Yukarıda açık kimliği yazılı sanık hakkında Dairemizce yapılan yargılama sonunda aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
İDDİA:
Afyonkarahisar Cumhuriyet Başsavcılığınca 20/06/2017 tarih, 2017/1975 esas numaralı iddianame ile; Sanığın üzerine atılı silahlı terör örgütüne üye olma suçunu işlediği iddiası ile eylemine uyan 3713 SY TMK'nın 7, 5, 5237 SY TCK'nın 314/2, 53, 54, 58, 63 maddeleri uyarınca cezalandırılması istemiyle Afyonkarahisar 2. Ağır Ceza Mahkemesi'ne kamu davası açılmıştır.
Afyonkarahisar 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 25/10/2017 tarih, 2017/440 esas ve 2017/425 karar sayılı dosyasında yapılan yargılama sonunda; sanığın üzerine atılı silahlı terör örgütüne üye olma suçunu işlediği gerekçesiyle mahkumiyetine karar verilmiştir. Bu karara karşı sanık müdafii tarafından istinaf talebinde bulunulmuş olmakla dosya Dairemize gönderilmiştir.
SAVUNMA:
Sanık ....'ın 19.09.2017 tarihinde Afyonkarahisar 2. Ağır Ceza Mahkemesinde SEGBİS üzerinden alınan savunmasında;
Başkan: ...., iddianame geldi mi size?
Sanık: Geldi.
Başkan: Okudunuz mu?
Sanık: Okudum.
Başkan: Hakkınızdaki suçlamaları biliyorsunuz?
Sanık: Biliyorum.
Başkan: Avukatınız yok, kendiniz mi savunma yapacaksınız?
Sanık: Avukatım yok.
Başkan: Kendiniz savunma yapacaksınız
Sanık: Evet.
Başkan: İddianamede Silahlı Terör Örgütü FETÖ ye üye olduğunuz iddiası var. Bu iddialara dayanarak olarak da, örgütün finansal kuruluşu olan Bank .... da hesabınız olduğu, ayrıca örgütle iltisaklı olan örgüte müzahir olan eğitim kurumlarında çocuklarınızın eğitim gördüğü ve bir kısım tanık beyanlarına göre de örgütle iltisaklı olup örgütün stratejisi kapsamında sohbet adı altında toplantılara katıldığınız, Dinar ve Isparta da gelen sözde ablalara refakat ettiğiniz onlarla birlikte hareket ettiğiniz onlarla birlikte hareket ettiğiniz iddiaları var, ne diyeceksin bu iddialara ilişkin olarak ?
Sanık: Ben iddiaları kabul etmiyorum onları. Isparta ve Dinar'ı da kabul etmiyorum, onları kim söylediyse ya oradaki yazanlar yazdı, yada o kızların bir yanlışı var yani, burada şahit olarak gelecekler yazıyor zaten şurada söyleyen kişinin ismini okudum ben burada ama ben onları kabul etmiyorum gitmedim. Çünkü zaten eşim pazarlara gidiyor genellikle dükkanda ben kalıyorum, Dazkırı'nın içindeki şeylere genellikle ben şey yapıyorum, perde, ıvır, zıvır her şey var.
Başkan: Peki, Bank .... da ki hesap?
Sanık: Oda hakim bey annemin başında kaldım onuda söyledim zaten, çok baya o sıra gidip geliyorduk biz Özel .... de yattı, o Bank .... yol üstüydü, oraya gidip gelirken dikkatimi çekiyordu, yoksa ben hani böyle şey yerlere hiç adım atmışlığım yok, hani mahkeme olsun, belediye işleri olsun, banka işleri olsun. Annemde bana 100TL para verdi, hani başımda durdun, emek çektin diye, ben anne almak istemiyorum dedim, o zaman bir yere yatır dursun dedi bana, bende oradan orası yol üstü olduğu için oraya girdim yatırdım, herhangi bir yardım amacım yoktu, 100TL de pazar parası sayılır zaten bizim içinde. Eğer hani öyle bir şey istemiş olsam ben mesela yüzüklerimi, bileğimi satar yatırırdım yardım amacım olsaydı.
Başkan: Bu yurtta kız yurdunda yapılan sohbet diye adlandırılan toplantılara katılıyor muşsun.
Sanık: Oda yanlış, onuda inanmıyorum, hani kim söyledi yada orada yazanlar mı öyle yazdı, tamam gidiyordum ama ya düğmesini koparıyorlardı perdelerin, ya bir yerine zarar veriyorlardı bazı eşyaların, o yüzden gidiyordum. Eşim hani kızlar olduğu için sen git diyordu bana. Ama bazen hani çay içiyorlardı, bir bardak çay iç falan diyorlardı bazen oturuyordum.
Başkan: Çay içme mevzu değil.
