki. Avukat hanım. Oturarak da yapabilirsiniz. Mikrofona doğru lütfen.
Sanık Müdafii: İstinaf gerekçelerimizde bahsettiğimiz beyanlarımızı aynen tekrar ediyoruz. Zaten celse arasında OHAL komisyonunun kararıyla müvekkilimin hakkında cezaya dayanak teşkil eden dernek üyeliği de tamamen artık suçun vasfını yitirdiğini kanıtlar niteliktedir. Zaten yerel mahkemede dinlenen tanık beyanları, soyut ve mesnetsiz iddialarla müvekkilime beyanlarda atıflarda bulunmuşlardır. Hani bunlar atfı cürüm niteliğindedir. Daha önce dilekçemizde de bahsettik. Bunun dışında ekleyeceğimiz bir husus bu aşamada yoktur. Müvekkil hakkında beraat kararı verilmesini talep ediyoruz.
Başkan: Peki avukat hanım. Cumhuriyet savcısından soruldu.
Başkan: ........, savcı bey görüşünü sundu. Ne diyeceksin, son savunmaların nelerdir, son diyeceklerin.
Sanık: Ben yüce Mahkemenizden beraatimi talep ediyorum. Üzerime açılan suçlar iftiradan ve mesnetsizdir. Takdirlerinize bırakıyorum.
Başkan: Peki, avukat hanım
Sanık Müdafii: İddia makamının mütalaasına bir diyeceğimiz yoktur. Mütalaa doğrultusunda müvekkilin beraatine karar verilmesini sayın Mahkemenizden talep ediyoruz.
Başkan:........, son sözün nedir, karar vereceğiz.
Sanık: Mahkememin beraatini talep ediyorum.
Başkan: Peki, karar için kısa bir ara veriyoruz." şeklinde beyanda bulunmuştur.
Sanığın savunması Dairemizce kayıt altına alınmış olup buna ilişkin çözümleme tutanağı dosya içerisine konulmuştur.
DELİLLER:
1-Yukarıda açıklanan sanık savunmaları,
2-Tanık beyanları,
3-Dernek kaydı,
4-27/07/2016, 01/08/2016 ve 07/08/2016 tarihli ihbar tutanakları,
5-24/07/2017 tarihli araştırma tutanağı,
6-26/01/2017 tarihli idari soruşturma raporu,
7-13/11/2017 tarihli HTS analiz raporu
8-Sanığa ait nüfus ve adli sicil kaydı,
9-Isparta 3. Ağır Ceza Mahkemesi'nin 11/10/2018 Tarih, 2018/63 Esas, 2018/403 Karar sayılı dosyasında yapılan yargılama ve tüm dosya kapsamından ibarettir.
TANIK ANLATIMLARI:
Tanık ........ yerel Mahkemede alınan beyanında:" Ben idari tahkikat sırasında ifade vermiştim. Orada belirtiğim gibi sanıkla birlikte ........, ........, ..... ve şu an ismi aklıma gelmeyen diğer FETÖ mensupları ele başı gibiydiler. Ben sadece bir arada hareket ettiklerini gördüm. Bu cemaate mensup olduklarını biliyorum. Başkaca bir bilgim yoktur. Himmet ve kurban toplayıp toplamadığını örgüte adam kazandırmaya çalışıp çalışmadığını bilmiyorum. 01/08/2016 tarihli ihbar bana aittir. İhbarda bulunan benim. Ben gezi eylemleri sırasında ........'un veya diğerlerinin bir eylemlerini görmedim. Fakat kalabalığın etrafında dolaşıyorlardı. Sonradan uyandım yani gezi eylemlerinde FETÖ'nün parmağı olduğunu duyduktan sonra bunlarında yardım amaçlı dolandıklarını düşündüm. Doğrudan bir bilgim ve görgüm yoktur." şeklinde beyanda bulunmuştur.
Tanık ........ yerel Mahkemede alınan beyanında:" Ben bu konuda ihbarda bulunmuştum ayrıca emniyette ifade vermiştim bunları aynen tekrar ederim. Bir vatandaş olarak ihbarda bulundum. İhbar tutanağından başka bir diyeceğim yoktur." şeklinde beyanda bulunmuştur.
