Yukarıda açık kimliği yazılı sanık hakkında Dairemizce yapılan yargılama sonunda aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
İDDİA:
Afyonkarahisar Cumhuriyet Başsavcılığınca 10/05/2017 tarih, 2017/1484 esas sayılı iddianame ile; sanık ....'nin üzerine atılı silahlı terör örgütüne üye olma suçunu işlediği iddiası ile TCK'nın 314/2, 53/1, 54/1, 58/9, 63, 55/1. maddeleri ile 3713 sayılı yasanın 7/1, 5/1. maddeleri uyarınca cezalandırılması istemiyle Afyonkarahisar 2. Ağır Ceza Mahkemesi'ne kamu davası açıldığı anlaşılmıştır.
Afyonkarahisar 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 02/11/2017 tarih, 2017/265 esas ve 2017/452 karar sayılı dosyasında yapılan yargılama sonunda; sanık ....'nin üzerine atılı silahlı terör örgütüne üye olma suçunu işlediği gerekçesiyle 3713 sayılı yasanın 3/1 maddesi yollamasıyla eylemine uyan TCK'nın 314/2 maddesi, 3713 sayılı yasanın 5/1 maddesi, TCK'nın 53/1, 58/9-6, 63. maddeleri uyarınca 9 yıl 9 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiş, bu karara karşı sanık ile vekili tarafından istinaf talebinde bulunulmuş olduğundan dosya Dairemize gönderilmiştir.
SAVUNMA:
Sanık .... Afyonkarahisar 2. Ağır Ceza Mahkemesinde SEGBİS sistemiyle alınan 13/07/2017 tarihli savunmasında: "Başkan: ...., hakkında silahlı terör örgütü FETÖ ye üye olma iddiası ile dava açıldı. İddianame geldi mi sana?
Sanık: Geldi.
Başkan: Okuduğun iddianamede hakkında bu iddialara dayanak olarak örgütün finansal kuruluşu olan bankaya örgüt ela başının talimatından sonra para yatırdığın iddiası var. Ayrıca .... sana ait bir telefon numarası mı ?
Sanık: Tam hatırlayamadım.
Başkan: ....
Sanık: Bunu da hatırlamıyorum, en son alınan bunlar değil zaten, bunları hatırlamıyorum.
Başkan: Bu iki numara üzerinden sahiplik belgesine göre sana ait olduğu anlaşılan bu iki numara üzerinden kriptolu örgütün kendi içerisindeki kriptolu haberleşme programı olan BYLOCK programını kullandığın iddiası var. Celse arasında iddianame sana tebliği edildiği için celse arasında yazılı savunmalarını gönderdin cezaevinden, ayrıca istek ve taleplerin var yargılamanın genişletilmesine yönelik bilirkişi raporları, BYLOCK içerikleri gibi hususlarda da talep etmişsin.
Sanık: Savunma değil sadece talep gönderdim.
Başkan: Talep göndermişsin işte,
Sanık: Dosya içeriği ile ilgili herhangi bir savunma göndermedim.
Başkan: Ayrıca tahliyeni talep etmişsin bu talep dilekçelerinde adli kontrol tedbirlerinden birinin uygulanarak. Ne diyeceksin bu iddialara, suçlamalara ilişkin .... ?
Sanık: Öncelikle ben hakkımdaki tüm suçlamaları reddediyorum. İki gün önce tutabildim avukatımı, yeterli iletişim kurup savunma hazırlayamadım, mahkemenizden ek süre talep ediyorum, hakkımdaki suçlamaları reddediyorum, tutuksuz yargılanmamı ve tahliyemi talep ediyorum." şeklinde beyanda bulunmuştur.
Sanık .... Afyonkarahisar 2. Ağır Ceza Mahkemesinde SEGBİS sistemiyle alınan 03/08/2017 tarihli savunmasında: "Sanık: Sayın başkan ve sayın mahkeme heyeti öncelikle tarafıma isnat edilen silahlı terör örgütü üyeliği suçlamasını reddediyorum. Suçlamayı kesinlikle kabul etmiyorum. Hem özel yaşantım hemde Ohal KHK sı ile 1 Eylül 2016 tarihinde bir daha devlet memurluğuna alınmamak üzere ihraç edilmiş olduğum polislik mesleğimde sürekli vatanıma ve milletime öncelikle şunu belirtmek istiyorum, hakkımda terör örgütü üyeliği suçlaması var ben o özellikle polis olduğum zaman meslekten ihraç edildim. Ben zaten Güneydoğuda terörle mücadele ettim doğunun bir çok ilinde. Bu şekilde silahlı terör örgütü üyeliği suçlaması ile suçlanmak benim için ağır bir suçlama çünkü ben terörle mücadele etmiş birisiyim, bu şekilde suçlanmak gerçekten çok ağır bir suçlama o yüzden bu suçlamaları reddediyorum. Hakkında Bank .... ya talimat ile para yatırdığım iddiası var, ben bahsi konu bankayı 2012 yılından beri kullanmaktayım hani bir talimat ile hesap açma, talimatla para yatırma durumu söz konusu değildir. Zaten Emniyetteki ifademde belirttiğim gibi ben dini hassasiyetlerimden dolayı faizsiz bir banka olduğu için Bank .... yı tercih ettim. Zaten toplu şekilde bir para yatırmada herhangi bir talimat ile yatırma da söz konusu değildir. Hesap hareketlerine bakılırsa anlaşılacağı üzere ben maaşımdan yaptığım tasarrufumu birikimi bu bankada değerlendirmek için hani faizsiz banka olduğu için, kar payı değerlendirmek istediğim için bu şekilde yatırdım.
Başkan: 36 bin lira hesabına bir para yatırmışsın 2014 den sonra 02/10/2014 tarihinde
Sanık: Sadece tek tarih değildir bunun öncesinden de kullandığım için birikimi burada değerlendirdim ayrıca işte faizsiz banka olması havale EFT gibi hesap işletim ücreti almamasından dolayı tercih sebebimdir, önceliğinde dini hassasiyetlerimden dolayı. Bahse konu bir talimatla hani 2014 yılında böyle bir talimat olduğu geçiyor iddianamede, bu talimattan da bu talimatı veren kişiden bir haberim yoktur yani böyle bir talimatta duymadım bilmiyorum. Herhangi bir suç işleme kastımda yoktur bu bankaya yatırırken de.
Başkan: Tanık ....'nin hakkınızdaki iddiaları var, size sohbet abiliği yaptığı hususunda geçen celsede biliyorsun .... dinlenildi beyanlarını dinledin, ne diyorsun ....'nin anlatımlarına karşı, sohbetlere katıldığını, polis okulunda okurken bunlarla bağlantılı olduğun yönünde beyanlarda bulunmuştu.
Sanık: Öncelikle ben .... isimli şahsı tanımıyorum zaten kendisi de ifadesinde beni tanımadığını söyledi, söz konusu iddialar zaten gerçeği yansıtmamaktadır. Zaten Polis Meslek Yüksek Okulu yatılı bir okul olduğu için bahse konu evlere gidip de hani oralara katılmam söz konusu değil.
Başkan: .... geçen celse ki anlamında önceki ifadesinden vazgeçti, bunu zorla söylettiklerini söylüyordu ne diyorsun, katıldın mı polis okulunda okuduğun sırada bunların toplantılarına?
Sanık: Hayır efendim katılmadım kesinlikle katılmadım. Belirttiğim gibi zaten yatılı bir okul olduğu parasız yatılı bir okul olduğu için böyle bir toplantılara katılmam söz konusu değil.
Başkan: Ağabeyin ve baban daha önce bu yapının şirketlerinde çalıştılar mı, nerelerde çalıştılar?