Sanık: Ama öyle bir şey yok onuda kabul etmiyorum.
Başkan: Suçlamaları kabul etmiyor musun?
Sanık: Etmiyorum.
Başkan: Peki eklemek istediğin başka bir şey var mı?
Sanık: Eklemek istediğim başka bir şey yok, işte şu mesela okul kapatıldı orada okuyor kızı demişler, ne bileyim demedim şeyler yazılmış burada.
Başkan: Düzeltelim demediğin şeyleri
Sanık: Yani onları falan kabul etmiyorum, o .... tanıyorum demiş beni ben hani birden onuda hani ben tanımıyorum dedim ama orada birden telaşa kapıldığımdan soy adını bilmiyorum ama öyle .... diye birini gördüm orada. Hani tanımadığımı söyledim ama
Başkan: İddialar doğru değil diyorsunuz?
Sanık: Kabul etmiyorum." şeklinde savunmada bulunmuştur.
Sanık .... 25.10.2017 tarihinde SEGBİS üzerinden Afyonkarahisar 2. Ağır Ceza Mahkemesinde alınan savunmasında;"
Başkan: Geçen celse görüş için süre vermişiz, celse arasında avukat bey vekaletname ve yazılı savunmalarınızı sunmuşsunuz, Cumhuriyet Savcısının 19/09/2017 tarihli celsedeki görüşü okundu, o görüşünde silahlı terör örgütü üyesi olma suçundan dolayı cezalandırılman yönünde görüş beyan etmişti. Görüşe karşı son savunmaların nelerdir?
Sanık: Ben aynı şeyleri söyleyeceğim, yani bir şey
Başkan: Daha önceki savunmalarını tekrarlıyorsun
Sanık: Yani bir ilgim yok benim o şeyle.
Başkan: .... son sözün nedir ?
Sanık: Ben aynı şeyleri söylemek istiyorum.
Başkan: Avukatın savunmalarına iştirak ediyorsun?
Sanık: Evet.
Başkan: Peki, son sözün bu?
Sanık: Evet. " şeklinde savunmada bulunmuştur.
Sanık ....'ın 16/01/2018 tarihinde Dairemizde alınan savunmasında: "Ben suçlamaları kabul etmiyorum, aşamalardaki savunmalarımı tekrar ediyorum. Benim eşim perde, çeyiz dükkanı işletmektedir. Kendisi pazarlara gittiği için dükkanda da ben durmaktayım. Söz konusu cemaatin üyeleri ve bunların yurdunda kalan çocuklar ihtiyaçlarını görmek için bizim mağazamıza gelirlerdi. Bu nedenle kendileriyle tanıştım, ayrıca tamir, dikiş işleri de yapmaktayız. Ben bunları simaen bilmeme karşı ismen tanımamaktayım. Çocukların yurdunda yapılması gereken perde vs. tamirat işlerini bize yaptırıyorlardı. Benim bunlarla olan ilişkim bundan ibarettir. Aleyhime tanık beyanlarını kabul etmiyorum. Bir kere çocukları iftar yemeğine almıştım, bunun dışında herhangi bir yardımım bulunmadı. Ancak herhangi bir mevlüt, bebek yasini, bebek mevlüdü olduğunda küçük bir hediye alıp bu tür dini toplantılara katılıyordum. Bu da tamamen sosyal yaşamın bir gereğidir, bunun ötesinde herhangi bir cemaat toplantısına katılmadım. Gittiğim dini toplantılarda da zaten işim gereği fazla durmazdım, geç gider erken ayrılırdım. Benim katıldığım bu tür dinsel törenlerde herhangi bir cemaate ait kitap, CD okunmadı, izletilmedi dedi. Ayrıca 4 sene öncesine kadar alzheimer hastası olan kayın pederime baktım, kendi dertlerimle uğraştım. Annem bana harcamam için 100 TL. verdi, bende bunu yürüdüğüm yol üzerinde bulunan bankasya şubesine sonradan alır harcarım diye yatırdım. ....'ı tanırım, çocuk yurdunun işlerinde uğraşıyordu. Bende yurda iş icabı gittiğimde bana çay ikram ederdi, bunun ötesinde ilişkim olmamıştır. ....'ü de tanırım, birkaç kez karşılaştık, birde çocuğu olduğunda bebek yasinine gitmiştim. ....'i tanımam, ....'ı da tanımıyorum. Bu kişileri simaen görsem belki tanırım ancak ismen bilmiyorum dedi. Isparta 2. Ağır Ceza Mahkemesinde vermiş olduğum ve Yargtay istinaf dilekçesindeki savunmalarımı aynen tekrar ediyorum. Hiçbir delil yokken hakkımda mahkumiyet kararı verilmiştir, beraatimi ve el konulan eşyaların tarafıma iadesini talep ediyorum" şeklinde savunmada bulunmuştur.
