Yukarıda açık kimliği yazılı sanık hakkında Dairemizce yapılan yargılama sonunda aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
İDDİA:
Afyonkarahisar Cumhuriyet Başsavcılığının 22/02/2017 tarih, 2017/403 esas ve 2017/73 nolu iddianamesiyle; Sanık …..'nun üzerine atılı FETÖ/PDY silahlı terör örgütüne üye olduğu iddiasıyla eylemine uyan 3713 sayılı Yasanın 7, 5, 5237 sayılı TCK'nun 314/1, 53, 55, 58, 63 maddeleri uyarınca cezalandırılması istemiyle Afyonkarahisar 2. Ağır Ceza Mahkemesine kamu davası açılmıştır.
Sanığın üzerine atılı silahlı terör örgütüne üye olma suçunu işlediği gerekçesiyle 04/05/2017 Tarih, 2017/58 Esas, 2017/107 Karar sayılı hüküm ile TCK'nun 314/2, 3713 sayılı Yasanın 5/1 TCK'nın 53/1, 58/9 maddeleri gereğince 12 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ilişkin karara karşı istinaf isteminin esasdan reddine dair Dairemizin 11.07.2017 tarih 2017/1758 esas 2017/1770 karar sayılı ilamı sanık ve müdafii tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay 16. Ceza Dairesinin 12.02.2018 tarih 2017/3520 esas 2018/354 karar sayılı ilamı ile "Kovuşturma aşamasında dosyada mevcut olup hükme esas alınan deliller, suçun sübutu açısından yeterli olmakla birlikte temel cezanın belirlenmesi esnasında teşdidin derecesinin tespiti bakımından faaliyetlerin çeşitliliğinin önem arz etmesi karşısında;
Kovuşturma aşamasından sonra dosyaya geldiği anlaşılan 19.10.2017 tarihli …. Baz Analiz Tutanağı ile ekindeki CGNAT kaydı ve ayrıca Afyonkarahisar İl Emniyet Müdürlüğü KOM Şube Müdürlüğünün 03.05.2017 tarihli raporu, bu rapora dayanak delilin elde edilişi ve CMK'nın 134. maddesine göre alınan mahkeme kararı soruşturmayı yürüten Ankara Cumhuriyet Başsavcılığından araştırılıp getirtildikten sonra, CMK’nın 217. maddesi uyarınca duruşmada sanık ve müdafiine okunarak diyeceklerinin sorulmasında zorunluluk bulunması bozmayı gerektirmiş" gerekçesiyle hükmün CMK 302/2 maddesince bozulmasına karar verilmiştir.
Dairemizce usul ve yasaya uygun olan Yargıtay bozma ilamına uyulmuş, yeniden yapılan yargılamada;
SAVUNMA:
Sanık yerel Mahkemede alınan savunmasında:
Sanık: Milli Eğitimde öğretmenlik yapıyordum, 14 yıldır öğretmenim, bu süre içerisinde ne Devletime zarar verecek, ne Milletime zarar verecek herhangi bir iş içinde bulunmadım, bulunmam da söz konusu olmaz. Şuanda hakkımda da Silahlı Terör Örgütü Yöneticili ile dava açılmış durumda, ancak ne silahla ne böyle bir örgütle herhangi bir bağlantım söz konusu değildir. Ömrümün hiç bir zamanında hiç bir yerinde ne darbe ile ne bu tür silahla ne de bir örgüt ilişkim olmamıştır ve bundan sonrada olmayacağını bundan sonrada olması mümkün değildir.
Başkan: İddialardan bir tanesi biraz önce söyledim. Örgüt ele başının talimatından sonra Bankaya finansal kuruluş olan Bank .... ya para yatırdığın iddiası var. İddialara cevap vermek istersin.
Sanık: Tabi ki vermek istiyorum, benim Bank .... ile finansal ilişkilerim 2013 den daha önceye dayanmakta 2006 yılına dayanmakta 2006 yılında hesap açtırmıştım. Küçük hesap hareketlerimin o dönemden 2015 Mart ayına kadar devam ettiği gözlemlenmektedir. Ancak tabi ki benim özellikle Bank .... ile finansal ilişkim faizsizlik bankacılık usulü ile çalışmasıdır. Ama önden önce bakıldığı zaman görülecek ki benim daha önce aynı usulle çalışan Türkiye .... ile finansal ilişkilerimin olduğu görülecek ve aynı zamanda benim buradan ev almak için kredi aldığım görülecektir Türkiye .... dan.
