Yukarıda açık kimliği yazılı sanık hakkında Dairemizce yapılan yargılama sonunda aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
İDDİA:
Afyonkarahisar Cumhuriyet Başsavcılığının 03/03/2017 tarih ve 2017/574 Esas 2017/182 nolu iddianamesiyle; Sanık .....'ın "Silahlı Terör Örgütüne Üye Olma, Kazanç Müsaderesi" suçunu işlediği iddiasıyla eylemine uyan TCK'nun 314/2, 53/1, 54/1, 58/9, 63, 55/1, TMK'nun 7/1, 5/1 maddeleri uyarınca cezalandırılması istemiyle Afyonkarahisar 2. Ağır Ceza Mahkemesi'ne kamu davası açılmıştır.
Sanık .....'ın silahlı terör örgütüne üye olma suçundan TCK 314/2, 3713 sayılı Yasanın 5/1, TCK 53, 58/9 maddeleri uyarınca 7 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ilişkin karara karşı istinaf isteminin esasdan reddine dair Dairemizin 28.09.2017 tarih 2017/3985 esas 2017/770 karar sayılı kararının temyiz edilmesi üzerine Yargıtay 16. Ceza Dairesinin 21.03.2018 tarih 2017/3985 esas 2018/770 karar sayılı ilamı ile "Örgütün kurucusu, yöneticileri ve örgüt hiyerarşisinde üçüncü veya daha yukarı katmanlarda yer alan mensuplarının zaman sınırlaması olmaksızın örgütün nihai amacından haberdar oldukları yönünde kuşku bulunmamakta ise de, bir ve ikinci katmanlarda yer alanlar açısından; devletin her kurumuna sızan mensupları vasıtasıyla kişi ve kurumlara yönelik, örgütün gerçek yüzünü ortaya koyan operasyonlara başlandığı, bu yapının kamuoyu ve medya tarafından tartışılır hale geldiği, üst düzey hükümet yetkilileri ve kamu görevlileri tarafından yapılan açıklamalarda “paralel yapı” veya “terör örgütü” olduğuna ilişkin tespitler ve uyarıların yapıldığı, Milli Güvenlik Kurulu tarafından da aynı değerlendirmelerin paylaşıldığı süreçten önce icra edilen faaliyetlerin, nitelik, içerik ve mahiyeti itibariyle silahlı terör örgütünün amacına hizmet ettiğinin somut delil ve olgularla ortaya konulmadıkça örgütsel faaliyet kapsamında kabul edilemeyeceği değerlendirilerek; Örgütle irtibatlı olduğu için kapatılmasına karar verilen derneklere üye olan ve 2014 ve 2015 yıllarında örgüt liderinin talimatı doğrultusunda anılan örgütle irtibatlı Bank .....’daki hesabına para yatıran sanığın faaliyetlerinin, silahlı terör örgütünün hiyerarşik yapısına dahil olduğunu gösterir biçimde çeşitlilik, devamlılık ve yoğunluk içermemesi karşısında örgüt üyesi olarak kabul edilmesine yasal olanak bulunmadığından, konusu suç oluşturmayan ancak örgüt liderinin talimatı doğrultusunda amaca hizmet eden söz konusu faaliyetlerinin örgüte yardım etme suçunu oluşturacağı gözetilmeksizin suç vasfında yanılgıya düşülerek yazılı şekilde hüküm kurulması, kanuna aykırı" gerekçesiyle hükmün CMK 302/2 maddesince bozulmasına karar verilmiştir.
Dairemizce usul ve yasaya uygun olan Yargıtay bozma ilamına uyulmuş, yeniden yapılan yargılamada;
SAVUNMA:
Sanık ..... Afyonkarahisar 2. Ağır Ceza Mahkemesinde alınan savunmasında:
Sanık: Efendim, .....- Sen isimli derneğin temsilcisi iş yerimize geldi, sendikaların faaliyetleri ile ilgili çalışmaları ile ilgili bilgi verdi, verdiği bilgiler neticesinde üye olmaya karar verdim. Form verdi üyelik formu, formları doldurduktan sonra birisini üniversitenin ilgili birimine verdim ve üye oldum
Başkan: Hangi tarih?
