Yukarıda açık kimliği yazılı sanık hakkında Dairemizce yapılan yargılama sonunda aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
İDDİA:
Afyonkarahisar Cumhuriyet Başsavcılığının 08/02/2017 Tarih, 2017/288 Esas sayılı iddianamesiyle, sanığın üzerine atılı silahlı terör örgütüne üye olma suçundan Türk Ceza Kanunu 314/2, 53/1, 54/1, 58/9, 63, 55/1, Terörle Mücadele Kanunu 7/1, 5/1 maddeleri uyarınca cezalandırılması istemiyle Afyonkarahisar 2. Ağır Ceza Mahkemesi'ne kamu davası açılmıştır.
Afyonkarahisar 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 30/03/2017 tarih, 2017/22 esas ve 2017/67 karar sayılı dosyasında yapılan yargılama sonunda; sanığın beraatine karar verilmiş, bu karara karşı o yer C. Savcısı tarafından istinaf talebinde bulunulmuş olduğundan dosya Dairemize gönderilmiştir.
SAVUNMA:
Sanık ..... Afyonkarahisar 2. Ağır Ceza Mahkemesinde alınan savunmasında:
Başkan: Hakkınızdaki iddiaları duydunuz, Bylock kullandığınız, bu örgütle mücadele kararları verildikten sonraki tarihlerde 2015-2016 yılı döneminde ..... okulunda okuttuğunuz, bu şekilde örgüte üye olduğunuz iddia ediliyor ne diyeceksiniz ?
Sanık: Hakim bey ben ev hanımıyım iki tane çocuğum var birisi 5 birisi 2 yaşında, yaşları çok yakındı ve benim büyük oğlum çok sessiz bir çocuk çok içine kapanık bir çocuktu, çok ağlıyordu kardeş kıskançlığıda olunca biz hani okulla arkadaşlarla bu içine kapanıklığı atar düşüncesi ile ve ben küçükte çocuğumda olduğu için açıkçası hani çocuğa birşey olsa ilgilenemeyecektim, eşimin işine yakın olursa o gidip bakabilir bu süreyi değerlendirebiliriz düşüncesiyle eşimin işine yakın bir okul istedik. Sonra orayı bulduk açıkçası gerçekten hani Milli Eğitiminde teşvik verdiği bir okul olunca hiç hani böyle şey yapma gereği duymadık, hani çok fazla araştırıp inceleme gereği duymadık, çocuk hani biraz açılsın düşüncesi ile okulda işe yakın olunca eşim getirip götürüyordu ayrıca hani serviste sıkıntısı olmuyordu oraya verdik. Hani çocuğum içindi ve diğeride küçük olduğu içindi. Programa gelince, programı bilmiyorum hani hiç kullanmadım ben. Bide benim çocuklarımın yaşları çok yakın, çok hareketliler, ben ev hanımıyım tek derdim çocuklar açıkçası, hiç öyle telefonu ben sadece ya annemi arıyorum ya eşimi arıyorum, hani telefonla bişeyler yapabilecek şeyde değilim açıkçası, çocukları yetiştirmek tek gayem, hani onları düzgün yetiştirebilmek, programı kullanmadım, programla ilgili bir bilgimde yok. Yalnız o tespit edilen hatta iki yıl önce kapattırdığım bir hat. Yani ben hali hazırda o hattı kullanmıyordum iki yıldır.
Başkan: İki yılda değil 2015 yıllının başlarında kurulmuş telefonunuza, 2014 sonları 2015 yılının başlarında yani kapatmadan önceki dönem.
Sanık: Ama ben kurmadım ve gerçekten programı kullanmadım.
Başkan: Kim kullandı ?
Sanık: Eşim az önce kendisinin kurduğunu beyan etti. Ama ben kurmadım.