Sanık: Buda hakkımdaki yanlış bir iddiadır, çünkü benim babam devlet işçisi olarak Toprak Mahsulleri Ofisinde çalıştı 2007 yılında oradan emekli oldu daha sonra hiç bir yerde çalışmadı.
Başkan: Ağabeyin
Sanık: Ağabeyimde çalışmadı, kendisi özel sektörde çalışıyor.
Başkan: İşte özel sektörde FETÖ nün yapıları da özel sektör.
Sanık: Sonuçta ailemin yani durumları ile ilgili beni neden suçlama gereği duyuyorsunuz ben onuda anlamadım.
Başkan: Çalıştı mı ağabeyin bu suçlamayla ilgili bu şeklide bir beyanda bulunmuş bende soruyorum sana
Sanık: Hayır çalışmadı
Başkan: Bilgin yok mu?
Sanık: Bilgim yok.
Başkan: Bilgin yok diyorsun. İki ayrı hatta BYLOCK kullandığın tespit edilmiş.
Sanık: Söz iddialar 2014 yılına aittir. Ben birden fazla telefon hattı kullandığım için 2014 de bu telefon hatlarını kullanıp kullanmadığımı hatırlamıyorum ama şunu net olarak söyleyebilirim ben BYLOCK kullanmadım da yüklemedim hiç bir zaman. Kabul etmiyorum. Ayrıca bu BYLOCK tespiti CMK 134,135 maddeleri kapsamında yapılıp yapılmadığı da dosyamda mevcut mudur değil midir bunu bilmek istiyorum. Hani ne şekilde elde edilmiş bu BYLOCK kullandığım tespiti nasıl yapılmış. Bunu yapan kolluk kuvveti talimat veren savcı, bunlar bir tutanağa bağlanmış mıdır, raporlar var mıdır, dosyamda mevcut mudur bunları da merak ediyorum.
Başkan: Kullandın mı kullanmadın mı ?
Sanık: Ben BYLOCK kesinlikle kullanmadım hiç bir şekilde kullanmadım yüklemedim.
Başkan: Senin üzerinde aboneliğin olan telefonlarda tespit edilmiş
Sanık: Hayır efendim ben kullanmadım.
Başkan: Savunmanıza ilave edeceğiniz başka bir şeyler var mı veya talepler ?
Sanık: Şuan yoktur, iddianamede tarafıma isnat edilen suçlamaları hiç birini kabul etmiyorum, hepsini reddediyorum.
Başkan: Ağabeyinizin .... Eğitim Merkezi işletmeleri ticaret A.Ş FETÖ ile iltisaklı ve aynı zamanda Türkiye Yüksek Tahsil Gençliği Öğrenim Erkek Öğrenci Yurdunda çalıştığına dair kayıtlar tespit edilmiş, babanızın da aynı şekilde
Sanık: Babam belirttiğim gibi babam Toprak Mahsulleri Ofisi bir devlet kurumudur 2007 yılında buradan emekli oldu.
Başkan: Türkiye Yüksek Tahsil Gençliği Öğrenim Erkek Öğrenci yurdunda çalıştığına dair SGK kaydı var babanızın
Sanık: Doğru değil yanlış tespit
Başkan: Başka ilave edeceğin
Sanık: Şimdilik yok." şeklinde beyanda bulunmuştur.
Sanık .... Afyonkarahisar 2. Ağır Ceza Mahkemesinde SEGBİS sistemiyle alınan 09/10/2017 tarihli savunmasında: "Başkan: Bank .... hesap hareketliliğine ilişkin Cd'lerin gönderildiği görüldü. Ayrıca celse arasında .... sana ait bir numara mı?
Sanık: Efendim ben Emniyetteki ifademde de belirtmiştim hani 3 sene öncesine dair bir telefon kaydı herhalde bu, hani kullanıp kullanmadığımı hatırlamıyorum. Çünkü ben taahhüt hat kullandığım için değiştirdiğim hatlar oldu o yüzden tam hatırlamıyorum.
Başkan: Peki bu sana ait olduğu tespit edilen sahiplik belgesine göre de .... 6015 numaralı telefonla ilk ByLock'a ilk bağlanma tarihi 26/12/2014, bağlandığı il Muş Bulanık, ByLock son bağlanma tarihi 19/05/2015, son bağlanma yeri ise Konya Selçuklu, .... adına kayıtlı .... numaralı cep telefonu hattı ile ByLock serverlarına yaklaşık 5 ay süreyle zaman zaman bağlanıldığı, bağlantıların Muş ve Konya illerinde gerçekleştiği, Muş Bulanık'ta görev yaptın mı?
Sanık: Benim kanuni görev yerim Afyon'dur. Muş ilini de geçici olarak görevlendirme ile gitmişimdir ama ByLock ben kullanmadım ve yüklemedim. Bunu da belirtmiştim zaten.
Başkan: Selçuklu.
Sanık: Selçuklu'da bulunmadım.
Başkan: Konya.
Sanık: Konya’da ailem oturuyor ara sıra gidip geldiğim olmuştur.
Başkan: Peki diğer bir hat .... bu da sana ait gözüken bir numara, bu numaradan da ilk bağlanma tarihi 12/08/2014, bağlandığı il Afyonkarahisar Merkez, ByLock son bağlanma tarihi 11/09/2014, son bağlandığı yer 2014'de Muş Malazgirt, gene geçici görevle mi gittin buraya?
Sanık: Muş iline geçici görevle gidip geldiğim doğrudur ama o tarihlerde hani nerede olduğumu hatırlayamam.
Başkan: .... adına kayıtlı cep telefonu hattı ile ByLock serverlarına yaklaşık 5 ay süreyle zaman zaman bağlanıldığı, bağlantıların Afyonkarahisar, Muş ve Konya illerinde gerçekleştirildiği tespit edilmiş. Cumhuriyet Savcısından soruldu.
Başkan: ...., Cumhuriyet Savcısı senin silahlı terör örgütü üyesi olma suçundan dolayı cezalandırılmanı talep ediyor. Daha önceki savunmalarına eklemek istediğin, görüşe karşı son savunmaların nelerdir seni dinliyoruz.
Sanık: Efendim şimdi ByLock kullandığım iddia ediliyor bu çeşitli tarihlerde bağlandığım söyleniyor. Benim telefonum 14 ay önceki aramada el konuldu. Bilgisayarıma da aynı şekilde, herhangi bir incelemede tamamlanmış değil. Ben çeşitli tarihlerde dilekçelerimde incelenip tarafıma bildirilmesini talep etmiştim Savcılıktan, yine aynı şekilde talepte bulunuyorum. Telefonumun ve bilgisayarımın içeriklerinin incelenerek bu içerikler tamamlanmadığı söyleniyor. Bu içerik incelemeleri tamamlamadan da nasıl bir tespit yapılıyor ben bunu da anlamış değilim. Tarafıma bu yapılan içerikleri de kabul etmiyorum. Ben kesinlikle ByLock yüklemedim ve kullanmadım bunu da tekrardan belirtiyorum. Daha önceki ifadelerimde de daha önceki duruşmalarda da belirtmiştim. Ben hiçbir zaman ByLock yüklemedim ve kullanmadım. Bu iddiaları reddediyorum." şeklinde beyanda bulunmuştur.
Sanık .... Afyonkarahisar 2. Ağır Ceza Mahkemesinde SEGBİS sistemiyle alınan 02/11/2017 tarihli savunmasında: "Başkan: Peki Cumhuriyet Savcısından sanık müdafiinin yargılamanın genişletilmesine yönelik geçen celselerdeki talebi hakkındaki görüşü soruldu.