Başkan: Türkiye .... sormuyorum, Bank ....yı soruyorum.
Sanık: Oraya gelmek istiyorum. Benimde Bank .... ile olan ilişkilerim normal seyrinde devam eden birikimleri yatırma şeklinde olmuştur. Sadece küçük meblağlar şeklinde 500, 1000 daha küçük veya daha büyük meblağlar şekilde devam etmiş, normal seyrinde devam etmiştir. Ancak bazen paramı yatırmışım bazende çekmişimdir, yani kimsenin herhangi bir direktifi ile yatırmam söz konusu değil, zaten bunu yatırmam içinde benim maddi gücüm yeterli değildir. Bir öğretmenim tek maaşlı olarak çalışmaktayım, zaten böyle bir destek vermem de söz konusu değildir. Ancak hesap hareketlerim incelendiğinde, 2014 yılı Ağustos ayında 15 bin lira bir artış söz konusudur. O da babamın satmış olduğu tarladan vermiş olduğu parayı bana vermesi ve benimde hesabıma yatırmam şeklinde cereyan etmiştir.
Başkan: .... isimli kriptolu mesaj sistemini kullandığın iddia ediliyor.
Sanık: Böyle bir programı ben hiç kullanmadım. 15 Temmuz darbe girişimi ile beraber medya haberleri ile beraber duydum. Yine Dinar da Sulh Ceza Hakimliği, Dinar Cumhuriyet Savcılığı tarafından alınan ifademde de belirtmiştim ve Savcımızla şöyle bir diyalog geçmişti aramızda; Savcı bey telefonumun İME numarasını programa girmesini istedi katibinden İME numarasını girmesine rağmen .... çıkmadığını ifade etti katibi, ancak bunu Cumhuriyet Savcımız başına sıfır ve beş...
Başkan: Nereye girdi de .... çıkmadığını söyledi, savcılıkta böyle bir ekran yok ki.
Sanık: Bilgisayar sistemi üzerinde böyle bir şey gerçekleşti.
Başkan: Yüklemedin mi kullanmadığını söylüyorsun?
Sanık: Kullanmadım ben.
Başkan: .... gazetesi aboneliği ne zaman başladı? ne zaman bitti?
Sanık: 2008 yılında .... gazetesi aboneli başlamıştı benim iki yıl devam etti ancak daha sonra tekrar iki yıl ara verdim. Tekrar iki yıl ara verdikten sonra aile eklerinden dolayı tekrar 6 ay daha devam ettim ve 2012 de bitti. Ancak ben durdurmama rağmen onlar kendileri ücretsiz olarak göndermeye devam ettiler istemediğimizi belirtmemeze rağmen.
Başkan: 2014 de de geldi mi? 2015 de de geldi mi?
Sanık: Evet efendim, durduramadım yani göndermeyin diyorum gene gönderiyorlar.
Başkan: İddialarından bir tanesi de yani örgüt grup yönetme suçlamasını yöneltirken İddia makamı Cumhuriyet Savcılığı; seni sohbet gruplarında grup ağabesi olarak tırnak içerisinde söylüyorum, grup sorumlusu olarak çalıştığın iddiası var.
Sanık: Kesinlikle böyle bir şey söz konusu değil. Benim zaten sohbet yapabilecek bir kabileyetim yok, ben bir öğretmenim, sınıf öğretmeniyim, böyle bir bilgi ve donanımım da yok böyle bir isnatı kabul etmiyorum.
Başkan: Var mı başka eklemek istediğini bir husus?
Sanık: Hayır efendim.
Sanık ....:Efendim hiçbir zaman hiç bir şekilde terör örgütleri ile hiçbir şekilde ilişkim olmamıştır şimdiye kadar.
Başkan: Biraz önceki tanığı dinledin.
Sanık: Zaten yaşantımda ortadır. Ben şimdiye kadar böyle bir bağlantım olmamıştır. Özellikle mütalaada Savcı beyin üzerinde durduğu konular vardır. O konularla ilgili bilgi vermek isterim. Savcı bey mütalaasında benim irtibatlı ve iltisaklı olmam ile ilgili Bank .... ile ilgili ve ....' de üye olmam ile ilgili bilgiler yer almaktadır. Ancak baktığımızda ....'e üyeliğim ile ilgili baktığımızda ben ....'e.