DELİLLER:
1-Sanık savunmaları,
2-Araştırma tutanağı,
3-Araştırma ve inceleme raporları,
4-Bylock sorgu tutanağı,
5-Bank .... hesap dokümleri,
6-11/01/2017 tarihli arama, el koyma, yakalama tutanağı,
7-Tanıklar ...., ....,
8-FETÖ/PDY silahlı terör örgütünün Dazkırı İlçe yapılanma şeması.
9-Sanığa ait nüfus ve adli sicil kaydı,
10-Afyonkarahisar 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 2017/440 esas sayılı dosyasında yapılan yargılama ve tüm dosya kapsamından ibarettir.
AFYONKARAHİSAR 2. AĞIR CEZA MAHKEMESİNİN KABULÜ:
Afyonkarahisar 2. Ağır Ceza Mahkemesince yapılan yargılama sonunda 25/10/2017 tarih, 2017/440 esas ve 2017/425 karar sayılı hüküm ile; TCK'nun 314/2, 3713 sayılı Yasanın 5/1, TCK'nu....2/1, 53/1-2-3, 58/6-9, 63. maddeleri uyarınca 6 yıl 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
İSTİNAF İSTEMİ:
Sanık müdafii, yerel mahkeme kararının usul ve yasaya aykırı olduğundan bahisle istinafta bulunarak yerel mahkeme kararının bozulmasını talep etmiştir.
İDDİA MAKAMI ESAS HAKKINDAKİ GÖRÜŞÜNDE:
Cumhuriyet savcısı Dairemizde yapılan yargılama sırasında 03/10/2018 tarihli celsedeki esas hakkında mütalaasında; "Afyonkarahisar 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 25/10/2017 tarih 2017/440 (E) ve 2017/425 (K) sayılı kararı ile sanık .... hakkında Silahlı Terör Örgütüne Üye Olma suçundan netice itibari ile verilen 6 yıl 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ilişkin hükmün sanık müdafii tarafından istinaf edilmesi üzerine açılan duruşmada; sanığın ilçesinde perdecilik işi yaptığı, eşinin de pazarcılık yaptığı, sanığın tanık beyanlarına göre bazı örgüt toplantılarına katıldığı, Bank ....'da bulunan hesabına 25/02/2015 tarihinde 100TL para yatırdığı, bir dönem gazete aboneliğinin bulunduğu şeklinde oluşan faaliyetlere göre, sanığın eylemlerinde süreklilik, çeşitlilik, ve yoğunluk unsurlarının oluşmadığı, sanığın örgüt hiyerarşisine dahil olduğunun kesin deliller ile ortaya konamadığı anlaşılmakla; sanığın eyleminin örgüt hiyerarşisine dahil olmadan bilerek ve örgüte yardım etme niteliğinde bulunduğu anlaşılmakla; mahkemenin kararının kaldırılarak sanığın eylemine uyan TCK 314/2, 3713 Sayılı yasanın 5/1, TCK'nun 220/7, 53, 63 maddeleri ile cezalandırılmasına" karar verilmesini kamu adına talep ve mütalaa etmiştir.
DELİLLERİN TARTIŞILMASI VE DAİREMİZİN KABULÜ:
Yukarıda belirtilen tüm deliller, yapılan yargılama ve dosya kapsamına göre;
Ayrıntıları Yargıtay 16. Ceza Dairesinin 2015/3 E. sayılı kararında ve Dairemizce de benimsenen, istikrar kazanmış yargısal kararlarda açıklandığı üzere;
Örgüt üyesi, örgüt amacını benimseyen, örgütün hiyerarşik yapısına dahil olan ve bu suretle verilecek görevleri yerine getirmeye hazır olmak üzere kendi iradesini örgüt iradesine terk eden kişidir. Örgüt üyeliği, örgüte katılmayı, bağlanmayı, örgüte hakim olan hiyerarşik gücün emrine girmeyi ifade etmektedir. Örgüt üyesi örgütle organik bağ kurup faaliyetlerine katılmalıdır. Organik bağ, canlı, geçişken, etkin, faili emir ve talimat almaya açık tutan ve hiyerarşik konumunu tespit eden bağ olup, üyeliğin en önemli unsurudur. Örgüte yardımda veya örgüt adına suç işlemede de, örgüt yöneticileri veya diğer mensuplarının emir ya da talimatları vardır. Ancak örgüt üyeliğini belirlemede ayırt edici fark, örgüt üyesinin örgüt hiyerarşisi dahilinde verilen her türlü emir ve talimatı sorgulamaksızın tamamen teslimiyet duygusuyla yerine getirmeye hazır olması ve öylece ifa etmesidir.