Başkan: .....
Sanık: Sayın Başkanım yazılı savunmada hazırlamıştım ben Savcı mütalaasına karşı.
Başkan: Son sözlerini alalım seni dinliyoruz. Onu da alalım.
Sanık: Sayın Başkan ben önceki savunmalarımda da belirttiğim gibi hakkımdaki tüm iddiaları ve bana isnat edilen silahlı terör örgütü üyeliği suçlamasını reddediyorum. Ben terörist değilim. Ben Doğunun bir çok ilinde özel hareket polisi olarak görev yaptım ve terör örgütleri ile mücadele ettim. 15 Temmuz darbe girişiminde ve bu darbe girişiminde bulunanları da lanetliyorum. Ben bu darbe girişiminden sonra amirlerimce göreve çağrıldım ve bunun üzerine hemen görev yerime geldim ve açığa alındığım süre boyunca 72 saat aralıksız görev yaptım. Yani bu darbenin önlenmesi için ve vatandaşlarımızın bu darbe girişiminden zarar görmemesi için görevimi layıkıyla yerine getirmeye çalıştım. Bu yüzden bana isnat edilen silahlı terör örgütü üyeliği suçlaması çok ağır bir suçlamadır. Çünkü ben zaten terör örgütleri ile mücadele eden bir Türk polisiyim. O yüzden hakkımdaki bu silahlı terör örgütü üyeliği iddiasını ve diğer tüm iddiaları reddediyorum. Avukatımda önceki duruşmalarda kendimde talep ettiğimiz gibi ByLock ile ilgili HTS ve Log kayıtları, siber raporları, bunları talep ediyorum. Çünkü ben ByLock'u kesinlikle kullanmadım. Masumiyetimin anlaşılması için bu belgelerin bu analiz raporlarının dosyama eklenmesini istiyorum.
Başkan: Peki son sözün.
Sanık: Son sözüm dediğim gibi ben silahlı terör örgütü üyesi değilim. Hakkımdaki tüm iddiaları reddediyorum. Mahkemenizden beraatimi istiyorum." şeklinde beyanda bulunmuştur.
Sanık .... Dairemizde alınan 27/03/2018 tarihli savunmasında: "Ben suçlamaları kabul etmiyorum, aşamalardaki savunmalarımı tekrar ediyorum. BTK belgeleri tarafıma tebliğ edilmedi. Ben uzun süredir Türk polisi olarak vatanına bağlı, milletini seven bir insan olarak görevimi yaptım. 15 Temmuz geceside görevimin başındaydım. Darbecileri lanetliyorum. Bankasyayla ilgili olarak herhangi bir kimseden talimat almadım, yasal çerçevede birikimlerimi yatırdım. Talimat kesinlikle söz konusu değil. Dindar bir insanım, faizsiz olması ve yapılan bankacılık işlemlerinden masraf alınmaması nedeniyle bankasyayı seçtim. Maaşlarımdan biriktirdiğim ufak tefek birikimlerimi bankaya yatırdım. Sonradan medyada çıkan haberler üzerine bankasyadaki hesabımı kapatmak istedim. Ancak doğuda görev yapıyordum ve hesabımı kapatmak için şubeye gitmem gerektiğini söylediler. Uzun süre gidemedim, sonradan hesabımı kapatıp faizsiz olan .... Bankasına yatırdım. Fetullah Gülen'i tanımam, bana talimat vermesi söz konusu değildi. Dosyada buna ilişkin somut bir delil yoktur. Bylockla ilgili olarak dosyada bir sayfadan ibaret sorgu tutanağı dışında belge bulunmamaktadır. Tarafınızdan istenmiş olan ve BTK'dan gönderilen belgeler bana tebliğ edilmedi, bunların tebliğ edilmesini istiyorum. Kesinlikle bylock yüklemedim ve kullanmadım. Tanıkları tanımıyorum, cemaat evinde kalmadım, vekillik yapmadım, HTS kayıtlarından da anlaşılacağı üzere tanıklarla bağlantım yoktur. .... ve .... nolu hatların bana ait olup olmadığını hatırlamıyorum. Bende arama yapılırken kullandığım hat hatırladığım kadarıyla .... nolu hattı, 14 75 nolu hattı ben 3-4 senedir kullanıyordum. Daha önce kullandığım hattı hatırlamıyorum. Şimdi tam olarak hatırladım benden el konulan telefon numarası ....'ti. Ben 2012 yılında Şırnak'ta göreve başladım, özel harekat polisiydim 2 yıl burada çalıştım. 2014 yılında Afyon'a tayin oldum, burada da özel harekat polisi olarak açığa alındığım tarihe kadar görev yaptım. Ben 2010 yılında Adana'da polis okulunda okumaya başladım, birinci sınıfı burada bitirdim. 2011 yılında Balıkesir'e geçip buradan mezun olduktan sonra 2012 yılında atamam yapıldı. Adana'da okuduktan sonra yönetmelik gereği özel harekatçıları Balıkesir'de topladıkları için bende özel harekatçı olarak seçildiğim için Balıkesir'e okumaya gittim. Ben ....'yi tanımıyorum, kolluk ifadesindeki anlatımları doğru değildir. Zaten .... ilk derece Mahkemesinde ifade verirken hazırlıkta vermiş olduğu bu ifadesinin baskı, cebir ve şiddet altında verildiğini, doğru olmadığını söyledi. İfadesinin bu kapsamda değerlendirilmesi gerekir. Mantıkende polis meslek yüksekokulları yatılı parasız devlet okuludur, burada kalmak zorunlu olup başka bir yerde kalmak mümkün değildir. Öğrenci evine gitmekte mümkün değildir. Tanığın anlatımı bu yönden de tutarlı değildir. 20 aydır tutukluyum haksız yere yatmaktayım. Anneme bakmam gerekir, deliller toplanmış karartma şüphesi yoktur. Beraatimi istiyorum" şeklinde beyanda bulunmuştur.
DELİLLER:
1-Yukarıda açıklanan sanık savunmaları,
2-Tanık beyanları,
3-Arama ve araştırma tutanakları,
4-Araştırma ve inceleme raporları,
5-SGK kayıtları,
6-Milli Eğitim kayıtları,
7-SGK kayıtları,
8-Bank .... kayıtları,
9-Bylock sorgu tutanağı,
10-Sanığa ait nüfus ve adli sicil kaydı,
11-Afyonkarahisar 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 2017/265 esas sayılı dosyasında yapılan yargılama ve tüm dosya kapsamından ibarettir.
AFYONKARAHİSAR 2. AĞIR CEZA MAHKEMESİNİN KABULÜ:
Afyonkarahisar 2. Ağır Ceza Mahkemesince yapılan yargılama sonunda 02/11/2017 tarih, 2017/265 esas ve 2017/452 karar sayılı hüküm ile; sanık ....'nin üzerine atılı silahlı terör örgütüne üye olma suçunu işlediği gerekçesiyle 3713 sayılı yasanın 3/1 maddesi yollamasıyla eylemine uyan TCK'nın 314/2 maddesi, 3713 sayılı yasanın 5/1 maddesi, TCK'nın 53/1, 58/9-6, 63. maddeleri uyarınca 9 yıl 9 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
İSTİNAF İSTEMİ:
Sanık ile vekili, yerel mahkeme kararının usul ve yasaya aykırı olduğundan bahisle istinafta bulunarak yerel mahkeme kararının bozulmasını talep etmişlerdir.
