Yukarıda açık kimliği yazılı sanık hakkında Dairemizce yapılan yargılama sonunda aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
İDDİA:
Burdur Cumhuriyet Başsavcılığının 10.05.2017 tarih ve 2017/523 esas sayılı iddianamesi ile sanığın üzerine atılı silahlı terör örgütüne üye olma suçundan cezalandırılması istemiyle Burdur Ağır Ceza Mahkemesine kamu davası açıldığı anlaşılmıştır.
Burdur Ağır Ceza Mahkemesince yapılan yargılama sonunda 18/07/2017 tarih, 2017/175 esas - 2017/209 karar sayılı hüküm ile; sanığın üzerine atılı silahlı terör örgütüne üye olma suçundan TCK'nun 314/2, 3713 sayılı yasanın 5, TCK'nun 62/1, 58, 53, 63. maddeleri uyarınca 6 yıl 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiş, bu karara karşı sanık müdafi tarafından istinaf talebinde bulunulmuş olduğundan dosya Dairemize gönderilmiştir.
SAVUNMA:
Sanık .... ilk Derece Mahkemesinde alınan savunmasında: "silahlı terör örgütüne üye olma suçlaması beni üzmektedir. Herhangi bir terör örgütünün faaliyeti çerçevesinde sayılabilecek hiçbir eylem ve işlemim olmamıştır. Suçsuzum beraatimi istiyorum. 15 Temmuz gecesi ayaklanmaya kalkışan fetö mensubu asker kıyafetli hainleri insanlığa karşı suç işlemiş görüyorum ve lanetliyorum. En ağır şekilde cezalandırılmasını istiyorum. Burdur ili Karamanlı ilçesi ve Kemer ilçesi ilçe emniyet amiri olarak görev yapmaktaydım. Darbeyi öğrenir öğrenmez bütün personeli topladım. Gerekli uygulama noktaları oluşturmak üzere tedbirleri aldık. Görevimizin başındaydık. Asya finans bank katılıma hesabım olduğu iddiası var. O zaman EFT ve havale ücretlerinden para alınmadığından dolayı o zaman 2001 yılında hesap açtırdım. Tasarruflarımı burada değerlendirdim. Kardeşlerimin bağkur primlerini buradan ödedim. Örgüt liderinin talimatı ile hesap açtırıp da kullanmış değilim. F1 derneği ile alakalı olarak da yasalarla kurulmuş bankanlar kurulunca kanun yararına yardım toplama yetkisi verilen derneğe Ramazan günü de bizim yemeklerimizi görünce akbabaların yediği çocukları görünce de mesaj gönderdim. Van depreminde de .... a da gönderdim. Görevden uzaklaştırma ile valilik oluru ile çocuklarımın özel okula gitmesi nedeni ile evraklar özel bir suç isnadı olmadan hakkımda herhangi bir soruşturma olmadan telefonuma el konuldu. Suç unsuru olmadığı anlaşıldı ve telefonum bana iade edildi. Göreve geri döndüm. O süre içinde Burdur merkeze tayinim çıktı. Meyil müddeti içerisinde tekrar açığa alındım. Sonra 677 KHK ile kamu görevinden çıkartıldım. Sorgusuz sualsiz şekilde hakkımda hiçbir isnat olmadan ihraç edildim. Bunu giderebilmek için tüm kurumlara müracaatlarda bulundum. Çocuklarımın özel okula gönderilmesi ile alakalı ülkemizin denetiminde ve gözetiminde olduğundan dolayı gönderdim. Eşim de çalıştığından dolayı öğleyin yemek durumu olmasın diye öyle tercih ettik. Bu okulun kime ait olduğunu bilmiyorduk. Ben çocuklarımı 2007 yılında okula göndermeye başladım. Yurt dışına seyahat terör şeyi olarak gösterilmiş. Avusturya ülkesine gittim. Cemaate bağlı olarak yada onların derneğine şey olarak da gitmedim. Tanık benim kendisinin katıldığı toplantılara katıldığımı iddia ediyor. Ben 2006 yılında Bursa ilindeydim. 