Yukarıda açık kimliği yazılı sanık hakkında Dairemizce yapılan yargılama sonunda aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
İDDİ....:
Afyonkarahisar Cumhuriyet Başsavcılığınca 08/10/2017 tarih, 2017/1806 esas sayılı iddianame ile; sanık ....'nün üzerine atılı silahlı terör örgütüne üye olma ve kazanç müsaderesi suçlarını işlediği iddiası ile Türk Ceza Kanunu 314/2, Türk Ceza Kanunu 53/1, Türk Ceza Kanunu 54/1, Türk Ceza Kanunu 58/9, Türk Ceza Kanunu 63, Türk Ceza Kanunu 55/1, Terörle Mücadele Kanunu 7/1, 5/1. maddeleri gereğince cezalandırılması istemiyle Afyonkarahisar 2. Ağır Ceza Mahkemesi'ne kamu davası açıldığı anlaşılmıştır.
Afyonkarahisar 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 12/12/2017 tarih, 2017/633 esas ve 2017/598 karar sayılı dosyasında yapılan yargılama sonunda; sanık ....'nün üzerine atılı silahlı terör örgütüne üye olma suçunu işlediği gerekçesiyle TCK'nın 314/2, 3713 sayılı yasanın 5/1, TCK'nın 53/1, 58/9. maddeleri uyarınca 9 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiş, bu karara karşı sanık ve vekili tarafından istinaf talebinde bulunulmuş olduğundan dosya Dairemize gönderilmiştir.
SAVUNM....:
Sanık .... yerel Mahkemede SEGBİS sistemiyle alınan 30/11/2017 tarihli savunmasında: "Başkan: ...., iddianame geldi mi?
Sanık: İddianame geldi efendim
Başkan: Okudun mu iddianameyi?
Sanık: Okudum
Başkan: Hakkındaki suçlamayı biliyorsun, hakkında Fettullahçı terör örgütüne üye olma iddiası ve suçlaması var. Bu kapsamda örgütün finansal kuruluşu olan Bank .... da hesabın olduğu 2005 yılında açıldığı, örgüt elebaşının bankaya sahip çıkılması talimatından sonra da Bank .... da 300 TL katılım hesabı açtırdığın. Yine 29/01/2014 tarihinde de kart borcu ödediğin. Ayrıca 0553 317 98 57 sana ait bir numara
Sanık: Evet bana ait bir numaradır
Başkan: Bu numara üzerinden de örgütün gizli ve kriptolu haberleşme programı olan BYLOCK programını kullandığın iddiası var. İddianamede yazdığı için yine okuyorum. 2013-2014 yıllarında da oğlun olan ....'nün örgüte müzahir dershanede de eğitim gördüğü iddiası var. BYLOCK analiz raporuna göre bu numara üzerinden BYLOCK'a ilk bağlanma tarihi 15/08/2014, bağlandığı yer Afyonkarahisar, Merkez, son bağlanma tarihi 17/11/2014, son bağlandığı yer Afyonkarahisar, Merkez, yaklaşık 3 ay süre ile BYLOCK serverlerine bu hat üzerinden bağlandığın iddiası var. Neler söyleyeceksin bu iddialara ilişkin olarak.
Sanık: öncelikle BYLOCK programını kullanmadığımı söylemek istiyorum. Ben örgütün iddianamede de yazıldığı şekilde hiç bir şekilde bir tanık ifadesi yada vs diğern ifadeler şeklinde bir ifade bulunmuyor. Ayrıca BYLOCK ile alakalı benim BYLOCK hayatımın hiç bir döneminde örgütle bir bağlantım olmadığı gibi BYLOCK programını kullanmışlığım yoktur. Zaman, zaman kendi işim gereği kurmuş olduğum koordinat belirleme sistemi GPS belirleme sistemi, namaz vakitleri programı ve tespih programları gibi programları belirtilen tarihlerde kullanmış olduğum telefonda kullanmış bulunmaktaydım. Ayrıca iki tane çocuğum var, iki tane çocuğumda zaman zaman benim telefonumu kullanarak oyun programlarına girmiş bulunuyorlardı. Ben kendim bu örgütün hiç bir şeyinde bulunmadım, hiç bir kurumunda yada vs hiç bir şeyinde bulunmadım. Çocuğumu da zaten .... Koleji özel okula gönderme kararı vermiş olmama rağmen .... Kolejinde okuttum çocuğumu zaten bu da ifademde mevcuttur. Çocuğum .... kolejine devam etmekte iken orta okul son sınıfta sınavlara lise giriş sınavlarına hazırlandığı dönemde kendi okul arkadaşı .... Dershanesine gittiği için baba beni gönderir misin arkadaşım oraya gitti şeklinde bir şeyde bulununca bende çocuğumun başarısı düşmesin şeklinde bu dershaneye 2013 yılında yazdırmıştım çocuğumu. Haricinde Bank .... da iddianamede yazıldığı şekilde para yatırma olayı değil 300TL para çekişi apaçık meydandadır yani para yatırmadığım da meydandadır. .... apartmanın bina aidatları, .... sitesinin bina aidatları Afyonkarahisar, .... Mahallesi .... sitesinin bina aidatları bir dönem Bank .... ya yatırılıyordu, o dönemde bir miktar parayı cüzi miktar parayı örgüt liderinin talimatı ile değil sadece o parayı bina aidatına aktarılması maksadı ile ben 300TL yada
Başkan: Hesabından çekilen düzeltiyoruz.