İDDİA MAKAMI ESAS HAKKINDAKİ GÖRÜŞÜNDE:
Cumhuriyet savcısı Dairemizde yapılan yargılama sırasında 29/05/2018 tarihli celsedeki esas hakkında mütalaasında; "Afyonkarahisar 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 02/11/2017 tarih 2017/265 esas 2017 /452 karar sayılı kararı ile sanık .... hakkında FETÖ/PDY Silahlı Terör Örgütüne Üye Olmak suçundan netice itibari ile 9 yıl 9 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ilişkin hükmün sanık müdafii tarafından istinaf edilmesi üzerine açılan duruşmada,
Polis memuru olan sanığa yüklenen eylemlerin özetle, FETÖ örgütünün finans kaynaklarından Bank ....'da 02/10/2014 tarihinde 36,187.32TL'lik katılım hesabı açması, örgütsel toplantılara katılması, .... ve .... nolu hatlar ile Bylock kullanması olduğu, sanık hakkında mahrem imamlar soruşturma dosyasındaki değerlendirmede " SAYA" ("Gassal'ın elindeki meyyid ", zaafları olmayan, herşeyi ile kendisini örgüte teslim etmiş kişi ) olduğunun belirtildiği anlaşıldığından, sanık vekilinin istinaf talebinin esastan reddine, sanığın tutukluluk halinin devamına" karar verilmesini kamu adına talep ve mütalaa etmiştir.
Cumhuriyet savcısı Dairemizde yapılan yargılama sırasında 20/06/2018 tarihli celsedeki esas hakkında mütalaasında ise;"29/05/2018 tarihli mütalaamızı tekrarla; Afyonkarahisar 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 02/11/2017 tarih 2017/265 esas 2017 /452 karar sayılı kararı ile sanık .... hakkında FETÖ/PDY Silahlı Terör Örgütüne Üye Olmak suçundan netice itibari ile 9 yıl 9 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ilişkin hükmün sanık müdafii tarafından istinaf edilmesi üzerine açılan duruşmada,
Polis memuru olan sanığa yüklenen eylemlerin özetle, FETÖ örgütünün finans kaynaklarından Bank ....'da 02/10/2014 tarihinde 36,187.32TL'lik katılım hesabı açması, örgütsel toplantılara katılması, .... ve 0 .... nolu hatlar ile Bylock kullanması olduğu, sanık hakkında mahrem imamlar soruşturma dosyasındaki değerlendirmede " SAYA" ("Gassal'ın elindeki meyyid ", zaafları olmayan, herşeyi ile kendisini örgüte teslim etmiş kişi ) olduğunun belirtildiği anlaşıldığından, sanık vekilinin istinaf talebinin esastan reddine, sanığın tutukluluk halinin devamına" karar verilmesini kamu adına talep ve mütalaa etmiştir.
DELİLLERİN TARTIŞILMASI VE DAİREMİZİN KABULÜ:
Yukarıda belirtilen tüm deliller, yapılan yargılama ve dosya kapsamına göre;
Yargıtay 16. Ceza Dairesi'nin 2016/7162 E., 2017/4786 K. sayılı ilâmında açıklandığı üzere fethullahçı terör örgütü/paralel devlet yapılanması (FETÖ/PDY); dini, istismar ederek paravan olarak kullanan, din dışı dünyevi emellerine ulaşma aracı haline getiren, siyasi, ekonomik ve toplumsal yeni bir düzen kurma tasavvuruna sahip örgüt liderinden aldığı talimatlar doğrultusunda hareket eden, bu amaçla öncelikle güç kaynaklarına sahip olmayı hedefleyen, güçlü olmak ve yeni bir düzen kurmak için şeffaflık ve açıklık yerine büyük bir gizlilik içerisinde olmayı şiar edinen, gizlilikten görünmez bir duvar inşa edip bu duvarın arkasına saklanan, böyle bir örgütlenmenin olmadığına herkesi inandırmaya çalışarak ve bunda başarılı olduğu ölçüde büyüyüp güçlenen, bir yandan da bu düşman üzerinden mensuplarını motive eden, "Altın Nesil" adını verdiği kadrolarla sistemle çatışmak yerine sisteme sahip olma ilkesiyle devlete tabandan tavana sızan, bu kadroların sağladığı avantajlarla devlet içerisinde belli bir güce ulaştıktan sonra hasımlarını çeşitli hukuki görünümlü hukuk dışı yöntemlerle tasfiye eden, böylece devlet aygıtının bütün alt bileşenlerini ünite ünite kontrol altına almayı ve sisteme sahip olmayı planlayıp, ele geçirdiği kamu gücünü de kullanarak toplumsal dönüşümü sağlamayı amaçlayan sui generis özelliğe sahip bir suç örgütüdür.
Örgütün türü ve niteliği açısından değerlendirme yapıldığında; örgütün kurucusu, yöneticileri ve üyeleri arasında sıkı bir hiyerarşik bağın mevcut olduğu, gizliliğe riayet edildiği, illegal faaliyetleri gizleyebilmek için, hiyerarşik yapıya uygun hücre sistemi içinde yapılanarak, grup imamları tarafından emir talimat verilmesi, üyeleri arasında haberleşmenin sağlanması için By-Lock gibi haberleşme araçlarının kullandığı, görünür yüzüyle gerçek yüzü arasındaki farkın gizlendiği, amaca ulaşabilmek için yeterli eleman, araç ve gerece sahip olduğu, amacının Anayasada öngörülen meşru yöntemlerle iktidara gelmek olmayıp, örgütün yarattığı kaos ortamı sonucu, demokratik olmayan yöntemlerle cebir şiddet kullanmak suretiyle parlamento, hükümet ve diğer Anayasal kurumları fesih edip iktidarı ele geçirmek olduğu, bu amacla, Polis ve Jandarma teşkilatı, Milli İstihbarat Teşkilatı ve Genel Kurmay Başkanlığı gibi kuvvet kullanma yetkisini haiz kurumlara sızan üyeleri vasıtasıyla, kendisinden olmayan güvenlik güçlerine, kamu görevlilerine, halka, Cumhurbaşkanlığı Külliyesi, Meclis binası gibi simge binalar ve birçok kamu binasına karşı ağır silahlarla saldırıda bulunmak suretiyle amaç suçu gerçekleştirmeye elverişli öldürme, yaralama gibi çok sayıda vahim eylem gerçekleştirildiği, FETÖ/PDY'nin küresel güçlerin stratejik hedeflerini gerçekleştirmek üzerine kurulan bir maşa olarak, Anayasada belirtilen Cumhuriyetin niteliklerini, siyasi, hukuki, sosyal, laik, ekonomik düzeni değiştirmek, Devletin ülkesi ve milletiyle bölünmez bütünlüğünü bozmak, Türkiye Cumhuriyeti Devletini ve varlığını tehlikeye düşürmek, Devlet otoritesini yıkmak ve daha sonra ele geçirmek, temel hak ve hürriyetleri yok etmek, Devletin iç ve dış güvenliğini, kamu düzenini bozmak amacıyla kurulmuş bir terör örgütü olduğu kabul edilmiştir. Bu örgüt, kuruluşundan 15 Temmuz 2016 tarihine kadar geçen süreçte örgüt lideri Fethullah Gülen tarafından belirlenen ideolojisi doğrultusunda amaçlarını gerçekleştirmek üzere eylem ve fikir birliği içinde hareket etmiştir. Gerçekleştirdiği eylemlerde kullandığı yöntem, bir kısım örgüt üyelerinin silah kullanma yetkisini haiz resmi kurumlarda görevli olmaları ve bu silahlar üzerinde tasarrufta bulunma imkanlarının varlığı, örgüt hiyerarşisi doğrultusunda emir verilmesi halinde silah kullanmaktan çekinmeyeceklerinin anlaşılması karşısında, tasarrufunda bulunan araç, gereç ve ağır harp silahları bakımından TCK'nın 314/1-2 maddesi kapsamında silahlı bir terör örgütü olduğu anlaşılmıştır.