Sanık:2014 senesinde, Daha sonra 15 Temmuz dan sonra iş yerimde FETÖ terör örgütü ile bağlantı olabileceğini söyledi arkadaşlar bende hemen istifa ettim. Afyonkarahisar teknik elamanlar derneği de inşaat mühendisi olduğum için teknik konularda eğitim alarak
Başkan: Bir saniye
Üye Hakim: Avukat bey Yargıtay kararını siz mi verdiniz?
Sanık:..... Derneğine efendim ben inşaat mühendisi olduğum için teknik konularda eğitim almak için, mesleki olarak kendimi geliştirmek için yanlış hatırlamıyorsam 2011 ve 2012 senesinde üye oldum. Üye olduktan sonra bana herhangi bir teknik kurs veya teknik faaliyet ile ilgili bir bilgilendirme yapılmadı. Bir kurs filan düzenlemedikleri için yaklaşık bir sene sonra istifa ettim yani bundan yaklaşık 5 sene önce istifa ettim. Her iki sivil toplum kuruluşunun her hangi bir faaliyetine kesinlikle katılmadım.
Başkan: Bank ….. da ki hesap ile ilgili savunman.
Sanık: Efendim, evde eşimin ziynet eşyaları vardı, babam ile karşılıklı dairlerde oturuyoruz, babamların evine hırsız girdi, mahallemizde de bu tür olayların olmasından dolayı tedirgin olduk ve ziynet eşyaları bozdurdum, bazı bankalar hesap işletim ücreti alıyorlardı, Bank ..... ya sordum hesap işletim ücreti istemediklerini söylediler. Bende parayı yatırdım, daha sonra kısa bir süre sonrada ihtiyaçlarım için bu parayı çektim ve hesabımı kapattırdım. İddianamede belirtildiği gibi kesinlikle FETÖ ele başının talimatı ile bu parayı yatırmadım.
Başkan: Yani tarihler çakışıyor, tesadüf mü tarihler?
Sanık: Tesadüftür efendim. Çünkü yani bu polis kayıtların bakılabilir babamların evinde hırsızlık olayı oldu zaten sitemizde de oldu buna şeyde şahittir.
Başkan: Çocuklarının örgütün eğitim ayağında olan okulda eğitim gördüğü.
Sanık: Efendim benim iki tane çocuğum var, bu hayattaki amacım çocuklarımı iyi bir eğitim almasını sağlamak, bunun için özel okula vermeyi düşündüm büyük oğlanı okula başlayacaktı. Eeee o dönemde Milli Eğitim Bakanlığının özel okullara teşvik uygulaması vardı, teşvik için başvurdum, çıktı teşvik daha sonra okul ücretlerini araştırdım, özel okul ücretlerini, ..... Beyin ücreti diğer okullara göre daha avantajlıydı.
Başkan: Hangi tarih?
Sanık: 2015 senesinde. Fiyatı çok uygundu. Eğitiminde iyi olduğunu düşündüğüm için bu okula yazdırdım. Yani okul Milli Eğitim Bakanlığının teşvik verdiği bir okul olduğu için yani herhangi bir sıkıntı olacağı hiç aklımın ucundan geçmedi benim. Yani tek amacım çocuğumun iyi bir eğitim almasını sağlamaktır.
Başkan: Peki, TUTEV vakfı ile ilgili çok örgüte müzahir sık sık gidip gelirmişsin.
Sanık: Yok ben hiç bir zaman gidip gelmedim efendim." şeklinde savunmada bulunmuştur.
''Sanık .....: Efendim yazılı savunmam var onu şimdi mi vereceğim.