Silahlı örgüte üyelik suçunun oluşabilmesi için örgütle organik bağ kurulması ve kural olarak süreklilik, çeşitlilik ve yoğunluk gerektiren eylem ve faaliyetlerin bulunması aranmaktadır. Ancak niteliği, işleniş biçimi, meydana gelen zarar ve tehlikenin ağırlığı, örgütün amacı ve menfaatlerine katkısı itibariyle süreklilik, çeşitlilik ve yoğunluk özelliği olmasa da ancak örgüt üyeleri tarafından işlenebilen suçların faillerinin de örgüt üyesi olduğunun kabulü gerekir. Örgüte sadece sempati duymak ya da örgütün amaçlarını, değerlerini, ideolojisini benimsemek, buna ilişkin yayınları okumak, bulundurmak, örgüt liderine saygı duymak gibi eylemler örgüt üyeliği için yeterli değildir (Evik, Cürüm işlemek için örgütlenme, Syf 383 vd.).
Örgüt üyesinin, örgüte bilerek ve isteyerek katılması, katıldığı örgütün niteliğini ve amaçlarını bilmesi, onun bir parçası olmayı istemesi, katılma iradesinin devamlılık arz etmesi gerekir. Örgüte üye olan kimse, bir örgüte girerken örgütün kanunun suç saydığı fiilleri işlemek amacıyla kurulan bir örgüt olduğunu bilerek üye olmak kastı ve iradesiyle hareket etmelidir. Suç işlemek amacıyla kurulmuş örgüte üye olmak suçu için de saikin "suç işlemek amacı" olması aranır (Toroslu özel kısım syf.263-266, Alacakaptan Cürüm İşlemek İçin Örgüt syf. 28, Özgenç Genel Hükümler syf.280).
Suç örgütünün tanımlanıp yaptırıma bağlandığı 5237 sayılı TCK’nın 220. maddesinin 7. fıkrasında yardım fiiline yer verilmiştir. “Örgüt içindeki hiyerarşik yapıya dahil olmamakla birlikte, örgüte bilerek ve isteyerek yardım eden kişinin, örgüt üyesi olarak” cezalandırılacağı belirtilmiş, anılan normun konuluş amacı, gerekçesinde; “örgüte hakim olan hiyerarşik ilişki içinde olmamakla beraber, örgütün amacına bilerek ve isteyerek hizmet eden kişi, örgüt üyesi olarak kabul edilerek cezalandırılır.” şeklinde açıklanmış, 765 sayılı TCK’nın sistematiğinden tamamen farklı bir anlayışla düzenlenen maddede yardım etme fiilleri de örgüt üyeliği kapsamında değerlendirilerek, bağımsız bir şekilde örgüte yardım suçuna yer verilmemiştir.
Yardım fiilini işleyen failin örgütün hiyerarşik yapısına dahil olmaması, yardımda bulunduğu örgütün TCK’nın 314. maddesi kapsamında silahlı terör örgütü olduğunu bilmesi, yardımın örgütün amacına hizmet eder nitelikte bulunması yardım ettiği kişinin örgüt yöneticisi ya da üyesi olması gereklidir. Yardımdan fiilen yararlanmak zorunlu değildir. Örgütün istifadesine sunulmuş olması ve üzerinde tasarruf imkanının bulunması suçun tamamlanması için yeterlidir.
Yardım fiilleri örgüte silah sağlama ve terörün finansmanı dışında tahdidi olarak sayılmamıştır. Her ne surette olursa olsun örgütün hareketlerini kolaylaştıran ve yaşantısını sürdürmeye yönelik eylemler yardım kapsamında görülebilir (Yargıtay Ceza Genel Kurulu 11.11.1991 tarih, Esas 9-242, Karar 305). Yardım teşkil eden hareketin başlı başına suç teşkil etmesi gerekmez. Yardım bir kez olabileceği gibi birden çok şekilde de gerçekleşebilir. Ancak yardım teşkil eden faaliyetlerde devamlılık, çeşitlilik veya yoğunluk var ise örgüt üyesi olarak da kabul edilebilecektir.