2007 yılı Temmuz ayında tayin olarak şarka gittim. 2006 yılı Ekim ayı içerisinde kursa gittim. Temmuz da mezun oldum. 18 Temmuz da Erzincan iline şark görevine gittim. 2015 yılında da Burdur'a döndüm. Ben toplantılara katılmadım, böyle bir şahsı da tanımıyorum. Hakkında da davacı ve şikayetçiyim. MİT 09.12.2016 tarihli yazısı ile il emniyet müdürlüğünün bylock tespit tarihi ile bylock uygulaması oluşturduğum iddiası ile bir suçlama var. Google play ve apple storede binlerce kişi uygulamayı indirmiştir. 19.09.2014 tarihinde bylock uygulamasının kullanıldığı belirtilmesine rağmen kimlerle görüştüğüm, kimlerle mesajlaştığım, mesaj içerikleri ortaya konulmadan terör örgütü suçlaması kesinlikle doğru değildir. Fetö pdy silahlı terör örgütü ile yapılan darbe girişimini savunmuyorum. Kalkışma olsaydı belki görevimin başında şehit de olabilirdim. Kabul etmediğim yasa dışı girişimden dolayı. Ben suç ve suçlularla kanunlar çerçevesinde mücadele ettim. Emniyet teşkilatında sıralı amirler dışında emir ve talimat almadım. Sıralı amirlerimden yüksek sicil notu, taktirname, teşekkür ile ödüllendirildim. Hiçbir soruşturma geçirmedim. Terör örgütü olarak nasıl tespit edildiğim, varsa bu eylem ve faaliyetlerin nelerden ibaret olduğunu istiyorum. Bu suçlamayı asla kabul etmiyorum. Ayrıca 3 sefer bel fıtığından ameliyat oldum. Temel ihtiyaçlarımı sürdürebilmekte de oturup kalkmakta zorluk çekmekteyim. Yüce Türk adaletine güvenim sonsuz. Ben suçsuzum, bundan dolayı önce tahliyemi, sonra beraatimi istiyorum" şeklinde beyanda bulunmuştur.
Sanık .... Dairemizde alınan savunmasında: "Ben suçlamaları kabul etmiyorum, aşamalardaki savunmalarımı tekrar ediyorum. Ağır Ceza Mahkemesinde yapmış olduğum savunlarımı tekrar ediyorum. Suçlamaları kabul etmiyorum. Yerel mahkemede dinlenen tanık .... beni tanımadığı halde sohbet toplantılarına katıldığım şeklinde beyanda bulunmuştur. Aynı tarihlerde tanıkla görev yapmadık. .... isimli tanıkla aynı yerde görev yapmadık, beyanını bu yüzden kabul etmiyorum isim benzerliğinden dolayı karışmış olabilir. Veri inceleme raporunu kabul etmiyorum yasal bir delil değildir işlem amacıyla yapılmış bir tespittir" şeklinde beyanda bulunmuştur.
DELİLLER:
1-Yukarıda açıklanan sanık savunmaları,
2-Tanık beyanları
3-CGNAT kayıtları
4-ByLock KOM Raporu
5-Veri inceleme raporu
6-Sanığa ait nüfus ve adli sicil kaydı,
7-Burdur Ağır Ceza Mahkemesinin 2017/175 esas sayılı dosyasında yapılan yargılama ve tüm dosya kapsamından ibarettir.
BURDUR AĞIR CEZA MAHKEMESİNİN KABULÜ:
Burdur Ağır Ceza Mahkemesince yapılan yargılama sonunda 18/07/2017 tarih, 2017/175 esas - 2017/209 karar sayılı hüküm ile; sanığın üzerine atılı silahlı terör örgütüne üye olma suçundan TCK'nun 314/2, 3713 sayılı yasanın 5, TCK'nun 62/1, 58, 53, 63. maddeleri uyarınca 6 yıl 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
İSTİNAF İSTEMİ:
Sanık vekili, yerel mahkeme kararının usul ve yasaya aykırı olduğundan bahisle istinafta bulunarak yerel mahkeme kararının bozulmasını talep etmiştir.