Başkan: Başka bu örgütle ilgili başka herhangi bir bağlantılarınız varmıydı? Okul veya
Sanık: Sadece çocuğu okula götürdüm hani onun dışında ben ne hani
Başkan: Toplantılara katıldınız mı? Sohbet toplantılarına
Sanık: Yok hayır, iki çocuğum vardı zaten ben tek başıma eşim beni pek bir yere göndermizdi açıkcası, gitmedim, çocuklarda küçüktü zaten hani onlarla ben hani evde genelde evle komşularım var evet komşularıma gidiyordum geliyordum, hani komşularımla oturuyodum hani öyle dışarıya başka bir yere gitmedim." şeklinde beyanda bulunmuştur.
Sanık ..... Dairemizde alınan savunmasında: "Ben suçlamaları kabul etmiyorum, aşamalardaki savunmalarımı tekrar ediyorum. Afyondaki yargılama sırasında eşim söz konusu telefondaki bylocku kendisinin kullandığını kabul etmişti, benim bylocktan haberim yoktur, ben kullanmadım. Söz konusu telefon bana aittir. Ancak internetini ve bazı programlarını eşimle ortak kullanıyorduk. Bylock programını ben telefonda hiç görmedim. İki tane küçük çocuğum var, bunlar çok zamanımı alıyor, bunlarla uğraşmaktan telefona girmem veya eşimin ne yüklediğinden çok haberim olmuyordu. İçeriklerde geldiğinde görülecektirki benle bir alakası yoktur" şeklinde beyanda bulunmuştur.
DELİLLER:
1-Yukarıda açıklanan sanık savunmaları,
2-HTS CGNAT kayıtları,
3-Bylock mesaj dökümleri,
4-Sanığa ait nüfus ve adli sicil kaydı,
5-Afyonkarahisar 2. Ağır Ceza Mahkemesinde yapılan yargılama ve tüm dosya kapsamından ibarettir.
AFYONKARAHİSAR 2. AĞIR CEZA MAHKEMESİNİN KABULÜ:
Afyonkarahisar 2. Ceza Mahkemesince yapılan yargılama sonunda; .....'nınüzerine atılı müsnet suçu işlediğine dair cezalandırılmasına yeter, her türlü şüpheden uzak, hukuka uygun, somut, kesin ve inandırıcı delil elde edilemediğinden, yüklenen suçun sanık tarafından işlendiğinin sabit olmaması nedeniyle CMY'nın 223/2-e maddesi gereğince beraatine karar verilmiştir.
İSTİNAF İSTEMİ:
O yer C. Savcısı: yerel mahkeme kararının usul ve yasaya aykırı olduğundan bahisle istinafta bulunarak yerel mahkeme kararının bozulmasını talep etmiştir.
İDDİA MAKAMI ESAS HAKKINDAKİ GÖRÜŞÜNDE:
Cumhuriyet savcısı Dairemizde yapılan yargılama sırasında 02/10/2018 tarihli celsedeki esas hakkında mütalaasında; "Afyonkarahisar 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 30/03/2017 tarih 2017/22 (E) ve 2017/67(K) sayılı kararı ile sanık .....'nın Silahlı Terör Örgütüne Üye Olma suçundan netice itibari ile beraatine ilişkin hükmün o yer Cumhuriyet Savcısı tarafından sanık aleyhine istinaf edilmesi üzerine açılan duruşmada;
Sanığın ..... nolu hat üzerinden kullanarak FETÖ/PDY Silahlı Terör Örgütünün hiyerarşisi içerisindeki talimatlar doğrultusunda hareket ederek Bylock proğramını kullandığı, Bylock içeriklerinden anlaşılmakla;
Mahkemenin beraat kararının kaldırılarak, sanığın eylemine uyan TC.....14/2, 3713 Sayılı yasanın 5/1, TCK 'nun 53, 58/9 ve 63 maddeleri uygulanarak cezalandırılmasına " karar verilmesini kamu adına talep ve mütalaa etmiştir.