Başkan: Bunları daha önceki celsede söyledin bak biraz önce bir tanık dinledik, orada seninle ilgili isnatlarda ve iddialarda bulunuyor. Diyor ki kod adı kullanırdı .....
Sanık: Hayır efendim. Efendim şimdiye kadar ben hiçbir şekilde kod adı kullanmış değilim.
Başkan: Kendisi ile kriptolu mesajlaşma olan programla görüştük, buluştuk.
Sanık: Efendim şimdiye kadar ben hiçbir şekilde kod adı kullanmış değilim. Neden kod adı kullanma gereği hissedecek bir durum söz konusu değildir zaten kendim devlet memuruyum kişi ile ben görüşeceksem kendi ismimle görüşürüm. Neden böyle bir şeye ihtiyaç duymam söz konusu değildir.
Başkan: Onu bilemem onu bize sen söyleyeceksin.
Sanık: Ben öyle bir şey söz konusu değildir. Ben kişiyi bir kez öğretmen evinde görüp çay içmişliğim vardı. Ben yaz günüydü gittiğimde orada bir çay içmişliğim o da yanıma geldi. O şekilde bir sadece isim olarak bile bilmiyorum kişiyi. Kişiyi isim olarak bile bilmiyorum efendim.
Sanık son sözünde; "Efendim ne darbe ile ne darbecilerle, ne de bir terör örgütü ile herhangi bir ilişkim söz konusu değildir olamaz da, şimdiye kadar olmamıştır. Öğretmenlik hayatım ortadadır. Öğrencilik hayatımız ortadadır. Şimdiye kadar da herhangi bir böyle bir şeyle söz konusu olmamıştır. Bundan sonra da olması mümkün değildir. Sizden Mahkemenizden talebim önce beraatime değilse de tahliyeme karar verilmesini istiyorum. Ailem perişandır. Çocuklarım perişandır okula gitmektedirler, bir gelirimizde yoktur. Tarafıma isnat edilen suçların hiç bir tanesini de kabul etmiyorum. Çünkü ben ne devletime zarar verecek herhangi bir iş ve işlemler içerisinde bulunmam söz konusu değildir. Tarafıma mütalaada ve iddianamede yönlendirilen suçlamalar içerisinde Bank .... gibi işte .... üyeliği gibi konular söz konusudur. Ancak bunların bütününe baktığımızda devletin kontrolünde işlemiş olan kurumlardır. Eğer bunda bir suçlu aranacaksa o da ben değilim." şeklinde beyanda bulunmuştur.
Sanık Dairemizde alınan savunmasında: "Ben suçlamaları kabul etmiyorum, aşamalardaki savunmalarımı tekrar ediyorum. Ben .... programı kullanmadım, okuduğunuz baz analiz tutanağını kabul etmiyorum. Bana okumuş olduğunuz Afyonkarahisar İl Emniyet Müdürlüğü KOM Şube Müdürlüğünün 03/05/2017 tarihli mahrem imamlar raporunu kabul etmiyorum, ben kesinlikle böyle bir yapının içinde yer almadım " şeklinde beyanda bulunmuştur.
Ayrıca sanığın savunması Dairemizce kayıt altına alınmış olup buna ilişkin çözümleme tutanağı dosya içerisine konulmuştur.
DELİLLER:
1-Yukarıda açıklanan sanık savunmaları,
2-Arama tutanakları,
3-Sendika üyeliği bilgisi,
4-Bank .... hesap hareketleri,
5-.... Sorgu Tutanağı,
6-Tanık beyanları,
7-Ankara Cumhuriyet Başsavcılığının 2017/68532 soruşturma sayılı dosyası kapsamında
a) Ele geçirilen dijital materyallere ilişkin arama ve el koyma kararları,
b)Gizli tanık "GARSON" (K)un ifadesi,
c)Emniyet Genel Müdürlüğü Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele Daire Başkanlığı'nın ilgi (c) sayılı yazısı ekindeki Ankara Cumhuriyet Başsavcılığına gönderilen inceleme raporu, (9 sayfa), export raporu (7sayfa), 23.07.2018 tarihli rapor (2 sayfa),
d)Emniyet Genel Müdürlüğü Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele Daire Başkanlığı'nın ilgi (d) sayılı yazısı ekinde Ankara Cumhuriyet Başsavcılığına gönderilen inceleme raporu (1029 sayfa)
8-Yargıtay bozma ilamı,
9-19.10.2017 tarihli .... Baz Analiz Tutanağı ve ekindeki CGNAT kaydı,
10-Afyonkarahisar İl Emniyet Müdürlüğü KOM Şube Müdürlüğünün 03.05.2017 tarihli raporu,
11-Sanığa ait nüfus ve adli sicil kaydı,
12-Afyonkarahisar 2. Ağır Ceza Mahkemesinde yapılan yargılama ve tüm dosya kapsamından ibarettir.