YARGITAY İLAMI:
Dairemizin 21/09/2017 tarih, 2017/2288 esas - 2017/2009 karar sayılı dosyası, Yargıtay 16. Ceza Dairesinin 22/03/2018 tarih, 2017/3973 esas - 2018/947 karar sayılı ilamı ile;
"Yapılan yargılama sonunda; sanık ....'ın 505 220 68 96 numaralı telefonuna BYLOCK programını indirerek kullandığı, banka kayıtları ve tanık beyanları doğrultusunda eylemlerinin çeşitliliği ve yoğunluğu dikkate alınarak sanığın FETÖ/PDY silahlı terör örgütü üyeliği suçundan cezalandırılmasına karar verilmiş ise de;
Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 26.09.2017 tarih, 2017/16 MD-956 E. 2017/370 sayılı kararı ile onanarak kesinleşen Dairemizin ilk derece mahkemesi sıfatıyla verdiği 24.04.2017 tarih, 2015/3 esas, 2017/3 sayılı kararında; ByLock iletişim sisteminin FETÖ/PDY silahlı terör örgütü mensuplarının kullanmaları amacıyla oluşturulan ve münhasıran bu suç örgütünün bir kısım mensupları tarafından kullanılan bir ağ olması nedeniyle; örgüt talimatı ile bu ağa dahil olunduğunun ve gizliliği sağlamak için haberleşme amacıyla kullanıldığının, her türlü şüpheden uzak, kesin kanaate ulaştıracak teknik verilerle tespiti halinde, kişinin örgütle bağlantısını gösteren delil olacağı” nın kabul edildiği gözetilerek;
ByLock kullanıcısı olduğunu kabul etmeyen sanığın ByLock uygulamasını kullandığının kuşkuya yer vermeyecek şekilde teknik verilerle tespiti halinde bylock kullanıcısı olduğuna dair delilin atılı suç vasfının tayini açısından belirleyici nitelikte olması karşısında, ilgili birimlerden ayrıntılı bylock değerlendirme raporu ile HIS (CGNAT) sorgu kayıtlarının dosyaya gelmesi beklenilip, ayrıca istinaf aşamasından sonra dosyaya geldiği anlaşılan .... isimli şahsın sanık ile ilgili beyanlarını içeren tutanaklar ve Ankara Cumhuriyet Başsavcılığının 2017/68532 sayılı soruşturmasında ele geçirilen micro SD kartta bulunan veri inceleme raporu ile birlikte duruşmada sanık ve müdafiine okunup diyecekleri sorulduktan sonra bir karar verilmesi gerekirken eksik araştırmayla yazılı şekilde hüküm kurulması" usul ve yasaya aykırı görülerek bozulmasına karar verilmiştir.