DELİLLERİN TARTIŞILMASI VE DAİREMİZİN KABULÜ:
Yukarıda belirtilen tüm deliller, yapılan yargılama ve dosya kapsamına göre;
Yargıtay 16. Ceza Dairesi'nin 2016/7162 E., 2017/4786 K. sayılı ilâmında açıklandığı üzere fethullahçı terör örgütü/paralel devlet yapılanması (FETÖ/PDY); dini, istismar ederek paravan olarak kullanan, din dışı dünyevi emellerine ulaşma aracı haline getiren, siyasi, ekonomik ve toplumsal yeni bir düzen kurma tasavvuruna sahip örgüt liderinden aldığı talimatlar doğrultusunda hareket eden, bu amaçla öncelikle güç kaynaklarına sahip olmayı hedefleyen, güçlü olmak ve yeni bir düzen kurmak için şeffaflık ve açıklık yerine büyük bir gizlilik içerisinde olmayı şiar edinen, gizlilikten görünmez bir duvar inşa edip bu duvarın arkasına saklanan, böyle bir örgütlenmenin olmadığına herkesi inandırmaya çalışarak ve bunda başarılı olduğu ölçüde büyüyüp güçlenen, bir yandan da bu düşman üzerinden mensuplarını motive eden, "Altın Nesil" adını verdiği kadrolarla sistemle çatışmak yerine sisteme sahip olma ilkesiyle devlete tabandan tavana sızan, bu kadroların sağladığı avantajlarla devlet içerisinde belli bir güce ulaştıktan sonra hasımlarını çeşitli hukuki görünümlü hukuk dışı yöntemlerle tasfiye eden, böylece devlet aygıtının bütün alt bileşenlerini ünite ünite kontrol altına almayı ve sisteme sahip olmayı planlayıp, ele geçirdiği kamu gücünü de kullanarak toplumsal dönüşümü sağlamayı amaçlayan sui generis özelliğe sahip bir suç örgütüdür.
Örgütün türü ve niteliği açısından değerlendirme yapıldığında; örgütün kurucusu, yöneticileri ve üyeleri arasında sıkı bir hiyerarşik bağın mevcut olduğu, gizliliğe riayet edildiği, illegal faaliyetleri gizleyebilmek için, hiyerarşik yapıya uygun hücre sistemi içinde yapılanarak, grup imamları tarafından emir talimat verilmesi, üyeleri arasında haberleşmenin sağlanması için By-Lock gibi haberleşme araçlarının kullandığı, görünür yüzüyle gerçek yüzü arasındaki farkın gizlendiği, amaca ulaşabilmek için yeterli eleman, araç ve gerece sahip olduğu, amacının Anayasada öngörülen meşru yöntemlerle iktidara gelmek olmayıp, örgütün yarattığı kaos ortamı sonucu, demokratik olmayan yöntemlerle cebir şiddet kullanmak suretiyle parlamento, hükümet ve diğer Anayasal kurumları fesih edip iktidarı ele geçirmek olduğu, bu amacla, Polis ve Jandarma teşkilatı, Milli İstihbarat Teşkilatı ve Genel Kurmay Başkanlığı gibi kuvvet kullanma yetkisini haiz kurumlara sızan üyeleri vasıtasıyla, kendisinden olmayan güvenlik güçlerine, kamu görevlilerine, halka, Cumhurbaşkanlığı Külliyesi, Meclis binası gibi simge binalar ve birçok kamu binasına karşı ağır silahlarla saldırıda bulunmak suretiyle amaç suçu gerçekleştirmeye elverişli öldürme, yaralama gibi çok sayıda vahim eylem gerçekleştirildiği, FETÖ/PDY'nin küresel güçlerin stratejik hedeflerini gerçekleştirmek üzerine kurulan bir maşa olarak, Anayasada belirtilen Cumhuriyetin niteliklerini, siyasi, hukuki, sosyal, laik, ekonomik düzeni değiştirmek, Devletin ülkesi ve milletiyle bölünmez bütünlüğünü bozmak, Türkiye Cumhuriyeti Devletini ve varlığını tehlikeye düşürmek, Devlet otoritesini yıkmak ve daha sonra ele geçirmek, temel hak ve hürriyetleri yok etmek, Devletin iç ve dış güvenliğini, kamu düzenini bozmak amacıyla kurulmuş bir terör örgütü olduğu kabul edilmiştir. Bu örgüt, kuruluşundan 15 Temmuz 2016 tarihine kadar geçen süreçte örgüt lideri Fethullah Gülen tarafından belirlenen ideolojisi doğrultusunda amaçlarını gerçekleştirmek üzere eylem ve fikir birliği içinde hareket etmiştir. Gerçekleştirdiği eylemlerde kullandığı yöntem, bir kısım örgüt üyelerinin silah kullanma yetkisini haiz resmi kurumlarda görevli olmaları ve bu silahlar üzerinde tasarrufta bulunma imkanlarının varlığı, örgüt hiyerarşisi doğrultusunda emir verilmesi halinde silah kullanmaktan çekinmeyeceklerinin anlaşılması karşısında, tasarrufunda bulunan araç, gereç ve ağır harp silahları bakımından TCK'nın 314/1-2 maddesi kapsamında silahlı bir terör örgütü olduğu anlaşılmıştır.