Tanık ........ yerel Mahkemede alınan beyanında: "Ben kendim imamım. .... Camii'nde 7 ay görev yaptım. Sanık benden önceki görevli imamdı. Aynı zamanda .... Camii Derneği'nde görev alıyordu. Ben sanığın örgütte etkin olduğunu biliyorum. Kurban bayramı sonrası camide toplanan deriler benim bilgim olmadan apar topar bir şahsa verilmiş. Apar topar iş yapıldığı dikkatimi çekti Verdikleri şahsa para karşılığı mı yoksa başka bir amaçla mı verdiler orasını sormadım. Ayrıca huzurdaki sanık ile Dernek Başkanı ..... ve kuran kursu hocası .....'in aynı camide dernek başkanı, imam hatip ve kuran kursu hocası olmaları benim dikkatimi çekmişti. Çünkü üçü de aynı yapıya mensuptu. Benim bilgim ve görgüm bundan ibarettir" şeklinde beyanda bulunmuştur.
İSTİNAF İSTEMİ:
Sanık müdafi, yerel mahkeme kararının usul ve yasaya aykırı olduğundan bahisle istinafta bulunarak yerel mahkeme kararının bozulmasını talep etmiştir.
CUMHURİYET SAVCISI ESAS HAKKINDAKİ GÖRÜŞÜNDE:
Cumhuriyet savcısı Dairemizde yapılan yargılama sırasında alınan esas hakkında mütalaasında;...İlk derece mahkemesinin mahkumiyet kararının kaldırılarak sanığın beraatine" karar verilmesini kamu adına talep ve mütalaa etmiştir.
DELİLLERİN TARTIŞILMASI VE DAİREMİZİN KABULÜ:
Yukarıda belirtilen tüm deliller, yapılan yargılama ve dosya kapsamına göre;
Ayrıntıları Yargıtay 16. Ceza Dairesinin 2015/3 E. sayılı kararında ve Dairemizce de benimsenen, istikrar kazanmış yargısal kararlarda açıklandığı üzere;
Örgüt üyesi, örgüt amacını benimseyen, örgütün hiyerarşik yapısına dahil olan ve bu suretle verilecek görevleri yerine getirmeye hazır olmak üzere kendi iradesini örgüt iradesine terk eden kişidir. Örgüt üyeliği, örgüte katılmayı, bağlanmayı, örgüte hakim olan hiyerarşik gücün emrine girmeyi ifade etmektedir. Örgüt üyesi örgütle organik bağ kurup faaliyetlerine katılmalıdır. Organik bağ, canlı, geçişken, etkin, faili emir ve talimat almaya açık tutan ve hiyerarşik konumunu tespit eden bağ olup, üyeliğin en önemli unsurudur. Örgüte yardımda veya örgüt adına suç işlemede de, örgüt yöneticileri veya diğer mensuplarının emir ya da talimatları vardır. Ancak örgüt üyeliğini belirlemede ayırt edici fark, örgüt üyesinin örgüt hiyerarşisi dahilinde verilen her türlü emir ve talimatı sorgulamaksızın tamamen teslimiyet duygusuyla yerine getirmeye hazır olması ve öylece ifa etmesidir.
Silahlı örgüte üyelik suçunun oluşabilmesi için örgütle organik bağ kurulması ve kural olarak süreklilik, çeşitlilik ve yoğunluk gerektiren eylem ve faaliyetlerin bulunması aranmaktadır. Ancak niteliği, işleniş biçimi, meydana gelen zarar ve tehlikenin ağırlığı, örgütün amacı ve menfaatlerine katkısı itibariyle süreklilik, çeşitlilik ve yoğunluk özelliği olmasa da ancak örgüt üyeleri tarafından işlenebilen suçların faillerinin de örgüt üyesi olduğunun kabulü gerekir. Örgüte sadece sempati duymak ya da örgütün amaçlarını, değerlerini, ideolojisini benimsemek, buna ilişkin yayınları okumak, bulundurmak, örgüt liderine saygı duymak gibi eylemler örgüt üyeliği için yeterli değildir (Evik, Cürüm işlemek için örgütlenme, Syf 383 vd.).
Örgüt üyesinin, örgüte bilerek ve isteyerek katılması, katıldığı örgütün niteliğini ve amaçlarını bilmesi, onun bir parçası olmayı istemesi, katılma iradesinin devamlılık arz etmesi gerekir. Örgüte üye olan kimse, bir örgüte girerken örgütün kanunun suç saydığı fiilleri işlemek amacıyla kurulan bir örgüt olduğunu bilerek üye olmak kastı ve iradesiyle hareket etmelidir. Suç işlemek amacıyla kurulmuş örgüte üye olmak suçu için de saikin "suç işlemek amacı" olması aranır (Toroslu özel kısım syf.263-266, Alacakaptan Cürüm İşlemek İçin Örgüt syf. 28, Özgenç Genel Hükümler syf.280).