Başkan: Tabi ki alabiliriz. Evet geçen celse Cumhuriyet Savcısı görüşünü sunmuştu. Savcı bey görüşte bir değişiklik var mı?
Cumhuriyet Savcısı: Yok Başkanım tekrar ederiz.
Başkan: Son sözün nedir .....?
Sanık .....: Efendim bu beyanlar konusunda da geçen gelen tanıkta şey yapmıştı söylemişti. Ben 2012'de iltisakı ilişkimi kestim. Yaklaşık 5 sene önce bu dernekle bir ilişkim yoktur yani. Son sözüm ben Vatanına Milletine bağlı bir insanım. Çalışma hayatım boyunca çocuklarımı ihmal ederek çoğu zaman hafta sonu dahi çalıştım. Devletin bir lirası zayi olmasın diye büyük bir fedakarlıkla çalıştım. Hayatım boyunca terör örgütlerine karşı oldum. Milletine silah çekmiş bu FETÖ terör örgütüne de lanet okuyorum. Bana trilyonlar verseler bu tür yapılarda asla yer almam, benim görüşlerime yapılarıma aykırıdır. Benim için PKK, DAEŞ, DHKP-C nasıl bir terör örgütü ise bu FETÖ'de hain bir terör örgütüdür. Ben bu terör örgütünün efendim hiçbir toplantısına katılmadım. Hiçbir bu örgütten hiçbir kimseden talimat almadım. Bu örgüte hiçbir maddi ve manevi yardımda bulunmadım. Benim bu ülkeye zarar verecek hiç bir faaliyetim olmamıştır olamazda. Hakkımda iddiaları kesinlikle reddediyorum ve beraatimi talep ediyorum. '' şeklinde savunma yapmıştır.
Sanık ..... Dairemizde alınan savunmasında: "Ben suçlamaları kabul etmiyorum, aşamalardaki savunmalarımı tekrar ediyorum. Benim hiçbir terör örgütüyle bağım olmaz, vatanıma milletime bağlı bir insanım. Ben milleyetçi bir insanım, PKK, IŞID ne kadar terör örgütüyse Fetöde o kadar terör örgütüdür. Meslek hayatım boyunca vatanıma milletime bağlı olarak görev yaptım, suçlamaları kabul etmiyorum" şeklinde beyanda bulunmuştur.
DELİLLER:
1-Yukarıda açıklanan sanık savunmaları,
2-Araştırma Tutanağı,
3-Araştırma ve İnceleme Raporları,
4-.....-Sen üye listesi,
5-Bylock Sorgu Tutanağı,
6-sanığa ait nufus ve adli sicil kaydın
7-Afyonkarahisar 2. Ağır Ceza Mahkemesinde yapılan yargılama ve tüm dosya kapsamından ibarettir.