İDDİA MAKAMI ESAS HAKKINDAKİ GÖRÜŞÜNDE:
Cumhuriyet savcısı Dairemizde yapılan yargılama sırasında 04/10/2018 tarihli celsedeki esas hakkında mütalaasında; "Burdur Ağır Ceza Mahkemesinin 18/07/2017 tarih 2017/175 (E) ve 2017/209 (K) sayılı kararı ile sanık .... hakkında Silahlı Terör Örgütüne Üye Olma suçundan netice itibari ile verilen 6 yıl 3 ay hapis cezasına ilişkin hükmün sanık müdafii tarafından istinaf edilmesi üzerine kararı inceleyen Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin 21/09/2017tarih, 2017/2288 esas - 2017/2009 karar sayılı kararı ile istinaf talebinin esastan reddine dair kararının sanık müdafii tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay 16. Ceza Dairesinin 22/03/2018 tarih, 2017/3973 esas - 2018/947 karar sayılı ilamında özetle;
"...Yapılan yargılama sonunda; sanık ....'ın 505 220 68 96 numaralı telefonuna BYLOCK programını indirerek kullandığı, banka kayıtları ve tanık beyanları doğrultusunda eylemlerinin çeşitliliği ve yoğunluğu dikkate alınarak sanığın FETÖ/PDY silahlı terör örgütü üyeliği suçundan cezalandırılmasına karar verilmiş ise de;
Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 26.09.2017 tarih, 2017/16 MD-956 E. 2017/370 sayılı kararı ile onanarak kesinleşen Dairemizin ilk derece mahkemesi sıfatıyla verdiği 24.04.2017 tarih, 2015/3 esas, 2017/3 sayılı kararında; ByLock iletişim sisteminin FETÖ/PDY silahlı terör örgütü mensuplarının kullanmaları amacıyla oluşturulan ve münhasıran bu suç örgütünün bir kısım mensupları tarafından kullanılan bir ağ olması nedeniyle; örgüt talimatı ile bu ağa dahil olunduğunun ve gizliliği sağlamak için haberleşme amacıyla kullanıldığının, her türlü şüpheden uzak, kesin kanaate ulaştıracak teknik verilerle tespiti halinde, kişinin örgütle bağlantısını gösteren delil olacağı” nın kabul edildiği gözetilerek;
ByLock kullanıcısı olduğunu kabul etmeyen sanığın ByLock uygulamasını kullandığının kuşkuya yer vermeyecek şekilde teknik verilerle tespiti halinde bylock kullanıcısı olduğuna dair delilin atılı suç vasfının tayini açısından belirleyici nitelikte olması karşısında, ilgili birimlerden ayrıntılı bylock değerlendirme raporu ile HIS (CGNAT) sorgu kayıtlarının dosyaya gelmesi beklenilip, ayrıca istinaf aşamasından sonra dosyaya geldiği anlaşılan .... isimli şahsın sanık ile ilgili beyanlarını içeren tutanaklar ve Ankara Cumhuriyet Başsavcılığının 2017/68532 sayılı soruşturmasında ele geçirilen micro SD kartta bulunan veri inceleme raporu ile birlikte duruşmada sanık ve müdafiine okunup diyecekleri sorulduktan sonra bir karar verilmesi gerekirken eksik araştırmayla yazılı şekilde hüküm kurulması..." noktalarından bozulması üzerine açılan duruşmada;
Dosya kapsamına göre sanığın eylemlerindeki süreklilik çeşitlilik ve yoğunluğuna göre sanığın silahlı terör örgüt üyeliği suçunun unsurları oluştuğu anlaşılmakla,
Sanığın eylemlerine uyan TCK'nun 314/2, 3713 Sayılı yasanın 5/1, TCK 62/1, 53/1, 58/9 maddeleri gereğince cezalandırılması ile tutukluluk halinin devamına" karar verilmesini kamu adına talep ve mütalaa etmiştir.
DELİLLERİN TARTIŞILMASI VE DAİREMİZİN KABULÜ:
Yukarıda belirtilen tüm deliller, yapılan yargılama ve dosya kapsamına göre;
Sanık ....'ın komiser olarak görev yaptığı, kolluk birimlerince yapılan araştırmalar neticesinde FETÖ/PDY silahlı terör örgütünün kendi üyeleri arasındaki haberleşmeyi sağlamak amacıyla kullandıkları ByLock isimli programı kullandığının tespit edildiği ve ardından sanığın KHK ile görevden ihraç edildiği sabittir.