CUMHURİYET SAVCISI ESAS HAKKINDAKİ GÖRÜŞÜNDE:
Cumhuriyet savcısı Dairemizde yapılan yargılama sırasında alınan esas hakkında mütalaasında; "Afyonkarahisar 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 04/05/2017 tarih 2017/58 (E) ve 2017/107(K) sayılı kararı ile sanık .... hakkında Silahlı Terör Örgütüne Üye Olma suçundan netice itibari ile verilen 12 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ilişkin hükmün sanık müdafii tarafından istinaf edilmesi üzerine açılan duruşmada ;
Sanığın öğretmen olduğu, örgütün sözde liderinin talimatından sonra örgütün finans kaynaklarından olan bank ....'da yeni katılım hesabı açtığı, para yatırdığı ve bu hesabı aktif olarak kullandığı, örgüte müzahir .... sendikasına üye olduğu, örgütün Dinar yapılanması içerisinde "adiller" adlı adliye-cezaevi çalışanlarından oluşan grubun sorumlusu olduğu, sohbet adı altında yapılan örgütsel toplantılara katıldığı, örgütün yayın organlarından .... Gazetesine aboneliğinin olduğu, … nolu GSM hattı ile .... programını kullandığı,
Sanığın eylemlerindeki süreklilik, çeşitlilik ve yoğunluğa göre, sanığın örgüt hiyerarşisine dahil olduğunun anlaşıldığı, bu şekilde örgüt üyeliği suçunun unsurlarının oluştuğu anlaşılmakla,
Sanığın eylemine uyan TCK 314/2, 3713 Sayılı yasanın 5/1, TCK 53/1, 58/9, 63 maddeleri ile cezalandırılmasına, sanığa atılı suçun vasıf ve mahiyeti, mevcut delil durumu dikkate alınarak tutukluluk halinin devamına" karar verilmesini kamu adına talep ve mütalaa etmiştir.
DELİLLERİN TARTIŞILMASI VE DAİREMİZİN KABULÜ:
Yukarıda belirtilen tüm deliller, yapılan yargılama ve dosya kapsamına göre;
Yargıtay 16. Ceza Dairesi'nin 2016/7162 E., 2017/4786 K. sayılı ilâmında açıklandığı üzere fethullahçı terör örgütü/paralel devlet yapılanması (FETÖ/PDY); dini, istismar ederek paravan olarak kullanan, din dışı dünyevi emellerine ulaşma aracı haline getiren, siyasi, ekonomik ve toplumsal yeni bir düzen kurma tasavvuruna sahip örgüt liderinden aldığı talimatlar doğrultusunda hareket eden, bu amaçla öncelikle güç kaynaklarına sahip olmayı hedefleyen, güçlü olmak ve yeni bir düzen kurmak için şeffaflık ve açıklık yerine büyük bir gizlilik içerisinde olmayı şiar edinen, gizlilikten görünmez bir duvar inşa edip bu duvarın arkasına saklanan, böyle bir örgütlenmenin olmadığına herkesi inandırmaya çalışarak ve bunda başarılı olduğu ölçüde büyüyüp güçlenen, bir yandan da bu düşman üzerinden mensuplarını motive eden, "...." adını verdiği kadrolarla sistemle çatışmak yerine sisteme sahip olma ilkesiyle devlete tabandan tavana sızan, bu kadroların sağladığı avantajlarla devlet içerisinde belli bir güce ulaştıktan sonra hasımlarını çeşitli hukuki görünümlü hukuk dışı yöntemlerle tasfiye eden, böylece devlet aygıtının bütün alt bileşenlerini ünite ünite kontrol altına almayı ve sisteme sahip olmayı planlayıp, ele geçirdiği kamu gücünü de kullanarak toplumsal dönüşümü sağlamayı amaçlayan sui generis özelliğe sahip bir suç örgütüdür.