Sanık: Hesabımdan çekilmiştir yani bu şekilde
Başkan: Düzeltiyoruz
Sanık: Ayrıca BYLOCK ile alakalı gelmiş olan raporda çok çelişkili durumlar söz konusu olduğunu şey yapıyorum, bu konu ile alakalı ben teknik analizini şey yapmayacağım çok fazla detaylı bilgim yok, çünkü tamamı ile irdeleme şansım olmadı, avukatım bu konu ile alakalı gerekli değerlendirmeyi size sunacağını düşünüyorum. BYLOCK programının da son zamanlarda basında çıkan "morbeyin" şeklinde ki şeyle alakalı, bu oyun sitelerinden vs diğer şeylerden aynı serverle bağlantı üzerinden gerçekleştiğini düşünüyorum, kendim kesinlikle bu programı kullanmadım, örgütün hiç bir yapısına müzahir hiç bir alanda bulunmadım.
Başkan: Peki, Ankara Çankaya da akraban var mı?
Sanık: Yok efendim
Başkan: Şuan yok mu Çankaya da?
Sanık: Ankara, Çankaya da hiç bir bağlantım yok.
Başkan: Ankara da bir bağlantın yok mu?
Sanık: Ankara da hiç bir bağlantım yok.
Başkan: ...., Cumhuriyet Savcısı görüşünü sundu. Görüşünde silahlı terör örgütü üyesi olma suçundan dolayı cezalandırılman yönünde görüş beyan ediyor, biraz önceki savunmalarına eklemek istediğin, görüşe karşı son savunmaların nelerdir.
Sanık: Benim 14 senelik meslek hayatım var, 14 senelik meslek hayatımda ap ak pampak bir hayat sürdüm, benim ailem vatanını, devletini, milletini seven birey olarak yetiştirdi, iki tane çocuğum var bende iki tane çocuğumu vatanını, milletini, devletini seven bireyler olarak yetiştiriyorum. Benim anlatabileceğim örgüt ile alakalı diğer insanların anlatabilecekleri olduğu bir hikayeleri olabilir, ama benim anlatacak olduğum hiç bir şeyim yok. Zaten bu örgüt ile iltisaklı bir durumum söz konusu olmuş olsaydı ben zaten gidip .... Kolejine öğrenci yazdırmış olmazdım bu olayların gerçekleşmesinden daha önce. Yani kendi fikrim, kendi hassasiyetim, kendi şeyim ile örtüşmeyecek bir durumdan bahsediyoruz. 12 aydır tutuklu bulunuyorum, 12 aydır bu tutukluluk süresince çocuklarım ve ailem çok mağdur durumdalar, ben öncelikle tahliyemi, dava sonrasında da beraatimi talep ediyorum." şeklinde savunmada bulunmuştur.
Sanık .... yerel Mahkemede SEGBİS sistemiyle alınan 12/12/2017tarihli savunmasında: "Başkan: ...., son sözlerin nelerdir karar vereceğiz?
Sanık: Efendim BYLOCK indirmedim, kullanmadım, indirmemi gerektirecek hiç bir durumda söz konusu değilken dosyada da zaten bununla alakalı bir delil yokken BYLOCK'u kesinlikle indirmedim, kullanmadım, 12 aydır ben tutukluyum. Dışarıda çocuklarım, ailemde tutuklu benimle beraber tutuklular. Yani mağduriyet yaşıyoruz, hep beraber mağduriyet yaşıyoruz, bu mağduriyetin biran önce ortadan kaldırılmasını talep ediyorum. Ayrıca avukatımında söylediği gibi örgüte sempati duyan insanların .... Kolejine öğrencilerini yazdırırken, çocuklarını yazdırırken, ben tamamen bu yapıya tamamen zıt bir okula .... Kolejine çocuğumu yazdırdım. Bu yapıya zaten sempati bile duymuş olsaydım bu okula çocuğumu yazdırmazdım. BYLOCK ile alakalı avukatımın bahsettiği çelişkili durumlar söz konusu ve ben kesinlikle bu durumu kabul etmiyorum. Bank .... ile alakalı .... Sitesinin bina aidatlarını yatırdığımız bankaydı o zamana ait 300 TL para çekişi mevcut, para yatırılması mevcut değil, 14 senelik meslek hayatım var, yapmış olduğum işleri kanun nizam çerçevesinde yaptım. Hiç bir yapıdan talimat ve emir almadım. Üzerime atfedilen terör örgütü üyeliği suçu benim için onur kırıcı, onur zedeleyici bir durumdur. Yaşamış olduğum şeyde de, çalışmış olduğum arkadaşlarımdan da beyan edilerek yada ifadelerine başvurularak benim bu yapıya kesinlikle ait iltisakım olmadığı öğrenilecektir. Mahkemenizden efendim beraatimi talep ediyorum" şeklinde beyanda bulunmuştur.