AFYONKARAHİSAR 2. AĞIR CEZA MAHKEMESİNİN KABULÜ:
Afyonkarahisar 2. Ağır Ceza Mahkemesi'nin 18/05/2017 tarih 2017/138 (E) ve 2017/146 (K) sayılı ilamıyla TCK 314/2, 3713 sayılı Yasanın 5/1, TCK 53, 58/9 maddeleri uyarınca 7 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
İDDİA MAKAMI ESAS HAKKINDAKİ GÖRÜŞÜNDE:
Cumhuriyet savcısı Dairemizde yapılan yargılama sırasında 02/10/2018 tarihli celsedeki esas hakkında mütalaasında; "Afyonkarahisar 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 18/05/2017 tarih 2017/138 (E) ve 2017/146 (K) sayılı kararı ile sanık ..... hakkında Silahlı Terör Örgütüne Üye Olma suçundan netice itibari ile 7 yıl a6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ilişkin hükmün sanık müdafii tarafından istinaf edilmesi üzerine kararı inceleyen Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza dairesinin 28/09/2017 tarih 2017/2343 Esas 2017/2072 karar sayılı kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verildiği kararın sanık ve müdafii tarafından temyiz edilmesi üzerine kararı inceleyen Yargıtay 16. Ceza Dairesinin 21.03.2018 tarih 2017/3985 esas ve 2018/770 karar sayılı ilamında özetle;
"....Örgütün kurucusu, yöneticileri ve örgüt hiyerarşisinde üçüncü veya daha yukarı katmanlarda yer alan mensuplarının zaman sınırlaması olmaksızın örgütün nihai amacından haberdar oldukları yönünde kuşku bulunmamakta ise de, bir ve ikinci katmanlarda yer alanlar açısından; devletin her kurumuna sızan mensupları vasıtasıyla kişi ve kurumlara yönelik, örgütün gerçek yüzünü ortaya koyan operasyonlara başlandığı, bu yapının kamuoyu ve medya tarafından tartışılır hale geldiği, üst düzey hükümet yetkilileri ve kamu görevlileri tarafından yapılan açıklamalarda “paralel yapı” veya “terör örgütü” olduğuna ilişkin tespitler ve uyarıların yapıldığı, Milli Güvenlik Kurulu tarafından da aynı değerlendirmelerin paylaşıldığı süreçten önce icra edilen faaliyetlerin, nitelik, içerik ve mahiyeti itibariyle silahlı terör örgütünün amacına hizmet ettiğinin somut delil ve olgularla ortaya konulmadıkça örgütsel faaliyet kapsamında kabul edilemeyeceği değerlendirilerek;
Örgütle irtibatlı olduğu için kapatılmasına karar verilen derneklere üye olan ve 2014 ve 2015 yıllarında örgüt liderinin talimatı doğrultusunda anılan örgütle irtibatlı Bank .....’daki hesabına para yatıran sanığın faaliyetlerinin, silahlı terör örgütünün hiyerarşik yapısına dahil olduğunu gösterir biçimde çeşitlilik, devamlılık ve yoğunluk içermemesi karşısında örgüt üyesi olarak kabul edilmesine yasal olanak bulunmadığından, konusu suç oluşturmayan ancak örgüt liderinin talimatı doğrultusunda amaca hizmet eden söz konusu faaliyetlerinin örgüte yardım etme suçunu oluşturacağı gözetilmeksizin suç vasfında yanılgıya düşülerek yazılı şekilde hüküm kurulması..."noktalarından bozulması üzerine açılan duruşmada;
Konusu tek başına suç oluşturmayan fakat örgüt ile irtibatı olan derneğe üye olduğu ve örgüt liderinin talimatı ile Bank .....'da hesap işlemleri yapan sanığın eylemlerinin örgütün hiyerarşik yapısına dahil olduğunu göstermeyeceği, sanığın eylemlerinde çeşitlilik, süreklilik ve yoğunluk unsurlarının da bulunmadığı anlaşılmakla;
Mahkemenin kararının kaldırılarak, sanığın eylemine uyan TCK 314/2, 220/7, 3713 Sayılı yasanın 5/1, TCK 53, 63 maddeleri ile cezalandırılmasına" karar verilmesini kamu adına talep ve mütalaa etmiştir.