Suç örgütünün tanımlanıp yaptırıma bağlandığı 5237 sayılı TCK’nın 220. maddesinin 7. fıkrasında yardım fiiline yer verilmiştir. “Örgüt içindeki hiyerarşik yapıya dahil olmamakla birlikte, örgüte bilerek ve isteyerek yardım eden kişinin, örgüt üyesi olarak” cezalandırılacağı belirtilmiş, anılan normun konuluş amacı, gerekçesinde; “örgüte hakim olan hiyerarşik ilişki içinde olmamakla beraber, örgütün amacına bilerek ve isteyerek hizmet eden kişi, örgüt üyesi olarak kabul edilerek cezalandırılır.” şeklinde açıklanmış, 765 sayılı TCK’nın sistematiğinden tamamen farklı bir anlayışla düzenlenen maddede yardım etme fiilleri de örgüt üyeliği kapsamında değerlendirilerek, bağımsız bir şekilde örgüte yardım suçuna yer verilmemiştir.
Yardım fiilini işleyen failin örgütün hiyerarşik yapısına dahil olmaması, yardımda bulunduğu örgütün TCK’nın 314. maddesi kapsamında silahlı terör örgütü olduğunu bilmesi, yardımın örgütün amacına hizmet eder nitelikte bulunması yardım ettiği kişinin örgüt yöneticisi ya da üyesi olması gereklidir. Yardımdan fiilen yararlanmak zorunlu değildir. Örgütün istifadesine sunulmuş olması ve üzerinde tasarruf imkanının bulunması suçun tamamlanması için yeterlidir.
Yardım fiilleri örgüte silah sağlama ve terörün finansmanı dışında tahdidi olarak sayılmamıştır. Her ne surette olursa olsun örgütün hareketlerini kolaylaştıran ve yaşantısını sürdürmeye yönelik eylemler yardım kapsamında görülebilir (Yargıtay Ceza Genel Kurulu 11.11.1991 tarih, Esas 9-242, Karar 305). Yardım teşkil eden hareketin başlı başına suç teşkil etmesi gerekmez. Yardım bir kez olabileceği gibi birden çok şekilde de gerçekleşebilir. Ancak yardım teşkil eden faaliyetlerde devamlılık, çeşitlilik veya yoğunluk var ise örgüt üyesi olarak da kabul edilebilecektir.
Kuruluş, amaç, örgüt yapılanması ve faaliyet yöntemleri Yargıtay 16. Ceza Dairesinin 2015/3 E. sy. kararında anlatılan ve nihai amacı, Devletin Anayasal nizamını cebir ve şiddet kullanarak değiştirmek olduğu anlaşılan FETÖ/PDY terör örgütünün başlangıçta bir ahlak ve eğitim hareketi olarak ortaya çıkması ve toplumun her katmanının büyük bir kesimince de böyle algılanması, amaca ulaşmak için her yolu mübah gören fakat sözde meşruiyetini sivil alanda dinden, kamusal alanda ise hukuktan aldığı izlenimi vermek için yeterli güce ulaşıncaya kadar alenen kriminalize olmamaya özen göstermesi gerçeği nazara alındığında; örgütün kurucusu, yöneticileri ve örgüt hiyerarşisinde üçüncü veya daha yukarı katlarda yer alan mensuplarının zaman sınırlaması olmaksızın nihai amacından haberdar oldukları yönünden kuşku bulunmamakta ise de bir ve ikinci katmanlarda yer alanlar açısından; Devlete sızan mensupları vasıtasıyla kişi ve kurumlara yönelik örgütün gerçek yüzünü ortaya koyan operasyonlara başlanması, bu yapının kamuoyu veya medya tarafından tartışılır hale gelmesi üst düzey hükümet yetkilileri ve kamu görevlileri tarafından yapılan açıklamalarda “paralel yapı” veya “terör örgütü” olduğuna ilişkin tespitler yapılması ve Milli Güvenlik Kurulu tarafından da aynı değerlendirmelerin paylaşıldığı süreçten önce icra edilen faaliyetlerin nitelik, içerik ve mahiyeti itibariyle silahlı terör örgütünün amacına hizmet ettiğinin somut delil ve olgularla ortaya konulmadıkça örgütsel faaliyet kapsamında kabul edilemeyeceği değerlendirilerek somut olay gözetildiğinde;