Sanık .... Dairemizde alınan savunmasıda; "Ben suçlamaları kabul etmiyorum, aşamalardaki savunmalarımı tekrar ediyorum. Bylock kesinlikle indirmedim ve kullanmadım. Kayıtlara bakıldığında 18/08/2014 tarihinde 840 defa giriş yaptığım belirtilmiş, bir saniyede üç kez bağlantı yaptığım belirtilmiş bunların hayatın olağan akışına aykırı verilerdir. Yine kayıtlara göre 10 boyunca günde 800-700 kez giriş yaptığım gösterilmiş, bu veriler sağlıklı değildir. Bunların telefona indirdiğim başkaca programlardan kaynaklanmış olabileceğini düşünüyorum. Namaz vakti gibi programlardan olabilir. Çocuklarda benim telefonumla oyun oynuyorlardı, bu oyunlardan da kaynaklanabilir. Bu yapıyla hiçbir ilgim yoktur. Ailemde, çevremde benim dışımda örgüt üyeliği suçlamasıyla cezaevinde bulunan kimse bulunmamaktadır. Bu durum benim için onur kırıcıdır.
Çocuğum Afyon .... Kolejinde %100 burslu olarak okudu. Bursu .... Vakfından aldı. Eğer benim cemaate eğilimim olsaydı sempatim olsaydı bende herkes gibi çocuğumu bunların okuluna gönderirdim. 14 yıl boyunca polislik yaptım. 2009 yılında polislik mesleğinden sınavla komiser yardımcılığına geçtim. 2015 yılında da yine sınavla komiserliğe terfi ettim. Görevim sırasınca kimsenin tercih etmediği çevik kuvvet, trafik ve karakollarda çalıştım.
Bu yapıyla ilgisi bağlantısı olanlar ilgilerini ve bağlantılarını anlatmak suretiyle etkin pişmanlıktan yararlanmaktadırlar. Oysa ben istesemde etkin pişmanlıktan yararlanamam çünkü ilgim ve alakam olmadığı için anlatacak bir şeyim yok. Beraatime ve tahliyeme karar verilmesini istiyorum.
Ben 468 gündür cezaevinde bulunmaktayım. Maddi gerçeğin ortaya çıkartılmasını istiyorum. Çocuğumu 2013 olayları öncesi arkadaşının gitmesi nedeniyle örgüte müzahir dershaneye gönderdim. 2013'den sonrada dershaneden hemen aldım. Bank....yla ilgili olarak da oturduğum binanın aidatı Bank....ya yatıyordu. Bu nedenle ufak bir miktar Bank....daki parayı çekip .... Bank'a yatırdım. Herhangi bir hesap hareketim bulunmamaktadır. Üniversiteye hazırlanan çocuğum var, bu sene sınava girecek yanında olmak istiyorum. Geçim sıkıntısı çekmekteler, bu nedenle de tahliyemi istiyorum" şeklinde beyanda bulunmuştur.
DELİLLER:
1-Yukarıda açıklanan sanık savunmaları,
2-Arama ve araştırma tutanakları,
3-Araştırma ve İnceleme Raporları,
4-HTS İnceleme Tutanağı,
5-Bylock Sorgu Tutanağı,
6-Bylock Baz Analiz Raporu,
7-SGK kayıtları,
8-Bank.... kayıtları,
9-Milli Eğitim kayıtları,
10-Sanığa ait nüfus ve adli sicil kaydı,
11-Afyonkarahisar 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 2017/633 esas sayılı dosyasında yapılan yargılama ve tüm dosya kapsamından ibarettir.
AFYONKARAHİSAR 2. AĞIR CEZA MAHKEMESİNİN KABULÜ:
Afyonkarahisar 2. Ağır Ceza Mahkemesince yapılan yargılama sonunda 12/12/2017 tarih, 2017/633 esas ve 2017/598 karar sayılı hüküm ile; sanık ....'nün üzerine atılı silahlı terör örgütüne üye olma suçunu işlediği gerekçesiyle TCK'nın 314/2, 3713 sayılı yasanın 5/1, TCK'nın 53/1, 58/9. maddeleri uyarınca 9 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
İSTİNAF İSTEMİ:
Sanık vekili 13/12/2017 havale tarihli ve 15/01/2018 havale tarihli istinaf dilekçeleri ile; müvekkili hakkında aleyhine herhangi bir rapor bulunmadığını, yurt dışı çıkışının bulunmadığını, otel kaydının bulunmadığını, müvekkili hakkındaki cezasının yasal indirimlerinin üst hadden yapılmayarak hüküm tesis edilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir.
Sanık 14/12/2017 tarihli istinaf dilekçesi ile; yerel mahkeme kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir.
