Yukarıda açık kimliği yazılı sanık hakkında Dairemizce yapılan yargılama sonunda aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
İDDİA:
Afyonkarahisar Cumhuriyet Başsavcılığının 18/04/2017 tarih, 2017/1193 esas sayılı iddianamesiyle; sanığın üzerine atılı silahlı terör örgütüne üye olma suçundan 3713 sayılı Yasanın 7, 5, TCK'nun 314/2, 53, 54, 58, 63. maddeleri uyarınca cezalandırılması talebiyle Afyonkarahisar 2. Ağır Ceza Mahkemesine kamu davası açıldığı anlaşılmıştır.
Afyonkarahisar 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 20/09/2017 tarih, 2017/244 esas - 2017/295 karar sayılı dosyasında yapılan yargılama sonunda; sanığın üzerine atılı silahlı terör örgütüne üye olma suçunu işlediği gerekçesiyle 3713 sayılı Yasanın 3/1, TCK'nun 314/2, 3713 sayılı Yasanın 5/1, TCK'nun 53, 58, 63. maddeleri uyarınca 8 yıl 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiş, bu karara karşı o yer Cumhuriyet savcısı ile sanık ......'ın eşi tarafından istinaf talebinde bulunulmuş olduğundan dosya Dairemize gönderilmiştir.
SAVUNMA:
Sanık ...... Afyonkarahisar 2. Ağır Ceza Mahkemesinde alınan savunmasında; "Başkan: Hakkında silahlı terör örgütü üyesi Fetö üyesi olma iddiası ile dava açıldı. Bir kısım tanık beyanlarına göre bu örgütle irtibatlı ve iltisaklı olduğun, örgütün sözde toplantılarına katıldığın iddiası var. Ayrıca bu örgüte müzahir olan ...... Derneği ile yine bu örgüte müzahir olan Dinar ...... Derneğine üyeliklerin var. Ayrıca çocuklarının bu örgüte müzahir olan ve kapatılan okullarda eğitim gördüğü iddiaları var. Örgütün medya ayağında olan zaman gazetesine aboneliğin var. Ne diyeceksin bu iddialara ilişkin olarak?
Sanık: Bu yapının Dinar içerisinde düzenlemiş oldukları kutlu doğum haftası gibi özel kandil programı gibi ve çok sık olmamakla beraber ev sohbetlerine katılmıştım.
Başkan: Hangi tarihlerde?
Sanık: Süreç öncesi efendim. Şu şekilde de izah edeyim.
Başkan: Süreç dediğin?
Sanık:17-25 öncesi, benim yurt dışında çalışan Dinar'a alışverişe gelen bir müşterim iş yerimdeki zaman gazetesini eline alarak bana bu yapının yurt dışında zaman todays isminde bir gazetesi olduğunu, Türkiye içerisinde çok farklı ama yurt dışında Devletimiz aleyhine çok propaganda yazılar yazdığını, bunlarla bir birlikteyim varsa tekrar gözden geçirmem noktasında beni uyardı. Önce çelişkiye düştüm gerçekten internetten araştırdım. Devletimiz aleyhine yazılan kötü propaganda yazılarını okuyarak bizzat şahit oldum. Akabinde Fetönün televizyondaki konuşması bedduası ve ayrıştırıcı kışkırtıcı medyadaki programlarından sonra Devlet içinde hizmet adı altında hizmet değil farklı bir yapılanma içinde oldukları kanaatine vararak o tarihten sonra da mümkün mertebe manen fiziken uzak durmaya çalıştım efendim.
Başkan: Peki uzak durmuşsun ama çokta uzak duramamışsın, bu derneklere üyeliklerin var.
Sanık:...... Derneğine efendim izninizle şu şekilde açıklamak istiyorum. Bana böyle bir derneğe üye olur musun diye teklife geldiklerin derneğin amacının ne olduğunu sordum. Kimlerin olduğunu sordum. Derneğin amacının bana Dinar'da sermaye katılımlı bir fabrika kurulacağını söylediler. Kimler üye diye sorduğumda da Dinar'da hep sanayici yatırımcı, iş veren gelir seviyesi yüksek.
Başkan: İyi de bu örgüte zaten müzahir bunu herkes biliyor Dinar'da küçük bir yer, onların kurduğunu da biliyor. Madem böyle bir yapıyla bağını kesiyorsun. Üstelik basından yayından da örgüt elebaşının ona karşı duruşunu ifade ediyorsun.