DELİLLERİN TARTIŞILMASI VE DAİREMİZİN KABULÜ:
Yukarıda belirtilen tüm deliller, yapılan yargılama ve dosya kapsamına göre;
Ayrıntıları Yargıtay 16. Ceza Dairesinin 2015/3 E. sayılı kararında ve Dairemizce de benimsenen, istikrar kazanmış yargısal kararlarda açıklandığı üzere;
Örgüt üyesi, örgüt amacını benimseyen, örgütün hiyerarşik yapısına dahil olan ve bu suretle verilecek görevleri yerine getirmeye hazır olmak üzere kendi iradesini örgüt iradesine terk eden kişidir. Örgüt üyeliği, örgüte katılmayı, bağlanmayı, örgüte hakim olan hiyerarşik gücün emrine girmeyi ifade etmektedir. Örgüt üyesi örgütle organik bağ kurup faaliyetlerine katılmalıdır. Organik bağ, canlı, geçişken, etkin, faili emir ve talimat almaya açık tutan ve hiyerarşik konumunu tespit eden bağ olup, üyeliğin en önemli unsurudur. Örgüte yardımda veya örgüt adına suç işlemede de, örgüt yöneticileri veya diğer mensuplarının emir ya da talimatları vardır. Ancak örgüt üyeliğini belirlemede ayırt edici fark, örgüt üyesinin örgüt hiyerarşisi dahilinde verilen her türlü emir ve talimatı sorgulamaksızın tamamen teslimiyet duygusuyla yerine getirmeye hazır olması ve öylece ifa etmesidir.
Silahlı örgüte üyelik suçunun oluşabilmesi için örgütle organik bağ kurulması ve kural olarak süreklilik, çeşitlilik ve yoğunluk gerektiren eylem ve faaliyetlerin bulunması aranmaktadır. Ancak niteliği, işleniş biçimi, meydana gelen zarar ve tehlikenin ağırlığı, örgütün amacı ve menfaatlerine katkısı itibariyle süreklilik, çeşitlilik ve yoğunluk özelliği olmasa da ancak örgüt üyeleri tarafından işlenebilen suçların faillerinin de örgüt üyesi olduğunun kabulü gerekir. Örgüte sadece sempati duymak ya da örgütün amaçlarını, değerlerini, ideolojisini benimsemek, buna ilişkin yayınları okumak, bulundurmak, örgüt liderine saygı duymak gibi eylemler örgüt üyeliği için yeterli değildir (Evik, Cürüm işlemek için örgütlenme, Syf 383 vd.).
Örgüt üyesinin, örgüte bilerek ve isteyerek katılması, katıldığı örgütün niteliğini ve amaçlarını bilmesi, onun bir parçası olmayı istemesi, katılma iradesinin devamlılık arz etmesi gerekir. Örgüte üye olan kimse, bir örgüte girerken örgütün kanunun suç saydığı fiilleri işlemek amacıyla kurulan bir örgüt olduğunu bilerek üye olmak kastı ve iradesiyle hareket etmelidir. Suç işlemek amacıyla kurulmuş örgüte üye olmak suçu için de saikin "suç işlemek amacı" olması aranır (Toroslu özel kısım syf.263-266, Alacakaptan Cürüm İşlemek İçin Örgüt syf. 28, Özgenç Genel Hükümler syf.280).
Suç örgütünün tanımlanıp yaptırıma bağlandığı 5237 sayılı TCK’nın 220. maddesinin 7. fıkrasında yardım fiiline yer verilmiştir. “Örgüt içindeki hiyerarşik yapıya dahil olmamakla birlikte, örgüte bilerek ve isteyerek yardım eden kişinin, örgüt üyesi olarak” cezalandırılacağı belirtilmiş, anılan normun konuluş amacı, gerekçesinde; “örgüte hakim olan hiyerarşik ilişki içinde olmamakla beraber, örgütün amacına bilerek ve isteyerek hizmet eden kişi, örgüt üyesi olarak kabul edilerek cezalandırılır.” şeklinde açıklanmış, 765 sayılı TCK’nın sistematiğinden tamamen farklı bir anlayışla düzenlenen maddede yardım etme fiilleri de örgüt üyeliği kapsamında değerlendirilerek, bağımsız bir şekilde örgüte yardım suçuna yer verilmemiştir.
Yardım fiilini işleyen failin örgütün hiyerarşik yapısına dahil olmaması, yardımda bulunduğu örgütün TCK’nın 314. maddesi kapsamında silahlı terör örgütü olduğunu bilmesi, yardımın örgütün amacına hizmet eder nitelikte bulunması yardım ettiği kişinin örgüt yöneticisi ya da üyesi olması gereklidir. Yardımdan fiilen yararlanmak zorunlu değildir. Örgütün istifadesine sunulmuş olması ve üzerinde tasarruf imkanının bulunması suçun tamamlanması için yeterlidir.