İDDİ.... MAKAMI ESAS HAKKINDAKİ GÖRÜŞÜNDE:
Cumhuriyet savcısı Dairemizde yapılan yargılama sırasında 03/04/2018 tarihli celsedeki esas hakkında mütalaasında; "Afyonkarahisar 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 12/12/2017 tarih 2017/633 esas 2017/598 sayılı kararı ile sanık .... hakkında Silahlı Terör Örgütüne Üye Olma Suçundan TCK 314/2, 3713 sayılı yasanın 5/1, TCK 53/1 ve 58/9 maddeleri uygulanarak netice itibari ile 9 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilen hükmün sanık ve müdafii tarafından istinaf edilmesi üzerine duruşma açılmış ise de;
Suç tarihinde Trafik Komseri olan sanığın Bylock kullandığı, Bank ....'da hesap hareketlerinin bulunması ve oğlu ....'i 2013-2014 yıllarında örgüte müzahir Özel .... Dershanesi'ne gönderme şeklinde özetlenen fiillerine göre Afyonkarahisar 2. Agır Ceza Mahkemesinin karar ve gerekçesinin kanuna uygun olduğu anlaşıldığından,
İstinaf talebinin esastan reddine karar verilmesi ve sanığın hükmen tutukluluk halinin devamına" karar verilmesini kamu adına talep ve mütalaa etmiştir.
DELİLLERİN TARTIŞILMASI VE DAİREMİZİN KABULÜ:
Yukarıda belirtilen tüm deliller, yapılan yargılama ve dosya kapsamına göre;
Yargıtay 16. Ceza Dairesi'nin 2016/7162 E., 2017/4786 K. sayılı ilâmında açıklandığı üzere fethullahçı terör örgütü/paralel devlet yapılanması (FETÖ/PDY); dini, istismar ederek paravan olarak kullanan, din dışı dünyevi emellerine ulaşma aracı haline getiren, siyasi, ekonomik ve toplumsal yeni bir düzen kurma tasavvuruna sahip örgüt liderinden aldığı talimatlar doğrultusunda hareket eden, bu amaçla öncelikle güç kaynaklarına sahip olmayı hedefleyen, güçlü olmak ve yeni bir düzen kurmak için şeffaflık ve açıklık yerine büyük bir gizlilik içerisinde olmayı şiar edinen, gizlilikten görünmez bir duvar inşa edip bu duvarın arkasına saklanan, böyle bir örgütlenmenin olmadığına herkesi inandırmaya çalışarak ve bunda başarılı olduğu ölçüde büyüyüp güçlenen, bir yandan da bu düşman üzerinden mensuplarını motive eden, "Altın Nesil" adını verdiği kadrolarla sistemle çatışmak yerine sisteme sahip olma ilkesiyle devlete tabandan tavana sızan, bu kadroların sağladığı avantajlarla devlet içerisinde belli bir güce ulaştıktan sonra hasımlarını çeşitli hukuki görünümlü hukuk dışı yöntemlerle tasfiye eden, böylece devlet aygıtının bütün alt bileşenlerini ünite ünite kontrol altına almayı ve sisteme sahip olmayı planlayıp, ele geçirdiği kamu gücünü de kullanarak toplumsal dönüşümü sağlamayı amaçlayan sui generis özelliğe sahip bir suç örgütüdür.
Örgütün türü ve niteliği açısından değerlendirme yapıldığında; örgütün kurucusu, yöneticileri ve üyeleri arasında sıkı bir hiyerarşik bağın mevcut olduğu, gizliliğe riayet edildiği, illegal faaliyetleri gizleyebilmek için, hiyerarşik yapıya uygun hücre sistemi içinde yapılanarak, grup imamları tarafından emir talimat verilmesi, üyeleri arasında haberleşmenin sağlanması için By-Lock gibi haberleşme araçlarının kullandığı, görünür yüzüyle gerçek yüzü arasındaki farkın gizlendiği, amaca ulaşabilmek için yeterli eleman, araç ve gerece sahip olduğu, amacının Anayasada öngörülen meşru yöntemlerle iktidara gelmek olmayıp, örgütün yarattığı kaos ortamı sonucu, demokratik olmayan yöntemlerle cebir şiddet kullanmak suretiyle parlamento, hükümet ve diğer Anayasal kurumları fesih edip iktidarı ele geçirmek olduğu, bu amacla, Polis ve Jandarma teşkilatı, Milli İstihbarat Teşkilatı ve Genel Kurmay Başkanlığı gibi kuvvet kullanma yetkisini haiz kurumlara sızan üyeleri vasıtasıyla, kendisinden olmayan güvenlik güçlerine, kamu görevlilerine, halka, Cumhurbaşkanlığı Külliyesi, Meclis binası gibi simge binalar ve birçok kamu