Sanık: Evet efendim.
Başkan: Niye bu derneğe üye oluyorsun?
Sanık: Şunu açıklamak istiyorum efendim. Hiçbir şekilde bir sermaye katılımı sağlayabilecek bir maddi gücümün olmadığı için ve girenler hep.
Başkan: Onların amacı zaten sayısal çoğunluk.
Sanık: Gelir seviyesi yüksek olan insanlar olduğu için ben onların arasında.
Başkan: Ya olabilir yani bir dünya teröristin bir araya geldiği bir faaliyete sen katılır mısın?
Sanık: Sözünüzü kesmek istemiyorum efendim şu şekilde izah edeyim. O kişilerin arasında kendimi ezik hissetmemek adına derneğe üyeliği kabul etmediğimi söylemiştim ki Dinar'daki ifademde öğrendim. Beni derneğe belli bir tarihte girdi yapmışlar tekrar çıktı yapmışlar, tekrar girdi yapıp tekrar çıktı yapmışlar. Benim bunlarla bir gönül bağım olmuş olsaydı kendi iradem kontrolünde olmuş olsaydı. Girsem çıkmazdım.
Başkan: Peki bir gönül bağı olmadığı bir yapının açmış olduğu okula niye çocuğunu gönderiyorsun?
Sanık: Efendim öncelikle kızımı özellikle bunların okuluna yazdırmak için herhangi bir Devlet okulundan nakil yaptırmadım. Kızım başarılı bir öğrenci o sene TEOG sınavlarına girdi. Fen Lisesi ayarında yüksek bir puan bekliyorduk. Maalesef o puanı getirmedi. Amcasının 3 kızı var hepsi eğitimlerini Dinar dışında gördüler. Kızım çok istiyordu dışarıda okumayı, maalesef yüksek bir puan getiremeyince bu okul yeni açıldı. İsminin özel okul olması kolej kelimesi.
Başkan: Fark eder mi istersen ultra lüks eğitim versinler, sene 2015-2016 bu yapının ayinliğini, 2013'ün 17-25 Aralığında gördüğünü söylüyorsun kardeşim.
Sanık: Doğru efendim.
Başkan: Yapıyla gönül bağımı kopardım diyorsun.
Sanık: Efendim çocuğumu.
Başkan: Nasıl koparmak ya.
Sanık: Yemin ederim sadece ileri de beni istediğim okulda okutmasın demesin diye farklı bir sebebi yok, babaannesi yarı ücretini ben karşılayayım dedi o teşvik etti.
Başkan: Peki var mı başka eklemek istediğin, tanık beyanlarına geçeceğim.
Sanık: Geçebiliriz efendim. " şeklinde beyanda bulunmuştur.
Sanık ...... Dairemizde SEGBİS sistemiyle alınan 19/12/2017 tarihli savunmasında: "Sanık : ...... işyerimin hemen yanındaki daireye kiracı olarak geldi mahalleye ilk defa gelen biri olduğu için kendisine hoşgeldiniz amaçlı buyrun gelin bir çay içelim dedim, kendisine nereli olduğunu sordum, ne işle meşgul olduğunu sordum. Bana Kayseri'li olduğunu, serbest denetimlikte müdür olduğunu söyledi, serbest denetimliğin nasıl bir meslek olduğunu bilmediğim için nasıl bir görev dedim savcılık bünyesinde bir görev dedi, akabinde bende bu işyerini çalıştırdığımı üst katta oturduğumu, kendi binasında oturan kiracılar ve mahallede bilmesi gerektiğini düşündüğüm için esnaflar hakkında bilgi verdim, hayatım boyunca ......'ı ilk defa o gün tanıdım ve sadece o gün konuştum. Kendisi de ifadelerinde benle sadece o gün konuştuğunu bir daha hiç konuşmadığını belirtmektedir, efendim ...... benim için kendisine ben cemaatciyim benim ailemde cemaatçidir sen cemaatci değil misin fakat kardeşim cemaatci değil onunla bu yüzden sık sık kavga ederiz, boydakları tanımıyor musun tarzında sorular sorduğumu beyan etmiş, efendim hiçbir şekilde ben hayatta kendisini ilk defa gördüğüm ilk defa konuştuğum kesin olarak ne iş yaptığını bilmediğim 17/25 gibi bir gergin sürecin içindeyken ve üstelik bana savcılık bünyesinde çalıştığını söyleyen bir insanla asla