Açıklanmaya çalışıldığı üzere Fethullahçı Terör Örgütünün en önemli özelliklerinden biri dini istismar etmek suretiyle kullanmasıdır. Örgütte gizlilik temel prensip olarak alınmış, örgüt bütünlüğü ve sıkı bir disiplin içerisinde hiyerarşik bir yapılanma söz konusudur. Örgütün bir hücre sistemi içerisinde yapılandığı ve grupların başında imam olarak adlandırılan sorumlularının bulunduğu, bu sorumlu kişilerin hiyerarşik düzen içerisinde kendi üstlerinden aldıkları emir ve talimatları grup üyelerine ilettikleri ve grup üyelerinden de aldıkları bilgileri bir rapor halinde kendi üstlerine aktarmak suretiyle örgütsel faaliyet içerisinde oldukları anlaşılmaktadır. Örgütün en önemli ve temel özelliklerinden birisi olan ve yukarıda değinilen gizliliğin sağlanması bakımından bylock gibi haberleşme araçlarını da kullandığı, halk nezdinde gerçek yüzüyle görünür yüzünü gizlediği gibi devletin tüm kurumlarına sızmak ve demokratik olmayan yöntemlerle cebir şiddet kullanarak parlamento hükümet ve diğer Anayasal kurumları fesih edip iktidarı ele geçirme amacını taşıdığı anlaşılmaktadır.
Fethullahçı Terör Örgütünün silahlı bir terör örgütü olduğu konusunda hiçbir tereddüt bulunmamaktadır. Örgüt legal görünüm altında dernek, sendika gibi sivil toplum örgütleri vasıtasıyla toplum içinde örgütlenmeye çalışarak illegal faaliyetlerini perdelemeye çalışmanın yanında, aynı zamanda açıklanmaya çalışıldığı üzere devletin sivil ve resmi tüm kurumlarına da sızma faaliyetlerini devam ettirmiştir. Sivil toplum örgütlerinde örgütsel faaliyetlerini toplantı adı altında yürüttüğü gibi, üyelerinin ev ve iş yerlerinde dahi bu tür örgütsel toplantıları yaptığı, bununla da kalmayıp toplantılara katılan üyelerden örgüt jargonunda himmet olarak adlandırılan paralar da toplamak suretiyle örgüte finansal destek sağladığı anlaşılmaktadır. Örgütün kendi üyelerini değişik sektörlerde finanse etmek için ..... Katılım Bankası A.Ş.'ni kurdurduğu ve bu nedenle 2014 yılı Ocak ayı içerisinde kamuoyuna yansıdığı üzere örgüt lideri Fethullah Gülen'in kısaca "Varınızı yoğunuzu satın Bank.....'ya yatırın" şeklindeki talimatı üzerine örgüt üyelerinin arabalarını satarak, başka bankalardan kredi çekerek ve benzeri şekillerde para yatırdıkları, katılım hesapları açtırdıkları bilinmektedir.