Kuruluş, amaç, örgüt yapılanması ve faaliyet yöntemleri Yargıtay 16. Ceza Dairesinin 2015/3 E. sy. kararında anlatılan ve nihai amacı, Devletin Anayasal nizamını cebir ve şiddet kullanarak değiştirmek olduğu anlaşılan FETÖ/PDY terör örgütünün başlangıçta bir ahlak ve eğitim hareketi olarak ortaya çıkması ve toplumun her katmanının büyük bir kesimince de böyle algılanması, amaca ulaşmak için her yolu mübah gören fakat sözde meşruiyetini sivil alanda dinden, kamusal alanda ise hukuktan aldığı izlenimi vermek için yeterli güce ulaşıncaya kadar alenen kriminalize olmamaya özen göstermesi gerçeği nazara alındığında; örgütün kurucusu, yöneticileri ve örgüt hiyerarşisinde üçüncü veya daha yukarı katlarda yer alan mensuplarının zaman sınırlaması olmaksızın nihai amacından haberdar oldukları yönünden kuşku bulunmamakta ise de bir ve ikinci katmanlarda yer alanlar açısından; Devlete sızan mensupları vasıtasıyla kişi ve kurumlara yönelik örgütün gerçek yüzünü ortaya koyan operasyonlara başlanması, bu yapının kamuoyu veya medya tarafından tartışılır hale gelmesi üst düzey hükümet yetkilileri ve kamu görevlileri tarafından yapılan açıklamalarda “paralel yapı” veya “terör örgütü” olduğuna ilişkin tespitler yapılması ve Milli Güvenlik Kurulu tarafından da aynı değerlendirmelerin paylaşıldığı süreçten önce icra edilen faaliyetlerin nitelik, içerik ve mahiyeti itibariyle silahlı terör örgütünün amacına hizmet ettiğinin somut delil ve olgularla ortaya konulmadıkça örgütsel faaliyet kapsamında kabul edilemeyeceği değerlendirilerek somut olay gözetildiğinde;
Her ne kadar ilk derece mahkeme tarafından sanığın FETÖ/PDY silahlı terör örgütünün Dazkırı İlçesi yapılanması içerisinde bulunduğu, .... ve .... beyanlarında da belirttikleri üzere sanığın .... Özel Kızyurdun'da sohbet toplantıları adı altında düzenlenen örgütsel toplantılara katıldığı, sanığın evinde de benzer şekilde örgütsel toplantı yapıldığı, FETÖ/PDY silahlı terör örgütü lideri Fetullah Gülen'in talimatı sonrası Bank ....'ya para yatırdığı gerekçesi ile sanığın eylem ve faaliyetlerindeki süreklilik, çeşitlilik ve yoğunluk durumu dikkate alınarak sanığın silahlı terör örgütüne üye olmak suçunu işlediği yönünde kanaata ulaşılıp, TCK'nun 314/2, 3713 sayılı Yasanın 5/1, TCK'nu....2/1, 53/1-2-3, 58/6-9, 63. maddeleri uyarınca 6 yıl 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiş ise de;
Sanık müdafiinin karara karşı istinaf yoluna başvurması üzerine, sanıktan el konulan dijital materyallerin incelemelerinin yaptırılması ve sanığın eylemlerinin silahlı terör örgütüne üye olmak suçu bakımından çeşitlilik, süreklilik ve yoğunluk oluşturup oluşturmadığının değerlendirilmesi amacıyla davanın yeniden görülmesine karar verildiği.
Yeniden görülen dava sonucunda; sanığın Afyonkarahisar İli, Dazkırı İlçesinde yaşayıp eşiyle birlikte perdecilik yaptığı, sanığın FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile iltisaklı şekilde faaliyet yürüten .... Özel Kız Yurdun'a zaman zaman gittiği, zaman zaman da yurtta kalan kız öğrencileri evine yemeğe çağırdığı, sanığın savunmasında .... Kız Öğrenci Yurduna gitmesini "yurdun perde dikim ve tamirat işlerini yapmak için gittim" şeklinde, kız öğrencilere evinde yemek düzenlemesini "iftar yemeğine aldım" şeklinde, sohbet toplantılarına katılmasını ise "mevlüt, bebek yasini, bebek mevlüdü gibi sosyal yaşamın içinde olan dini toplantılara katıldım" şeklinde açıkladığı,
İlk derece mahkeme tarafından sanığın örgütsel toplantılara katılma eyleminin tanıklar .... ve .... beyanlarına dayandırıldığı,
Beyanları karara esas alınan tanık .... 09/08/2016 tarihinde bilgi alma tutanağı kapsamında alınan ifadesinde sanığın yurtta yapılan toplantı ve sohbetlere katıldığını beyan ettiği, 19/09/2017 tarihinde ilk derece mahkemede tanık sıfatıyla alınan ifadesinde ise sanığı yurtta üç kez gördüğünü, birinde kamp sırasında pasta getirildiğinde gördüğünü, bir başka sefer çiğ köfte günü yapıldığında gördüğünü, bir de anneler günü veya kutlu doğum haftası nedeniyle yapılan programda gördüğünü, bir kezde evine yemeğe gittiklerini, sanığın sohbetlere değil yurttaki programlara katıldığını beyan ettiği,