binasına karşı ağır silahlarla saldırıda bulunmak suretiyle amaç suçu gerçekleştirmeye elverişli öldürme, yaralama gibi çok sayıda vahim eylem gerçekleştirildiği, FETÖ/PDY'nin küresel güçlerin stratejik hedeflerini gerçekleştirmek üzerine kurulan bir maşa olarak, Anayasada belirtilen Cumhuriyetin niteliklerini, siyasi, hukuki, sosyal, laik, ekonomik düzeni değiştirmek, Devletin ülkesi ve milletiyle bölünmez bütünlüğünü bozmak, Türkiye Cumhuriyeti Devletini ve varlığını tehlikeye düşürmek, Devlet otoritesini yıkmak ve daha sonra ele geçirmek, temel hak ve hürriyetleri yok etmek, Devletin iç ve dış güvenliğini, kamu düzenini bozmak amacıyla kurulmuş bir terör örgütü olduğu kabul edilmiştir. Bu örgüt, kuruluşundan 15 Temmuz 2016 tarihine kadar geçen süreçte örgüt lideri Fethullah Gülen tarafından belirlenen ideolojisi doğrultusunda amaçlarını gerçekleştirmek üzere eylem ve fikir birliği içinde hareket etmiştir. Gerçekleştirdiği eylemlerde kullandığı yöntem, bir kısım örgüt üyelerinin silah kullanma yetkisini haiz resmi kurumlarda görevli olmaları ve bu silahlar üzerinde tasarrufta bulunma imkanlarının varlığı, örgüt hiyerarşisi doğrultusunda emir verilmesi halinde silah kullanmaktan çekinmeyeceklerinin anlaşılması karşısında, tasarrufunda bulunan araç, gereç ve ağır harp silahları bakımından TCK'nın 314/1-2 maddesi kapsamında silahlı bir terör örgütü olduğu anlaşılmıştır.
Açıklanmaya çalışıldığı üzere Fethullahçı Terör Örgütünün en önemli özelliklerinden biri dini istismar etmek suretiyle kullanmasıdır. Örgütte gizlilik temel prensip olarak alınmış, örgüt bütünlüğü ve sıkı bir disiplin içerisinde hiyerarşik bir yapılanma söz konusudur. Örgütün bir hücre sistemi içerisinde yapılandığı ve grupların başında imam olarak adlandırılan sorumlularının bulunduğu, bu sorumlu kişilerin hiyerarşik düzen içerisinde kendi üstlerinden aldıkları emir ve talimatları grup üyelerine ilettikleri ve grup üyelerinden de aldıkları bilgileri bir rapor halinde kendi üstlerine aktarmak suretiyle örgütsel faaliyet içerisinde oldukları anlaşılmaktadır. Örgütün en önemli ve temel özelliklerinden birisi olan ve yukarıda değinilen gizliliğin sağlanması bakımından bylock gibi haberleşme araçlarını da kullandığı, halk nezdinde gerçek yüzüyle görünür yüzünü gizlediği gibi devletin tüm kurumlarına sızmak ve demokratik olmayan yöntemlerle cebir şiddet kullanarak parlamento hükümet ve diğer Anayasal kurumları fesih edip iktidarı ele geçirme amacını taşıdığı anlaşılmaktadır.
Fethullahçı Terör Örgütünün silahlı bir terör örgütü olduğu konusunda hiçbir tereddüt bulunmamaktadır. Örgüt legal görünüm altında dernek, sendika gibi sivil toplum örgütleri vasıtasıyla toplum içinde örgütlenmeye çalışarak illegal faaliyetlerini perdelemeye çalışmanın yanında, aynı zamanda açıklanmaya çalışıldığı üzere devletin sivil ve resmi tüm kurumlarına da sızma faaliyetlerini devam ettirmiştir. Sivil toplum örgütlerinde örgütsel faaliyetlerini toplantı adı altında yürüttüğü gibi, üyelerinin ev ve iş yerlerinde dahi bu tür örgütsel toplantıları yaptığı, bununla da kalmayıp toplantılara katılan üyelerden örgüt jargonunda himmet olarak adlandırılan paralar da toplamak suretiyle örgüte finansal destek sağladığı anlaşılmaktadır. Örgütün kendi üyelerini değişik sektörlerde finanse etmek için .... Katılım Bankası A.Ş.'ni kurdurduğu ve bu nedenle 2014 yılı Ocak ayı içerisinde kamuoyuna yansıdığı üzere örgüt lideri Fethullah Gülen'in kısaca "Varınızı yoğunuzu satın Bank....'ya yatırın" şeklindeki talimatı üzerine örgüt üyelerinin arabalarını satarak, başka bankalardan kredi çekerek ve benzeri şekillerde para yatırdıkları, katılım hesapları açtırdıkları bilinmektedir.