bu tarz bir konuşma içerisine girmedim girmem de. Ailemin cemaatci olduğu yönünde beyan verdiğimi söylemiş, Dinar'da bu yapının okullarında görev yapan etkin pişmanlıktan faydalanan bir isim olan ...... ifadelerinde benim ve ailemin bu yapıya ne kadar muhalefet ve mesafeli durduğumuz nokta ifadeleri vardı. Benim bu yapının insanlarının kullandığı Bank...... da hiçbir zaman hesabım olmamıştır. ByLock ismini süreç içerisinde duydum. Hiçbir şekilde telefonumda ByLock programı yoktur ve bu yapının insanları gezi etkinliği adı altında devamlı bir yerlere götürdüğünü biliyordum. Yine hiçbir şekilde ne yurt dışı ne yurt içi ne de otel gezi programım bulunmamaktadır. 17/25 öncesine kadar Dinar'da yerel halkla beraber genel anlamda yapılan kandil programlarına katıldığım doğrudur. 17-25'den sonra kesinlikle ne kendi evimde ne de bunlardan birinin evinde toplantılara katılmadım. Tanık ifadelerimde beni bu noktada efendim doğrulamaktadır. Çok özür dileyerek söylüyorum günlük bir buçuk paket sigara kullanan bir insanım. Bu insanlar sigara içen insanlara farklı insan muamelesi yaptığı için gerek açık havada gerek kapalı alanda zaten beraber olmuyordum. Efendim yine öğrendiğim kadarıyla ...... etkin pişmanlıktan faydalanan bir isim olarak 15 Temmuz FETÖ darbesinden kısa bir süre önce Dinar'a gelmiş darbenin akabinde gözaltına alınıp ifadesinde Dinar'da kimleri tanıyorsun sorusu karşısında maalesef benim ismimi kendine hedef göstermiştir. Çünkü benim FETÖ mağduru olduğumu çok iyi biliyordu ki ben kendisinden önce gözaltına alındım. Mahkememde şartlı tahliyeyle beraber çıktığımda karakoldan beni ......'ın görev yaptığı daireye yönlerdiler. Evraklarımı almaya gittiğimde ...... henüz görevinin başındaydı. Bizzat bütün şartlı tahliye işlemleri yapılması gereken evrakları kendisi hazırlayıp elime verdi. Benim ordan tutuklandığımı gözetim altında tutulduğumu FETÖ mağduru olduğumu çok iyi biliyordu. Yoksa ben hiçbir şekilde tanımadığım bir insana dediği tarzda aile mahremiyetimi açıcak kardeşimle olmayan bir sorunu söyleyecek bir kişi değilim. Niçin böyle demiş olabileceği noktasında efendim yorumumu da bildirmek istiyorum kendimi daha iyi ifade edebilmek adına; kardeşim Salih Demirhan Sağlık Meslek Lisesi mezunu olup Sağlık Bakanlığında ambulans şoförüydü. 15 Temmuz FETÖ darbesinin hemen akabinde tarih olarak da 17 temmuzda işten çıkarıldı. Dinar çok küçük bir yer çok büyük dedikodu oldu. Acaba abisi yüzünden mi çıkarıldı diye. Abisiyle araları açıldı, kavga edildi birbirleriyle küsler diye. Sanırım ...... yerel halkın bu konuştuklarını duydu. Benim için kardeşiyle küsmüş tarzında bir kurgu kurup bu şekilde ortaya bir ifade verdiğini düşünüyorum efendim yoksa ben kardeşimle olan herhangi bir problemim yok olmayan şeyi daha önceden söyleme gibi bir durumum da yok. Efendim oğlumun abonelikle ilgili kısmı açıklamak istiyorum, oğlumu üniversiteye hazırlık sınavı için dershaneye gönderdim Dinar çok küçük bir yer başka gönderecek bir alternatifim yoktu ve öğrenim hayatı boyunca da sadece bir kere gitti bu süre zarfında da mecburi olduğu için zaman gazetesi aboneliği alındı, bunun haricinde kesinlikle dershane bitimi süresi sonrası hiçbir şekilde gazete aboneliğim olmamıştı. Dernekle ilgili efendim derneğe üye olduğumu karakoldaki ifadem sırasında öğrendim, çünkü iddianamemi