Örgütün türü ve niteliği açısından değerlendirme yapıldığında; örgütün kurucusu, yöneticileri ve üyeleri arasında sıkı bir hiyerarşik bağın mevcut olduğu, gizliliğe riayet edildiği, illegal faaliyetleri gizleyebilmek için, hiyerarşik yapıya uygun hücre sistemi içinde yapılanarak, grup imamları tarafından emir talimat verilmesi, üyeleri arasında haberleşmenin sağlanması için .... gibi haberleşme araçlarının kullandığı, görünür yüzüyle gerçek yüzü arasındaki farkın gizlendiği, amaca ulaşabilmek için yeterli eleman, araç ve gerece sahip olduğu, amacının Anayasada öngörülen meşru yöntemlerle iktidara gelmek olmayıp, örgütün yarattığı kaos ortamı sonucu, demokratik olmayan yöntemlerle cebir şiddet kullanmak suretiyle parlamento, hükümet ve diğer Anayasal kurumları fesih edip iktidarı ele geçirmek olduğu, bu amacla, Polis ve Jandarma teşkilatı, Milli İstihbarat Teşkilatı ve Genel Kurmay Başkanlığı gibi kuvvet kullanma yetkisini haiz kurumlara sızan üyeleri vasıtasıyla, kendisinden olmayan güvenlik güçlerine, kamu görevlilerine, halka, Cumhurbaşkanlığı Külliyesi, Meclis binası gibi simge binalar ve birçok kamu binasına karşı ağır silahlarla saldırıda bulunmak suretiyle amaç suçu gerçekleştirmeye elverişli öldürme, yaralama gibi çok sayıda vahim eylem gerçekleştirildiği, FETÖ/PDY'nin küresel güçlerin stratejik hedeflerini gerçekleştirmek üzerine kurulan bir maşa olarak, Anayasada belirtilen Cumhuriyetin niteliklerini, siyasi, hukuki, sosyal, laik, ekonomik düzeni değiştirmek, Devletin ülkesi ve milletiyle bölünmez bütünlüğünü bozmak, Türkiye Cumhuriyeti Devletini ve varlığını tehlikeye düşürmek, Devlet otoritesini yıkmak ve daha sonra ele geçirmek, temel hak ve hürriyetleri yok etmek, Devletin iç ve dış güvenliğini, kamu düzenini bozmak amacıyla kurulmuş bir terör örgütü olduğu kabul edilmiştir. Bu örgüt, kuruluşundan 15 Temmuz 2016 tarihine kadar geçen süreçte örgüt lideri K2 tarafından belirlenen ideolojisi doğrultusunda amaçlarını gerçekleştirmek üzere eylem ve fikir birliği içinde hareket etmiştir. Gerçekleştirdiği eylemlerde kullandığı yöntem, bir kısım örgüt üyelerinin silah kullanma yetkisini haiz resmi kurumlarda görevli olmaları ve bu silahlar üzerinde tasarrufta bulunma imkanlarının varlığı, örgüt hiyerarşisi doğrultusunda emir verilmesi halinde silah kullanmaktan çekinmeyeceklerinin anlaşılması karşısında, tasarrufunda bulunan araç, gereç ve ağır harp silahları bakımından TCK'nın 314/1-2 maddesi kapsamında silahlı bir terör örgütü olduğu anlaşılmıştır.
Açıklanmaya çalışıldığı üzere Fethullahçı Terör Örgütünün en önemli özelliklerinden biri dini istismar etmek suretiyle kullanmasıdır. Örgütte gizlilik temel prensip olarak alınmış, örgüt bütünlüğü ve sıkı bir disiplin içerisinde hiyerarşik bir yapılanma söz konusudur. Örgütün bir hücre sistemi içerisinde yapılandığı ve grupların başında imam olarak adlandırılan sorumlularının bulunduğu, bu sorumlu kişilerin hiyerarşik düzen içerisinde kendi üstlerinden aldıkları emir ve talimatları grup üyelerine ilettikleri ve grup üyelerinden de aldıkları bilgileri bir rapor halinde kendi üstlerine aktarmak suretiyle örgütsel faaliyet içerisinde oldukları anlaşılmaktadır. Örgütün en önemli ve temel özelliklerinden birisi olan ve yukarıda değinilen gizliliğin sağlanması bakımından .... gibi haberleşme araçlarını da kullandığı, halk nezdinde gerçek yüzüyle görünür yüzünü gizlediği gibi devletin tüm kurumlarına sızmak ve demokratik olmayan yöntemlerle cebir şiddet kullanarak parlamento hükümet ve diğer Anayasal kurumları fesih edip iktidarı ele geçirme amacını taşıdığı anlaşılmaktadır.