Silahlı terör örgütü üyesi, örgütün amaçlarını benimsemiş olup, örgüt bütünlüğü içerisinde ve hiyerarşik yapıya dahil olarak örgüt tarafından verilen görevleri her zaman için yerine getirmeye hazır vaziyette bekleyen, kendi iradesiyle hareket etmeyip örgüt iradesini benimsemiş ve bunu kendi iradesinin önününe geçirmiş olan kişidir. Örgüt üyesi ile örgüt arasında organik bir bağın bulunması ve üyenin faaliyetlere katılması gerekmektedir.Örgüte sadece sempati ile bakılması örgüt üyeliği için yeterli olmayacaktır. Faaliyetler değişik şekillerde ve görünümlerde olabilecektir. Örgüt üyesi her zaman için kendisini emir ve talimat almaya hazır hisseden, sorgulamadan hareket eden kişidir. Bilindiği üzere silahlı terör örgütüne üyelik suçunun oluşabilmesi bakımından üyeyle örgüt arasında organik bir bağın bulunması ve kural olarak süreklilik, çeşitlilik ve yoğunluk arz eden eylem ve faaliyetlerin bulunması gerekmekle birlikte bazı durumlarda olayın niteliği, işleniş şekli, meydana gelen zarar ve tehlikenin ağırlığı, eylemin gerçekleştiği yer, zaman ve şartlar ile sanığın dış dünyaya yansıyan davranışları dikkate alındığında kural olarak belirtilen süreklilik, çeşitlilik ve yoğunluk özellikleri olmasa dahi sadece örgüt üyeleri tarafından işlenebilecek olan suçu işleyen sanıkların bu nedenle tek bir fiille dahi olsa örgüt üyesi kabul edilmesi mümkün olabilecektir.
Bu açıklamalar ışığında somut olay değerlendirildiğinde;
Sanık .... hakkında Afyonkarahisar Cumhuriyet Başsavcılığınca 2017/7380 soruşturma 2017/1806 esas sayılı iddianame ile silahlı terör örgütü üyeliği suçundan açılan kamu davası üzerine, yargılama yapan Afyonkarahisar 2. Ağır Ceza Mahkemesi 12/12/2017 tarih 2017/633 esas - 2017/598 karar sayılı kararı ile, sanığın sabit görülen silahlı terör örgütü üyeliği suçundan 3713 sayılı Yasanın 3/1, TCK'nun 314/2, 3713 sayılı Yasanın 5/1, TCK'nun 62/1, 53, 58, 63. maddeleri uyarınca 9 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve sanık hakkında hükmolunan cezanın TCK'nun 58/9 maddesi uyarınca mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine, sanık hakkında etkin pişmanlığa ilişkin TCK'nun 221/4. maddesinin uygulanmasına yer olmadığına karar verilmiş, dosyanın sanık .... müdafinin istinaf başvurusu neticesinde Dairemize gönderilmesi üzerine Dairemizce yapılan inceleme neticesinde; ayrıntıları Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 14.10.2014 gün ve 20140/1-441-421 sayılı, 24.05.2011 gün ve 2011/9-92-105 sayılı, 15.05.2012 gün ve 2012/15-116-191 sayılı kararlarında açıklandığı gibi, TCK.nun 61. maddesi uyarınca hakim somut olayda, suçun işleniş biçimini, suçun işlenmesinde kullanılan araçları, suçun işlendiği zaman ve yeri, suçun konusunun önem ve değerini, meydana gelen zarar veya tehlikenin ağırlığını, failin kast veya taksire dayalı kusurunun ağırlığını ve failin güttüğü amaç ve saiki göz önünde bulundurarak, işlenen suçun kanunî tanımında öngörülen cezanın alt ve üst sınırı arasında temel cezayı belirlemesi gerektiği, temel cezanın belirlenmesinde göz önünde bulundurulacak hususlardan bazıları, kanundaki genel ve özel hükümler arasında, cezanın belirlenmesinde dikkate alınacak unsurlar olarak düzenlenmesi halinde, temel cezanın belirlenmesinde artık dikkate alınamayacağı ve mükerrer değerlendirme yapılmaması gerekli olacaktır. Bu ilkeler doğrultusunda temel cezayı belirlemek hâkimin takdir ve değerlendirme yetkisi içinde olmakla birlikte, Anayasanın 141, 5271 sayılı CMK'nin 34, 230, 232 ve 289/1-g maddeleri uyarınca, hükümde anılan takdirin denetime olanak sağlayacak biçimde, hak ve nesafet kurallarına uygun, dosya içeriği ile uyumlu yasal ve yeterli gerekçesinin gösterilmesi zorunludur. Bu açıklamalar ışığında, sanık hakkında temel ceza belirlenirken teşdid uygulanıp uygulanmayacağı, TCK'nın 62. maddesinin uygulanıp uygulanmayacağının değerlendirilmesi ile birlikte sanığın eylemlerinin silahlı terör örgütüne yardım etme suçunu mu yoksa silahlı terör örgütüne üye olma suçunu mu oluşturacağının tespiti açısından CMK 280/1-c maddesi uyarınca davanın yeniden görülmesine ve duruşma hazırlığı işlemlerine başlanılmasına karar verilmiştir.