okuduğumda beni farklı zaman tarihleri içerisinde iddianamemde de yazılı olduğu üzere iki kere derneğe girdi çıktı yapmışlar, efendim bunlarla gönül bağım olmuş olsaydı üye olarak girmiş olduğum bir dernekten çıkmam, çıksam bi daha girmezdim, hiçbir şekilde imza benim değildir, hiçbir karar defterinde imzam yoktur, aidat ödemişliğim yoktur, dernek yetkililerinden herhangi bir talimat almışlığım yoktur, yine bu dernekle ilgili ve farklı suçlamalarla ilgili Dinar'da yaşadığım şehirde birçok insan sanık olarak mahkemeye çıktı tek bir kişiye dahi tanık olarak çıkmadım ve yine öğrendiğim kadarıyla bu insanlar kendilerine daha yakın vasıfta olan mütevelli diye adlandırdıkları insanları derneğe üye yaptıklarını öğrendim, benim efendim iddianamemde de yazılı olduğu üzere ben normalde mütevelli bile değilim kesinlikle bilgim dışında gelişen kendilerince sayısal çoğunluğu kazanmak için haberim olmadan yapılan bir üyeliktir, efendim şunu da belirtmek istiyorum devlet büyüklerimizin süreçle beraber bu yapıya yapın ya da yapmayın nokta tavsiyeler karşısında hayatımın en büyük hatasını ve pişmanlığı olarak kabul ettiğim, kızımı bunların okuluna yazdırmam oldu, bu okul 17-25 öncesi açılmış olan bir okul olmuş olsaydı yemin ederim tereddütlerimden dolayı zaten göndermezdim 17/25'den sonra açılan bir okuldu, teşvik çıktı ve devletimiz eğitim noktasında musamma gösterebileceğini düşündüğüm için gönderdim, hiçbir şekilde bunlara katkı sağlamak amacıyla göndermedim ilk ifademde de belirttim, özellikle kızıma başka bir okulda okuyorken kaydını alıp yaptırmadım, o sene TEOK sınavına girdi, iyi bir puan getiremedi, devlet okullarında yeterli öğretmen kadrosu olmadığı için yazdırdım. Yine efendim ilk mahkememde sayın başkanımıza şunu da belirttim; ben araştırmacı bir insanım kişiye körü körüne bağlanan bir insan değilim. Bu yapının yurt dışında yayın yapan zaman todays gazetesinde gezi öncesi süreç öncesi, taksim gezi olaylarında ve güneydoğuda terörle mücadele eden polis ve askerimiz için devletimiz aleyhine yazdığı propaganda yazıları okuduğumu, bunların amaçları hizmet adı altında devletin içinde farklı bir yapılanmaya girdiğini, samimi olmadıklarını okuduğumu belirttim. Bu yazıyı okumakla birlikte bir çok kişiye okudum ve hala da içerde tutuklu kaldığım şu süreç içerisinde insanların nasıl bir ihanetle karşı karşıya kaldıklarını bilmeleri açısından da anlatıyorum efendim. Maalesef içerde bazı insanlar televizyonda çıkan şehit haberlerine üzülmüyorlar. Dolar döviz yükseliyor, ekonomimiz kötüye gidiyor diye seviniyorlar. Bu ülkeye asla askerlik yapılmaz haram diyorlar. Asla bu zihniyetli bir insan değilim. Ülkemi, bayrağımı, devletimi çok seviyorum efendim. Çocuklarımı da her zaman bu şuurla büyüttüm efendim. Asla bu yapıyla beraber olup devletimizin aleyhine olabilecek hiçbir eylemde olmadım, düşünceye bile girmedim" şeklinde beyanda bulunmuştur.
DELİLLER:
1-Yukarıda açıklanan sanık savunmaları,
2-Tanık beyanları,
3-Dinar İlçe Emniyet Müdürlüğü tarafından düzenlenen 01.08.2016 tarihli araştırma tutanağı,
4-Dernek üyeliklerine ait bilgi ve belgeler,
5-Sanığa ait nüfus ve adli sicil kaydı,
6-Afyonkarahisar 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 20/09/2017 tarih, 2017/244 esas - 2017/295 karar sayılı dosyasında yapılan yargılama ve tüm dosya kapsamından ibarettir.