İlk derece Mahkemesi tarafından sanık hakkında Isparta ili .... Derneğine üye olma ve yönetim kurulu başkan yardımcılığı yapma ve bu dernek üzerinde çeşitli yardım toplama faaliyetleri yapması nedeniyle ve bu derneğin FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile iltisaklı dernek olduğunun kabul edilip, KHK ile kapatılması nedeniyle silahlı terör örgütüne üye olmamakla birlikte örgüte bilerek ve isteyerek yardım etme suçundan mahkumiyet kararı verilmiş ise de;
OHAL işlemleri İnceleme Komisyonu'nun 18/07/2019 tarihli kararı ile .... Derneği'nin terör örgütleri ile milli güvenlik kurulunca devletin milli güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum veya gruplara üyeliği, mensubiyeti veya iltisakı yahut bunlar ile irtibatını ortaya koyan herhangi bir belge ve bilgi elde edilemediğinden, kapatma kararının kaldırılmasına karar verildiği anlaşılmakla;
Silahlı terör örgütüne üye olmamakla birlikte örgüte bilerek isteyerek yardım etme suçundan sanık ........ hakkında verilen Isparta 3. Ağır Ceza Mahkemesinin 11.10.2018 tarih 2018/63 esas 2018/403 karar sayılı ilamının 5271 sayılı CMK'nın 280/2-2. cümlesi uyarınca kaldırılmasına, sanığın üzerine atılı suçu işlediğine dair cezalandırılmasına yeter, her türlü şüpheden uzak, hukuka uygun kesin, somut ve inandırıcı delil elde edilemediğinden yüklenen suçun sanık tarafından işlendiğinin sabit olmaması nedeniyle 5271 sayılı CMK'nun 223/2-e. maddesi uyarınca beraatine dair aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi Yukarıda İzah Edildiği Üzere:
1-Silahlı Terör Örgütüne Üye Olmamakla Birlikte Örgüte Bilerek İsteyerek Yardım Etme suçundan sanık ........hakkında verilen Isparta 3. Ağır Ceza Mahkemesinin 11.10.2018 tarih 2018/63 esas 2018/403 karar sayılı ilamının 5271 sayılı CMK'nın 280/2-2. cümlesi uyarınca KALDIRILMASINA,
2-Sanığın üzerine atılı suçu işlediğine dair cezalandırılmasına yeter, her türlü şüpheden uzak, hukuka uygun kesin, somut ve inandırıcı delil elde edilemediğinden yüklenen suçun sanık tarafından işlendiğinin sabit olmaması nedeniyle 5271 sayılı CMK'nun 223/2-e. maddesi uyarınca BERAATİNE,
3-Sanığın CMK'nın 141. maddesi uyarınca gözaltı ve tutuklulukta geçirdiği günler için tazminat isteyebileceğinin bildirilmesine, (bildirildi)
4-Sanık, kendini vekill temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan 2.725,00.-TL vekalet ücretinin hazineden alınarak sanığa verilmesine,
5-Yapılan yargılama giderlerinin kamu üzerinde bırakılmasına,
Yüze karşı verilen kararlarda verildiği tarihten, tarafların yokluğunda verilen kararlarda gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren on beş gün içerisinde Dairemize verilecek dilekçe ya da tutanağa geçirilmek üzere Dairemiz zabıt katibine beyanda bulunularak, yasa yoluna başvuracak kişi yargı sınırları dışında bulunuyor ise Dairemize ulaştırılmak üzere bulunduğu yerdeki nöbetçi ağır ceza mahkemesine dilekçe verilerek ya da tutanağa geçirilmek üzere bulunduğu yer nöbetçi ağır ceza mahkemesi zabıt katibine beyanda bulunularak, taraf ceza evinde bulunuyor ise Dairemize iletilmek üzere bulunduğu yer cezaevi müdürlüğüne bir dilekçe verilerek ya da tutanağa geçirilmek üzere tutuklu bulunduğu ceza infaz kurumu ve tutukevi müdürüne beyanda bulunarak Dairemiz kararına karşı Yargıtay TEMYİZ yasa yoluna müracaat edilebileceği hatırlatılarak oy birliği ile verilen karar, Cumhuriyet savcısının görüşüne uygun olarak Cumhuriyet savcısı ….. (….) ile sanık ve müdafiinin yüzüne karşı, tefhim edilerek açıkça okunup usulen anlatıldı.10/03/2020 (¤¤)