Yardım fiilleri örgüte silah sağlama ve terörün finansmanı dışında tahdidi olarak sayılmamıştır. Her ne surette olursa olsun örgütün hareketlerini kolaylaştıran ve yaşantısını sürdürmeye yönelik eylemler yardım kapsamında görülebilir (Yargıtay Ceza Genel Kurulu 11.11.1991 tarih, Esas 9-242, Karar 305). Yardım teşkil eden hareketin başlı başına suç teşkil etmesi gerekmez. Yardım bir kez olabileceği gibi birden çok şekilde de gerçekleşebilir. Ancak yardım teşkil eden faaliyetlerde devamlılık, çeşitlilik veya yoğunluk var ise örgüt üyesi olarak da kabul edilebilecektir.
Kuruluş, amaç, örgüt yapılanması ve faaliyet yöntemleri Yargıtay 16. Ceza Dairesinin 2015/3 E. sy. kararında anlatılan ve nihai amacı, Devletin Anayasal nizamını cebir ve şiddet kullanarak değiştirmek olduğu anlaşılan FETÖ/PDY terör örgütünün başlangıçta bir ahlak ve eğitim hareketi olarak ortaya çıkması ve toplumun her katmanının büyük bir kesimince de böyle algılanması, amaca ulaşmak için her yolu mübah gören fakat sözde meşruiyetini sivil alanda dinden, kamusal alanda ise hukuktan aldığı izlenimi vermek için yeterli güce ulaşıncaya kadar alenen kriminalize olmamaya özen göstermesi gerçeği nazara alındığında; örgütün kurucusu, yöneticileri ve örgüt hiyerarşisinde üçüncü veya daha yukarı katlarda yer alan mensuplarının zaman sınırlaması olmaksızın nihai amacından haberdar oldukları yönünden kuşku bulunmamakta ise de bir ve ikinci katmanlarda yer alanlar açısından; Devlete sızan mensupları vasıtasıyla kişi ve kurumlara yönelik örgütün gerçek yüzünü ortaya koyan operasyonlara başlanması, bu yapının kamuoyu veya medya tarafından tartışılır hale gelmesi üst düzey hükümet yetkilileri ve kamu görevlileri tarafından yapılan açıklamalarda “paralel yapı” veya “terör örgütü” olduğuna ilişkin tespitler yapılması ve Milli Güvenlik Kurulu tarafından da aynı değerlendirmelerin paylaşıldığı süreçten önce icra edilen faaliyetlerin nitelik, içerik ve mahiyeti itibariyle silahlı terör örgütünün amacına hizmet ettiğinin somut delil ve olgularla ortaya konulmadıkça örgütsel faaliyet kapsamında kabul edilemeyeceği değerlendirilerek somut olay gözetildiğinde;
Her ne kadar yerel Mahkemece sanığın Afyon Kocatepe Üniversitesi içerisinde yer aldığı, Ünitenin oluşturulmasında rol oynadığı, örgüt yöneticilerinin kayıtsız şartsız talimatları doğrultusunda hareket ettiği, Milli Güvenlik Kurulunca Devletin Milli Güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum ve gruplara aidiyeti, iltisakı ve bunlarla irtibatı tespit edilerek, 667 Sayılı KHK' nın 3. Maddesi gereğince kapatılmasına karar verilen örgüte müzahir ..... Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Derneği ve yine örgütün güdümünde bulunan, örgüte müzahir olan ..... Eğitim Sen isimli sendikaya üye olduğu, Fetö/ PDY Silahlı Terör Örgütüne ait örgütün finansal kuruluşu olan Bank ..... isimli finans kurumunda 12.09.2014 tarihinde hesap açtırdığı, örgüt elebaşı Fetullah Gülen'in 15.01.2014 tarihinde yayınlanan 15.12.2013 tarihli konuşmasında örgüt üyelerine vermiş olduğu "Bank .....'ya para yatırın'' talimatı üzerine örgüt elebaşının talimatı doğrultusunda, örgüte destek sağlamak amacıyla para yatırdığı ve hesabını kullandığı, oğlu .....'