AFYONKARAHİSAR 2. AĞIR CEZA MAHKEMESİNİN KABULÜ:
Afyonkarahisar 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 20/09/2017 tarih, 2017/244 esas - 2017/295 karar sayılı hüküm ile; sanığın üzerine atılı silahlı terör örgütüne üye olma suçundan 3713 sayılı Yasanın 3/1, TCK'nun 314/2, 3713 sayılı Yasanın 5/1, TCK'nun 53, 58, 63. maddeleri uyarınca 8 yıl 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
İSTİNAF İSTEMİ:
Cumhuriyet savcısı, 20/09/2017 ve 11/10/2017 tarihli istinaf dilekçeleri ile; "Sanık ......'ın üzerine atılı suçu işlediğine dair, cezalandırılmasını gerektirir, her türlü şüpheden uzak, kesin ve somut delil elde edilemediği, dinlenen tanık beyanları da dikkate alındığında, sanığın üzerine atılı suçtan CMK' nun 223/2-e maddesi uyarınca beraatine karar verilmesi gerekirken atılı suçtan cezalandırılması usul ve yasaya aykırı olduğundan" bahisle kararın bozulmasını talep etmiştir.
Sanık ve müdafii, yerel mahkeme kararının usul ve yasaya aykırı olduğundan bahisle istinafta bulunarak yerel mahkeme kararının bozulmasını talep etmiştir.
İDDİA MAKAMI ESAS HAKKINDAKİ GÖRÜŞÜNDE:
Cumhuriyet savcısı Dairemizde yapılan yargılama sırasında 05/06/2018 tarihli celsedeki esas hakkında mütalaasında; "Afyonkarahisar 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 20 Eylül 2017 tarih 2017/244 2017/295 karar sayılı kararı ile sanık İ. D. hakkında FETÖ/ PDY silahlı terör örgütüne üye olma suçundan netice itibari ile 8 yıl 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ilişkin kararın sanık müdafii ve Cumhuriyet Savcısı tarafından istinaf edilmesi üzerine duruşmalı olarak yapılan incelemede, sanığın bahsi geçen terör örgütü ile irtibatı ve iltisakı bulunduğu değerlendirilen ve örgüte müzahir Dinar ...... Derneği'nde Dernek Denetleme Kurulu Yedek Üyesi olduğu, sanığın yine aynı nitelikteki Dinar ...... Derneği'ne üye olduğu, sanığın örgütün medya ayağında bulunan yayın organlarından kapatılan ……. Gazetesi'nin abonesi olduğu, sanığın kızı ......'nın 2015-2016 yıllarında 667 sayılı KHK ile kapatılan örgüte müzahir Özel ……Anadolu Lisesi'nde öğrenim gördüğü, oğlu ......'in 2014 yılında yine örgüte müzahir Dinar …….Dershanesinde kurs gördüğü, sanığın örgütün Dinar ilçe imamı olduğu belirtilen ...... ile çok sık olarak bir araya geldiği, tanıklar ......, ......, ….., ......, ......, ......, ...... tanıklıklarında sanığın örgütsel toplantılara katıldığını, bu toplantılarda örgüte yardım da toplandığını yine bu toplantılarda Fettullah GÜLEN'den bahsedildiğini, bu toplantıların bazen evlerde bazen de sanığın kızı ......'nın okuduğu ……. Anadolu Lisesi'nin yurdunda yapıldığını beyan ettikleri, sanığın eylemlerine 2013 yılından sonra da devam ettiği, eylemlerindeki çeşitlilik, süreklilik ve yoğunluğa göre,
Sanık hakkında hüküm kurulurken temel cezanın arttırılması sırasında 7 yıl 15 ay yerine 8 yıl 3 ay fazladan hapis cezası verilmesi de düzeltilerek, sanık hakkında mahkemenin kurduğu mahkumiyet kararı kaldırılarak, sanığın eylemine uyan TCK 314/2, 3713 sayılı yasanın 5/1, TCK 53, 58/9, 63 maddeleri ile cezalandırılmasına" karar verilmesini kamu adına talep ve mütalaa etmiştir.