Açıklanmaya çalışıldığı üzere Fethullahçı Terör Örgütünün en önemli özelliklerinden biri dini istismar etmek suretiyle kullanmasıdır. Örgütte gizlilik temel prensip olarak alınmış, örgüt bütünlüğü ve sıkı bir disiplin içerisinde hiyerarşik bir yapılanma söz konusudur. Örgütün bir hücre sistemi içerisinde yapılandığı ve grupların başında imam olarak adlandırılan sorumlularının bulunduğu, bu sorumlu kişilerin hiyerarşik düzen içerisinde kendi üstlerinden aldıkları emir ve talimatları grup üyelerine ilettikleri ve grup üyelerinden de aldıkları bilgileri bir rapor halinde kendi üstlerine aktarmak suretiyle örgütsel faaliyet içerisinde oldukları anlaşılmaktadır. Örgütün en önemli ve temel özelliklerinden birisi olan ve yukarıda değinilen gizliliğin sağlanması bakımından bylock gibi haberleşme araçlarını da kullandığı, halk nezdinde gerçek yüzüyle görünür yüzünü gizlediği gibi devletin tüm kurumlarına sızmak ve demokratik olmayan yöntemlerle cebir şiddet kullanarak parlamento hükümet ve diğer Anayasal kurumları fesih edip iktidarı ele geçirme amacını taşıdığı anlaşılmaktadır.
Fethullahçı Terör Örgütünün silahlı bir terör örgütü olduğu konusunda hiçbir tereddüt bulunmamaktadır. Örgüt legal görünüm altında dernek, sendika gibi sivil toplum örgütleri vasıtasıyla toplum içinde örgütlenmeye çalışarak illegal faaliyetlerini perdelemeye çalışmanın yanında, aynı zamanda açıklanmaya çalışıldığı üzere devletin sivil ve resmi tüm kurumlarına da sızma faaliyetlerini devam ettirmiştir. Sivil toplum örgütlerinde örgütsel faaliyetlerini toplantı adı altında yürüttüğü gibi, üyelerinin ev ve iş yerlerinde dahi bu tür örgütsel toplantıları yaptığı, bununla da kalmayıp toplantılara katılan üyelerden örgüt jargonunda himmet olarak adlandırılan paralar da toplamak suretiyle örgüte finansal destek sağladığı anlaşılmaktadır. Örgütün kendi üyelerini değişik sektörlerde finanse etmek için .... Katılım Bankası A.Ş.'ni kurdurduğu ve bu nedenle 2014 yılı Ocak ayı içerisinde kamuoyuna yansıdığı üzere örgüt lideri Fethullah Gülen'in kısaca "Varınızı yoğunuzu satın Bank....'ya yatırın" şeklindeki talimatı üzerine örgüt üyelerinin arabalarını satarak, başka bankalardan kredi çekerek ve benzeri şekillerde para yatırdıkları, katılım hesapları açtırdıkları bilinmektedir.
Silahlı terör örgütü üyesi, örgütün amaçlarını benimsemiş olup, örgüt bütünlüğü içerisinde ve hiyerarşik yapıya dahil olarak örgüt tarafından verilen görevleri her zaman için yerine getirmeye hazır vaziyette bekleyen, kendi iradesiyle hareket etmeyip örgüt iradesini benimsemiş ve bunu kendi iradesinin önününe geçirmiş olan kişidir. Örgüt üyesi ile örgüt arasında organik bir bağın bulunması ve üyenin faaliyetlere katılması gerekmektedir. Örgüte sadece sempati ile bakılması örgüt üyeliği için yeterli olmayacaktır. Faaliyetler değişik şekillerde ve görünümlerde olabilecektir. Örgüt üyesi her zaman için kendisini emir ve talimat almaya hazır hisseden, sorgulamadan hareket eden kişidir. Bilindiği üzere silahlı terör örgütüne üyelik suçunun oluşabilmesi bakımından üyeyle örgüt arasında organik bir bağın bulunması ve kural olarak süreklilik, çeşitlilik ve yoğunluk arz eden eylem ve faaliyetlerin bulunması gerekmekle birlikte bazı durumlarda olayın niteliği, işleniş şekli, meydana gelen zarar ve tehlikenin ağırlığı, eylemin gerçekleştiği yer, zaman ve şartlar ile sanığın dış dünyaya yansıyan davranışları dikkate alındığında kural olarak belirtilen süreklilik, çeşitlilik ve yoğunluk özellikleri olmasa dahi sadece örgüt üyeleri tarafından işlenebilecek olan suçu işleyen sanıkların bu nedenle tek bir fiille dahi olsa örgüt üyesi kabul edilmesi mümkün olabilecektir.
Bu açıklamalar ışığında somut olay değerlendirildiğinde;
Sanık .... hakkında Afyonkarahisar C. Başsavcılığınca düzenlenen 10/05/2017 tarih ve 2017/5891 esas sayılı iddianame ile silahlı terör örgütüne üye olmak suçundan açılan kamu davası açılması üzerine yargılama yapan Afyonkarahisar 2. Ağır Ceza Mahkemesi 02/11/2017 tarih ve 2017/265 esas, 2017/452 karar sayılı kararı ile sanığın sabit görülen silahlı terör örgütü üye olmak suçundan 3713 sayılı Yasanın 3/1, TCK'nun 314/2, 3713 sayılı Yasanın 5/1, TCK'nun 53 ve 63. maddeleri uyarınca 9 yıl 9 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve sanık hakkında hükmolunan cezanın TCK'nun 58/9 maddesi uyarınca mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine, sanık hakkında etkin pişmanlığa ilişkin TCK'nun 221/4. maddesi ile TCK'nun 62. maddesinin uygulanmasına yer olmadığına karar verilmiş, dosyanın sanık ve sanık müdafiinin istinaf başvurusu neticesinde Dairemize gönderilmesi üzerine Dairemizce yapılan inceleme neticesinde; sanığın FETÖ/PDY silahlı terör örgütünün kriptolu haberleşme sistemi olan Bylock serverlarına bağlanıp, bağlanmadığının, bağlanmış ise hangi tarihler arasında, kaç kez, hangi baz istasyonları üzerinden bağlandığının tespiti için Bilgi Teknolojileri İletişim Kurumundan internet bağlantı iletişim sorgu sonuçlarının istenmesi, Şırnak İli Emniyet İmamları olarak tespit edilen .... ve ....'nın şüpheli sıfatıyla alınan ifadelerinde sanık .... ile ilgili beyanlarda bulunup fotoğraf teşhisleri yapmaları karşısında bu şahısların tanık sıfatıyla ifadelerinin alınarak sanığın hukuki durumunun buna göre değerlendirilmesi için davanın yeniden görülmesine ve duruşma hazırlığı işlemlerine başlanılmasına karar verilmiştir.