ın 2015-2016 öğretim döneminde Milli Güvenliğe tehlike oluşturduğu tespit edilen, FETÖ/ PDY silahlı terör örgütü ile aidiyeti, iltisakı veya irtibatı olduğu için 667 Sayılı KHK' nın 2. Maddesi ile kapatılan örgüte müzahir ..... Kolejinde eğitim gördüğü, bu itibarla silahlı terör örgütü olduğu kesinleşmiş yargı kararıyla da tespit edilen Fetullahçı Terör Örgütüne üye olduğu gerekçesiyle cezalandırılmasına karar verilmiş ise de;
Örgütün kurucusu, yöneticileri ve örgüt hiyerarşisinde üçüncü veya daha yukarı katmanlarda yer alan mensuplarının zaman sınırlaması olmaksızın örgütün nihai amacından haberdar oldukları yönünde kuşku bulunmamakta ise de, bir ve ikinci katmanlarda yer alanlar açısından; devletin her kurumuna sızan mensupları vasıtasıyla kişi ve kurumlara yönelik, örgütün gerçek yüzünü ortaya koyan operasyonlara başlandığı, bu yapının kamuoyu ve medya tarafından tartışılır hale geldiği, üst düzey hükümet yetkilileri ve kamu görevlileri tarafından yapılan açıklamalarda “paralel yapı” veya “terör örgütü” olduğuna ilişkin tespitler ve uyarıların yapıldığı, Milli Güvenlik Kurulu tarafından da aynı değerlendirmelerin paylaşıldığı süreçten önce icra edilen faaliyetlerin, nitelik, içerik ve mahiyeti itibariyle silahlı terör örgütünün amacına hizmet ettiğinin somut delil ve olgularla ortaya konulmadıkça örgütsel faaliyet kapsamında kabul edilemeyeceği değerlendirilerek; Örgütle irtibatlı olduğu için kapatılmasına karar verilen derneklere üye olan ve 2014 ve 2015 yıllarında örgüt liderinin talimatı doğrultusunda anılan örgütle irtibatlı Bank .....’daki hesabına para yatıran sanığın faaliyetlerinin, silahlı terör örgütünün hiyerarşik yapısına dahil olduğunu gösterir biçimde çeşitlilik, devamlılık ve yoğunluk içermemesi karşısında örgüt üyesi olarak kabul edilmesine yasal olanak bulunmadığından, konusu suç oluşturmayan ancak örgüt liderinin talimatı doğrultusunda amaca hizmet eden söz konusu faaliyetlerinin örgüte yardım etme suçunu oluşturacağı gözetilmeksizin suç vasfında yanılgıya düşülerek yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı görülerek silahlı terör örgütüne üye olma suçundan sanık ..... hakkında verilen Afyonkarahisar 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 18/05/2017tarih ve 2017/138 esas, 2017/146 karar sayılı ilamının 5271 sayılı CMK'nın 280/2-2. cümlesi uyarınca kaldırılmasına, sanığın eylemine uyan 5237 sayılı TCK'nun 314/2, 220/7, 3713 sayılı Kanunun 5/1, TCK'nun 62/1, 53/1 maddeleri uyarınca cezalandırılmasına dair aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi Yukarıda İzah Edildiği Üzere:
1)Silahlı terör örgütüne üye olma suçundan sanık ..... hakkında verilen Afyonkarahisar 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 18/05/2017 tarih ve 2017/138 esas, 2017/146 karar sayılı ilamının 5271 sayılı CMK'nın 280/2-2. cümlesi uyarınca KALDIRILMASINA,
2)Sanık .....'ın üzerine atılı terör örgütüne üye olmamakla birlikte terör örgütüne yardım etme suçunu işlediği sübuta erdiğinden eylemine uyan 5237 sayılı TCK'nın 220/7. ve 314/2. maddesi uyarınca, aynı kanunun 3/1. ve 61. maddelerinde belirtilen; fiilin ağırlığı, suçun işleniş biçimi, suçun işlendiği yer ve zaman, failin kasta dayalı kusurunun ağırlığı dikkate alınarak takdiren 5 YIL HAPİS CEZASI İLE CEZALANDIRILMASINA,
Sanığın eylemi yardım düzeyinde kaldığından hükmolunan cezasından TCK'nın 220/7. maddesi uyarınca takdiren 1/2 oranında indirim yapılarak 2 YIL 6 AY HAPİS CEZASI İLE CEZALANDIRILMASINA,
Sanığa verilen cezanın, müsnet suçun 3713 s. kanunun 3. maddesinde sayılan mutlak terör suçu olması nedeniyle aynı Kanunun 5/1 maddesi gereğince 1/2 oranında artırılarak 3 YIL 9 AY HAPİS CEZASI İLE CEZALANDIRILMASINA,
Sanığın duruşmada gözlemlenen tutum ve davranışları, geçmişi, verilen cezanın geleceği üzerindeki etkileri dikkate alındığında cezasından indirim yapılması gerektiği kanaatine varıldığından, hükmedilen cezasından 5237 sayılı TCK’nun 62/1 maddesi gereğince 1/6 oranında indirim yapılara..... YIL 13 AY 15 GÜN HAPİS CEZASI İLE CEZALANDIRILMASINA,
Kasıtlı suçtan hapis cezasıyla mahkumiyetine hükmedilen sanığın, 5237 sayılı TCK'nın 53. maddenin 1. fıkrasında belirtilen haklardan, aynı maddenin 2. fıkrası ile 3. fıkranın ilk cümlesi gözetilmek suretiyle yoksun bırakılmasına,
TCK'nun 63. maddesi uyarınca, sanığın hüküm kesinleşmeden önce gerçekleşen ve şahsi hürriyeti sınırlama sonucunu doğuran gözaltı süresi ile tutuklulukta geçirdiği sürelerin verilen cezadan indirilmesine,
İlk derece Mahkemesi ve Dairemizce yapılan toplam 25,00 TL. yargılama giderinin sanıktan alınarak Hazineye verilmesine,
Yüze karşı verilen kararlarda verildiği tarihten, tarafların yokluğunda verilen kararlarda gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren on beş gün içerisinde Dairemize verilecek dilekçe ya da tutanağa geçirilmek üzere Dairemiz zabıt katibine beyanda bulunularak, yasa yoluna başvuracak kişi yargı sınırları dışında bulunuyor ise Dairemize ulaştırılmak üzere bulunduğu yerdeki nöbetçi asliye ceza mahkemesine dilekçe verilerek ya da tutanağa geçirilmek üzere bulunduğu yer nöbetçi asliye ceza mahkemesi zabıt katibine beyanda bulunularak, taraf ceza evinde bulunuyor ise Dairemize iletilmek üzere bulunduğu yer cezaevi müdürlüğüne bir dilekçe verilerek ya da tutanağa geçirilmek üzere tutuklu bulunduğu ceza infaz kurumu ve tutukevi müdürüne beyanda bulunarak Dairemiz kararına karşı Yargıtay TEMYİZ yasa yoluna müracaat edilebileceği hatırlatılarak oy birliği ile verilen karar, Cumhuriyet savcısının görüşüne uygun olarak C. Savcısı ..... (….) ile sanık ve müdafinin yüzüne karşı tefhim edilerek açıkça okunup usulen anlatıldı. 02/10/2018 (¤¤)