Silahlı terör örgütü üyesi, örgütün amaçlarını benimsemiş olup, örgüt bütünlüğü içerisinde ve hiyerarşik yapıya dahil olarak örgüt tarafından verilen görevleri her zaman için yerine getirmeye hazır vaziyette bekleyen, kendi iradesiyle hareket etmeyip örgüt iradesini benimsemiş ve bunu kendi iradesinin önününe geçirmiş olan kişidir. Örgüt üyesi ile örgüt arasında organik bir bağın bulunması ve üyenin faaliyetlere katılması gerekmektedir. Örgüte sadece sempati ile bakılması örgüt üyeliği için yeterli olmayacaktır. Faaliyetler değişik şekillerde ve görünümlerde olabilecektir. Örgüt üyesi her zaman için kendisini emir ve talimat almaya hazır hisseden, sorgulamadan hareket eden kişidir. Bilindiği üzere silahlı terör örgütüne üyelik suçunun oluşabilmesi bakımından üyeyle örgüt arasında organik bir bağın bulunması ve kural olarak süreklilik, çeşitlilik ve yoğunluk arz eden eylem ve faaliyetlerin bulunması gerekmekle birlikte bazı durumlarda olayın niteliği, işleniş şekli, meydana gelen zarar ve tehlikenin ağırlığı, eylemin gerçekleştiği yer, zaman ve şartlar ile sanığın dış dünyaya yansıyan davranışları dikkate alındığında kural olarak belirtilen süreklilik, çeşitlilik ve yoğunluk özellikleri olmasa dahi sadece örgüt üyeleri tarafından işlenebilecek olan suçu işleyen sanıkların bu nedenle tek bir fiille dahi olsa örgüt üyesi kabul edilmesi mümkün olabilecektir.
Bu açıklamalar ışığında somut olay değerlendirildiğinde;
Yerel Mahkemece "Sanık hakkında FETÖ/PDY Silahlı Törer Örgütüne üye olma suçlamasıyla hakkında kamu davası açıldığı, yapılan soruşturma ve kovuşturma neticesinde bu örgütle bağlantı. İrtibat ve iltisakını gösteren yurt dışı çıkış kaydının bulunmadığı, Bank .....' da adına hesabının olmadığı, tespit edilen otel toplantısına katılmadığı, örgüte müzahir şirket ve derneklerle bağlantısının olduğuna dair bir bilgi ve belgenin elde edilemediği, yine örgüte üye kişilerle birlikte eylem birlikteliğinin tespit edilemediği, sanığa ait ..... nolu telefonunda örgütün kendi içerisindeki kriptolu haberleşme programı olan bylock programının yüklü olduğu, sanık savunmasında bu programı kendisinin yüklemediğini ifade ettiği, eşi olan diğer sanık ..... eşinin telefonunda yüklü bulunan kriptolu haberleşme programı olan Bylock programını kendisinin yüklediğini ve kısa bir süre sonra kaldırdığını iddia ve ikrar ettiği, yapılan yargılama, toplanan deliller alınan savunma ve beyanlar ve tüm dosya kapsamına göre, sanık .....'in bu programı kendisinin yüklemediği yönündeki savunmasının aksine herhangi bir delilin dosyamızda mevcut olmadığı, dolayısıyla eşi olan sanık .....' nin bu programı yüklediğinin kabulünün gerektiği, biraz önce açıkladığımız bu örgütün varlığına ve üyeleriyle bağının gösteren objektif kriterlerden hiç birisinin dosya kapsamıyla mevcut olmadığı, bu objektif kriterler haricinde sanık .....' in örgütün genel stratejisi kapsamında örgüt toplantılarına katıldığına dair delil de elde edilemediği böylece sanık lehine şüphenin var olduğu, sanık ..... ' in silahlı terör örgütüne üye olma suçunu işlediği iddia edilmiş ve hakkında kamu davası açılmış ise de; tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde sanık savunmalarının tüm aşamalarda tutarlı ve istikrarlı olduğu dosyamızda somut bir delilin mevcut olmadığı, Bu nedenlerle sanığın iddia edilen suçu işlediğine ilişkin cezalandırılmasına yeter, her türlü şüpheden uzak, hukuka uygun, kesin ve inandırıcı delil dosya kapsamıyla elde edilemediğinden" beraatine karar verilmiş verilmiş,
Dairemizce Sanık .....'nın üzerine atılı silahlı terör örgütüne üye olma suçunun unsurlarının oluşup oluşmadığının tartışılarak değerlendirilmesi bakımından 5271 Sayılı Kanunun 280/1-c maddesi uyarınca davanın yeniden görülmesine ve duruşma hazırlığı işlemlerine başlanmasına karar verilmiştir.