DELİLLERİN TARTIŞILMASI VE DAİREMİZİN KABULÜ:
Yukarıda belirtilen tüm deliller, yapılan yargılama ve dosya kapsamına göre;
Örgüt üyesi, örgüt amacını benimseyen, örgütün hiyerarşik yapısına dahil olan ve bu suretle verilecek görevleri yerine getirmeye hazır olmak üzere kendi iradesini örgüt iradesine terk eden kişidir. Örgüt üyeliği, örgüte katılmayı, bağlanmayı, örgüte hakim olan hiyerarşik gücün emrine girmeyi ifade etmektedir. Örgüt üyesi örgütle organik bağ kurup faaliyetlerine katılmalıdır. Organik bağ, canlı, geçişken, etkin, faili emir ve talimat almaya açık tutan ve hiyerarşik konumunu tespit eden bağ olup, üyeliğin en önemli unsurudur. Örgüte yardımda veya örgüt adına suç işlemede de, örgüt yöneticileri veya diğer mensuplarının emir ya da talimatları vardır. Ancak örgüt üyeliğini belirlemede ayırt edici fark, örgüt üyesinin örgüt hiyerarşisi dahilinde verilen her türlü emir ve talimatı sorgulamaksızın tamamen teslimiyet duygusuyla yerine getirmeye hazır olması ve öylece ifa etmesidir.
Silahlı örgüte üyelik suçunun oluşabilmesi için örgütle organik bağ kurulması ve kural olarak süreklilik, çeşitlilik ve yoğunluk gerektiren eylem ve faaliyetlerin bulunması aranmaktadır. Ancak niteliği, işleniş biçimi, meydana gelen zarar ve tehlikenin ağırlığı, örgütün amacı ve menfaatlerine katkısı itibariyle süreklilik, çeşitlilik ve yoğunluk özelliği olmasa da ancak örgüt üyeleri tarafından işlenebilen suçların faillerinin de örgüt üyesi olduğunun kabulü gerekir. Örgüte sadece sempati duymak ya da örgütün amaçlarını, değerlerini, ideolojisini benimsemek, buna ilişkin yayınları okumak, bulundurmak, örgüt liderine saygı duymak gibi eylemler örgüt üyeliği için yeterli değildir. (Evik, Cürüm işlemek için örgütlenme, Syf 383 vd.)
Örgüt üyesinin, örgüte bilerek ve isteyerek katılması, katıldığı örgütün niteliğini ve amaçlarını bilmesi, onun bir parçası olmayı istemesi, katılma iradesinin devamlılık arz etmesi gerekir. Örgüte üye olan kimse, bir örgüte girerken örgütün kanunun suç saydığı fiilleri işlemek amacıyla kurulan bir örgüt olduğunu bilerek üye olmak kastı ve iradesiyle hareket etmelidir. Suç işlemek amacıyla kurulmuş örgüte üye olmak suçu için de saikin "suç işlemek amacı" olması aranır. (Toroslu özel kısım syf.263-266, Alacakaptan Cürüm İşlemek İçin Örgüt syf.28, Özgenç Genel Hükümler syf.280)
Bu açıklamalar ışığında somut olay değerlendirildiğinde;
Kuruluş, amaç, örgüt yapılanması ve faaliyet yöntemleri Yargıtay 16. Ceza Dairesinin 2015/3 E.sy.kararında anlatılan ve nihai amacı, Devletin Anayasal nizamını cebir ve şiddet kullanarak değiştirmek olduğu anlaşılan FETÖ/PDY terör örgütünün başlangıçta bir ahlak ve eğitim hareketi olarak ortaya çıkması ve toplumun her katmanının büyük bir kesimince de böyle algılanması, amaca ulaşmak için her yolu mübah gören fakat sözde meşruiyetini sivil alanda dinden, kamusal alanda ise hukuktan aldığı izlenimi vermek için yeterli güce ulaşıncaya kadar alenen kriminalize olmamaya özen göstermesi gerçeği nazara alındığında, örgütün sözde meşruiyet vitrini olarak kullanılan katlarla irtibatlı olduğu anlaşılan ve fakat örgütün nihai amacını bildiği, örgütle organik bir bağ kurarak hiyerarşisine dahil olduğu yönünde herhangi bir delil bulunmayan sanığın, FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile iltisaklı Dinar ...... Derneğine üye olması, yine sanığın Dinar ...... Derneğinde üye kaydının bulunması, çocuklarının FETÖ/PDY silahlı terör örgütü iltisaklı okul ve dershanelere gitmesi, sanığın savunmasına göre; FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile iltisaklı zaman gazetesi abonesi olması, bir