Dosya içerisinde tüm deliller birlikte değerlendirildiğinde; sanık ....'nün
Sanık ....'nün FETÖ/PDY silahlı terör örgütünün silahlı unsurlarından olan emniyet yapılanması içinde yuvalanmış komiserler grubunda yer aldığı, sanığın FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile bağlantılı olduğu için el konulan ve örgütün finansal ayağındaki kuruluşu olan Bank ....'da hesabının bulunduğu, sanığın oğlunun örgüte müzahir olan .... Dershanesinde eğitim gördüğü, sanığın örgüt üyeleri dışında kimsenin kullanmasına izin verilmeyen ve örgüt içi kapalı devre haberleşme amacı ile özel bir yazılım olarak üretilen detay bilgileri yukarıda belirtili bylock isimli kriptolu haberleşme programını kullandığı, ayrıca bu programı kullanmasına bağlı örgüt üyeleri ile irtibatlı olması nazarında FETÖ/PDY silahlı terör örgütüne eleman kazandırılması ve finans temini için adeta can damarı niteliğinde olan mahiyeti yukarıda belirtili örgütsel toplantılara katıldığı kanaatine varıldığı, dolayısıyla sanığın eylem ve faaliyetlerindeki süreklilik, çeşitlilik ve yoğunluk durumunun mevcut olduğu ve bu suretle sanığın silahlı terör örgütüne üye olmak suçunu işlediği açıktır.
Sanık hakkında etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağı değerlendirildiğinde;5237 sayılı TCK'nun 221/4. maddesi uyarınca etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanabilmesi için silahlı terör örgütü üyesi olan sanığın yakalandıktan sonra yargılama aşamasında pişmanlığını dile getirmesi, örgütte kaldığı süre ve konumu itibariyle örgütün yapısı ve faaliyetleri ile ilgili bilgi vermesi, verdiği bilgilerin örgütteki konum ve faaliyetlerine uygun nitelikte olması gerekmektedir. Sanığın örgüt içerisindeki konumu, kaldığı süre, örgütün yapısı ve faaliyetleri ile ilgili etkin pişmanlık kapsamında kalabilecek düzeyde örgütün çözülmesi ve yapısı hakkında bilgi vermemesi nedeniyle sanık hakkında TCK 221. Maddesindeki etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanamayacağı sonucuna ulaşılmıştır.
Bu itibarla Afyonkarahisar 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, sanığın silahlı terör örgütü üyeliği suçundan cezalandırılması ve hakkında etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanmamasına ilişkin kabulünde usul ve yasaya aykırı bir yön görülmemiş ancak alt sınırdan uzaklaşılarak ceza belirlenirken dosya kapsamıyla örtüşür, denetime elverişli somut gerekçeler gösterilerek hüküm kurulması gerekirken, yasa metninde geçen ifadelerin tekrarı niteliğinde olan soyut ifadelerle birlikte sanığın eylemlerindeki çeşitlilik, süreklilik ve yoğunluğun silahlı terör örgütü üyesi olma suçunun maddi unsuru olduğu dikkate alınmadan alt sınırdan ayrılarak hüküm kurulması ile duruşma tutanaklarına yansıyan olumsuz bir davranış ve kişilik özelliği bulunmayan sanık hakkında; fiilden sonraki ve yargılama sürecindeki davranışları ile cezanın failin geleceği üzerindeki olası etkiler gözönünde bulundurularak takdiri indirim hükümlerinin uygulanması gerekirken, dosya kapsamına uygun yasal ve yeterli gerekçe gösterilmeden TCK’nın 62. maddesinin uygulamasına yer olmadığına karar verilmesi usul ve yasaya aykırı görülerek; silahlı terör örgütüne üye olmak suçundan sanık .... hakkında verilen Afyonkarahisar 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 12/12/2017 tarih ve 2017/633 esas, 2017/598 karar sayılı ilamının 5271 sayılı CMK'nın 280/2-2. cümlesi uyarınca kaldırılmasına, sanığın silahlı terör örgütü üyeliği suçundan 3713 sayılı Kanunun 7. maddesinin 1. fıkrası 1. cümlesi yollaması ile 5237 sayılı TCK'nun 314/2, 3713 sayılı Kanunun 3, 5/1, TCK'nun 62/1, 58/9 maddeleri uyarınca asgari hadden kısmen uzaklaşılarak cezalandırılmasına dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi Yukarıda İzah Edildiği Üzere:
1)Silahlı terör örgütüne üye olma suçundan sanık .... hakkında verilen Afyonkarahisar 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 12/12/2017 tarih, 2017/633 esas ve 2017/598 karar sayılı ilamının 5271 sayılı CMK'nın 280/2-2. cümlesi uyarınca KALDIRILMASIN....,