ByLock iletişim sistemi FETÖ/PDY silahlı terör örgütü mensuplarının kullanmaları amacıyla oluşturulan ve münhasıran bu suç örgütünün bir kısım mensupları tarafından kullanılan bir ağ olması nedeniyle örgüt talimatı ile bu ağa dahil olunduğunun ve gizliliği sağlamak için haberleşme amacıyla kullanıldığının her türlü şüpheden uzak, kesin kanaate ulaştıracak teknik verilerle tespiti halinde kişinin örgütle bağlantısını gösteren bir delil olacaktır.
ByLock uygulaması programını indirmek, mesajlaşmak/haberleşmek için yeterli değildir. Öncelikle kayıt esnasında kullanıcının bir kullanıcı adıyla parola üretmesi, mesajlaşma için ise kayıt olan kullanıcılara sistem tarafından otomatik olarak atanan ve kullanıcıya özel olan ID (kimlik) numarasının bilinmesi ve karşı tarafça onaylanması gerekmektedir. Karşılıklı ekleme olmaksızın iletişime geçilme imkanı bulunmamaktadır.
ByLock iletişim sisteminde bağlantı tarihi, bağlantıyı yapan IP adresi, hangi tarihler arasında kaç kez bağlantı yapıldığı, haberleşmelerin kimlerle gerçekleştirildiği ve içeriğinin ne olduğu tespit edilebilmektedir. Bağlantı tarihinin, bağlantıyı yapan IP adresinin tespit edilmesi ve hangi tarihler arasında kaç kez bağlanıldığının belirlenmesi, kişinin özel bir iletişim sisteminin bir parçası olduğunun tespiti için yeterlidir. Haberleşmelerin kimlerle yapıldığı ve içeriğinin ne olduğunun saptanması ise kişinin örgüt içindeki konumunu tespit etmeye yarayacak bilgilerdir.
ByLock kullanıcı tespitleri ByLock sunucusunda kayıtlı IP adresleri üzerinden tespit edilebilmektedir. ByLock sunucusunda kaydı olan kullanıcıların User-ID (Kullanıcı No) tespiti yapılabilmekte ve mesaj içeriklerinin çözümü gerçekleştirilebilmektedir. Bu nedenle ByLock tespit değerlendirme tutanağında yer alan User-ID (Kullanıcı No), şifre ve gruba kayıtlı kişilerin tespiti bu kişilerin birbirleriyle olan ilişki ve irtibatların ortaya konulması sanığın hukuki durumunun belirlenmesi bakımından önemlidir.
Dosya içerisindeki ByLock tespit ve değerlendirme tutanaklarına göre;
Sanık .....'nın ..... ID, ..... kullanıcı adı, ..... şifre ile Bylock programını kullandığı, sanığın kullanmış olduğu ID'yi ekleyenlerde .....'nın elf, .....'nun ..... abla, .....'nın ....., .....'in elif olarak kayıtlı olduğu, son online tarihinin 19/02/2016 tarihi olup, sanığın program üzerinden mail alıp gönderdiği, mesaj alıp gönderdiğinin anlaşıldığı, gönderilen mesajların incelenmesinde 18/02/2016 tarihinde "bizim yuzumuzden bisey olmasin demis ali", 19.02.2016 tarihinde "ali yoksa uyuy diyom" şeklinde mesajların gönderildiği görülmüştür.