Kolluk birimlerince düzenlenen 14/01/2017 tarihli ByLock tespit tutanağına göre; sanığın …. GSM numaralı hat üzerinden ve N2 IMEI numaralı telefon aracılığıyla ilk kez 19/09/2014 tarihinde FETÖ/PDY silahlı terör örgütünün gizli haberleşme programı olan ByLock programını yüklediğinin bildirildiği,
Dosya arasında mevcut Burdur Cumhuriyet Başsavcılığı ve Burdur İl Emniyet Müdürlüğü cevabi yazılarına göre; ByLock tespit edildiği bildirilen .... GSM numaralı hatta ilişkin ByLock tespit değerlendirme tutanağının kayıtlarında mevcut olmadığının bildirildiği,
Dosya arasında mevcut BTK'dan temin edilen CGNAT kayıtlarına göre; ByLock tespit edildiği bildirilen .... GSM numaralı hat ile, 17/09/2014 ila 01/04/2015 tarihleri arasında ByLock sunucu IP'lerinden olan …. hedef IP numarasına toplam 4552 defa istek gönderildiğinin anlaşıldığı,
Dosya arasında mevcut Ankara Cumhuriyet Başsavcılığının 2017/68532 sayılı soruşturmasında ele geçirilen micro SD kartta bulunan veri inceleme raporuna göre; sanığın Derece 1 ve Derece 2 gruplandırmasının …. kategorisi olarak belirtildiği, bilindiği üzere …. kategorisinin terör örgütü tarafından "FETÖ mensubiyeti olan, teslimiyeti, sadakati ve bağlılığı üst seviyede olan kişiyi ifade eder" şeklinde belirlendiği,
Dosya arasında mevcut tanık ....'in beyanında; sanık ....'in, kendisinin ve başkaca kişilerin 2015-2016 yılları arasında sohbet yaptıklarını, sohbet hocasının .... isimli şahıs olduğunu, bazen de sanık ....'in sohbet hocalığı yaptığını, telefonuna ByLock yazılımının .... tarafından yüklendiğini, sanık ....'in ısrarı ile ByLock yazılımına 3-5 defa girdiğini beyan ettiği,
TCK'nın 314. maddesi bakımından; bir oluşumun, bir yapılanmanın silahlı terör örgütü sayılabilmesi için, TCK'nın 220. maddesinde düzenlenen suç işlemek için örgüt kurma suçunda örgütün varlığı için gerekli koşullar yanında, Türk Ceza Kanununun ikinci kitap, dördüncü kısım, dördüncü ve beşinci bölümlerinde yer alan suçları "amaç suç" olarak işlemek üzere kurulmuş ve amaca matuf bir eylem gerçekleştirmeye yeterli derecede silahlı olması ya da bu silahları kullanabilme imkanına sahip bulunması gerekir. Bu suçu, TCK'nın 220. maddesinde düzenlenen suçtan ayıran en önemli ölçüt budur.
3713 sayılı Terörle Mücadele Kanununun 7/1. maddesinde; terör örgütlerini kurma, yönetme ve üye olma suçları düzenlenmektedir. Maddede; "TCK 314. maddesi hükümlerine göre cezalandırılacağı" hükmüne yer verilerek 314. maddenin ceza hükümlerine atıf yapmıştır.
Buna göre Türk Ceza Hukukunda silahlı terör örgütünün unsurları şu şekilde kabul edilmektedir;
Üye sayısı; en az 3 kişiden oluşur. (TMK 7/1, TCK 220-314 maddeleri.)
Amaç ve saik; terör örgütü siyasi maksatla faaliyet gösterir. Bu doğrultuda, “Terör; cebir ve şiddet kullanarak; baskı, korkutma, yıldırma, sindirme ve tehdit yöntemlerinden biriyle, Anayasada belirtilen Cumhuriyetin niteliklerini, siyasi, hukuki, sosyal, laik, ekonomik düzeni değiştirmek, Devletin ülkesi ve milletiyle bölünmez bütünlüğünü bozmak, Türk Devletinin ve Cumhuriyetinin varlığını tehlikeye düşürmek, Devlet otoritesini zaafa uğratmak veya yıkmak veya ele geçirmek, temel hak ve hürriyetlerini yok etmek, Devletin iç ve dış güvenliğini kamu düzenini veya genel sağlığı bozmak” amacıyla faaliyet gösterir. (TMK m.1)
Yöntem; terör örgütü cebir ve şiddet kullanarak baskı, korkutma, yıldırma, sindirme veya tehdit yöntemlerinden biriyle hareket eder. (TMK 1-7.md.)