Beyanları karara esas alınan ....'in şüpheli sıfatıyla alınan ifadesinde; Yurtta kaldığı süre boyunca .... Tic. üzerinde bulunan .... ve .... ablaya, Dazkırı Belediyesi ile Hükümet konağı arasındaki perdeci .... ablanın evine, .... erkek öğrenci yurdu karşısındaki .... ablanın evine, .... sitesinde oturan .... gazetesi dağıtıcısınını eşi ....'ın evine yemek organizasyonlarına gittiklerini, yemeklerden sonra dini sohbet edildiğini, ancak kitap okunmadığını beyan ettiği,
İlk derece mahkemede tanık sıfatıyla beyanı alınan ....'ün şüpheli sıfatıyla alınan ifadesinde; sanığı tanıdığını, Dazkırı İlçesinde Fettullah Gülen cemaati diye bahsettiği yapılanmanın sohbetlerine katıldığını, FETÖ/PDY terör örgütü ile bağlantısının olup olmadığını bilmediğini beyan ettiği,19/09/2017 tarihinde tanık sıfatıyla alınan ifadesinde ise; polis beylere hep parantez içinde Yasini Şerif okumaları olarak not düşüttürdüğünü, ama kimisine düştüklerini, kimisine düşmediklerini, sanığı evlerde Yasin okumalarında gördüğünü beyan ettiği,
Dairemizde talimat yoluyla beyanına başvurulan tanık ....'ın hakkında yapılan soruşturma kapsamında şüpheli olarak alınan ifadesinde; Yurt ablaları dedikleri ...., ...., soyadını bilmediği ...., .... Gazetesini dağıtan ....'ın eşi .... ve ....'un yurda pasta börek vb. ikramlar getirdiklerini, ayrıca yılda bir veya iki defa isimlerini söylediği ablaların evlerine kendilerini yemeğe götürdüklerini beyan ettiği, Dairemizde 02/07/2018 tarihinde talimat yoluyla alınan ifadesinde ise sanığı yurda perde takmaya geldiğinde gördüğünü, yurtta öğrencilere sohbet olduğunu, sanığın özellikle sohbetlere geldiğini görmediğini, sadece perde işi denk gelirse geldiğini, bir de özel günlerde yurt müdürü davet ederse geldiğini beyan ettiği,
Ayrıca ilk derece mahkemede ve Dairemizde tanıklıklarına başvurulmamakla birlikte kendi haklarında FETÖ/PDY silahlı terör örgütüne üye olmak suçundan yürütülen soruşturma kapsamında şüpheli sıfatıyla ifade verirken sanıkla ilgili beyanlarda bulunan;
....'in; "Bu şahsı tanımıyorum. FETÖ/PDY terör örgütü ile bağlantısının olup olmadığını bilmiyorum." şeklinde,
....'in;"Bu şahsı tanımıyorum. FETÖ/PDY terör örgütü ile bağlantısının olup olmadığını bilmiyorum." şeklinde,
....'ın; "Ben bu şahsı tanırım. Kendisini ev hanımı olarak bilirim . .... zaman eşine ait dükkanda beklediğinde ve bu dükkanda alış veriş yaptığımdan tanırım. Dazkırı ilçesinde FETÖ/PDY yapılanması ile ilgili bir bağlantısı olup olmadığını bilmiyorum." şeklinde,
....'ın;"Ben bu şahsı tanımıyorum. Dazkırı ilçesinde FETÖ/PDY yapılanması ile ilgili bir bağlantısı olup olmadığını bilmiyorum." şeklinde,
....'in; "Bu şahsı tanımam, tanımadığım içinde hakkında bir şey söyleyemem." şeklinde,
....'ın; "Bu şahsı tanımam, tanımadığım içinde hakkında bir şey söyleyemem." şeklinde,
....'in; "Bu şahsı tanımam, tanımadığım bir şey söyleyemem." şeklinde,
....'in; "Bu şahsı tanımam, tanımadığım içinde hakkında bir şey söyleyemem." şeklinde,
....'ın;"Tanırım arkadaşım olur. Bu şahısla herhangi bir sohbete katılmadım. Fetullah Gülen’in sohbet toplantılarına katılmamıştır." şeklinde,
....'ın;"Esnaf olarak tanırım yurdun perdelerini diktirmiştik. Bunun Fettullah Gülen yapılanması ile bağlantısı olup olmadığını bilmiyorum." şeklinde beyanlarda bulundukları,
Tanıklar ile şüpheli sıfatıyla ifadeleri alınan şahısların beyanlarının sanığın savunmalarını teyit ettiği, sanığın yurtta yapılan organizasyonların bir kısmına dinsel saik ile bir kısmına ise sosyal etkinlik olarak katıldığı, sanığın örgütsel faaliyet olarak düzenlenen, silahlı terör örgütü liderinin kitaplarının okunup, videolarının seyredildiği, örgüte himmet, bağış, burs, kurban parası adı altında para toplanan örgütsel toplantılara katıldığına dair her türlü şüpheden uzak kesin ve inandırıcı delil bulunmadığı,
Sanığın evinde yurt öğrencileri için düzenlediği yemek organizasyonlarının da silahlı terör örgütü liderinin kitaplarının okunduğu, videolarının seyredildiği, örgüte himmet, bağış, burs, kurban parası adı altında para toplandığı bir örgütsel toplantı şeklinde icra edildiğine dair her türlü şüpheden uzak kesin ve inandırıcı delil bulunmadığı,