Hakkındaki dava yeniden görülen sanık ....'nin Konya İli Kadınhanı İlçesinde doğduğu. İlk ve ortaokul eğitimini Kadınhanı İlçesinde, lise eğitimini Konya İlinde tamamladığı, 2010 yılında polis okulunu kazandığı, 2012 yılında Şırnak Emniyet Müdürlüğünde göreve başladığı, 2012-2014 yılları arasında Şırnak İl Emniyet Müdürlüğü Özel Harekat Şube Müdürlüğünde, 2014-2016 yılları arasında Afyonkarahisar İl Emniyet Müdürlüğü Özel Harekat Şube Müdürlüğünde görev yaptığı, FETÖ/PDY silahlı terör örgütü mensuplarının darbeye teşebbüs etmelerine müteakip 18/07/2016 tarihinde görevinden uzaklaştırıldığı, 672 Sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile 01/09/2016 tarihinde kamu görevinden çıkarıldığı,
FETÖ/PDY silahlı terör örgütüne yönelik yürütülen soruşturmalar kapsamında şüpheli sıfatıyla ifadeleri alınan bir kısım şahısların sanık .... ekici ile ilgili beyanlarda bulunup, fotoğraf teşhisleri yaptıkları, bu şahısların ilk derece mahkemesinde yürütülen kovuşturma sırasında ve Dairemizde yeniden görülen dava sırasında tanık sıfatıyla beyanlarına başvurulduğu,
07/05/2017 tarihinde Afyonkarahisar TEM Şube Müdürlüğünde müdafii huzurunda şüpheli sıfatıyla ifadesi alınan ....'nin sanık ....'yi fotoğrafından teşhis ederek, ....'nin Balıkesir Polis Meslek Yüksekokulu'ndan 2012 yılında mezun olduğunu, Fetullah Gülen cemmatina bağlı "okulcular" olarak isimlendirilip polis okulundan sorumlu olan ve içlerinde kendisininde bulunduğu abilerin kaldığı öğrenci evlerine gelerek sohbet ve etkinliklere katıldığını, sanık ....'ye abilik yaptığını beyan ettiği, ....'nin ilk derece mahkemede 13/07/2017 tarihinde tanık sıfatıyla alınan ifadesinde emniyetteki ifadesinde fiziksel şiddete maruz kaldığını, tehdit edildiğini, fotoğraf teşhisini zorla yaptırdıklarını beyan ederek sanık ....'ye yönelik beyanlarından döndüğü,
Şırnak İli Merkezinde öğretmen olarak görev yapıp FETÖ/PDY silahlı terör örgütü içinde .... Kod ismi ile Şırnak Emniyet Müdürlüğünde görevli polislere mahrem imamlık yaptığı tespit edilerek 05/05/2017 tarihinde yakalanan ....'nın 14/05/2017 tarihinde Şırnak KOM Şube Müdürlüğünde müdafii huzurunda şüpheli sıfatıyla alınan ifadesinde sanık ....'yi, 2012 yılında yeni tayin olarak gelen, 2014 tarihine kadar çalışan, 25-30'lu yaşlarda polis vekili olarak çalışan özel harekat polisi olarak teşhis ettiği, ifade içeriğinde FETÖ/PDY silahlı terör örgütü yapılanmasında polis vekilini; grup içerisinde grubu organize eden, kendi grubuna sohbet veren, himmet toplayan, yaş ve meslek kıdemi önemli olmayan, cemaat derecesi önemli olan polis olarak açıkladığı, Dairemizde davanın yeniden görülmesi aşamasında ....'nın 27/03/2018 tarihli celsede SEGBİS yoluyla tanık sıfatıyla alınan beyanında; sanık ....'yi tanımadığını, sanıkla daha önce hiç bir araya gelmediğini, kolluk ifadesini baskı altında verdiğini, buna ilişkin suç duyurusunda bulunduğunu beyan ederek daha önceki beyanlarından döndüğü,
Şırnak İli, Güçlükonak İlçesinde öğretmen olarak görev yapıp FETÖ/PDY silahlı terör örgütü içinde .... Kod ismi ile Şırnak Emniyet Müdürlüğünde görevli polislere mahrem imamlık yaptığı tespit edilerek 26/04/2017 tarihinde yakalanan ....'ın 05/05/2017 tarihinde Şırnak KOM Şube Müdürlüğünde müdafii huzurunda şüpheli sıfatıyla alınan ifadesinde sanık ....'yi, Şırnak Merkezde cemaat evinde beraber kaldığı şahıs olarak fotoğrafından teşhis edip Şırnak Özel Harekatta çalışan 10 kişilik polis grubu için hazırlanan programa katılmak için Güçlükonak İlçesinden Şırnak İli Merkezine gittiğini, programa katılan polisler içerisinde sanık ....'nin de bulunduğunu, program kapsamında özel harekatçı polislere 30-40 dakika boyunca mektubat risalesini okuduğunu, program bitiminde .... dışındaki polis memurlarının .... isimli örgüt mensubunun uyarısı ile küçük gruplar halinde evden ayrıldıklarını, o gece .... ile aynı evde kaldıklarını, ikram ekicinin kalacağı odayı gösterdiğini, ....'nin hal ve hareketlerinden yola çıkarak ....'ın sürekli örgüt evi olan cemaat evlerinde kaldığını düşündüğünü beyan ettiği, Dairemizde davanın yeniden görülmesi aşamasında ....'ın SEGBİS yoluyla dinlenilmesi için Şırnak Ağır Ceza Mahkemesine talimat yazıldığı, sanığın adresinin Cizre Adliyesi sınırları içerisinde olduğu gerekçesi ile talimatın iade dildiği, bu aşamada CGNAT ve HTS kayıtları ile FETÖ/PDY silahlı terör örgütünün emniyet mahrem yapılanması veri inceleme raporunun gelip, daha önce etkin pişmanlı gösteren birçok şüpheli ve sanığın bilahare örgütsel tavır sergileyerek pişmanlıklarından dönmeleri karşısında ....'ın tanık sıfatıyla dinlenilmesinden vazgeçilip, şüpheli sıfatıyla alınan ifadesinin okunulması ile yetinildiği,
Tanık sıfatıyla dinlenilen .... ve .... ile şüpheli sıfatıyla alınan ifadesi okunmakla yetinilen ....'ın etkin pişmanlık kapsamında alınan ifadelerini müdafiileri huzurunda vermeleri, beyan ve teşhislerinin sanığın eğitim aldığı ve görev yaptığı yerlerle uyumlu olması nedeniyle etkin pişmanlık kapsamında alınan beyanlar ile yaptırılan teşhislerin maddi gerçek ile örtüştüğü yönünde kanaat oluşup, bu beyan ve teşhislere itibar edildiği.
İtibar edilen teşhis ve beyanlara göre sanığın gerek eğitim gördüğü polis okulunda, gerekse görev yaptığı Şırnak İlin'de FETÖ/PDY silahlı terör örgütünün cemaat evi olarak nitelendirdiği örgüt evlerine gittiği, bu evlerde sohbet adı altında yapılan toplantılara katıldığı, Şırnak İlinde yapılan örgütsel toplantılarda vekillik yaptığı, Şırnak İli ilk görev yeri olmasına ve görev yaptığı 2012-2014 yıllarında henüz 22-24 yaşlarında olmasına rağmen vekillik yapmasının örgüt içindeki derecesinin üst seviyede olduğunu ortaya koyduğu,
Nitekim Ankara Cumhuriyet Başsavcılığının 2017/68532 sayılı soruşturması kapsamında ele geçirilen micro SD katta yer alan FETÖ/PDY silahlı terör örgütünün emniyet mahrem yapılanması kapsamında yaptığı derecelendirme ve fişlemelere ilişkin bilgilerin deşifre edilmesi sonucu tanzim olunan 09/03/2018 Veri İnceleme Raporuna göre sanık ....'nin FETÖ/PDY silahlı terör örgütü içinde; FETÖ mensubu olup "gassalın elindeki meyyit" olarak ifade edilen, zaafları olmayan, her şeyiyle kendisini örgüte teslim etmiş polis memurlarını ifade eden "SAYA" derecesinde olduğu, terör örgütü içinde Ege Büyük Bölgesi, Antalya Küçük Bölgesi altında, Afyonkarahisar İlinde, "BEDEN EĞİTİMİ" olarak kodlanan Özel Harekat Şube Müdürlüğünde faaliyet yürüttüğü, "KURS TAKSİDİ" olarak kodlanan aylık 290 TL'yi örgüte himmet olarak ödediği, "OFİS", "EVET" kodlamaları ile belirlendiği üzere sanığın örgüt evinde kaldığı, "ZÜMRE BAŞKANI" olarak kodlanan ve sanıktan sorumlu üst düzey mahrem yapı mensubunun K9, "ÖĞRETMEN" olarak kodlanan ve sanıktan sorumlu mahrem yapı abisinin K8 kod isimli şahıslar olduğu.