Elverişlilik; terör örgütünün yapısı, sahip bulunduğu üye sayısı ile araç ve gereç bakımından amaç suçları işlemeye elverişli olması gerekir. (TCK 220.md.)
Araç gereç; terör örgütü silahlı bir örgüt türüdür. (TCK 314. madde) Silah suçun unsurudur. Üyelerinin tamamının silahlı olması gerekmez, nitelik ve nicelik bakımından amaç suçu işlemeye yetecek kadar elemanında silah bulunması yeterlidir. Örgütün silahlı olup olmaması sahip olunan silahların cins, nitelik ve miktarı somut tehlikenin belirlenmesinde dikkate alınmalıdır. Örgütün, silahlı örgüt vasfını kazanması için mensuplarının silah sahibi olmaları gerekmez. Silahlar üzerinde gerektiğinde tasarruf imkanının olması gerekli ve yeterlidir. Elverişlilik somut olaya göre hakim tarafından takdir edilecektir.
Terörle Mücadele Kanunu ve Türk Ceza Kanunu kapsamında, bir oluşumun, örgüt niteliğinde bulunup bulunmadığı ve niteliğinin belirlenmesi hususunda özel bir düzenlemeye yer verilmemiştir. Yargılama safahatında, dava ya da soruşturmaya konu oluşumun nerede, ne zaman, kimler tarafından, ne amaçla kurulduğu, ülke genelinde amaca elverişli eylem ve faaliyetlerine ilişkin bilgiler ilgili Devlet kurumlarından dosyaya getirtilmek suretiyle dosyada mevcut olay ve deliller doğrultusunda yargılama makamlarınca belirlenmekte ve yargı kararının kesinleşmesi ile oluşumun suç, terör ya da silahlı terör örgütü niteliğinde bulunup bulunmadığı kesin olarak tespit edilmektedir.
Bir oluşumun örgüt olarak kabulü için uygulanacak kriterler yukarıda açıklanmıştır. Bu oluşum çıkar amaçlı suç örgütü olabileceği gibi, terör örgütü ya da silahlı terör örgütü olarak da yapılanmış olabilir. Örgütün niteliklerinin mahkemece belirlenmesi bir tespit kararıdır. Önceden var olan ancak hakkında karar verilmediği için kamuoyu tarafından bilinmeyen örgütün hukuki varlık kazanması mahkemeler tarafından verilecek karara bağlı ise de, örgütün kurucusu, yöneticileri ya da üyeleri açısından, kuruluş tarihinden veya meşru amaçlarla kurulup daha sonra suç örgütüne dönüştüğü andan itibaren ceza hukuku bakımından işledikleri fiile göre sorumlu olacaklardır.
Bu açıklamalar ışığında; 5237 sayılı TCK'nun 314. maddesinde düzenlenen silahlı örgüt üyeliği suçu; silahlı bir örgütün kuruluş amaçlarını, faaliyet ve eylemlerini benimseyerek gönüllü olarak örgüt hiyerarşisine dahil olmayı tercih etmek suretiyle işlenmektedir. Bu bakımdan eylemin iradi olması ve örgüte iştirak bilinç ve iradesiyle hareket edilmiş olması gerekir. Suç, örgüte üye olma fiilinin gerçekleştiği anda tamamlanmakla birlikte, üyelik süresince eylem temadi etmektedir. Örgüte üye olmak fiili bir katılma olup örgüte üye olmak için örgüt yöneticilerinin rızasının varlığına gerek yoktur. Tek taraflı irade ile bile örgüte katılmak mümkündür. Silahlı örgüte üye olmak; örgüte katılmayı, bağlanmayı, örgüte hakim olan hiyerarşik gücün emrine girmeyi ifade etmektedir. Suçun oluşabilmesi için örgütle organik bağ kurulması, süreklilik, çeşitlilik ve yoğunluk gerektiren eylem ve faaliyetlerin bulunması aranmaktadır.