Sanığın örgütün talimatı ile ByLock programına dahil olduğu ve gizliliği asğlamak için haberleşme amacıyla kullandığı kanaatine varılarak sanığın FETÖ/PDY silahlı terör örgütü üyesi olduğu kabul edilip TCK'nun 314/2, 3713 sayılı Yasanın 5/1, TCK'nun 62, 53, 58/9 maddeleri uyarınca cezalandırılmasına karar verilmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi Yukarıda İzah Edildiği Üzere:
1)Silahlı terör örgütüne üye olma suçundan sanık ..... hakkında verilen Afyonkarahisar 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 30/03/2017 tarih ve 2017/22 esas, 2017/67 karar sayılı ilamının sanık yönünden 5271 sayılı CMK'nın 280/2-2. cümlesi uyarınca KALDIRILMASINA,
2)Sanık .....'nın üzerine atılı silahlı terör örgütüne üye olma suçunu işlediği sübuta erdiğinden eylemine uyan 5237 sayılı TCK'nun 314/2. maddesi uyarınca, aynı Kanunun 3/1. ve 61. maddelerinde belirtilen; fiilin ağırlığı, suçun işleniş biçimi, suçun işlendiği yer ve zaman, failin kasta dayalı kusurunun ağırlığı dikkate alınarak takdiren 5 YIL HAPİS CEZASI İLE CEZALANDIRILMASINA,
Sanığa verilen cezanın, müsnet suçun 3713 s. Kanunun 3. maddesinde sayılan mutlak terör suçu olması nedeniyle aynı Kanunun 5/1 maddesi gereğince 1/2 oranında artırılarak 7 YIL 6 AY HAPİS CEZASI İLE CEZALANDIRILMASINA,
Sanığın duruşmada gözlemlenen tutum ve davranışları/duruşma tutanaklarına yansıyan olumsuz davranışının bulunmaması, geçmişi, verilen cezanın geleceği üzerindeki etkileri dikkate alındığında cezasından indirim yapılması gerektiği kanaatine varıldığından, hükmedilen cezasından 5237 sayılı TCK’nun 62/1 maddesi gereğince 1/6 oranında indirim yapılarak 6 YIL 3 AY HAPİS CEZASI İLE CEZALANDIRILMASINA,
Sanık hakkında TCK'nın 221/5. maddesi uyarınca takdiren 1 yıl deneme süresinin uygulanmasına,
Sanığa verilen cezanın TCK’nın 58/9 maddesi gereğince mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine ve cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbirinin uygulanmasına,
Kasıtlı suçtan hapis cezasıyla mahkumiyetine hükmedilen sanığın, 5237 sayılı TCK'nın 53. maddenin 1. fıkrasında belirtilen haklardan, aynı maddenin 2. fıkrası ile 3. fıkranın ilk cümlesi gözetilmek suretiyle yoksun bırakılmasına,
TCK'nın 63. maddesi uyarınca sanığın hükmün kesinleşmesinden önce gözaltında ve tutuklulukta geçen sürelerin cezasından mahsubuna,
Sanığın karar kesinleşinceye kadar 5271 Sayılı CMK'nın 109/3. maddesi gereğince Yurt Dışına Çıkışının yasaklanmasına,
İlk derece Mahkemesi ve Dairemizce yapılan toplam 78,00 TL. yargılama giderinin sanıktan alınarak Hazineye verilmesine,
Yüze karşı verilen kararlarda verildiği tarihten, tarafların yokluğunda verilen kararlarda gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren on beş gün içerisinde Dairemize verilecek dilekçe ya da tutanağa geçirilmek üzere Dairemiz zabıt katibine beyanda bulunularak, yasa yoluna başvuracak kişi yargı sınırları dışında bulunuyor ise Dairemize ulaştırılmak üzere bulunduğu yerdeki nöbetçi asliye ceza mahkemesine dilekçe verilerek ya da tutanağa geçirilmek üzere bulunduğu yer nöbetçi asliye ceza mahkemesi zabıt katibine beyanda bulunularak, taraf ceza evinde bulunuyor ise Dairemize iletilmek üzere bulunduğu yer cezaevi müdürlüğüne bir dilekçe verilerek ya da tutanağa geçirilmek üzere tutuklu bulunduğu ceza infaz kurumu ve tutukevi müdürüne beyanda bulunarak Dairemiz kararına karşı Yargıtay TEMYİZ yasa yoluna müracaat edilebileceği hatırlatılarak oy birliği ile verilen karar, Cumhuriyet savcısının görüşüne uygun olarak C.Savcısı ..... (.....) ile sanık ve müdafinin yüzüne karşı tefhim edilerek açıkça okunup usulen anlatıldı. 02/10/2018 (¤¤)