(5271 S. K. m. 276, 280, 286, 289) (5237 S. K. m. 179)
Yerel Mahkemece verilen hükümlere karşı istinaf yoluna başvurulmakla, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
İstinaf başvurusunun reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
1-Sanıklar müdafi Av. E. H.'in istinaf isteminin incelenmesinde;
Sanıklar müdafinin 25/04/2017 havale tarihli "katılma yoluyla istinaf yoluna" başvurmasına ilişkin dilekçesinin Mahkemenin 03/04/2017 günlü ek kararına karşı istinaf istemi niteliğinde olduğu ve istinaf süresinin de öğrenmekle başladığı kabul edilerek yapılan incelemede;
Mahkemece, sanık müdafinin 22/03/2017 tarihli istinaf isteminin süresinden sonra olduğundan bahisle verilen istinaf isteminin reddine ilişkin 03/04/2017 gün ve 2014/678-2017/229 sayılı kararının usul ve yasaya uygun olduğu anlaşıldığından, sanıklar müdafinin istinaf talebi yerinde görülmemiş olmakla, CMK'nın 276/2 ve 280/1-a maddesinin ilk cümlesi uyarınca İSTİNAF BAŞVURUSUNUN ESASTAN REDDİNE,
Kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet Başsavcılığına gönderilmesine, bir örneğinin de istinaf başvurusunda bulunan sanıklar müdafine tebliğine,
Cumhuriyet Başsavcılığı yönünden kararın geliş tarihinden, istinaf başvurusunda bulunan yönünden ise tebliğ tarihinden itibaren yedi gün içerisinde hükmü veren Dairemize bir dilekçe verilmesi ya da zabıt kâtibine beyanda bulunup tutanak tutturup hâkime onaylatmak veya bir başka ilk derece ceza mahkemesi ya da bölge adliye mahkemesi ceza dairesi aracılığıyla dilekçe gönderilmek, ilgilinin cezaevinde bulunması halinde ceza infaz kurumu ve tutukevi müdürüne beyanda bulunmak veya bu hususta bir dilekçe vermek suretiyle, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 286/1. maddesi uyarınca TEMYİZ kanun yolu açık olmak üzere;
2-Sanık O. Ç. hakkında verilen düşme kararının istinaf incelenmesinde;
Sanık O. Ç. hakkında, TCK 179/3-2 maddesi gereğince soruşturma yapılması için Mahkemesince suç duyurusunda bulunulabileceği kabul edilmiştir.
Sanık hakkında verilen düşme kararında usule ve esasa ilişkin herhangi bir aykırılığın bulunmadığı, Mahkemece dosya içeriğine uygun olarak kabul ve takdir kılınmış olduğundan, o yer C. savcısının istinaf talepleri yerinde görülmemiş olmakla, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 280/1-a maddesinin ilk cümlesi uyarınca İSTİNAF BAŞVURUSUNUN ESASTAN REDDİNE,
3-Sanık A. A. hakkında verilen beraat kararının istinaf incelenmesinde;
Diğer istinaf istemleri yerinde görülmemiştir.
Ancak;
Dosya içerisinde yer alan 10/11/2013 tarihli saat 04:40 itibariyle düzenlenen trafik kazası tespit tutanağı ile yine aynı tarihli saat 05:40 itibariyle düzenlenen sanıklar O. Ç. ve A. A.'ın yakalanmasına ilişkin yakalama tutanağı ve tanıklar G. A. ile A. O. K.'nün aşamalardaki anlatımlarına ve tüm dosya içeriğine göre; kaza anında şoför mahallinde hakkında düşme kararı verilen sanık O. Ç.'ın bulunduğunun anlaşılmasına karşın sanık A. A.'ın, akrabası olup olay anında alkollü olduğu anlaşılan O. Ç.'ı suçtan ve tazminattan kurtarmak amacıyla suçu üstlendiği gözetilerek atılı suçtan mahkumiyeti yerine, suça karışan aracın sol ön kapı camı dış yüzeyinden elde edilen parmak izinin A. A.'a ait olduğuna ilişkin kriminal rapora dayalı olarak yazılı biçimde beraat kararı verilmesi;
Usul ve yasaya aykırı olup, o yer C. Savcısının istinaf istemi bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle 5271 sayılı CMK'nun 289/1-g ve 280/1-b maddeleri uyarınca BOZULMASINA, dosyanın incelenmek ve yeniden hükmolunmak üzere hükmü veren ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, CMK'nun 286/1 maddesi uyarınca kesin olmak üzere; 20.06.2017 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)