Kuruluş, amaç, örgüt yapılanması ve faaliyet yöntemleri Yargıtay 16. Ceza Dairesinin 2015/3 esas sayılı kararında anlatılan ve nihai amacı, devletin anayasal nizamını; cebir ve şiddet kullanarak değiştirmek olduğu anlaşılan FETÖ/PDY örgütü silahlı bir terör örgütüdür.
Bu açıklamalar ışığında somut olay değerlendirildiğinde;
Dairemizce, Yargıtay 16. Ceza Dairesinin 22/03/2018 tarih, 2017/3973 esas - 2018/947 karar sayılı bozma ilamına uyularak ve ilamda belirtilen eksikliklerin giderilmesinin ardından yapılan yargılama neticesinde;
Sanık, her ne kadar FETÖ/PDY silahlı terör örgütü üyesi olmadığını ve üzerine atılı suçlamaları kabul etmediğini beyan etmiş ise de; dosya arasında mevcut CGNAT kayıtları, Ankara Cumhuriyet Başsavcılığının 2017/68532 sayılı soruşturmasında ele geçirilen micro SD kart üzerinde yapılan veri inceleme raporu, tanık ....'in beyanı ve tüm dosya kapsamı bir bütün halinde değerlendirildiğinde, sanığın FETÖ/PDY silahlı terör örgütünün hiyerarşisine dahil olarak, eylemlerinde çeşitlilik ve yoğunluk göstererek örgüt lideri ve üst yöneticilerinin emir ve talimatları kapsamında hareket ederek 5237 sayılı TCK'nun 314. maddesinde düzenlenen silahlı terör örgütüne üye olmak suçunu işlediği yönünde Dairemizde tam bir vicdani kanı hasıl olmuş ve Silahlı terör örgütüne üye olma suçundan sanık .... hakkında verilen Burdur Ağır Ceza Mahkemesinin 18/07/2017 tarih ve 2017/175 esas, 2017/209 karar sayılı ilamının 5271 sayılı CMK'nın 280/2-2. cümlesi uyarınca kaldırılmasına, TCK'nun 314/2, 3713 sayılı Yasanın 3, 5/1, TCK'nun 62/1, 53, 58/9. maddeleri uyarınca neticeten 6 yıl 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar vermek gerekmiş aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi Yukarıda İzah Edildiği Üzere:
1-Silahlı terör örgütüne üye olma suçundan sanık .... hakkında verilen Burdur Ağır Ceza Mahkemesinin 18/07/2017 tarih ve 2017/175 esas, 2017/209 karar sayılı ilamının 5271 sayılı CMK'nın 280/2-2. cümlesi uyarınca KALDIRILMASINA,
2-Sanık ....'ın üzerine atılı silahlı terör örgütüne üye olma suçunu işlediği sübuta erdiğinden eylemine uyan 5237 sayılı TCK'nun 314/2. maddesi uyarınca, aynı Kanunun 3/1. ve 61. maddelerinde belirtilen; fiilin ağırlığı, suçun işleniş biçimi, suçun işlendiği yer ve zaman, failin kasta dayalı kusurunun ağırlığı dikkate alınarak takdiren 5 YIL HAPİS CEZASI İLE CEZALANDIRILMASINA,
Sanığa verilen cezanın, müsnet suçun 3713 s. Kanunun 3. maddesinde sayılan mutlak terör suçu olması nedeniyle aynı Kanunun 5/1 maddesi gereğince 1/2 oranında artırılarak 7 YIL 6 AY HAPİS CEZASI İLE CEZALANDIRILMASINA,