Veri İnceleme Raporunun sanığın Afyonkarahisar İli'ne tayin olduktan sonrada örgüt ile irtibatını sürdürdüğünü, örgüt evinde kaldığını, himmet adı altında örgüte düzenli olarak aylık ödeme yaptığını, kod isimler kullanan mahrem yapı imamları ile irtibat halinde olduğunu ortaya koyduğu.
FETÖ/PDY silahlı terör örgütünün emniyet mahrem yapılanması içerisinde yer alan sanığın aynı zamanda adına kayıtlı .... ve .... numaralı GSM hatları ile FETÖ/PDY silahlı terör örgütünün gizli haberleşme programı bylocku kullandığı. Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumundan temin edilen HTS kayıtları ve İnternet Bağlantı (CGNAT) İletişim Sorgu Sonuçlarına göre sanığın;
.... numaralı GSM hattı ve .... imei numaralı cep telefonu ile ...., .... ve .... hedef IP, 443 hedef port üzerinden, 12/08/2014-11/09/2014 tarihleri arasında 758 kez bylock serverlarına bağlandığı, bağlantılar sırasında sanığın görev yaptığı Afyonkarahisar, memleketi olan Konya ve geçici görevle gittiği Muş İlinde yer alan baz istasyonlarının kullanıldığı, HTS kayıtlarına göre .... numaralı hat ile byloca bağlanma tarihlerinde sanığın ağabeyi ...., kendi adına kayıtlı bir başka hat ile iletişim kurulduğu, kullanılan baz istasyonlarının sanığın memleketi ve görev yeriyle, iletişim kurulan kişilerin ise sanığın aile çevresi ile örtüşmesi karşısında bylocka bağlanma tarihlerinde .... numaralı hattın sanık tarafından kullanıldığının sabit olduğu.
Sanığın ayrıca .... numaralı GSM hattı ve .... imei numaralı cep telefonu ile .... hedef IP, 443 hedef port üzerinden, 26/12/2014-19/05/2015 tarihleri arasında 81 kez bylock serverlarına bağlandığı, bağlantılar sırasında sanığın memleketi olan Konya ve geçici görevle gittiği Muş İlinde yer alan baz istasyonlarının kullanıldığı, HTS kayıtlarına göre .... numaralı hat ile byloca bağlanma tarihlerinde sanığın ağabeyi ...., kendi adına kayıtlı bir başka hat, abonelik adresleri Polis Meslek Yüksekokulu, İl Emniyet Müdürlüğü Özel Harekat Şube Müdürlüğü olan kişilerle iletişim kurulduğu, kullanılan baz istasyonlarının sanığın memleketi ve görev yerleriyle, iletişim kurulan kişilerin ise sanığın aile, meslek ve sosyal çevresi ile örtüşmesi karşısında bylocka bağlanma tarihlerinde .... numaralı hattın sanık tarafından kullanıldığının sabit olduğu.
Sanığın FETÖ/PDY silahlı terör örgütüyle bağlantılı olduğu için el konulan ve örgütün Finansal ayağındaki kuruluşu olan Bank ....'ya da 23/11/2012 tarihinde açılmış hesabının bulunduğu, terör örgütü lideri Fetullah Gülen'in Bankaya sahip çıkılması ve para yatırılması yönündeki talimatından sonra 15/09/2014 tarihinde 13.077.28 TL meblağlı 31 günlük, 02/10/2014 tarihinde ise 36.187,32 TL meblağlı 180 günlük katılım hesapları oluşturduğu, böylece terör örgütü liderinin talimatı ile terör örgütünün finansal ayağını oluşturan bankaya örgütsel saikle destek olduğu,
Sanık ....'nin FETÖ/PDY silahlı terör örgütünün evlerinde kalması, sohbet adı altında yapılan toplantılarına katılması, bu toplantılarda vekillik yapması, her ay düzenli olarak himmet adı altında örgüte parasal destek sağlaması, FETÖ/PDY silahlı terör örgütü emniyet mahrem yapılanması içerisinde örgüte en üst düzeyde sadakat ve teslimiyeti ifade eden "SAYA" derecesinde olması, FETÖ/PDY silahlı terör örgütünün gizli haberleşme programı olan bylocku iki ayrı GSM hattı üzerinden kullanması, terör örgütü liderinin talimatı ile terör örgütünün finansal ayağını oluşturan bankaya örgütsel saikle destek olması karşısında sanığın FETÖ/PDY silahlı terör örgütü üyesi olup terör örgütünün emniyet mahrem yapılanması içerisinde faaliyet yürüttüğünün sabit görülerek sanığın "silahlı terör örgütüne üye olma suçundan" 3713 sayılı Kanunun 7. maddesinin 1. fıkrası 1. cümlesi yollaması ile 5237 sayılı TCK'nun 314/2. maddesi uyarınca cezalandırıldığı, sanığın terör örgütünün önem verdiği emniyet mahrem yapılanması içerisinde, üst düzey sadakat ve teslimiyetle faaliyet yürütmesi nedeniyle aynı 5237 sayılı TCK'nun 3/1. ve 61. maddeleri uyarınca temel cezanın alt sınırdan uzaklaşılarak teştiden belirlendiği, müsnet suçun 3713 s. Kanunun 3. maddesinde sayılan mutlak terör suçu olması nedeniyle belirlenen cezanın aynı Kanunun 5/1 maddesi gereğince 1/2 oranında artırıldığı, sanığın duruşmada gözlemlenen tutum ve davranışları/duruşma tutanaklarına yansıyan olumsuz davranışının bulunmaması, geçmişi, verilen cezanın geleceği üzerindeki etkileri dikkate alındığında cezasından 5237 sayılı TCK’nun 62/1 maddesi gereğince 1/6 oranında indirim yapıldığı, belirlenen cezanın TCK’nın 58/9 maddesi gereğince mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine ve cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbirinin uygulanmasına karar verildiği, sanık hakkında kasıtlı suçtan hapis cezası verildiğinden sanığın, 5237 sayılı TCK'nın 53. maddenin 1. fıkrasında belirtilen haklardan, aynı maddenin 2. fıkrası ile 3. fıkranın ilk cümlesi gözetilmek suretiyle yoksun bırakıldığı, sanığın üzerine atılı silahlı terör örgütü üyesi olmak suçunun CMK’nın 100/3 maddesinde sayılan ve tutuklamayı gerektiren suçlardan olması, verilen ceza miktarına, mevcut delil durumuna, kaçma ihtimalinin bulunmasına göre sanık hakkında adli kontrol tedbiri uygulanmasının yetersiz kalacağı ve bu nedenlerle uygulanan tutuklama tedbirinin açık bir orantısızlık oluşturmayacağı değerlendirilerek sanığın tutukluluk halinin devamına karar verildiği.