Fethullahçı Terör Örgütünün silahlı bir terör örgütü olduğu konusunda hiçbir tereddüt bulunmamaktadır. Örgüt legal görünüm altında dernek, sendika gibi sivil toplum örgütleri vasıtasıyla toplum içinde örgütlenmeye çalışarak illegal faaliyetlerini perdelemeye çalışmanın yanında, aynı zamanda açıklanmaya çalışıldığı üzere devletin sivil ve resmi tüm kurumlarına da sızma faaliyetlerini devam ettirmiştir. Sivil toplum örgütlerinde örgütsel faaliyetlerini toplantı adı altında yürüttüğü gibi, üyelerinin ev ve iş yerlerinde dahi bu tür örgütsel toplantıları yaptığı, bununla da kalmayıp toplantılara katılan üyelerden örgüt jargonunda himmet olarak adlandırılan paralar da toplamak suretiyle örgüte finansal destek sağladığı anlaşılmaktadır. Örgütün kendi üyelerini değişik sektörlerde finanse etmek için .... Katılım Bankası A.Ş.'ni kurdurduğu ve bu nedenle 2014 yılı Ocak ayı içerisinde kamuoyuna yansıdığı üzere örgüt lideri K2'in kısaca "Varınızı yoğunuzu satın Bankasya'ya yatırın" şeklindeki talimatı üzerine örgüt üyelerinin arabalarını satarak, başka bankalardan kredi çekerek ve benzeri şekillerde para yatırdıkları, katılım hesapları açtırdıkları bilinmektedir.
Silahlı terör örgütü üyesi, örgütün amaçlarını benimsemiş olup, örgüt bütünlüğü içerisinde ve hiyerarşik yapıya dahil olarak örgüt tarafından verilen görevleri her zaman için yerine getirmeye hazır vaziyette bekleyen, kendi iradesiyle hareket etmeyip örgüt iradesini benimsemiş ve bunu kendi iradesinin önününe geçirmiş olan kişidir. Örgüt üyesi ile örgüt arasında organik bir bağın bulunması ve üyenin faaliyetlere katılması gerekmektedir. Örgüte sadece sempati ile bakılması örgüt üyeliği için yeterli olmayacaktır. Faaliyetler değişik şekillerde ve görünümlerde olabilecektir. Örgüt üyesi her zaman için kendisini emir ve talimat almaya hazır hisseden, sorgulamadan hareket eden kişidir. Bilindiği üzere silahlı terör örgütüne üyelik suçunun oluşabilmesi bakımından üyeyle örgüt arasında organik bir bağın bulunması ve kural olarak süreklilik, çeşitlilik ve yoğunluk arz eden eylem ve faaliyetlerin bulunması gerekmekle birlikte bazı durumlarda olayın niteliği, işleniş şekli, meydana gelen zarar ve tehlikenin ağırlığı, eylemin gerçekleştiği yer, zaman ve şartlar ile sanığın dış dünyaya yansıyan davranışları dikkate alındığında kural olarak belirtilen süreklilik, çeşitlilik ve yoğunluk özellikleri olmasa dahi sadece örgüt üyeleri tarafından işlenebilecek olan suçu işleyen sanıkların bu nedenle tek bir fiille dahi olsa örgüt üyesi kabul edilmesi mümkün olabilecektir.