Sanığın duruşmada gözlemlenen tutum ve davranışları/duruşma tutanaklarına yansıyan olumsuz davranışının bulunmaması, geçmişi, verilen cezanın geleceği üzerindeki etkileri dikkate alındığında cezasından indirim yapılması gerektiği kanaatine varıldığından, hükmedilen cezasından 5237 sayılı TCK’nun 62/1 maddesi gereğince 1/6 oranında indirim yapılarak 6 YIL 3 AY HAPİS CEZASI İLE CEZALANDIRILMASINA,
Sanık hakkında TCK'nın 221/5. maddesi uyarınca takdiren 1 yıl deneme süresinin uygulanmasına,
Sanığa verilen cezanın TCK’nın 58/9 maddesi gereğince mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine ve cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbirinin uygulanmasına,
Kasıtlı suçtan hapis cezasıyla mahkumiyetine hükmedilen sanığın, 5237 sayılı TCK'nın 53. maddenin 1. fıkrasında belirtilen haklardan, aynı maddenin 2. fıkrası ile 3. fıkranın ilk cümlesi gözetilmek suretiyle yoksun bırakılmasına,
Sanığın üzerine atılı silahlı terör örgütü üyesi olmak suçunun CMK’nın 100/3 maddesinde sayılan suçlardan olmasına, verilen ceza miktarına, mevcut delil durumuna, kaçma ihtimalinin bulunmasına göre sanık hakkında adli kontrol tedbiri uygulanmasının yetersiz kalacağı ve bu nedenlerle uygulanan tutuklama tedbirinin açık bir orantısızlık oluşturmayacağı değerlendirildiğinden sanığın tahliye taleplerinin reddi ile HÜKMEN TUTUKLULUK HALİNİN DEVAMINA,
Tutuklama kararına karşı sanığın bu günden itibaren 7 gün içerisinde Dairemize dilekçe vermek ya da zabıt katibine beyanda bulunup tutanak düzenletmek suretiyle Antalya BAM 3. Ceza Dairesine itiraz haklarının olduğunun bildirilmesine (bildirildi),
Hüküm özetinin Burdur Cumhuriyet Başsavcılığına gönderilmesine;
TCK'nın 63. maddesi uyarınca sanığın hükmün kesinleşmesinden önce gözaltında ve tutuklulukta geçen sürelerin cezasından mahsubuna,
İlk derece Mahkemesi ve Dairemizce yapılan toplam 216,00 TL. yargılama giderinin sanıktan alınarak Hazineye verilmesine,
Yüze karşı verilen kararlarda verildiği tarihten, tarafların yokluğunda verilen kararlarda gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren on beş gün içerisinde Dairemize verilecek dilekçe ya da tutanağa geçirilmek üzere Dairemiz zabıt katibine beyanda bulunularak, yasa yoluna başvuracak kişi yargı sınırları dışında bulunuyor ise Dairemize ulaştırılmak üzere bulunduğu yerdeki nöbetçi asliye ceza mahkemesine dilekçe verilerek ya da tutanağa geçirilmek üzere bulunduğu yer nöbetçi asliye ceza mahkemesi zabıt katibine beyanda bulunularak, taraf ceza evinde bulunuyor ise Dairemize iletilmek üzere bulunduğu yer cezaevi müdürlüğüne bir dilekçe verilerek ya da tutanağa geçirilmek üzere tutuklu bulunduğu ceza infaz kurumu ve tutukevi müdürüne beyanda bulunarak Dairemiz kararına karşı Yargıtay TEMYİZ yasa yoluna müracaat edilebileceği hatırlatılarak oy birliği ile verilen karar, Cumhuriyet savcısının görüşüne uygun olarak C. Savcısı ….. (….) ile sanık ve müdafinin yüzüne karşı tefhim edilerek açıkça okunup usulen anlatıldı.04/10/2018 (¤¤)