Örgütsel toplantılara katılan veya örgütsel toplantıları organize eden örgüt mensuplarının genellikle örgütün gizli haberleşme programı olan bylocku kullanıp, örgütsel toplantıların yapılacağı yer, zaman ve katılacak kişilerin bu program üzerinden iletilmesine rağmen sanığın örgütün gizli haberleşme programı olan bylocu kullanmadığı,
İlk derece mahkeme tarafından sanığın silahlı terör örgütü üyeliğine dayanak yapılan diğer faaliyetinin ise FETÖ/PDY silahlı terör örgütü lideri Fetullah Gülen'in talimatı sonrası örgütün güdümünde bankacılık faaliyeti yürüten Bank ....'ya para yatırma eylemidir, FETÖ/PDY silahlı terör örgütü lideri Fetullah Gülen'in örgütün güdümünde bankacılık faaliyeti yürüten Bank ....'ya para yatırma talimatı 2013 yılı Aralık ayı ortalarına tekabül etmektedir. Bu talimat sonrası örgüt mensupları veya örgüte yardım etmek isteyenlerin Bank ....'ya para yatırması, banka nezdinde hesap açtırması faaliyetleri ise yoğun olarak 2014 yılı Ocak-Şubat aylarına tekabül etmektedir. Yukarıda aktarılan tanık beyanları ve sanık savunmasından anlaşılacağı üzere sanığın belirtilen tarihlerde iş ilişkisi, dinsel saikleri ve sosyal münasebetleri çerçevesinde FETÖ/PDY silahlı terör örgütünün Dazkırı İlçesi yapılanması içinde bulunan kişi ve oluşumlarla temas halinde olduğu, silahlı terör örgütünün mensubu veya yardım edeni konumunda olsa idi talimattan hemen sonra veya makul bir süre sonra esnaflık sıfatıyla mütenasip bir meblağı Bank ....'ya yatırarak örgüt güdümündeki bankaya destek vermesi gerekirdi, oysa sanığın talimatın üzerinden bir yılı aşkın zaman geçtikten sonra 25/02/2015 tarihinde Bank ....'ya 100,00 TL para yatırdığı, sanığın savunmasında o tarihlerde annesinin bakımıyla ilgilendiğini, annesinin kendisine başında durduğu, emek verdiği için 100,00 TL para verdiğini, parayı almak istemediğini, annesinin de bir yere yatır dursun diyerek parayı kendisine verdiğini, kendisinin de yol üstünde bulunan Bank ....'ya yatırdığını beyan ettiği, her ne kadar yatırılan 100,00 TL'lik meblağ olağan yaşam koşullarında bankada hesap açtırıp tasarruf yapmak için yetersiz bir meblağ gibi görünüp örgüt lehine simgesel işlem algısı oluştursa da; talimat ile işlem tarihi arasında geçen süre, sanığın esnaf olmasına ve örgütle iltisaklı yurda iş yapmasına nazaran daha çok bir meblağı daha önceki bir tarihte bankaya yatırma olanağının bulunması, örgütün yurt ve öğrencilerle irtibatlı mensuplarında örgütün gizli haberleşme programı bylockun bulunup bu program üzerinden irtibatlı öğrencilerle sürekli örgütsel iletişim halinde olmalarına rağmen sanığın baylock programını kullanmaması karşısında bu eylemin örgüt mensubiyeti veya örgüte yardım etmek için örgüt liderinin talimatı ile yapıldığı hususunda heyetimizde kuşku oluşturğu, kuşkudan sanık yararlanır ilkesi doğrultusunda da bu eylemin sanık için terör örgütü üyeliği veya terör örgütüne yardım etmek suçları bakımından her türlü şüpheden uzak kesin ve inandırıcı örgütsel faaliyet olarak kabul edilmediği,
Davanın yeniden görülmesi aşamasında ilk derece mahkeme tarafından inceleme sonuçları beklenmeyen dijital materyaller üzerinde de inceleme yaptırıldığı, 11/01/2017 tarihinde sanığın üzerinde ve ikametgahında yapılan arama sonucunda 1 adet .... imei numaralı .... marka cep telefonu, 1 adet .... numaralı GSM hattına ait sim kart, 1 adet .... marka 512 MB hafıza kartı, 1 adet .... marka tablet, 1 adet .... marka 2 GB hafıza kartı, 1 adet .... ve .... imei numaralı .... marka cep telefonu, 9 adet CD ve 2 adet DVD'ye el konulduğu, el konulan dijital mateyaller üzerinde bilirkişi vasıtasıyla inceleme yaptırılıp, 22/05/2018 tarihli bilirkişi raporu kapsamında dijital materyallerde herhangi bir suç unsuruna rastlanmadığının tespit edildiği, ancak .... ve .... imei numaralı .... marka cep telefonun şarj soketi arızalı olduğundan fiziksel bağlantı kurulamadığının ve adli kopyasının alınamadığının bildirildiği, yakalandığında sanığın üzerinde ele geçirilip fiilen kullandığı telefon üzerinde inceleme yapılıp adli kopyası alınamayan .... ve .... imei numaralı .... marka cep telefonun 11/01/2017 tarihli ev arama tutanağı kapsamında zaten arızalı vaziyette dolabın çekmecesinde ele geçirilmesi karşısında bu telefon üzerinde inceleme yapılması sonuca etkili görülmeyerek ek rapor aldırılmasından vazgeçildiği.