2.1)Sanık ....'nün üzerine atılı silahlı terör örgütüne üye olma suçunu işlediği sübuta erdiğinden eylemine uyan 3713 sayılı Kanunun 7. maddesinin 1. fıkrası 1. cümlesi yollaması ile 5237 sayılı TCK'nun 314/2. maddesi uyarınca, aynı Kanunun 3/1. ve 61. maddelerinde belirtilen; fiilin ağırlığı, suçun işleniş biçimi, suçun işlendiği yer ve zaman, failin kasta dayalı kusurunun ağırlığı dikkate alınarak takdiren 5 YIL 6 AY HAPİS CEZASI İLE CEZALANDIRILMASINA,
2.2)Sanığa verilen cezanın, müsnet suçun 3713 s. Kanunun 3. maddesinde sayılan mutlak terör suçu olması nedeniyle aynı Kanunun 5/1 maddesi gereğince 1/2 oranında artırılarak 7 YIL 15 AY HAPİS CEZASI İLE CEZALANDIRILMASINA,
2.3)Sanığın duruşmada gözlemlenen tutum ve davranışları/duruşma tutanaklarına yansıyan olumsuz davranışının bulunmaması, geçmişi, verilen cezanın geleceği üzerindeki etkileri dikkate alındığında cezasından indirim yapılması gerektiği kanaatine varıldığından, hükmedilen cezasından 5237 sayılı TCK’nun 62/1 maddesi gereğince 1/6 oranında indirim yapılarak 6 YIL 10 AY 15 GÜN HAPİS CEZASI İLE CEZALANDIRILMASINA,
2.4)Sanığa verilen cezanın TCK’nın 58/9 maddesi gereğince mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine ve cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbirinin uygulanmasına,
2.5)Kasıtlı suçtan hapis cezasıyla mahkumiyetine hükmedilen sanığın, 5237 sayılı TCK'nın 53. maddenin 1. fıkrasında belirtilen haklardan, aynı maddenin 2. fıkrası ile 3. fıkranın ilk cümlesi gözetilmek suretiyle yoksun bırakılmasına,
2.6)Sanığın üzerine atılı suçun CMK'nın 100/3-a-11. maddesinde sayılan suçlardan oluşu, atılı suçun işlediğine dair kuvvetli suç şüphesinin varlığını gösteren somut delillerin bulunması, verilen cezanın miktarı, dikkate alındığında sanığın kaçacağı şüphesini uyandıran somut olguların bulunması nedeniyle tutuklama tedbirinin ölçülü olduğu, adli kontrol hükümlerinin uygulanmasının yetersiz kalacağı anlaşılmakla, 5271 Sayılı CMK.'nın 100 ve devamı maddeleri uyarınca sanığın HÜKMEN TUTUKLULUK HALİNİN DEVAMINA, Hüküm özetinin Cezaevi Müdürlüğüne gönderilmesine,
Tutuklamanın devamına ilişkin kararımıza karşı yedi gün içerisinde, mahkememize verilecek bir dilekçe veya zabıt katibine veya tutuklu bulunduğu ceza infaz kurumu ve tutukevi müdürüne beyanda bulunmak suretiyle itiraz edebileceği, itirazın mahkememizce yerinde görüldüğü takdirde düzeltileceği, aksi takdirde en çok üç gün içinde dosyanın itirazı incelemeye yetkili olan Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesine gönderileceğinin bildirilmesine,
Sanığın halen tutuklu bulunduğu ceza infaz kurumunun bulunduğu yer olan Afyonkarahisar CB. Savcılığı'na müzekkere yazılarak, tutukluluğun devamına ilişkin bu kararın CMK'nun 107/1. maddesi uyarınca, tutuklunun bir yakınına veya belirleyeceği bir kişiye gecikmeksizin bildirilmesinin istenmesine,
2.7)TCK'nın 63. maddesi uyarınca sanığın hükmün kesinleşmesinden önce gözaltında ve tutuklulukta geçen sürelerin cezasından mahsubuna,
2.8)Sanığın mal varlığı üzerine Mahkeme kararıyla konulan tedbirin kaldırılmasına,
Dair, yüze karşı verilen kararlarda verildiği tarihten, tarafların yokluğunda verilen kararlarda gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren on beş gün içerisinde Dairemize verilecek dilekçe ya da tutanağa geçirilmek üzere Dairemiz zabıt katibine beyanda bulunularak, yasa yoluna başvuracak kişi yargı sınırları dışında bulunuyor ise Dairemize ulaştırılmak üzere bulunduğu yerdeki nöbetçi asliye ceza mahkemesine dilekçe verilerek ya da tutanağa geçirilmek üzere bulunduğu yer nöbetçi asliye ceza mahkemesi zabıt katibine beyanda bulunularak, taraf ceza evinde bulunuyor ise Dairemize iletilmek üzere bulunduğu yer ceza evi müdürlüğüne bir dilekçe verilerek yada tutanağa geçirilmek üzere tutuklu bulunduğu ceza infaz kurumu ve tutukevi müdürüne beyanda bulunarak Dairemiz kararına karşı Yargıtay TEMYİZ yasa yoluna müracaat edilebileceği hatırlatılarak oy birliği ile verilen karar, iddia makamının görüşüne uygun olarak C.Savcısı .... (....) ile sanık ve vekilinin yüzüne karşı açıkça okunup usulen anlatıldı. 03/04/2018 (¤¤)