Bu açıklamalar ışığında somut olay değerlendirildiğinde;
Sanık ....'nun FETÖ/PDY silahlı terör örgütünün Dinar yapılanması içinde yer aldığı ve Adliye-Cezaevindeki memurların bulunduğu "Adiller" olarak adlandırılan gruptan sorumlu olduğu, Ünitenin oluşturulmasında etkin bir rol oynadığı, örgütün sohbet adı altındaki toplantılarına katıldığı ve bu toplantılarda grup sorumlusu olduğu, örgüt yöneticilerinin kayıtsız şartsız talimatları doğrultusunda hareket ettiği, bu doğrultuda, himmet, burs, yardım ve kurban parası adı altında yapılan toplantı ve düzenlemiş olduğu gezilerde para topladığı, kendisinin de bu doğrultuda destek olduğu, yine örgüt ela başının talimatından sonra örgütün finans kuruluşu olan Bank ....' daki hesabı aktif olarak kullandığı, örgüte müzahir olduğu için Kanun Hükmünde Kararname ile kapatılan .... isimli sendikaya, Sendika kapatılıncaya kadar üye olduğu, 19.10.2017 tarihli .... Baz Analiz Tutanağı ile ekindeki CGNAT kaydı içeriğine göre sanığın N1 nolu GSM hattı üzerinden Fetö/PDY silahlı terör örgütü mensuplarının kullanmış olduğu .... isimli kriptolu programı kullandığı, .... serverlarına 2 ay süreyle zaman zaman bağlandığı ve bağlantılarını Isparta-Afyonkarahisar ve Eskişehir illerinde gerçekleştirdiği, Afyonkarahisar Emniyet Müdürlüğü KOM Şube Müdürlüğü'nün 03.05.2017 tarihli raporuna göre de; Ankara Büyük Bölge, Konya Küçük Bölge, Karaman İli Merkez İlçede polis memurlarından sorumlu mahrem imam olarak görevlendirildiği, Ömer kod adını kullandığı, aylık 100,00 TL himmet verdiği, 2007 yılından beri mahrem yapı içerisinde bulunduğu anlaşılmakla sanığın eylem ve faaliyetlerindeki süreklilik, çeşitlilik ve yoğunluk durumu da dikkate alındığında silahlı terör örgütüne üye olmak suçunu işlediği kanısına varılarak Afyonkarahisar 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, sanığın silahlı terör örgütü üyeliği suçundan cezalandırılması ve hakkında etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanmamasına ilişkin kabulünde usul ve yasaya aykırı bir yön görülmemiş;
Ancak, Anayasanın 138/1. maddesi hükmü ile TCK’nun 61. maddesinde belirtilen ölçütler ve aynı Kanunun 3. maddesinde yazılı orantılılık ilkesi ile hak ve nesafet kuralları da gözetilerek uygun bir cezaya hükmedilmesi gerektiği cihetle, sanık hakkında ceza hükmü tesis edilirken temel cezanın belirlenmesinde alt sınırdan uzaklaşılmasında bir isabetsizlik bulunmamakta ise de, atılı suçtan fiilinin ağırlığıyla orantılı ve daha az bir cezaya hükmedilmesi gerekirken teşdidin derecesinde yanılgıya düşülmesi, duruşma tutanaklarına yansıyan olumsuz bir davranış ve kişilik özelliği bulunmayan sanık hakkında; fiilden sonraki ve yargılama sürecindeki davranışları ile cezanın failin geleceği üzerindeki olası etkiler gözönünde bulundurularak takdiri indirim hükümlerinin uygulanması gerekirken, dosya kapsamına uygun yasal ve yeterli gerekçe gösterilmeden TCK’nın 62. maddesinin uygulamasına yer olmadığına karar verilmesi, usul ve yasaya aykırı görülerek; silahlı terör örgütüne üye olma suçundan sanık .... hakkında verilen Afyonkarahisar 2. Ağır Ceza Mahkemesi'nin 04/05/2017 Tarih, 2017/58 Esas, 2017/107 Karar sayılı ilamının 5271 sayılı CMK'nın 280/2-2. cümlesi uyarınca kaldırılmasına, sanığın silahlı terör örgütü üyeliği suçundan 5237 sayılı TCK'nun 314/2, 3713 sayılı Kanunun 3, 5/1, TCK'nun 62/1, 58/9 maddeleri uyarınca alt sınırdan kısmen uzaklaşılarak cezalandırılmasına dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi Yukarıda İzah Edildiği Üzere:
1-Silahlı terör örgütüne üye olma suçundan sanık .... hakkında verilen Afyonkarahisar 2. Ağır Ceza Mahkemesi'nin 04/05/2017 Tarih, 2017/58 Esas, 2017/107 Karar sayılı ilamının 5271 sayılı CMK'nın 280/2-2. cümlesi uyarınca KALDIRILMASINA,