kısım tanık beyanlarına göre 17/25 aralık 2013 tarihi öncesinde FETÖ/PDY silahlı terör örgütü tarafından organize edilen kandil toplantısı adı altındaki faaliyetlere katılması şeklinde gerçekleşen eylemlerinin, sanığın konumu, dosyaya yansıyan kişisel özellikleri ve aşamalarda alınan savunmaları nazara alındığında sempati boyutunu aşan, örgüt üyesi olduğunu ispat etmeye yeterli örgütsel faaliyetler kapsamında kabul edilemeyeceği gibi terör örgütüne yardım etme olarak da değerlendirilemeyeceği anlaşılmakla silahlı terör örgütüne üye olmak suçundan sanık ...... hakkında verilen Afyonkarahisar 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 20/09/2017 tarih ve 2017/244 esas, 2017/295 karar sayılı ilamının 5271 sayılı CMK'nın 280/2-2. cümlesi uyarınca kaldırılmasına, her ne kadar sanığın Türk Ceza Kanununun 314/2 maddesi uyarınca cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmış ve ilk derece Mahkemesince sanığın eylemi sabit görülerek aynı yasanın 314/2. maddesi uyarınca cezalandırılmasına karar verilmiş ise de, Dairemizce yeniden yapılan yargılama sonucunda sanığın üzerine atılı suçun unsurları itibariyle oluşmadığı anlaşıldığından 5271 sayılı CMK’nın 223/2. maddesi uyarınca beraatine karar vermek gerekmiş aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi Yukarıda İzah Edildiği Üzere:
1)Silahlı terör örgütüne üye olmak suçundan sanık ...... hakkında verilen Afyonkarahisar 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 20/09/2017 tarih ve 2017/244 esas, 2017/295 karar sayılı ilamının 5271 sayılı CMK'nın 280/2-2. cümlesi uyarınca KALDIRILMASINA,
2)Her ne kadar sanığın Türk Ceza Kanununun 314/2 maddesi uyarınca cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmış ve ilk derece Mahkemesince sanığın eylemi sabit görülerek aynı yasanın 314/2. maddesi uyarınca cezalandırılmasına karar verilmiş ise de, Dairemizce yeniden yapılan yargılama sonucunda sanığın üzerine atılı suçun unsurları itibariyle oluşmadığı anlaşıldığından 5271 sayılı CMK’nın 223/2. maddesi uyarınca BERAATİNE,
3)Sanığın CMK'nın 141. maddesi uyarınca gözaltı ve tutuklulukta geçirdiği günler için tazminat isteyebileceğinin bildirilmesine,
4)Yapılan yargılama giderlerinin kamu üzerinde bırakılmasına,
5)Sanık kendisini vekille temsil ettirdiğinden ilk derece Mahkemesinin karar tarihinde yürürlükte bulunan avukatlık asgari ücret tarifesine göre belirlenen 3.960,00.-TL ile Dairemizin karar tarihindeki yürürlükte bulunan avukatlık asgari ücret tarifesine göre belirlenen 2.180,00.-TL vekalet ücretinin hazineden alınarak sanığa ödenmesine,
Dair, yüze karşı verilen kararlarda verildiği tarihten, tarafların yokluğunda verilen kararlarda gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren on beş gün içerisinde Dairemize verilecek dilekçe ya da tutanağa geçirilmek üzere Dairemiz zabıt katibine beyanda bulunularak, yasa yoluna başvuracak kişi yargı sınırları dışında bulunuyor ise Dairemize ulaştırılmak üzere bulunduğu yerdeki nöbetçi asliye ceza mahkemesine dilekçe verilerek ya da tutanağa geçirilmek üzere bulunduğu yer nöbetçi asliye ceza mahkemesi zabıt katibine beyanda bulunularak, taraf ceza evinde bulunuyor ise Dairemize iletilmek üzere bulunduğu yer ceza evi müdürlüğüne bir dilekçe verilerek ya da tutanağa geçirilmek üzere tutuklu bulunduğu ceza infaz kurumu ve tutukevi müdürüne beyanda bulunarak Dairemiz kararına karşı Yargıtay TEMYİZ yasa yoluna müracaat edilebileceği hatırlatılarak oy birliği ile verilen karar, iddia makamının görüşüne aykırı olarak C. Savcısı ...... (….) ile sanık ve vekilinin yüzüne karşı açıkça okunup usulen anlatıldı.05/06/2018 (¤¤)