Sanık üzerine atılı silahlı terör örgütüne üye olmak suçunun temadi eden suçlardan olup temadinin kesildiği tarihin suç tarihi olması nedeniyle ilk derece mahkemenin kararında 15/07/2016 olarak belirlenen suç tarihinin sanığın yakalanarak temadinin kesildiği 11/01/2017 tarihi olarak kabul edildiği.
Tüm bu delil ve kabuller neticesinde atılı silahlı terör örgütüne üye olmak suçunun sanık tarafından işlediğinin her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı deliller ile sabit olmaması karşısında sanığın CMK'nın 223/2-d maddesi gereğince beraatine karar verilerek aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi Yukarıda İzah Edildiği Üzere:
1)Silahlı terör örgütüne üye olma suçundan sanık .... hakkında verilen Afyonkarahisar 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 25/10/2017 tarih, 2017/440 (E) ve 2017/425 (K) sayılı sayılı ilamının 5271 sayılı CMK'nın 280/2-2. cümlesi uyarınca KALDIRILMASINA,
2)Her ne kadar sanığın Türk Ceza Kanununun 314/2. maddesi uyarınca cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmış ve ilk derece Mahkemesince sanığın eylemi sabit görülerek aynı yasanın 314/2. maddesi uyarınca uyarınca cezalandırılmasına karar verilmiş ise de, Dairemizce yeniden yapılan yargılama sonucunda sanığın üzerine atılı suçun unsurları itibariyle oluşmadığı anlaşıldığından 5271 sayılı CMK’nın 223/2-e. maddesi uyarınca BERAATİNE,
Afyon C.Başsavcılığı emanetinin 2018/1810 sırasında kayıtlı sanığa ait .... marka cep telefonunun karar kesinleştiğinde iadesine, aynı yer 2018/193 sırasında kayıtlı 1 adet .... marka 8 gb USB ve1 adet CD'nin dosyada delil olarak saklanmasına,
Sanık kendisini vekille temsil ettirdiğinden tarifesine göre hesaplanmış 2.180 TL. vekalet ücretinin hazineden alınarak sanığa verilmesine,
Sanığın CMK'nın 141. maddesi uyarınca gözaltı ve tutuklulukta geçirdiği günler için tazminat isteyebileceğinin bildirilmesine, (bildirildi)
Yapılan yargılama giderlerinin kamu üzerinde bırakılmasına,
Yüze karşı verilen kararlarda verildiği tarihten, tarafların yokluğunda verilen kararlarda gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren on beş gün içerisinde Dairemize verilecek dilekçe ya da tutanağa geçirilmek üzere Dairemiz zabıt katibine beyanda bulunularak, yasa yoluna başvuracak kişi yargı sınırları dışında bulunuyor ise Dairemize ulaştırılmak üzere bulunduğu yerdeki nöbetçi asliye ceza mahkemesine dilekçe verilerek ya da tutanağa geçirilmek üzere bulunduğu yer nöbetçi asliye ceza mahkemesi zabıt katibine beyanda bulunularak, taraf ceza evinde bulunuyor ise Dairemize iletilmek üzere bulunduğu yer cezaevi müdürlüğüne bir dilekçe verilerek ya da tutanağa geçirilmek üzere tutuklu bulunduğu ceza infaz kurumu ve tutukevi müdürüne beyanda bulunarak Dairemiz kararına karşı Yargıtay TEMYİZ yasa yoluna müracaat edilebileceği hatırlatılarak oy birliği ile verilen karar, Cumhuriyet savcısının görüşüne aykırı olarak C.Savcısı .... (....) ile sanık ve müdafinin yüzüne karşı tefhim edilerek açıkça okunup usulen anlatıldı.03/10/2018 (¤¤)