Sanık hakkında etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağı değerlendirildiğinde; 5237 sayılı TCK'nun 221/4. maddesi uyarınca etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanabilmesi için silahlı terör örgütü üyesi olan sanığın yakalandıktan sonra yargılama aşamasında pişmanlığını dile getirmesi, örgütte kaldığı süre ve konumu itibariyle örgütün yapısı ve faaliyetleri ile ilgili bilgi vermesi, verdiği bilgilerin örgütteki konum ve faaliyetlerine uygun nitelikte olması gerekmektedir. Sanık tüm aşamalarda üzerine atılı suçu işlemediğini örgütsel hiçbir faaliyete katılmadığını savunmuş, sanık hakkında TCK 221. maddesindeki etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanamayacağı sonucuna ulaşılmıştır.
Bu itibarla Afyonkarahisar 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, sanığın silahlı terör örgütü üyeliği suçundan cezalandırılması, temel cezanın alt sınırdan uzaklaşılarak tayin edilmesi ve etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanmamasına ilişkin kabulünde usul ve yasaya aykırı bir yön görülmemiştir.
Ancak duruşma tutanaklarına yansıyan olumsuz bir davranış ve kişilik özelliği bulunmayan sanık hakkında; takdiri indirim hükümlerinin uygulanması gerekirken, dosya kapsamına uygun yasal ve yeterli gerekçe gösterilmeden "Sanığın suç işleme hususundaki eğilimi, suçtan pişmanlık duyduğu halinin gözlenmemesi ve cezanın geleceği üzerindeki olası etkileri gözetilerek" şeklindeki yetersiz gerekçe ile TCK’nın 62. maddesinin uygulamasına yer olmadığına karar verilmesi usul ve yasaya aykırı görülerek; silahlı terör örgütüne üye olmak suçundan sanık .... hakkında verilen Afyonkarahisar 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 02/11/2017 tarih ve 2017/265 esas, 2017/452 sayılı kararının 5271 sayılı CMK'nın 280/2-2. cümlesi uyarınca kaldırılmasına, sanığın silahlı terör örgütü üyeliği suçundan 3713 sayılı Kanunun 7. maddesinin 1. fıkrası 1. cümlesi yollaması ile 5237 sayılı TCK'nun 314/2, 3713 sayılı Kanunun 3, 5/1, TCK'nun 62/1, 58/9 ve 63. maddeleri uyarınca sonuç olarak 8 yıl 1 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi Yukarıda İzah Edildiği Üzere:
1)Silahlı terör örgütüne üye olma suçundan sanık .... hakkında verilen Afyonkarahisar 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 02/11/2017 tarih ve 2017/265 esas, 2017/452 karar sayılı ilamının 5271 sayılı CMK'nın 280/2-2. cümlesi uyarınca KALDIRILMASINA,
2.1)Sanık ....'nin üzerine atılı silahlı terör örgütüne üye olma suçunu işlediği sübuta erdiğinden eylemine uyan 3713 sayılı Kanunun 7. maddesinin 1. fıkrası 1. cümlesi yollaması ile 5237 sayılı TCK'nun 314/2. maddesi uyarınca, aynı Kanunun 3/1. ve 61. maddelerinde belirtilen; fiilin ağırlığı, suçun işleniş biçimi, suçun işlendiği yer ve zaman, failin kasta dayalı kusurunun ağırlığı dikkate alınarak takdiren 6 YIL 6 AY HAPİS CEZASI İLE CEZALANDIRILMASINA,
2.2)Sanığa verilen cezanın, müsnet suçun 3713 s. Kanunun 3. maddesinde sayılan mutlak terör suçu olması nedeniyle aynı Kanunun 5/1 maddesi gereğince 1/2 oranında artırılarak 9 YIL 9 AY HAPİS CEZASI İLE CEZALANDIRILMASINA,
2.3)Sanığın duruşmada gözlemlenen tutum ve davranışları/duruşma tutanaklarına yansıyan olumsuz davranışının bulunmaması, geçmişi, verilen cezanın geleceği üzerindeki etkileri dikkate alındığında cezasından indirim yapılması gerektiği kanaatine varıldığından, hükmedilen cezasından 5237 sayılı TCK’nun 62/1 maddesi gereğince 1/6 oranında indirim yapılarak8 YIL 1 AY 15 GÜN HAPİS CEZASI İLE CEZALANDIRILMASINA,
2.4)Sanığa verilen cezanın TCK’nın 58/9 maddesi gereğince mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine ve cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbirinin uygulanmasına,
2.5)Kasıtlı suçtan hapis cezasıyla mahkumiyetine hükmedilen sanığın, 5237 sayılı TCK'nın 53. maddenin 1. fıkrasında belirtilen haklardan, aynı maddenin 2. fıkrası ile 3. fıkranın ilk cümlesi gözetilmek suretiyle yoksun bırakılmasına,
2.6)Sanığın üzerine atılı silahlı terör örgütü üyesi olmak suçunun CMK’nın 100/3 maddesinde sayılan suçlardan olmasına, verilen ceza miktarına, mevcut delil durumuna, kaçma ihtimalinin bulunmasına göre sanık hakkında adli kontrol tedbiri uygulanmasının yetersiz kalacağı ve bu nedenlerle uygulanan tutuklama tedbirinin açık bir orantısızlık oluşturmayacağı değerlendirildiğinden sanığın tahliye taleplerinin reddi ile HÜKMEN TUTUKLULUK HALİNİN DEVAMINA,
Kararın tutuklu sanık yakınlarına C. Başsavcılığınca bildirilmesine,
Tutuklama kararına karşı sanığın bu günden itibaren 7 gün içerisinde Dairemize dilekçe vermek ya da zabıt katibine beyanda bulunup tutanak düzenletmek suretiyle Antalya BAM 3. Ceza Dairesine itiraz haklarının olduğunun bildirilmesine.
Hüküm özetinin Afyonkarahisar Cumhuriyet Başsavcılığına gönderilmesine,
2.7)Sanığın mal varlığı üzerine Mahkeme kararıyla konulan tedbirin kaldırılmasına,
2.8)Sanığa ait soruşturma aşamasında el konulan eşyaların bilirkişi incelemesinden döndükten sonra karar kesinleştiğinde sahibine iadesine,
2.9)TCK'nın 63. maddesi uyarınca sanığın hükmün kesinleşmesinden önce gözaltında ve tutuklulukta geçen sürelerin cezasından mahsubuna,
2.10)İlk derece Mahkemesi ve Dairemizce yapılan toplam 33,00 TL yargılama giderinin sanıktan alınarak Hazineye verilmesine,
Dair, yüze karşı verilen kararlarda verildiği tarihten, tarafların yokluğunda verilen kararlarda gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren on beş gün içerisinde Dairemize verilecek dilekçe ya da tutanağa geçirilmek üzere Dairemiz zabıt katibine beyanda bulunularak, yasa yoluna başvuracak kişi yargı sınırları dışında bulunuyor ise Dairemize ulaştırılmak üzere bulunduğu yerdeki nöbetçi asliye ceza mahkemesine dilekçe verilerek ya da tutanağa geçirilmek üzere bulunduğu yer nöbetçi asliye ceza mahkemesi zabıt katibine beyanda bulunularak, taraf ceza evinde bulunuyor ise Dairemize iletilmek üzere bulunduğu yer ceza evi müdürlüğüne bir dilekçe verilerek yada tutanağa geçirilmek üzere tutuklu bulunduğu ceza infaz kurumu ve tutukevi müdürüne beyanda bulunarak Dairemiz kararına karşı Yargıtay TEMYİZ yasa yoluna müracaat edilebileceği hatırlatılarak oy birliği ile verilen karar, iddia makamının görüşüne kısmen uygun olarak C. Savcısı .... (….) ile sanık ve vekilinin yüzüne karşı açıkça okunup usulen anlatıldı. 20/06/2018 (¤¤)