2-Sanık ....'nun üzerine atılı silahlı terör örgütüne üye olma suçunu işlediği sübuta erdiğinden sabit görülen eyleminde TCK'nın 61. maddesi dikkate alınarak, suçun işleniş biçimi, suçun işlenmesinde kullanılan araç, suçun işlendiği zaman ve yer, suç konusunun önem ve değeri, meydana gelen zarar ve tehlikenin ağırlığı, sanığın kastının ağırlığı, amaç ve saiki gözönüne alınarak 3713 sayılı kanunun 3/1. maddesi yollamasıyla eylemine uyan TCK'nın 314/2. maddesi gereğince takdiren 7 YIL HAPİS CEZASI İLE CEZALANDIRILMASINA,
Sanığa verilen cezanın, müsnet suçun 3713 s. Kanunun 3. maddesinde sayılan mutlak terör suçu olması nedeniyle aynı Kanunun 5/1 maddesi gereğince 1/2 oranında artırılarak 10 YIL 6 AY HAPİS CEZASI İLE CEZALANDIRILMASINA,
Sanığın duruşmada gözlemlenen tutum ve davranışları/duruşma tutanaklarına yansıyan olumsuz davranışının bulunmaması, geçmişi, verilen cezanın geleceği üzerindeki etkileri dikkate alındığında cezasından indirim yapılması gerektiği kanaatine varıldığından, hükmedilen cezasından 5237 sayılı TCK’nun 62/1 maddesi gereğince 1/6 oranında indirim yapılarak 8 YIL 9 AY HAPİS CEZASI İLE CEZALANDIRILMASINA,
Sanığa verilen cezanın TCK’nın 58/9 maddesi gereğince mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine ve cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbirinin uygulanmasına,
Kasıtlı suçtan hapis cezasıyla mahkumiyetine hükmedilen sanığın, 5237 sayılı TCK'nın 53. maddenin 1. fıkrasında belirtilen haklardan, aynı maddenin 2. fıkrası ile 3. fıkranın ilk cümlesi gözetilmek suretiyle yoksun bırakılmasına,
Sanığa verilen ceza miktarı ve bu ceza ile ölçülü olması açısından sanığın tahliye taleplerinin reddi ile HÜKMEN TUTUKLULUK HALİNİN DEVAMINA,
Tutukluluk halinin devamına ilişkin karara karşı sanığın bu günden itibaren 7 gün içerisinde Dairemize dilekçe vermek ya da zabıt katibine beyanda bulunup tutanak düzenletmek suretiyle Antalya BAM 3. Ceza Dairesine itiraz haklarının olduğunun bildirilmesine (bildirildi),
Hüküm özetinin düzenlenerek ilgili birimlere gönderilmesine,
TCK'nın 63. maddesi uyarınca sanığın hükmün kesinleşmesinden önce gözaltında ve tutuklulukta geçen sürelerin cezasından mahsubuna,
3-Sanığın mahkeme kararı ile el konulan menkul, gayri menkul, hak ve alacak ile diğer şirket ortaklığı paylarına yönelik konulan tedbirin sanığın bu tedbir konulan haklarının örgüt kapsamında elde edildiğine yönelik dosyaya yansımış somut bir delil bulunmadığından KALDIRILMASINA,
SEGBİS kayıtlarının tutanağa geçirilerek dosya içerisine alınmasına,
İlk derece Mahkemesi ve Dairemizce aşağıda dökümü yapılan toplam ............. TL. yargılama giderinin sanıktan alınarak Hazineye verilmesine,
Yüze karşı verilen kararlarda verildiği tarihten, tarafların yokluğunda verilen kararlarda gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren on beş gün içerisinde Dairemize verilecek dilekçe ya da tutanağa geçirilmek üzere Dairemiz zabıt katibine beyanda bulunularak, yasa yoluna başvuracak kişi yargı sınırları dışında bulunuyor ise Dairemize ulaştırılmak üzere bulunduğu yerdeki nöbetçi ceza mahkemesine dilekçe verilerek ya da tutanağa geçirilmek üzere bulunduğu yer nöbetçi ceza mahkemesi zabıt katibine beyanda bulunularak, taraf ceza evinde bulunuyor ise Dairemize iletilmek üzere bulunduğu yer cezaevi müdürlüğüne bir dilekçe verilerek ya da tutanağa geçirilmek üzere tutuklu bulunduğu ceza infaz kurumu ve tutukevi müdürüne beyanda bulunarak Dairemiz kararına karşı Yargıtay TEMYİZ yasa yoluna müracaat edilebileceği hatırlatılarak oy birliği ile verilen karar, Cumhuriyet savcısının görüşüne uygun olarak C.Savcısı ….. (….) ile sanık ve müdafinin yüzüne karşı tefhim edilerek açıkça okunup usulen anlatıldı. (¤¤)